Articles by "el ayak tirnak"

Tırnak Sorunları ve nedenleri

Beyaz Tırnaklar
Tırnağın bir darbe almasına, soya çekime ya da özensiz ve bilinçsiz yapılan manikürlere bağlı olabilir. İç kaynaklı sebepler, menstürasyon (aybaşı) ya da şiddetli hastalıklar ile ilgili olabilir.

Kahverengi veya Siyah Tırnaklar

Genellikle, potasyum permanganat, gümüş nitrat, zararlı kozmetik ürünleri (tırnak cilası,saç boyası vs) gibi zarar verici ürünler ile uğraşan kuaförler, marangozlar, fırıncılar ve fotoğrafçıların maruz kaldığı mesleki etkenlerden kaynaklanır.
Tütün de buna sebep olabilmektedir. Tırnakda her hangi bir anormallik olduğunda bir dermatologa gösterilmelidir. Dermatolog tam bir teşhiste bulunur ve bir tedavi önerir.

Tırnak Yüzeyindeki Yaygın Sorunlar

A- Uzunlamasına Çukurlar
Tırnak boyunca uzanan paralel çizgiler (karışıklar), tırnağın uzayan bölümüne eriştiklerinde çatlayabilirler ve çirkin bir görüntü oluşturulabilirler.
B- Enine Oluklar
Matrise zarar veren şiddetli enfeksiyon sebebi olabilmektedir ve tırnağın enine doğru uzanan ve zamanla büyüyen derin oyuklar şeklinde kendini göstermektedir.
C- Benekli Aşınmalar
Sayısı, büyüklüğü ve yerleşimi bakımından değişen tırnak yüzeyindeki küçük çöküntüler, çoğunlukla cilt rahatsızlıkları ile ilgilidir.
D- Kırılgan Tırnak
Bu, oldukça yaygın bir durumdur. Kırılganlık tırnağın uzun kısmında enine çatlaklara ya da ayrılmalara yol açar. Tırnağın uzun kısımları sık sık, tabakalar halinde soyulacaktır.
Bunun sebepleri çoğunlukla geneldir, fakat bazı spesifik olanları vardır. Güçlü deterjanlar, benzin çözücüleri çok sık manikür yapılması ya da tırnakları uzun süre sabunlu suda ya da bir takım ilaçların içinde tutulması, iç kaynaklı sebepler arasında anemi ya da kötü periferal kan dolaşımı yer almaktadır.
Hekimler, kırılgan tırnak durumlarıyla karşılaştıkları zaman çoğunlukla, suya uzun süre maruz kalmaktan kaçınılmasını, tırnakların kısa tutulmasını güçlü aşındırıcı maddeler kullanırken ve tüm ev işleri esnasında, içi pamuklu kauçuk eldivenler kullanarak ellerin korunmasını önermektedirler.

Normal, Sağlıklı Tırnaklar

Sert fakat esnektirler, darbeleri kırılmadan ve çatlamadan emebilirler. Yüzeyleri düzgündür, hafif bir parlaklığı vardır ve uçları soyulmaz ve tabakalar halinde ayrılmaz.

Sağlıklı Fakat Hassas Tırnaklar

Dikkat edilmezse kolayca çatlar ve kırılır.
Nedeni: Mineral ve kalsiyum eksikliklerinden veya suya ve sert temizlik ürünlerine uzun süre maruz kalmasından dolayı ortaya çıkar.

Yumuşak, Zayıf Tırnaklar

İnce kırılgan tırnaklar
Her an kırılmaya ve ayrılmaya hazırdır, güçlendirilmesi gereklidir.
Nedeni: sebebi çoğunlukla kalsiyum, mineral ve vitamin eksikliğidir, fakat aynı zamanda hastalıklarla ortaya çıkabilir.

Kuru, Hassas Tırnaklar

Parlaklığı, esnekliği ve darbelere karşı direnci yoktur.
Nedeni: sebebi çoğunlukla, alınan besinlerdeki besleyici maddelerin yeterli miktarda olmamasıdır fakat aynı zamanda deterjan gibi sert maddelerinde temastan da kaynaklanabilmektedir.

Çukurlu Tırnaklar

Tırnak yüzeyi düzgün değil pütürlüdür ve pütürler tırnak tabanından, ucuna doğru uzanır.
Nedeni: Bu durum hastalıklar yanında çeşitli dermatolojik rahatsızlıklar ile de alakalıdır.

Ayrılan, Çatlayan Tırnaklar

Ayrılabilen ya da kopabilen kırılgan uçlara sahiptir.
Nedeni: Beslenme eksiklikleri ya da suya ve güçlü temizlik maddelerine fazla maruz kalma.

Tırnak Yeme
Hoş olmayan, bakımsız bir görüntüye sahiptir.
Nedeni: Çoğunlukla çocuklukta ortaya çıkan, sinirsel bir alışkanlıktır.

Yavaş Uzayan Tırnaklar
Geç uzarlar; bu yüzden herhangi bir zarar veya düzensizlik daha uzun süre etkisini gösterir.
Nedeni: Bu durum kalıtsal olabilir .

Lekeli ve Sararmış Tırnaklar
Sevimsiz çizgilere ya da lekelere sahiptir.
Fazla Uzamış Tırnak Etleri
Tırnağın düzgün çerçevesini bozar ve ayrılarak, rahatsız edici şeytantırnakları oluşturur.

Nedeni:
Kütikülün çok fazla olması sistematik olabilir, fakat düzenli nemlendirmeye ve fazla olan dokuların temizlenmesine gereken özenin gösterilmemesi, en sık rastlanılan sebebidir.

Kalın, Esnemeyen Tırnaklar

Göze hoş görünmez ve rahatsızlık verirler.
Nedeni : Keratin, kalsiyum ya da silikona doyduğunda ortaya çıkar. Bu tip tırnaklar çoğunlukla, arteryoskleroz hastalığına yakalanmış olan kişilerde görülmektedir. Sürekli ağır el işleri yapılması da keratinizasyonun aşırı olmasına ve tırnakların kalınlaşmasına sebep olabilir.
Kolayca eğrilir, kırılır ve korunmaya ihtiyaç duyar.
Nedeni: Günlük alınan besinlerde yeterli vitamini ve minerallerin olmayışı, ayrıca hastalıklara da sebep olabilir.

Tırnak Mantarının Oluşumunu Önlemek İçin Öneriler

Tırnakların kalınlaşması, tabaka tabaka ayrılması ve renk değiştirmesi sonucu ortaya çıkan bir ra­hatsızlıktır.
Tırnaktaki mantar, tırnağın kendi rengini kaybedip hafif hafif sanlaşmasıyia başlar ve devam ettikçe tırnak iyice sert­leşir ve yavaş yavaş şekiini değiştirir.
Zamanla tırnak kolay kırılabilir bir duruma geldiğinde ay­rılıp düşebilir.

Tırnak mantarının oluşmasını engellemek için ellerin ve ayakların, parmak aralarının sürekli temiz tutulması gerek­mektedir.

Bazı öneriler:
a) Bir tutam keten tohumu üzerine yeteri kadar sirke ilave edilerek karıştırılır. Merhem kıvamına geldikten sonra tırnaklara sürülür.
b) Birer çay bardağı kına, nar ağacı külü, nar kabuğu ve sarısabır bir kaba konur. Yeteri kadar iç yağı ilave edi­lerek karıştırılır. Merhem kıvamına geldikten sonra tır­naklara sürülür.

Ayak Mantarının Oluşumunu Önlemek İçin Öneriler

Ayak mantarının üç farklı türü vardır. En çok rastlanan türü ise parmak aralarında çatlak, kızarık­lık ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkar.
Diğeri ise, topukta ve ayağın dış yan taraflarında ince, be­yaz çizgiler şeklinde kendisini belli etmektedir.
Diğer tür ise, içi sıvı dolu kabarcıklar şeklinde meydana gelir. Tedavi edilmezse büyümeyi sürdürür ve patlarlar.

a) Birer tutam yabani kekik, oğulotu, gül ve çilek yeteri ka­dar su ilave edilerek kaynatılır. Soğutulduktan sonra her gün bir çay bardağı içilir.
b) Bir tutam çörekotu bir kaba konularak iyice toz haline gelinceye kadar ezilir. Yeteri kadar elma sirkesi ilave edilerek karıştırılır. Bir parça pamuk veya bez yardımıy­la mantarlı yerlere sürülür.

