Ads (728x90)

karahindiba
Karahindiba, Löwenzahn, Taraxacum officinale
Gelin göbeği (WITH) WIGGERS
Aslan dişi Syn: Taraxacum vulgare SCHRAK
Radika Leontodon officinale WITH.
Yabani Acımarul “ taraxacum L.
Üfürük çiçeği Hindibaotu
İnek çiçeği Şifalı Karahindiba
Familyası: Bileşikgillerden, Korbblütler, Asteraceae
Drugları:
Karahindiba yaprağı; Taraxci folium
“                    kök   ü;      “ radix
“ otu ve kökü        ; Taraxci herba cum radix
Karahindibanın genellikle otu (yaprak, çiçek ve sapları) ve kökü birlikte çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.
Giriş:Günümüzde Karahindibanın bir alt türü olan 50-60 çeşit mevcuttur ve bunların içinden sadece Şifalı Karahindiba olarak bilinen bu tür kullanılır. Diğer türler pek kullanılmaz. Türkiye’de eskiden salata yerine kullanıldığından Yabani Acımarul diye de anılır. Avrupa’da 16. yy.a kadar bilinmeyen ve ancak 1546’dan itibaren Şifalı bitkiler kitabında yer al¬mıştır ve bazı yazarlara göre Barbarlar (Türkler, Hunlar) tarafından Avrupa’ya getirilmiştir. Avrupalılar Hıristiyan olmayan her milleti Barbar sayarlar, oysa Türkler gittikleri yerlere Medreseler (üniversiteler), Hanlar, Hamamlar, Kervansaraylar, Sulama kanalları götürürken Avrupalılar takriben 50 milyon Kızılderili’yi 2,5 milyon Cezayirliyi vahşice yok etmişlerdir. Ayrıca Romanın kurucusu Rome ve Romelus kardeşlerde Etrüsklüdür yani Türktür.
Botanik: Karahindiba otu şimdiye kadar incelediğimiz bitkilerden farklı bir yapıya sahiptir çünkü gövdesiz bir bitkidir. Yaprakları rozet şeklinde direkt kökten çıkarak çevresine yayılır ve bu şekil rozete benzediğinden bu isimle adlandırılır. Yapraklarının kenarı irili, ufaklı, dişli veya odun testeresinin ağzı şeklinde, bazen de aslan dişi gibi bu nedenle de Aslan dişi otu diye de anılır. Yaprak uçları mızrak veya mala şeklinde, üst yüzeyi koyu yeşil, alt yüzeyi açık yeşil ve ortada ana bir damar mevcuttur. Çiçekleri takriben 10-40 cm uzunluğunda, içinde sarımsı beyaz süt kıvamında bir sıvı bulunur ve tepesinde 100-200 adet dil şeklindeki sarı taç yapraklardan meydana gelen bir çiçek bulunur. Çiçekleri olgunlaştıktan sonra dökülerek dağılmaz aksine büzülerek toplanır ve kupa yaprakları tarafından iyice sarılarak koni şeklini alır. Koni içinde olgunlaşan tohumlar kupa yapraklarının geri doğru kıvrılması ile ortaya çıkar ve her tohumun gerisinde 1-3 cm uzunluğunda bir sap ve bu sapın üzerinde şemsiye şeklinde tüycükler bulunur. Olgunlaşan tohumları rüzgarlı havada tüycükleri alarak uzaklara taşır ve böylece Karahindibaya hemen her yerde rastlamak mümkün olur. Kökleri serçe parmak kalınlığında 10-20 cm uzunluğunda ayrıca saçak şeklinde yan köklere sahiptir ve içinde süt gibi beyaz bir bitki özü mevcuttur.
Yetiştirilmesi: İtalya ve Fransa’da özel olarak yetiştirilir ve salatası yapılır. Bu özel yetiştirilen Karahindiba, yabani olarak yetişene göre oldukça büyüktür. Türkiye’nin hemen her bölgesinde yetiştirmek mümkündür.
Hasat zamanı: Kökleri ya Mart-Nisan veya Ağustos-Eylül aylarında topraktan çıkarıldıktan sonra yıkanır, güneşli ve havadar bir yerde kurutulur. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır.
