01.11.2008 - 01.12.2008

1 0-2 Yaş arası 1 2-6 yaş arası 4 6-12 yaş arası sağlık 1 ADHD 1 adnan yıldırım nasıl zayıfladı 1 afrika bitkileri 11 afrodizyaklar 1 Agaricus Bisporus 2 agaricus mantarı 1 Agaricus Subrufescens 1 agarwood 1 agave şurubu 1 Aglaia odorata 1 Agrocybe Aegerita 2 ağaç sakızları 1 ajowan tohumu 1 ajwaini bishop 4 akciğer hastalıkları 1 akça ağaç 1 Albizia 1 Alchemilla vulgaris 2 alerjik rinit 1 alkanma 1 Allamanda cathartica 2 alternatif tıp 2 alzheimer 1 Alzheimer hastalığı 1 amaranth 1 amerikan ginsengi 3 anason 3 anason nedir 2 anasonun faydaları 1 Andrographis 32 anne bebek 2 anne sütü çayı 7 anti aging 3 anti bakteriyel 2 apiterapi 2 arı poleni 5 arı sütü 3 arı ürünleri 8 aromaterapi 13 aromatik bitkiler 2 aromatik yağlar 1 Aslan pençesi 1 aslan yeleği mantarı 1 aspen kabuğu 4 astım bronşit 1 astragalus 4 ayuverdik bitkiler 1 Badem mantarı 1 bağırsak çalıştıran bitkiler 2 bağırsak iltihaplanması 4 bağırsak solucanları 4 bağırsak şeritleri 1 bağırsak yaraları 1 bağışıklık güçlendirici 4 baharatlar 6 bal 1 bambu mantarı 1 basur 4 bebek sağlığı 3 bel ağrısı 1 beyin hastalıklları 2 bitki çekirdekleri 1 bitki zamkları 48 bitkilerin ilaçlar ile etkileşimleri 13 bitkilerin kullanım dozajları 45 bitkilerin yan etkileri 12 bitkisel banyolar 25 bitkisel caylar 6 bitkisel kokular 32 bitkisel macunlar 59 bitkisel maskeler 1 bitkisel sular 67 bitkisel yağlar 3 boyun ağrısı 3 böbrek 1 bronşit 1 burclar 1 candidia 1 castor oil 1 castor yağı 1 chaga mantarı 134 cilt bakimi 3 cilt hastalıkları 15 cilt lekeleri 24 cilt temizligi 23 cilt tipleri 28 cinsel saglik 26 cinsellik 1 Cordyceps 1 coriolus 1 çiğdem türleri 1 çin geveni 13 çocuk sağlığı 1 çölyak 1 DEHB 10 dekolte bakimi 2 deniz yosunları 8 deprasyon 1 depresyon 3 detoks 2 dikkat eksikliği 1 dilara kocak 6 dis ve agiz bakimi 1 diş sağlığı 1 diüretik 5 diyabet 77 diyet listeleri 8 diyet yemekler 2 diz ağrısı 96 dogal saglik 54 dogal tedavi 3 doğal antibiyotik 7 egzama için krem 5 egzama nedir. egzama nasıl tedavi edilir. egzama için şifalı bitkiler 12 egzama tedavisi 4 egzamadan kurtulma yolları 15 egzersiz 2 eklem rehatsızlıkları 24 el ayak tirnak 1 enokitake mantarı 26 erdem yesilada 6 erkan topuz 8 erkek bakim 13 erkek saglik 1 erkekler özel ürünler 3 esansiyel yağlar. 7 esra tüzün 6 ev yapımı 1 faranjit 1 farmakoloji 1 filizlenmiş bitkiler 1 ganoderma 6 geleneksel tıp 1 gıda takviyeleri 3 ginseng türleri 1 glokom 11 goz cevresi bakimi 1 göğüs büyütücü 1 göz hastalıkları 9 gribal enfeksiyon 8 grip 4 gul ile guzellik 20 hamilelik te bakim 14 hamilelikte beslenme 1 hasan insel 1 hayıt tohumu 1 hazımzıslık 1 hemoroid 99 herbalist adnan yildirim 1 herpes 1 herpes simpleks 1 hindi kuyruğu mantarı 1 hint yağı 1 hiperaktivite 5 homemade remedie 2 hormonlar 1 hsv 1 hububat 4 ibn-i sina 2 ibs 5 idrar yolları enfeksiyonu 3 influnza 1 insülin 1 ipek bitkisi 1 irritabl bağırsak sendromu 6 ishal 1 iştah artırıcı 2 jel bitkiler 1 jelatin 2 kabızlık 18 kadın sağlık kürleri 65 kadin saglik 1 kakule 16 kalca bacak 5 kalın bağırsak 4 kalori hesabi 36 kalp sagligi 1 kan 3 kanser 5 kansizlik 1 kar mantarı 4 karaciğer hastalıkları 1 katran 1 kemik kanseri 2 kemik sağlığı 12 kepek 2 kil 4 kilo almak 52 kilo verin 1 kistik fibrozis 2 koah 5 kolestrol 1 kordiseps mantarı 29 kök bitkiler 3 kuruyemişlerin faydaları 2 lupus 1 lupus tedavisi 1 maitake mantarı 2 mantar 5 meme kanseri 14 menopoz 58 meyve ve sebzeler 21 mide 3 mide-gaz 2 migren 27 mineral vitamin 1 moda aksesuar 13 mutlu evlilik icin 2 nezle 4 obezite 2 omega 3 1 osteaporoz 1 ödem atıcı bitkiler 8 öksrüğe şifalı bitkiler 4 öksürüğün nedenleri 5 öksürük 1 Ölmeyen hekimlerimiz 1 pankreas kanseri 1 performans artırıcı 1 Phallus indusiatus 1 Phellinus linteus 1 Pleurotus Pulmonerus 4 polen 1 Polyporus Umbellatus 1 poria mantarı 6 propolis 5 prostat 1 reçineli bitkiler 6 regl 1 reishi mantarı 1 rezene 7 romatizma 1 sa 2 sabit bitkisel yağlar 1 sabun 49 sac bakimi 5 saç dökülmesi 1 safra 1 safra hastalıkları 1 safra taşı 106 saglikli beslenme 103 saglikli zayiflama 1 sang huang mantarı 2 seboreik dermatit 6 sedef 11 selulit 1 shiitake mantarı 2 sibirya ginsengi 7 sifalı bitki kabukları 12 sifalı bitkiler 319 sifali bitkiler 32 sifali yaglar 2 siğil tedavisi 1 sindirim sorunları 6 sinir stres 2 Sistemik lupus tedavisi 1 sistit 20 sivilce ve akneler 6 siyah noktalar 1 SLE 1 sodyum aljinat 1 sodyum türeri 4 soğuk algınlı 1 sonbahar çiğdemi 7 stres 13 su ile guzellik 1 Suehirotake mantarı 10 süper gıdalar 1 süt çayı 1 şeker 1 şeytan tersi 1 şifalı bitki tozları 72 şifalı bitkiler. şifalı tohumlar 3 şifalı kokular 20 şifalı mantarlar 4 şifalı sebzeler 8 şifalı şerbetler 8 şifalı yemişler 3 tahıl grupları 1 tansiyon 8 temizleme sutleri 2 tenya 15 tıbbi mantarlar 2 tip 1 diyabet 2 tip 2 diyabet 3 tonik ve maskeler 3 troit 1 unfilanza 5 uykusuzluk 2 ülser 2 ülseratif kolit 2 vajinit 7 video 63 vucut bakimi 3 vucut ritmi 4 yara yanık 1 yorgunluk 3 zayıflama haplarının zararları 11 zehirli bitkiler

Saç ve cilt bakımı için kozmetik sirke yapın

Güzelleştirici ürünleri çok uzaklarda arayıp onlara tonlarca para dökmenize aslında hiç gerek olmadığını biliyor musunuz? Mutfağınız mükemmel birçok kozmetikle dolu!
Kozmetik sirke, hafif asitli yapıya ve antioksidan özelliklere sahip bir eriyiktir. Kozmetik sirke aynı zamanda cildi ve saçlı deriyi saran asitli muhafazanın korunmasında yararlıdır.
Kozmetik amaçlı olarak halen yaygın kullanıldığı ülkeler var, örnek olarak Almanya'da birçok berberde sakal tıraşından sonra yüze 'kozmetik sirke' sürülür.
Sirkenin mikrop öldürücü etkisinin de olduğunu göz önüne alırsak, bu alışkanlığın ne kadar faydalı ve yerinde olduğunu anlamak zor olmasa gerek.

Kozmetik olarak sirkenin etkileri nedir?

Cildiniz ve saçlı deri terlediği zaman hafif bir asit de salgılanır ve böylece mikroplara karşı doğal bir savunma kazanılır fakat biz saçımızı ve ellerimizi, yüzümüzü, gereğinden fazla ve özellikle sabunla yıkadığımız zaman bu koruyucu asit perdesini kaldırmış oluruz ve sonuçta güzelliğin önemli iki düşmanı olan saç ve cilt kuruması ortaya çıkar.
Bunu önlemek için saç diplerinize ve cildinize haftada bir-iki kez kozmetik sirke sürebilirsiniz.

Nedir kozmetik sirke?

Sirkenin otlarla işlem görüp güzel kokulu ve kozmetik olarak uygulanabilir hale getirilmişidir.
İşte evinizde yapabileceğiniz kozmetik sirke tarifi:
2 yemek kaşığı dolusu kurutulmuş naneyi yarım litre içme suyuna atın, kaynatın, iki dakika kısık ateşte bırakın, indirdikten sonra içine bir çay bardağı elma sirkesi karıştırın, 48 saat bekletin.
Kurutulmuş nanenin yanına ıtır çiçeği, fesleğen, lavanta ve papatya da eklerseniz hem daha hoş kokulu bir kozmetik sirke elde edersiniz hem de kozmetik sirkenizin mikrop öldürücü etkisini artırmış olursunuz.
Küvetinize doldurduğunuz suyun içine elde ettiğiniz bu kozmetik sirkeden bir fincan koyarak yarım saat ılık bir küvet keyfi de yapabilirsiniz. Bunun ferahlatıcı ve rahatlatıcı bir etkisi vardır, cildi kuru olanlara özellikle tavsiye ederim, sağlıklı ve güzel kalın.
Dr. Elif Güveloğlu

Yaban mersini - Bilberry Extract Faydaları

Yaban mersininin insan sağlığı ile beslenme üstüne faydaları ile ilgili dünya çapında bilimsel dergilerde yüzlerce araştırma makaleleri yayınlanmıştır.

Yapılan araştırma sonuçlarında bir bardak Yaban mersini meyvesinin 145 gram geldiği ve içeriğinde 21 gram Karbonhidrat, 1 gram protein, 0,5 gram yağ, 19 miligram C-vitamini, 145 IU A- vitamini ve 85 kalori bulunduğu belirtilmektedir.

Ayrıca, 100 gram yenilebilir Yaban mersininin %83’ünün su, %0.7’sinin protein, %0.5’inin yağ, %15’inin karbonhidrat, %1.5’unun lif olduğu ve 62 kalori sağladığı saptanmıştır.