Eller İçin Losyon

a) 3-4 fincan gülsuyu, 1-4 tatlı kaşığı elma sirkesi, 1-4 fin­can gliserin ve 1-4 tatlı kaşığı bal hepsi birlikte karıştırı­lıp bir şişeye konur. Elde edilen bu losyon ellere bol miktarda sürülür.
b) 1 veya 2 tatlı kaşığı kitre toz haline getirilerek gliserine katılır. Üzerine bir tatlı kaşığı bal ve bir miktar gülsuyu ilave edilerek karıştırılır. Bir tatlı kaşığı boraks sıcak su­da eritilerek 1-2 tatlı kaşığı sıvı amonyağa ilave edilir.Bu karışım ağır ağır (damla damla) kitreli gliserine ilave edilir. 24 tatlı kaşığı gülsuyu katılır. Karışım düzgün bir kıvama gelince iki damla limon yağı ilave edilir. Elde edilen bu karışım çok koyu olursa kaynatılıp soğumuş arı su eklenir. Bu losyon yıpranmış ellere bir kadife yu­muşaklığı verecektir.
c) Bir tatlı kaşığı bal eritilir. Yumuşadıktan sonra, bir çor­ba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı susam yağı, bir çorba kaşığı badem yağı ve iki çorba kaşığı zeytinyağı ilave edilir. Ateşten alman karışım kıvamını alıncaya kadar
karıştırılır. Daha sonra kavanoza aktarılır. Elde edilen bu krem gece yatmadan önce ellere iyice sürülür ve el­lere bir çift eski eldiven geçirilir.

El Ve Ayak Şişmeleri İçin

a) Ağrıyan ayakları dinlendirmek için, kaya tuzu ve bir çorba kaşığı adaçayı katılmış ılık suda ayaklarınızı 10 dakika bekletin. Bu uygulama aynı zamanda ayak ko­kularını ve terlemelerini de önler.
b) Bir su bardağı ceviz içi, birer tatlı kaşığı karabiber otu ve kafuru iyice ezilerek toz haline getirilir. Sıcak su ile ma­saj yaptıktan sonra ağrıyan bölgelere sürülür.
c) Bir su bardağı kuşüzümü ve bir çay bardağı sedefotu alınarak bir kaba konulur. Yeteri kadar su ilave edilerek kaynatılır. Elde edilen bu işlem ağrıyan bölgelere sürü­lür.

Ayak,El Ve Tırnak Bakımı

Ayakta 26 kemik, 33 eklem, 107 bağ ve 19 kas vardır.
İnsan vücudundaki kemiklerin 1/4' ü ayaklardadır. Bun­lar devre dışı kalırsa
vücudun geri kalanı da devre dışı kalır.
Çok az insan ayak sorunuyla doğar. Problemler genellik­le ihmal, gerekli bakımın yapılmaması ve çoğunlukla kötü ayakkabıdan veya kötü ayakkabı seçiminden ortaya çıkar.

Erkeklere oranla kadınlarda hemen hemen 4 kat fazla ayak problemi yaşanır ve bunun baş nedeni topuklu ayak­kabılardır.
Yürümek vücut için olduğu kadar ayaklar için de en iyi egzersizdir.
Ayaklarınız genel sağlığınızın aynasıdır. Eklem rahatsızlık­ları, şeker hastalığı, sinir hastalıkları ve dolaşım bozuklukları gibi birçok hastalığın ilk belirtileri ayaklarda saptanabilir. Bu nedenle ayak şikayetleri ciddi rahatsızlıkların habercisi de olabilir.
Bir çift ayakta yaklaşık 250.000 ter bezi vardır. Bunlar günde yaklaşık 0,25 litre ter salgılar.
Yalınayak yürümek tehlikelidir. Mikroskobik yırtıklardan bakterilerin vücuda girmesi işten bile değildir.
İki ayağın numaraları farklı olabilir. Daima büyük olana göre ayakkabı alınmalıdır.
Normal bir insan günde ortalama 8.000-10.000 adım atar. Hayat boyu atılan adımlar toplandığında, bu rakam 185.000 km eder ki bu da dünya çevresinin 4 katı kadardır.
İnternette bulunan ayak ile ilgili sitelerin yarıdan çoğu ayak sağlığı değil ayak fetişi ile ilgilidir.

Ayak Altında Deri Sert İse

Ayaklar yaz aylarında açık ayakkabılar nedeniyle oluşan dış saldırılara karşı kendilerini oluşturdukları koruma taba­kasıyla korur. Kış aylarında çorap ve kapalı ayakkabılar sa­yesinde bu tabaka yok olur. Ayaklarınızın altındaki sert ta­bakayı yok etmek için AHA içeren kremler kullanın. Bunlar ölü hücreleri zarar vermeden yok ederler.

Topuk törpüsü kullanmayın çünkü ayak kendini bu yönteme karşı korumak için sert bir tabaka oluşturacak ve eskisinden daha sert şekil­de yapılanacaktır. Daha yumuşak bir ponza taşı işe yaraya­bilir.

Doğru Ayak Bakımı

Sağlıklı ayaklara sahip olmak için öncelikle tırnakların dü­zenli olarak (tercihen küt) kesilip törpülenmesi gerekir. Törpüleme yapılırken tek yöne doğru yapılması tırnakların çat­lamasına mani olacaktır. Tırnakların altı fazla sert olmayan bir tırnak çubuğuyİa temizlenmelidir. İyi bir cilt kremi de ayakların nemlenmesini sağlayarak onların canlılığını koru­yacaktır.

Haftada 1-2 kez kendinize 10 dakikalık ayak ban­yosu lüksünü tanıyın. Bu seanslar ayaklarınıza olduğu kadar moralinize de iyi gelecektir. Sportif faaliyetlerin çoğu ayak­lara yük bindireceğinden nasır ve yaralara yol açabilir. Bun­ları önlemek için tabanlarınızda anti-perspirant kullanmanız ve ayak bakımınızı aksatmamanız önerilir.
Son olarak; zaman buldukça ayak bileklerinizle iki yana doğru dairesel hareketlerle egzersizler yapın. Gündelik yor­gunluklardan ayaklarınızı arındırmanıza faydası olacaktır.

El Bakımı
Ellere ne zarar verir?
  • Fazla sıcak ve fazla soğuk su
  • Deterjanlar, evde kullanılan temizlik ürünleri
  • Güneş, soğuk, yağmur, deniz ve toprak da elleri hır­palar.
Elleri nasıl korumalısınız?
  • Suyla yapılacak işlerde lastik eldiven giyin.
  • Ev işlerinde ise pamuklu eldiven kullanın.
Elleriniz için küçük yardımcılar
Ellerinizi ıslattıktan sonra iyice kurulayın. El kremi ya da losyon sürün.
Ellerinizi günde iki-üç kere yumuşak sabunla yıkayıp bol suyla durulayım Günde bir kere parmakları, tır­nakları fırçalayın.
Sert olmayan bir ponza taşı da elleriniz için yararlıdır. Sert derileri aldığı gibi lekeleri de çıkarır.
Haftada bir kere ellere çok yağlı kremle masaj yapın. Her parmağın ucundan başlayarak dibine kadar iyice
sıvazlayın. Avuç ve el üstüne masaj yapmayı unut­mayın. Bunun için en uygun zaman gece yatmadan öncedir.
Arada bir ellerinize kalın tabaka krem, vazelin sürün pamuklu eldiven takıp yatın. Uyumakta biraz zorla­nabilirsiniz. Ama sabah kalktığınızda elleriniz çok ba­kımlı olacaktır.
El üstlerine sürülecek parafin tabakası gözenekleri aç­mak için çok yararlıdır.
Limon da eller için yararlıdır. Elin rengine iyi gelir.

