Ads (728x90)

İlaç üreticilerinin en büyük yalanı KOLESTROL
Hep merak etmişimdir kolestrole ilk kim kanda yağlanma dedi :) halkımız nerde ise inanmış. İlk ortaya çıkışını ansiklopediler 1754 olarak belirler.. Ya eskiden insanlar bu dertten pek muzdarip değillerdi uzun uzun yaşarlardı yada yeni yeni kanda bir şeyleri ölçmeye başladıkça devada olmayan ilaçlar üretildikçe bunun gibi bir çok hastalıkta türeyecektir.
Varsayımlarla ilerleyen ve kendine modern diyen devletler tekelindeki tıp bize bunun gibi bir çok hastalğı ve ilaçlarını dayatmıyormu sonuçta.. Hayatlarına normal bir şekilde devam eden 500-800 arası kolestrollü okadar çok kişi ile tanıştımki günümüze çok az insanın hedeflenen kolestrol değerinde olduğunu söyleyebilirim. büyük risk faktörü 120 LDL üst sınır olarak kabul edilince galiba 75 milyonun 20 milyonu ilaç kullanması gereken rakamlarda diyebiliriz. Eee büyük para ilaç şirketleri için... Muhtemel okurlarımız türkiye ilaç pazarında değişik miligramlarda 256 farklı kolestrol ilacının satıldığınıda bilmiyorlar.. Fiyatlar hep aynı aşaı yukarı ama alfabetik olarak ilk ürünü ele alırsak fiyatlandırma şöyle
ortalama 90 kapsüllük 60 tl olsa bir kişi yılda 4 kutu kullansa devlete maliyeti 240 tl şahsa maliyeti 36 tl 
Türkiyede tesbit edilmiş ve reçete verilmiş 12 milyon üzeri kolestrol hastası var ise rakam 2 milyar 880 milyon lira yıllık harcama demek. yani bir milyar euro.. Bu rakam ilginçtir tüm bitkisel ürün üreten firmaların yıllık cirosu değil :) TVde çıkan şaklabanların ürünleri hariç tabi  Bu yalanın nekadar büyük olduğunu siz düşünün. 
Dünyada en çok satılan ilaç grubu kolesterol ilaçlarıdır. Lipitor yaklaşık yıllık 15 milyar dolarlık satışı ile en çok satılan kolesterol ilacıdır. Kolesterol ilaçlarını üreten firmalar (Merck, Astra Zeneca, Bristol-Myers Squibb ve Pfizer) dünyanın en güçlü ve en zengin firmaları arasındadırlar. Muazzam bir reklâm bütçeleri vardır. Açık veya gizli reklâmlarla, ünlü insanları kullanarak yaptıkları reklâm kampanyaları sayesinde tüm kamuoyunu etkilerler. 

Neyse lafı fazla uzatmayalım kolestrolü tanıyalım
Kolesterol, hayvanların vücut dokularındaki hücre zarlarında bulunan ve kan plazmasında taşınan bir sterol, yani bir steroid vealkol birleşimidir. Daha düşük miktarlarda bitkilerde de bulunur. İlk defa 1754'te safra taşlarında kolesterol bulunduğu için bu maddenin ismi Yunanca chole- (safra) ve steros (katı) sözcükleri ile kimyadaki -ol ekinden türetilmiştir.


Kolestrol vücut tarafından sentezlenir ve hücre zarının bakımı ve inşaası için gereklidir. Aynı zamanda kolestrol yağların sindirimini sağlayan safranın salgılanmasında da kullanılır. Kolestrolü ikiye ayırırsak HDL ve LDL diye...HDL ve .LDL yi eğer şehir hattı taksileri gibi düşünürsek  LDL  karaciğerden aldığı kolestrolü diğer dokulara taşıyan taksi HDL ise diğer dokulardan karaciğere kolestrol taşıyan taksidir.  

Kolestrol nasıl denge altına alınabilir
Bu konuda atılacak en önemli adım hayat standartını belli bir oranda değiştirmektir.
1-Lif açısından zengin gıdaları tüketmek. Omega 3 yağ asitlerini bolca almak ve günde 2 çorba kaşığı keten tohumu yemek. sizin LDL leriniz parçalar ve sayısını azaltır. 
2-şekerli içeceklerdeki glikozdan uzak durmak
3-Düzenli egzersiz yapmak
4-kiloyu sağlıklı aralıklarda korumaya çalışmak vs

Şahsi fikrim değil 2012 FDA nın raporu kolestrol ilaçlarının yan etkileri kolestrol hastalığından daha tehlikeli. tip2 diyabet yapabiliyormuş hafıza kaybı bilinç bulanıklığı yapabiliyormuş

Kolestrolü düşürdüğü tesbit edilmiş gıdalar
Yapılan araştırmalarda sarımsağın LDL yi düşürdüğü tesbit edilmiştir.
omega 6 içeren keten tohumu LDL yi düşürmektedir.
Alfa linoleik asit F vitamini olarakta bilinir ALA soğuk su balıklarında soya yağında fındıkta cevize ve buğday çiminde bulunur bol bol fındık ve ceviz yiyelim 
Omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA da kolestrolü çok güzel düşürüyor memleketimizinde 3 tarafı denizlerle çevrili bol bol balık tüketelim

Son söz olarak şunları söyleyebilirimki
Kolesterol tedavisine alının insanlar sanki bir derneğe üye olmuş gibi bir merkeze / laboratuvara bağlanıyor ve her dört ayda bir gelip kan tetkiki yapıyor, aidatlarını ödüyorlar. Pek çok cihaz üreticisi firmanın laboratuvarlara aylık belirli sayıda kit satmak şartıyla cihazları bedava verir.   
 
