üst banner(728x90)

Bitkilerle soğuk algınlığından kurtulun
Prof Erdem YEŞİLADA

Geçen gün gazetelerde yer alan bir haberde, yeni bir soğuk algınlığı ve grip salgınının geldiği bildiriliyordu. Bir yakalanırsak yandık! İşlerimiz aksayacak, yataklara düşeceğiz, bir yığın ilaç kullanmak zorunda kalacağız. Birkaç haftadır soğuk algınlığıyla nasıl başa çıkabileceğimiz konusunu inceliyoruz. Önemli olan yakalanmamak ya da hafif bir şekilde atlatmak... Daha da önemlisi gereksiz yere antibiyotik kullanarak dirençli mikroplar gelişimine katkıda bulunmamak. Bu amaçla belirli program dahilinde kullanılacak ilaçlarla bağışıklık sisteminin desteklenmesinin en akılcı yaklaşım olacağından bahsettik. Eczaneden alacağımız beta glukan’ın ve ekinezyanın bu amaçla kullanımının yararlarını vurguladık. Geçen hafta sonu bir ilaç fabrikasının yeni açılan tesislerini gezmeye gittik. Yol boyunca yanımda soğuk algınlığına yakalanmış öğretim üyesi arkadaşım oturuyordu, ‘Yandık’ dedim içimden, yarın ben de hastalanacağım herhalde. Eylül ayında bağışıklık sistemimi güçlendirecek kürümü uyguladığım halde, eve dönünce hemen ekinezya kürüne başladım ama her zaman kullandığımın iki misli miktarda ve sadece bir hafta süreyle. Neyse hastalığa yakalanmadan atlattım.

Soğuk algınlığına karşı kullanılabilecek bir başka seçenek ise umckaloaba, hem bağışıklık sistemini destekleyici hem de soğuk algınlığı enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmalar üzerinde antibiyotik benzeri etkisi bulunan ve eczanelerde satılan bir bitkisel ilaç. Güney Afrika sardunyası (Pelargonium sidoides) ya da yerel adıyla umckaloaba bitkisinin standardize edilmiş kök özütü formülleri (EP 7630) ile yürütülmüş bilimsel klinik çalışmalarla soğuk algınlığı, üst solunum yolu enfeksiyonlarında belirgin bir yararı bulunduğunu ortaya koyuyor. Klinik çalışmalar gerçekten yüksek bir hasta (erişkin veya çocuk) sayısı üzerinde yürütülmüş; akut bronşitte 2 bin 317 ve akut tonsilofarenjitte bin 345 hasta üzerinde çoğunlukla bir haftalık uygulama yapılmış.

YAN ETKİLERİ AZ
İlaç bağışıklık sistemini uyararak virüsler üzerinde etki gösterirken bir yandan da soğuk algınlığında vücuda yerleşen fırsatçı bakteriler üzerinde orta kuvvette etkiye sahip (antibakteriyal). Çocuk ve gençler (1-19 yaşları arasında 166 hasta) üzerinde yapılan çalışmalar, ilacın erken uygulanmaya başlanması ile bir haftalık tedavi süresi sonucunda antibiyotik kullanımına gerek kalmadan soğuk algınlığı şikayetlerini (öksürük, ateş) hafifletebildiği ve sekonder enfeksiyon gelişimi riskini önemli ölçüde önleyebildiğini gösterilmiş.

Akut bronşit hastalarında yürütülen klinik çalışmalarda değerlendirmeye alınan; öksürük, balgam, öksürük sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı (bronşit şiddet skoru) gibi şikáyetlerde belirgin azalma gözlenmiş. Erişkinlere önerilen miktar bir hafta süresince günde üç defa 30 damla, 6-12 yaş arası çocuklarda 20 damla ve 6 yaş altı çocuklarda ise 10’ar damlaya indiriliyor. Yeni yapılan bir klinik çalışmada ise 468 yetişkin, bronşit şiddet skorunun yanı sıra ‘işe gidebilme durumu’ da değerlendirmeye alınmış; uygulamanın başlangıcında işe gidemeyenlerin oranı yüzde 67 iken, bir hafta sonunda umckaloaba verilenlerde yüzde 16, boş ilaç verilen (plasebo) grupta ise yüzde 43’e inmiş. Yapılan klinik çalışmalarda yan etki bakımından hasta ve hekim memnuniyeti yüzde 95-98 civarında bulunmuş. Umckaloaba uygulanan hastalarda yan etki şikáyeti yüzde 8,5 civarında iken, bu oran boş ilaç (plasebo) verilen hastalarda yüzde 7 civarındadır. Yani yan etkisi yok denecek kadar az.