Yaban Mersininin Faydaları :
  1. Yaban Mersininin yaprak ve kuru meyveleri ile hazırlanan çay ishal giderici özelliktedir.
  2. Yaban mersini çayı kadınların özel günlerinin etkisini azaltır ve düzene sokar.
  3. Yaban mersini çayı sistit idrar yolu enfeksiyonlarına karşı antibiyotik etkisi gösterir.
  4. Vücudu kansere karşı koruyan enzimleri aktif hale getirir.
  5. Yaban mersini anti kanserojen ve antioksidan özellik taşımaktadır.
  6. Yaban mersini yağlı bileşiklerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.
  7. Yaban mersini taze olarak yenildiğinde kanı temizler.
  8. Yaban mersini besleyici olmasına karşı kalori ve sodyum içeriği düşüktür.
  9. Yaban mersini kan şekerini düşürücü özelliğe sahiptir
  10. Yaban mersininde bağırsak metabolizmasını düzenleyen lifli özellik vardır.
  11. Yaban mersini Kandaki kolesterol oranını düşürür.
  12. Yaban mersininde pektin içeriği yüksektir.
  13. Yaban mersini kalp krizi riskini azaltır.
  14. Yaban mersini Gece görüş kabiliyetini artırır.
  15. Yaban mersini HIV Virüsünün tekrarlanmasını azaltır.
  16. Yaban mersini Damar elastikliği artırır
  17. Yaban mersini gözlerin geçirgenliğini artırır
  18. Vücutta biyoaktif madde olarak kullanılan polifenoller, aktokyaninler, flavanoller ve tanenler bakımından zengindir.
  19. Kansere karşı etkili olan ELLAGIC-ASİT içeriği oldukça fazladır.
  20. Yaban mersini Diyetlerin sağlıklı ve çok değerli bir öğesidir.
  21. Yaban mersini göz yorgunluğunu giderir, miyopluk ve şeker hastalığından kaynaklanan görme bozukluklarını önler. Kamaşma, kılcal damar çatlamalarıve gece körlüğünü ortadan kaldırır.
  22. Yaban mersini Kabızlık, bulantı, mide krampları ve ülseri de önler.
  23. Damar sertliği oluşumunu önler.
  24. Varis ve basur’un (hemoroit) iyileşmesinde faydalıdır.
  25. Yaban mersininin Sakinleştirici etkileri vardır.
  26. Ağız içi yaralarının iyileşmesinde etkilidir.
  27. İltihaplara karşı dezenfektan özelliği taşımaktadır ve potasyum içeriği son derece yüksektir

BALLI DUDAK PARLATICISI
İçindekiler:
* 1 fincan tatlı badem yağı
* 1/2 fincan balmumu
* 2 kaşık bal

Uygulama
:
Badem yağı ile balmumunu mikrodalga fırına uygun bir kabın içine koyun . Yüksek derecede 1 dakika veya balmumu eriyene kadar tutun. Eridikten sonra bu karışımın içine balı ilave ederek karıştırın.
İyice karıştığında soğumaya bırakın. kapaklı minik kapların içine dökün.. Dudak nemlendiricisi olarak veya rujun üzerine parlatıcı olarak kullanabilirsiniz.

Kilo verirken nelere dikkat edilmelidir ?

Genel olarak kilolu olsun ya da olmasın insanların büyük bir kısmı yanlış besleniyor. Bir kişi fazla kiloya sahipse bir takım hatalarla yaşıyor demektir. En büyük hata ise öğünlerdeki düzensizlik ve öğün atlama.
Sadece bu sorunun çözülmesi özellikle 10 kilo ve üstü fazlalığa sahip olan kişilerde kesin çözümdür. Ancak bu kişilerin yaptığı öğünlerin düzenini dikkate almadan kalori hesabı yapmaktır. Kısa vadede bazı sonuçlar alınsa da, uzun vadede özellikle kilonun korunmasında hiçbir işe yaramaz.
- İkinci dikkat edilmesi gereken konu ise günlük diyeti oluşturanların, yani besinlerimizin diyetetik olması. Bu konuya kilo sorunu olsun ya da olmasın genel sağlığına dikkat eden herkesin dikkat etmesi gerekir. Büyüme çağındaki bir çocuk da, 80 yaşındaki bir yaşlı da sağlıklı beslenmelidir.

Diyetetik besinler ;

· Az yağlı süt ve süt ürünleri, az yağlı peynir, az yağlı et, balık ve tavuk olmalıdır.
· Vitamin ve mineral gereksinimini karşılayan sebze ve meyveler yer almalıdır. Bu besinler posa içerdikleri için de önemlidirler.
· Başta kurubaklagiller olmak üzere, tüm tahıllar ve kepekli ekmek, karbonhidrat gereksiniminin karşılanması için önemlidir.
- Üçüncü olarak ve bir diyetin başarısını belirleyen en önemli faktör de su tüketimidir. Çay, kahve ve diğer sıvılar dışında günde en az 8-10 bardak su içilmelidir. İnsanların önemli bir kısmı günde 1-3 bardak su içmektedir. Bu insanlar yıllardan beri bu kadar az miktarda su içtiklerinden, su içme alışkanlıkları olmamaktadır.
Dünyanın en iyi diyetini de yapıyor olsanız eğer su içmezseniz o diyetin başarısını baltalamış olursunuz. Gün boyunca ne kadar su içildiği bilinmelidir. İlk hafta 3-5 bardak su içilmeli, 2. hafta 5-8 bardağa çıkarılmalı ve 1 ay sonra 8-10 bardağa ulaşılmalıdır.
İlk zamanlar biraz zor olsa da 2-4 ay sonra susama hissi gelişecek ve istenerek su içilecektir. - “Konstipasyon (kabızlık sorununuz var mı?” sorusuna “Hayır, yok” yanıtını aldığınızda bu sefer “Ne kadar sıklıkla büyük tuvaletinizi yaparsınız?” sorusunu takiben “2-3 günde bir” yanıtını alırsınız.
Kilolu insanların büyük bir kısmında bu şekilde bir diyalog geçmekte. Bu kişilerin ciddi bir kabızlık (konstipasyon) sorunu olduğu halde, daha büyük bir sorun kişilerin bunu farketmemeleridir. Rahatsızlık duyarak farkında olanlar ise, belki de daha şanslılar.

Konstipasyon (kabızlık) sorunu;

· Sebze, salata, spor ve bol su içilerek düzeltilmelidir.
· Sağlıklı bir insan günde bir kere büyük tuvaletine çıkmalıdır. Düzenli bioritme sahip olan bir kişinin sabah uyanış saatleri nasıl belirgin ise büyük tuvaletine gidiş saatleri de belirgin olmalıdır.
İnsanların %80’i sabah saatlerinde bu ihtiyaçlarını giderirler. Kilo verme süreci içerisinde düzenli bir tuvalet alışkanlığının oturtulması gerekmektedir. Eğer konstipasyon sorunu varsa, kişi ya kilo alıyor yada kilo veremiyordur. Mutlaka takip edilmelidir.
· Fiziksel aktivite arttırılmalıdır. Yürüyüş veya karın egzersizleri önerilir.
- Tartı bir evde olması gereken en önemli ev aletlerinin başında gelmelidir. Tv ya da çamaşır makinenizi alırken gösterdiğiniz seçiciliği tartı alırken de göstermelisiniz. Onun size her zaman rehberlik edeceğini unutmamalısınız.

Hedef:
yağ dokusunun kaybı Rejim yaparken esas amaç yağ dokusunu kaybetmektir. 15 gün aç kalarak, ya da çok az beslenerek 7 kilo vermek mümkün. Ama bu 7 kilonun sadece 3’ü yağ dokusundan, geri kalan 2’si protein dokusundan gelir. İşte bu 2 kiloluk protein kaybı vücudun genel sağlığına çok zarar verir. Üstelik tekrar kilo alsanız bile, kaybedilen proteini yerine koyamazsınız, onun yerine yağ dokusunu kazanırsınız.
Kaybedilen protein yüzünden de bir çok hastalığa zemin hazırlamış olursunuz. Hastalıklarınız uzun ve ağır seyreder, sinirli ve huzursuz bir ruh hali gelişir. Ülkemizde, özellikle kadınlarda anemi (kansızlık) oranı yüksek.
Hiçbir zaman kilo verirken bir başkasıyla ya da kendinizle yarışmayın. İlk ayda 3-6 kilo kaybedilebilir, ikinci ayın içinde 2-4 kilo, üçüncü aydan sonra ayda 1-3 kilo kaybedilir ve daha sonraki aylar bu şekilde devam eder.
Eğer haftada 3 kere 1’er saatlik orta düzeyde egzersiz yapabilirseniz haftada 250g. daha fazla verebilirsiniz. İdeali 1. aydan sonra haftada 500 g. vermektir. Nelerle karşılaşırsanız? Haftada x kilosunu vermek başarının göstergesi değildir.
Gerçek başarı 1 ay, 3 ay hatta 6 ay sonra hala kilo verebiliyor musunuz? Verdiğiniz kiloları koruyabiliyor musunuz? Başarının kriterleri bunlardır.
Bunu sağlamak için dengeli ve düzenli beslenmeyi ideal bir yaşam tarzı olarak benimsemeniz gerekmektedir. Kendi ortamınızda beslenerek, belki de çevre şartlarınızı zorlayarak, çevrenizde diyet yaptığınızı bilen kişilerin ısrarlarına karşı koyarak, belki de diyette olduğunuzu gizleyerek bu sorununuzun üstesinden gelmelisiniz.
Ayrıca kadınların kilosu regl öncesi dönemde 0.5-1.5 kilo artmaktadır. Bu artış yağ birikiminden çok, su toplanmasından kaynaklanmaktadır. Kilo artışı ne kadar fazla olursa ödem, yorgunluk hissi ve psikolojik rahatsızlıklar(sıkıntı, huzursuzluk vs.) o kadar fazla hissedilir. Dengeli ve düzenli beslenme bu tip şikayetleri de azaltacaktır. Bu dönemde tuzdan uzak beslenmeli, bol su içilmelidir(her zamankinden 2-4 bardak fazla)

Düz bir karın için egzersizler

Kısa tişörtünüzün altından çıkması muhtemel katlı göbeğinizden kurtulmak mı istiyorsunuz? Buradaki egzersizler, karın bölgenizde bulunan farklı kaslarınızı çalıştırmaya yönelik egzersizlerdir. Buradaki hareketleri, haftada 4 kere, 15 tekrarı içeren 2'şer set halinde yapmalısınız.

Çalışmalarınızı zorlaştırmak ve daha etkili bir sonuç elde etmek için; her hafta fazladan bir set ilave edin veya 1. , 2. ve 4. hareketleri bir ağırlıkla yapın.

Bununla birlikte eğer beslenmenize de dikkat eder ve haftada 3 kez, en az 30 'ar dakikalık kardiyo programlarına da katılırsanız, 1 veya 1,5 ayda sonuç almaya başlayacaksınız.

1a. Karnınızın üst ve alt kısımlarını hizaya sokmak için, sırt üstü uzanın. Kol ve bacaklarınızı resimde gördüğünüz şekilde yukarı kaldırın.

1b. Karnınızı gerin ve kürek kemiklerinizi yerden kaldırın. Sağa doğru bükülerek, ellerinizi sağ baldır veya ayak bileğinizin dış kısmına dokundurmaya çalışın. Başlangıçtaki pozisyonunuza dönün ve tekrar edin, ancak hareketi, bu defa sola doğru dönerek yapın.
2a. Karnınızın üst ve alt kısımlarını şekillendirmek için, sırt üstü uzanın. Bacaklarınızı dizlerinizden kırın ve ayaklarınızı yere düz olarak basın. Bir top veya plastik bir tabağı, sanki araba direksiyonu tutuyormuş gibi tutun.
2b. Kollarınızı gerin, karın kaslarınızı sıkın ve kürek kemiklerinizi yerden kaldırarak, belden yukarınızı sağa doğru çevirin. Böylece, elinizdeki tabak veya top, sağ üst bacağınızın dış yüzüne dönük olacak. Başlangıçtaki pozisyonunuza dönün ve tekrar edin, ancak hareketi, bu kez sola doğru dönerek yapın.

3a. Karnınızın alt kısmını şekillendirmek için, sırt üstü, bir kanepenin yaklaşık 115-16 cm önüne uzanın. Bacaklarınızı yukarı doğru kaldırın ,bu sırada parmak uçlarınız tavanı göstersin. Kollarınızı dirseklerinizden kırarak, kanepeyi alt kısmından kavrayarak destek alın.

3b. Karnınızı sıkın ve poponuzu yerden birkaç santim kaldırarak, ayak parmaklarınızı yavaşça tavana doğru uzatın. Bunu yaparken, dirsekleriniz de hafifçe tavana doğru kalkabilir. Bir süre bu pozisyonda bekleyin. Daha sonra poponuz yere değinceye kadar alçalın ve hareketi tekrar edin.
4a. Karnınızın üst kısmını forma sokmak için, sırt üstü uzanın. Bacaklarınız dizinizden 90 derecelik bir açıyla kırık olsun. Topuklarınızı, bir sandalyenin minder kısmına koyun ve kollarınızı başınızın üstüne doğru uzatın. Bunu yaparken, bir eliniz diğerinin üzerinde dursun.
4b. Kollarınızı kulak hizasında düz bir şekilde tutarak, karın kaslarınızı sıkın ve kürek kemiklerinizi yerden kaldırarak bir süre bu pozisyonda bekleyin. Başlangıçtaki pozisyonunuza dönün ve hareketi tekrar edin.

Bağışıklık sistemi için kanola yağı

Salata ve kızartmalar için zeytinyağının yerine kullanılmakta olan kanola yağı, bağışıklık sistemini koruyor. Kemiklere iyi gelen bu yağ; sinir sistemini de güçlendirmekte..

