2015

1 0-2 Yaş arası 1 2-6 yaş arası 4 6-12 yaş arası sağlık 1 ADHD 1 adnan yıldırım nasıl zayıfladı 1 afrika bitkileri 11 afrodizyaklar 1 Agaricus Bisporus 2 agaricus mantarı 1 Agaricus Subrufescens 1 agarwood 1 agave şurubu 1 Aglaia odorata 1 Agrocybe Aegerita 2 ağaç sakızları 1 ajowan tohumu 1 ajwaini bishop 4 akciğer hastalıkları 1 akça ağaç 1 Albizia 1 Alchemilla vulgaris 2 alerjik rinit 1 alkanma 1 Allamanda cathartica 2 alternatif tıp 2 alzheimer 1 Alzheimer hastalığı 1 amaranth 1 amerikan ginsengi 3 anason 3 anason nedir 2 anasonun faydaları 1 Andrographis 32 anne bebek 2 anne sütü çayı 7 anti aging 3 anti bakteriyel 2 apiterapi 2 arı poleni 5 arı sütü 3 arı ürünleri 8 aromaterapi 13 aromatik bitkiler 2 aromatik yağlar 1 Aslan pençesi 1 aslan yeleği mantarı 1 aspen kabuğu 4 astım bronşit 1 astragalus 4 ayuverdik bitkiler 1 Badem mantarı 1 bağırsak çalıştıran bitkiler 2 bağırsak iltihaplanması 4 bağırsak solucanları 4 bağırsak şeritleri 1 bağırsak yaraları 1 bağışıklık güçlendirici 4 baharatlar 6 bal 1 bambu mantarı 1 basur 4 bebek sağlığı 3 bel ağrısı 1 beyin hastalıklları 2 bitki çekirdekleri 1 bitki zamkları 48 bitkilerin ilaçlar ile etkileşimleri 13 bitkilerin kullanım dozajları 45 bitkilerin yan etkileri 12 bitkisel banyolar 25 bitkisel caylar 6 bitkisel kokular 32 bitkisel macunlar 59 bitkisel maskeler 1 bitkisel sular 67 bitkisel yağlar 3 boyun ağrısı 3 böbrek 1 bronşit 1 burclar 1 candidia 1 castor oil 1 castor yağı 1 chaga mantarı 134 cilt bakimi 3 cilt hastalıkları 15 cilt lekeleri 24 cilt temizligi 23 cilt tipleri 28 cinsel saglik 26 cinsellik 1 Cordyceps 1 coriolus 1 çiğdem türleri 1 çin geveni 13 çocuk sağlığı 1 çölyak 1 DEHB 10 dekolte bakimi 2 deniz yosunları 8 deprasyon 1 depresyon 3 detoks 2 dikkat eksikliği 1 dilara kocak 6 dis ve agiz bakimi 1 diş sağlığı 1 diüretik 5 diyabet 77 diyet listeleri 8 diyet yemekler 2 diz ağrısı 96 dogal saglik 54 dogal tedavi 3 doğal antibiyotik 7 egzama için krem 5 egzama nedir. egzama nasıl tedavi edilir. egzama için şifalı bitkiler 12 egzama tedavisi 4 egzamadan kurtulma yolları 15 egzersiz 2 eklem rehatsızlıkları 24 el ayak tirnak 1 enokitake mantarı 26 erdem yesilada 6 erkan topuz 8 erkek bakim 13 erkek saglik 1 erkekler özel ürünler 3 esansiyel yağlar. 7 esra tüzün 6 ev yapımı 1 faranjit 1 farmakoloji 1 filizlenmiş bitkiler 1 ganoderma 6 geleneksel tıp 1 gıda takviyeleri 3 ginseng türleri 1 glokom 11 goz cevresi bakimi 1 göğüs büyütücü 1 göz hastalıkları 9 gribal enfeksiyon 8 grip 4 gul ile guzellik 20 hamilelik te bakim 14 hamilelikte beslenme 1 hasan insel 1 hayıt tohumu 1 hazımzıslık 1 hemoroid 99 herbalist adnan yildirim 1 herpes 1 herpes simpleks 1 hindi kuyruğu mantarı 1 hint yağı 1 hiperaktivite 5 homemade remedie 2 hormonlar 1 hsv 1 hububat 4 ibn-i sina 2 ibs 5 idrar yolları enfeksiyonu 3 influnza 1 insülin 1 ipek bitkisi 1 irritabl bağırsak sendromu 6 ishal 1 iştah artırıcı 2 jel bitkiler 1 jelatin 2 kabızlık 18 kadın sağlık kürleri 65 kadin saglik 1 kakule 16 kalca bacak 5 kalın bağırsak 4 kalori hesabi 36 kalp sagligi 1 kan 3 kanser 5 kansizlik 1 kar mantarı 4 karaciğer hastalıkları 1 katran 1 kemik kanseri 2 kemik sağlığı 12 kepek 2 kil 4 kilo almak 52 kilo verin 1 kistik fibrozis 2 koah 5 kolestrol 1 kordiseps mantarı 29 kök bitkiler 3 kuruyemişlerin faydaları 2 lupus 1 lupus tedavisi 1 maitake mantarı 2 mantar 5 meme kanseri 14 menopoz 58 meyve ve sebzeler 21 mide 3 mide-gaz 2 migren 27 mineral vitamin 1 moda aksesuar 13 mutlu evlilik icin 2 nezle 4 obezite 2 omega 3 1 osteaporoz 1 ödem atıcı bitkiler 8 öksrüğe şifalı bitkiler 4 öksürüğün nedenleri 5 öksürük 1 Ölmeyen hekimlerimiz 1 pankreas kanseri 1 performans artırıcı 1 Phallus indusiatus 1 Phellinus linteus 1 Pleurotus Pulmonerus 4 polen 1 Polyporus Umbellatus 1 poria mantarı 6 propolis 5 prostat 1 reçineli bitkiler 6 regl 1 reishi mantarı 1 rezene 7 romatizma 1 sa 2 sabit bitkisel yağlar 1 sabun 49 sac bakimi 5 saç dökülmesi 1 safra 1 safra hastalıkları 1 safra taşı 106 saglikli beslenme 103 saglikli zayiflama 1 sang huang mantarı 2 seboreik dermatit 6 sedef 11 selulit 1 shiitake mantarı 2 sibirya ginsengi 7 sifalı bitki kabukları 12 sifalı bitkiler 319 sifali bitkiler 32 sifali yaglar 2 siğil tedavisi 1 sindirim sorunları 6 sinir stres 2 Sistemik lupus tedavisi 1 sistit 20 sivilce ve akneler 6 siyah noktalar 1 SLE 1 sodyum aljinat 1 sodyum türeri 4 soğuk algınlı 1 sonbahar çiğdemi 7 stres 13 su ile guzellik 1 Suehirotake mantarı 10 süper gıdalar 1 süt çayı 1 şeker 1 şeytan tersi 1 şifalı bitki tozları 72 şifalı bitkiler. şifalı tohumlar 3 şifalı kokular 20 şifalı mantarlar 4 şifalı sebzeler 8 şifalı şerbetler 8 şifalı yemişler 3 tahıl grupları 1 tansiyon 8 temizleme sutleri 2 tenya 15 tıbbi mantarlar 2 tip 1 diyabet 2 tip 2 diyabet 3 tonik ve maskeler 3 troit 1 unfilanza 5 uykusuzluk 2 ülser 2 ülseratif kolit 2 vajinit 7 video 63 vucut bakimi 3 vucut ritmi 4 yara yanık 1 yorgunluk 3 zayıflama haplarının zararları 11 zehirli bitkiler

Zayıflamak için herşey Mübahmı?



Kış ayları geldiğinde alınan fazla kilolardan kurtulmak için insanlar belki yüzlerce metod ve yöntem denemektedirler. En basit zayıflama yöntemi nasıl ve ne sürede kilo aldı isen aynı sürede tam tersini yaparak kilo vermektir. İnsan kendini ve bedenini en iyi tanıyan varlıktır. Ve nerde nasıl bir hata yaptığını da en iyi kendi bilir. Basit bir öz eleştiri zayıflama yönteminizi hediye edebilecekken genelde kabullenmeyiş te insanın fıtratında vardır. Yıllardır Aktar dükkanı işleten bizlere insanlar zayıflamak için oldukça fazla miktarda başvurmakta ve her yıl TV ve internette yüksek bütçeli reklamlarla onlara gösterilen zayıflama ürünlerini talep etmektedirler. Son 10 yılı inceleyecek olursak Herşey  beşi biryerde ile başladı diyebiliriz. 2005 li yıllarda gazete ve tvlerde mateli 5i 1 yerde çayları insanlara anlatılmış ve zayıflama konusunda yardımcı olacağı çeşitli bilimsel çalışmalar örnek gösterilerek zikredilmiş ve kurtarıcı bekleyen toplum hep bir elden bu çaylara sarılmıştır.

