01.01.2016 - 01.02.2016

1 0-2 Yaş arası 1 2-6 yaş arası 4 6-12 yaş arası sağlık 1 ADHD 1 adnan yıldırım nasıl zayıfladı 1 afrika bitkileri 11 afrodizyaklar 1 Agaricus Bisporus 2 agaricus mantarı 1 Agaricus Subrufescens 1 agarwood 1 agave şurubu 1 Aglaia odorata 1 Agrocybe Aegerita 2 ağaç sakızları 1 ajowan tohumu 1 ajwaini bishop 4 akciğer hastalıkları 1 akça ağaç 1 Albizia 1 Alchemilla vulgaris 2 alerjik rinit 1 alkanma 1 Allamanda cathartica 2 alternatif tıp 2 alzheimer 1 Alzheimer hastalığı 1 amaranth 1 amerikan ginsengi 3 anason 3 anason nedir 2 anasonun faydaları 1 Andrographis 32 anne bebek 2 anne sütü çayı 7 anti aging 3 anti bakteriyel 2 apiterapi 2 arı poleni 5 arı sütü 3 arı ürünleri 8 aromaterapi 13 aromatik bitkiler 2 aromatik yağlar 1 Aslan pençesi 1 aslan yeleği mantarı 1 aspen kabuğu 4 astım bronşit 1 astragalus 4 ayuverdik bitkiler 1 Badem mantarı 1 bağırsak çalıştıran bitkiler 2 bağırsak iltihaplanması 4 bağırsak solucanları 4 bağırsak şeritleri 1 bağırsak yaraları 1 bağışıklık güçlendirici 4 baharatlar 6 bal 1 bambu mantarı 1 basur 4 bebek sağlığı 3 bel ağrısı 1 beyin hastalıklları 2 bitki çekirdekleri 1 bitki zamkları 48 bitkilerin ilaçlar ile etkileşimleri 13 bitkilerin kullanım dozajları 45 bitkilerin yan etkileri 12 bitkisel banyolar 25 bitkisel caylar 6 bitkisel kokular 32 bitkisel macunlar 59 bitkisel maskeler 1 bitkisel sular 67 bitkisel yağlar 3 boyun ağrısı 3 böbrek 1 bronşit 1 burclar 1 candidia 1 castor oil 1 castor yağı 1 chaga mantarı 134 cilt bakimi 3 cilt hastalıkları 15 cilt lekeleri 24 cilt temizligi 23 cilt tipleri 28 cinsel saglik 26 cinsellik 1 Cordyceps 1 coriolus 1 çiğdem türleri 1 çin geveni 13 çocuk sağlığı 1 çölyak 1 DEHB 10 dekolte bakimi 2 deniz yosunları 8 deprasyon 1 depresyon 3 detoks 2 dikkat eksikliği 1 dilara kocak 6 dis ve agiz bakimi 1 diş sağlığı 1 diüretik 5 diyabet 77 diyet listeleri 8 diyet yemekler 2 diz ağrısı 96 dogal saglik 54 dogal tedavi 3 doğal antibiyotik 7 egzama için krem 5 egzama nedir. egzama nasıl tedavi edilir. egzama için şifalı bitkiler 12 egzama tedavisi 4 egzamadan kurtulma yolları 15 egzersiz 2 eklem rehatsızlıkları 24 el ayak tirnak 1 enokitake mantarı 26 erdem yesilada 6 erkan topuz 8 erkek bakim 13 erkek saglik 1 erkekler özel ürünler 3 esansiyel yağlar. 7 esra tüzün 6 ev yapımı 1 faranjit 1 farmakoloji 1 filizlenmiş bitkiler 1 ganoderma 6 geleneksel tıp 1 gıda takviyeleri 3 ginseng türleri 1 glokom 11 goz cevresi bakimi 1 göğüs büyütücü 1 göz hastalıkları 9 gribal enfeksiyon 8 grip 4 gul ile guzellik 20 hamilelik te bakim 14 hamilelikte beslenme 1 hasan insel 1 hayıt tohumu 1 hazımzıslık 1 hemoroid 99 herbalist adnan yildirim 1 herpes 1 herpes simpleks 1 hindi kuyruğu mantarı 1 hint yağı 1 hiperaktivite 5 homemade remedie 2 hormonlar 1 hsv 1 hububat 4 ibn-i sina 2 ibs 5 idrar yolları enfeksiyonu 3 influnza 1 insülin 1 ipek bitkisi 1 irritabl bağırsak sendromu 6 ishal 1 iştah artırıcı 2 jel bitkiler 1 jelatin 2 kabızlık 18 kadın sağlık kürleri 65 kadin saglik 1 kakule 16 kalca bacak 5 kalın bağırsak 4 kalori hesabi 36 kalp sagligi 1 kan 3 kanser 5 kansizlik 1 kar mantarı 4 karaciğer hastalıkları 1 katran 1 kemik kanseri 2 kemik sağlığı 12 kepek 2 kil 4 kilo almak 52 kilo verin 1 kistik fibrozis 2 koah 5 kolestrol 1 kordiseps mantarı 29 kök bitkiler 3 kuruyemişlerin faydaları 2 lupus 1 lupus tedavisi 1 maitake mantarı 2 mantar 5 meme kanseri 14 menopoz 58 meyve ve sebzeler 21 mide 3 mide-gaz 2 migren 27 mineral vitamin 1 moda aksesuar 13 mutlu evlilik icin 2 nezle 4 obezite 2 omega 3 1 osteaporoz 1 ödem atıcı bitkiler 8 öksrüğe şifalı bitkiler 4 öksürüğün nedenleri 5 öksürük 1 Ölmeyen hekimlerimiz 1 pankreas kanseri 1 performans artırıcı 1 Phallus indusiatus 1 Phellinus linteus 1 Pleurotus Pulmonerus 4 polen 1 Polyporus Umbellatus 1 poria mantarı 6 propolis 5 prostat 1 reçineli bitkiler 6 regl 1 reishi mantarı 1 rezene 7 romatizma 1 sa 2 sabit bitkisel yağlar 1 sabun 49 sac bakimi 5 saç dökülmesi 1 safra 1 safra hastalıkları 1 safra taşı 106 saglikli beslenme 103 saglikli zayiflama 1 sang huang mantarı 2 seboreik dermatit 6 sedef 11 selulit 1 shiitake mantarı 2 sibirya ginsengi 7 sifalı bitki kabukları 12 sifalı bitkiler 319 sifali bitkiler 32 sifali yaglar 2 siğil tedavisi 1 sindirim sorunları 6 sinir stres 2 Sistemik lupus tedavisi 1 sistit 20 sivilce ve akneler 6 siyah noktalar 1 SLE 1 sodyum aljinat 1 sodyum türeri 4 soğuk algınlı 1 sonbahar çiğdemi 7 stres 13 su ile guzellik 1 Suehirotake mantarı 10 süper gıdalar 1 süt çayı 1 şeker 1 şeytan tersi 1 şifalı bitki tozları 72 şifalı bitkiler. şifalı tohumlar 3 şifalı kokular 20 şifalı mantarlar 4 şifalı sebzeler 8 şifalı şerbetler 8 şifalı yemişler 3 tahıl grupları 1 tansiyon 8 temizleme sutleri 2 tenya 15 tıbbi mantarlar 2 tip 1 diyabet 2 tip 2 diyabet 3 tonik ve maskeler 3 troit 1 unfilanza 5 uykusuzluk 2 ülser 2 ülseratif kolit 2 vajinit 7 video 63 vucut bakimi 3 vucut ritmi 4 yara yanık 1 yorgunluk 3 zayıflama haplarının zararları 11 zehirli bitkiler