Özel bakım gerektiren durumlar
1. Esmer lekeler: Bunlara yaşlılık lekeleri denir. Ellerde kahverengimsi lekeler oluşur. Bu lekelerin çıkmasını geciktir­mek, hatta önlemek mümkündür. Bunun için filtreli güneş ilacı kullanabilirsiniz. Eldeki benekler için de pigment renk­lerini açan bir krem yararlı olur. En kötü ihtimalde suda çık­mayan fondötenle kapatabilirsiniz. Bu yöntem aynı zaman­da damarların gözükmesini engeller.
2. Soğuk kabarcıkları: Parmakların yeteri kadar hareket etmemesi, soğuk ve nemden yeterince korunmaması bun­lara neden olur. En iyi yol, egzersiz yapmaktır. Çünkü bu eg­zersizler kan dolaşımını hızlandırır.
3. Sert deri ve çatlaklar: Bunlara soğuk hava, elleri fazla zorlayan işler yol açar. Çatlaklara kir dolabilir. Bu kirleri li­monla çıkarabilirsiniz. Sonra da bir parça pamuk yardımıyla zeytinyağı sürün. Bir süre bekledikten sonra ellerinizi sabun­lu suyla yıkayıp iyice durulaym. Tabii ki sonra krem sürmeyi unutmayın. Bunu her gün yaparsanız elleriniz düzelir.

El ve parmak egzersizleri
1. Yumruk açma: Yumruğunuzu iyice sıkın. Sonra par­maklarınızı öne doğru mümkün olduğunca açın. İki eli de aynı zamanda yapın. Bu hareketi en az 6 kere yapmalısınız.
2. Parmak ayırma: Ellerinizi avuçlarınızın yere bakacağı şekilde tam önünüze koyun. Parmaklar birbirlerine sıkıca yapışmış olsun. Sonra parmaklarınızı açabildiğiniz kadar açın.

Tırnak Bakımı
Tırnakları ve etleri yumuşatmak için elleri bir süre ılık, tercihe göre sabunlu ya da kremli bir suda bekleterek başlayın. Yumuşayan etler iyi bir makasla kolay­lıkla alınabilirler, ancak fazla derinden almamaya dikkat edin. Bunda pek başarılı olamıyorsamz üzülmeyin yaptıkça el alışkanlığı kazanacaksınız, ama yine de istemiyorsanız et­leri tırnak diplerine doğru itmekle yetinebilirsiniz.

Tırnaklarınızı törpülemeden önce istediğiniz uzunlukta kesin. Eğer kırılmış bir tırnağınız varsa diğerlerini de aynı oranda kısaltın, çok uzun tırnaklar arasında birinin kısa ol­ması daha çok göze batar. Hatta bu durumda koyu ojeler yerine
beyaz, açık pembe ya da ten rengi gibi daha az dikkat çeken renkleri tercih edin.
Törpülerken fazla sivri yapmaktan kaçının İlle küt tırnak­lardan hoşlanmıyorsanız önce küt törpüleyin sonra köşeleri yuvarlatm. Tırnaklarınız kısa ise küt törpülemek daha çok yakışacaktır. Tırnaklarınızın etli kısmı kısa ise yani sıfır kesil­diği zaman ince uzun değilse arkadan bakıldığında birkaç milim gözükecek kadar uzatın, mümkün olduğu kadar ince uzun görünmelerine çalışın. Ayrıca tırnaklarınız çok geniş değilse sürdüğünüz ojenin kapatıcı yani şeffaf olmayan bir renk olmasına dikkat edin.
Oje rengi konusunda oldukça fazla seçeneğiniz var. Ge­nellikle kırmızı, pembe ve beyaz tonları daha çok kullanılma­sına rağmen, lacivert, mor, yeşil, bordo gibi alışılmamış renkler çok moda. Daha çok gençlerin tercih ettiği bu renk­leri fazla uçuk bulsanız bile koyu bir bordoyu ya da koyu bir kahverengini her yaştaki kadınlar kullanabilir. Henüz ülke­mizde fazla yaygınlaşmamış olsa da cesaretiniz ve yeteneği­niz varsa ojenin üstüne desenler yapmayı, minik boncuklar­la ya da ince parlak şeritlerle süslemeyi deneyebilirsiniz.

Ayak Banyosu

Bir ayak banyosu basitçe ayakları ve baldırları şifalı bitki ban­yo suyu ile doldurulmuş derin bir kap veya banyonun içine sok­maktır. Kronik olarak soğuk olan ayaklar için 15 dakika sürecek bir sıcak ayak banyosu iyi bir tedavi olacaktır. Bu aynı zamanda mesane, böbrek, boğaz ve kulak iltihaplan içinde tavsiye edilir. Soğuk ayak banyoları (soğuk rahatsızlık vermeye başlayınca ve­ya ayaklar sıcak hissine kapılınca sonlandırılır) yorgun ayaklar, kabızlık, uykusuzluk, baş ağrısı, burun kanaması ve soğuk algın­lığı için faydalıdır. Bacaklarda dolaşımı uyarır, varis oluşumunun önlenmesine de yardımcı olduğu ve hatta az adet kanamasına bile iyi geldiği söylenir. Aynı zamanda uykusuzluk, baş ağrısı, yüksek kan basıncı ve kronik ayak soğukluğunda da faydalı ol­duğu söylenir.

bitkilerle gelen güzellikGökyüzüne doğru uzanan ağaçlar, birbirini adeta iterek yer edinmeye çalışan sık çalılıklar ve rengarenk görünümleriyle bizi baştan çıkaran çiçekler... Doğa, aynı zamanda güzelliğin anahtarını da içinde saklıyor! Bize ışıl ışıl parıldayan saçlar ve pürüzsüz bir cilt vaat ediyor. Üstelik bununla da yetinmiyor; ruhumuzu sakinleştiriyor!

Doğal yöntemlerle sağlıklı saçlar, pürüzsüz bir cilt
Işıl ışıl parıldayan saçlar ve kadifemsi bir cilde sahip olmak sandığınız kadar da zor değil. Üstelik, doğanın bize sunduğu şifalı bitkiler sayesinde evde kolaylıkla uygulayabileceğiniz maskeler, tonikler ya da çaylarla kısa sürede sonuca ulaşabilirsiniz.


LAVANTA CİLDİ FERAHLATIYOR
Lavanta, eski zamanlardan bu yana aromatik ve şifalı bir bitki olarak kullanılıyor. Lavanta çiçekleri, hem canlandırıcı hem de ferahlatıcı etkiye sahip. İş gününün sonunda kendinizi yorgun hissediyorsanız, lavanta yağı ekleyeceğiniz banyoyla enerjinize yeniden kavuşabilirsiniz. Stres nedeniyle alnınızda oluşan o sevimsiz kırışıklardan kurtulmak ve ışıl ışıl bir cilde sahip olmak için de lavantanın gevşetici maskesinden yararlanabilirsiniz.
Banyosu: Lavanta çiçeğiyle hazırlayacağınız banyo kürü, vücudunuza zindelik verdiği gibi, cildinizin parlaklık ve tazelik kazanmasını da sağlayacak. 60 - 70 gr lavanta çiçeğini 2 - 3 litre suya ilave ederek kaynama derecesine kadar ısıtın. 10 - 15 dakika demlenmesini bekledikten sonra suyu süzün ve banyo suyuna ekleyin. Küvette 15 - 20 dakikadan fazla kalmamaya özen gösterin.

Maskesi: 1. Lavanta yağı, cildinizin ferahlamasına yardımcı olurken, biberiye yağı da kan dolaşımını hızlandıracak. 1 damla lavanta yağı ve 1 damla biberiye yağını, 1 kaşık kile ilave edin. Karışımın cilt üzerinde kolayca uygulanmasını sağlayacak kadar su ekleyin. Maskeyi, cildinizin yağlı bölgelerine sürdükten sonra kuruyana kadar bekleyin. Ardından cildinizi ılık suyla durulayın.
2. Kırışıklardan ve sivilcelerden kurtulmak için, iki avuç lavanta çiçeğini bir bardak portakal suyuyla birlikte ısıtın. Ateşten indirdiğiniz karışımı, kabuğunu soyduğunuz bir dilim salatalıkla birlikte ezin. Karışıma, iki kaşık kaymak ve bir yumurta sarısı ilave edin. Darı unuyla da iyice çırparak krema haline getirin. İki saat kadar buzdolabında dinlendirin. Ardından maskeyi yüzünüze uygulayın ve 10 15 dakika bekleyin. Maske kürüne en az üç hafta devam edin.

