1.03.2015 - 1.04.2015

Uyarı: ABD deki üreticinin yapmış olduğu son klinik çalışmalardan sonra verilere dayanarak tüm ülke çapında sibutramine üretimini durdurma kararı alındır ve tüm sibutramine etken maddeli ilaçlar toplatıldı. Sebebi sibutramin alan insanların kalp kaslarında düzensizlik oluşması ve ani kalp krizi riskleri tamamında safra taşı oluşumu. Eğer şuan sibutramine etken maddeli bir ilaç tüketiyorsanız hemen kullanımı bırakın ve başka bir yöntem üzerinde çalışın... 

Sbutramine etken maddeli zayıflama ilaçları neden kullanıldı:

Sbutraminin kimyevi dizilişi
Bu etken madde düşük kalorili diyetler ve egzersiz ile birlikte yağ yakıcı olarak kullanıldı. Özellikle iştah azaltmak için beyindeki iştah kontrol merkezlerine etki ederek kullanılıyordu. Şuan üretimi ve satışı tamamen yasak lakin ülkemizde konunun ehemmiyetini bilmeyen bir çok kişi faturasız olarak merdiven altı tabir edeceğimiz. nekadar sibutramin etken madde içerdiğini dahi bilmediğimiz hem ticari hemde sağlık yönünden güvenilmez insanların ürettiği bir sürü kapsülü piyasaya sokup insanların kullanımına açmaya devam etmektedirler. Biber hapları, FX15ler LW60 90 lar Maurersler vb tamamı bakanlık tarafından yasaklanmış toplatma kararı alınmış bu ürünlerin kontrolü sahada bir türlü yapılamamaktadır. Ve satan arkadaşlar ne sattıklarını dahi bilmeden sonuç odaklı "kilo veriyor sonuçta" gibi basit cümleler ile kendi cahilliklerini muhatabına atfetmektedirler.

Bu etken madde hakkında wikipediada paylaşılan bazı bilgiler şunlardır. Bu bilgilerden sonra ürünün bir sürü ilaç etkileşimini sizler ile paylaşacağız.

Sibutramin tedavisi ile kalp hızı ve/veya kan basıncı artışları arasında bağlantı vardır. Bu nedenle, tedaviye başlanmadan önce ve sibutramin tedavisi sırasında hastaların kan basıncı ve nabızları düzenli aralıklarla izlenmelidir. Sürekli ve klinik olarak anlamlı kalp hızı ve kan basıncı yüksekliği olan hastalarda sibutramin dozu azaltılmalı veya tedavi kesilmelidir. Sibutramin, yeterince kontrol altında olmayan hipertansiyonlu hastalara dikkatle uygulanmalıdır. Ayrıca sibutramin, koroner arter hastalığı, konjestif kalp yetmezliği, aritmi veya inme geçirmiş olan hastalarda kullanılmamalıdır. Sibutramin dar açılı glokomu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Sibutramin ile pulmoner hipertansiyon arasında bir bağlantı bulunmamakla birlikte sinir uçlarından seratonin salınmasına neden olan sibutramin etkisinden farklı bir mekanizma sergileyen bazı merkezi etkili zayıflama ajanları ile seyrek ama fatal bir hastalık olan pulmoner hipertansiyon arasında bağlantı vardır. Epilepsi hastalarında dikkatle kullanılmalıdır. Şiddetli renal yetmezlik veya hepatik disfonksiyonu olan hastalarda sistematik çalışmalar yapılmadığından, bu grup hastalarda sibutramin kullanılmamalıdır. Nedensel bir ilişki kurulmamış olmakla birlikte kanamaya eğilimi olan hastalarda hemostaz veya trombosit fonksiyonunu etkilediği bilinen ilaçları eş zamanlı olarak kullanan hastalarda dikkatli olunması önerilir. Sibutramin tedavisine başlamadan en az iki hafta önce MAOI tedavisi kesilmiş olmalıdır. Sibutramin, nöbet geçirmiş olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Kilo kaybı, safra taşı oluşumuna neden olmakta veya safra kesesi taşı oluşumunu şiddetlendirmektedir. Sibutramin ile tedaviden önce, tedavi edilmeyen hipotiroidizm gibi obezitenin organik nedenleri ortadan kaldırılmalıdır. Sibutraminin gebelikteki güvenliliği bilinmemektedir ve bu nedenle sibutraminin hamile hastalarda kullanılması önerilmemektedir. Hamile kalma potansiyeli olan kadınlar sibutramin kullanırken uygun bir doğum kontrol yöntemi uygulamalıdır. Sibutraminin anne sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden emziren hastalara sibutramin verilmesi önerilmemektedir.