Birleşimi:  Yapraklarının birleşimindeki en önemli maddeler;
a) Sesquiterpenlakton türevleri;Taraxinasit-1¹-O-b-D-glucopyranosid (Taraxinasit-β-D-glikozit)
b) Flavonit türevleri; Apigenin-7-O-glikozit ve Luteolin-7-O-glikozit
c) Triterpen türevleri; Sitosterol, Stigmasterol ve Campesterol
d) Vitaminlerden; B1, B2, B3, C ve E vitaminleri ve Provitamin A
e) Mineraller özellikle %2,5-4,5 oranında Potasyum, Sodyum, Fosfor, Kalsiyum, Magnezyum, Demir, Çinko ve Bakır
f) Aminoasitlerden; Asparaginasit ve Glutaminasit içerir.
Köklerindeki en önemli maddeler;
a) Sesquiterpenlakton türevleri; Taraxakolid-β-D-glikozit %0,1 (Taraxakolid-1¹-β-D-glukopyranozit), Taraxinasit-β-D-glikozit (Taraxinasidi-1-O-β-D-glikopyranosit) ve 11,13-dihydrotaraxinasit-1¹-O-β-D-glikopyranozit
b) Triterpen türevleri; Taraxasterol, ψ-Taraxerol, Taraxol, β-Sitosterol, β-Sitosterol-3-D-β-D-glikopyranosit, Arnidiol ve Faradiol. Karahindiba kökü ilkbaharda %2 Inulin içerirken sonbaharda bu oran %40’lara varır.Inulin bir Polisakkarid türüdür. Her türlü sakkaritin hücrelere geçmesi için pankreas hormonu Insülin gerekirken Inulin Insülisizde hücrelere girer.
c) Vitaminler ve mineraller aynı yapraklarında olduğu gibidir.
Özellikleri: Soğuk, acı, tatlı ve özel kokuludur.
Tesir şekli: Karaciğer, pankreas, mide ve bağırsak salgılarını artırıcı, hazmettirici, iştah açıcı, metabolizmayı kuvvetlendirici, kan temizleyici, idrar söktürücü ve hafif tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir.
Araştırmalar:
1) İlk olarak Hahnemann 1793’de kendi ve öğrencileri üzerinde, 1826’ da Langhammer sonra NOAK/TRINKS, Müler, Farrington ve Seveson araştırma, deney ve testler yapmışlardır. hemen bütün araştırmacılar K.hindiba otu ve kökünün başta karaciğer ve safra sonra mide-bağırsaklar ve idrar yollarına etki ettiğini tespit etmişlerdir. (LBH). Bir grup ilim adamının fareler üzerinde Karahindiba ekstresi ile yaptıkları deney, test ve araştırma sonucunda Karahindibanın Atkuyruğu otu ve Ardıç kozalağından daha kuvvetli bir idrar söktürücü (diüretik) olduğu ve belli bir süre bu tedaviye devam (3 ay) edildiğinde % 30’a varan oranlarda zayıfladıkları görülmüştür. (TP.573)
Kullanılması:
a) Araştırmalara göre idrar söktürücüdür.
Komisyon E’nin 228 nolu ve 05.12.1984 tarihli monografi bildirisine göre K.hindiba ot ve kökü başta safra akışı anormallikleri, iştahsızlık, sindirim rahatsızlıklarına karşı ve de idrar artırıcı olarak kullanılır.
b) Halk arasında başta karaciğer, safra, pankreas, mesane, böbrekler, mide ve bağırsaklardaki rahatsızlıklara karşı kullanılır. Karahindiba bu rahatsızlıkların haricinde şeker hastalığı, şişmanlık, romatizma türlerinden özellikle artroz (eklem aşınması), eklem iltihaplanması (artritis), gut (nikris), bronşit, egzema, akneye karşı ve kan te-mizleyici ve de metabolizmayı çalıştırıcı olarak kullanılmaktadır.
