Ads (728x90)

Sabah yorgunluğu depresyon işareti
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Yaşam tarzı tıbbı (life style medicine) modern önleyici tıbbın yeni alanlarından biridir.

Bu alan size genetik mirasınız, işiniz, cinsiniz, yaşınız, ekonominize uygun beslenme planları ve egzersiz yöntemleri önerir. Bununla da kalmaz "size özel sağlık tarama testleri" ile hastalıklarınızı daha erken yakalayıp önlemeye çalışır. Son günlerde sık duyduğunuz "gizli hipertansiyon", "gizli şeker", "erken kanser" gibi sorunları zamanında teşhis edip kontrol altına alır.
Bunları yaparken bir taraftan da geçirdiğiniz hastalıklara, yaralanmalara, tedavilere dayanarak size en uygun vitamin, mineral ve diğer sağlık desteklerini kürler halinde uygulamanıza yardımcı olur. Kısacası önleyici sağlık yaklaşımının size verecekleri "sigara içmeyin, alkolü azaltın, kilonuza dikkat edin" gibi yuvarlak cümlelerden daha fazlasıdır.

YEDİKLERİNİZİN NASIL BESLENDİĞİNE DİKKAT
Yiyip içtikleriniz sağlığınızı en az soluk alışverişleriniz kadar etkiler. Ne var ki çoğumuz yaşadığımız yorgunluk, dikkat eksikliği, uyku hali, reflü gibi sorunların kötü beslenmekten kaynaklandığının farkına varmayız.

Beslenme planları yapılırken sadece neleri yiyip içtiğinize dikkat etmeniz yetmez. "Yediklerinizin neleri yediği ve içtiği" de birincisi kadar önemli. Öğle yemeğinde seçtiğiniz bonfilenin elde edildiği ineğin veya akşam yemeğinde yediğiniz balığın nerede, nasıl yetiştirildiği, hangi besinlerle beslendiğinin de bilinmesi gerekiyor.

Balık çiftliklerinde büyütülen balıkların veya özel yöntemlerle kiloları artırılan ineklerin sorunu sadece lezzetlerinin az olması değil. Bu hayvanlardan elde edilen etlerde bazı yapısal farklılıklar da olabiliyor. Doğal meralarda büyüyen ineklerin etlerinde bulunan Omega-3 oranı, özel şartlarda yetiştirilenlerden daha fazla. Cıva, kurşun ve benzeri ağır metallerle kirlenmiş suları içen hayvanların etlerinde veya PCB gibi deterjanlarla kirlenmiş denizlerde büyüyen balıkların etlerinde söz konusu zararlı kalıntıların miktarları da yükseliyor. Kısacası sadece ne yediğimiz değil, artık yediklerimizin neleri yiyip içtiğini de bilmemiz gerekiyor.

BESLENME SEÇİMLERİ DOĞRU
Vedat Başaran’ın yaşam tarzı seçimlerine gelince... Yiyecek ve içecek seçimleri iyi. Öğünlerin seçimi ve çeşitlendirilmesi bir hayli başarılı. "Meyve, yoğurt ve yeşilliklerle dolu, yağ seçiminde zeytinyağına ilk sırada yer veren, beyaz et ağırlıklı bir protein tercihini önceleyen" bu planı alkışlıyorum. Vedat Bey’in beslenme notunu bir hayli yüksek tutuyorum. Notunu yüksek tutmamda kefir ve çay seçimlerinin de etkisi var. Vedat Bey’in beslenme notu: 9

Vedat Başaran alkol kullanmıyor ama puro içiyor. Sağlıkta bir doğru diğer bir yanlışı yok etmiyor ama günde iki adet puroyu, Vedat Bey’in "kırmızı ışıklar"ından biri kabul ediyorum. Diğer olumlu alışkanlıklarını dikkate alarak, yaşam tarzı seçimlerinde de puanını fazla kırmıyorum: 7

SİGARA MI PURO MU?
Sırası gelmişken belirtelim "sigara mı, puro mu?" sorusunun yanıtı "hiçbirisi"dir. Puro sigaradan daha namuslu (!) bir "duman kaynağı" değildir. İçinize çekmeseniz bile zararlı maddelerini ağızdaki damarlarla vücudunuzun en ücra köşelerine ulaştırır. Hele bir de dumanını ciğerlerinize çekerseniz zararı daha da katlanır.

Puro tutkunlarının bir-iki dumanlık (!) keyiflerini kabul edebiliyorum. İtiraf edeyim ki çok hafif bir puro kokusundan ben de hoşlanıyorum. Ne var ki puro, sigaradan daha az tehlikeli değildir. İşin kötüsü sigarayı bırakanların çoğu birkaç dumanlık keyif umuduyla başladıkları puro içme yolculuklarının sonunda ya birer puro bağımlısı ya da yeniden sigara kullanıcısı olurlar.