Zayıflama hapları temsili resim

Sbutraminin bazı tesbit edilmiş yan etkileri

Baş ağrısı, iştah değişikliği, kabızlık, mide ekşimesi, ağızda kuruluk, sırt ağrısı, sinirlilik, uyku bozukluğu, burun tıkanıklığı grip benzeri septomlar, aşırı ağrılı adet dönemleri, 


Bazı yan etkileri daha ciddidir.

Aşırı kalp atışları çarpıntı halleri, Göğüs ağrısı, aşırı heyecan, mide bulantısı mide ağrısı kusma, devamlı huzursuzluk,kaygı, Depresyon, sermemlik, bayılma, Kas sertleşmesi, Kramp nibetleri, Titreme, Aşırı terleme, göz bebeklerinde büyüme, Görmede değişiklik, Kurdeşen, Yüz boğaz dil eller ayaklar ve bacaklarda şişme, Alışılmadık kanama ve morarma. 

Bu ürüne ait dünya sağlık örgütünün ilaç izleme komitesine onbinlerce şikayet bildirilmiştir  http://www.fda.gov/Safety/MedWatch  buradan kontrol edebilirsiniz

Doz aşımı durumlarında ciddi ve ani komplikasyonlara sebep olabilir ve kalpte problem oluşturma olasılığı oldukça yüksektir. Amerikada meridia ismi ile satılan bu ürün 2012 yılından beri satışı durdurlmuş ve toplanmış ürünler listesindedir. Avrupada ki ve ülkemizdei ismi reductildir. Hatta şuan reductil üretimi durmuş olmasına rağmen Türkiyede Ve Avrupada çakma olarak internette satılmaktadır. 

Buradan internette satış yapan,, Aktar, Ve Eczacı arkadaşlarımıza sesleniyorum bu bilgilerden sonra Tezgah altından veya bir sürü isim oyunları ile çakma bakanlık onay numaraları ile tezgahınıza gelmiş bu ürünleri insanlara satmayalım ve bir çok sağlıksız durumun oluşmasında üretenden sonra ikinci aktör olmayalım.Kaş yaparken göz çıkartanlardan eylemesin bizi Yüce yaratan İnşallah.

BEBEKLERDE GAZ RPOBLEMİNE GENEL BAKIŞ

Bir çok ebeveyn özellikle erkek evlat sahipleri çok sıklıklı bebeklerde gaz problemleri için bazı bilindik bitkilerden yararlanırlar. En önemli örnek rezene anason bitkileri.. Bu yazımızda gelenekten kopup gelen belki 100-200 yıldır uygulanan tariflere yer vereceğiz.

Evveliyatla anne olmak her vakit sabır ve bilinç gerektirir. Annelere ve Anne adaylarına tavsiyemiz Bir sorunla karşılaştıklarında serinkanlı olmalarıdır. Ve özellikle bebeğinizin sağlığını eczanelerde ve antibiyotiklerde aramamanızı tavsiye ederiz.. Azıcık bilinç ve bilgi ile bir çok bebek sağlığı probleminin üstesinden kolaylıkla gelebilirsiniz. Unutmayın bebekler dünyanın en sinirli varlıkları özellikle gaz problemleri beslenme kaynaklı olduğu kadar sinirselde. problem gıdaların gaz yapmasında değil bebeğin ogazı çıkartamamasında.. Size bu konuda engin bir tecrübe aktarmaya çalışacağız inşallah yazımızdan güzel istifade edebilirsiniz...