ADAÇAYI SAÇLARI GÜÇLENDİRİYOR
Genellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetişen ada çayının etken maddeleri; uyarıcı, kan dolaşımını güçlendirici ve sinir sistemini destekleyici özelliğe sahip. Adaçayı, özellikle yağlı ciltler için kullanılan "temizleme" ürünlerinde yer alıyor. Çünkü bu bitki, yağlı ciltlerde iki kat daha etkili. İçeriğindeki flavonoid maddesi de serbest radikalleri nötralize ederek cildin yaşlanmasını engelliyor.
Toniği: 2 litre suya 80 gr papatya, 50 gr adaçayı, 50 gr mersin yaprağı döküp 5 dakika kaynatın. Çayı, 20 dakika demleyip, süzün. Her banyodan sonra saç diplerine bu tonikle masaj yapın. Bu tonik saçlarınızın güçlenmesine ve dökülmesinin önlenmesine yardımcı oluyor.
Buhar Banyosu: Adaçayı, dağ kekiği, ıhlamur ve lavanta karışımıyla haftada bir kez yapmanız gereken bu buhar banyosu, cildinizin daha sağlıklı ve daha canlı görünmesini sağlıyor.
ISIRGANOTU KEPEKTEN ARINDIRIYOR
Cilde temas ettiğinde kaşındırdığı için pek sevilmeyen ısırganotu, son derece yararlı bir bitki. Isırganotu; kansızlıktan böbrek taşına, romatizmadan varise kadar pek çok derde çare olabiliyor. Bitki ne kadar taze olursa, tedavi gücü o oranda artıyor. Sağlığımız üzerindeki yararlarının yanı sıra; ergenlik sivilcelerini yok ediyor, saçları canlandırıyor dökülmesini önlüyor, sıkılaştırıyor ve kepeği gideriyor.

Masajı: 1. Yarım litre taze kaynatılmış su içine, 5 poşet ısırganotu çayını ilave edin. Kabın ağzını kapatın ve 5 - 10 dakika demlendirip, soğutun. Elde ettiğiniz bu infüzyonu saçlarınızı yıkayıp duruladıktan sonra durulama suyu olarak kullanın. Saç diplerine yapacağınız masaj, zaman içinde saç kaybını önler, saçları güçlendirir ve kepek oluşumuna engel olur. Ayrıca bu infüzyonu tonik olarak kullanıldığınızda cildiniz de sıkılaşır.
2. 100 gram dulavrat otu kökü, 100 gram ısırgan otu kökü ve 60 gram simsir ağacı yaprağını iki litre sirke içine bırakın. Bitkileri sekiz gün sıcak bir yerde dinlendirdikten sonra süzün. Elde edeceğiniz sıvıyla kafa derisine masaj yapın. Düzenli olarak yapacağınız masaj sayesinde saçlarınız kısa zamanda eski gücüne kavuşacak.




PAPATYA CİLDİ DİNLENDİRİYOR
Kaynatılmış papatya çayı ile haftada bir kere yüzünüzü yıkadığınızda; cildiniz tazelenecek sağlıklı bir görünüme kavuşacak. Özellikle saçlarınız açık renkteyse kaynatılmış papatya suyundan yararlanın; saçlarınız güzelleşsin ve göz okşayıcı parlaklık kazansın.
Maskesi : İki avuç papatya ve bir tutam ceviz içi bademi ezin. Bir adet yumurta akı, yarım fincan limon suyu ve bir çorba kaşığı süzme balı iyice çırpın ve hazırlanan papatya ezmesiyle birlikte yoğurarak ateşte tutun. Maskeyi yüzünüzde yarım saat beklettikten sonra badem yağı karıştırılmış ılık suyla kompres yapın. Papatya maskesi kürünü en az 15 gün uygulayın. Bu maske aynı zamanda saçlarınıza da ayrı bir canlılık verir.
Banyosu : 5 - 6 avuç dolusu ince kıyılmış papatyayı, 2 litre kaynar suyla haşlayın. 15 dakika demlenmeye bıraktıktan sonra süzün ve banyo suyuna ilave edin. Banyoda 15 - 20 dakikadan fazla kalmayın.
Kompresi : Gözlerinizdeki yorgunluklara, şişkinliklere, kızarmalara ve yanmalara, kurutulmuş papatya banyosu iyi gelir. Bir fincan kaynamış suya, 1 kaşık kuru papatya çiçeği atın. Ardından 20 dakika demlenmeye bırakıp, süzün. Pamuğu papatya suyuna batırdıktan sonra göz kapaklarınızın üzerine yerleştirip 10 dakika bekleyin. Bu arada pamukları kuruyunca yeniden ıslatın.
ZENCEFİL CİLDİ TEMİZLİYOR
Hindistan ve Malezya'da yetişen zencefilin kökü kurutulduktan sonra toz haline getirilerek veya tanesi bıçakla kesilerek kullanılıyor. Taze kökleri sökülüp dilimlenerek bazı Uzakdoğu yemeklerine de katılıyor. Bu bitki kan dolaşımının yetersiz kaldığı durumlarda, özellikle kılcal damarlardaki dolaşımı hızlandırıyor ve böylece kanın yüzeysel bölgelere de rahatça ulaşmasını sağlıyor. Bu etkinliği sayesinde, üşüyen el ve ayakların ısıtılmasında son derece etkili görevler üstleniyor. Zencefil içeren maskeler de cildinizi temizliyor, dezenfekte ediyor ve aynı zamanda tüm yüzünüzün ısınmasını sağlıyor.
Macunu : Zencefil, zerdeçal, tarçın, karanfil ve süzme balla yapacağınız macun, cildiniz için ideal. Bu macunla uygulayacağınız 15 günlük kür, pırıl pırıl bir cilde sahip olmanız için yeterli olacak.
KUSURSUZ CİLT: YUMUŞAK VE PÜRÜZSÜZ
Yumuşak, porselen gibi pürüzsüz, kusursuz ve lotus çiçeği gibi düz... Uzakdoğu felsefesinde güzel bir cilt bu özellikleriyle tarif ediliyor! Aslında bitkiler sayesinde biz de ışıl ışıl parıldayan bir cilde sahip olabiliriz. Bunun yolu ise cilde düzenli olarak bakım uygulamaktan geçiyor. Önce cildinizi ılık bir suyla iyice temizleyin, ardından lavanta ya da papatya maskesi uygulayın. Papatya sayesinde cildiniz tazelenecek ve sağlıklı bir görünüme kavuşacak! Lavanta da cildinizin parlaklık kazanmasını sağlayacak. İsterseniz yeşil çay, gingko veya zencefil gibi özel bitkilerden elde edilen hazır ürünlerden de yararlanabilirsiniz. Maskeyi uygularken cildinizin hassas bir ipek olduğunu düşünün. Maskeyi, hafif hafif dairesel hareketlerle sürün. Bu sayede cildinizi uyarır ve hayat enerjisinin akışını desteklersiniz. Son olarak pamuğa biraz yeşil çay damlatın ve yüzünüzü iyice temizleyin. Cildiniz ışıl ışıl parlıyor, değil mi?

Doğanın kokularıyla bakım ve terapi
Eğer isterseniz, stres ve kargaşa hayatınızdan uçar gider... Bunun için öncelikle kendinizi, ruhunuzdaki sakinliğe teslim etmeniz gerekiyor. Kimi kokular sayesinde stresten tamamıyla arınabilirsiniz. Çünkü koku molekülleri burundan geçerek beyne ulaşıyor ve etkilerini anında gösteriyor. Bilinen en rahatlatıcı kokular ise aromatik yağlar. Bu nedenle günümüzde pek çok kozmetik firması, ürünlerinde, aromatik etkili doğal kokular kullanıyor. Bu ürünler, aromaterapik etkileriyle ruhu canlandırıyor ya da rahatlatıyor. Ayrıca bileşimlerinde bulunan bitkilerin şifalı etkileri sayesinde de cilde bakım uyguluyor. Lancome Aromatonic, vücuda bakım yapan ilk parfüm olma özelliğini taşıyor. Enerji ve serinlik verirken cildin pürüzsüzleşmesini de sağlayan Aromatonic, bu özelliğini, bileşiminde bulunan paraguay çayı ve zencefil esanslarından alıyor. Clarins Eau Dynamisante serisinde ise limon, portakal, kekik ve biberiyeden gelen hoş koku, ferahlık, zindelik ve canlılık veriyor. Ginseng, cildi sıkılaştırırken, ssarısabır ve ispahul gibi otlar da cildi nemlendiriyor ve yumuşatıyor