Doktorlar kazanıyor
            Doktorlar kronik hastaları, yani düzenli aralıklarla muayeneye gelen hastaları severler. Hastaya devamlı kullanacağı bir ilaç vermek bu açıdan yararlı olur, hasta belirli aralıklarla doktora gelmek zorunda kalır. Hele bir de hastanın aklına karaciğeri kontrol etmek gibi bir neden yerleştirirseniz sistem tam olarak işlemeye başlar; hasta her dört ayda bir doktoruna gitmek zorundadır.           
 
İlaç firmaları kolesterol ilaçlarının yararını abartıyor, yan tesirlerini azaltıyorlar.
            Firmalar ilaçla yapılan araştırmaların sonuçlarını yayınlarken işlerine gelen bulguları büyük harflerle öne çıkarırken bazı bilgileri gayet küçük puntolarla gizliyorlar. Örneğin büyük harflerle ilaçlarının koroner atheroskleroz açısından risk faktörü olan kişilerde ölüm riskini % 36 düşürdüğünü söylüyorlar. Hâlbuki tüm çalışmalar aynı sonucu vermiyor. Örneğin hasta olmayan kişilerde kolesterol ilacı ile plasebo hapların koruyucu rolünün kıyaslandığı bir çalışmada üç yıllık sürenin sonunda ilaç kullanan 100 kişiden 2’sinin, ilaç kullanmayan 100 kişiden ise 3’ünün kalp krizi geçirdiği görülüyor. Şimdi soruyorum kalp krizi riskinizi % 1 azaltmak için kaslarınızda ağrılar, hafızanızda gerileme, seksüel gücünüzde azalma ve diğer ilaç yan etkilerinde maruz kalma riskine razı olur musunuz? İlaç firmaları bu argümana şöyle cevap veriyorlar: “Yüz kişiden bir kişi faydalanıyor ama on milyon kişinin ilaç kullandığını düşünürseniz 1000 kişi faydalanmış olur.” Gördüğünüz gibi bu arada dokuz milyon dokuz yüz doksan dokuz bin kişi boşuna ilaç kullanması onları ilgilendirmiyor.
            Kolesterol ilaçlarının etkisi ile ilgili olarak yapılan bir başka ünlü çalışma daha var: JÜPİTER çalışması. Bu çalışmaya kolesterolleri yüksek olmayan ama SCRP’leri yüksek hastalar alınıyor. İki yıl süren çalışmanın sonunda kolesterol ilaçlarının kalp krizi riskini, kalp damar hastalığı riski düşük olanlarda bile % 50 azalttığı iddia edildi. Çalışmayı yapanlar, takip süresince çalışmaya katılan ve ilaç kullanmayan her yüz kişiden 1.8 'inin önemli kardiyak sorun yaşadığını, statin ilacı alan grupta ise bu oranın % 0.9 olduğunu söyleyerek kolesterol ilaçlarının % 50 etkili olduğunu söylüyorlar. İşin aslına bakarsanız ilaç kullanan ve kullanmayan iki grup arasında kalp hastalığı görülme farkı % 1. Ancak ilaç firması bunu % 50 azalttım olarak lanse ediyor.
            Bir ilacın faydası hakkında bize fikir veren önemli göstergelerden birisi "number need to treat" dediğimiz rakamdır. Bu rakam bir kişinin faydalanması için kaç kişiye ilaç vermemiz gerektiğini gösterir. Yukardaki çalışmada bu rakam 120 kişidir. Bir diğer deyimle bir kişinin kalp damar hastalığından vefat etmesini engellemek için iki yıl boyunca 120 kişiye ilaç vermemiz gerekiyor. Bu çalışmada dikkat çeken bir bulgu daha var; çalışma süresince statin alan grubun % 3'ünde diabet gelişiyor, halbuki kontrol grubunda bu oran % 2.4 ve aradaki fark anlamlı, yani ön plana çıkarılmasa da statinlerin diabet gelişimini kolaylaştırma gibi bir etkileri var.   
            Pek çok araştırma kalp hastalığı olmayan kişilerde kullanılan statin grubu kolesterol ilaçlarının kaç yıl kullanılırsa kullanılsınlar toplam ölüm oranının azaltmadığını göstermiştir. Bu nedenle ispat edilmiş kalp damar hastalığınız yoksa sadece kolesterolünüz yüksek diye kolesterol ilacı kullanmayın.
Herbalist Adnan Yıldırım
Tepkiler:

Yorum Gönder

Blogger