üst banner(728x90)

Bahar yorgunluğuna karşı doğal reçete

DİYETİSYEN SEVİL NAS CAN*

Bahar geldi ama yorgunluğunu da getirmeyi ihmal etmedi. Halsizlik, bitkinlik, eklem ağrıları, dikkat eksikliği vb. yakın çevremizdeki herkesin şikayeti. Beslenmenizde yapacağınız bazı değişikliklerle bahar yorgunluğunu üzerinizden rahatça atabilirsiniz.

Mevsim dönüşümlerine bağlı olarak metabolizma ve hormonlar üzerinde görülebilen değişimler, bazı kişilerde zihinsel ve bedensel farklılıklara yol açabiliyor. Bahar ayının gelişi kimimize enerji ve canlanma hissi verirken; kimimizde de halsizlik, yorgunluk hissi, eklem ağrıları, uykuya eğilim, mutsuzluk ve dikkat dağılımı gibi sıkıntılara sebep olabiliyor. İşte size beslenmenizde yapacağınız bazı değişikliklerle bahar yorgunluğunu üzerinizden rahatça atabilmeniz için birkaç basit tavsiye:

Bahar aylarında hangi vitaminlerin önemi artar?

* Baharda artan stresi azaltmak için B grubu vitaminleri yönünden zengin gıdaları tüketmeliyiz. Tam tahıllı ekmekler, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, et ve süt ürünleri gibi...

* Antioksidan vitaminler vücudumuzun zararlı çevresel etkilere karşı koruyuculuğunu artırır. C vitamini, E vitamini, A vitamini, selenyum ve çinko, güçlü antioksidan özelliğe sahip vitaminlerdir.

* C vitamininden zengin besinler arasında maydanoz, biber, turunçgiller, soğan, kereviz, brokoli, çilek ve kiviyi sayabiliriz.

* A vitamininden zengin besinler şunlar: Balık, yumurta sarısı, kırmızı et, süt, yoğurt, havuç, kayısı, tatlı kabak, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, tere, maydanoz, dereotu ve roka.

* E vitamininden zengin besinler: Bitkisel yağlar, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve kepeği ayrılmamış un.

* Selenyumdan zengin besinler: Balık, deniz ürünleri, etler, tahıllar, yumurta, brokoli, lahana, kereviz, soğan-sarımsak, mantar ve turp.

* Çinkodan zengin besinler: Etler, balık, süt, peynir, yumurta, deniz ürünleri, yağlı tohumlar, kuru baklagiller, kepekli tahıl ürünleri ve mantar.


Gerekli vitaminleri almak dışında beslenmemizde dikkat etmemiz gereken hususlar neler?

* Öğün sayımızı artırmak, sindirim sistemimizin zorlanmaması için çok önemlidir. Öğün araları 2,5-3 saat olmalı, uzun süre aç kalınmamalı ve yemeğe birden yüklenilmemeli.

* Günlük sıvı tüketiminin artırılması, baharda değişen hormonal ve çevresel etkilerin vücudumuzda yaratacağı ödemi (şişkinliği) azaltacağından oldukça önemlidir. Günde 10-14 bardak arası su tüketmeliyiz.

* Kola ve kahve gibi kafein içeriği yüksek içecekler ve alkol tüketimi, stresi ve vücuttaki ödemi artıracağından uzak durulması gereken içeceklerdir. Onların yerine su, az tuzlu ayran, yarım yağlı süt ve taze sıkılmış meyve sularını tercih etmeliyiz.

* Aşırı tuz tüketimi vücutta su birikimini ve yorgunluk hissini artırabileceğinden, fazla tuz tüketiminden kaçınmalıyız.

* Hafif yürüyüş ve sporlar hormonal dengeyi artıracağı, metabolizmamızın hızlanmasında ve ödemin atılmasında faydalı olacağı için mutlaka düzenli olarak yapılmalıdır.

* Ağır karbonhidratlı ve yağlı yiyecekler (hamur işleri, şerbetli tatlılar, fazla miktarda pilav, makarna, ekmek, kızartma, kavurma vb.) tüketimi uyku ve yorgunluk halini artıracağından ölçülü tüketilmelidir. Bunların yerine kepekli ve tam tahıllı yiyecekler, sütlü tatlılar, haşlama, fırın ve ızgara tarzı yiyecekler tercih edilmelidir.

***Bahar beslenmeyi nasıl etkiliyor?
Baharın gelmesiyle birlikte birçoğumuz kilo verme telaşına düşeriz. Kısa sürede olağanüstü etkili diyetleri, ilaçları veya bitkileri denemeye başlarız. Uzun zamanda alınan kiloları 1-2 ay içinde vermeye çalışmak, bilinçsiz ve dengesiz diyetler uygulamak, sağlığımız üzerinde zararlı etkilerinin yanı sıra, metabolizmada yavaşlamaya, bağışıklık sisteminin düşmesine, halsizlik, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu gibi birçok sıkıntıyı yaşamamıza sebep olur.

Hangi yiyecekler yenilmeli?

Bahar aylarındaki beslenmede dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri; besinleri mevsiminde, taze ve hormonsuz olarak yemektir. Meyvelerin gelişimi ve üremeleri için çok düşük dozlarda kullanılan hormon içeren ilaçlar insan sağlığını fazla etkilemiyor. Ancak meyve ve sebzelerin hızlı ve fazla büyümesi ve verimini artırmak için yüksek dozlarda ve bilinçsizce kullanılan hormon ilaçları sağlığımızı riske sokabiliyor. O yüzden alışverişlerimizde mevsimine göre çıkan besinleri tercih etmeliyiz ve bunları taze olarak pişirip tüketmeliyiz.


Meyve ve sebzelerin tazeliğinden nasıl emin olabiliriz?

Domates: Domates kesildiğinde içi fazlaca boşsa, meyvenin ucunda sivri çıkıntılar varsa ve yuvarlak yapısından farklı bir şekle sahipse, hormonlu olduğundan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca hormonlu domatesler dik kesildiğinde ortasında beyaz ve sert bir tabaka olur.

Salatalık: Şekilsiz, bir ucu kalın, bir ucu incedir. Yan yana yapışık olmamasına dikkat edin. İçleri adeta sünger gibi, çekirdek evi de koftur.

Biber: Aşırı büyük ve etli görünür. Çekirdek etrafı boş, etli kısmı da domatesteki gibi beyaz ve serttir.

Patlıcan: Şekli bozuktur. Kenarında şişlikler görülür. Yan yana yapışıktır. Etli kısmı sünger gibi kof olur.

Patates: Şekilsiz ve yumruları birbirine yapışıktır. Aşırı gübre ve hormon kullanılırsa içinde kararmalar görülür.

Çilek: Aşırı büyük, çift yapışık ve içleri boştur.

Karpuz: Hormonlu karpuzların çekirdek evleri boştur. Yendiği zaman aşırı nişasta kokusu verir.


*Medical Park Fatih Hastanesi beslenme ve Diyet Uzmanı


Tepkiler:

Yorum Gönder

Blogger