Ads (728x90)

Ye yağlıyı iç suyu donarsa donsun ye tatlıyı içme suyu yanarsa yansın
Hepimiz bu sözü hayatımızda bir kaç defa duymuş olabiliriz. Atalarımız herhangi bir kelamı ederken yılların birikimi ile dile getirip tarihe not düşmüşlerdir. Öyle kelimeler vardırki üzerine kitaplar yazılabilir sayfalarca açıklama yapılabilir, oysaki bizden önce yaşayanlar basit ve beliğ bir dille anlatmış ve maksatta hasıl olmuştur.

Tatlı yiyip su içmenin etkileri:

Suyun potansiyel enerjisini kütle akımını ve difüzyonu uzun uzadıya anlatacak değiliz.Herkesin kolay anlaması açısından şunu söyleyebilirizki su her zaman hareket halindedir. Suyun buz halini ayrı tutacak olursak, Su; karada,nehirde, derelerde, topraktan bitkilere oradan atmosfere, kan dolaşımı ile insan vücuduna veya tek hücrelilerde hücre içine ve dışına sürekli olarak taşınmaktadır. Canlı ve cansız varklıklarda su molekülü potansiyel enerjideki farklılıklar nedeni ile her zaman bir yerden başka bir yere hareket eder. Buda potansiyelin daha yüksek olduğu yerden daha düşük olduğu yere doğru herekettir.
Difüzyon ise suda çüzülebilen maddelerin rastgele ve sabit hareketleridir. Bu durumda hareket halindeki moleküller çok yoğun ortamdan azyoğun ortama doğru seyir izlerler. bu hareket bütün bölgedeki konsantrasyon aynı oluncaya kadar devam eder. Örneğin bir bardak suyun içine bir damla mürekkep damlatın ve mürekkebin bardaktaki hareketini izleyin. yavaş bir şekilde mürekkep bardağın her tarafına yayılacaktır.

Suyun insan organizması için çok faydalı olması dolayısı ile organizma içine girmesi ve çıkması bir yerden başka bir yere geçmek için hareketi ve zarlardan geçişi daima ilgi çekmiştir. Hem su hemde çözünmüş maddeler yüksek konsantrasyonlu bölgeden düşük konsantrasyonlu bölgeye doğru  kendi derişim grantlarını düşürmek için difüzyon ederler. iki bölge bir zarla ayrıldığı zaman şekerler ve iyonlar gibi birçok çözünmüş madde zarlardan geçemez. Fakat su molekülleri lipid moleküllerinin arasından geçebilecek kadar küçük olduğundan zar içinden düfüzyon edebilirler.

Hücre zarı hücrenin iç tarafında ve dış tarafındaki iki sulu çözeltiği birbirinden ayırır. Eğer Tatlı yedikten sonra su içersek hem şekerin etkisini artırırız hemde hücrelerimizin su kaybetmesine yol açarız buda hücre dış sıvısını artırır ve vücudumuz ödem toplar bu işle uzun uzadıya potansiyel enerji difüzyon ozmoz ve aktif taşıma ile anlatılabilir. Tatlı sonrası içilen su ile kan şekeri hızlı bir şekilde yükselir ve tatlı ihtiyacı artar buda kısır bir döngüdür doygunluk hissihızlı bir şekilde oluşmaz.

Yağlı yiyip su içmenin etkileri
Yağlı yedikten sonra içilen suda ise sindirim hızlandırılır. Ve yağ asitleri parçalanır. ve kolestrole direkt olarak dönüşmez. Yaların ince bağırsakta sindirildiğinide düşünürsek ne kadar suya ihtiyacımız olduğu ortaya çıkar.
Bilmeliyizki ne kadar su o kadar yağ sindirimi Ağız ve midede yağ Sindirimi olmaz yağ sindirimi onikiparmak bağırsağında başlar ince bağırsaklarda devam eder. Karaciğerin salgısı olan safra tuzları (öd tuzları) yağları, küçük yağ damlacıkları haline getirir. Bu durum yağların sindirimini kolaylaştırır. Yağlar, pankreastan salgılanan lipaz enzimi ile; Lipaz Yağ + 3 Su -------> Gliserol + 3 Yağ asiti biçiminde sindirime uğrar.
Yağl bir yemekten sonra suya olan ihtiyaç vücut tarafından hissedilmektedir. ve içeceğimiz bir kaç bardak su hem sindirimimizi kolaylaştıracak hemde yağ hücereleri daha depolanmadan parçalanacak ve sindirilecektir..

Herbalist Adnan Yıldırım

Tepkiler:

Yorum Gönder

Blogger