Açıklama: İç organların beslenmesi ve artık maddelerin dışarı atılmasında çok büyük görevleri olan ara dokular zamanla artık maddeler (Almanca Schacke Türkçe Cürufta denir) yoğunlaşır. Bu da görevlerini tam olarak yapamadığı gibi başta romatizma, gut, ödem, çeşitli iltihaplanma ve metabolizma bozukluklarına sebep olur. İşte böyle bir durumda bizi birleşiminde vitaminler, mineraller, triterpenler, flavonitler vb. içeren ve de çok yönlü etkilere sahip olan karahindiba vücudumuzu adeta Çamaşır tozu gibi kirlerden, artık maddelerden arınmasını ve temizlenmesini sağlar. O halde haydi vücudumuzun bütün azalarını yıkayalım. Almanya’da tıpkı Elam suyu, Kiraz suyu, Şeftali suyu gibi Lahana suyu, Havuç suyu ve Karahindiba suyu imal edilip satılmaktadır. Bu sebze suları, meyve suları gibi tatlı olmayabilir fakat çok sağlıklıdır.
Çayı: Kurutulmuş, ince doğranmış Karahindiba otu ve kökünden iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edildikten sonra haşlanır (ınfus) ve 5-10dk demlendikten sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları;
Diyabet çayı;
>20 gr Keçisedefi otu
>20 gr Hindiba otu+kökü
>20 gr Y.mersini yaprağı
>20 gr Kantaron otu
>20 gr Isırgan otu
Romatizma çayı;
>20 gr Hindiba otu+kökü
>20 gr Isırgan otu
>20 gr Atkuyruğu otu
>10 gr Hıthıt kökü
>10 gr Karakafes kökü
>20 gr Harpago kökü
Karaciğer çayı;
>30 gr Devedikeni tohumu
>30 gr Hindiba otu ve kökü
>20 gr Zerdeçal kökü
>10 gr Y.hindiba kökü
>10 gr Nane yaprağı
Böbrek ve mesane çayı;
>20 gr Isırgan otu
>20 gr Akhuş yaprağı
>20 gr Hindiba otu+kökü
>20 gr Atkuyruğu otu
>10 gr Orta sifon yaprağı
>10 gr Altın başak otu
Safra taşlarına karşı çay;
>30 gr Hindiba otu ve kökü
>20 gr Pelin otu
>20 gr Y.hindiba kökü
>20 gr Civanperçemi otu
>10 gr Rezene tohumu
>10 gr Şahtere otu
Deri hastalıkları çayı;
>20 gr Isırgan otu
>10 gr Atkuyruğu otu
>20 gr Hindiba otu+kökü
>20 gr Akhuş yaprağı
>20 gr Menekşe otu
>10 gr Altın başak otu
Karaciğer-safra çayı;
>20 gr Hindiba otu ve kökü
>20 gr Devedikeni tohumu
>20 gr Kantaron otu
>10 gr Çentiyan kökü
>10 gr Civanperçemi otu
>20 gr Zerdeçal kökü
Metabolizma çayı;
>20 gr Isırgan otu
>10 gr Civanperçemi otu
>10 gr Pelin otu
>20 gr Hindiba otu ve kökü
>20 gr Atkuyruğu otu
>20 gr Akhuş yaprağı
Salatası:
Karahindiba otunun yaprakları salata gibi yenir, özel yetiştirilenleri daha az acıdır ve bu nedenle rahatlıkla yenebilir.

Homeoapti’de:
K.hindiba otu ve kökünden 100 gr çiçek açmaya başladığı andan itibaren toplanarak yıkanır, ince kıyılır ve bir şişeye konur ve de üzerine 500 ml %70’lik alkol ilave edilir. şişe güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve iki günde bir çalkalamak suretiyle 4-6 hafta sonra süzülerek Homeopati’de < > ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4 defa 15-20 damla 23-ay süreyle alınır.
Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Dilin üzerinde beyazımsı sarı dalgalı tabakalar
2) Ağız tadı acımsı veya ekşi ve de aşırı salgı akıtır
3) İshal saframsı veya kabızlık
4) İdrar aşırı miktarda ise ve ağrısızsa
5) Eklem ağrıları batıcı ve yakıcı ve de el-ayaklar sürekli hareketli
6) İştahsızlık, aşırı susuzluk
7) Baş ağrısı genellikle giderken ve durunca
Bu gibi hallerde Karahindiba otu tentürü kullanılır.
Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur.
Tepkiler:

Yorum Gönder

Blogger