          En büyük yanılgı insanların bitki çayı içerek ve yediğine içtiğine dikkat etmeden kilo vereceğini düşünmesi veya düşündürülmesidir. İşin kolayına kaçmak Biz türk toplumunun genel özelliği olmuş galiba diyet yapın yediklerinize dikkat edin dendiğinde ben zaten diyet yapsam kilo veriyorum diyen bir çok insan tanıdım. Sonunda diyette yaptılar ama kilo kontrolünü bir türlü başaramadılar. İştah denilen şeyin kontrol edilmesinin oldukça güç olduğunu düşünüyorum ama bu konuda yardımcılarda yok değil. Sadece Türkiyede değil dünya genelinde kontrolsüz satılan subutramin etken maddeli ürünler ise bu konuda etkili olmasına rağmen bir çok yan etki barındırdığı için 2007 yılında dünya sağlık örgütü tarafından yasaklanmıştır. Bu konuyu ayrıntılı bir biçimde önceki yazılarımızda yazdık subutraminin bilmediğimiz zararları  linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

Bu girizgahtan sonra konumuzun ilk ana başlağına gelelim.

Bu güne kadar kullanılan yanlış şeyler ve yöntemler

Özellikle bu konuda bir aktar arkadaşımızın söylediklerini sizinle paylaşmak istiyorum bu mevzunun son 10 yılını kendisi kısaca şöyle özetledi: Burda aktar arkadışımızın kimliğini gizli tutuyoruz
Herbalist Adnan Yıldırım: Bu güne kadar insanlar zayıflama konusunda neler talep etti siz nasıl yönlendirdiniz?
AKTAR: ilk önce zayıflama çayları ve macunları satarak başladık. Yıllar geçtikçe Televizyonun etkisi arttı ve orada çıkan reklam ürünleri talep görmeye başladı ve internet. Evelden üretici sayısıda azda kimin ne yaptığını bilirdik ama şimdilerde yüzlerce üreretici var lakin kaliteli firma sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Çaylardan sonra kapsüller furya oldu bir çok kapsül ilk önce internetten satıldı sonra eczaneye girdi sonra biz sattık. Biber hapıda bunlardan biri. Biber hapının bu kadar zararlı olduğunu bilmiyorduk ve satışıda yasak değildi. insanlarda özellikle şu üç şeyi talep ediyordu Biber Hapı. Maurers. LW 60-90.. FX 15 bunlar bir ayda insanlara 6-7 kilo verdiren ürünlerdi. 

Herbalist Adnan Yıldırım: Pekala bu konuda halkın yönelimini siz belirleyemiyormuydunuz.?
AKTAR: Ne yazıkki halkımız aktara cahil muamelesi yapıyor. Birşeyler söyediğinizde sizi pek dikkate almayabiliyor tvde ne duydu ise o. Mesela aynı kişiler arabaları bozulsa araba usatısını can kulağı ile dinler, hatta yemek yaparken yemek şeflerini dinlerler. Aktarda sonuçta bu mesleğe yıllarını vermiştir ve bitkileri bilir faydalarını tadını etkilerini bilmesine ragmen pek bir dinlemezler. Yönlendirmeye çalışsanızda televizyonda duyduğu şeylerin dışında bir şey söylerseniz sen ne biliyorsun olur. 

Herbalist Adnan Yıldırım: Genelde zayıflamak için size başvuran insanlarda ne gibi ilginçliklerle veya olumsuzluklarla karşılaşıyorsunuz
AKTAR: Bu tür insanların ekserisi her yolu deneyip bir türlü zayıflamayanlardır diyebilirim. Zayıflamak için ölümüne diyet yapanlar var. Belli bir zaman sonra biber hapı satmayı bırakmış olmamıza zararlarını anlatmamıza rağmen hala bunu isteyen kişiler var. Birde en yaygını komşum kullanmış o zayıfladı bende bunda istiyorum diyenler var. Her yıl şubat ayında bir furya başlar bir ürüne herkes onu kullanır kilo verenler verir veremeyenler hep yeni başka bir şeyin varmı der. sonra başka bir ürün sonra başka bir ürün. Genelde birbirinin benzeri olan bu ürünler bazı insanları zayıflatıyor bazılarına kilo verdirmiyor. Burda son satıcı biz olduğumuz için suçlu konumuna biz düşüyoruz. Birde 2 -3 gün kullanıp fayda görmedim diyenler var. Bakın şuan goji çileği meşhur yetiştiremiyoruz. talebi karşılayamıyoruz. 

Herbalist Adnan Yıldırım: Yıllar içinde yönelimler nasıldı sizin için en etkili ürün ve geri dönüş aldığınız şeyler nelerdi marka vermeden söylecek olursak
AKTAR: Yıllar içinde insanlar macunlar ve çalylarla başladığı zayıflama ürünü isteklerine 2008 den sonra kapsüllerle devam etti taa ki 2013 yılında yasaklanana kadar yoğun talep gördü bütün zayıflama kapsülleri. Hatta cumhurbaşkanı Altın çilek demiştide bir yıl Altınçileğin zayıflama kapsüllü satıldı galiba hep dış kutu isim değişiyor iç aynı. sonra acai berry vardı Dr Mehmet Özden. sonra afrikan mango. vs. Memlekette sağlık için faydalı olan herşey bir grup internet reklamcısı tarafından ucu bir şekilde zayıflamaya dokundurulup yoğun reklamla piyasa ediliyor. Piyasada kalma süreleri 3-5 ay bu tür ürünlerin sonra yoklar. Ama hale beşi bir yerde satıyor biberiyeli zayıflama çayı 9 lu çay sarımsak çayı hala satıyor. Çörek otu yağı zayıflama için hala satıyor. 

Bilgileri ve samimi paylaşımları için arkadaşımıza teşekkür ederiz. 
Zayıflamak için her yol mübah değildir. Bunu unutmayalım. Özellikle zayıflama konusunda satılan kapsüllerden uzak duralım bitkinin gerçek halini kullanmanızı tavsiye ederim.

Burada sizinle paylaşacağımız 3 adet tarif var bunları deneyebilir ve vücudunuzdaki farkı kendinizde gözlemleyebilirsiniz

Zayıflama Çayı
denenmiş etkisi onlarca kez kanıtlanmış bir formül ve çok ekonomik   

Metabolizmayı dengeleyici olarak, kiloyu dengeleyen, kişiyi rahatlatan, sağlıklı ve genç kalmasına yardımcı olan bir çay. Genel metabolizma üzerinde dengeleyici etki yaparak kiloyu normalleştirir. Yağlanmaya yatkın olan ve zayıflamak isteyen kişilere uygun bir bitki çayıdır.

Kullanılması gereken bitkiler: Her kupa bardağı için
7 adet açlık otu veya aşlık otu olarak sorabilirsiniz aktarınıza,
1 çay kaşığı top kekik
1 çay kaşığı Tang,** Fucus vesiculosus, bir tür deniz yosunu veya biberiye
1 tutam hibiskus
5 adet kuşburnu meyvesi
1adet tarçın kırıp atın özellikle
1 kök zencefil
1 çay kaşığı kişniş tohumu
Bu bitkilerin tamamını bir cezveye koyun ve 1 taşım kaynatın sonra 10 dk deminin çıkmasını bekleyin mayhoş tarçınlı bir çay oluyor ve içimi kolay diyebiliriz yudum yudum için. Sabah ve Akşam olmak kaydı ile günde 2 kupa bardağı tüketmeniz kafi

Bu çayın yanında günde 1 kase yoğurda 1 tatlı kaşığı aspir yağı 1 çay kaşığı çörek otu yağı 1 tatlı kaşı acı pul biber koyup öğlen arasında tüketebilirsiniz buda metebolizmanızı hızlandıracak ve iştah kontrolünüzü sağlayacaktır. 

ilaveten ödem çayı tarifimizde aşağıdaki gibidir günde 1 veya 2 bardak içilebilir. 
Ödemi vücudumuzdan atmak için kullanabileceğimiz belli başlı bitkiler vardır bunlar düzenli kullanıldığında şişkinlik ve ödem derdinden ortalama 10 günde kurtulursunuz
1-) ISIRGAN: (Urtica), ısırgangiller (Urticaceae) familyasının Urtica cinsinden Mayıs-Ağustos ayları arasında çiçek açan, bir yıllık veya çok yıllık bir evcikli otsu bitki türlerinin ortak adı.
2-Kırkkilit Otu (Equisetum arvense): Atkuyruğugillerden; kök sapı ömürlü olan, nemli yerlerde yetişen bir bitkidir. Acı madde, saponin, tanen, silisik asit, çeşitli alkoloidler ve potasyum içerir.
3-) KİRAZ SAPI: Kiraz sapının şifa dağıtıcı etkisi kadar zayıflamaya olan faydaları ile de dikkat çeken bir bitkisel çay formülü olduğunu belki bilmiyorsunuz
4-) MISIRPÜSKÜLÜ:Ortalama 2 metre boylarında, kökü kalın ve saçaklı, yaprakları şerit gibi uzun, sert ve sivri olan bir bitki olan mısırınmeyvelerinin ucundaki saçaklardır. Mısır püskülü bol miktarda potasyum, sodyum ve kalsiyum içerir. Mısır püskülünde ayrıca, yağ, reçine, şekerler ve allantoin bulunur.