Kanola yağı zeytinyağına yeni bir rakip olarak ortaya çıktı. Amerika'da ve Avrupa’da son yıllarda çok gündemde olan kanola yağı, Türkiye’de de diyet uzmanlarının tavsiyeleri arasında yer almaya başladı.

Kanola yağının görünüşü; ayçiçek yağı ile aynı. Adını yeşil bir bitki olan ve evlerde bile kolaylıkla yetiştirilen kanoladan almakta. İçeriğinde A, D, E ve K vitaminleri bulunan kanola yağı; bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğe sahip.

Ayrıca raşitizm denilen kemik hastalığı ve osteoporoz için de faydalı . Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay, kanola yağı hakkında bilgiler verdi:

KEMİKLERE İYİ GELİYOR

* Kanola yağı, nasıl bir yağ?
Yağlar; yiyeceklerin hazırlanması ve tüketilmesinde kullanılan saf bir enerji kaynağıdır. Bitkisel sıvı yağların özellikle hipertansiyon, kolesterol ve koroner kalp rahatsızlıklarından korunmak için kullanılması gerekmektedir. Bitkisel sıvı yağlar; lipit düzeyini de ayarlar.

Dünyadaki bitkisel yağ üretiminde, soya fasulyesinin ardından ikinci sırada kanola yağı gelimekte. Kanola yağı ; A, D, E ve K vitaminlerinin yanısıra, Omega 3 ve Omega 6 da içermekte. Hem zeytinyağı özelliği taşıdığından , hem de diğer bitkisel sıvıyağların özelliklerini de gösterdiğinden tüm dünyada çok tercih edilmekte.

* Kanola yağının içinde gerçekten vitamin var mı?
Sıvı yağlarla beslenmenin önemi; son 30 yılda ön plana çıktı. Çünkü vitaminler yiyecekler ile vücuda alındığı zaman, bunların bağırsakta çözünerek kana geçmesi için yağa ihtiyaç vardır. İnsan vücudunda yağda eriyen vitaminler ayrı bir grup oluşturmakta.
Bu vitaminler A, D, E ve K vitaminleridir. A vitamini, bir antioksidandır. D vitamini ise, kalsiyumun kemiklere taşınmasına yardımcı olur. Bütün bu vitaminleri içeriğinde bulunduran kanola yağı, raşitizm ve osteoropoz gibi hastalıkların önlenmesinde etkilidir. Ayrıca kanola yağı; bir çok cilt hastalığı için çok iyi gelmektedir.

KANOLA YAĞININ ANTİOKSİDAN ÖZELLİĞİ VAR
* Zeytinyağı kızartmalar için kullanılmaz fakat kanola yağı kullanılabilir. Kanola yağı ile zeytinyağının farkı var mı?
Zeytinyağı için söylenebilen ne varsa kanola yağı için de aynı şeyler söylenebilir. Kanola yağı, zeytinyağına eşdeğer özellikleri içerir. Ancak zeytinyağı yarı doymuş yağlar grubuna girmektedir. Her iki yağın da dumanlanma noktası bir hayli yüksektir.
Her iki yağ da aşırı ısıda duman yapmazlar ve kimyasal maddeleri açığa çıkarmazlar. Kanola yağı, antioksidan özelliğe sahip bir yağdır. İnsan mekanizmasını olumlu etkilemektedir. Büyüme ve gelişmekte yardımcıdır. Ayrıca bağışıklık sistemini de güçlendirmektedir.

Mucize beyaz lahana diyeti

Kadınların arasında lahana çorbası olarak tanınan bu sebze çorbalı diyet, mucizevi bir şekilde bir haftada tam 8 kilo vermenizi sağlıyor!

Bazı diyetisyenler bu kadar kısa zamanda kilo verilmesine karşı olsa da henüz hiç bir diyet uzmanı bukadar kısa sürede kilo verdiren bu diyetten kadınları vazgeçiremiyor.

Bu diyeti yapacaksanız kendinizi çok fazla yormamaya, bol su içmeya ve ekstra vitamin almaya dikkat etmelisiniz.

Lahana nasıl zayıflatıyor?

Beyaz lahananın `aquaretik` özelliği vardır. Yani; bitkiler genellikle diüretik oldukları için vücuttan hem su hem tuz atarken, beyaz lahana ise tuz dengesini bozmadan yalnız su atar.

Bu da vereceğiniz kiloların kalıcı olmasına yardım eder. Menopoz ve regl dönemlerinde değişen hormon dengesizliği için beyaz lahana kürü mükemmel bir takviye olabilir.

Lahana diyeti için Özel çorba tarifi :

Malzemeler
  • 5 adet taze soğan
  • 1- 2 taze domates veya domates konservesi
  • 1 büyük beyaz lahana
  • 2 adet yeşil salça biberi
  • 1 demet maydanoz
  • 1 tane kereviz
  • 3 paket soğan çorbası

Yapılışı: Tüm sebzeleri ufak ufak doğradıktan sonra çorba olacak biçimde su ilave edip düdüklü tencerede pişirin. Ardından isterseniz blenderdan geçirerek krema kıvamına getirebilirsiniz.

beyaz lahana diyeti :

1. gün
Dilediğiniz kadar meyve (muz hariç) ve özel lahana çorbası

2. gün
Dilediğiniz kadar sebze (baklagiller hariç) ve özel lahana çorbası

3. gün
Dilediğiniz kadar sebze, meyve ve özel lahana çorbası

4. gün
5 tane muz, 4 bardak süt ve özel lahana çorbası

5. gün
300 gr. kırmızı et, 6 tane domates, özel lahana çorbası

6. gün
Dilediğiniz kadar yağsız kırmızı et, özel lahana çorbası

7. gün
Esmer pirinç, Dilediğiniz kadar sebze, meyve suyu ve özel lahana çorbası

gözenek sıkılaştırmak için

Geniş gözenekler ve siyah noktalar, cildiniz ne kadar temiz olsa da bakımsız görünmenize sebeb olur. Gözeneklerinizin genişlemesini önlemek ve siyah noktalarınızdan kurtulmanız mümkün.

Gerçekte gözenekler yağ üreterek salgıladıklarından cildimizi alerjilerden ve çevre kirliliğinden korumaktadırlar. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derimizin altına inerdi, yüzümüzde kistler meydana gelir ve deri altında enfeksiyonlar oluşurdu.

Ancak çok gözenekli olan ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah noktalar oluşmaya başlar. Hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktaların oluşmasını önlemek gerekir.

Gözenekler neden genişler?
. Yağlı olan ciltlerde gözenekler daha açık olur.
. Herhangi bir sağlık problemi için tedavi amacı ile ağır ilaçlar kullanıldığında cilt yağlanabilir. Cilt yağlandığında da gözenekler açılır.
. Gözeneklerin nasıl olacağı kalıtım yoluyla belirlenir.
. UV ışınlarının da gözenekleri genişlettiği yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.

Gözenekleri daraltmak için...

Gözenekleri açmak için başlangıçta gözenekleri kapatmaya çalışmaktansa, yağ ifrazatını durdurmak veya dengelemek lazımdır. Yağlı ciltler herzaman su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğunda ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkarak asitli tabakayla koruma faktörü oluşturması zorlaşmaktadır. Bu sebeble cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görmektedir.

Yağ üretiminin yavaşlatılması, ciltteki su miktarının çoğaltılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ve doğru ürünlerin kullanılması şart. Cildinize uygun olan ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanız faydalı olur.

Dengeli bir cildin gözenekleri kendiliğinden kapanır. 35 yaş altındaki genç ciltlerde gözeneklerin kapanması daha kolaydır. Cildin su ve yağ dengesi düzeldiğinde gözenekler ya kendiliğinden ya bakımla veya maskeyle kapatılabilir.

Ama yaşınız 35'in üstündeyse deri kalınlaşmış , çizgiler kırık çizgi haline gelmişse, bu gözenekleri kapatmak biraz daha zor olabilir. Gözenekleri kapatmak için mücadele etmek yerine, daha fazla büyümelerini önlemek daha iyi bir çözüm olur.

Gözenekleri temizleyen bantlar işe yarıyorlar mı?

Bantlar siyah noktaları azaltmak için uygulanan yöntemlerden biridir.. Siyah noktaları kimi zaman tamamen ortadan kaldıran bu bantların kullanımları çok kolay. Bantları yapıştırmadan önce uygulayacağınız alanı ıslatıyorsunuz, suyla birlikte yapışkan bir özelliğe kavuşan bandı yapıştırıp kuruyunca çıkartıyorsunuz.

Ancak siyah noktaları alan bu bantlar, gözeneklerdeki yağları boşaltamıyor. Oksitlenen bölümü alabilen bantların, dokunun içinde bulunan kanalı kapatan yağ kütlesini alması mümkün değildir.

Siyah noktalardan nasıl kurtulabiliriz?

Siyah noktalar oluştuğunda bir uzmana başvurarak temizletip uygun ürünlerle tekrar oluşmasını önlemek lazım. Oluşmasını önlemek için de cildimizi, sabah akşam temizlememiz gerekir. Fakat bu temizliği sabunla yapmamak lazım.

Cildimizi , türüne göre temizleme sütü ve tonikle temizlemek en doğrusu. Daha sonra sürülecek bir nemlendirici kremle bakım tamamlanabilir. Makyaj yapılmamış olsa bile, gündüz çok kirlenen cildi akşam olunca mutlaka temizlemek gerekir.

Siyah noktaları bilinçsizce sıkmak yapılan yanlışlardan biridir. Siyah noktalar sıkıldığında kılcal damarlarda ve doku altı hücrelerinde tahribat meydana gelebilir. En doğrusu bir cilt uzmanına gidip siyah noktaları temizletmektir...

Siyah noktalar için sizin yapabilecekleriniz...
Yüzünüzdeki siyah noktalar için eczaneden bir şırınga almakla işe başlayın. Ardından temiz bir tasa kaynamış sıcak su koyun. Başınızın üzerine bir havlu örtüp bir süre bu suyun buharına yüzünüzü tutun. Yani yüzünüze basit bir buhar banyosu yapın. Buhar banyosundan sonra siyah noktaları çok kolay çıkarabilirsiniz.

Buhar banyosunun ardından iğnesini çıkardığınız şırınganın ucu ile hafifçe siyah noktanın üzerine bastırın. Siyah noktalar şırınganın içine girecek. Bu işlemi yaparken siyah noktaların çıkış yönüne dikkat edin ve şırıngayı o yönden bastırın. Yüzünüzdeki siyah noktalar hep aynı yönde çıkar. Bu işlemi uyguladıktan sonra yüzünüzü mutlaka bir temizleme losyonuyla temizleyin.

Siyah noktalar için tarifler :

Tarif 1:
Birer tutam nane, yabani kekik yaprağı, ıhlamur bir kaba konularak yeterince su ilave edilip kaynatılır. Soğuduktan sonra siyah noktaların üstüne sürülür.

Tarif 2:
Bir adet çok olgun domates ezilir ve ince bir tülbentle süzülür. 1 tatlı kaşığı gliserin ya da iki damla asilbent tentürü ilave edilip karıştırılarak şişeye doldurulduktan sonra kullanılmak üzere saklanır. Cildin siyah noktalı kısımlarına bol miktarda sürülür.

Tarif 3:
1,5 tatlı kaşığı kil, 1 tatlı kaşığı badem yağı, 1 tatlı kaşığı balı karıştırarak yüzünüze sürün ve 35-40 dakika bekleyin. Ardından yüzünüzü soğuk suyla yıkadıktan sonra yağsız bir nemlendirici krem sürün.

Tarif 4:
Birer tutam kırlangıç otu ve ayrık otu bir kaba konulup üstüne beş bardak su ilave edilip kaynatılır ve bir gece dinlendirildikten sonra siyah noktaların üstüne sürülür.

Tarif 5:
Bir çorba kaşığı mısır unu, bir çorba kaşığı ıslatılmış kil, bir çorba kaşığı el kremi ve aynı oranda suyu karıştırdıktan sonra cildinize sürün. 5 dakika cildinizde beklettikten sonra ovarak çıkarın. Ciltteki pürüzler biraz olsun gider. Ardından 500 gram kaynar suyun içine birer tutam ebegümeci ve biberiye koyarak, bunu çay gibi demleyin. Süzdükten sonra yüzünüzü bu suyla yıkayın.

Saç Bakımı İçin Doğal Yöntemler

Saçınızın sağlıklı olması için yapabilecekleriniz:

Her gün pahalı olmayan bir vitamin alın. Saçlarınızı çok taramayın. Sadece gerektiği zaman şekillendirmek için tarayın. Kaliteli bir tarak veya fırça kullanın. Keskin metal veya plastik uçlu bir tarak veya fırça saç uçlarının kırılmasına sebeb olur.