EV YAPIMI ÖKSÜRÜK ŞURUBU

Bir çoğumuz kış aylarında gerek bağışıklık sistemimizdeki yetersizlik gereksi viral enfeksiyonların bir şekilde bize bulaşması sonucu genelde üst solunum rahatsızlıkları yaşarız. Meşhur bir laf vardır gribal enfeksiyonlar ilaçla 7 gün ilaçsız bir haftada iyileşir diye. Son günlerde soğuklarında etkisi ile mağazamıza onlarca insan şifalı bitki kullanımı için bizden fikir almaya ve kış çaylarını denemeye geldiler. Özellikle belirtmeliyimki 4-5 klişe devamlı kabul görüyor ve faydalıda. ama bizim burada anlatacağımız hem lezzetli hem şifalı bir şurup taarifi. İlk önce klişelere ve faydalarına göz atalım

IHLAMUR AYVA YAPRAĞI
Çocukluğumun en güzel sahnelerinden biridir güzine sobanın üzerinde tıkır tıkır kaynayan ıhlamur demliği. tabi içinde ayva yaprağıda var. Dedem kış gelmeden ayva yapraklarını toplar 20-30 adetini saplarından bağ yapar ve bizim kuruluk diye tabir ettiğimiz tahılların olduğu kilere asarak kuruturdu. Tabi şimdiki kilerler gibi değil büyükçene bir odaydı ve tüm kışlıklar orada saklanırdı. 
Tarif: Size en yakın aktardan Ihlamur çiçeği veya yaprakları ile birlikte çiçeklerini alın bir çaydanlığa bir tutam atın ve 2 adet ayva yaprağı üzerinde soğuk suyu koyun ve kaynamaya başladıktan sonra ocağı en kısık ayara alarak 4-6 dk arası kaynamasını sağlayın sonra 10 dk deme bırakın ve gün içerisinde yudum yudum 4-5 bardak afiyetle için

ZENCEFİL BAL
En çok rağbet gören tarif diyebilirim. Zencefil muhakkak faydalı ama bu tarifteki bal her zaman muamma. Gerçek çiçek balı fiyatı hiç öyle 5 kavanozu 100 tl değil veya marketteki rakamlar gibi düşük. Benim Ailem 6 göbektir arıcılıkla uğraşıyor ve şu konuda sizlere net bir bilgi verebilirimki Ayçiçeğine girmemiş arının balının ortalama kg fiyatı 50 tl zira her kovvanda maksimum 12-14 kg arası bal oluyor eğer şeker olmaz ise hangi bitki örtüsü olursa olsun bizde mevsimler çok müsade etmiyor arı 5-6 ay çalışabilsin. 
Tarifi: İlk önce bal bu tarifte tatlandırıcı değil bunu öğrenmemiz gerekiyor. 30 gr zencefil 240 gr balda 5-6 dk karıştırılacak iyice bal zencefili yiyecek ve zencefilin özü bala çıkacak sonra çocuklarınıza beyinize hanımınıza afiyetle günde 3 tatlı kaşığı yedireceksiniz. aç veya tok olması farketmez

GÜLHATMİ ÇİÇEĞİ SÜT
İbrahim saraçoğlu söyledi diyemi bilmiyorum 40 yıllık tarif biraz daha rağbet görür oldu Lakin aldığınız gül hatminin bol çiçekli olmasına dikkat edin. Özellikle bitmeyen öksürüklerde boğazınızı yumuşatır ve biraz rahatlarsınız. 
Tarifi: 30 gr gülhatmi çiçeği 1lt sütte 2 dk kaynat ve sütün altını kapat. 10 dk bekle süz iç şeker veya bal ilave edebilirsin. 

ATOM VEYA KAYNAR ÇAYI
Bence Kaynar layıkı ile yapıldığında çok lezzetli bir çay. onun kesme şeker gibi küp küp kırmızı olan versiyonlarınada atom çayı deniyor. Atomu hazır olarak aktarlarda bulabilirsiniz en kalitesizi bile faydalıdır tavsiye ederim . Burada kaynarın tarifini sizinle paylaşacağım
Tarif: 3 kök zencefil 3 kök tarçın 2 kök zerdeçal 1 kök havlıcan 10 gr karanfil 1 adet muskat cevizi 2 parça kızamık veya diğer adı ile lohusa şekeri 5 lt suda 30 dk kaynatacaksınız sonra 10 dk bekleyip süzeceksiniz afiyetle bol bol içebilirsiniz..