Bunların tamamında belli bir miktar demlenerek kaliteli bir ödem çayı elde edebilirsiniz. 





Aynısafa bitkisinin faydaları


Aynısafa bitkisi bir diğer ismi ile nergiz çiçeği veya portakal nergizi calandula ilaç yapımında kullanılan bir bitkidir. Halk arasında bilinen faydaları: Adet dönemi ağrılarını bastırır, Kas spazmlarına iyi gelir, boğaz ağrısı ve üst solunum yolları rahatsızlıklarına faydalıdır. Mide ülseri gastrit gibi rahatsıklarda iyileştirici etkisi vardır. Mantar ve cilt hastalıklarında topikal olarak kremi veya çiçeğinin suyu kullanılır. Zor iyileşen yaraların ve varisin tedavisinde de fayda veren bu bitki ayrıca, Hemoroid göz kapağı rahatsılığı konjuntivit için rektumda proctutis için anal fissür için kullanılmaktadır, iltihabı azaltıcı etkisi mevcuttur. Süs bitkisi olan kadife çiçeği ile karıştırılmamalıdır. 

GOJİ NAMI DİĞER KURT ÜZÜMÜ

Gojibery veya goji çileği veya kurt üzümü olarak andığımız 1. yüzyıldan beridir kullanılan şifalı bir bitkidir. Özellikle ülkemizde son günlerde popüler olan ve kg fiyatı 100 tl civarında olan bu bitkinin faydalarını yan etkilerini ilaçlarla etkileşimini sizlerle paylaşmak istedik.


 xUluslar arası tıp enstitüsü NCBI nın verileri ve medline plusun verilerine dayanarak hazırlamış olduğumuz bu yazı bilimsel gerçeklere dayandırılmakta ve ulaşabileceğiniz en doğru bilgiyi sizlere vermeyi amaçlayarak kaleme alınmıştır. 

Goji nedir.?

Goji parlak kırmızı meyvelere sahip ana vatanı çin olan bir çalı bitkisi türüdür. Kurutulmuş meyveleri kökü bitkinin dal kabukları ve yaprakları ilaç yapmak için kullanılır. Goji hakkında bu güne kadar yapılmış yeterli düzey klinik çalışma mevcut değildir. Ama dünya genelinde bir çok rahatsızlık için kullanılır. Genel manada kullanım alanları diyabet, zayıf kan dolaşımı, sıtma, kanser vakalarında destekleyici, tintinus (kulak çınlaması baş dönmesi) , erektil disfonksiyon, Ateş, terleme, sinirlilik, burun kanaması, hırıltı ve öksürük şeklindedir. Ayrıca kasları ve kemikleri güçlendirmek amacı ile suyuda içilmektedir. Göz sağlığı için yemişleri yaşken ezilip göz toniği yapılır. İlk goji kullanımı çin litaratüründe milattan sonra 1. yüzyıla dayanmakta olup çin rivayetlerinde goji kullanarak 256 yıl yaşayan bir herbalistten bahsedilmektedir. o yüzden bitki çinde ömrü uzatan bitki olarak tanınır. 

Goji ne konuda ne kadar etkilidir

Amerika merkezli doğal ilaçlar kapsamlı veri tabanına göre gojinin etkileri aşağıdaki gibidir. 

Göz kuruluğu: Yapılan araştırmalar goji meyvesinin ezilmesi ile yapılan göz toniği veya damlasının göz kuruluğuna fayda verdiği gözlemlenmiştir. 

Yaşam kalitesi: Bazı amerikalı atletler ile bereber yapılan araştırmalar 14 ile 30 gün arasında goji suyu kullanan sporcuların enerji seviyelerinin dahada yükseldiği atletik perfrmanslarının arttığı ve uyku ve dinlenme kalitesinin düzeldiği gözlemlenmiştir. 

Kilo kaybı: Yapılan ön araştırmalar Fazla kilolu erişkinlerde sporla birlikte kullanıldığında belde incelme yaptığı görülmüş olmakla beraber yağ yaktığı konusunda herhangi bir delil bulunmamaktadır. 

Diyabet: Bu konuda herhangi bir araştırma olmamakla beraber benim kullancılarımızdan aldığım bilgiler çercevesinde şekeri 20-30 puan aşağı düşürdüğü söylenmektedir. 

Yüksek kan basıncı: Ön çalışmalar bu konuda hala yetersizdir. Dünyada bazı toplumlarda bunun için kullanılmakta

Ateş: Ateş düşürücü etkisi bulunmaktadır

Cinsel sorunlar (iktidarsızlık) Yapılan ön çalışmalarda performans artırdığı düşünülmekte olmakla beraber cinsel performans konusunda kesinlik arzeden yeterli veri bulunmamaktadır. 

Antikanser göğüs kanseri: Uzak doğuda yapılan bir araştırmada kadınlarda göğüskanserine fayda verdiği ve önlediği tesbit edilmiştir. 
PMID:
 
26525080 (araştırmanın pubmed id kodu)


Gördüğünüz üzere dünyada 2 bin yıldır kullanılan bu bitki çeşitli yaşam fonksiyonları için faideli iken bizim ülkemizde direk zayıflamak için son günlerde popüler bir şekilde satılmakta ve reklamı yapılmaktadır. Ne yazıkki diğer faideleri hakkında hiç bir bilgi olmadan insanlara zayıflatıyor diye lanse edilen goji bir çok diğer faydası bir kenara itilerek toplumun hayatına kazandıramayacağımız bir şifalı bitki olacağı endişesindeyim. Bir çörek otu yağı gibi goji konsantre suyu her evde olması gereken bir şeyken sonucu zayıflamaya çıkartılan bir yolun kurbanı olmak üzere. buradan tüm aktar arkadaşlarıma sesleniyorum her dönem internet reklamları ile desteklenen bu tür ürünler konusunda halkı bilinçlendirmemiz gerekiyor. Ve son söz son kullanıcıya. Araştırın reklamların şişirdiği ürünlerden özellikle uzak durun.

Kayı boyu 6 asır dünyaya hükmedecek bir devletin tohumlarını bilecikte Ertuğrul Gazi ile atarken; gözü pek, imanı büyük, aklı hür nice yiğitler tuttu ucundan sancağın. Öyle sıkı tuttular öyle mertçe durdularki, 600 yıldır destanları dilden dile kulaktan kulağa, ıtrinin selavatındaki beste gibi gönüllere nakşederek geldi. Bu günlerde bu güzel tarihi anlatan Diriliş Ertuğrul dizisi TRT ekranlarında bizimle buluşurken bu tarihi merak eden bizlerse daha bir irdeler ve araştırır olduk ceddimizi. Size Kayıdan aktaracağım en önemli bilgilerden biri o cengaverlerin bileğini büktürmeyen, nefesini söndürmeyen, maraza düşürmeyen KUDRET ŞERBETİ dir dostlarım.

Yaptığım araştırmalar osmanlının ilk dönemlerinde de kayının adetlerinin devam ettiğini ve kudret şerbetinin asker ocaklarında, bimarhanelerde, medreselerde kaynatılıp içildiğini göstermektedir. Genelde orman ürünlerinin ve bazı baharatların kullanıldığı kudret şerbeti o dönem yerleşik hayata geçmemiş ve yaylalarda yaşayan kayının en değerli şifa kaynaklarındandı. Kudret şerbetinin tarifi muhtelif kaynaklarda açıkça zikredilmemiş olsada o günün şartlarına göre ve kayının yaşam tarzına göre araştırmalarımızı yoğunlaştırıp %90 doğru olabilecek şekilde sizlere bir terkip oluşturduk.

Akçakocanın kaynattığı kudret şerbetinin faydaları şunlardır.

  • Kanda gç kuvvet veren mineralleri çoğaltır örneğin demir, magnezyum vb
  • Enerji veren bağışıklığı kuvvetlendiren vitaminleri ihtiva eder Örneğin A,B,C,D,E,K vitaminleri gibi.
  • İdrar söktürür vücutaki ifrazatı azaltır anti imflamatuardır. 
  • Hazımsızlığı giderir bağırsakları yumuşatır.
  • Üst solunum yolları enfeksiyonlarına faydalıdır bademcik boğaz iltihabına iyi gelir.
  • Erkeklerde sperm kalitesini artırır. 
  • Kadınlarda hafıza ve dikkat dağınıklığına faydalıdır. 
  • Çocuklarda kemik yapısını geliştirir. 
  • Özellikle kas yapısının kuvvetlendirir ve ani kramplar ve kas yırtılmalarının önüne geçer
Aslında faydaları saymakla bitmez. Sadece zor olan o günün şartlarında Halk hekimliğinde kullanılan bitkilerin meyvelerin ve bitki köklerinin bazılarının şuan kullanılmıyor olması veya bulunamıyor olması. Halkın popüleritesi başka noktalara ve şifalı bitkilere kaymış diyebiliriz. Birde o gün en fazla halepten bağdattan gelen bazı baharatlara ulaşmak çok imkan dahilinde değilken bu gün dünya bir köy kadar ufak her kıtanın bitkisi baharatı aktarlarımızda mevcut. 