KİLO YÖNETİMİNDE BAŞARILI
Vedat Başaran’ın egzersiz alışkanlıkları mükemmel. Süre seçimleri çok iyi. Egzersiz çeşitlendirmesi akıllıca. Tenis gibi arkadaş gruplarıyla yapılan sosyal sporlara yönelmesi sevindirici. Bu alanda da iyi bir not alıyor: 9

Vedat Başaran’ın kilo kontrolü de iyi. Anlattığı beslenme planı ve uyguladığı aktivite yoğunluğuna bakılınca, kilo yönetimindeki başarısı şaşırtıcı değil. Kilo yönetimi yönünden de ona iyi bir not vermek gerekiyor: 9

Vedat Başaran’ın genetik mirası güçlü ve sağlıklı genlerden oluşmuş gibi görülüyor. Önemli bir genetik sorun taşımadığı düşüncesindeyim. Genetik miras notu: 7

SABAH YORGUNLUĞU DEPRESYONA İŞARETTİR
Vedat Bey’in stres yönetimi iyi. Sabah yorgunlukları stresle ilgili olabilse de ciddi bir stres belirtisi değildir. Sabah yorgunluklarının önemli bir işaret olduğunu bilmekte yarar var. En önemli nedeni depresyondur. Sabah yorgunluğu özellikle depresyonun erken döneminde ilk ve tek belirti olabiliyor. Tabii ki sadece sabah yorgunluğu ile depresyon teşhisi koymak doğru değil. Diğer belirtileri de gözden geçirmek gerekiyor. Bunun için bir uzman desteğine ihtiyaç var. Kansızlığın, tiroit bezi tembelliğinin, böbrek ve karaciğer sorunlarının da sabah yorgunluğuna sebep olabileceğini hatırlatalım. Vedat Başaran’ın stres yönetimi notu: 7

Sırası gelmişken Epictetus’un o ünlü cümlesini yeniden hatırlayalım: "İnsanların keyfini kaçıran şey olan bitenlerden çok, onlara yükledikleri anlamdır." Vedat Başaran’ın, yaşadıklarını yorumlamada ve onlara güzel, huzur verici anlamlar yüklemede de becerikli birisi olduğu anlaşılıyor. Vedat Bey’e huzurlu, keyifli, sağlıklı bir yaşam ve zarafetle yaşlanma şansı diliyorum.

YAŞLILIK VE HUZUR DUALARI!
Doktor A. Weil’in bir kitabından aldığım iki notu size de aktarmak isterim. İlk notu bir arkadaşı "yaşlılık duası" olarak göndermiş, işte o not: "Tanrım, bana hoşlanmadığım insanları unutmak için bunaklık, onlarla karşılaşmamak için iyi bir şans ve onları birbirlerinden ayırt edebilmem için güçlü bir görev yeteneği ver."

Doktor A. Weil bu duaya "huzur duası"nı da eklemenizi öneriyor: "Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için sükûnet, değiştirebileceğim şeyleri değiştirebilmem için cesaret ve bunları birbirinden ayırabilmek için bilgelik ver." Bu iki duayı bir kenara not edin ve sık sık tekrarlayın. Ben denedim, çok iyi geliyor!

AKTİF YAŞLANMA KONSEYİ’NİN ÖNERİLERİ
Uluslararası Aktif Yaşlanma Konseyi aralık ayı başında yayınladığı bir raporda 2007 için daha sağlıklı yaşlanmanın tavsiyelerini yayınladı. İşte bunlardan bazıları:

Daha sık ve düzenli yürüyüş yapın. Bunun için sadece bir çift rahat spor ayakkabısı almanız yetiyor.

Beyninizi-belleğinizi güçlendirmek için akıl oyunları oynayın.

Göz sorunlarınızı önemseyin ve detaylı bir göz muayenesinden geçin.

Yürüyüş dışındaki günlük fiziksel aktivitelerinizi çoğaltın.

Komşu, arkadaş ve aile bireylerinizle iyi ilişkilerinizi güçlendirin.

Daha çok sebze ve meyve tüketin.

Daha çok gülün.

Her gece 7-8 saat uyumaya özen gösterin.

NASIL YAŞIYORSUNUZ?
Vedat Başaran (45)
Feriye Lokantası Şefi
Bugüne değin herhangi bir sağlık sorunu yaşamadım. Yorgunluk ve dikkat eksikliği gibi sorunlarım da yok. Sadece gün içinde uyuma eğilimim var. Aileme bakınca neredeyse herkesin 80 yaşında bile sağlıklı bir yaşam sürdüğünü görüyorum. Belki de hipertansiyon ve romatizma dışında bir rahatsızlığı bulunmadığından böyle sağlıklı yaşayabildiler.

Günlerim çok hareketlidir. Ama bununla asla yetinmiyorum. Yoğun bir aktivite programım var. Haftada 15 ila 20 km koşuyorum. Haftada 2-3 saat bisiklete biniyorum. Tenis oynamaya da bayılıyorum. Kilomu korumaya özen gösteriyorum. Öğünlerim pek düzenli değil. Bazen öğün arası atıştırıyorum. İşim gereği çok sayıda davette bulunduğum halde yemenin ölçüsünü kaçırmıyorum. Öğünlerimin üç ana öğesi meyve, yoğurt ve yeşillikler. Yemeklerde her zaman hayvansal yağ yerine zeytinyağı kullanıyorum. Kırmızı et yerine ise beyaz et tercih ediyorum. Tatlılardan uzak duruyorum. Hamur işlerini az tüketiyorum. Tuz tüketimim normal. Bol bol çay içiyorum. Bol bol sıvı tüketmeye çalışıyorum. Düzenli olarak kullandığım tek besin ev yapımı kefir. Günde iki adet puro içiyorum. Alkol kullanmıyorum.

Erken uyumayı hiç beceremiyorum ama yine de uykumu iyi alıyorum. Stres nedeniyle sabah yorgunluğu çekiyorum. Öyle detoks kürü yapan, antioksidan katkılar kullanan bir kişi değilim. Sosyal ilişkileri her zaman sağlıklı, huzurlu birisi olarak stresle mücadelemin fena olmadığını düşünüyorum.
Tepkiler:

Yorum Gönder

Blogger