Ads (728x90)


Amasya deyince aklımıza ilk enfes kokusu hoş aroması ve çıtırlığı ile bilinen misket elması gelmektedir. Elmanın meyve olarak tüketilmesinin haricinde geçmişte ninelerimiz annelerim gak yapar yani  dörde böler kurutur ve kışın kaynatarak hoşafını yaparlardı. Şimdilerde bunu bulmak bile zorlaştı diyebiliriz. Bu bölgede özellikle merzifonda yaşayan muhacirlerimiz sirkesini yapar en doğalını yöre halkı ile buluştururdu. Elma sirkesinin detaylarını sizlerle paylaşmadan önce sırası ile şifa deposu amasya merzifon havzasının karşılaştığım bitkilerini saymak isterim. Bu yazımızda bu bitkilerin ve dağ meyvelerinin sağlığımıza faydalarını inceleyerek bilgi sahibi olmanızı sağlamaya çalışacağız

Amasya ve Merzifon bölgesinda karşılaştığımız şifalı bitkiler şunlardır.

  1. En çok biline Misket elması ve sirkesi
  2. Kırmızı ve sarı alıç türleri
  3. kuşburnu
  4. Yabani bir armut türü olan Ahlat
  5. bu bölgenin yonuz eriği dediği çakal eriği
  6. mersivan otu Merzifona özgü şehrin ismin alan ot
  7. Akdağ dağ çayı
  8. Madımak
  9. Övez
Bu listeden ilk ele alacağımız şifa deposu amasyanın adı ile namı ile unlu yerken çıtır çıtır ses gelen tadına doyamayacağınız misket elması. Amasya misketi benim çocukluğumun en çok haşir neşir olduğum meyvesidir diyebiliriz büyük dedem hüseyin hafızoğlu yıldırımın yaklaşık 10 yıl boyunca emek harcayarak oluşturduğu bizim ailecek kışla ismini verdiğimiz bağda yaklaşı 400 kök bulunmaktaydı. Her mevsiminde römorklarla toplar özel olarak yaptığı mahsende 4-5 ay bozulmadan saklardık. Bir kısmı sirke olur bir kısmı pekmez bir kısmı pestil. Bir kısmıda gak haline gerilip kurutulur kışın ıhlamur ve kuşburnu ile kaynatılır gün boyu hem hoş kokusunu odaya salar hemde şifası ile bizlere derman olurdu .

Sirke yapımı aile geleneğimiz olduğu için bazı püf noktalarını sağolsunlar yazılı olarak bir önceki neslimiz bize bıraktı bizde lezzeti ve saflığı korumaya özen gösteriyoruz. Elmanın faydalarını bulmak basit bir internet araştırması ile mümkün ben size sirkenin bizdeki kullanım alanlarını hatırlayabildiğim kadar aktaracağım.

Sirkelerimiz doğal fermante olduğu için lezzeti hem güzel hemde içimi rahattı. Hatırladığım kadarı ile kış boyu yakışan tüm çorbalara yeşillik salatalarına katılıyordu halada buna devam ederim. Bu şekilde düzenli kullanım özellikle cok iyi bir c vitamin katkısı iyi bir antiseptik ve içeriğindeki petkinden dolayı iyi bir spazm çözücü olarak vazife görmekteydi. Büyük babamın genel bir inanışı vardı sağlık sorunlarının ekserisinin yediğimiz gıdalar ve bağırsaklarımızla doğrudan alakalı olduğunu düşünürdür. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar onu doğrular nitelikte bir çok veri bıraktı ellerimize. Ama halen beslenme konusunda tam bilinçlenebilmiş değiliz.

Sirkemizin diğer kullanım alanları özellikle böcek sinek sokmalarında antibakteriyel olarak kullanılırdı seborik dermatit için veya kepeklenme için saçlara uygulndığını hatırlıyorum. Ateşlendiğimizde sirkeli su ile ıslatılan bir bez alnımıza ve koltuk altlarımıza konuyordu galiba en sevmediğim uygulama şekli bu idi. Ben aile boyu sinüzit derinden muzdarip olduğumuzu hiç hatirlamıyorum ve hala sinüzit hastası bizim ailemizde yok bunuda elma sirkesine bağladığımı söyleyebilirim. Bir kaç uygulamada ise ayak kokusu yaşayanlarda sirkeli suda ayakların bekletildiği ve mantar hücrelerinin tamamen yok olup iyi olduğuna şahit oldum. Bundan dolayı bile bir çok kişinin sirkesi için kapımızı çaldığına şahit olmuşudur.

Kırmızı Ve Sarı alıç türleri:
Her yayla dönemi atın veya katırın tepesinde etrafı seyrederek yol aldığımızda belli bir noktadan sonra alıç ağaclarının çiçeklerinin hoş kokuları ile seyahet eder ve onların o güzel manzarasını seyre dalarak varacağımız yere giderdik. Büyük dedem alıç ağaçlarına diğerlerinde fazla önem gösteriri ve hem çiçeklerinin kem kökükünün içinde olduğu bir çay yapardır ve o çay sofranın değerli bir öğesi olurdu kıpkırmızı çıkan çayın lezzeti çok baskın olmamakla beraber değişik bir aroması vardı. Yayla mevsimide alıçların meyvelerinin toplanması ile beraber yavaş yaval son bulur hatta ekim ayı dahi alıç meyveleri toplanır ve marmelatı yapılırdı sona kalanlardan ise sirke kurulur o günlerde değeri bilinmesede tüketilmeye çalışılırdı.

Alıç Sirkesinin Faydaları (Evrensel Tıp Alanında Kabul Edilen Özellikleri)
Alıç sirkesi vücudumuzdaki damarların genişlemesini sağlayarak daha fazla oksijen ve kan dolaşımına yardımcı olur. Bu da olası kalp rahatsızlıklarını önlemeye ve yüksek kan basıncını dengelemeye fayda sağlar. Bununla birlikte kanın dolaşımının iyileşmesi, beyin fonksiyonları için de oldukça yararlıdır. Beyin belleğini güçlendirir.
Böbrek hastalıklarında tedavi edici özelliğe sahiptir.
  • Damar sertliğini giderici özelliktedir.
  • Tansiyon dengeleyici görevi görür.
  • İçeriğinde yüksek oranda antioksidan bulundurur.
  • Şeker hastalığı tedavisi amaçlı kullanılır.
  • Panik atak hastalığına karşı kullanılır.
  • Mide sağlığı için güçlendirici etkiye sahiptir.
  • Kolesterol düşürme özelliğine sahiptir.
  • İdrar sökücü ve spazmları giderici etkisi vardır.
  • Yağ yakıcı özelliği sayesinde zayıflama amaçlı kullanılabilir.
  • Kalpteki ritim bozukluklarının giderilmesi ve kalp kaslarının kuvvetlenmesi için tüketilir.
  • Uyku problemi olanlar için tavsiye edilir.
  • Sinir sistemi hastalıkları için tedavi edici ve yatıştırıcı özelliktedir.
Bu faydalar günümüzde daha çok araştırılmakta ve nerdeyse tüm dünya ülkeleri tarafından şifası kabul edilmektedir. 

Kuşburnu: Son yıllarda merzifonumuz, lider bir kuşburnu ürünleri üreticisi konumunda doğru yükselmektedir. Ama marmelatın ötesine geçebildiğimizi söyleyemem. Halbuki en az 20 veya üzeri kuşburnu ürünü üretebilme potansiyeli ve hammaddesi varken marmelat üreticilerimizin vizyon darlığı ülke geneli marka olmamızın önüne geçmektedir diye düşünüyorum. 
Kuşburnunun sağlık yönünden kullanımı: Unutulmamalıdırki bir avuç kuşburnuda 1 kasa portakala eş değer C vitamini vardır bu da 1 tatlı kaşığı marmelat veya pestili veya sirkesi tüketilerek günlük Cvitamini ihtiyacımızın büyük oranda karşılanması manasına gelmektedir. Benim hatıladığım en önemli kullanım şekli sabah kahvaltılarının yanınd akşam ağır yemek tüketilecekse örneğin kaz eti etli bulgur pilavı vb gıdaların yanın çalkaması yapılırdı. Muhtemel sindirimi rahatlatmak için. 

Kuşburnunun diğer kulllanım alanlarına gelince ıhlamur ile beraber kaynatılırdı. Gene diğer ürünlerde olduğu gibi sirkesi kurulur ve tüketilirdi. Son yıllarda çekirdeklerinin yağını çıkartıyoruz. Özellikle Almanya ve doğu avrupa bloğu kuşburnu çekirdeği yağını bir çok kozmetik ürününün içerisinde kullanmakta. bizse sabununu ve şampuanını ürettik ve yumuşak jel kapsülü üretimi için çalışmalarımız devam ediyor. Bununla birlikte iyi bir antiaging kremi üretiyoruz ve göz çevresi kremi. 

Dağ armudu Ahlat:  Babannemin en değerli sirke malzemesi idi bense yemesini seviyordum hakkında yapılan doğru düzgün bilimsel bir çalışma olmamakla beraber sirkesi çok değerlidir. Ve kesinlikle babannem lahana kelem turşularını sadece onun sirkesi ile kurardı. Unutulan bir lezzet. 

Yonuz Eriği (Çakal eriği): Güney Avrupa’da yetişen çakaleriğini eski Roma ve Yunan hekimleri tanıyor ve tıbbi olarak kullanıyorlardı. Theophrast, Dioskorides, Plinius ve Galenus çiçeklerinden ve kökünden yararlanmıştır. Matthiolus bitkiyi dizanteri, boğaz, diş ve göz iltihaplarında, ülser ve mide *damda, rahim kaslarının uzamasın-da, göğüs sancısında, makatın yerinden çıkmasında uygulamaktadır. Kneipp çakal eriği çiçeklerinin en yumuşak sürücü olduğunu, bu nedenle her evde bulunması gerektiğini yazmaktadır. Benim hatıladığım çiçeklerini ve yapraklarını nisan mayıs gibi toplardık ve çiçeklerinin çayının acı badem gibi tadı vardı. Özellikle eriğin lapası sivilceye konulurdu ve peklik için kaynatılan suyu içilirdi. 

Mersivan otu (Merzifon otu): Detaylı bir şekilde başka bir yazıya konu ettim okumak isteyenler için www.devazen.com adresimi öneririm. Bu bitki 17. yüzyılda avrupada devletler taradından tarımı desteklenen bir bitki olup şehrimizin ismini verdiği önemli bir şifalı bitkidir. Avrupada sindirim sorunları gaz proplemperi ve özellikle şarap mayası olarak kullanılmıştır. Son yıllarda bu bitkinin kullanım amaçlarını daha fazla araştırıp bazı bitki çaylarımızın içine katıyoruz ve tek olarakta müşterilerimizle buluşturuyoruz. 



Tepkiler:

Yorum Gönder

Blogger