Tüm vücudumuzun ağırlığını çekmesine rağmen en az önem gösterdiğimiz uzvumuzdur ayaklarımız. Fakat küçümsediğimiz ayak sorunları, ciddi bir hastalığın göstergesi olabilir.
Ayakkabı seçiminde modanın dayattığı modelleri mi tercih ediyorsunuz yoksa ayak sağlığınızı ön planda tutacak modelleri mi? Bu soruya vereceğiniz cevap ayaklarınıza gösterdiğiniz ilgiyi kanıtlayacaktır. Maalesef tüm vücudun yükünü çeken ayaklar en az özen gösterilen uzuvlardan birisi. Ayak sorunlarını araştıran ve tedavi yolları bulan podiatri bilimi var. Ve bu bilimin yaptığı araştırmalar gösteriyor ki; ayak sağlığına ve estetiğine pek önem göstermiyoruz. Ayak terlemeleri, nasırlar, duruş bozuklukları, mantar ve topuktaki yarıklar, tırnak batmaları ayakta görülen rahatsızlıkların başlıcaları. Ayak estetiğini bozan ve acı veren birçok sorun için tedaviye ya da bakıma dahi ihtiyaç duyulmuyor. Oysa çok az vaktinizi alacak bir ilgi ve dikkat yeterli. Dermatolog Dr. Gaye Ü. Sarıkan, bir podiatri (ayak sağlığı) uzmanı. Suadiye’deki Viva La Vida kliniğinde son derece modern bir ayak sağlık merkezi kurmuş. Burada bir diş doktorunun kliniğinde bulunan cinsten birçok cihaz var. Bunlar tırnak batması, mantar, duruş bozukluğu ve topuk yarıklarını en modern teknoloji ile tedavi etmeyi sağlayıcı aletler. Mesela tırnak batması için çok ağrılı ve sancılı bir tedavi cinsi olan tırnak çekmenin yerine Sarıkan, tel takma tedavisi uyguluyor. Diş teli gibi ince bir tel, tırnağın bir ucundan diğerine doğru geçiriliyor. Böylelikle tırnağın yuvasına yerleşmesi yani etin içine doğru uzaması engelleniyor. Bu tel, o kadar ince ki taktıran, varlığını fark etmiyor, çorap ve de ayakkabı giyebiliyor.
Ülkemizde sık görülen bir ayak problemi de duruş bozukluğu. Ayak parmaklarının birbirinin üstüne doğru kayık olması, parmaklar arasında boşlukların bulunmaması ve yan basmak gibi duruş bozuklukları, romatizmal bir rahatsızlık olabilir. Romatizmayla ilgili genel bir tedavi uygulanacağı gibi sırf ayakla ilgili de tedavi uygulanabiliyor. Bu durumda Sarıkan, parmak aralarına makaralar yerleştiriyor ve duruş bozukluğunu düzeltiyor. Ayak tabanı ve parmaklarının sağlığı için ayakkabı seçimi yine çok önemli. Uzun yola çıkacağınız zaman ve de çalışan birisiyseniz mutlaka ortopedik bir ayakkabı giymeniz gerekiyor. Çünkü birçok bel ve sırt ağrılarına, aşırı yorgunluk hissine, giyilen rahatsız ayakkabılar sebep olabiliyor.

Başkasının terliğini giymeyin

Sarıkan, ev içinde de terlik ya da ev ayakkabısıyla dolaşmayı öneriyor. Çünkü çıplak ayakla dolaşmak topuk yarıklarına davetiye çıkartıyor. Sarıkan, eşiniz, çocuğunuz ya da kardeşiniz dahi olsa başkasının terliğini giymemek gerektiğini söylüyor. Çünkü terlik yoluyla bakteriyel ve mikrobik ayak problemleri yayılabilir. Sarıkan, ayakların ve parmak aralarının abdest aldıktan ve denize girdikten sonra da mutlaka kurulanmasını öneriyor. Kurulanmadığı zaman parmak aralarında bakteriler oluşabilir. Ve sıcak havalarda bu bölgelerde kızarıklık, mantarlanma görülebilir.***
Topuklar için ponza taşı kullanmak doğru mu?

Topuklarda ve ayak altlarında ölü deri tabakasının oluşturduğu görüntüden kurtulmak için banyodan sonra veya banyo sırasında ponza taşı kullanılır. Dr. Gaye Sarıkan, bunu pek tavsiye etmiyor. Fakat aşırı yoğun bir ölü deri tabakası olması gibi zorunlu durumlarda ise bu işlemden sonra mutlaka nemlendirici krem sürülmesi gerektiğini söylüyor. Bu, vazelin ya da ayak bakım kremi olabilir. Çünkü topukları törpülemek ya da ponza taşı kullanmak buralarda travmaya sebep oluyor. Cildi, nemlendiriciyle yatıştırmak gerekiyor.

Ayak şişliklerinin de tedavisi var
Kısa bir yürüyüş sonrası bile ayakları ve bacakları şişenler var. Bu durumu lenf dolaşım sistemindeki aksaklıklara bağlayan Dr. Gaye Sarıkan, tedavisinin olduğunu söylüyor; tıpkı ayak terlemesinin tedavisi olduğu gibi. Rahatsız edici boyutlarda ise bir dermatoloğa ya da podiatri uzmanına uğramakta fayda var. El ve ayak tırnaklarında bozuklukların olması, -çizikler ve lekeler- hep vitamin ve mineral eksikliğine bağlanır. Fakat çoğunlukla sebep bunlar olmayabiliyor. Tırnaklar, derinin bir uzantısı. Dolayısıyla deride görülebilen birçok rahatsızlık tırnakta da olabiliyor. Mesela bu durum sedef hastalığı ya da diken hastalığının bir tezahürü olabilir. Bu sebeple bir uzmanın görmesi ve uygun tedaviyi uygulaması gerekebilir.

Daha Sağlıklı Daha Güzel El İçin

Elleriniz yıpranmadan önleminizi alın! En çok kulladığımız ve dolayısıyla en çok yıpranan organlarımızdan biri eller... Bu yüzden onlara gerekli özeni göstermek boynumuzun borcu!

Ellere ne zarar verir?
Fazla sıcak ve fazla soğuk su
Deterjanlar, evde kullanılan temizlik ürünleri
Güneş, soğuk, yağmur, deniz ve toprak da elleri hırpalar.

Elleri nasıl korumalısınız?
Suyla yapılacak işlerde lastik eldiven giyin.
Ev işlerinde ise pamuklu eldiven kullanın.

Elleriniz için küçük yardımcılar
. Ellerinizi ıslattıktan sonra iyice kurulayın. El kremi ya da losyon sürün.
. Ellerinizi günde iki, üç kere yumuşak sabunla yıkayıp bol suyla durulayın. Günde bir kere parmakları, tırnakları fırçalayın.
. Sert olmayan bir ponza taşı da elleriniz için yararlıdır. Sert derileri aldığı lekeleri de çıkarır.
. Haftada bir kere ellere çok yağlı kremle masaj yapın. Her parmağın ucundan başlayarak dibine kadar iyice sıvazlayın. Avuç ve el üstüne masaj yapmayı unutmayın. Bunun için en uygun zaman gece yatmadan öncedir.
. Arada bir ellerinize kalın tabaka krem, vazelin sürün pamuklu eldiven takıp yatın. Uyumakta biraz zorlanabilirsiniz. Ama sabah kalktığınızda elleriniz çok bakımlı olacaktır.
. El üstlerine sürülecek parafin tabakası gözenekleri açmak için çok yararlıdır.
. Limon da eller için yararlıdır. Elin rengine iyi gelir.

Özel bakım gerektiren durumlar
1. Esmer lekeler: Bunlara yaşlılık lekeleri denir. Ellerde kahverengimsi lekeler oluşur. Bu lekelerin çıkmasını geciktirmek, hatta önlemek mümkündür. Bunun için filtreli güneş ilacı kullanabilirsiniz. Eldeki benekler için de pigmen renklerini açan bir krem yararlı olur. En kötü ihtimalde suda çıkmayan fondotenle kapatabilirsiniz. Bu yöntem aynı zamanda damarların gözükmesini engeller.
2. Soğuk kabarcıkları: Parmakların yeteri kadar hareket etmemesi, soğuk ve nemden yeterince korunmaması neden olur. En iyi yol, egzersiz yapmaktır. Çünkü bu egzersizler kan dolaşımını hızlandırır.
3. Sert deri ve çatlaklar: Bunlara soğuk hava, elleri fazla zorlayan işler yol açar. Çatlaklara kir dolabilir. Bu kirleri limonla çıkarabilirsiniz. Sonra da bir parça pamuk yardımıyla zeytinyağı sürün. Bir süre bekledikten sonra ellerinizi sabunlu suyla yıkayıp iyice durulayın. Tabii ki sonra krem sürmeyi unutmayın. Bunun her gün yaparsanız elleriniz düzelir.

