Ads (728x90)

İş yemeği şişmanlatır
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Dışarıda yemek yiyenlerin kilolarını yönetmeleri daha zordur.

Dışarıda yemek, keyifli bir değişiklik, bir sosyalleşme aracı veya sık yapılan iş seyahatleri sebebiyle bir zorunluluk haline geldikçe "iş yemekleri"nin yönetimi daha da önem kazandı. Eğer dışarıda yemek yerken bazı basit noktaları aklınızda tutabilirseniz, daha sağlıklı bir mönü oluşturmakta zorlanmazsınız. İşte size kolay, ucuz ve uygulanabilir bir yol haritası...

YERİNİ DOĞRU SEÇİN
Eğer yemek çeşidi bol ve iyi yemek pişirildiğinden, kaliteli, taze yiyeceklerin kullanıldığından emin olduğunuz bir restoran seçerseniz, hem kendi istediğinizi seçmek, hem de daha sağlıklı bir besin bulmak olanağınız artacaktır.

AÇLIĞI KONTROL EDİN
Dışarıda yemek yiyeceğiniz gün öğün atlamayın. Öğle yemeğine çıkacaksanız sıkı bir kahvaltı yapmayı, akşam yemeğine katılacaksanız dengeli bir öğle yemeği yemeyi unutmayın. Daha iyi bir sonuç almak istiyorsanız, yemeğe çıkmadan bir saat önce hafif bir şeyler atıştırın. Masaya aç oturmayın. Çok açken oturduğunuz iş yemekleri bir "kalori cehennemi" haline gelebilir. Siparişler gelene kadar ekmek, tereyağı, zeytinyağı veya iştah açıcı servis edilmemesini isteyin. Yemek öncesi sohbetinde fark etmeden yiyeceğiniz zeytinyağına bandırılmış birkaç dilim ekmek parçası size 250-300 kaloriye patlayabilir.

MÖNÜYE DİKKAT
Listeden en sağlıklı ve hafif yiyecekleri seçmeye gayret edin. Düşük kalorili, sossuz, sıradan yemeklere ağırlık verin. Yağlı etler yerine yağsız etleri, kırmız et yerine balığı, kremalı makarna yerine domates soslu bir "penne arabiata" sipariş ederek veya rizottonun bol kremalı olanını değil de "al dente"sini sipariş vererek birkaç yüz kalorilik tasarruf yapabilirsiniz. Yemekleri az miktarlarda ve çeşitli sipariş verin. Ara sıcakları haşlanmış, fırınlanmış yiyeceklerden seçin. Kremalı çorbalar yerine, sebze çorbası veya domates çorbası ile kalori kısıtlaması yapabilirsiniz. Kremalı yiyeceklerin sadece kalori değil, aynı zamanda birer "doymuş yağ" ve "trans yağ" deposu olduklarını da unutmayın. Kızarmış yiyeceklerden, özellikle kızarmış patates ve etten uzak durun.

GARSONA SORUN
Parayı sizin ödeyeceğinizi, lokanta ve servis elemanının size daha iyi yiyecekler hazırlamaktan sadece mutluluk duyacağını unutmayın. Mönü oluştururken yemek listenizi açık ve detaylı bir şekilde sorgulayın. Garsondan yardım alamıyorsanız, mutfaktan, aşçıdan yardım isteyin. Yiyeceklerin pişirme yöntemlerini, kullanılan yağları ve lezzet arttırıcıları (mayonezler, kremalar, hazır soslar) ciddi ciddi sorgulayın. Mümkünse daha küçük veya yarım porsiyonlar isteyin. Yemeğinizin garnitürlerini değiştirmekten çekinmeyin. Garnitür olarak kızarmış patates veya pirinç pilavı veriliyorsa bunu haşlanmış sebzelerle değiştirin. Tavuk, ördek, hindi sipariş ettiyseniz derilerini soyarak pişirmelerini rica edin. Sebze ve makarnalarınızın üzerine sos ilave etmemelerini söyleyin.

SOSLARDAN KAÇININ
Dışarıda yediğiniz yemeklere sos eklemeniz, sizi ikili bir kıskacın içine sokar. Sos eklenen gıdaları daha çok tüketirsiniz ayrıca soslardan ek kalori alırsınız. Sos eklemeden önce yemeği tadın. Gerekiyorsa tuzu, biberi, hazır sosları sonradan eklemeye çalışın.

YEMEKTE BUNLARI PRENSiP EDiNiN
AÇIK BÜFE TEHLİKELİDİR
Açık büfeler tabağınızı gereğinden fazla doldurma isteğini kamçıladığı ve birer kalori bombası halini aldığı için daha tehlikelidir. Açık büfeden yiyecek almak zorunda kaldığınızda önce bütün masayı dolaşın, yemek istediklerinizi belirleyin ve sadece bunları yemeğe karar verin. Yemeğe çorba ve salatayla başlayarak iştahınızı kontrol altına almaya gayret edin.

TABAĞINIZI SÜPÜRMEYİN
Tabağınızdaki her şeyi bitirmek zorunda değilsiniz. Sadece açlığınızı gidermek için yemeyin. İş veya dost sohbetlerinin tadını çıkara çıkara, yavaş yavaş küçük lokmalar alarak ve yemeği iş ortamına veya dostluk havasına katkı yaparak yiyin. Tabağınızda bir miktar yemek bırakmaktan korkmayın.

TATLI ISMARLARKEN
Açken ısmarlanan tatlı mönülerinin hem miktarları hem de çeşitleri fazla olacaktır. Belki de yemeğinizi bitirdiğinizde çok doymuş ve hiçbir şey yiyemeyecek hale geldiğinizden yemekten sonra tatlı siparişi vermeyeceksiniz. Verseniz bile belki de tatlınızı masa arkadaşlarınızla bölüşerek yiyecek ya da tatlı yerine taze meyve tercih edeceksiniz. Acele etmeyin!

FAST FOOD’A YAKLAŞMAYIN
İş yemekleri yerken fast food alanlardan uzak durmaya çalışın. Daha az yağla yapılan düşük kalorili besinler seçmeye bakın. Mandıra ürünleri, salam, sosis, sucukla yapılan yiyeceklerden uzak kalın. Besin zehirlenmesi olasılığına karşı özellikle deniz mahsulleri sipariş edecekseniz, bildiğiniz, güvendiğiniz bir lokantadan yer ayırtmaya çalışın. İş arkadaşları ile birlikte yemek, sosyal hayatın bir parçası haline gelmeye devam edecek, iş yemekleri, iş ilişkilerinin ayrılmaz bir bölümü haline gelecektir.
Tepkiler:

Yorum Gönder

Blogger