Kaliteli olan saç ürünlerini kullanın. Çoğu alışveriş merkezlerinde satılmakta olan şampuan ve saç ürünleri gerçekte bir çok kötü kimyasal maddeler içermektedirler .

Mesela: Ammonium laurel sulfate veya silikon içermekte olan ürünler saçlarınızı kurutarak daha kolay kırılmasına sebeb oluyor. İçeriğinde bir çok koruyucu maddeler bulunduğunu iddia etmekte olan bu ürünler saçlarınız için gerçekte en büyük tehlikeyi oluşturuyorlar.

Saçlarınızı sıkı bantlar ile toplamayın. Bırakın rahat kalsınlar. Bu türlü toplama şekilleri de saçlarıda kırılmalara sebeb oluyor.

Sıcak yağ tedavisi:

Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin.

Sıcak su ile ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra türban şeklinde başınıza sarın. Havlu soğurken bu uygulamayı iki ya da üç kere tekrarlayarak saçlarınızın yağı iyice emmesini sağlayın. Ardından saçlarınızı yıkayıp, iyice durulayın. Bu bakım şekli özellikle çok çabuk kırılan saçlar için çok faydalıdır.

Protein tedavisi

Yumurta ile yapılan protein tedavisi hemen hemen her saç türü için uygundur. İki yumurtayı çırptıktan sonra içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı elma sirkesi ilave edin.

Saçınızı bir kere şampuanlayıp saçlarınıza bu karışımı sürüdükten sonra 15-20 dakika bekleyin. Ardından saçlarınızı iyice durulayın.Saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.

Kilo almak isteyen bayanların ve erkeklerin uygulayacakları kür farklıdır.

Değerli okuyucu, kilo alamamanın bir çok nedeni vardır. Örneğin, tiroit bezinin hızlı çalışması, bağırsaklarda parazit olması, iltihaplı bağırsak, ülseratifkolit, genetik veya psikosomatik veya da bunların dışında kalan çok farklı nedenlere bağlı olabilir. Bu nedenleri ancak, bir hekim belirleyebilir. Hekim kontrol ve önerilerini almadan buradaki bilgiler ile kendi kendinize teşhis koyarak hareket etmeyiniz.

Bayanlar için:

Bir hafta boyunca, sabah kahvaltısı ile öğlen yemeği arasında yarım bardak su ile çiğnemeden üç-dört adet karanfil yutulur. Yedi gün tamamlandıktan sonra aşağıdaki kurallara uyarak küre başlanır.

Tüketeceğiniz ne tür et (koyun, dana, balık veya tavuk) olursa olsun beraberinde orta boy büyüklüğünde ızgarası yapılmış veya pişmiş domates tüketilmesi gerekir.

Öğünlerde sadece normal buğday ekmeği tüketilir (beyaz ekmek, kepeksiz). Her gün bir ay boyunca on-onbeş adet antep fıstığı tüketilir.

Meyvelerden daha ziyade taze beyaz üzüm ve muz tercih edilmelidir.

Her öğlen yemeğinde mutlaka bir adet haşlanmış patates tüketilmelidir.

Acı olmamak şartıyla salatanızda sivri veya dolmalık biber bir ay boyunca eksik olmamalıdır.

Her akşam yemeğinden iki saat sonra, bir fincan melisa çayı içilmelidir.

Hangi meyveyi tüketirseniz tüketin mutlaka yarım kase yoğurdun içerisine doğradıktan sonra tüketilmelidir.

Hangi tatlı olursa olsun, mutlaka bol tarçın serperek tüketilmelidir. Kendiniz evinizde kek veya süt ürünlerinden tatlı yapıyorsanız mutlaka biraz fazlaca tarçın ilave ediniz.

İş yerinizde veya evinizde, sofraya yalnız oturmayınız.

Her gün 20 dakika mutlaka yürüyüş yapınız. Zamanı önemli değil. Ancak, her gün bir ay boyunca, aynı saatlerde yürüyüş yapmaya özen gösterin.

Yasaklar

Günde iki bardaktan fazla çay içilmemelidir. Kahve ancak 1 tane.

Turşu, karabiber, acı biber ve sütten uzak durunuz .

En az iki ay boyunca, bezelye, nohut, ıspanak, karnabahar ve brüksel lahanası tüketilmemelidir.

Her türlü kaymak ve katı yağ kullanımından uzak durulmalıdır.


Erkekler icin:

Bir hafta boyunca, sabah kahvaltısı ile öğlen yemeği arasında bir su bardağı suda baş parmak büyüklüğünde iki adet kökzencefil 6 dakika demlenip içilir. Öğütülmüş kökzencefil bu amaç için uygun değildir.

Tüketeceğiniz ne tür et (koyun, dana, balık veya tavuk) olursa olsun, üzerine bolca kekik serpip tüketiniz.

Öğünlerde sadece normal buğday ekmeği tüketilir (beyaz ekmek, kepeksiz).

Her gün bir ay boyunca on-onbeş adet antep fıstığı tüketilir.

Meyvelerden daha ziyade taze beyaz üzüm ve muz tercih edilmelidir.

Her öğlen yemeğinde mutlaka bir adet haşlanmış patates tüketilmelidir. Tüketilecek patetesin üzerine kimyon mutlaka serpilmelidir.

Acı olmamak şartıyla salatanızda sivri veya dolmalık biber bir ay boyunca eksik olmamalıdır.

Her akşam yemeğinden iki saat sonra, bir fincan kuşburnu çayı içilmelidir.

Hangi meyveyi tüketirseniz tüketin mutlaka yarım kase yoğurdun içerisine doğrandıktan sonra tüketilmelidir.

Hangi tatlı olursa olsun, mutlaka üzerine limon sıkılarak tüketilmelidir. Limon sıkılmış tatlı mutlaka yemekten önce aç karına tüketilmelidir. Tatlının üzerine normal öğününüze devam edebilirsiniz.

İş yerinizde veya evinizde, sofraya yalnız oturmayınız.

Her gün 20 dakika mutlaka yürüyüş yapınız. Zamanı önemli değil. Ancak, her gün bir ay boyunca, aynı saatlerde yürüyüş yapmaya özen gösteriniz.

Yasaklar

Günde iki bardaktan fazla çay içilmemelidir. Kahve ancak 1 tane.

Turşu, karabiber, acı biber ve sütten en az iki ay uzak durunuz .

En az iki ay boyunca, bezelye, nohut, ıspanak, karnabahar ve brüksel lahanası tüketilmemelidir.

Her türlü kaymak ve yemeklerde katı yağ kullanımından uzak durulmalıdır.

Yumurtanın faydaları

Anne sütünden sonra insan vücudunun ihtiyacı olan tüm besin maddelerini bulunduran tek besin yumurtadır. Yeni bir yaşamın özü olduğu düşünülürse, yumurtanın besleyici değerinin yüksek olması şaşırtıcı bir şey değildir.

PROTEİN DEĞERİ

Yumurta bütün besinler içerisinde en kaliteli proteini içerir. Çünkü yumurta proteininde insan vücudunda sentezlenemeyen ve kesinlikle besinler ile dışarıdan alınması gerekli olan "elzem amino asitleri" mevcuttur. Kolay sindirilebilmektedir, tamamına yakını vücut tarafından kullanılır ve vücut proteinlerine dönüşebilir.

Beslenme uzmanları; yeterli ve dengeli beslenme için, hızlı bir büyüme ve gelişme dönemindeki çocukların, protein tüketimlerinin en az yarısının hayvansal kaynaklı olmasını önermektedirler. Bu sebeble çocuk beslenmesinde protein kaynağı olan yumurtaya gerekli önem mutlaka verilmelidir.

VİTAMİN DEĞERİ

Yumurta A, D, E ve B grubu vitaminleri başta olmak üzere diğer vitaminlere de önemli oranda sahiptir. Yumurta sarısında bulunan A vitamini gözün iyi görmesini sağladığı gibi kemik gelişimi ve sağlıklı dişlere sahip olmak için de gereklidir. Vücut hücrelerinin gelişmesine yardımcı olur. Solunum ve sindirim sisteminin sağlıklı olmasını ve enfeksiyonlara karşı korunmasında etkilidir.

D vitamini, insan vücudunda kalsiyumun kullanılmasına yardım eder. Yumurta sarısı, D vitamini sağlayan bir kaç besinden birtanesidir ve güneş ışınlarından da yeterince faydalanıldığında yumurta özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğine bağlı kemik bozukluğu oluşmasını önler.

Yumurta E vitamini yönünden de oldukça zengindir. E vitamini oksidasyonu önleyici etkisinden dolayı, vücudumuzu zararlı maddelere karşı korur.

B grubu vitaminleri bazı besin öğelerinin vücutta enerjiye çevrilmesi için gereklidir. Yumurta özellikle B2 vitamini açısından çok zengindir. Bu vitamin deri ve göz sağlığı için de gereklidir.

Ayrıca yumurta da bulunan kolin, beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynamaktadır.

MİNERAL DEĞERİ

Yumurta, demir ve çinko gibi sağlığımız için çok önemli olan mineralleri de içermektedir. Demir, kan yapımı için gereklidir. Demir yetersiz alındığında anemi (kansızlık) oluşur. Ayrıca demirin büyüme, gelişme ve hastalıklardan koruma rolü vardır. Yetersizliğinde çocukların öğrenme yeteneği ve okul başarısı azalır.
Yumurtada C vitamini bulunmamasına rağmen C vitamini açısından zengin bir besinle tüketilirse yapısındaki demirin emilimini artırmış olursunuz.
Yumurtadaki çinko minerali özellikle büyüme-gelişme ve bağışıklık sisteminde rolü olduğu için çok önemlidir.

YUMURTANIN YAĞ İÇERİĞİ

Yumurtanın yağ içeriği düşüktür. Büyük bir yumurtada 4.5 gram civarında yağ bulunur. Bunun 1.5 gramı doymuş yağ asitleri, kalan kısmı ise, doymamış yağ asitleridir.

YUMURTA KOLESTEROLÜ ARTTIRIR MI?

Bir adet yumurtanın beyazında, kolesterol ve yağ yoktur ancak sarısında 213 mg kolesterol bulunur. Besinlerdeki yüksek kolesterolün, kan kolesterolünde direkt artışa neden olduğu düşünülmüş ve bu nedenle yumurta tüm diyetlerden uzak tutulmuş ve az tüketilmiştir.

Gerçekte kan kolesterolünün büyük bir kısmı vücut tarafından yapılır. Kolesterol; insanlar ve tüm hayvanlarda vücutta sentezlenen yağ benzeri bir maddedir. Sinir liflerinin yalıtımı, hücre duvarının bütünlüğünün sağlanması, D vitamini sentezi, çeşitli hormonların ve sindirim salgılarının oluşumu için gereklidir.

Yapılan bilimsel çalışmalar ile kan kolesterol seviyesinin düzenlenmesinde; beslenme şeklinin, genetik özelliklerin ve yaşam biçiminin önemli olduğu ortaya çıkmıştır.

Eğer kolesterol metabolizması bozukluğunuz yoksa, yeterli ve dengeli olarak tüm besin gruplarını tüketiyorsanız, vücudunuz ideal ağırlığında ise, fiziksel olarak aktifseniz ve sigara kullanmıyorsanız, yumurtanın yüksek kolesterol içeriğinden dolayı endişe duyulmasına gerek yoktur.

