Ads (728x90)

GENÇLİĞİN GİZLİ FAKTÖRÜ
Dr. ELİF GÜVELOĞLU

Bazı asitlerin güzellikte mucize yarattığını biliyor musunuz?
Vücudun doğal olarak üretebildiği kimi maddeler(asitler) azaldığında yaşlanmaya neden oluyorlar. Aynı zamanda beyin fonksiyonlarını da koruma özelliği olan bu maddeler, zihinsel ve bedensel sağlıkta önem taşıyor. Şeker hastalığına bağlı istenmeyen sonuçların ortaya çıkışını geciktirici hatta engelleyici etkiler taşıyanları da var. Bedene faydalı asitler çok çeşitli...

Ciltteki ölü hücreleri soyulabilir hale getiren asitler gibi.. Bunları bilmemiz sağlık ve gençlik açısından hayli önemli... Bunlara "gençliğin gizli faktörleri" de diyebiliriz. Örneğin "Alfa hidroksi asit" olarak bilinen çeşidi aynı zamanda kan dolaşımını artırıyor...
Size bu asitlerden bazılarını hakkında bilgi vermek istiyorum.

KIRIŞIK VE SARKMA RİSKLERİNE KARŞI
Ala(Alfa Lipoik Asitler): Bilinen en güçlü antioksidanlardan biri. Vücudu oksijen kullanımından sonra oluşan yan ürünlere karşı mükemmel bir şekilde savunurlar. Yağda çözünebildikleri için hücre zarını geçip hücre içindeki genetik şifreyi de korurlar, bu da kansere karşı bir savunma demektir aynı zamanda. Hücre içindeki görevleri bununla bitmez, hücrenin enerji üreticisi, jeneratörü olan 'mitokondri' adındaki organın çalışmasını desteklerler.
Üstelik tehlikeli 'serbest oksijen yan ürünleri' de oksijenin kullanıldığı bu minik organelde oluşur ve ALA' lar, bunları daha organel düzeyinde hücre içi ve dışına dağılmadan yok ederler. Bu oksijen yan ürünleri, deyim yerindeyse 'paslandırırlar' hücre ve dokularımızı. Bu paslanmanın ilk etkilerini de en 'gözle görünür' organımız olan cildimizde görürüz, cilt matlaşır, kurur, kırışıklıklar ve sarkmalar ortaya çıkar.
Bu asitler, vücudun doğal olarak üretebildiği maddelerdir, üretimlerinin azalması durumunda erken yaşlanma ve kronik dejeneratif hastalıklara kapı aralanmış olur.
ALA'lar, beyin fonksiyonlarını da korurlar, katarakt oluşumunu ve zihinsel-bedensel yaşlanmayı geciktirici etkilere sahiptir. Şeker hastalığına bağlı istenmeyen sonuıçların ortaya çıkışını geciktirici hatta engelleyici özellikleri vardır.
Peki, nerede bulabilirsiniz? Piyasadaki mevcut tabletlerden bu asitleri almanız mümkün. Günde 50 mg'lık bir adet alınması yeterli. Ancak bu maddeyi doğal yollardan da alabileceğiniz kaynaklar mevcut. Ispanak, pazı, karnabahar, brokoli, karaciğer, kırmızı et ve bira mayasında bolca bulunur.

HÜCRE GELİŞİMİNİ UYARANLAR

Aha (Alfa Hidroksi Asitler): Bu asitlerin hangi besinlerde yer aldığını bilmemiz gerekir.
Bazıları hakkında şu bilgileri aktarmak isterim: Sitrik asit (turunçgillerde), malik asit (elmada), tartarik asit (üzümde), laktik asit (yoğurtta) ve glikolik asit (şeker kamışında) bulunur. Birçok pahalı kozmetik ürün, özellikle de 'peeling' ürünü bu asitleri içerir. Cilt üzerindeki ölü hücre tabakasını nazikçe yumuşatır ve soyulabilir hale getirirler. Böylece alttan yeni taze cilt yapımı hızlandırılmış olur. Alfa hidroksi asitler aynı zamanda kan dolaşımını artırır ve yeni hücre gelişimini uyarırlar.
Uzun vadede cilt altında kollajen üretimini artırırlar. Üzüm ve üzüm çekirdeği yağı, nar ve nar çekirdeği yağı bu asitleri bolca içerirler.
Elma ve balsamik elma sirkesini de aynı amaçla kullanabilirsiniz. Turunçgiller, elma, üzüm, esmer şeker ve yoğurt içeren ev maskeleri ile cildinizi ölü tabakadan kurtarıp, taptaze bir ciltle kışı karşılayabilirsiniz.
Ancak bu işlemlerden sonra cildinizi etkin bir biçimde nemlendirmeyi ihmal etmeyin. Sağlıklı ve güzel kalın.
Dr Elif Güveloğlunun diğer yazıları için tıklayın
Tepkiler:

Yorum Gönder

Blogger