Son olarak benim favorim ve her kış hazırladığım ev yapımı öksürük şurubu tarifini sizinle paylaşmak isterim. Özellikle boğazınız durmadan gıcıklanıyorsa ve öksürüğünüz bir türlü geçmek bilmiyorsa çocuklarınızda balgam ve boğazda hırıltı varsa muhakkak denemenizi tavsiye ederim videomuzu izleyin 

Herbalist Adnan Yıldırım
Sağlıklı yaşam sırları için aşağıdaki linkten youtube kanalımıza abone olabilirsiniz
YOUTUBE KANALINA ABONE OL

Türkçe yazılan ilk tıp kitabı MÜRECCEBNAME

Anadolu çok medeniyetli çok kültürel motiflere sahip bin yılı aşkın bir türk yurdudur. Sultan Alparslanın muştusunda diyar-ı rum olan bu toprakların Alp erenler vasıtası ile kılıçsız fethi yatmıştır. O mirası üstüne vazife bilen onlarca Alperen Tüccar, Hekim, Fırıncı, Çarıkçı, Çerçi, Nalbant, Vb ahilik dergahından geçmiş esnaf ecdadımız bu topraklara yerleşerek hem islamı yaşayarak anlatmış hemde edep terbiye ve insan olmanın vasıflarını, orta çağ karınlığına gömülmüş rum ahaliye göstermiştir. Şunuda görmekteyiz ki Anadolu il il, önce gönüllere girerek fethedilirken halkın karşı koymayışı selçuklunun adeletini bizansın entrikalarına tercih etmelerindendir. Selçuklu Anadoluda ilk büyük şehir olarak Konya vilayetimizi imar etmiş Ardından ikinci büyük şehir olarak ise sivası o muhteşem taş işçiliği ile parmakla gösterilen bir şehir haline getirmiştir. Selçuklu sadece binalar yapmamış binayı mana katan eğitim ve bilminde son derece arkasında durmuş ve çağını aşan astronomi, matamatik ve tıp alimleri yetiştirmiştir. Bir Başka meşhur şehrimiz ize selçuklu döneminde tam bir ilim irfan yuvası olan Amasya vilayetimizdir. Yazımızın ana konus ise bu şehrin yetiştirmiş olduğu en önemli tıb alimi Şerafeddin Ali Sabuncuoğlu ve onun kaleme aldığı tarihimizdeki ilk türkçe tıp kitabı Müreccebnamedir.

Devrinin asırlar ötesine ışık tutan en ünlü cerrah ve tıp alimi olan Şerafeddin Ali 1465 yılında yazdığı Cerrahiyetül Haniyye adlı eserinde 83 yaşında olduğunu söylemiş 1468 yılında yazdığı eseri Müreccebnamede ise 85 yaşında olduğunu söylemiştir. Bu kaynaklar bize Şerafeddin Alinin 1383-4 yılları arasında doğduğu isbat etmektedir. Şerafeddin Sabuncuoğlu hekim bir aileden gelmekle birlikte Sabuncuoğlu ailesi genelde tıp ilmiyle meşgul olmuşlardır. Bu çağını fersah fersah aşan hekimimiz Fatih Sultan Mehmet döneminin en ünlü ikinci hekimidir.Sabuncuoğlu'nun, on dört sene baştabipliğini yaptığı Amasya darüşşifası, Anadolu'nun Moğol hakimiyeti altında, Moğol hü- kümdarı Olcayto Mehmet'in zevcesi lldus (llduş) hanım'ın kölesi Amber bin Abdullah tarafından, Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılış tarihi olarak kabul edilen (724HJ 1308M) tarihinde inşa edilmiştir. 1308 yılından cumhuriyetin ilk yıllarına kadar hastane olarak vazife veren Bimarhane Şuan müzeye çevrilmiş ve Aslından tamamen koparılmıştır. Şahsi fikrim bu tür yapıların Aslına uygun olarak vazifesini gelecek nesillere dahi taşımasıdır. Umarız Amasya ilince açılacak Tıp fakültesinin Derslikleri Bu bina içersinde de olur.

Şereafeddin Ali ikinci beyazitin Özel isteği ile O güne kadar yazılmış tıp kitablarını Belli bir sistematik içinde Türkçeleştirerek Akrabadin diye çok önemli bir esere imza atmıştır. Esas konumuz büyük tıp alimlerimizden ne yazıkki yeteri miktar yararlanamıyor oluşumuz. BAKDER olarak Anadolu halk hekimliğine ışık tutmuş bu yüce simaları Her sayımızda sizlere tanıtmak ve onların tarihin tozlu sayfalarına mahkum edilmiş tedavi yöntemlerini ve terkiplerini sizlerle paylaşmak boynumuzun borcudur.