Gaz probleminde bebeğe yapılacak masaj çeşitleri resimdei gibi uygularsanız çok olumlu
sonuçlar alırız. 
Halk arasında bebeklerdeki gaz probleminin bir çok sebebi sayılmaktadır. Genellikle anne sütünden kaynaklandığı söylenmektedir. Anneye gaz yapan bir çok şeyin bebeğede yapacağı düşünülmektedir. Örneğin marol, lahana, turp , nohut, kurufasülye gibi. Lakin bu her bireyde değişkenlik arzedeceği için böyle kesin bir liste yapmanın mantıksızlığıda ortaya çıkmaktadır. Dinlediğimin bini aşkın annede bazı ortak meyve sebzeler olmakla beraber çok farklı alakasız meyve sebze ve çorbalarda mevcuttur. Bu konuda internette gezinti yapıp bir çok gıdadan kendinizi mahrum etmenizi tavsiye etmeyiz zira annenin kalitesiz beslenmesi bebeğin bağışıklık sistemi üzerinde oldukça olumsuz etkileri vardır. Tüm vitamin grupları bir çok protein ve karbonhidrat alınması gerekiyorki anne sütü kaliteli olabilsin. Buda gaz yapar dediğimiz besinleri oldukça sınırlandırmamız gerektiği manasına gelmektedir. Bu konuda Bir diyetisyen kadar duyarlı olunki Bebeğinizin sağlığı hep korunuyor olsun. Unutmamak lazım gaz problemi besinlerden belki %20 oranında ortaya çıkmakla beraber esas proble aşağıdaki gibidir.

Bebeklerin yaklaşık yüzde 20 sinde, 3 hafta - 4 ay arasında görülen, sıklıkla akşamları, durdurulamayan ağlama nöbetleri şeklinde kendini gösteren ve kolik diye adlandırılan durumun esas nedeni çok iyi bilinmemektedir.

Bazı teoriler vardır: 
 Davranışsal: Bebeği beslerken doğru pozisyonda tutamamak ve böylece çok hava yutmasına sebep olmak, besledikten sonra gazını iyi çıkaramamak
Organik: Karbonhidrat sindirimindeki yetersizlikler, barsak hareketlerini sağlayan sinir sisteminin henüz yeteri kadar gelişmemiş olması, mideden yemek borusuna kaçaklar
Psikolojik: Anne ve babanın acemiliği ve buna bağlı huzursuzluğu, annenin doğum sonrası depresyonu, stres, bebeğin dışarıdan gelen ses, görüntü, hislerle baş etmeyi becerememesi gibi etkenler sorumlu tutulmaktadır. Ancak genel eğilim, bunun kendiliğinden 3–4 aylıkken geçecek bir gelişim süreci olduğunu kabullenmek yönündedir.

Gelelim dışardan alacağımız takviyelere. 
Bir çok aile doktorların yazdığı damlalar veya bebek çaylarını kullanmaktadır. Unutmayın bitki kalitesi bu konuda oldukça önem arzeder. Bun rağmen geçmeyen şikayetlerde bitkileri granül olarak almanızı tavsiye ederiz mesela

100 gr rezene 100 gr anason birbirine karıştırılarak ve 8-10 dk kısık ateşte kaynatılarak uygulanmalıdırki tam faide sağlayabilsin yoksa süzen poşet çayları çok fazla kaynatma şansımız olmamakla beraber dolum tarihleri oldukça fazla önem ihtiva eder. Birinci tavsiyemiz budur. kesinlikle bu bitkiler kaynatılmalı demlenerek tüketilmemelidir. Bunun üzerinde çeşitli tv programlarında oldukça durmuştuk zaten kök bitkilerin kullanımı yaprakların tohum bitkilerin ve bitki çiçeklerin kullanımı vs Ayrıntılı bilgi için sitemizi daha fazla karıştırmanızı tavsiye ederiz