Soğuk algınlığından korunmanın akılcı yolu
Eskilerin ‘Testi kırılmadan önlemini almak’ diye bir deyişi vardır. Geçen hafta da belirttiğimiz gibi, soğuk algınlığına yakalandıktan sonra etkili bir tedavi uygulamak zor. Bu nedenle, benim en çok üzerinde durduğum konu koruyucu tedavilerdir. Koruyucu tedavilerin sadece ilaç uygulamaları olarak düşünülemeyeceğinin sanırım hepimiz farkındayız. İyi ve dengeli beslenme, kalabalık alanlarda daha dikkatli olmak ve grip aşısı uygulanması akla gelebilecek akılcı önlemler arasında sayılabilir. Peki, doğal ilaçlardan yararlanmak istiyorsak neler önerilebilir?

Bağışıklık sisteminin desteklenmesi kanımca soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklardan korunmak için ilk olarak akla gelebilecek önlemler... Doğa, bağışıklık sistemini destekleyici etkiye sahip çok çeşitli seçenekler sunuyor. Ancak öncelikle bir hususu aklınızda bulundurmakta yarar var. Bağışıklık sistemi üzerinde etkili olan ilaçların gelişigüzel bir şekilde uygulanması son derece sakıncalı. Özellikle bağışıklık sistemi işlevlerinde bozukluk ya da yetersizlik olan kişilerde (multiple skleroz, lökozis vb.), bağışıklık sistemini destekleyici ilaçların kullanılması yarar yerine zarara yol açabiliyor. Yani bu ilaçları ‘iki ucu keskin kılıç’ olarak kabul etmek gerekir. Bilinçli ve akılcı kullanım önemli.

ETKİSİ DEĞİŞİYOR
Özellikle Eylül-Ekim ve Şubat-Mart aylarında, yani mevsim dönümlerinde 4-6 haftalık süreçlerle alınacak bağışıklık sistemi ilaçlarının, soğuk algınlığı ve grip gibi enfeksiyonlardan korunmada son derece yararlı olabileceği biliniyor. Burada ‘olabileceği’ gibi kesin olmayan bir ifade kullandığıma dikkatinizi çekmek istiyorum. Çünkü bağışıklık sistemini destekleyici ilaçlar, kişiden kişiye ve aynı kişide de duruma göre değişebilen farklı cevaplar verebiliyor. Mesela bir yakınınıza iyi gelen bir ilaç sizde aynı derecede etkili olmuyor ya da daha önce çok iyi cevaplar aldığınız ilaç bu defa etkisiz kalabiliyor. Bu tamamen kişisel ve kişinin de o dönemdeki durumuyla ilgili. Bu nedenle modern tıpta soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlardan korunmak için önerilen ve bağışıklık sistemini destekleyen çoğu ilaç ‘etkisiz’ diye kabul ediliyor.

Bu tip bilimsel çalışmaların sonuçları değerlendirilirken göz önüne alınması gereken başlıca kriter, bir önceki döneme oranla ilaç verilen dönemde tekrarlayan enfeksiyon sayısıdır. Mesela bir önceki yıl ilaç kullanılmadığında altı defa soğuk algınlığı veya gribal enfeksiyona yakalanan kişi, ilacı uygun dönemlerde ve uygun miktarda kullandığında (yani mevsim dönümlerinde) üç defa yakalanıyorsa; ‘İlaç yüzde elli etkilidir’ diye kabul edilmelidir. Bir ilaç için bu kabul edilebilir bir oran. Hiçbir ilaç herkese yüzde yüz etkili değil. Bağışıklık sistemini destekleyici hangi ilaçların kullanılması daha yararlı olabilir, bunu da önümüzdeki hafta inceleyelim.
bu yazıya yorumun

Yorum Gönder

Blogger