Bu büyük Tıp alimimizin yazmış olduğu Mürecebbname isimli eser Şu bölümlerden oluşmaktadır.
1.Bölüm: Tiryaklar(Antidot)2.Bölüm: Macunlar3.Bölüm: Daireikler ve Toz İlaçlar4.Bölüm: Yakı ve Yakı Türü İlaçlar5.Bölüm: Astranjan İlaçlar ve Fumigasyon İlaçları6.Bölüm: Fitil ve Ovüller7.Bölüm: Şurup ve Gargaralar8.Bölüm: Göz Hastalıklarında Kullanılan İlaçlar9.Bölüm: Tablet ve Pastiller10.Bölüm: Cerahat Giderici İlaçlar11.Bölüm: Merhemler ve Yağlar12.Bölüm: Lavmanlar13.Bölüm: Kusturucular14.Bölüm: Burun Kanamasını Dindirici İlaçlar15.Bölüm: Tabletler16.Bölüm: Ağız, Boğaz, Diş, Dudak ilaçları17.Bölüm:Enfiye ve Kuturlar
Özellikle icat ettiği ameliyat malzemelerinin hala günümüzde kullanıldığını düşünürsek Asırları aşan bu büyük alimin ilk olarak cerrahat'ül Haniyesinden bir bölümü kendi kaleminden okumanın ayrı bir neşvesi olduğunuda bilmemiz gerekir.
CERRAHAT’ÜL HANİYYE’nin GİRİŞİNDEN BİR BÖLÜM Ben zayıfların zayıfı ve en muhtaç kul olan el-Hac İlyas oğlu, Ali oğlu, Sabuncuoğlu lakaplı Şerefeddin. Allah belalardan korusun, Amasya Darüş-şifasında tabibim. Bu şehirde geçimim kıtlık rüzgarında ve zamanın kalp kıran ellerinde düşkündü. Kendisi Zuhal yıldızının basamağı olan ve katında ilimden daha değerli bir şey bulunmayan ve makamında tıp ilminin tüm ilimlerin yarısı olduğu söylenilen sultana derdimi bildirmek ve zamanın sıkıntı rüzgarlarından kendimi korumak için tıp ilminden bir cerrahi kitap yazdım. Bu geçen ömür ve uzun süren istekler içerisinde, ilmiyle gördüğüm ve yaptığımla tecrübe ettiğim birçok acayip ve garip işleri bu kısaltılmış kitap içerisinde topladım. Şimdiki zamanın cerrahlarının çoğunluğu bu kitapta bahsedilen şeylerin çoğunu ne görmüşlerdir ne de duymuşlardır. Bu tip cerrahlar sadece bu dönemin revaçtaki kitaplarını incelemekte ve bunların içerisinde yazan şaibeli tedavileri uygulamaktadırlar ve bazen tecrübeleri olmadığı halde kendileri de hatalı şeyler ekleyip doğru yolu bulamamaktadırlar. Bu kitabı Türkçe yazmamın nedeni şudur; bu devirde Rum kavimleri Türk dilini kullanmaktadırlar. Ayrıca bu dönemin cerrahlarının çoğu okuma yazma bilmemektedir ve okuma yazma bilseler bile hepsi Türkçe kitap okumaktadırlar. Böylece, bu kitabı Türkçe yazmakla bundan daha çok kişi yararlanacaktır ve bu sayede işin aslını öğrenip, birçok sorunlarını çözerek kendilerini hatadan ve beladan koruyabileceklerdir. Bu kitabın 3 bab-ı vardır; ilk bab uzuvların ve hastalıkların dağlanması, ikinci bab cerahatlerin yarılması, dikilmesi ve tedavisi, üçüncü bab ise kırık ve çıkıların tedavisi hakkındadır. Bu kitaba Cerrahiyye-i Haniyye adını verdim. Tedavileri anlatırken önemli olanlarında üstadı, hastayı kullanılan aleti ve tedavi yöntemini tasvir ettim.”
Gördüğümüz üzere kendisini Allahın ilminin kapı kulu sayan Şerafeddin Ali Tevazuda da kendi asrının ötesine öğütler bırakmış ve bizlere gideceğimiz yolun güzergahını kalın kalemler ile şaşmazcasına çizmiştir.
Mücerrebname (Deneysel Tedavi Yöntemleri Kitabı) bir ‘deneysel tıp’ kitabıdır. Burada anlattığı deneylerinden iki örnek verecek olursak;
Bir gün zehirli bir yılanı (engerek) olduğunu söyleyen yılancı gelir ve Sabuncuoğlu yapmış olduğu tiryaka güvenir ancak test etmek ister. Bunun üzerine yılanı getirtirir (önceden tiryakı içmiştir) ve sol elinin orta parmağını ısırttırır. Sonra bu tiryaktan şerbet yapıp içer ve yılanın ısırdığı yere de tiryaktan sürer ve yılan zehrinin parmağında ya da vücudunda bir etkisi kalmadığını söyler. Zehri kendi üzerinde denemesi onun ilacına ne kadar güvendiğinin ve cesaretinin de bir kanıtıdır.
Tiryakının tazeliğini ve etkisini ölçmek için bu kez de bir horoz üzerinde deney yapar. Bir gün yine bir yılancı güçlü zehri olan bir yılanının olduğundan bahseder, yılanı inceleyen Şerefeddin zehrin kuvvetli olduğunu fark eder ve  bu defa da bir horoz getirir. Horozun budunun tüylerini yolar ve yılana 3 kez ısırtır. Bu defa tiryaktan küçük parçalar hazırlayıp horoza yutturur ve merhem şeklinde hazırladığı bir kısmını da yılanın ısırdığı yere sürer, horozu kümese geri koyar ve gözlem altında tutar. Bir süre sonra horozun yara yerinin yeşillendiğini görür. Ertesi gün tekrar gelip kontrol eder ve yeşil rengin kızarıklığa döndüğünü görür. Böylece tiryakın başarısını bir kez daha kanıtlamış olur. Burada kullandığı tiryakın Tiryak-ı Faruk  olduğunu belirtir.
Deneyimlerine birkaç örnek verecek olursak; Sabuncuoğlu ve yardımcısı İstanbul’dan Amasya’ya dönerken bitlenmişler. Tedavi için cıva ve çam reçinesini karıştırıp, keten ipliğinden de fitili hazırlayıp ilacı sürerek boynuna bağlamış, kalanını da koltuk altlarına sürmüştür. Daha sonra bu yöntemin daha önce omzunda var olan ağrıyı da giderdiğini görmüştür. Amasya’ya döndüğünde bu tedaviyi de kullanmıştır.
Bir başka örnek de çocuk düşürücü ilaç ile ilgilidir. Ana karnında ölen bir çocuğun düşürülmesi için verdiği ilacın rahimde oluşan ura da iyi geldiğini görmüştür.
Bir hastalığı tedavi edemediğinde bu konuda bilgisi olan kişilerin yöntemini ve o konudaki eksiğini alçakgönüllülükle kabul edebilmiş ve o kişilerden tedaviyi öğrenmiş, hekimlik ahlakına sahip bir kişidir.
İlerleyen sayilarimizda müreccebnameden daha çok faydalanacağız şimdilik bu kadar Hayırlı bir ramazan geçirmeniz dileklerimle 
Herbalist Adnan Yıldırım. 
Güney Kaliforniya üniversitesi USC. Herbalizm ve Fitoterapi mezunu