Bitki çayları ve faydaları

Ayurveda Uzmanı Dr. Ender Saraç, bitkisel çayların faydalarını açıkladı :

Sarı Kantaron çayı :

- Hazmı kolaylaştırır
- Mide yanmaları için yararlıdır
- Heyecanı yatıştırır
- Uykusuzluk durumunda rahatlatıcıdır
- Kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur
- Sarı Kantaron'dan hazırlanan eriyik yaralarda yanıklarda, harici olarak kullanılabilir

Adaçayı çayı :

- Antiseptik özelliği vardır
- Direnci artırır
- Hafızayı açar
- Canlandırıcı etkisi vardır
- Bulantıyı keser
- Hazım sistemini düzenler
- Göğsü yumuşatır
- Sinirleri yatıştırır
- Cilde iyi gelir

Biberiye çayı :

- Kabızlığı giderir
- Sindirim sistemine uyarıcı etki yapar
- İdrar söktürür
- Baş ağrısına iyi gelir
- Dolaşımı canlandırır
- Vücuttan zehirli maddeleri atmaya yardımcı olur

Defne çayı :

- Antiseptik özelliği vardır
- Hazmı kolaylaştırır.
- Uykusuzluk problemine yardımcı olur
- Saç dökülmesini engeller
- Rahatlatıcı etkisi vardır

Melissa çayı :

- Antiseptik özelliği vardır
- Gerginliği alır, uyumaya yardım eder
- Gazı giderir
- Terlemeyi sağlar
- Mideyi rahatlatır, hazmı düzenler

Kişniş çayı :

- Gaz giderir
- Hazmı kolaylaştırır

Kuşburnu çayı :

- C vitamini içerir
- Kabızlığın giderilmesine yardımcı olur
- Güç kazandırır
- Öksürüğe iyi gelir
- Alerji egzama ve hemoroide karşı faydalıdır

Ihlamur çayı :

- Öksürüğe iyi gelir
- Yatıştırıcı etkisi var
- Çarpıntıya iyi geliyor, rahatlatır
- Uykusuzluk problemine yardımcı olur
- Mideye iyi gelir
- Balgam söktürücü etki gösterir

Nane çayı :

- Hafif antiseptik özelliği vardır
- Mide bulantılarına karşı etkilidir
- Koku verir
- Ferahlatır
- Çarpıntıya iyi gelir
- Soğuk algınlıklarında önerilir
- Sinir sisteminde yatıştırıcı etki yaparak uyku problemlerine yardımcı olur

Papatya çayı :

- Sindirim sistemini düzenler
- İdrar atırır
- Sinirleri yatıştırır
- Gaz giderir
- Ağrıları keser
- Antiseptik özelliği vardır

Sinameki çayı :

- Bağırsak üzerinde müshil etkisi yapar.
- Kabızlık sorunu için önerilir

Rezene çayı :

- Sancıların giderilmesine yardım eder
- Mide için iyi gelir
- Sinirleri yatıştırıcıdır
- Gaz gidericidir
- Sindirimi düzenler

Az Yenilen En Faydalı 11 Besin

Amerikalı beslenme uzmanı Jonny Bowden, insanların tüketmesi gerekirken genelde tüketmedikleri faydalı yiyeceklerin listesini yaptı.

Ancak, onun favorisi olan, guava (tropik bir meyve), goji kirazı gibi bazı meyve ve sebzeleri her manavda bulmak zor.Yeryüzünün en sağlıklı 150 yiyeceği" adlı kitabın yazarı Bowden'e, her yerde de bulunulabileğimiz en sağlıklı besinlerin kısa bir listesi soruldu.
Bowden'ın hazırladığı 11 maddelik liste şöyle:

1 - Pancar: Pancarı, kırmızı ıspanak gibi düşünebilirsiniz. A ve B vitamini açısından zengin. Ayrıca doğal kırmızı rengi, kanserle mücadelede etkili olduğunun işareti. Çiğ olarak ya da salataya rendeleyerek tüketin. Pişirmek antioksidan özelliğini azaltır.

2- Lahana: İçerdiği "sulforaphan" adı verilen kükürt enzimleriyle, tümör oluşumunu önleyen bir besin kaynağıdır. Uzakdoğulular gibi lahana salatası olarak veya burger sandviçlerdeki gibi gevrek şekilde tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

3- Pazı: Özellikle İsviçre pazısı (Swiss chard) türü tavsiye edilmekte. İçerdiği karotenlerle, ihtiyar gözler için faydalıdır. Küçük parçalar şeklinde zeytinyağına doğranarak yenilmelidir.

4 - Tarçın: Kan şekeri ve kolesterol kontrolü için çok faydalıdır. Kahvenize, çayınıza veya kahvaltıda yediğiniz sütlü gevreğinize serperek tüketebilirsiniz.

5 - Nar suyu: Tansiyonu düşürücüdür, Hücrelerdeki oksitlenmeyi önler. Başka bir şeyle karıştırmadan doğrudan içmek daha faydalıdır.

6 - Kuru erik: Kanser savaşan iyi bir antioksidan deposudur.

7- Kabak çekirdeği: Kabağın en besleyici kısmı çekirdeğidir. Magnezyum deposudur. Erken ölüm riskini azaltır, mineral değeri yüksektir.

8 - Sardalye balığı: Dr Bowden bunu, konservede sağlık olarak tanımlıyor. Kalsiyum içeren, kurşunsuz "omega 3" adlı yağ asidi miktarı yüksektir. Demir, magnezyum, fosfor, potasyum, çinko, bakır, manganez içerir ve bunların yanında B vitamini deposudur. Sade veya salata ile yiyebilirsiniz. Zeytinyağı veya sardalye yağı ile karıştırın.

9- Zerdeçal: Hint safranı olarak da anılan bir zencefil türüdür. Kansere karşı oldukça faydalı bir besindir. Yağda pişmiş yumurtaya serpilerek veya herhangi bir sebze yemeğine katılarak tüketilebilir.

10 - Taze veya Donmuş yaban mersini: Dondurmak bir çok besinin besin değerini azaltırken, yaban mersini dondurularak çok uzun seneler muhafaza edildiği halde değerini kaybetmemektedir. Başta Alzheimer olmak üzere bir çok hastalığa karşı iyi gelen bir ilaçtır. Yoğurtla karıştırarak, çikolatalı süte bademle birlikte serpilerek tüketilebilir.

11 - Taze veya Konserve kabak: Düşük kalorili bir sebze konservesi. A vitamini deposu. Biraz tereyağı ve üzerine tarçın ve hindistancevizi tozu serperek tüketebilirisiniz.

Karın yağlarını eritmek ve zayıflamak için yoğurt ve süt

İçindeki Kalsiyum ve fosforla kemikleri koruyan yoğurt ve sütte yoğun olarak bulunan KLA (Konjuge Linoleik Asit) karın yağlarını eriterek zayıflamayı sağladığı gibi, kanser ve kalp hastalıklarını da önlüyor.
Karın bölgesinde oluşan yağlanma, kalp hastalıkları için risktir. Bu sebeble yoğurt başta olmak üzere süt ürünlerinde bulunan KLA'dan yararlanmak için şişman olan kişilerin günde yarım kilo yoğurt tüketmesi gerekmektedir.

Günde tüketilecek iki su bardağı süt de aynı etkiyi yapmaktadır. Özellikle, menapoz dönemindeki kadınların hem sağlıklı olmak hem de şişmanlamamak için günde yarım kilo yoğurt yemesi gerekmektedir.

Son yıllarda yapılan araştırmalarda yoğurdun kalp hastalıkları ve kanseri de önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği sonucuna ulaşıldı.
Yoğurda has bir yağ asidi olan KLA'nın bağırsak kanserine karşı koruyucu özelliği bulunmaktadır. Bu yağ asidi aynı zamanda yağ dokusunu azaltarak, kas dokusunu artırmaktadır. Sporcular ve zayıflamak isteyenler için de yararlıdır.

Ayrıca, yoğurt yapımı için kullanılan 'probiyotik' denilen bazı bakteriler de bağışıklık sistemini güçlendirir ve ishal gibi yaygın enfeksiyonları önler. Probiyotikler kanser oluşturan maddeleri ortaya çıkartan enzimleri azaltır, kolesterolü düşürür, HDL olarak anılan iyi kolesterolü arttırır, ve bundan dolayı kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösterir

Göbek eritmek için soya sütü

Göbek yağlarını kurtulmak isteyenler için müjdeli bir haber. Amerikada bilim adamları her gün düzenli olarak soya sütü içeren içecekler içmenin, göbek bölgesindeki yağlanmayı ortadan kaldırdığını tesbit ettiler.
Alabama Üniversitesi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre, soya sütü fazla şekerin vücutta yağa dönüşmesini önleyerek günlük olarak alındığı zaman karın bölgesindeki yağların erimesini sağlamaktadır.
Araştırma uzmanlardan Dr. Daniel Christie, soya sütlü içeceklerin karın bölgesindeki yağları önlemesine bağlı olarak kadınların kalp ve diyabet gibi hastalıklara yakalanma riskini de azalttığını söyledi.


Göbek eritmek için beş basit yöntem

1. Ev işleri
Evinizde yerleri temizlerken elektrikli süpürgeyi değil bez ya da el süpürgesi kullanın. Havanın daha sıcaklık olduğu öğle saatlerinde çamaşır yıkamayı ve ütü yapmayı tercih edin.
Acıktığınız zaman, kendinize bir diyet yemek hazırlayın. “Aşçılar” genellikle kendi pişirdikleri yemekleri yemeyi sevmez, böylece az yemek yemiş olursunuz.



2. Kaba tuzla banyo

Kaba tuz sizi terleterek vücudunuzdaki fazla suyun dışarı atılmasına, deri metabolizmasının hızlanmasına yardım eder.
Süpermarketten ya da bakkaldan bir kaç torba kaba tuz aldıktan sonra, banyodan önce bir bardak kaba tuzu biraz sıcak suyla karıştırıp, karnınızın üzerine sürün. 10 dakika göbeğinize ellerinizle masaj yapın. Daha sonra sıcak su ile durulayıp banyonuzu yapın.

3. Masaj

Masaj, karın bölgesindeki yağları eritmek için en çok kullanılan yöntemlerden birisidir. Masaj kremiyle karnınızı ovun. Bu yöntem, karın bölgesindeki yağların giderilmesi için etkilidir.
Masaj, derinin ısısını yükseltip enerji tüketimini artırmanın yanında bağırsak hareketlerini de hızlandırır. Kan dolaşımını hızlandıran masaj fazla suyun da vücuttan atılması için yardımcı olur. Her gün bir masaj yapmayı ihmal etmeyin.

4. Diyet

Normal öğünden önce biraz atıştırma yapın. Bu yöntem iştahınızı kapatır normal öğünde daha az yemek yemenizi sağlar. Ayrıca her gün 15-20 mililitre elma sirkesi içerseniz, bir ay içinde sevindirici bir sonuç alırsınız.

5. Beyni çalıştırma

Bir fizyolog, beyin ne kadar çok çalışıyorsa, vücudun o kadar çok enerji tükettiğini ileri sürdü.
Bu teoriye dayanarak, beyni çalıştırma yolu ile zayıflama yöntemi ortaya çıktı. Bu yöntemde, şişman kişilere kitap okumak, resim yapmak, yazı yazmak,teknik beceri öğrenmek ve matematik soruları çözmek gibi çalışmalar yapmaları önerilmekte.

Cilt beyazlatıcı papatya maskesi

Malzemeler :
3 tatlı kaşığı papatya çiçeği
1 fincan su
1 yemek kaşığı bal
1 yemek kaşığı gül suyu (isteğe bağlı)
Hazırlanışı : 1 fincan suyu kaynatarak içine papatyaları koyun. 7-8 dk kaynadıktan sonra süzgeçten geçirip soğumaya bırakın.
Daha sonra içine bal ve gül suyunu ekleyin. İyice karıştırarak yüzünüze ve boynunuza sürüp 15 dk bekleyin.

Cildinizin aydınlanması için düzenli olarak kullanın. Haftada 2-3 kez yapılabilir
Bu maske renk bozukluklarına karşı birebir gelir.
Buzdolabı ömrü 1 haftadır.
Hava geçirmeyen bir kapta muhafaza etmeye özen gösterin.
Not: Hamilelerin kullanmaları tavsiye edilmiyor.

Sinameki ve faydaları

Sinameki Bitkisi: Sıcak bölgelerde yetişen sarı çiçekli, bir metreye kadar uzayabilen, çalı şeklinde bir bitkidir.

Sinamekinin Faydaları: Bağırsaklardan su emilimini önleyerek sulu ve yumuşak dışkılamayı sağlayan, çok etkili bir müshildir. sinameki idrar söktürücüdür ve kabızlığı giderir. Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardım eder. Damarları açar. Sinirleri gevşetici özelliği sayesinde sakinleştirir ve ağrıları azaltır.



Sinameki Nasıl Kullanılır ?
Yaprakları kaynatılarak çay gibi içilir. Sinameki çayı kabızlık gidermek için kullanılır. Sirke ile kaynatılarak saç derisine sürüldüğünde saç dökülmesini önler. Bu karışım egzama ve yaralara karşı da yararlıdır.
Sinameki uzun süre kullanırsa bağımlılık ve bağırsaklarda tahriş yapabilir. Ayrıca, fazla miktarda kullanmak da zararlıdır.
Bağırsakların çalışmasını hızlandırdığından ilaçların emilimini azaltabilir, bu sebeble ilaç kullananların sinameki kullanmamaları tavsiye edilmektedir. Zayıflamak amacı ile de kesinlikle kullanılmamalıdır.
Rahim kaslarının kasılmasına ve bu sebeple düşüğe neden olabileceği için hamilelikte sinameki kullanılmamalıdır.