El ve parmak egzersizleri
1. Yumruk açma: Yumruğunuzu iyice sıkın. Sonra parmaklarınızı öne doğru mümkün olduğunca açın. İki eli de aynı zamanda yapın. Bu hareketi en az 6 kere yapmalısınız.
2. Parmak ayırma: Ellerinizi avuçlarınızın yere bakacağı şekilde tam önünüze koyun. Parmaklar birbirlerine sıkaca yapışmış olsun. Sonra parmaklarınızı açabildiğiniz kadar açın.

TIRNAK SORUNLARI
Beyaz Tırnaklar

Leuconychia(Yunanca Leukos=Beyaz). Tırnağın bir darbe alınmasına, soya çekime veya özensiz ve bilinçsiz yapılan manikürlere bağlı olabilmektedir. İç kaynaklı nedenler, menstürasyon(aybaşı) veya şiddetli hastalıklarla ilgili olabilmektedir.

Kahverengi veya Siyah Tırnaklar
Çoğunlukla, potasyum permanganat, gümüş nitrat, zararlı kozmetik ürünleri(tırnak cilası,saç boyası vb)gibi zarar verici ürünlerle uğraşan kuaförler, marangozlar, fırıncılar ve fotoğrafçıların maruz kaldığı mesleki etkenlerden kaynaklanmaktadır. Tütün de buna neden olabilmektedir. Tırnak herhangi bir anormallik olduğunda bir dermatologa başvurulmalıdır. Dermatolog tam bir teşhiste bulunacak ve bir tedavi önerecektir.


Tırnak Yüzeyindeki Yaygın Sorunlar
A- Uzunlamasına Çukurlar
Tırnak boyunca uzanan paralel çizgiler(karışıklar), tırnağın uzayan bölümüne eriştikleri zaman çatlayabilir ve çirkin bir görünüm oluşturulabilir.

B- Enine Oluklar
Matrise zarar veren şiddetli enfeksiyon nedeni olabilmektedir ve tırnağın enine doğru uzanan ve zamanla büyüyen derin oyuklar halinde kendini göstermektedir.

C- Benekli Aşınmalar
Sayısı, büyüklüğü ve yerleşimi açısından değişen tırnak yüzeyindeki küçük çöküntüler, çoğunlukla cilt rahatsızlıkları ile ilgilidir.

D- Kırılgan Tırnak
Bu, oldukça yaygın bir durumdur. Kırılganlık tırnağın uzun kısmında enine çatlaklara veya ayrılmalara yol açar. Tırnağın uzun kısımları sık sık, tabakalar halinde soyulacaktır. Bunun nedenleri çoğunlukla geneldir, fakat bazı spesifik olanları vardır. Güçlü deterjanlar, benzin çözücüleri çok sık manikür yapılması veya tırnakları uzun süre sabunlu suda veya bir takım ilaçların içinde tutulması, iç kaynaklı nedenler arasında anemi veya kötü periferal kan dolaşımı yer almaktadır.

Doktorlar, kırılgan tırnak durumları ile karşılaştıklarında çoğunlukla, suya fazla maruz kalmaktan kaçınılmasını, tırnakların kısa tutulmasını güçlü aşındırıcı maddeler kullanırken ve tüm ev işleri esnasında, içi pamuklu kauçuk eldivenler kullanarak ellerin korunmasını önerirler.

Normal, Sağlıklı Tırnaklar

Sert fakat esnektirler, darbeleri kırılmadan ve çatlamadan emebilirler. Yüzeyleri düzgündür, hafif bir parlaklığı vardır ve uçları soyulmaz ve tabakalar halinde ayrılmaz.

Sağlıklı Fakat Hassas Tırnaklar
Dikkat edilmezse kolayca çatlar ve kırılır.
Nedeni : Mineral ve kalsiyum eksikliklerinden yada suya ve sert temizlik ürünlerine uzun süre maruz kalmadan dolayı ortaya çıkar.

Yumuşak, Zayıf Tırnaklar

İnce kırılgan tırnaklar
Her an kırılmaya ve ayrılmaya hazırdır, güçlendirilmesi gereklidir.
Nedeni : Nedeni çoğunlukla kalsiyum, mineral ve vitamin eksikliğidir, fakat aynı zamanda hastalıklarla ortaya çıkabilir.

Kuru, Hassas Tırnaklar
Parlaklığı, esnekliği ve darbelere karşı direnci yoktur.
Nedeni : Nedeni çoğunlukla, alınan besinlerdeki besleyici maddelerin yeterli miktarda olmamasıdır fakat aynı zamanda deterjan gibi sert maddelerinde temastan da kaynaklanabilmektedir.

Çukurlu Tırnaklar
Tırnak yüzeyi düzgün değil pütürlüdür ve pütürler tırnak tabanından, ucuna doğru uzanır.
Nedeni : Bu durum hastalıklar yanında çeşitli dermatolojik rahatsızlıklar ile de alakalıdır.

Ayrılan, Çatlayan Tırnaklar
Ayrılabilen veya kopabilen kırılgan uçlara sahiptir.
Nedeni : Beslenme eksiklikleri veya suya ve güçlü temizlik maddelerine fazla maruz kalma.

Tırnak Yeme
Hoş olmayan, bakımsız bir görüntüye sahiptir.
Nedeni : Çoğunlukla çocuklukta ortaya çıkan, sinirsel bir alışkanlıktır.

Yavaş Uzayan Tırnaklar
Geç uzarlar; bu yüzden herhangi bir zarar yada düzensizlik daha uzun süre etkisini gösterir.
Nedeni : Bu durum kalıtsal olabilir veya bir hastalık yada...

Lekeli ve Sararmış Tırnaklar
Sevimsiz çizgilere veya lekelere sahiptir.

Fazla Uzamış Tırnak Etleri

Tırnağın düzgün çerçevesini bozar ve ayrılarak, rahatsız edici şeytan tırnakları oluşturur.
Nedeni : Kütikülün çok fazla olması sistematik olabilir, fakat düzenli nemlendirmeye ve fazla olan dokuların temizlenmesine gereken özenin gösterilmemesi, en sık rastlanılan nedenidir.

Kalın, Esnemeyen Tırnaklar
Göze hoş görünmez ve rahatsızlık verirler.
Nedeni : Keratin, kalsiyum veya silikona doyduğunda ortaya çıkar. Bu tip tırnaklar çoğunlukla, arteryoskleroz hastalığına yakalanmış olan kişilerde görülmektedir. Sürekli ağır el işleri yapılması da keratinizasyonun aşırı olmasına ve tırnakların kalınlaşmasına neden olabilir.

Kolayca eğrilir, kırılır ve korunmaya ihtiyaç duyar.
Nedeni : Günlük alınan besinlerde yeterli vitamini ve minerallerin olmayışı, ayrıca hastalıklara da neden olabilir.

Tırnakları tanıyalım

Tırnaklar "keratin" denen ve koruyucu bir protein olan maddeden oluşur. Ana işlevleri parmak uçlarını darbelerden korumak ve küçük nesneleri almayı sağlamaktır.

Tırnakların sağlığı iki ana faktöre bağlıdır: sağlıklı bir metabolizma ve tırnak sağlığını tehdit edici dış etkenlerden korunmak için alınan önlemler.
Sağlıklı tırnaklar sert ama esnek, düzgün yüzeyli ve koyu pembe renkli olur. Tırnak sağlığını korumak için tırnak etrafındaki etlerin düzenli bakımı yapılarak tırnak yüzeyine koruyucu ve kuvvetlendirici uygulanmalıdır. Tırnak sağlığı için el ve ayak tırnaklarına haftada bir evde bakım uygulamalı; 4-6 haftada bir de profesyonel bilgisi olan kişiler tarafından manikür ve pedikür yaptırılmalıdır.

Neler yapmalı?
Muhteşem tırnaklara sahip olmak zordur. Tam hepsini aynı boyda uzattığınız anda, bir tanesi nedensizce kırılarak tüm hevesinizi de kırar! Aslında bu durumun pek çok nedeni vardır.