Egzama için ev yapımı krem tarifi

Evveliyatla egzamanın bir kremle şifa bulmasını beklemek oldukça iyimser bir yaklaşımdır bu konuyu detaylı bir şekilde önceki yazılarımızda işlemiştik. buradan tıklayarak okuyabilirsiniz
Burada konu edeceğimiz uygulama özellikle egzamanız veya sedefiniz alevlendiği zaman işinize yarayacak kaşıntınızı alıp derideki oluşan dezenformasyonları düzeltmek için elinizin altında bulunması gereken bir krem varlığının size sağlayaca faydaları sizinle paylaşmak derdimiz.

Herkesin kolaylıkla evvinde yapabileceği bu krem bel ki bir mucize ürün yada şok şok şok larla reklamı yapılan kremler gibi büyük vaadleri olmayabilir ama işe yarar olduğunu garanti edebiliriz.
Lazım olan malzemeleri her aktarda kolaylıkla bulabiliriz. İlk evvel elinize kalem kağıt alıp aşağıdaki listeyi not edelim

  • 50 gr bal mumu veya beyaz vazelin
  • 50 gr ardıç katranı ( bunun sadece 1 tatlı kaşığını kullanacağız ama aktarlarda 50 cc satılır)
  • 30 ml çörek otu yağı
  • 30 ml kırmızı kantaron yağı
  • 20 ml çuha çiçeği yağı
  • 50 ml katı hindistan ceizi yağı 
Bu malzemeleri Aktardan aldıktan sonra yapacağımız uygulama klasik benmari usulüne çok benziyor. Eğer cam bir kabın içerisinde cikolata eritti iseniz bu kremide kolaylıkla yaparsınız. Aldığımız malzemelerdeki 50 gr balmamunu 250 cclik bir cam kavanozun içerisine koyuyoruz diğer yağlarıda içerisine boşaltarak kaynar suyun içerisine kavanozun ağzını iyice kapatarak dik konumda bırakıyoruz yaklaşık 20 dk içerisinde balmumu ve yağlar tamamen eriyerek tek faza geçeceklerdir sonra biraz soğumaya bırakıyoruz ve her bir kaç dk da bir karıştıyoruz.

Kullanımı ise günde 2 defa sabah ve akşam olmak üzere sürülebilir. İçerisindeki katrandan dolayı
biraz rahatsız edici bir koku olabilir. Lakin Artık buna katlanmak gerek olduğunu düşünüyorum. Bu sürecte nemlendiricileriniz varsa kullanabilirsiniz ama içerisinde SLS ve PARABEN içeren şampuanları ve sıvı sabunları kesinlikle kullanmayın. Ellerinizi yıkamak için en ideali kalıp sabun kullanımı. Özellikle beslenmenizede dikkat etmenizi öneriririz. Biraz klasik olacak ama enginar ve deve dikeni tüketin. Allah şifa versin
Herbalist Adnan Yıldırım

Amarant bitkisi nedir ne için kullanılır.

Daha kinoa bitkisini tam olarak taniyamadan ne ara amarantha gectik bilmiyorum lakin bize anlatmak düşer. İskendiriye döneminin bahcelerinin meşhur süs bitkisidir amarant. Bir cok türü olmasina rağmen amarantus familmaysindan gelen tüm türler birbirine şekil olarak oldukca benzer. Aslında bizim memleketimizde böyle özel bitkiler ne yazıkki zayıflamaya çare denmezse eğer satmıyor. Tercih sebebi: giderek obezleşen bizler buna kendimde dahil kilolarını kabullenemeyen bizler tüm memleket olarak spor kültürü olmayan bizler illa böyle ürünler zayıflatsın isteriz ve o zaman kullanırız. 

Bir zamanlar Amerika'nın en mühim hububatı olan amarant, 400 yılllık bir aradan sonra eski şöhretini tekrar kazanma yolundadır. Amarant, Amerika'nın belki en eski ekinidir. İlk defa mağara sakinleri tarafından yetiştirildiği tahmin edilen bu hububat; 500 sene kadar önceleri, Aztek ve İnka yerlileri için hemen hemen buğday, mısır veya fasülye kadar önemliydi. Sonraları, bir ara bu bitki öylesine unutuldu ki, bundan onbeş sene öncesi, birkaç tarihçi dışında ilim dünyasında böyle bir bitkinin mevcudiyetinden haberdar olan hemen hemen hiç kimse kalmamışdı. Fakat 1970'lerde amarant, yeniden araştırmacıların dikkatini üzerine çektikten sonra, aradan geçen sadece 12 sene gibi kısa bir zaman içinde istihsali, ekonomik ve ticarî ehemmiyeti haiz sayılabilecek bir seviyeye ulaşdı. Öyle görünüyor ki, yakın bir gelecekte, Azteklerden kalma bu kıymetdar miras, çarşı ve pazarlarımızda yeniden "arz-ı endam" etmeye başlayacak. Avni MERİÇ / Botanik - Kasım 1984
amarant besin değeri

Amaranthus cinsinin yüze yakın nev'i arasında üçü, mühim bir gıda mahsülü olmaya namzet ve bunlar, açık-krem renkli tohumlara sahiptirler. Şimdilik bunlardan sadece ikisi "Amaranthus hypochondrin-eus"ve "Amaranthus cruentus" Meksika'da ve üçüncüsü olan "Amaranhus candatus" ise Peru ve diğer And Dağları memleketlerinde halk tarafından önemli sayılabilecek miktarlarda yetiştirilmektedir.