JetPeel Uygulaması Nedir? Ne işe yarar?

JetPeel uygulaması, basınçlı havayla cildinize su (serum fizyolojik) uygulanmasıdır.

Doğala en yakın yöntemlerden biridir denilebilir, yan etkisi yoktur ve etkileri çabuk görülmektedir.

JetPeel adı cilde, jet hızıyla uygulanan su ile elde edilen Peeling'den gelir.



JetPeel Ne işe yarar?


Yaş ilerlemesi ile ortaya çıkan cilt deformasyonlarının giderilmesinde, güneş lekelerinde, sivilce ve akne izlerinin giderilmesinde, cildin derinlemesine temizlenmesinde ve ipek gibi ve canlı bir cilt elde edilmesi için ideal bir yöntemdir. (Akne tedavisinde derinlemesine temizlik ve iyileşme süresini sorunsuz ve hızlı atlatmak amacıyla kullanılır.)

JetPeel yöntemi hangi cilt tiplerine uygulanır?

Her türlü cilt tipine sorunsuz olarak uygulanır ve yan etkisi gözlenmemiştir.

JetPeel vücudumuzun hangi bölgelerine uygulanabilir?

Genel olarak ilk sırayı yüz, boyun ve dekolte bölgesi almakta. Eller, ayaklar, göğüs, sırt, dirsekler ve sorun yaşadığınız tüm vücut bölgelerinde de sorunsuz uygulanabilir.

Güneş Lekelerinde Uygulama ?

Son günlerde "Güneş Lekesi" şikayetlerinde meydana gelen artışlar JetPeel'i tedavi sıralamasında üst sıralara çıkartmış ve uygulama sonucuyle daha çok tanınır duruma getirmiştir.


Uyarı : Cildinizi emanet edeceğiniz kişilerin uzmanlığını mutlaka kontrol ediniz. Uzman kişilerin elinde şifa kaynağı olan şeyler ticari amaçla kullanan kişilerin elinde silaha dönüşebilir. Lütfen bu konuda biraz dikkatli olunuz!

Regl döneminde beslenme önerileri

Kuruyemişler biyoaktif bileşenler, alfa-tokoferol, E vitamini gibi antioksidanlarla protein, posa, bakır, folat, selenyum, magnezyum, çinko, demir gibi önemli mineraller içermektedirler.

Bunun dışında niasin, folat ve diğer B grubu vitaminlerinin yanı sıra, fitokimyasallar ve uygun yağ asitlerini de içerirler. Bu özellikleri sebebi ile dengeli ve yeterli beslenmemiz bakımından gerçekten önemlidirler.

Fındık, ceviz, badem ve fıstık gibi kuru yemiş tüketenlerde koroner kalp hastalığı, diyabet, kanser gibi kronik hastalıkların riskinin azaldığı görülmüştür.
Regl döneminde vücutta su tutması ve ödem
Ödem azaltıcı besinler
  1. - Bol su içmek (maksimum 2,5-3 litre)
  2. - Karahindiba
  3. - Tarçın ve karanfil ile yapılmış çay
  4. - Yeşil yapraklı besinler
  5. - Maydanoz
  6. - Kiraz sapı
  7. - Kabuklu armut
  8. - Şekersiz şeftali
Ödem artırıcı besinler
  1. - Tuzlu yiyecekler
  2. - Alkol
  3. - Kola
  4. - Meyan kökü içeren yiyecekler
  5. - Tatlı yiyecekler
  6. - Karbonhidratlar

Tırnak Sorunları ve nedenleri

Beyaz Tırnaklar
Tırnağın bir darbe almasına, soya çekime ya da özensiz ve bilinçsiz yapılan manikürlere bağlı olabilir. İç kaynaklı sebepler, menstürasyon (aybaşı) ya da şiddetli hastalıklar ile ilgili olabilir.

Kahverengi veya Siyah Tırnaklar

Genellikle, potasyum permanganat, gümüş nitrat, zararlı kozmetik ürünleri (tırnak cilası,saç boyası vs) gibi zarar verici ürünler ile uğraşan kuaförler, marangozlar, fırıncılar ve fotoğrafçıların maruz kaldığı mesleki etkenlerden kaynaklanır.
Tütün de buna sebep olabilmektedir. Tırnakda her hangi bir anormallik olduğunda bir dermatologa gösterilmelidir. Dermatolog tam bir teşhiste bulunur ve bir tedavi önerir.

Tırnak Yüzeyindeki Yaygın Sorunlar

A- Uzunlamasına Çukurlar
Tırnak boyunca uzanan paralel çizgiler (karışıklar), tırnağın uzayan bölümüne eriştiklerinde çatlayabilirler ve çirkin bir görüntü oluşturulabilirler.
B- Enine Oluklar
Matrise zarar veren şiddetli enfeksiyon sebebi olabilmektedir ve tırnağın enine doğru uzanan ve zamanla büyüyen derin oyuklar şeklinde kendini göstermektedir.
C- Benekli Aşınmalar
Sayısı, büyüklüğü ve yerleşimi bakımından değişen tırnak yüzeyindeki küçük çöküntüler, çoğunlukla cilt rahatsızlıkları ile ilgilidir.
D- Kırılgan Tırnak
Bu, oldukça yaygın bir durumdur. Kırılganlık tırnağın uzun kısmında enine çatlaklara ya da ayrılmalara yol açar. Tırnağın uzun kısımları sık sık, tabakalar halinde soyulacaktır.
Bunun sebepleri çoğunlukla geneldir, fakat bazı spesifik olanları vardır. Güçlü deterjanlar, benzin çözücüleri çok sık manikür yapılması ya da tırnakları uzun süre sabunlu suda ya da bir takım ilaçların içinde tutulması, iç kaynaklı sebepler arasında anemi ya da kötü periferal kan dolaşımı yer almaktadır.
Hekimler, kırılgan tırnak durumlarıyla karşılaştıkları zaman çoğunlukla, suya uzun süre maruz kalmaktan kaçınılmasını, tırnakların kısa tutulmasını güçlü aşındırıcı maddeler kullanırken ve tüm ev işleri esnasında, içi pamuklu kauçuk eldivenler kullanarak ellerin korunmasını önermektedirler.

Normal, Sağlıklı Tırnaklar

Sert fakat esnektirler, darbeleri kırılmadan ve çatlamadan emebilirler. Yüzeyleri düzgündür, hafif bir parlaklığı vardır ve uçları soyulmaz ve tabakalar halinde ayrılmaz.

Sağlıklı Fakat Hassas Tırnaklar

Dikkat edilmezse kolayca çatlar ve kırılır.
Nedeni: Mineral ve kalsiyum eksikliklerinden veya suya ve sert temizlik ürünlerine uzun süre maruz kalmasından dolayı ortaya çıkar.

Yumuşak, Zayıf Tırnaklar

İnce kırılgan tırnaklar
Her an kırılmaya ve ayrılmaya hazırdır, güçlendirilmesi gereklidir.
Nedeni: sebebi çoğunlukla kalsiyum, mineral ve vitamin eksikliğidir, fakat aynı zamanda hastalıklarla ortaya çıkabilir.

Kuru, Hassas Tırnaklar

Parlaklığı, esnekliği ve darbelere karşı direnci yoktur.
Nedeni: sebebi çoğunlukla, alınan besinlerdeki besleyici maddelerin yeterli miktarda olmamasıdır fakat aynı zamanda deterjan gibi sert maddelerinde temastan da kaynaklanabilmektedir.

Çukurlu Tırnaklar

Tırnak yüzeyi düzgün değil pütürlüdür ve pütürler tırnak tabanından, ucuna doğru uzanır.
Nedeni: Bu durum hastalıklar yanında çeşitli dermatolojik rahatsızlıklar ile de alakalıdır.

Ayrılan, Çatlayan Tırnaklar

Ayrılabilen ya da kopabilen kırılgan uçlara sahiptir.
Nedeni: Beslenme eksiklikleri ya da suya ve güçlü temizlik maddelerine fazla maruz kalma.

Tırnak Yeme
Hoş olmayan, bakımsız bir görüntüye sahiptir.
Nedeni: Çoğunlukla çocuklukta ortaya çıkan, sinirsel bir alışkanlıktır.

Yavaş Uzayan Tırnaklar
Geç uzarlar; bu yüzden herhangi bir zarar veya düzensizlik daha uzun süre etkisini gösterir.
Nedeni: Bu durum kalıtsal olabilir .

Lekeli ve Sararmış Tırnaklar
Sevimsiz çizgilere ya da lekelere sahiptir.
Fazla Uzamış Tırnak Etleri
Tırnağın düzgün çerçevesini bozar ve ayrılarak, rahatsız edici şeytantırnakları oluşturur.

Nedeni:
Kütikülün çok fazla olması sistematik olabilir, fakat düzenli nemlendirmeye ve fazla olan dokuların temizlenmesine gereken özenin gösterilmemesi, en sık rastlanılan sebebidir.

Kalın, Esnemeyen Tırnaklar

Göze hoş görünmez ve rahatsızlık verirler.
Nedeni : Keratin, kalsiyum ya da silikona doyduğunda ortaya çıkar. Bu tip tırnaklar çoğunlukla, arteryoskleroz hastalığına yakalanmış olan kişilerde görülmektedir. Sürekli ağır el işleri yapılması da keratinizasyonun aşırı olmasına ve tırnakların kalınlaşmasına sebep olabilir.
Kolayca eğrilir, kırılır ve korunmaya ihtiyaç duyar.
Nedeni: Günlük alınan besinlerde yeterli vitamini ve minerallerin olmayışı, ayrıca hastalıklara da sebep olabilir.

Sistit ve sistitden Korunma Yolları

Sistit idrar kesesinin (mesanenin) iltihaplanması rahatsızlığıdır. İdrar yolları ve üreme sisteminde çok sık görülen hastalıklardan birisidir.

Sistit zamanında tedavi edilmez ise hastalık böbrekleri de etkileyecek şekildede yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar meydana getirebilir.

Belirtileri:
  • İdrar yaparken yanma ve sızı.
  • Sık idrara çıkma.
  • Ağrı kasıklara ve makata yayılabilir.
  • Ateş.
  • Terleme.
  • Yorgunluk.
  • Kusma ve bulantı.
  • İdrar bulanık, kötü kokulu olabilir.
  • Cinsel ilişki esnasında ağrı hissi olabilir.

Nasıl Korunabilirsiniz?
1.Tuvaletten sonra önden arkaya doğru silinin. Böylece vajinal ve rektal bölgenizdeki bakterilerin idrar yollarına girmesini önlersiniz.
2.İdrarınızı tutmayın.Mümkün olabildiğince sık idrarınızı yapın. Böylece mesanedeki bakterileri dışarı atmış olursunuz.
3.Cinsel ilişkiden sonraki on dakika içinde idrarınızı yapın.
4.Cinsel ilişki sırasında yeterli kayganlığın sağlanması uretranın zedelenmesini azaltacaktır.
5.Anal ilişkiye giriliyor ise ardından vaginal bölgeye temas edilmemeli ya da edilecekse iyice temizlenilmelidir.
6.Gün boyunca bol su içmek idrar çıkışını ve dolayısı ile de bakterilerin atılımını arttıracaktır.

Köpek Balığı Kıkırdağı - Shark Cartilage faydaları

Köpek Balığı Kıkırdağı; soğuk ve derin denizlerde bulunan köpek balıklarının kıkırdaklarının özel bir kurutma-dondurma işleminden geçirilmesi ile elde edilir.

Köpek Balığı Kıkırdağı;Yüksek oranda protein, kalsiyum, sodyum, fosfor ve kolaj içerir. Özellikle İskandinav ülkelerinde 1960'lı senelerden beri yaraların iyileşme sürecini hızlandırmak için kullanılmaktadır. Köpek balıkları, doğadaki en dayanıklı canlılardan biridir.

Bunun sebeplerinden birisi son derece güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmalarıdır. Bu güçlü bağışıklık sistemi, sadece köpek balıklarını hastalıklara karşı korumakla kalmaz, aynı zamanda köpek balıklarını doğada hiç kanser olmayan ender canlılardan biri yapar.