Tırnaklarımızı sürekli bir alet gibi kullanır, dayanmaları güç olan durumlarda da onları zorlarız. Aşağıdaki listeden yapmanız gerekip de yapmadıklarınızı saptayarak güçlü, dayanıklı ve sağlıklı tırnaklara kavuşmanın yollarını öğrenebilirsiniz:

· Güneş, klor ve sert temizlik deterjanları tırnaklarınızı hassaslaştırarak zedeler. Sokakta güneş korumalı bir krem kullanmayı, iş yaparken ise eldiven kullanmayı alışkanlık haline getirin. El ve tırnaklarınızı mutlaka kaliteli bir krem ile nemlendirin. · Tırnaklarınızın yan taraflarını törpülemekten kaçının. Böylece daha az kırılgan olmasını sağlarsınız.· Günde birkaç kez tırnaklarınızı bir fırçayla yanlara doğru fırçalayın. Hareketlenen kan dolaşımı sayesinde tırnaklarınız daha çabuk uzayacaktır. · Demir, kalsiyum, B vitamini ve potasyum açısından zengin olan besinler, vücudunuzun geri kalanı için olduğu gibi tırnaklarınız için de faydalıdır. · Tırnaklarınız zayıf, kırılgan ve katlara ayrılıyorsa, nedeni yeterince su içmemeniz olabilir. Mutlaka bol ve yeterli su tüketin. · Alkol içeren losyonlar kullanmamaya özen gösterin. · Her bir parmağınıza kökünden ucuna doğru masaj uygulayın. Rahatlayacaksınız! · Günde altı adet badem yediğiniz taktirde tırnaklarınızdaki değişimi fark edeceksiniz. Bademde, tırnakların ihtiyaç duyduğu yağ asitleri vardır.

Neler zararlı?
Aslında hiç düşünmeden yaptığınız birçok küçük davranış tırnaklarınızın sağlık ve estetiğini kötü etkileyebilir. İşte dikkat etmeniz gereken birkaç öneri:

Plastik eldiven kullanmadan bulaşık yıkamayın. · Oje sürmeden önce tırnaklarınızı yağdan arındırın. · Ojeniz bozulmaya yüz tuttuğunda gerisini de dişleriniz veya tırnaklarınızla kendiniz mi kazıyorsunuz? Tırnaklarınıza çok büyük zarar veriyor olabilirsiniz. Yapmayın! · Tırnaklarınızı fazla uzatmayın. Hem görüntü olarak hoş olmaz, hem de kırılmaya çok daha meyilli olurlar. · Tırnaklarınızı birer "alet" olarak kullanmayın. Zayıflarlar! · Bozulmuş, ucu silinmiş ojeyle sakın dolaşmayın. Fark edilir! · Tırnak etlerinizi nemlendirmiyor musunuz? Nemlendirme alışkanlığı kazanırsanız çok daha sağlıklı ellere sahip olabilirsiniz. · Çok ağır yükler taşımayın. Ağırlık nedeniyle kan ellerinize hücum ederek damarlarda birikip, damarların zamanla genişlemesine neden olur. Bu da yaşlandığınızda hoş olmayan görüntülere sebep olacaktır. · Kimse tırnaklarındaki kabarık çizgileri sevmez ama onları törpüyle yok etmek tırnağa zarar verebilir. Bunun yerine, ojeden önce bir kat koruma sürün. Çizgilerin yok olduğunu göreceksiniz.

Tırnak sorunları
Tırnaklarınız yumuşak veya kırılgan mı? Belki kötü bir alışkanlık sonucu tırnaklarınızı sürekli kemiriyorsunuz. Belki de tırnaklarınız sararıyor. Sorunların tümü için çözüm yolları var...

Kırılgan tırnaklar

Saç gibi, tırnaklar da genel sağlık durumunun yansımasıdır. Sık kırılan tırnaklar, çoğunlukla vücuttaki bir eksikliğin (genellikle yağ) göstergesidir. Tırnaklarınız susuz kalmış da olabilir.
Sağlıklı ve dengeli beslenmeye gayret edin ve bir ay boyunca besleyici bir merhem kullanın. Böylelikle tırnaklarınız eski kuvvetine kavuşacaktır.

Yumuşak tırnaklar
Tırnaklarınız kırılgan ve hassas ise onları kuvvetlendirmek gerekir. Kendileri için gerekli olan vitamin ve kalsiyumu iyi alamamış olma olasılığı da vardır. Sağlık ve kuvvetlerini geri kazandırmak için haftada iki kere kalsiyum içerikli besleyici uygulayın.

Sararan tırnaklar
Dişlerde olduğu gibi, tırnak rengi de kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu arada bazı etmenler sarı pigmentlerin öne çıkmasına neden olur: nikotin, kötü ojeler, kötü asetonlar. Dolayısıyla tırnakların beyazlaşması sarılık yapmayan ürünler kullanılarak sağlanabilir.

Parmak uçlarınız ve tırnaklarınız nikotinden sararmışsa...
- Bir limonu ikiye bölerek 10 dakika boyunca sararmış bölgelere sürüp bekletin.
- Daha sonra oksijenli suyla ıslatılmış bir pamukla ovuşturarak temizleyin.

Tırnak yeme
Her şeyden önce bu kötü alışkanlığın kaynağını araştırın. Stresli misiniz? Ya da sıkıntılı? Kendinizle barışın. İç huzurunuzu bulmaya çalışın. Sonra da önerilerimize bir göz atın...

- Tırnaklarınızın kırılganlığını gidermek için bir sertleştirici kullanın; böylece kolay ezilebilmelerini engellemiş olursunuz.
- Yanınızda mutlaka bir tırnak törpüsü bulundurun. Tırnaklarınızda sizi rahatsız eden bir şey olursa, dişlerinizden önce törpüye baş vurun!
- Her gün, belli bir süreyi tırnak bakımına ayırın. Tırnaklarınıza masaj yapın, nemlendirin, oje sürün. Verdiğiniz emek karşılığında yeme dürtünüzün önüne geçebileceksiniz.
- Tırnaklarınızı mutlaka ojeli olarak tutun. Ojeli tırnaklarınızı bozmak istemeyeceksiniz. Kısa tırnaklarda bile kırmızı ojenin güzel durduğunu unutmayın!
- İyi ve pahalı bir oje satın alırsanız belki de böylece onları yeme dürtünüzden vazgeçebilirsiniz. Ya da bir süre takma tırnak kullanın. Pahalı ama oldukça etkili bir yöntemdir.
- Tırnak yemekten vazgeçemiyorsanız eczanelerde de bulabileceğiniz bir küçük şişe "acı oje" edinin. Farkında olmadan tırnaklarınızı yemenize bu şekilde mani olabilirsiniz.
- Ellerinizi bir şeylerle meşgul ederseniz tırnak yeme konusunun aklınıza daha az takıldığını fark edeceksiniz. Hiç işiniz yoksa, bir stres topu kullanın.
- Tırnak yemekten vazgeçme aşamasında özenle uzatılmış bir tırnağın kırılması kadar moral bozucu bir şey yoktur! İşte size bir ip ucu: tırnaklarınız kırılgansa uçlarına çiğ sarımsak sürün. Kokusuna katlandığınız sürece en fazla bir hafta içinde tırnaklarınızın kuvvetlendiğini göreceksiniz.

Şeytan tırnakları
Şeytan tırnakları bir kenarıyla hala tırnak dibine bağlı olan deri parçalarıdır. Bunun genel nedeni kurumuş olan tırnak dibi derisidir. Küçük olmalarına karşın yabana atılmayacak kadar acı verirler.

Ancak bunlardan da kurtulmanın yolu vardır:
· Tırnak diplerinizi dişlemekten vazgeçin. Bu alışkanlık da en az tırnak yemek kadar zararlıdır.

· Tırnak etrafındaki deriyi nemli tutmak için bir yağ veya krem kullanın. Tırnak etrafındaki cildin kuruması da şeytan tırnaklarının oluşmasına sebep olur.

· Şeytan tırnağı olduğunu fark ettiğiniz an, makasla kesin.

· Yatmadan önce tırnaklarınızın etrafına besleyici bir krem sürün. Kreminizin olmadığı durumlarda bir dudak besleyicisi bile sürebilirsiniz. Siz uyurken tırnaklarınız ve onları çevreleyen cilt beslenecek, şeytan tırnağı riskini de azaltacaktır.