Amaranthla alakalı her şey 1972 yılında başladı dersek yanılmış olmayız. Avustralya Milli Üniversitesinde çalışan bitki fizyologu John Dawton'un 1972'de amarant tohumlarının fazla miktarda protein ihtiva ettiğini keşfetmesi, bütün gıda uzmanlarının dikkatlerini bu bitki üzerine çekti. Yandaki tabloda gördüğünüz üzere amaranthın keşfedilen bu besin değeri onun 400 yıl aradan sonra dünyada açlıkla başedebilecek en önemli besin olduğunun bilim adamları tarafından düşünülmesini sağladı ve şu an en büyük amaranth tahıl fabrikaları afrikada olmasına rağmen care olmadı diyebiliriz. Galiba bizler  kilo vermek için para ödemeye gerek duymadığımız an dünyada açlık sorunuda çözülebilecek. Amaranth bir umuttu ve umut olarak kaldı diyebiliriz. Esas konumuza dönecek olursak yakındır TV lerde aynı gojiberryde olduğu gibi amaranthında nasıl zayıflattığı söylenmeye başlanacak yakındır. Sorun şu ki gerek amaranth gerekse goji diyet ürünü olabilir ama anlatılanlara bakarsak günde bir miktar yemek insanı zayıflatıyor. Buna ancak gülünür. Eğer insanları tükettiğinde zayıflatabilen bir şey olsa idi dünyada obez ve kilolu insan kalmazdı vesselam. Lakin bu ürünlerin siz zayıflamak istediğinizde size yardımcı olabileceğini unutmayalım. Zayıflamak veya kilo almak bir tek ürüne veya besine indirgenmeyecek kadar komplikedir unutmayın. Kilo vermek için olmazsa olmaz 3 şeye ihtiyacınız var. Disiplinli bir beslenme programına belli şartlarda spor aktivitesine ve ödem söken yağ hücrelerinin enerjiye evrilmesinde yardımcı olan bitkisel ürünlere. Halkanın biri eksik olursa sağlıklı zayıflama gerçekleşmeyebilir ve süreçten sıkılabilirsiniz.  Hazı söz açılmışken sevgili halkım şu TV lerde size ballandıra ballandıra anlatılan mantığı olan ama içi boş sadece para kazanmak için size satılan ortasınıfın çok altındaki ürünleri almayı nezaman bırakacaksınız. Basit bir anektotu sizlerle paylaşmak isterim geçen yaz ürettiğimiz bir ürünü TV lerden halkla buluşturmak istedik ve gördükki TV de 39 tl ye satılan ürünlerin maliyetinin 4 tl yi geçmemesi gerekiyormuş rakam şaşırtıcı gelebilir ama şundan emin olun ürüne değil reklama ve kargoya para ödüyorsunuz doğal olarak ürünler alabileceğinizin en kalitesizi oluyor. 
amaranth tohumu vitamin mineral değeri

Sağ tarafta gördüğünüz üzere amaranth tohumunda gerçekten ciddi besleyici mineraller ve vitaminler bulunmakta. Günümüz şartlarında tarım politikalarının yanlışlığı ve GDO denen illetin mutfağımıza hakim olması gıda katkı maddelerinin fütursuz ve umursamaz bir şekilde kullanılması tarım ilaçlarının tehlikesinin hala farkına varılmamış olmasından dolayı, eksik beslenmeden kaynaklanan çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşadıkları bir çok sıkıntıyı amaranthla giderebiliriz bence herkes bahçesine ekip tohumunu almalı ve tüketmeli. Şuan eczanelerimize de girmiş keçiboynozu özünde daha değerli olduğunu söyleyebilirim besin değeri bakımından. Özellikle saç dökülmesi yaşayanlara günde 3 çorba kaşığı tavsiye ederim. 


Amaranth ın diğer tahıllara göre avantajı nedir?

  1. Yetiştirilmesi ve hasatı oldukça kolaydır. Çiftçilerimiz için büyük avantaj
  2. Çiğ tohumları büyük bir protein kaynağıdır vücut ve kas sistemini geliştimek isteyenler yaşadınız. Hem doğal hem ekonomik
  3. Pişmiş yenilebilir formlarında diyet için liflidir ve içerik değerini belli bir oranda korur
  4. Pişirmek oldukça kolaydır sıcak suya koy 15 dk bekle lapası çıkıyor hemen
  5. Hasatı çok verimlidir 1 kg ektiğin yerden 25 kg alabilirsin
Endonezya ve Malezyada amaranth kökleri ve yapraklı oldukça popüler bir sebzedir. Hindistanda sebze olarak tüketen ülkelerden bizde ise saksı yada bahçe çiçeği muamelesi  haricinde bir kullanım formu henüz yok. Olgun amaranth köklerinden yapılmış beyaz dometes ve demirhindi ile soslanmış bir sebze yemeğini tattım ve oldukça lezzetli olduğunu söyleyebilirim. Hint kültürüne ait bu yemek onların aşırı baharat sevdası olmasa dünya mutfağında da tüketilebilir bence. Çinde yaprakları ve kökleri kızartma sebzesi olarak kullanılıyor veya nodula katılıyor en ilginci vietnamda amaranth köklerinin sebze çorbasının yeşili görme kuvvetini artırdığına inanılıyor. Komşu yunanistanta balığın yanında zeytinyağlı meze olarak veriliyor. Aslında ilk kullanıcıları bu bitkinin ve tohumunun aztekler diyebiliriz. Ama kıtalar arası seyahat etmiş ve 7 kıtada da kullanılmaya başlanmış aynı zamanda günden güne yaygınlaşan bir tahıl bitkisi diyebiliriz amaranth için. 