Köpek Balığı Kıkırdağı, hastalıklar ile savaşmak için gerekli olan ve bağışıklık sistemimizi canlandıran belirli proteinler ve mukopolisakkaritler içerir. Aynı zamanda metabolizmayla ilgili gıda olarak kullanılan organik kalsiyum ve fosforu da sağlar.
Köpek Balığı Kıkırdağı üstünde yapılan araştırmalar; özellikle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve tümörlerin büyümesinin ya da yayılmasının durdurulmasında köpek balığı kıkırdağının önemli bir rol üstlendiğini göstermiştir.
Yapılan araştırmalarda köpek balığı kıkırdağının memelilerde bulunan her elementten 1000 kat fazla yeni kan damarı oluşmasını önleyici etkiye (anti-angiogenesis effect) sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Bunun anlamı; bir tümörün büyümesi ya da yayılması için ihtiyaç duyduğu yeni kılcal damarların oluşmasının engellenmesidir. Yani Köpek Balığı Kıkırdağı doğrudan tümör üzerinde etkili olmayıp, yeni kılcal damar oluşumunu önleyerek bir tümörün beslenmesini ve büyümesini durdurabilmektedir.

Köpek Balığı Kıkırdağı'nın Faydaları:
*Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.
*Tümörlerin ya da kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyebilir.
*Egzama-Mayasıl ve sedef gibi cilt rahatsızlıklarında faydalıdır.
*Eklem (mafsal) romatizması ve romatoid artrit tedavisini destekleyici özelliğe sahiptir.
*Glokom hastalığı (glaucoma-gözde karasu hastalığı veya göz tansiyonu) için destekleyici tedavi
*Osteoporoz (kemik erimesi) tedavisini destekleyici ve kemik erimesini önleyici etkiye sahiptir.

Uyarı :
Hamile veya emziren kadınların bu ürünü kullanmamaları tavsiye edilmektedir.
Kullanım Önerisi: Köpek Balığı Kıkırdağı, günde 3 kere 1-2 kapsül alınabilir. Önerilen dozlarda bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.

Ceviz Yaprağı faydaları

Ceviz ağacı, Kuzey doğu ve doğu Anadolu' da yabani olarak yetiştiği gibi, bahçelerde de yetiştirilir. Yaprakları tanen, eterli uçucu yağ, juglan (mantar hastalıklarına karşı etkili), C vitamini ve flavonlar içerir.

Ceviz yaprağının kan durdurucu-sıkıştırıcı (astringent), kuvvetlendirici (tonik) ve bağırsak kurtlarını ya da solucanlarını düşürücü (antihelmintik) etkisi vardır.
Ceviz yaprağı çayı, sindirim bozuklukları, kabızlık, iştahsızlıklar ve kan temizliği için etkilidir. İştah açıcı, kan şekerini düşürücü ve kuvvet verici etkileri de vardır. Deri hastalıklarında antiseptik olarak haricen kullanılır.

Ceviz yaprağı kaynatılarak, tüm sıraca (scrofula), frengi (sifilis), egzama (mayasıl), herpes (uçuk) ve raşitik hastalıklarda, kemik çürümesinde, kemik deformasyonunda ve ayrıca, iltihaplı el ve ayak tırnaklarında kullanılabilen çok etkili bir banyo katkısı elde edilmektedir.
Favus ve uyuz hastalıklarında, hasta bölgeler, taze ceviz yaprağının kaynama suyu ile yıkandığında, kısa sürede düzelme görülecektir. Bu su ile yapılan banyolar, yıkamalar, ergenlik sivilcesine, iltihaplı egzamalara, ayak terine ve kadınların akıntılarına iyi gelmektedir. Ağız boşluğu iltihabı, dişeti, boğaz ve gırtlak hastalıkları için gargara yapılmalıdır.

Ceviz yaprağının kaynama suyu banyo suyuna eklendiğinde, donuk kabarcıkları iyileşir. Ceviz yaprağı kaynama suyu, hızlı saç dökülmelerinde de kafa derisine friksiyon (ovarak sürme) yapmakla kullanılır. Bu sıvı ayrıca, kafa bitine karşı da çok etkilidir.
Haziran ortasında toplanan cevizlerden, mide, karaciğer ve kanı temizleyen, mide yorgunluğunu ve bağırsak çürüklüğünü gideren çok etkili bir ceviz tentürü elde edilir. Bu tentür, ayrıca kan koyuluğuna karşı da çok yararlıdır.

Uyarı: İçeriğindeki tanen maddesi duyarlı kişilerde bazen mide bulantısına ya da kusmaya neden olabilir. Bunun haricinde, ceviz yaprağının bilinen bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Arı Sütü - Royal Jelly faydaları

Arı sütü; işçi arıların gırtlak bezelerinden salgılanan bir bal emülsiyonuna denir. Kraliçe arının besini olup, besin değeri son derece yüksektir. Bütün hayatı boyunca arı sütü ile beslenen kraliçe arının ömrünün uzun olmasına da en önemli işarettir.

Diğer arıların ömürleri yalnız 2 ay iken, kraliçe arının ömrü 6 yıldır. Bu besinde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla kıyaslandığında neden daha çok enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır.

Kraliçe arı, sadece arı sütü ile beslenip günde 3.000 yumurta üretmektedir ve bu emülsiyon kraliçe arıyı sağlıklı ve güçlü tutmak için gerekli besinleri de sağlamaktadır. Hayatlarının ilk 2 günü bebek arılar (lavra), işci arılar tarafından yapılan özel bir karışım ile beslenmektedirler. İşçi arıların yutmadan çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üzerindeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları bu maddeye arı sütü denilir.

İlk 2 günde, bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işci arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder.

Doğal hormon ve enzimleri ile birlikte içerdiği vitaminler arasında tüm B vitaminleri (B-Complex vitamins), A, C ve E vitaminleri bulunur. Ayrıca 10 temel amino asitten (esansiyel) sekizini de (lizin, metionin, lösin, fenil-alanin, treonin, triptofan, valin, izolösin) doğal hormon ve enzimleri ile içermektedir. Bütün bunlara ek olarak; kalsiyum, potasyum, fosfor, demir, sülfür, bakır ve silisyum minerallerini de içermektedir.
Bu yararlı maddeleri yüksek oranda içerdiği için, vücudu strese ve dış etkenlere karşı güçlü kılmakta ve onun anti-bakteriyel ve antibiyotik özelliği ise soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı korunmamıza yardımcı olmaktadır.

Arı sütü'nün faydaları :

· Bronşiyal Astım
· Akciğer Hastalıkları
· Uykusuzluk
· Mide Ülseri
· Böbrek Hastalıkları
· Kırıkların daha hızlı iyileştirilmesi
· Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi
· Saç, cilt ve tırnakların beslenmesi ve güçlendirilmesi
· Sindirim sistemini sağlıklı tutmak
· Üreme ve boşaltım sistemini korumak
· Ruhsal ve zihinsel (mental) dayanıklılığı artırmak
· Düşük Tansiyon
· Metabolizmayı canlandırmak, enerji vermek
· Yorgunluk
· Soğuk algınlığı ve grip
· Strese ve dış etkenlere karşı dayanıklılık
· Sinirsel ve ruhsal dengenin kurulması

Bağırsak gazı için şifalı bitkiler

Melisa
Beyin, kalp, rahim ve sindirim sistemi üstünde etkili, koruyucu-kuvvetlendirici, spazm çözücüdür, ruhsal ve fiziksel sakinleştiricidir, hazmı kolaylaştırır, bağırsak gazlarını giderir, terlemeyi önler, bağırsak parazitlerini düşürür.
Anason
Hoş kokuludur. mideyi kuvvetlendirir, gaz giderir, balgam söktürür, sindirime yardımcıdır, emziklilerde süt artırıcı.
Mide-bağırsak gazı giderici, hazımsızlık, sinirsel kusma, astım, bronşit, kalp çarpıntısı, karın ağrısı, hamilelik kusmaları, regl sancıları, anne sütü azlığı için faydalıdır.
Meyan
Bronş ve yemek borusu spazmlarını giderir, balgam söktürür, iltihap dağıtıcıdır, alerjileri geçirir, göğüs ağrılarını dindirir, sindirime yardımcı, mide ülserini önlee ve tedavi eder, idrar söktürücüdür, serinleticidir, böbrek üstü bezlerini korur, kadınlarda yumurtlamaya yardım eder, interferon yapımını uyarıcı, sirozdan koruyucu, lokal yara kapatıcı.
Sinirsel öksürük, bronşit, kabızlık, enterit, gastrit, onikiparmak bağırsağı ülseri, dispepsi, bağırsak gazlarından dolayı karın şişliği, bağırsak spazmı. haricen: akut/ kronik ağız ve mukozası hastalıkları, göz/gözkapağı hastalıkları.
Zencefil
Vücudu ısıtıcı, terletici, toksinleri atıcı, kalbi güçlendirici, kan dolaşımını düzenleyici, baş ağrılarını giderici, sindirimi düzeltici, arterlerdeki pıhtılaşmayı önleyici, kan şekerini düşürücü, kolesterolü düşürücü, besin zehirlenmesini önleyici, mide bulantısını ve kusmayı önleyici, antioksidan (içine katıldığı besinlerin absorbsiyonuna yardımcı).
Yüksek kolesterol, kan dolaşımı bozuklukları, mide, dalak, akciğer rahatsızlıkları; soğuk algınlığı, bronşit, öksürük, grip, mide-bağırsak gazı, baş dönmesi, sabah halsizliği, araç tutması, el-ayak üşümesi.
Havlıcan
aperetif/iştah açıcı, antiflatuları/ mide - bağırsak gazı giderici, diüretik/idrar söktürücü.
Kekik
diüretik/idrar söktürücü, antispazmodik/ spazm giderici, sedatif/ sakinleştirici, ekspek-toran/balgam söktürücü, digestif/hazmı kolaylaş-tırıcı, antiflatulan/ bağırsak gazlarını giderici, sekretegog/salgı bezlerim çalıştırıcı, kolagog /safra akışını düzenleyici, antibakteryel/mikropların yaşa-masını engelleyici, dezenfektan/mikrop öldürücü, antihelmintik/bağırsak kurtlarını düşürücü.
Adaçayı
Mide ve bağırsak gazlarını giderir. mide bulantısını keser. hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. boğaz, bademcik ve diş enerinin iltihaplarım giderir.
Göğsü yumuşatır. astımdaki sıkıntıları geçirir, idrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa zindelik verir. antiseptik (mikrop öldürücü) dür. ağız ve boğaz iltihaplarında suya karıştırılıp gargara yapılarak kullanılır.
Papatya yağı
Ateşi düşürür. Ağrıları giderir. Spazm çözer. Terletir.
Sinirleri yatıştırır. Bağırsak gazlarını giderir. vücuda rahatlık verir. Boğaz - bademcik ve diş etlerinin iltihabım giderir. Bel ve baş ağrılarını geçirir. Mikropları öldürür.

Bağırsak parazitleri için bitkisel çözümler

Bağırsak solucanları tenyalar,yuvarlak solucanlar ve kıl kurtları olarak üçe ayrılabilir.Tenyalar 7-8 metreye kadar uzayabilir,halk arasında şerit olarak bilinir. İyi pişmemiş etlerle insanlara geçer.

Şerit olan kişilerde karın şişliği,bulantı ve iştahsızlık görülür. Bağırsak,normal çalışmaz ve sinir sistemi bozukluğu baş gösterir.

Bağırsak parazitleri için bitkisel formüller:
Tenyaları düşürmek için :

* 1 çorba kaşığı eğrelti otu 2 su bardağı kaynar suya konularak çay gibi demlendirilir.15 dakika ara ile aç karnına birer su bardağı içilir.

* 1 litr kaynar suya 1 yemek kaşığı kekik konularak 15 dakika demlendirildikten sonra süzülür. Sabahları aç karnına 1 su bardağı.gün boyu toplam 4 bardak tüketilir.

* İnce rendelenmiş 200 gram havuç sabahları aç karnına yenilir.Öğleye kadar bir şey yenmez.Öğle ve akşam yemeklerinden 20 dakika önce 100 er gram daha yenir. 5-6 gün boyunca bu uygulamaya devam edilmelidir.

Yuvarlak solucanları düşürmek için:
yuvarlak solucanlar 10-20 cm boyunda olup genellikle 3 ile 10 yaş arası çocuklarda görülür.Karın şişlliği,karın ağrısı,zayıflama ve kaşıntı görülür. Tedavisi için:

1 su bardağı kaynar suya 1 tatlı kaşığı papatya konulur.!0 dakika demlendirilip süzülür. Yemeklerden 1 saat önce günde 3-4 bardak içilir.