Anadolunun dağlarının yemişlerinden ve şifalı bitkilerinden yapılan KUDRET ŞERBETİNİN Tarifi şu şekildedir. 
Bir bakır suya ( takribi 3-4 lt) aşağıdaki kökler su soğukken atılır.
  1. 5-6 dirhem Ak söğüt kökü ( Söğüt ağacı kabuğu)
  2. 5 miskal Arduç Giligi ( yaklaşık 20-25 gr ardıç meyvesi
  3. 40 adet anduz    ( 40 tane andız meyvesi)
  4. 10 miskal Ayu Üzimi ( 50 gr Ayı üzümü olarak bilinen bir dağ yemişi) Ahlatın kırmızı olanı
  5. 1 miskal Ayu pençesi (çiçekleri kurutularak şerbete koku vermesi için katılır) 
  6. 3 adet bilik (meşe ağacı meyvesi)
  7. 3 miskal buyan ağacı kökü ( meyan kökü 15 gr)
  8. 2 miskal Demür dikeni ( çoban çökerten 10 gr)
  9. 50 miskal kiren ( 200 gr kuru veya yaş kızılcık meyvesi marmelatıda olabilir)
  10. 10 adet peylenmil Alma ( o dönem özellikle yabani dağ elmaları misket katılabilir şimdi)
  11. 20 Miskal İt memesi kökü ( 90 gr böğürtlen kökü)
Bunların tamamı kısık ateşte 1 saat civarı kaynatılır. Sonra bir tülbentte süzülür ve 1 kg karadut pekmezi dökülüp iyice karıştırılır. Sabah Akşam yemekle birlikte veya aç karına birer tas içilirdi.

Şifa Allahtan istenir ama şifaya sebep olan şeylerede riayet edilir. 
Hernalist Adnan Yıldırım..

Safra kesesi hastalıkları

Safra kesesi
Safra Karaciğerin altında bulunan sindirim için hayati öneme sahip bir organdır. Çoğu canlıda safra yemekler arasında safra kesesinde depolanır ve yemek yenince hazmı kolaylaştırmak için on iki parmak bağırsağına boşaltılır. 
Safranın bileşenleri aşağıdaki gibidir. 
  1. Su
  2. Kolestrol
  3. Lesitin
  4. Safra pigmentleri 
  5. Safra tuzları
Anormal durumlarda Safradaki Kolestrol veya bluribin safra kanallarında çökelti oluşturarak taş oluşumuna sebep olabilir.

Safra kesesi hastalık türleri şunlardır

  • Kolesistit (Safra kesesi iltihaplanması)
  • Safra taşı (Safra kesesi taşları)
Herhangi bir belirtisini görmesekte saframızda taş oluşabilir. Taşlar Çok zayıf ihtimal dahilinde olsada kanalı biraz tıkayabilir bu durumda ise ağrı ve bacaklarda şişme gözükebilir. Safra taşı Türkiye ortalaması Yaklaşık %30 dur yanı her otuz kişiden biri haberi olsada olmasada safra taşına sahip olabilir. Bu taşla birlikte yaşanabilir. Sadece acil durumlarda cerahi müdehale yapmak mantıklıdır. Zira safra hayatınızın geri kalanı için önemli bir kesedir. 

Safra hastalıklarının belirtileri

  1. Genellikle karnın sağ üst tarafında ağrı
  2. Yağlı gıdaların tüketimi arefesinde oluşan ağrı
  3. Bulantı sebepsiz kusma
  4. İştah kaybı
  5. El ve Ayaklarda şişme özellikle bilek ve diz arası
Kadınlar erkeklere göre safra hastalıklarına yakalanma riski daha yüksek bireylerdir. Hızlı kilo aldıran ve verdiren ürünlerde safra taşı oluşumuna sebep olabilir. 

Eğer safra kesesi krizi yaşıyorsanız karnın sağ üst tarafına dokunduğunuzda ağrı hissedeceksinizdir. Ciltte aşırı sararma durumunda ise safra taşı kanalı tıkamış olabilir ve acil cerahi müdehale gerekebilir. 
Bazı reçete edilen ilaçlar ameliyat ihtiyacını ortadan kaldırarak safra taşını çözebilir bunlar aşağıdaki gibidir.
  • Oral bir safra asidi olan ursodeoksikolik asit (Ursodiol) Çapı 15 mm ye kadar olan kolestrol taşlarınız çözebilir. İlaç hastaların yaklaşık %40 ında başarılıdır. 
  • Metil Tert-Butil eter monooctanin (Moctanin) Safra kanalı ve safra taşları için doğrudan infüzyon çözücüdür.
  • Şok dalga tedavisi  Litotripsi. bu Türkiyede varmı bilmiyorum
Bir safra taşının erimesi en az iki yıl sürer bunu unutmamak gerekmektedir. Ama ne yazıkki doktora gittiğimizde safra taşı tesbit edilse hemen ameliyat olmamızı söyleyen bir zihniyetlede karşı karşıyayız. Hastanelerimizde bir çok hastaya hastalığın oluşturabileceği an kötü komlikasyonları anlatarak ameliyata ikna çabaları gösterilmektedir. Halbuki bilim bize gösteriyorki safra taşlarının büyük bir kısmı eritilip düşürülebiliyor.
Hekimlerimizin bir kısmı tamamlayıcı ve alternatif tedavileri önerirken büyük bir kısmı ise düşmanca tavır takınarak hem bu bilgileri mesnetsiz kabul etmekte hemde hor görmektedirler.. Asıl hor gördüklerinin kendi tarihleri olduğundan belkide haberleri dahi yoktur. Hem 8 asır önce Şerafettin Alinin Tasarladığı ameliyat malzemelerini kullanacaksın Safrayı ameliyat ederken hemde Onun Müreccebnamesindeki terkiplerine burun kıvıracaksın bu ne büyük bir tezattır. Konumuz bu değil diyerek bu paragrafı kapatalım

Safra taşı olanlar için beslenme ve gıda takviyeleri

  1. Süt peynir dondurma gluten içeren alerji yapabilecek şeylerin tüketimini azaltmanızı tavsiye ederiz.Yumurta konusunda ise iki ayrı fikir var birisi kolestrolü yükselttiğini diğeri yükseltmediğini düşünüyor
  2. Kepekli tahıllar ve B vitamin grubu bakımından zengin gıdaları tüketin özellikle demir çinko ve magnezyum bakımından yeterli beslenin
  3. Koyu yeşil yapraklı sebzeler genelde tercihiniz olsun. Deniz ürünleri Favori gıdalarımız
  4. Beyaz ekmek makarna şeker gibi rafine gıdalardan kaçının. 
  5. Bol bol anti oksidan meyveleri tüketin örneğin kiraz üzüm yaban mersini gibi
  6. Daha az kırmızı et ve yağsız et tüketin.
  7. Zeytin yağı , Aspir Yağı, Hindistan cevizi yağı gibi sağlıklı pişirme yağlarını kullanın
  8. Kurabiye kraker patates kızartması ve diğer kızartmalar cips gibi şeyleri mümkün olduğunca azaltın
  9. Alkol tütün gibi zararlı şeyleri kesinlikle kullanmamaınızı tavsiye ederiz.
  10. Mümkünse hafifçe haftada 5 gün egzersiz yapın
Aşağıdaki gıda takviyelerini kullanmaya çalışın
  1. Günlük bir multivitamin kullanın B kompleks magnezyum çinko selenyum olsun içerisinde
  2. C vitamini günlük 500 mg iki defa toplamda 1000 mg kullanın bağışıklık destek için
  3. Fosfatidilkolin Safra taşı erimesine yardımcı oluyor ancak Bazı alzheimer ilaçları ile etkileşime girebiliyor eğer böyle bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuzu danışın Fosfatidilkolin için lesitin kullanabilirsiniz
  4. Anti oksidan desteği için Alfa lipoik asit kullanmalısınız. Kemoterapi ilaçları ile etkileşime girebilir. 
Tavsiye edilen bitkiler:
Yeşil çay: Camelya sinensis. İyi bir antioksidandır günde 3 bardak tavsiye ediyoruz
Deve dikeni: Karaciğer ve safra kesesi detoksifikasyonu için en önemli bitkilerdendir. 
Enginar: Safra kesesi ve karaciğer fonksiyon desteği için
Zerdeçal ekstresi: Günlük 600 mg. Özellikle Karaciğer fonksiyon desteği için faidelidir. 
Keten tohumu yağı : Günlük 2 tatlı kaşığı; Safra taşlarını eritme yeteneği vardır uzun süreli kullanımlar gerektirir. Örneğin 6 ay 1 yıl arası
Aspir yağı: son zamanlarda gündeme gelsede tam değerini bulmamış vanadyum bakımından zengin bir yağdır günde 1 tatlı kaşığı yatmadan önce tavsiye ediyoruz.
Hünnap Sıvı ektresi: Özellikle safra taşlarını yok ettiği bilimsel olarakta tesbit edilmiş Güzel amasyamızın en nadide meyvelerinden dir. 
Daha ayrıntılı bilgi için bizimle Facebook sayfamız üzerinden irtibata geçebilirsiniz. 
Hb. Adnan Yıldırım. 

Yararlanılan kaynaklar: Cabrera C, Artacho R, Gimenez R. Beneficial effects of green tea -- a review. J Am Coll Nutr. 2006;25(2):79-99.
Etminan M. Oral contraceptives and the risk of gallbladder disease: a comparative safety study. CMAJ. 2011:183(8):899-904.
Gaby AR. Nutritional approaches to prevention and treatment of gallstones. Altern Med Rev.2009:14(3):258-67.
Ko, CW. Prefac: Gallbladder disease. Gastroenterol Clin North Am.2010;39(2):xiii.
Liu B, Beral V, Balkwill A. Childbearing, breastfeeding, other reproductive factors and the subsequent risk of hospitalization for gallbladder disease. Int J Epidemiol. 2009;38(1):312-8.
Liu B, Beral V, Balkwill A, Green J, Sweetland S, Reeves G. Gallbladder disease and use of transdermal versus oral hormone replacement therapy in postmenopausal women: a prospective cohort study. BMJ. 2008;337:a386.
Marx: Rosen's Emergency Medicine, 7th ed. Philadelphia PA: Mosby Elsevier. 2009.
Rai A, Tewari M, Mohapatra SC, Shukla HS. Correlation of nutritional parameters of gallbladder cancer patients. J Surg Oncol. 2006;93(8):705-8.
Shaffer EA. Gallstone disease: Epidemiology of gallbladder stone disease. Best Pract Res Clin Gastroenterol. 2006;20(6):981-96.
Tsai CJ, Leitzmann MF, Willett WC, Giovannucci EL. Long-Term Effect of Magnesium Consumption on the Risk of Symptomatic Gallstone Disease Among Men. Am J Gastroenterol. 2007; [Epub ahead of print].
Venneman NG, van Erpecum KJ. Gallstone disease: Primary and secondary prevention. Best Pract Res Clin Gastroenterol. 2006;20(6):1063-73.
Völzke H, Baumeister SE, Alte D, et al. Independent risk factors for gallstone formation in a region with high cholelithiasis prevalence. Digestion. 2005;71(2):97-105.
Walcher T, Haenle MM, Mason RA, Koenig W, Imhof A, Kratzer W; EMIL Study Group. The effect of alcohol, tobacco and caffeine consumption and vegetarian diet on gallstone prevalence. Eur J Gastroenterol Hepatol. 2010;22(11):1345-51.
Wang F. Oral contraceptives and risk of gallbladder disease. CMAJ. 2011:183(13):1517.

Cilt lekelerinden kurtulmak mümkünmü?

Cilt lekesi oluşumunda bir çok dış etmen vardır. İnsan hafızası hergün aynaya bakdığından hiç bir lekenin nasıl oluştuğunu nekadar büyüdüğünü ne hale geldiğini iyice göze görünür olmadan farketmeyebilir. Karşılaştığımız bir kaç sorunu hem anlatarak hemde nasıl lekenin giderilebileceğini açıklamaya çalışarak bir yazı kaleme alacağız.

İlk olarak Genelde gençlerde karşılaştığımız vaka sivilce ve sivilcenin bırakmış olduğu izler.
Yaş grupları 13-30 yaş arasında değişen bu şikayete sahip insanlar; gördüğümüz kadarı ile bu problemin bir sabunla veya kremle geçebileceğini düşünecek kadar iyimserler. Aslında akne ve akneden kurtulma yollarını bir başka yazımızda anlatmıştım (yazı için tıkla) Sivilce propleminin tamamen yada kısmen geçtiğini varsayarsak asıl bundan sonraki mesel bırakmış olduğu izler. Biz insanı ve derma tabakasını incelerken genelde hücre denilen en küçük yapıtaşımıza çok itibar etmeyiz oysaki sivilce ve septomları bu yapıtaşlarımızın hem hücre duvarına hemde iç sıvısı ver organel yapısına zarar vermektedir.
Derimiz kabuk değildir yaşayan organizmadır. 

Normal koşullar altında metebolizmamızın hasarlı yaşlı hücreleri yıkıp yeni hücreler ile yola devam etmesi gerekiyor ama ne yazıkki bu her zaman vaki olmuyor.  Genelde bakış açımız bir sabun ve bir kremle hücresel iyileştirme yapabileceğimiz rengin eskisi gibi olabileceğini düşünmek.. Bizim burada tarif edeceğimiz yöntem ise tamamen bize özgü ve 2009dan beri binlerce kişiye uygulatılan bir yöntem. Hiç bir zaman Lekenizin %100 kaybolacağını söylemek gafletinde bulunmayız lakin genel ve kısmi iyileşmeler net bir şekilde oluşuyor. Bu kullanılan ürünün kalitesi ilede doğru orantılı.

İlk aşama Volkan kil ve ozon terapi
ilk 40 günlük aşama belli bir diyet programı ve yanardağ eteklerinden toplanmış veya termal su ile karılmış volkan kili ve ozon terapi: Evveliyatla beslenme programımızdan bahsedelim istiyorum. Unutmayalım cildimiz ve hatta lekelerimiz hücrelerden oluşan canlı bir organizma bu 40 günlük süreçte hayvansal gıdalardan uzak durur isek veya 21 gün bilfiil oruç tutabilirsek gerçek manada yaşlı hücrelerden tüm vücudumuzu temizleyebiliriz.Bu süreçte Beslenme programı için ayrıyetten Facebook grubumuz üzerinden bizimle irtibata geçebilirsiniz. Volkanik kil ve 150 saat boyunca ozonlanmış ozon yağı ile cildimizi her gece hem arındırma ve temizleme hemde hücresel dönüşüm programına tabi tutmamız gerekiyor. Özellikle ozon yağını bulabileceğimiz en kalitesini alıp kullanmalıyız zira sonuç kalite ile doğru orantılı. Keskin bir yosuna benzer koku almamız gerekiyor parfümlüleri tercih etmeyin. 40 gece boyunca maskemizi yapıp 20 dk sonra cildimizi ılık su ile yıkayarak ozon yağını sürelim ve uyuyalım sabak ise katı sabunla cildimizi temizleyip su bazlı nemlendirici kullanalım. 40 gün içerisinde leke oluşumlarının yaklaşık %30-50 arası kaybolduğunu göreceksiniz. Sadece ilk gün cildinizi 3-5 kare fotoğraflayın ve 40.günde de tekrar fotoğraflayarak karşılaştırma yapın. Bu en öncelikli kuralımız.
uygulama öncesi ve sonrası

İkinci aşama

İkinci aşama pigmentasyon tedavisi. Çeşitli çiçek özleri içeren bazı leke kremleri (isimleri için mesaj atın) ve bizim ürettiğimiz kudret narı kırmızı kantaron mango kabuğu kızılcık yağı gibi bitki özlerini içeren bir leke kremini 60 gün her gece cildimizi doğal gül suyu ile temizleyerek sürmemiz gerekiyor. Bakın ilk aşama uygulanmaz ise ikinci aşamanın çok bir faydası olmuyor. unutmayalım bu tür programlar ancak yeni hücreler ile sonuç verir. Aslında İlaç sektörü çok kısır bir döngünün içerisinde ve doğunun ruh ve kan-karaciğeri toptan ele alan tedavi yaklaşımları karşısında batı ve ilaç üreticileri tamamen antibiyotik-kortizon-iyileştirmeyen ani müdahale ilaçları üçgeninden bir türlü sıyrılabilmiş değil. Cildimize sirayet eden her rahatsızlığın hem ruhsal hemde karaciğer ve kan endeksli sebepleri vardır.

Cilt lekelerinden arınmak için sabırlı olup 3-6 ay arasında doğru yöntemleri uygulamanız gerekiyor.
Genelde bu durumu sadece dermatolojik bir vaka olarak düşündüğümüz için ne gerekli zamanı nede gerekli sabrı bu tür uygulamalara göstermediğimiz hepimizin malumu. Ne yazıkki rönesans tıbbı için üretim yapan ilaç ve kozmetik üreticileri hep aynı kafa ve mantık yapısı ile üretim yaptıklarından mütevellit derdimizin dermanı olamıyorlar. Anadolu selçuklu ve osmanlı halk hekimliğinin son temsilcileri olarak bizler bir çok hastalık ve sağlık probleminin ruh mevhumundan bağımsız olarak çözülebileceğini düşünmüyoruz. O yüzden En basit gördüğümüz leke sorunu bile 2-3 aşamada halledilebiliyor. Keşke sürünce lekeyi iyi edebilecek başarılı kremler olsa ve yeryüzünde kimsenin bu tür problemi olmasa. Basit bir mantık sunacak olursak Hollywood yıldızlarının ve hatta bizim aktrislerimizin cilt yapıları genelde çok kötü ve inanın onlar en pahalı cilt kremlerini kullanıyorlar. Paraları olduğu halde çözüm bulamamalarının bir sebebi olmalı değil mi? Biz de size %100 çözüm vadetmiyoruz. Sadece soruna doğru pencereden bakarak %50 ye yakın bazen daha yüksek oranda probleminizin çözülebileceğini aynelyakin gördük ve son 4 yıldır tüm leke problemi olan müşterilerimize bu programla yardımcı olmaya çalışıyoruz.
Saygılarımızla
Hr. Adnan Yıldırım

Tip 1 Tip 2 diyabet nedir

Diyabet Kan şekeri Glikozun aşırı derece yükselmesi sonucu ortaya çıkan metabolik bir bozukluktur. Vücutta kan şekerinin düzenlenmesi pekçok kimyasal madde ve hormonun karmaşık etkileşimi sonu sağlanır. Diyabet hastaları ya yeterli insülin üretemez yada vücutlarının ürettiği insülini kullanamaz. Bu konuyu kısaca açacak olursak kandaki şekeri düzenleyen en önemli organ pankreastır. Ve pankreasın beta hücrelerinde salgılanan insülin adı verilen hormondur. Diabetes Mellitus Ya insülin sagısındaki yetesizlik yada insülinin kullanılmaması soncu oluşan şeker hastalığı dediğimiz yüksek kanşekerinin yol açtığı bir kaç grup hastalığa verilen ortak isimdir. 

Diyabeti Yazımızın başlığında da söylediğimiz gibi iki kolda inceleyeceğiz. İnsülin üretiminin azalması sonucu oluşan durum tip 1 diyabet. Yada üretilen insülinin kullanılamaması sonucu oluşan tip2 diyabet. Her iki durumda sonuçta kan şekerinin yükselmesi sonucunu ortaya çıkartır. 

Türkiye diyabet cemiyetinin verilerine göre şuan Türkiyede 12 milyonun üzerinde diyabet hastası bulunmakta ve Bu rakam her yıl nüfusa göre orantısız bir şekilde armaktadır. 1921 yılında hayatımıza giren yapay insülin an şekerini dengelememizde yardımcı olmakta lakin kesin bir tedaviyi bize sunmamaktadır. Hatta İlaç kullananlar ne yazıkki her yıl doz artırımına gitmekte ve sonu olmayan bir helezonun içerisine çekilmektedirler. 

  • Tip 1 Jüvenil veya insüline bağımlı diyabet: insülin üreteminden sorumlu pankreas hücrelerinin sebebi bilinmeyen bir şekilde immun sistem tarafından yok edilmesi sonucu ortaya çıkar. Sonuç olarak pankreas uygun kan şekeri için yeterli miktar insülin üretme kabiliyetini kaybeder. Genellikle çocuklu yaşlarda teşhisi konulan bu diyabet türü kuzey ülkelerinde daha çok görülür. 
  • Tip 2 diyabet: Diyabet hastalarının %90 ının oluşturan bir diyabet türüdür. Genellikle yetişkinlerde gelişir. Pankreas kan şekerini dengede tutmak için yeterli insülin üretemez. Eksik ve sağlıksız beslenme sedenter yaşam tarzı stres, ve obezite bu rahatsızlığın belli başlı sebepleridir. Gün geçtikçe daha yaygın hale gelen bu rahatsızlık Belli durumlarda kontrol altına alınabilir. 
Bu konuda bizim tavsiyemiz ön diyabet çalışmaları yapılması. Ve insanlara Tip 2 diyabete yakalanmadan bu hastalıktan nasıl korunacaklarının anlatılması hastalığın önünü 2035 e kadar büyük oranda alacaktır. Yoksa günün artış rakamlarına göre her 3 kişiden biri 2035 yılında diyabet hastası olabilir. 

Belirti ve Septomlar

  1. Artan susuzluk ve ağız kuruluğu
  2. çok idrara çıkma
  3. Artan iştaha rağmen kilo kaybı
  4. Mide bulantısı
  5. Kusma
  6. Karın ağrısı
  7. Yorgunluk 
  8. Regl Adet görememe
  9. Ayak tabanlarında yanma hissi bileklerde uyuşma
  10. Bulanık ve kötü görme
  11. İktidarsızlık (erkeklerde sertleşme ve ereksiyon problemi)
  12. Yaraların geç iyileşmesi veya iyileşmemesi
Tip2 diyabet zaman içerisinde gelişen bir hastalıktır özellikle kilolu insanlarda ve obez beslenme şekillerinde ortaya çıkar. Tip1 diyabetin kesin nedeni bilinmemektedir.Her yıl ortalama 13.000 den fazla gence tip 1 diyabet teşhisi konur. 

Risk faktörleri

Tip 1 diyabet
  1. Tip1 diyabette aile öyküsü dikkate alınmalıdır. 
  2. Anne pre-eklampsi (Gebelikte 3 aydan sonra kan basıncındad ani değişimler)
  3. Hashimoto troid, graves hastalığı, miyasteni gravis, Addison hastalığı, veya permisöz anemide dahil olmak üzere oto bağışıklık hastalıkları ve bunlar kalıtsal öyküsü
  4. Kabakulak, kızamıkçık gibi bebelik dönemi viral enfeksiyonları,
  5. Kuzeyde D vitamini eksik bölgelerde yaşamak
Tip 2 diyabet
  1. Kalıtsal özellik aile öyküsü bu diyabet türünde de geçerli 
  2. 45 yaşın üzerindekiler
  3. Bel çevresinde aşırı vücut yağları
  4. Hareketsiz yaşam tarzı aşırı yağlı ve dengesiz beslenme
  5. Kandaki kolestrol ve trigleresid oranın yüksek düzeyde seyretmesi
  6. Gastasyonel diyabet ve polistik over sendromu.
  7. Düşük doğum ağırlığı veya hamilelikte annenin yetersiz beslenmesi
  8. Depresyon Tip 2 diyabet riskini %60 artırıyor

Önleyici Bakım

Tip 1 diyabet
Tip 1 diyabeti önlemek için kanıtlanmış herhangi bir yol yoktur. Finlandiyada yapılan bir araştırmada Yeterli D vitamini alan çocuklarda Tip 1 diyabet görülme olasılığının daha düşük olduğu tesbit edilmiş. Ülkemizde ise D vitamini verilen çocuklarda da görülmesi belki bu tezi kısmide olsa çürütür. Yapılan en uzun süreli çalışma da ise Köpek balığı karaciğer yağı ve D vitamini 30 yıl boyunca gözlenen bebeklerde kullandırılmış ve çok belirgin Tip1 vakalarında azalma gözlenmiştir. Bu çalışmada kuzey ülkesi olan finlandiyada yapılmıştır. 

Tip 2 Diyabet
Nüfus tabanlı yapılan çalışmalarda Tip 2 diyabetin yüksek oranda önlenebilir olduğu gözlemlenmiştir. Egzersiz kilo yönetimi ve Akdeniz tarzı beslenme Tip 2 diyabette çok önemli tedavi destekleridir. Sedanter hayat tarzının hüküm sürdüğü ABD gibi ülkelerde tip 2 diyabet çok yoğun olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle ülkemizde de son 20 yılın verilerine bakarak her yıl ciddi artışlar gösteren bir aritmetiğe sahip olduğumuz söylenebilir. 

Tedavi Yaklaşımı

Diyabet tedavisinde şuan güdülen amaç sağlıklı kan şekeri değerlerini muhafaza etmektir. Bu diyabetli kişilerde majör komplikasyonların gelişmesini engelleyebilir. Ama aslolan hastalığın sebebini ortadan kaldırmak olmalıdır. Bunun için diyabete sebep olan koşulları iyice irdelemeli araştırmala ve hayatımızı bunları ortadan kaldırcak şekilde kanalize etmeliyiz. 
Şeker hastası adaylarının ve olan kişilerin Kandaki şeker miktarını kontrol altında tutmak için aşağıdaki yöntemleri uygulaması şarttır
  • Dengeli bir diyet düzenli egzersiz. stresi azaltan bir yaşam tarzı
  • Lif ve krom içeren takviyeler
  • Gevşeme teknikleri
  • Stres yönetimi için melisa, lavanta yada akapuntur tedavisi
Yukardaki başlıkları anlaşılabilir tarzda açacak olursak. 
Yaşam Tarzı: Diyabetli kişiler kan şekerini kontrol altında tutmak için durup geriye bir bakmalı hayatlarındaki olumsuzluklardan büyük oranda kurtulmalıdırlar. Bu tip 2 diyabet olan kişilerde ilaç ihtiyacını bile ortadan kaldırabilir. bu konuyu aşağıda daha detaylı inceleyeceğiz.

Diyet: Tahıl bakımından zengin gıdalar, meyve ve sebzeler diyabetli kişilerin başvurması gereken en önemli besin kaynakları. Böbrek hastası ve diyabet olanlar çok düşük oranda protein içeren gıdalar almalıdır.
Karbonhidratlar kan şekeri üzerinde en olumsuz etkiye sahip şeylerdir. Özellikle aparatifler ve ekmekten çok uzak durun. Özellikle Makarn, pirinç, ekmek, kraker, patates, mısır, gibi karbonhidrat oranı yüksek gıdaları çok az tüketmeliyiz. Mercimek, baklagiller, meyve, ıspanak brokoli  yeşil salata
yeşil fasülye gibi içinde nişasta oranı çok az olan sebzeleri tüketmeliyiz.Özellikle bir diyetisyenden bu konuda takviye alınabilir.

Egzersiz: Kan şekerini düşürür. Ve vücudun daha verimli çalışmasını sağlar. Diyabetin önlenmesinde ve yönetiminde egzersiz iyi bir tedavi kaynağıdır. Haftada 3 veya 4 defa 30 dk ile 60 dk arası egzersiz yapmak kandaki şekeri yönetimi için oldukça etkili bir yöntemdir.

Kullanılabilecek ilaçlar konusuna değinmiyorum doktor arkadaşlara pasladığım bir paragraf

Kan şekerini düşüren mineral takviyeler:
Krom: Kuzu karaciğeri, bira mayası, et, balık, meyve sebzelerin geneli, kepekli tahılları gibi gıdalarda bulunur. vücudun insüline karşı duyarlılığını artırır. Araştırmalar glikozun enerjiye dönüşümünde vazife yaptığını göstermiştir. Tip 2 diyabet için tavsiye edilir. günlük dozaj 200-300 mcg. yani 0.002-3 mg alınmalıdır. Troid ilaçları ile etkileşime girebilir.

Magnezyum:Bir çok klinik çalışmada magnezyumun kan şekerini dengeleme konusunda etkileri isbat edilmiştir. Magnezyum insülin etkisini artırır. Yeşil mercimekte bamyada kuzu karaciğerinde mevcuttur.

Vanadyum: Vanadyum toprakda ve bir çok gıdada eser miktar bulunan bir elementtir. Yapılan hayvan çalışmalarında ve küçük çaptada olsa insan çalışmalarında doğal formda alınan vanadyum diyabetli kişilerde insülin ihtiyacını azalttığı tesbit edilmiştir. Marrylan üniversitesinin halk sağlığı merkezinde yapılan bir çalışmada ise insülin kullanan insanlara vanadyum vererek günlük insülin seviyesinde büyük oranda düştüğü gözlemlenmiştir.

Beta glukagon: yosun bakteri mantar veya çeşitli bitkilerden türetilmiş bir liftir tavsiye niteliğindedir.

Anti oksidanlar: vücutta kimyasal reaksiyonlar sonucu üretilen zararlı moleküller serbest radikallerin süpürücüleridir. Bazı klinik çalışmalar diyabetli insanlarda serbest radikal oranının yüksek antioksidanların düşük olduğunu göstermiştir. Bunun için diyabetli insanlara tavsiyemiz antioksidanları bol miktarda kullanmalarıdır.

Kardiyo vasküler etkileri ve takviyeler.
İnsülin direnci genellikle kardiyovasküler bir rahatsızlıkla ilişkili olduğu için diyabetli insanlar kandaki lipid düzeyini ve kan basıncını kontrol altında tutmalılar ve bu konuda bazı gıdalarda yardım almaları gerekmektedir.
  Tavsiye ettiklerimiz aşağıdaki gibidir

  • Q 10
  • Niasin
  • Omega 3 yağ asitleri
Bu konuyu ayrıntılı bir biçimde diğer yazılarımızda anlattığımız için bu üç şeyin faydalarını oradan okumanızı tavsiye ederim

Fayda veren Bitkiler:
Bitter melon: Bizim kudret narı olarak da bildiğimiz bu bitkinin hamı şekeri ciddi oranda düşürüyor. 
Çemen tohumu: Yapılan klinik çalışmalarda çemen tohumunun kan şekerini düşürdüğü tesbit edilmiştir. 
Cimnema: Hindistadan özgü olan bu bitki ülkemizde 9 lu çayın içerisinde kendini göstermiş olmasına rağmen dünya genelinde diyabetle mücadele için yaygın olarak kullanılmaktadır. 
Tarçın: Artık gelenek halini almış bir şeker düşürücüdür tarçın.
Şuan çalışmalarını büyük oranda tamamladığımız bir insülin destek seti şeker hastaları için umut olacağı inancındayız. 4 farklı üniversiteden görüş alarak hazırlamış oladuğumuz bu setin hülasasını yukarıdaki yazımızda sizlerle paylaştık. Şuna inanıyorumki Allah her derdin devasını yeryüzünde yaratmıştır. İnsan opluna düşen sadece Araştırıp bulmak. bu bağlamda Rönesans tıbbına hiç bir şekilde güvenmediğimiz tekrar söyleyebilirim saygılarımızla 
Hr. Adnan Yıldırım

Uyarı: ABD deki üreticinin yapmış olduğu son klinik çalışmalardan sonra verilere dayanarak tüm ülke çapında sibutramine üretimini durdurma kararı alındır ve tüm sibutramine etken maddeli ilaçlar toplatıldı. Sebebi sibutramin alan insanların kalp kaslarında düzensizlik oluşması ve ani kalp krizi riskleri tamamında safra taşı oluşumu. Eğer şuan sibutramine etken maddeli bir ilaç tüketiyorsanız hemen kullanımı bırakın ve başka bir yöntem üzerinde çalışın... 

Sbutramine etken maddeli zayıflama ilaçları neden kullanıldı:

Sbutraminin kimyevi dizilişi
Bu etken madde düşük kalorili diyetler ve egzersiz ile birlikte yağ yakıcı olarak kullanıldı. Özellikle iştah azaltmak için beyindeki iştah kontrol merkezlerine etki ederek kullanılıyordu. Şuan üretimi ve satışı tamamen yasak lakin ülkemizde konunun ehemmiyetini bilmeyen bir çok kişi faturasız olarak merdiven altı tabir edeceğimiz. nekadar sibutramin etken madde içerdiğini dahi bilmediğimiz hem ticari hemde sağlık yönünden güvenilmez insanların ürettiği bir sürü kapsülü piyasaya sokup insanların kullanımına açmaya devam etmektedirler. Biber hapları, FX15ler LW60 90 lar Maurersler vb tamamı bakanlık tarafından yasaklanmış toplatma kararı alınmış bu ürünlerin kontrolü sahada bir türlü yapılamamaktadır. Ve satan arkadaşlar ne sattıklarını dahi bilmeden sonuç odaklı "kilo veriyor sonuçta" gibi basit cümleler ile kendi cahilliklerini muhatabına atfetmektedirler.

Bu etken madde hakkında wikipediada paylaşılan bazı bilgiler şunlardır. Bu bilgilerden sonra ürünün bir sürü ilaç etkileşimini sizler ile paylaşacağız.

Sibutramin tedavisi ile kalp hızı ve/veya kan basıncı artışları arasında bağlantı vardır. Bu nedenle, tedaviye başlanmadan önce ve sibutramin tedavisi sırasında hastaların kan basıncı ve nabızları düzenli aralıklarla izlenmelidir. Sürekli ve klinik olarak anlamlı kalp hızı ve kan basıncı yüksekliği olan hastalarda sibutramin dozu azaltılmalı veya tedavi kesilmelidir. Sibutramin, yeterince kontrol altında olmayan hipertansiyonlu hastalara dikkatle uygulanmalıdır. Ayrıca sibutramin, koroner arter hastalığı, konjestif kalp yetmezliği, aritmi veya inme geçirmiş olan hastalarda kullanılmamalıdır. Sibutramin dar açılı glokomu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Sibutramin ile pulmoner hipertansiyon arasında bir bağlantı bulunmamakla birlikte sinir uçlarından seratonin salınmasına neden olan sibutramin etkisinden farklı bir mekanizma sergileyen bazı merkezi etkili zayıflama ajanları ile seyrek ama fatal bir hastalık olan pulmoner hipertansiyon arasında bağlantı vardır. Epilepsi hastalarında dikkatle kullanılmalıdır. Şiddetli renal yetmezlik veya hepatik disfonksiyonu olan hastalarda sistematik çalışmalar yapılmadığından, bu grup hastalarda sibutramin kullanılmamalıdır. Nedensel bir ilişki kurulmamış olmakla birlikte kanamaya eğilimi olan hastalarda hemostaz veya trombosit fonksiyonunu etkilediği bilinen ilaçları eş zamanlı olarak kullanan hastalarda dikkatli olunması önerilir. Sibutramin tedavisine başlamadan en az iki hafta önce MAOI tedavisi kesilmiş olmalıdır. Sibutramin, nöbet geçirmiş olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Kilo kaybı, safra taşı oluşumuna neden olmakta veya safra kesesi taşı oluşumunu şiddetlendirmektedir. Sibutramin ile tedaviden önce, tedavi edilmeyen hipotiroidizm gibi obezitenin organik nedenleri ortadan kaldırılmalıdır. Sibutraminin gebelikteki güvenliliği bilinmemektedir ve bu nedenle sibutraminin hamile hastalarda kullanılması önerilmemektedir. Hamile kalma potansiyeli olan kadınlar sibutramin kullanırken uygun bir doğum kontrol yöntemi uygulamalıdır. Sibutraminin anne sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden emziren hastalara sibutramin verilmesi önerilmemektedir.

Zayıflama hapları temsili resim

Sbutraminin bazı tesbit edilmiş yan etkileri

Baş ağrısı, iştah değişikliği, kabızlık, mide ekşimesi, ağızda kuruluk, sırt ağrısı, sinirlilik, uyku bozukluğu, burun tıkanıklığı grip benzeri septomlar, aşırı ağrılı adet dönemleri, 


Bazı yan etkileri daha ciddidir.

Aşırı kalp atışları çarpıntı halleri, Göğüs ağrısı, aşırı heyecan, mide bulantısı mide ağrısı kusma, devamlı huzursuzluk,kaygı, Depresyon, sermemlik, bayılma, Kas sertleşmesi, Kramp nibetleri, Titreme, Aşırı terleme, göz bebeklerinde büyüme, Görmede değişiklik, Kurdeşen, Yüz boğaz dil eller ayaklar ve bacaklarda şişme, Alışılmadık kanama ve morarma. 

Bu ürüne ait dünya sağlık örgütünün ilaç izleme komitesine onbinlerce şikayet bildirilmiştir  http://www.fda.gov/Safety/MedWatch  buradan kontrol edebilirsiniz

Doz aşımı durumlarında ciddi ve ani komplikasyonlara sebep olabilir ve kalpte problem oluşturma olasılığı oldukça yüksektir. Amerikada meridia ismi ile satılan bu ürün 2012 yılından beri satışı durdurlmuş ve toplanmış ürünler listesindedir. Avrupada ki ve ülkemizdei ismi reductildir. Hatta şuan reductil üretimi durmuş olmasına rağmen Türkiyede Ve Avrupada çakma olarak internette satılmaktadır. 

Buradan internette satış yapan,, Aktar, Ve Eczacı arkadaşlarımıza sesleniyorum bu bilgilerden sonra Tezgah altından veya bir sürü isim oyunları ile çakma bakanlık onay numaraları ile tezgahınıza gelmiş bu ürünleri insanlara satmayalım ve bir çok sağlıksız durumun oluşmasında üretenden sonra ikinci aktör olmayalım.Kaş yaparken göz çıkartanlardan eylemesin bizi Yüce yaratan İnşallah.

BEBEKLERDE GAZ RPOBLEMİNE GENEL BAKIŞ

Bir çok ebeveyn özellikle erkek evlat sahipleri çok sıklıklı bebeklerde gaz problemleri için bazı bilindik bitkilerden yararlanırlar. En önemli örnek rezene anason bitkileri.. Bu yazımızda gelenekten kopup gelen belki 100-200 yıldır uygulanan tariflere yer vereceğiz.

Evveliyatla anne olmak her vakit sabır ve bilinç gerektirir. Annelere ve Anne adaylarına tavsiyemiz Bir sorunla karşılaştıklarında serinkanlı olmalarıdır. Ve özellikle bebeğinizin sağlığını eczanelerde ve antibiyotiklerde aramamanızı tavsiye ederiz.. Azıcık bilinç ve bilgi ile bir çok bebek sağlığı probleminin üstesinden kolaylıkla gelebilirsiniz. Unutmayın bebekler dünyanın en sinirli varlıkları özellikle gaz problemleri beslenme kaynaklı olduğu kadar sinirselde. problem gıdaların gaz yapmasında değil bebeğin ogazı çıkartamamasında.. Size bu konuda engin bir tecrübe aktarmaya çalışacağız inşallah yazımızdan güzel istifade edebilirsiniz...

Gaz probleminde bebeğe yapılacak masaj çeşitleri resimdei gibi uygularsanız çok olumlu
sonuçlar alırız. 
Halk arasında bebeklerdeki gaz probleminin bir çok sebebi sayılmaktadır. Genellikle anne sütünden kaynaklandığı söylenmektedir. Anneye gaz yapan bir çok şeyin bebeğede yapacağı düşünülmektedir. Örneğin marol, lahana, turp , nohut, kurufasülye gibi. Lakin bu her bireyde değişkenlik arzedeceği için böyle kesin bir liste yapmanın mantıksızlığıda ortaya çıkmaktadır. Dinlediğimin bini aşkın annede bazı ortak meyve sebzeler olmakla beraber çok farklı alakasız meyve sebze ve çorbalarda mevcuttur. Bu konuda internette gezinti yapıp bir çok gıdadan kendinizi mahrum etmenizi tavsiye etmeyiz zira annenin kalitesiz beslenmesi bebeğin bağışıklık sistemi üzerinde oldukça olumsuz etkileri vardır. Tüm vitamin grupları bir çok protein ve karbonhidrat alınması gerekiyorki anne sütü kaliteli olabilsin. Buda gaz yapar dediğimiz besinleri oldukça sınırlandırmamız gerektiği manasına gelmektedir. Bu konuda Bir diyetisyen kadar duyarlı olunki Bebeğinizin sağlığı hep korunuyor olsun. Unutmamak lazım gaz problemi besinlerden belki %20 oranında ortaya çıkmakla beraber esas proble aşağıdaki gibidir.

Bebeklerin yaklaşık yüzde 20 sinde, 3 hafta - 4 ay arasında görülen, sıklıkla akşamları, durdurulamayan ağlama nöbetleri şeklinde kendini gösteren ve kolik diye adlandırılan durumun esas nedeni çok iyi bilinmemektedir.

Bazı teoriler vardır: 
 Davranışsal: Bebeği beslerken doğru pozisyonda tutamamak ve böylece çok hava yutmasına sebep olmak, besledikten sonra gazını iyi çıkaramamak
Organik: Karbonhidrat sindirimindeki yetersizlikler, barsak hareketlerini sağlayan sinir sisteminin henüz yeteri kadar gelişmemiş olması, mideden yemek borusuna kaçaklar
Psikolojik: Anne ve babanın acemiliği ve buna bağlı huzursuzluğu, annenin doğum sonrası depresyonu, stres, bebeğin dışarıdan gelen ses, görüntü, hislerle baş etmeyi becerememesi gibi etkenler sorumlu tutulmaktadır. Ancak genel eğilim, bunun kendiliğinden 3–4 aylıkken geçecek bir gelişim süreci olduğunu kabullenmek yönündedir.

Gelelim dışardan alacağımız takviyelere. 
Bir çok aile doktorların yazdığı damlalar veya bebek çaylarını kullanmaktadır. Unutmayın bitki kalitesi bu konuda oldukça önem arzeder. Bun rağmen geçmeyen şikayetlerde bitkileri granül olarak almanızı tavsiye ederiz mesela

100 gr rezene 100 gr anason birbirine karıştırılarak ve 8-10 dk kısık ateşte kaynatılarak uygulanmalıdırki tam faide sağlayabilsin yoksa süzen poşet çayları çok fazla kaynatma şansımız olmamakla beraber dolum tarihleri oldukça fazla önem ihtiva eder. Birinci tavsiyemiz budur. kesinlikle bu bitkiler kaynatılmalı demlenerek tüketilmemelidir. Bunun üzerinde çeşitli tv programlarında oldukça durmuştuk zaten kök bitkilerin kullanımı yaprakların tohum bitkilerin ve bitki çiçeklerin kullanımı vs Ayrıntılı bilgi için sitemizi daha fazla karıştırmanızı tavsiye ederiz

ikinci olarak amasya merzifon yöresinin 100 yılı geçkindir kullandığı topalak denilen toz. Topalak bitkisi diye adlandırılan şey muskat cevizi ham nöbet şekeri ile ezilmesi sonucu oluşan bir karışım özellikle bebeklerde mükemmel sonuç verdiğini söyleyebiliriz. Yapımıda oldukça basit olan bu tarifin tozunu almamanızı tavsiye ederim kendiniz görerek aktara yaptırınız. 3 Adet muskat cevizi 65 gr nöbet şekeri ile birlikte toz haline getiriliyor. ve bebeklere günde bir kaç defa veriliyor 100 yıldır kimsenin herhangi bir yan etki görmemiş olması hala burada bunun çok yaygın kullanılmasına vesile oluyor diyebiliriz

Bebeğin ayak tabanına resimde görüldüğü gibi uygulanmalıdır.

üçüncü yönte ev yapımı acı elma balsamı. 

Bu konuda size tavsiyem balsamı ya kendiniz yapın yada uzman bir aktara yaptırın yapımı basit. 
10 gr bal mumu 
20 ml katı hindistan cevizi yağı
20 ml adaçayı (acı elma yağı)
20 ml rezene yağı

cam bir kavanoza koyup sıcak suyun üzerin bırakın ve bal mumu ile hindistan cevizi yağı eridiğinde tahta bir karıştırıcı ile karıştırın ve donmasını bekleyin bebeğinizin ayak tabanına ve göbek çevresine bu kremle masaj yapın sabah kalktığında vegece yatmadan

Bebeğinizdeki gaz problemi ile baş edemedi iseniz bebe paketi içeriğinde 100 gr topalak acı elma balsamı ve bebe çayı ile birlikte 69 tl sipariş için web sayfamızın alt sağ köşesindeki whatsapp ikonuna tıklayarak bize direk yazabilirsiniz. 

Şimdilik bu kadar Allah şifa versin

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.