Galiba bukadar bilgi kafi Diyet için kullanmak isterseniz amenna ama zayıflatıyor diye sizi kandırmalarına müsade etmeyin. 
Herbalist Adnan Yıldırım.. 

ÇÖLYAK NEDİR

Çölyak bir sindirim sistemi hastalığıdır. Buğdayın, arpanın , çavdarın, yulafın içerisinde bulunan gluten denen proteinin bağırsaklarımızda besin emilimini sağlayan villus denilen yapıların bozması sonucu yiyeceklerdeki besinin emilmesini engelleyen ve ince bağırsakta hasarlar oluşturan bir hastalıktır.
Nadirde olsa karşımıza çıkan çölyak hastalığı kosunuda son zamanlar gerek kimyevi gerekse bitkisel yöntemleri içeren bir çok tedavi yöntemi denenmiş ve literatüre girmiş olsada çok ilerleme kaydedildiğini söylememiz zordur.


Nasıl Tanı Konulur. 


Çölyak hastalığının kesin tanısı ancak deneyimli bir gastroenterolog tarafından yapılacak kan tahlilleri ve ince bağırsak biyopsisi ile tanımlanabilir.
Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır, yani ailevi kalıtım söz konusudur. Bazen hastalık bir ameliyat, çocuk doğumu, hamilelik, viral enfeksiyon ya da şiddetli duygusal stresten sonra tetiklenebildiği gibi ilk seferde de aktif olabilir.Hastalık yaşamının her hangi bölümünde ortaya çıkabilmektedir. Çölyak kimi kişilerde çocukluk, kimilerinde ergenlik, kimilerinde ise orta yaş grubunda ortaya çıkabilmektedir

Belirtileri ve bulguları nelerdir. 

Çölyak hastalığı belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Örneğin bir hasta kabız bir hasta isal olabilir. 

Gastroinstentinal septomların kısmi listesi

  • Karın ağrısı
  • Şişkinlik gaz proplemi
  • Kabızlık veya ishal
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Gatiada aşırı kötü koku yağlı ve kanlı gibi gözükmesi

Diğer bazı belirtiler

  • Anemi
  • Eklem ağrısı
  • osteoporoz
  • Depresyon
  • Yorgunluk
  • Çocuklarda büyümenin gelişmenin gecikmesi
  • Sinirlilik ve davranış değişiklikleri
  • Yetersiz beslenme
  • Ağız ülseri
  • Kas krampları
  • Açıklanamayan boy kısalığı
  • Deri problemleri

Çölyak Hastalığının nedenleri

Araştırmalar çölyak hastalığının kesin nedenini ortaya bu güne kadar koyamamıştır. Genelde aile öyküsü ön plana çıkmakla beraber kafkas ve orta avrupa kökenlilerde daha sık görülmektedir. Ve kadınlarda de erkeklere oranla çok daha sık gözlemlenmiştir. 
Bu hastalık Bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Tanı konurken üç temel test yapılır Anti Gladin (AGA), Anti-Doku transglutaminaz (tTGA), IgA anti-endomysium antikorları (AEA) 

Önleyici Bakım

Ailesinde çölyak hastası olan kimselerin önleyici bakım için uygulayabileceklerin en önemli şeyler çörek otu yağı ve melisa çayıdır diyebiliriz. 
Özellikle çörek otu yağının bu konudaki faydalarını içeren bazı klinik araştırmalar pubmed tammedde yayınlanmış ve klinik testlerde başarılı sonuçlar alınmıştır diyebiliriz. 
Günde 1 tatlı kaşığı çörekotu yağı en büyük tedavi desteğiniz olabilir. 
Birde Karabuğday gerçeği var çölyak hastalarının tüketebileceği gluten içermeyen buğday türüdür. Ülkemizde son yıllarda tarımı yaygınlaşmış olsada önemi tam olarak kavranabilmiş değildir. Çölyak hastaları karabuğday ununu ve bu undan yapılmış unlu mamülleri tüketebilirler. 

Çölyak hastalığı nasıl tedavi edilir?
Tanı onaylandıktan sonra senin için farklı bir hayat tarzı başlar burada uyman gereken diyetlerede tek tek değineceğimizi belirtmekle birlikte dikkat etmen gereken hususlarıda seninle paylaşacağız.
İlk evvel tıbben gerekli 3 adım diyeti 
Bu diyet hububatları içerir Buğday arpa, Mısır yulaf çavdar ve pirinç hayatınızda bundan sonra olmayacak manasına gelmektedir. Özellikle bu ürünlerde elde edilmiş hiç bir gıdayı tüketmemelisiniz.
1. Adım Temel öz yönetim ve Başlangıç 
Bu adımda gıda konusunda risksiz seçimler yapın. 

  • Tolere edilebilir yiyecek ve içecekleri belirleyin vücudun tolerans göstermediklerini belirleyin en iyi yöntem yazma yöntemidir. Tükettiğiniz bütün gıdaları gıda defterinize yazın ve hep kendinizi çek edin. 
  • Takviye edici ilaçları ve gıda takviyelerini belirleyin. İhtiyaç duyduğunuz protein yapısına gluten içermeyen gıdalardan sağlamak için doğal şifa kaynaklarından destek alın örneğin keçi boynozu özü kuşburnu kızılcık marmelatı bal polen arı sütü gibi.
  • Gluten kimlik becerilerinizi geliştirin hangi gıdalarda gluten olduğunu araştırın ve not alın o gıdaları tüketmemeye gayeret edin
  • Fikir alabileceğiniz diyetisyen uzman doktor herbalist veya çölyak derneğinden her zaman destek alın
2. Adım Öz yönetim remisyon ve genişleme
  • Bireysel değerlendirme yönetimi kurun özellikle şüpheli ve tartışmalı bilgileri sınıflandırın. alerjenleri tesbit edip hayatınızdan yavaş yavaş çıkartın. 
  • Bireysel tedavi programı oluşturun Günlük tutmak en önemli tedavi yaklaşımlarından biridir. Ne yediğinizi ne yaşadığınızı yazın sizi rahatsız eden hayat tarzından uzak durun. Tüm aldığınız gıdaları en ufak ayrıntılara kadar kaydedin.
3. Adım bakım ve bilgi güncelleme
  • Periyodik bilgi güncellemeleri ve sağlık ekibi ile yeniden değerlendirmeler yapın. Bilgilerinizi eskitmeyin özellikle bir şeyler öğrendikten sonra kulağınızın üzerine yıllarca yatmayın. 
  • Yeni tanı almış kişilere rol model destek olarak yardımcı olun. 
Görüldüğü üzere çölyak hastası isen hayatı düzensiz yaşama şansın artık yok. 