Kıl kurtları için:
Kıl kurtları 3-4 milimetre boyunda olup gözle zor görülen ufak kurtlardır.Geceleri uykusuzluk,sinir bozukluğu,baş dönmesi ve apandist bölgesinde ağrılara sebep olurlar.

Sabahları aç karnına 250 gram çilek yenilip,öğleye kadar başka bir şey yenmezse şifa olur.Bir süre buna devam edilmelidir.

Nar ve narın faydaları

Nar taneleri ve suyu pek çok derdin devasıdır.

Yaz mevsiminde serin meyve suyu veya ferahlatıcı bir kokteyl olarak tüketilen nar, sağlık bakımından da özellikle kış mevsiminde bol bol tüketilmesi gereken bir meyvedir.

Narın insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil. Adeta bir ´ilaç´, hatta antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan koruyor. İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engelliyor.´

Latince adı ´Punica Granatum´ olan nar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini güçlendiriyor.

10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan

Yapılan araştırmalarda nar suyunun cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisinin görülmüştür.

Kış mevsiminde portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunu sıkarak tüketmek son derece önemli.

Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması.

Damar tıkanıklıklarını geriletme özelliği bulunan nar, ´ACE´ denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü bir etki de yapıyor. Nar birçok özellikleriyle bazı meyveleri de geride bırakıyor. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor.

Tüm bu özellikleriyle adeta bir ´ilaç´ ve doğal antibiyotik görünümünde olan nar, sofralardan kesinlikle eksik edilmemesi gereken meyveler arasında yer alıyor. Nar suyu ayrıca damar sertliğine karşı güçlü etkisi bulunan bir içecek olarak karşımıza çıkıyor.

Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, bu içeceğin antioksidan etkisinin daha da artmasına neden oluyor. Zira bu önemli meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor.

Bu nedenle ishal kesici ve kurt düşürücü özelliğe sahip bulunuyor. Nar kabuğunun ekstresi ise güçlü bir virüs ve mikrop öldürücü özelliği sahip. Ayrıca, cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösteriyor. Bunların yanı sıra, meyve kabuğu ve tanelerin antioksidan ve anti-tümör etkileri de biliniyor´.

Beslenmede yer almalı
Beslenmede mutlaka yer alması gereken nar, aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliği taşıyor.

Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor.

Serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır.

Bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan biridir.

Narın bilinen bazı faydaları:

  • Nar suyu dişeti iltihaplarını giderir.
  • Yüksek tansiyonu düşürür.
  • Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur
  • Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır
  • Enerji verir, yorgunluğu giderir
  • İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur
  • Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller
  • Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar
  • İshali (diare) önler tedavide destek sağlar
  • Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar
  • Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır.
  • Böbrek iltihaplarının giderilmesinde etkilidir.

önemli not :Nar suyu tansiyon düşürdüğü için düşük tansiyonlu kişilerin tüketmesi sakıncalıdır

Dut ve Dutun Faydaları

Dut; Meyveleri beyaz veya karadır. Dutun içerdiği vitamin ve minerallerin yanısıra mikrop öldürücü özelliği de vardır. Ayrıca dut yaprakları ipek böceklerini beslenmesinde kullanılmaktadır.
Dutun Faydaları : Dut vücudu kuvvetlendirir, kansızlığa karşı iyi gelmektedir. Ağız, bademcik ve boğaz iltihabı, diş eti hastalıkları ve öksürüğe karşı yararlıdır.
Ateş düşürür. Karaciğeri güçlendirir. Mide ve bağırsakların düzenli bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Özellikle yemekle beraber yenildiği zaman hazmı kolaylaştırıcıdır. Aç karnına yenildiği zaman kabızlığı giderir ve hatta ishal yapabilir, bağırsak kurtlarının düşürülmesine yardım eder.

Dutun kullanım şekilleri : Dut taze ve kuru olarak tüketilebilir. Ayrıca dutun şurubu, reçeli ve pekmezi yapılmaktadır. Dutun yaprakları kaynatılarak suyu içildiğinde kabızlığa iyi gelmektedir. Dut kabuğu ve yaprağı kaynatılarak bunun suyu ile gargara yapıldığında diş ağrılarını dindirir. Dut şurubu mide ve bağırsak iltihaplarının iyileştirilmesine yardım eder.

Karadutun faydaları

- Karadut şurubu veya karadutun yaprak ve kabuklarının kaynatılması ile elde edilen sıvı ağız ve boğaz antisepsisinde, diş eti iltihapları için çok etkilidir.
-Karadut çok güçlü bir antioksidan içermektedir.Antioksidanlar da bağışıklık sistemini güçlendirir,Kalbi koruyan ve yaşlanmayı geciktiren etkileri vardır.
-Karadut yorgunluk durumunda çok faydalı. Çünkü halsizliğe derman olurken, yorgunluğu da yok ediyor. Aynı zamanda uykusuzluğa da çare oluyor.
-Karadut kan basıncını düşürüyor, sindirim sistemindeki rahatsızlıkları da yok ediyor. Mide salgısını artırdığı tespit edilmiştir.
-Saçların ve özellikle de dişlerin güçlenmesi için mutlaka bol bol karadut tüketin. Saç ve diş dostu olarak biliniyor.

DUT: Beyaz dut yaprakları idrar söktürür. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak kurtlarını düşürür. Mide ve bağırsakları rahatlatır. Kara dut ise ağız ve boğaz iltihaplarına iyi gelir.
Dut dünyanın en ekolojik ürünlerinden biri olarak sayılıyor. Dut, kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin.

Yağlı cilt temizliği için limon suyu losyonu

Limon yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir
Çünkü limon cilt sıkılaştırıcı bir etkiye sahiptir. Aşağıda tarifi verilen yüz losyonu, yüzünüzdeki siyah nokta ve sivilcelere karşı çok ideal bir losyondur.
Bu losyonu hazırlamak için yarım çay bardağı limon suyunu, bir yemek kaşığı bal ve bir bardak su ile karıştırdıktan sonra karışımı cam bir şişeye koyun. Elde ettiğiniz bu losyonu sabah ve akşam, bir pamuğa damlattıktan sonra yüzünüze sürün.
Böylelikle hem temiz hem de canlı bir cildiniz olacak.

Uyarı:
Yüzünüze bu karışımı sürdükten sonra en az 2 saat güneşe çıkmamanız gerekmekte. Aksi taktirde yüzünüzde lekeler oluşur

Cildi serinletmek ve canlandırmak için limon

Altı tane limonu, kabuklarıyla birlikte halka halka dilimleyin. Derin bir kaseye soğuk su doldurduktan sonra içine dilimlediğiniz limonları koyun.

Limonların kabukları yumuşaması için en az bir-iki saat suda bekletin. Süre dolduktan sonra limonları elinizle sıkın ve banyo suyunun içine limonları ve hazırlanan suyu ekleyin.

Eğer limonların suyun içinde bekletilme süresi sizin için çok uzunsa, o zaman limonların suyunu sıkarak limonlar ile birlikte banyo suyuna ilave edin.

Hazırladığınız bu limon banyosunun içerisinde 20 dakika kalmanız yeterli olacaktır. Bu özel banyo hem kan dolaşımınızı hızlandıracak hem de iç açıcı limon kokusu güne daha dinamik başlamanıza yardım edecektir.

Cilt için limon peelingi

Limonun içeriğindeki asitler cildinize aynı zamanda peeling görevi yapabilir. Dirsek, diz ve tabanlarınızda oluşan sert derileri aşağıda verdiğim limonlu karışım ile yumuşatarak, pürüzsüz görünmesini sağlayabilirsiniz.

Bir çorba kaşığı limon suyu ile iki çorba kaşığı balı kısık ateşte hafifçe ısıtın. Ocaktan indirdikten sonra bir müddet soğumasını bekleyin.

Hazırladığınız karışım soğuduktan sonra kuruyan ve çatlayan cildinizin üzerine sürün. 20 dakika beklettikten sonra peeling yaptığınız bölgeyi ılık su ile temizleyin.

Son olarak temizlediğiniz bu bölgeyi limon kabukları ile ovalayın. Bu uygulama sonunda derinizin taze görünüşü sizi bile şaşırtacak.

Kefir içemiyorsanız kefir hapı için

Kefir Kapsülü ; yurt dışında çok rağbet görüyor ve artık Türkiye'de de satışa sunulan doğal bir hap

Kafkasları Gençlik iksiri Kefir

Kafkaslarda gençlik iksiri olarak bilinen kefirin hapını kullanan isimlerin başında ise Semra Özal geliyor. Farmaroyal tarafından Türkiye'ye getirtilen kefir hapı düzenli olarak tüketildiği zaman gençliğin yanı sıra sağlık da vaat ediyor.

Kefir hapı günde 3 kez tüketilebiliyor ve düzenli olarak içildiğinde kanserden kalp rahatsızlıklarına dek pek çok sağlık problemine yakalanma riskini büyük oranda azaltıyor. Kefir hapını kullanan Hollywood starları arasında ise ilk sırada Victoria Beckham ile Jennifer Lopez geliyor.

İŞTE KEFİR' İN YARARLARI:
  1. * Bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden mikrobik enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırır.
  2. * Astım ve alerjiye karşı direnç oluşturur.
  3. * Büyümeye güçlü destek sağlar.
  4. * İhtiyaç duyulan enerji için mükemmel destek verir.
  5. * Beyin hücrelerini aktif hale getirir ve beyinsel dinamizmi arttırır.
  6. * Obeziteye ve aşırı zayıflamaya karşı frenleyicidir.
  7. * Bağırsak florasını düzenler eder.
  8. * Cilt güzelliğine ve parlaklığına olumlu etkileri vardır.
  9. * Saçları güçlendirir.
  10. * Gençlik döneminin etkin, enerjik ve aktif bir dönem olması için unutulmaz bir partnerdir.
  11. * Gençlik ve dinçlik duygusunun sürekli olmasını sağlar.
  12. * Yorgunluk ve strese karşı koruyucu bir kalkan görevi görür.
  13. * Cinsel fonksiyonların devamlı olmasında aktiflik kazandırır.
  14. * Kanı temizler, kolesterolü dengeler ve yüksek tansiyonu düşürür
  15. * Damar sertliğini ve kalp krizi riskini önler.
  16. * Uykusuzluğu gidericidir. Spor yapan kişiler için enerji deposudur.
  17. * Sindirimi kolaylaştırır.
  18. * Kemoterapi tedavisi sırasında vücudun güçlü kalmasını ve beslenmenin devamlı olmasını sağlar.
  19. * Selülitlere karşı etkilidir.
  20. * Bir çok hastalığın oluşumunu ilk başlangıçtan itibaren hemen önler.
  21. * Alkol alanlar bakımından kaybolan vitaminlerin geri kazanılmasında tam bir takviye sağlar.
  22. * Saç dökülmelerini azaltır.
  23. * Doğum kontrol hapı ve idrar söktürücü ilaç kullananlara yardımcıdır
  24. * Antibiyotik ilaçlar vücuttaki tüm vitaminleri ve bakterileri öldürdüğü için; doğal savunma ve savaş ordularını kurarak doğal antibiyotik görevi yapar.
  25. * Antioksidan özellikleriye hücre yenilenmesine katkıda bulunur.
  26. * Menopoz dönemindeki riskleri azaltır
  27. * Aşırı yıpranmayı ve yaşlanmayı yavaşlatır.
  28. * Damar sertliğini önler
  29. * Uzun ve sağlıklı bir ömür trendine yönelik metabolizmanın mimarıdır. Kemiklerin ve kasların kuvvetli kalmasına destek sağlar.
  30. * Oestropoz ve Alzheimer hastalığına karşı direnç oluşturur.
  31. * Başta Prostat ve bağırsak kanseri olmak üzere bir çok kanseri önleyici etkisi olduğu bilinmektedir.
  32. * Bellek zayıflığını ve dikkat azalmasını engeller.
  33. * Kronik güçsüzlüğe karşı kuvveti arttırır.
  34. * Görme zayıflığını ve katarakt oluşumunu önler.
  35. * Serbest radikallerin, ağır metallerin ve zehirli gazların vücuttaki olumsuz etkilerini azaltır.
  36. * Kronik depresyona karşı olumlu iyileştirmeler gerçekleştirir.
  37. * Genç yaşlanmayı sistemize eder.
  38. * Mutlu bir yaşlılık dönemi için vazgeçilmez doğal bir dosttur.
............ve sayılamayacak kadarpek çok faydası vardır. KEFİR İÇEMİYORSANIZ , KEFİR KAPSÜLÜ İÇİN..

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.