Ads (728x90)

PROF. DR. SERVET ÖZTÜRK *
Profesyonel sporcularda ve gençlerde ortaya çıkan ani ölümlerin en önemli nedenlerinden biri kalp damarlarındaki doğumsal anomalilerdir. Damarların çıkış noktalarında doğumsal olarak var olan yapısal bozukluklar, kişiyi ölüme götürebilir.

İkincisi düzenli olarak kalp kontrolünden geçseler bile özellikle sporcuların yaşam kalitelerindeki düşüş, kalp sağlığı üzerinde olumsuz etki yapar. Bu kişilerin yüksek kolesterollü beslenmeleri, alkol tüketimi ve kokain gibi uyuşturucu madde kullanımı koroner damarların iç yüzeylerinde çatlaklar meydana getirir. Damar içinde kabaran plaklar içindeki kolesterol artıkları damarın içini tıkayabilir. Kolesterol kristalleri damar uçlarına gittiği zaman ciddi tıkanmalara yol açar. Bir diğer neden de damar sertliğinin erken safhalarındaki bu durum 6 aylık bebeklerde bile tespit edilebilir. Bu sorun damar içindeki hücre tabakasını yok eder. Damar içindeki hücre tabakası bir hormon salgılayarak bununla damarın geniş kalmasını ve damar yüzeyine pıhtılaşma elemanlarının yapışmasını engeller, damar fonksiyonlarını kontrol eder. Damar sertliği hastalığı ile bu hormonun salınımı ortadan kalktığı için, damar içinde spazmlar ortaya çıkar. Bu da ani ölümlerle sonuçlanabilir. Kalpteki ritim bozuklukları da ani ölümlerin en önemli sebebidir. T Dalga Alternansı gibi cihazlar ani ölüm riskini tespit edebiliyor. Ancak ani ritim bozukluklarını önceden tespit ederek, kontrol altına almak şu aşamada ne yazık ki mümkün değil.

Her öğün et yenmez!

Modern toplumlarda ‘her öğünde mutlaka et olacak’ diye bir kural var. Bu, çok yanlış bir beslenme şekli. Et tüketiminin en çok haftada bir-iki kez olması yeterlidir. Özellikle sebze yemeklerinin etli olarak pişirilmesi çok sağlıksız. Sebzelerin zeytinyağlı tüketilmesi, etin de yağsız ve ızgara olarak yenmesi daha uygundur. Etin yanında baklagillerin tüketimine önem verilmesi gerekir. Çünkü baklagiller, sağlıklı beslenmenin temel taşlarındandır. Her yemek sonrası tatlı yeme alışkanlığından da vazgeçmek sağlıklı beslenmenin en önemli kurallarından biridir.

Kişinin babası ya da annesi 40 yaşında by-pass olduysa, onun 20 yaşından itibaren kan tetkiklerini düzenli olarak yaptırılmalı. Çünkü kolesterol yüksekliği 20’li yaşlardan itibaren başlayabilir. Ailesinde kolesterol yüksekliği olanların herhangi bir sorunu bulunmasa da yılda bir kez kolesterol, kan yağları, tansiyon ve şeker değerlerini ölçtürmeli.

20’li yaşlarda yapılması gereken testler

Tüm kolesterol ölçümleri

Kan yağları

Tansiyon. (Özellikle kişi kiloluysa.)

Şeker ölçümü yapılmalı (açlık ve tokluk).

Stres kontrolü sağlanmalı!

Çocuklar ilkokuldan itibaren stresle tanışıyor ve hayatının bundan sonraki kısmında da stresi büyük bir yoğunlukla yaşamaya devam ediyor. Büyük bir yarışın içine giren çocukların yeme düzenleri bozulduğu için şişmanlıyor. Şişmanlık da kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlıyor. Bu nedenle küçük yaşlardan itibaren stres kontrolü çok önemli. Herkesin stres algısı ve yaşadığı strese verdiği tepki farklıdır. Ne olursa olsun genel olarak düşünüldüğünde iş stresinden kurtulmak ya da iş hayatında stresi kontrol altına almak için kişinin yapacağı en önemli şey, kesinlikle iş sonrası kendine bir uğraş bulmaktır. Kişi işinden çıktığı anda yaşadığı stresi sıfırlamak için mutlaka bir hobi edinmeli. İş sonrası mutlaka egzersiz yapmalı. Çünkü egzersiz düşünmeyi önler, mutluluk hormonu salgıladığı için de kişinin kendini iyi hissetmesini sağlar. Egzersiz, kilo kontrolünü sağlar ve kolesterolün düşmesine yardımcı olur.

Televizyon izlemeyi azaltın!

Türkiye’deki gündem her zaman çok yoğun ve haberler de özellikle duyarlı olan insanları strese sokuyor. Bunun için iş dönüşü evde akşam saatlerinde haber izlemeyi azaltmak gerekir. Kişi kitap okurken kendi kendine yetebilir ve beynindeki tüm negatifliklerden kurtulabilir.

* (Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı)


Kalp sağlığı için beslenme programı nasıl planlanmalı?

Günlük alınan kalori miktarı azaltılmalı.

Katı yağlar yerine bitkisel sıvı yağlar (zeytinyağı, fındık, ayçiçeği, soya ve mısırözü yağları) düzenli ve belirli düzeylerde tüketilmeli.

Balık tüketimi artırılmalı. Kırmızı et, haftada bir kez yenmeli. Tavuk ve hindi gibi beyaz et tüketimine ağırlık verilmeli.

Yağ içeriği yüksek poğaça, cips, kek, pasta gibi gıdalar tüketilmemeli.

Besinler pişirilirken ızgara, buğulama, haşlama gibi yöntemler tercih edilmeli.

Tuz tüketimi azaltılmalı.

Günlük öğün sayısı artırılmalı.

Sigara kesinlikle içilmemeli.

Haftada 3 kez egzersiz yapılmalı.

Basit şeker içeren tatlılar ve rafine edilmiş gıdalar yerine, posa içeriği yüksek, saflaştırılmış tahıl ürünleri, kuru baklagiller, sebze ve meyve tercih edilmeli.


Tepkiler:

Yorum Gönder

Blogger