Referanslara bakın:
Arentz-Hansen ve arkadaşları, çölyak hastalığı olan hastalarda yulaf intoleransı için moleküler temeli, PLoS Med, 1 Ekim (1):. El, Epub, Ekim 19, 
2004. Lundin ve diğerleri, Yulaf, çölyak hastalığında villöz atrofi kaynaklı , Kas gut; (11) 52: 1649-1652, 
2004.. 528-531, 2007: Silano ve arkadaşları, in vitro testler yulaf çeşitlerinin çölyak hastalığı, Gastroenteroloji Hepatoloji ve 22 Journal of hastalar için zararlı olabileceğini göstermektedir.

Özellikle gluten içeren hububatlar için bu yazıya göz atmanızı tavsiye ederiz 

Glutensiz diyet rehberini PDF formunda buradan indirebilirsiniz. İngilizcedir lakin işinize çok yarar

This brochure was developed collaboratively by: www.americanceliac.org www.celiac.org www.csaceliacs.org www.gluten.net www.celiaccentral.org Information in this publication is in agreement with the Academy of Nutrition and Dietetics Evidence-Based Nutrition Practice Guidelines. This Guide was developed to assist people newly diagnosed with celiac disease, dermatitis herpetiformis or non-celiac gluten sensitivity with preliminary gluten-free choices while learning the basics of the gluten-free lifestyle

Destekleyici Araştırma

AGA Enstitüsü. Çölyak Hastalığı. Tanı ve Yönetimi AGA Enstitüsü Tıbbi Pozisyonu Tablosu Gastroenteroloji. 2006 Aralık; 131 (6): 1977-1980.
Catassi C, Fabiani E Iacono G, ve ark., Prospektif, çift-kör, plasebo-kontrollü deneme çölyak hastalığı. Olan hastalar için güvenli bir gluten eşiğini kurmak için Am J Clin Nutr.2007 Ocak; 85 (1): 160-6.
De Palma G, Nadal I, Collado MC, sağlıklı yetişkin insan deneklerde gut Mikrobiyota ve bağışıklık fonksiyonuna agluten serbest diyet Sanz Y. Etkileri. Br J Nutr. 2009 Ekim, 102 (8): 1154-60
Drut R, malabsorbsiyon. Klinik delil olmadan çocuklarda çölyak hastalığının Cueto Rua E. histopatolojik tanı Int J Surg Pathol. 2007 Oct; 15 (4): 354-7.
Hellekson K. AHRQ Çölyak Hastalığı Taraması için Pratik Yönergeleri Bültenleri. Am FamHekim. May 1, 2005; 71 (9); 1814-1819.
Holm K, Maki M, N Vuolteenaho ve arkadaşları, çocukluk çağı çölyak hastalığının tedavisinde Yulaf:. 2 yıllık kontrollü bir çalışmada, uzun süreli klinik izlem çalışmasında.Aliment Pharmacol Ther. Mayıs 2006 15; 23 (10): 1463-1472.
Hopper AD, Hadjivassiliou M, Butt S Sanders DS. Erişkin çölyak hastalığı. BMJ. 2007 15 Eylül, 335 (7619): 558-62.
Leeds JS, Horoldt BS, Sidhu R, et al., Çölyak hastalığı ve inflamatuvar barsak hastalıkları arasında bir ilişki var mıdır? Nüfus kontrolleri ile karşılaştırıldığında göreceli prevalansı bir çalışma. Scand J Gastroenterol. 2007 Ekim, 42 (10): 1214-1220.
Leffler DA, Edwards George JB, et al., Çölyak hastalığı. Erişkinlerde glutensiz diyet bağlılığın beş önlemler prospektif karşılaştırmalı çalışma Aliment Pharmacol Ther. 2007 1 Kasım, 26 (9): 1227-1235.
Lohi S, Mustalahti K, Kaukinen K, ve ark., Zamanla çölyak hastalığı prevalansının artması.Aliment Pharmacol Ther. 2007 1 Kasım, 26 (9): 1217-1225.
Ojetti V, Gabrielli M, Migneco A, et al., Çölyak hastalarında laktoz emilim regresyon glutensiz diyet. Aldıktan sonra Scand J Gastroenterol. 2007 5 Ekim: 1-4.
Rashid M, Butzner D, Burrows V ve diğerleri, çölyak hastalığı olan bireyler tarafından saf yulaf tüketimi.:. Kanada Çölyak Derneği tarafından bir pozisyon açıklamada J GastroenterolCan. 2007 Ekim, 21 (10): 649-51.
Rossi T. Çölyak hastalığı. Adolesc Med Clin. Şubat 2004; 15 (1): 91-103, ix.
Schuppan D, Junker Y, Barisani D. Çölyak hastalığı:. Patogenezi gelen yeni tedavilereGastroenteroloji. 2009 Aralık; 137 (6): 1912-1933. [Baskı Epub ahead]
Sollid LM, Lundin KE. Tanı ve çölyak hastalığının tedavisi. Mukozal immunol. 2009 Ocak; 2 (1): 3-7.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.