üst banner(728x90)

Kemik sağlığında doğal destekler-4
Prof. Erdem YEŞİLADA
Bilimsel çalışmalar kemik erimesinin önlenmesinde rezene, kuru erik, portakal gibi meyveler ile nar özütü ve üzüm çekirdeği özütünün yararlı olduğunu ortaya koyuyor Geçen hafta kemik erimesinin önlenmesinde çocukluktan itibaren yenilen meyve ve sebze miktarının önemli katkısı bulunduğunu ortaya koyan bazı çalışmalar olduğundan bahsettik.
Bu hafta bu konudaki mevcut bilimsel bulgulardan daha ayrıntılı bahsetmek istiyorum.
Özellikle meyve ve sebzelerde bulunan ‘flavonoitler’ ve ‘fenolik bileşiklerin’ kemik erimesinin önlenmesi bakımdan önemli yararları bulunduğu ileri sürülüyor. Şüphesiz, daha kesin sonuçlar çıkarabilmek için bu konudaki çalışmaların sayısının artması gerekiyor. 2003’de yayınlanan bir çalışmada sıçanlara günde 1 gram rezene, narenciye ve kuru eriğin verilmesi ile kemik erimesinde belirgin azalma gözlenirken, taze erik, muz ve elmanın belirgin bir etkisi görülememiş. Buna karşılık, 2005 yılında yayınlanan bir başka çalışmada elmada bulunan floridzin isimli flavonoit yapısında bir maddenin yumurtalığı çıkarılmış sıçanlarda kemik erimesini önlediği gözlenmiş. Bu iki çalışmanın sonuçlarını karşılaştırdığımızda, meyvelerin kişinin durumuna bağlı olarak kemik erimesinden koruyucu ya da hastalığın ilerlemesini yavaşlatıcı rol oynayabileceği görülüyor. Daha açık ifade etmek gerekirse, sağlam kişilerde veya çocuklukta rezene, kuru erik, narenciye gibi meyveler kemik erimesini önleyici yarar sağlayabilirken, kemik erimesinin hızlandığı menopoz döneminde elma gibi meyvelerin kemik erimesini azaltıcı rol oynayabileceği ileri sürülebilir.

NAR ÖZÜTÜ ÇOK YARARLI
Bir başka çalışmada ise sıçanlara yüksek kalsiyum diyetinin yanı sıra günde 4-5 gram üzüm çekirdeği özütü verilmesi ile kemik yoğunluğu, kemik mineral içeriği gibi parametrelerde belirgin düzelme gözlenmiş. Üzüm çekirdeği özütü de flavonoit tipi (flavan-3-ol kateşinler) bileşenler bakımından zengin olup oksidatif hasarı önleyici (radikal süpürücü) etkisinin yanı sıra, kemik erimesine yol açan proteolitik enzimleri de azaltıcı rol oynamaktadır. Burada bir hususu belirtmek isterim; bu çalışmalarda kullanılan üzüm çekirdeğinin kendisi değil, ondan hazırlanan özüttür. Nar özütü de taşıdığı flavonoit yapısında (antosiyanin) bileşenler nedeniyle aynı üzüm çekirdeği gibi etki göstermektedir. Yapılan çalışmalar nar özütünün antioksidan etkisinin kırmızı şarap ve yeşil çaydan üç misli daha kuvvetli olduğunu ortaya koymaktadır. Yine yumurtalığı çıkarılmış sıçanlarda yapılan bir çalışmada iki hafta süre ile her gün nar özütü verilmesi ile kemik yoğunluğu ve kemik oluşumunda olumlu gelişmeler gözlenmiştir. Dolayısıyla, menopoz döneminde nar özütünün uzun süreli kullanılması kemik erimesinin yavaşlatılmasında yararlı olabilmektedir.


KURU ERİK ETKİLİ, TAZESİ ETKİSİZ

Fenolik bileşikler (neoklojenik asit ve klororojenik asit) bakımından zengin bir diğer meyve ise kurutulmuş erik. Ayrıca bor elementi bakımından da zengin olduğu her gün 100 gram kuru eriğin yetişkinlerin günlük bor ihtiyacını (2-3 gram) karşılayabileceği bildiriliyor. Yapılan çalışmalar bor elementinin kemik erimesinde koruyucu rol oynadığını gösteriyor ancak ne şekilde etki ettiği henüz bilinmiyor. Kuru eriğin kalça ve dirsek gibi eklemlerdeki kemik yoğunluğunu artırdığı, yumurtalığı çıkarılmış sıçanlarda yürütülen deneysel çalışmalar ile de ortaya konulmuş.
Limon, portakal gibi narenciye meyvelerinin kemik sağlığı bakımından önemi hem yüksek C vitamini içeriği hem de flavonoit yapısındaki bileşenlerine bağlı. 2003’te, yumurtalığı alınmış sıçanlarda hesperidin ve bunun suda on bin defa daha kolay çözünebilen türevi alfa-glukozilhesperidin ile yürütülen bir çalışmada özellikle uyluk kemiğinde erimeye yol açan osteoklast miktarını azaltarak kemik erimesini önleyebildiği gözlenmiş. Ancak bu deneyde uygulanan hesperidin günlük olarak bizim alabileceğimiz miktarın epey üzerinde. Dolayısıyla narenciyenin kemik erimesindeki yararını tek başına değil de, bahsettiğim diğer meyveler ile birlikte değerlendirmek daha doğru olacaktır. Yani, bu meyvelerden sürekli ve makul miktarlarda tüketerek sinerjik bir etki ortaya çıkmasını sağlamak mümkün.

bu yazıya yorumun

Yorum Gönder

Blogger