ikinci olarak amasya merzifon yöresinin 100 yılı geçkindir kullandığı topalak denilen toz. Topalak bitkisi diye adlandırılan şey muskat cevizi ham nöbet şekeri ile ezilmesi sonucu oluşan bir karışım özellikle bebeklerde mükemmel sonuç verdiğini söyleyebiliriz. Yapımıda oldukça basit olan bu tarifin tozunu almamanızı tavsiye ederim kendiniz görerek aktara yaptırınız. 3 Adet muskat cevizi 65 gr nöbet şekeri ile birlikte toz haline getiriliyor. ve bebeklere günde bir kaç defa veriliyor 100 yıldır kimsenin herhangi bir yan etki görmemiş olması hala burada bunun çok yaygın kullanılmasına vesile oluyor diyebiliriz

Bebeğin ayak tabanına resimde görüldüğü gibi uygulanmalıdır.

üçüncü yönte ev yapımı acı elma balsamı. 

Bu konuda size tavsiyem balsamı ya kendiniz yapın yada uzman bir aktara yaptırın yapımı basit. 
10 gr bal mumu 
20 ml katı hindistan cevizi yağı
20 ml adaçayı (acı elma yağı)
20 ml rezene yağı

cam bir kavanoza koyup sıcak suyun üzerin bırakın ve bal mumu ile hindistan cevizi yağı eridiğinde tahta bir karıştırıcı ile karıştırın ve donmasını bekleyin bebeğinizin ayak tabanına ve göbek çevresine bu kremle masaj yapın sabah kalktığında vegece yatmadan

Bebeğinizdeki gaz problemi ile baş edemedi iseniz bebe paketi içeriğinde 100 gr topalak acı elma balsamı ve bebe çayı ile birlikte 69 tl sipariş için web sayfamızın alt sağ köşesindeki whatsapp ikonuna tıklayarak bize direk yazabilirsiniz. 

Şimdilik bu kadar Allah şifa versin

KIZILCIK SUYUNUN SAĞLIĞIMIZA FAYDALARI

Kızılcık diye bildiğimiz meyve crenberry veya karadeniz halkının kullandığı ortak isimle kiren sağlık için nüvesinde binbir şifayı barındırır. Yurdumuzun nerde ise tüm bölgelerinde yetişebilen bu meyve türü ham yabani dağ bitkisi olarak hemde kültürlü bahçe meyvesi olarak topraklarımızda sıklıkla görülür. Yazın mevsiminde köylü kardeşlerimizin ilaç değmemiş yabani ortamından dağlardan toplayıp pazarda getirdiklerini görürseniz bütçeniz elverdiği ölçüde 5-10 kg alın ki kış boyu şifa kaynağı tariflerimizin bir çoğunu uygulama şansınız olsun..

Halk arasında bilinen faydaları ile kiren (kızılcık) meyvesi idrar yolu enfeksiyonları, Böbrek taşı(bu konuda klinik araştırmalarda iki ayrı veri var faydalı olduğunu söyleyen araştırmalarda mevcut faydalı olmadığını söyleyen araştırmalarda) Kanser kalp hastalıkları, Diş plağının neden olduğu mide bozuklukları, Diyabet, diş eti rahatsızlıklarında faydalıdır.

Kızılcık çok yönlü bir meyvedir.. Benim ideal yeme şeklim tam olgunlaşmamış meyveleri mevsiminde bir miktar kaya tuzu ile birlikte mayhoş tüketmet tarzında ama çok yönlü olduğu için tüketim türevleride oldukça geniş.. Mesela marmelat yapılabiliyor.. Köyümüzde özellikle anneannemin yöntemi ile ekşisi yapılabiliyor. şurubu yapılabiliyor. suyu çıkartılabiliyor.. Hayatımıza bir şekilde entegre edebileceğimiz çok sağlıklı bir meyvadan uzak yaşadığımızı düşünüyorum.. Zaten ekşi kültürü bir narda kaldı halbuki koruk, erik, elma, kzılcık sumak, ayva, vb ekşiler kışın bakterinin başlıca düşmanları.. Sonra eskiden bu kadar hastalık yoktu şimdilerde mille hastalıktan kırılıyor deriz. Ama düşünmemiz gereken şey eskiden beslenme farklı idi şimdi ne değişti olmalı bence.

KIZILCIK MEYVESİNİN BESİN DEĞERİ
Kızılcık suyu iyi bir antioksidandır. C vitamini bakımından gleborudan çok daha zengindir. Salisik asit içerir.Bir kupa bardağı kızılcık suyu sadece 45 kalori içerir. Mineraller açısından Kalsiyum, magnezyum, demir , fosfor, sodyum, potasyum, çinko içerir. Ayrıca tiamin, riboflamin, niasin gibi B vitamini grublarınıda içerir, B-6 (alfa tokeferol), Ve K vitaminide vardır.

KIZILCIĞIN SAĞLIK YÖNÜNDEN FAYDALARI
İDRAR YOLLARI ENFEKSİYONUNA FAYDALARI: Yapılan klinik çalışmalar göstermiştirki kızılcık suyu bakterilerin yüzeylere bağlanmasını engellemektedir. Bakteriler yüzeylere bağlanıp  Biyofilm denilen yoğun bakteri kümeleri oluştururlar. Buda rahatsızlığın iyileşme süresini oldukça uzatır.

ANTİ TÜMÖR ETKİSİ:
Anti tümör etki meyvenin içindeki polifenoller sayesinden olmaktadır. Özellikle NCIB de yayınlanan klinik verilere göre günde 200 ml kızılcık suyu veya 250 gr meyva tüketimi: Akciğer, meme, kolon, prostat, ve diğer kanserli tümerlerin yayılmasını inhibe ettiği görülmüştür.

KARDİYO VASKULER SAĞLIK:
Kızılcık içerisindeki flavinoidler sayesinde kalp rahatsızlığı riskini düşürmeye yardımcı olabilir. Ateroskleroz Atardamarları arterleri etkileyen bir hastalıktır.  Orta boy ve büyük arterlerde görülen "aterom" veya "plak" olarak adlandırılan yapısal bozukluklardan (lezyonlardan) oluşur. Aterom, hangi safhada olduğuna bağlı olarak çeşitli yapılar barındırabilir. Bu rahatsızlık vücudun belli bölümlerine oksijen bakımından zengin kanın yeteri miktar geçişini önlerve Kalp krizi felç gibi ölümcül sonuçlara yol açabilir.. Ama şifa kaynağımız burda kızılcık suyu günde bir bardak için.. 
Antioksidan özelliği sayesinde ateroskleroz tehdidini azalttığı düşünülmektedir.

Yeni yapılan araştırmalar göre kızılcığın diş çürüklerini önlediği tesbit edilmiştir. Proontosiyanidin denilen diş sağlığını ciddi orada koruyan bir bileşene sahiptir. Özellikle Plak üretimini engellediği ve dişleri koruduğu tesbit edilmiştir 

SOLUNUM ENFEKSİYONLARINI ENGELLEME
YineNCBI verilerine göre kızılcık suyu solunum enfeksiyonu influenza yı inhibe ettiği saptanmıştır özellikle çocularımıza kış boyu herkün bir bardak içirmeliyiz. 

Kızılcık suyu doğal bir kalsiyum kaynağıdır. Özellikle bayanlarda osteaproza yakalanma riskini azaltır. 

Kızılcık ile alakalı çalışmalarımız burada son bulmuyor özellikle haziran temmuz ayında yukarıda yazdığımız ekşi ve marmelatlarımızın nasıl yaıldığını video ve fotoğraflarla size anlatacağız şimdilik sağlıcakla kalın
Hr. Adnan Yıldırım

ivythemes

{facebook#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {twitter#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {google-plus#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {pinterest#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {youtube#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {instagram#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget