üst banner(728x90)

Saç ve cilt bakımı için kozmetik sirke yapın

Güzelleştirici ürünleri çok uzaklarda arayıp onlara tonlarca para dökmenize aslında hiç gerek olmadığını biliyor musunuz? Mutfağınız mükemmel birçok kozmetikle dolu!
Kozmetik sirke, hafif asitli yapıya ve antioksidan özelliklere sahip bir eriyiktir. Kozmetik sirke aynı zamanda cildi ve saçlı deriyi saran asitli muhafazanın korunmasında yararlıdır.
Kozmetik amaçlı olarak halen yaygın kullanıldığı ülkeler var, örnek olarak Almanya'da birçok berberde sakal tıraşından sonra yüze 'kozmetik sirke' sürülür.
Sirkenin mikrop öldürücü etkisinin de olduğunu göz önüne alırsak, bu alışkanlığın ne kadar faydalı ve yerinde olduğunu anlamak zor olmasa gerek.

Kozmetik olarak sirkenin etkileri nedir?

Cildiniz ve saçlı deri terlediği zaman hafif bir asit de salgılanır ve böylece mikroplara karşı doğal bir savunma kazanılır fakat biz saçımızı ve ellerimizi, yüzümüzü, gereğinden fazla ve özellikle sabunla yıkadığımız zaman bu koruyucu asit perdesini kaldırmış oluruz ve sonuçta güzelliğin önemli iki düşmanı olan saç ve cilt kuruması ortaya çıkar.
Bunu önlemek için saç diplerinize ve cildinize haftada bir-iki kez kozmetik sirke sürebilirsiniz.

Nedir kozmetik sirke?

Sirkenin otlarla işlem görüp güzel kokulu ve kozmetik olarak uygulanabilir hale getirilmişidir.
İşte evinizde yapabileceğiniz kozmetik sirke tarifi:
2 yemek kaşığı dolusu kurutulmuş naneyi yarım litre içme suyuna atın, kaynatın, iki dakika kısık ateşte bırakın, indirdikten sonra içine bir çay bardağı elma sirkesi karıştırın, 48 saat bekletin.
Kurutulmuş nanenin yanına ıtır çiçeği, fesleğen, lavanta ve papatya da eklerseniz hem daha hoş kokulu bir kozmetik sirke elde edersiniz hem de kozmetik sirkenizin mikrop öldürücü etkisini artırmış olursunuz.
Küvetinize doldurduğunuz suyun içine elde ettiğiniz bu kozmetik sirkeden bir fincan koyarak yarım saat ılık bir küvet keyfi de yapabilirsiniz. Bunun ferahlatıcı ve rahatlatıcı bir etkisi vardır, cildi kuru olanlara özellikle tavsiye ederim, sağlıklı ve güzel kalın.
Dr. Elif Güveloğlu
bu yazıya yorumun

Yorum Gönder

Blogger