· E vitamini yağı da şeytan tırnaklarına karşı iyi bir çözümdür.


Faydalı öneriler
Her şeyden önce tırnaklarınızı ağzınızdan uzak tutun. Tırnaklarınızda oluşabilecek problemleri dişlerinizle halletmekten vazgeçmek sorunun yarısını çözecektir.

· Aseton kullanımınızı azaltmaya çalışın. Örneğin haftada bir kereden fazla aseton kullanmayın.

· Bulunduğunuz ortamların nemlilik veya kuruluk oranlarına göre el ve tırnaklarınızın nemlendirilmesine özen gösterin. Krem sürerken tırnaklarınıza hafifçe masaj yapın.

· Haftada 1-2 gün oje sürmeyerek havalanmalarını sağlayın. Eğer sürekli olarak takma tırnak kullanıyorsanız, ara sıra tırnaklarınızı serbest bırakın. Sürekli takma tırnak kullananlarda enfeksiyon riski de yüksektir.

· Tırnaklarınız zayıfsa törpüleme işlemini en aza indirin ve metal törpülerden kaçının.

· Doğru ve yeterli beslenin. Metabolizmanızın sağlığı oranında güzel tırnaklara sahip olacaksınız.


İlginç bilgiler
Güzel tırnaklar denildiğinde akla gelen ilk şeylerden biri oje olsa gerek. Ojeler hakkında pek bilinmeyen birkaç hoş bilgiyi sizin için derledik:

· Yeşil veya sarı cilt tonunuz varsa açık renkte ve şeftali tonlarında; pembe cilt tonunuz varsa açık pembe renkte ojeler seçerek küçük tırnak defolarını kapatabilirsiniz.

· Ming Hanedanlığı zamanında ojeler balmumu, yumurta akı, jelatin, sebze boyaları ve Arap sakızı karışımıyla yapılırdı. Bugün kullandığımız ojeler ise otomotiv sektörü sayesinde piyasada, çünkü günümüz ojesi araba boyalarının rafine edilmiş bir versiyonu!

· Bugün bildiğimiz anlamda oje, yaklaşık 5000 yıl önce Çinliler tarafından kullanılmaya başlamıştı. O zamanlarda tercih edilen renkler siyah ve kırmızıydı.

· Eski Mısırlılar tırnaklarını boyamak için parmaklarını turuncu kınaya batırırlardı.

· Tırnakların sadece ucu bozulduğu için yeniden oje sürmek zorunda kaldığımız birçok sıkıcı zaman vardır. Bu duruma mani olmak için 1 veya 2 kalın kat süreceğinize, birkaç ince kat oje sürmeyi tercih edin.

· Ojenizi sürdükten sonra iyice kurumasını bekleyip elinize krem sürerek masaj yapın. Cildiniz kremi eminceye kadar dairesel hareketlerle masajı sürdürün. Unutmayın ki eller devamlı meydandadır ve bu yüzden sürekli bir bakım ister.

· Doğru saklandığı sürece ojelerin raf ömrü 1 seneden fazladır.

· Ojenizin içinde baloncuklar oluşuyorsa bunun nedeni klimalı ortamlar, fanlar veya hava akımlarıdır. Oje sürerken bu problemlerin olmadığı mekanları tercih edin.

AYAK CANLANDIRICI VE BESLEYİCİ ÖNERİLER

Kuruyan, çatlayan ve şişen ayaklarınız için arada bir özel bakımlar yapmak da yerinde olur. İşte size birkaç öneri: Ayaklarınızın sürekli şişmesinden rahatsız oluyorsanız, bitki banyolarından yararlanabilirsiniz. Bunun için, bir litre suda iki avuç papatya ve bir adet limon kabuğunu kaynatıp soğumaya bırakın. Ayaklarınızı bu suyun içinde yarım saat kadar bekletin. Şişlerin indiğini, ayak derinizin canlandığını göreceksiniz. Kuruyan, pul pul ayrılan tırnaklarınız içinse, gliserinden faydalanabilirsiniz. Birkaç damla saf gliserinle eşit miktardaki limon suyunu karıştırın. Bu karışımı her gün tırnaklarınıza sürün. Canlı, parlak ve sağlıklı tırnaklar için bundan daha iyi bir yol olamaz.

Soğuk parafin: İşte sağlıklı ve pürüzsüz ayaklara kavuşmanın başka bir yolu! Yumuşak ve bakımlı ayaklar için uygulanan özel yöntemin adı, soğuk parafin. Öncelikle ayaklara peeling uygulanarak ölü hücre tabakası atılımı sağlanıyor. Daha sonra parafin sürülerek ayak paketleniyor ve 20 dakika bekletiliyor. Açıldıktan sonra krem sürülüyor. Sonrasında pamuk gibi ayaklara sahip oluyorsunuz.

Ayak Çatlak: Daha çok kuru ciltlerin problemi olan çatlaklar, topuk ve ayak tabanında görülür. Ayakları yıkadıktan sonra kurulamamak, yalınayak gezmek, küçük terlik giymek gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.
Her banyodan sonra ponzo taşıyla yumuşak hareketlerle ölü deriyi temizleyin. Çatlak bölgeleri, içeriğinde E vitamini ve jojoba yağı bulunan ayak kremleriyle gün boyu sık sık kremleyin. Çatlaklarınız kaybolana dek, sürekli çorap ve kapalı ayakkabı giyin.

Ayak Nasır: Bütün kış ayaklarımız botların, çizmelerin içinde kaldı. Üstelik küçük ve yanlış ayakkabı seçiminden dolayı ayakların bazı yerlerinde sertleşmeler oluşur. Açık ayakkabı ve terlikleri nasırlı ayaklarla giymek de hoş olmaz. Nasır size çok ağrı vermiyorsa pedikür yaptırarak bu sorundan kurtulmanız mümkün. Ancak problem yaratıyorsa siz en iyisi özel nasır bakımları yaptırın. Yazı rahat karşılayın.
Oluşmasını önlemek için: Her banyodan sonra bolca krem sürün. Yumuşak derili ve geniş tabanlı ayakkabılar seçin. Eczanelerde satılan, küçük flaster ve solüsyonlardan yararlanın.

ayak bakımı için birkaç tavsiye

1 Kova sıcak su
1 Yemek kaşığı karbonat
1 yemek kaşığı deniz suyu veya tuz

Uygulama: Ayaklarınızı 30 dk süre ile karışımın içinde bekletin ve sonra kurulayın. "haftada bir uygulayabilrsiniz"

Uzamayan Tırnaklara Destek Formulü

Bir tas ılık suya bir çorba kaşığı tuz, birer tatkı kaşığı limon suyu ve sirke, bir çay kaşığı zeytinyağı koyun ve ellerinizi tutabildiğiniz kadar bu suda bekletin.
Her akşam bunu uygulamaya devam edin, tırnaklarınızı güçlendirecektir.
Ayrıca tırnaklarınızı limonla ve badem yağıyla ovabilrisiniz.
Bu formülün ölçülerini artırarak ayaklarınız içinde uygulayabilirsiniz...


Çabuk Kırılan Tırnaklar İçin
1 su bardağı ılık su
Yarım limon
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı badem yağı
Tüm malzemeyi karıştırın. Karışımı 2 saat bekletin. Bir süre beklettiğiniz karışımı el ve tırnaklarınıza sürün.

Nasır İçin
250gram tereyağı
100gram aynı sefa bitkisi
1 tatlı kaşığı lanolin
250 gram tereyağını kısık ateşte eritin üzerine 100 gram aynı sefa bitkisini ekleyin. 1gün bekletin. Ertesi gün karışımı tekrar kısık ateşte eritin. Eritme işlemi yaparken içine 1 tatlı kaşığı lanolin ekleyip 5 dakika kaynatın. Karışımı nasırlı bölgenize her gün uygulayın.

Çatlak Eller İçin
2 limon suyu
50 gram gliserin
30 gram badem yağı
30 gram kolonya
2 çorba kaşığı pudra
Tüm malzemeyi karıştırın. Şişeleyin. Karışımı ellerinize sürüp 15 dakika poşet içinde bekleyin.

ivythemes

{facebook#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {twitter#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {google-plus#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {pinterest#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {youtube#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {instagram#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget