Latest Post

Balon otu, Balonrebe, Cardiospermum halicacabum L.
Balon sarmaşığı
Balon asması
Familyası:
Sabunağacıgillerden, Seifenbaumgewâchse, sapindaceae
Drugları:
Balon otu; cardiosperi herba
Balon otunun genellikle otu (yaprak, çiçek, tohum ve sürgünleri) çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.
Giriş:
Balon otu sabunağacıgillerin bir alt grubu olan Paulsarmaşığıgillerdendir. Sabunağacıgilllerin bilinen 1200-1500 civarında türü mevcuttur. Botanikçi Carl Von Linne 1753 yılında bitkiye Latince kalp tohumu anlamına gelen Cardiospermum ismini vermiş ve soyadı olarak da yunanca tuz fıçısı anlamına gelen Halicacabum ismiyle adlandırmıştır. Bitki tohumu geriden bakınca bir küpü andırır ve üzerine kalp resmi çizmiş gibi bir beyazımsı gri renkte şekil mevcuttur. Türkçe kitaplarda ismi geçmeyen bitki ilk defa benim tarafımdan kaleme alınmıştır ve bitkiye Balon isminin yakışacağını zannediyorum, çünkü meyvesi balona benzer. Vatanının ABD’nin Güney eyaletleri olduğu tahmin edilen bitki günümüzde başta Hindistan, Endonezya, Malezya, Afrika ve Amerika’nın tropik ve subtropik ülkelerinde yabani olarak yetişmekte ve hatta Al¬manya’da dahi yetiştirilmektedir. Eskiden bitki romatizma, sindirim bozuklukları ve nefes yolları rahatsızlıklarına karşı kullanılmıştır. Günü¬müzde ise genellikle egzamaya karşı kullanılmaktadır. Bu bitki üzerine yazılıp söylenenler oldukça az ve yenidir. Bu nedenle DHU’dan (Deutsche Homeopatie Union= Alman Homeopati Birliği) bilgi istedim ve onların gönderdiği araştırma metinleri ve dergilerde çıkan araştırmalara dayanarak konuyu ele aldım. Bu bitki sabunağacıgillerden olmamasına rağmen sabun gibi kullanıldığından bu gruba dahil edilmiştir. Aslında Paul sarmaşığıgillerin sabunağacıgillerden ayrılarak başka bir grup olarak anılmaları gerekir.
Botanik:
Ana yaprak uzun bir sap üzerinde üç yapraktan oluşur ve her yaprak yine üç yaprakçıktan oluşur fakat orta yaprak yan yapraklardan büyüktür. Yaprakların kenarı, dişli oval şekilde, uçlara doğru sivricedir ve yeşil veya hafif sarımsı yeşil renklidir. Çiçekleri yaprak saplarının dibinden çıkan uzunca bir sap üzerinde 3-5 adet çok küçük beyaz çiçekleri vardır. Çiçeklerin taç yaprakları ters kalp veya ters yumurta şeklinde beyaz renkli ve beş adettir. Taç yaprakları kavrayan kupa yaprakları ise 3-4 mm büyüklüğünde ve oval şekildedir. Meyveleri eski futbol toplarının iç lastiği gibi üç parçadan meydana gelmiş ve dikilmiş gibi ceviz büyüklüğünde önce yeşilimsi iken olgunlaşınca sarımsı renk alır ve içinde üç adet tohum bulunur. Tohumları mercimek büyüklüğünde, küre şeklinde, siyahımsı renkli ve üzerinde grimsi renkli kalp şeklinde bir ağız gibi görünen bir renkli kısım vardır.
Birleşimi:
Balon otunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Pentacyclik Triterpen türevleri; Glutinon, β-Amyrenon ve β-Amyrin
b) Steroller; β-Sitosterol, Stigmasterol ve Campesterol
c) Flavonitler; 7,4’-Dimetilapigenin, Triasetilapigenin, Triasetilchryseriol, Tetrasetilluteolin
d) Siyamlı birleşikler; Cardiospermin ve Cardiosperminsülfat
e) Ayrıca; Taninler, Mineraller, Vitaminler ve az miktarda Alkaloitler içerir.
II) a) Balon otu tohumu %20-33 oranında sabit yağ içerir ve bununda %55’ini Cyanolipidler oluşturur. %49 oranında Cyanolipid I (yağ asit ester-1-Cyano-2-hidroksimetilprop-2-en-1-ol) ve %6 oranında Cyanolipid II (yağ asit ester-1-Cyano-2-hidroksimetilprop-1-en-3-ol)
b) Sabit yağların %45’i ise doymamış yağ asitlerinden oluşur. Bu doymamış yağ asitleri de %42 Eicosenasit, %22 Oleikasit, %8 Linolenasit, %8 Linolasit, %3 Palmitinasit ve %2 Stearinasitten oluşur.
c) Phytosteroller; β-SAitosteroller, Stigmasteroler, Campesterol ve Cycloartenol
d) Flavonitlerden; Apigenin, Luteolin ve Chrysoerid
e) Siyamlı Bileşikler; Cardiospermi ve Cardiospermisülfat
f) Ayrıca; Triterpenler, Taninler, Vitaminler ve Mineraller içerir.
Araştırmalar:
Önceleri hayvanlar üzerinde W.Gehring ve M.Gloor tedavi denemesi yapmışlar ve bu araştırmalardan sonra Rudolph ve ekibi insanlar üzerinde tedavi denemeleri yapılmıştır. R.Rudolph, H.Benthien, U.Jappe ve B.Kunz geniş çaplı araştırmalar yapmışlar ve Balon otundan elde edilen Kremle Nörodermatit (besin alerjisi) ve egzemayı iyileştirmişlerdir.
1) R.Rudolph, H.Benthien, U.Jappeve B.Kunz Balon otu tinkturundan elde edilen kremle çeşitli şekillerdeki ekzema rahatsızlıkları olan 28 hastayı tedavi etmişlerdir. Tedaviye devam eden hastalarda 2/3’ sinde 21. günün sonunda tamamen iyileşme görülmüştür. Hastalarda kızarıklık, kabuk bağlama, kaşıntı, su toplama, kabarcık, derinin kuruması, deride çatlaklar ve sızıntı gibi haller tamamen iyileşmiştir. (ZP.5.95.264)
2) Aynı ekip tarafından 512 Nörodermatisli (besin alerjisinin sebep olduğu egzema) hasta üzerinde 2-4 hafta süren tedavi denemesi yapılmış ve hastalardan %65’i iyileştiklerini beyan etmişler ve %82’ sinde Balon otu merheminin yan tesiri olmadığını ve iyi etki gösterdiğini beyan etmişlerdir. (ZP.4.95.204, ZP.1.96.61)
3) Toplam 833 ekzemalı (%28,8 içten gelen, %25,8 alerjik, %18,7 sulu ve geri kalanı karışık) hasta üzerinde 140 doktor gözetiminde Al-manya, İspanya ve Hollanda’da Balon otu merhemi tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %80 oranında iyileştiği görülmüştür. (DHU)
Tesir şekli:
Alerjik, kaşıntılı, kabarcıklı, kuru veya sulu, kızarık, kabuklu ekzema ve de nörodermatoza karşı etkilidir.
Kullanılması: 
a) Araştırmalara göre başta kabuklu, kızarık, sulu veya kuru, kaşıntılı, alerjik, çatlaklı ve de sızıntılı egzema ve nörodermatoza (atopik ek-zem, besin alerjisinin sebep olduğu egzema gibi yara) karşı kullanılır. Hastalık belirtilerinden (kaşıntı, kabarcıklı, sulu, kuru….) bir kaçı aynı anda olabilir.
b) Halk arasında romatizma, sindirim rahatsızlıkları ve nefes yolları rahatsızlıklarına karşı kullanılmıştır.
Açıklama:
Günümüzde özellikle besin maddelerine katılan katkı maddeleri (kimyasal maddeler) insanlarda nörodermatoza (besin alerjisinin sebep olduğu egzema gibi deri hastalığı) sebep olmaktadır. Balon otunun birleşimindeki maddeler nörodermatoza sebep olan hormonun salgılanmasını frenleyerek iyileşmeyi sağlar. Balon otu Argehidon asitin Prostag-landin ve Leupotrine dönüşmesine engel olur. Böylece nörodermatoz ve ekzemayı iyileştirir.
Çayı:
İnce kıyılmış taze veya kurutulmuş Balon otundan bir kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 30-400 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Homeopati’de:
Balon otundan (yaprak, çiçek ve sürgünü) 20gr bir şişeye konur ve üzerine 80 ml %70’lik alkol ilave edilir ve 4-6 hafta sonra süzülerek Homeopati’de <> ismi anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 defa 2-5 damla 4-6 hafta süreyle alınır.
Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Kas ağrılarının çekiliyormuş gibi hissedilmesi
2) Derinin kaşınması
3) Mesane, göğüs, bacaklar ve basurda tıkanma hissi
4) Sabırsız ve telaşlı
5) Agresif ve depresif hallerin değişerek gelip gitmesi
6) Baş dönmesi ve dermansızlık
7) Böbrek civarında yakıcı bir acı
8) Analda kaşıntı ve basur
Merhemi:
Bir avuç ince kıyılmış taze Balon otu (50 gr) daha önceden eritilen yağa (250 gr Parafin ve 250 gr Vazelin) katılır ve soğumaya bırakıldıktan sonra 24 sa buzdolabında kalır ve sonra tekrar ısıtılarak süzülür. Süzülerek elde edilen sıvı yağ soğuyunca katılaşır ve bu merhem buzdolabında muhafaza edilir.
Yan Tesirleri:
Bilinen bir yan tesiri yoktur. fakat bazı Egzema türleri için Sofur daha uygundur. Şayet Balon oty merhemi yetersiz olur ise o zaman Sofur merhemi kullanılır.

Zencefilin ismine aşina olmayanımız yoktur herhalde. Lakin hayatımıza hala içecek olarak sokabilmiş değiliz. Bu yazıda uzun uzadıya zencefilin faydalarını anlatmayacağız bunun için Prof.Dr.Erdem Yeşiladanın bu yazısını okuyabilirsiniz

Evet lezzetli bir zencefil şurubu evde nasıl yapılarbilir. özellikle tadı bizim damağımıza uygun değilse bu kökün.. Lazım olan şey yaş veya kuru zencefil yaşını bulamadı iseniz kurusuda olur illa yaş olmasına gerek yok. Yaş olanı kabuğunu soyup doğruyoruz kuru aldı iseniz bir gün suda bekletip doğruyoruz.
Zencefilimizin kabuğunu soyduktan sonra ince fileto halinde dilimliyoruz
Şeleri içine daha iyi alabilmesi için zencefilimizi çok kalın kesmiyoruz çok incede dilimlemiyoruz resimde gördüğünüz kalınlık ideal. Bundan sonraki aşamada çukur bir tencerinin içerisine koyup 2 su bardağı şeker

ilave ederek2-3  saat bekletiyoruz ..Kabak tatlısı yapar gibi bir uygulama şeker zencefilin suyunu salmasını sağlıyor... Zencefilin suyu iyice çıktıktan sonra zencefil taneleri süzülerek alınabilir. Benim tercihimde bu..
Sonra isteğe göre Armut ve elma eşliğinde kaynatabiliriz tabi 4 su bardağı su ilave ederek. Biz armutla kaynattık. Farklı tropikal meyvelerde kullanılabilir.. .yada kuru meyveler Çeşitlendirmeye oldukça açık sağlık içeren bir tarif. tadıda çok hoş kışın çocuğunuz severek içecek


İlaç üreticilerinin en büyük yalanı KOLESTROL
Hep merak etmişimdir kolestrole ilk kim kanda yağlanma dedi :) halkımız nerde ise inanmış. İlk ortaya çıkışını ansiklopediler 1754 olarak belirler.. Ya eskiden insanlar bu dertten pek muzdarip değillerdi uzun uzun yaşarlardı yada yeni yeni kanda bir şeyleri ölçmeye başladıkça devada olmayan ilaçlar üretildikçe bunun gibi bir çok hastalıkta türeyecektir.
Varsayımlarla ilerleyen ve kendine modern diyen devletler tekelindeki tıp bize bunun gibi bir çok hastalğı ve ilaçlarını dayatmıyormu sonuçta.. Hayatlarına normal bir şekilde devam eden 500-800 arası kolestrollü okadar çok kişi ile tanıştımki günümüze çok az insanın hedeflenen kolestrol değerinde olduğunu söyleyebilirim. büyük risk faktörü 120 LDL üst sınır olarak kabul edilince galiba 75 milyonun 20 milyonu ilaç kullanması gereken rakamlarda diyebiliriz. Eee büyük para ilaç şirketleri için... Muhtemel okurlarımız türkiye ilaç pazarında değişik miligramlarda 256 farklı kolestrol ilacının satıldığınıda bilmiyorlar.. Fiyatlar hep aynı aşaı yukarı ama alfabetik olarak ilk ürünü ele alırsak fiyatlandırma şöyle
ortalama 90 kapsüllük 60 tl olsa bir kişi yılda 4 kutu kullansa devlete maliyeti 240 tl şahsa maliyeti 36 tl 
Türkiyede tesbit edilmiş ve reçete verilmiş 12 milyon üzeri kolestrol hastası var ise rakam 2 milyar 880 milyon lira yıllık harcama demek. yani bir milyar euro.. Bu rakam ilginçtir tüm bitkisel ürün üreten firmaların yıllık cirosu değil :) TVde çıkan şaklabanların ürünleri hariç tabi  Bu yalanın nekadar büyük olduğunu siz düşünün. 
Dünyada en çok satılan ilaç grubu kolesterol ilaçlarıdır. Lipitor yaklaşık yıllık 15 milyar dolarlık satışı ile en çok satılan kolesterol ilacıdır. Kolesterol ilaçlarını üreten firmalar (Merck, Astra Zeneca, Bristol-Myers Squibb ve Pfizer) dünyanın en güçlü ve en zengin firmaları arasındadırlar. Muazzam bir reklâm bütçeleri vardır. Açık veya gizli reklâmlarla, ünlü insanları kullanarak yaptıkları reklâm kampanyaları sayesinde tüm kamuoyunu etkilerler. 

Neyse lafı fazla uzatmayalım kolestrolü tanıyalım
Kolesterol, hayvanların vücut dokularındaki hücre zarlarında bulunan ve kan plazmasında taşınan bir sterol, yani bir steroid vealkol birleşimidir. Daha düşük miktarlarda bitkilerde de bulunur. İlk defa 1754'te safra taşlarında kolesterol bulunduğu için bu maddenin ismi Yunanca chole- (safra) ve steros (katı) sözcükleri ile kimyadaki -ol ekinden türetilmiştir.


Kolestrol vücut tarafından sentezlenir ve hücre zarının bakımı ve inşaası için gereklidir. Aynı zamanda kolestrol yağların sindirimini sağlayan safranın salgılanmasında da kullanılır. Kolestrolü ikiye ayırırsak HDL ve LDL diye...HDL ve .LDL yi eğer şehir hattı taksileri gibi düşünürsek  LDL  karaciğerden aldığı kolestrolü diğer dokulara taşıyan taksi HDL ise diğer dokulardan karaciğere kolestrol taşıyan taksidir.  

Kolestrol nasıl denge altına alınabilir
Bu konuda atılacak en önemli adım hayat standartını belli bir oranda değiştirmektir.
1-Lif açısından zengin gıdaları tüketmek. Omega 3 yağ asitlerini bolca almak ve günde 2 çorba kaşığı keten tohumu yemek. sizin LDL leriniz parçalar ve sayısını azaltır. 
2-şekerli içeceklerdeki glikozdan uzak durmak
3-Düzenli egzersiz yapmak
4-kiloyu sağlıklı aralıklarda korumaya çalışmak vs

Şahsi fikrim değil 2012 FDA nın raporu kolestrol ilaçlarının yan etkileri kolestrol hastalığından daha tehlikeli. tip2 diyabet yapabiliyormuş hafıza kaybı bilinç bulanıklığı yapabiliyormuş

Kolestrolü düşürdüğü tesbit edilmiş gıdalar
Yapılan araştırmalarda sarımsağın LDL yi düşürdüğü tesbit edilmiştir.
omega 6 içeren keten tohumu LDL yi düşürmektedir.
Alfa linoleik asit F vitamini olarakta bilinir ALA soğuk su balıklarında soya yağında fındıkta cevize ve buğday çiminde bulunur bol bol fındık ve ceviz yiyelim 
Omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA da kolestrolü çok güzel düşürüyor memleketimizinde 3 tarafı denizlerle çevrili bol bol balık tüketelim

Son söz olarak şunları söyleyebilirimki
Kolesterol tedavisine alının insanlar sanki bir derneğe üye olmuş gibi bir merkeze / laboratuvara bağlanıyor ve her dört ayda bir gelip kan tetkiki yapıyor, aidatlarını ödüyorlar. Pek çok cihaz üreticisi firmanın laboratuvarlara aylık belirli sayıda kit satmak şartıyla cihazları bedava verir.   
 
Doktorlar kazanıyor
            Doktorlar kronik hastaları, yani düzenli aralıklarla muayeneye gelen hastaları severler. Hastaya devamlı kullanacağı bir ilaç vermek bu açıdan yararlı olur, hasta belirli aralıklarla doktora gelmek zorunda kalır. Hele bir de hastanın aklına karaciğeri kontrol etmek gibi bir neden yerleştirirseniz sistem tam olarak işlemeye başlar; hasta her dört ayda bir doktoruna gitmek zorundadır.           
 
İlaç firmaları kolesterol ilaçlarının yararını abartıyor, yan tesirlerini azaltıyorlar.
            Firmalar ilaçla yapılan araştırmaların sonuçlarını yayınlarken işlerine gelen bulguları büyük harflerle öne çıkarırken bazı bilgileri gayet küçük puntolarla gizliyorlar. Örneğin büyük harflerle ilaçlarının koroner atheroskleroz açısından risk faktörü olan kişilerde ölüm riskini % 36 düşürdüğünü söylüyorlar. Hâlbuki tüm çalışmalar aynı sonucu vermiyor. Örneğin hasta olmayan kişilerde kolesterol ilacı ile plasebo hapların koruyucu rolünün kıyaslandığı bir çalışmada üç yıllık sürenin sonunda ilaç kullanan 100 kişiden 2’sinin, ilaç kullanmayan 100 kişiden ise 3’ünün kalp krizi geçirdiği görülüyor. Şimdi soruyorum kalp krizi riskinizi % 1 azaltmak için kaslarınızda ağrılar, hafızanızda gerileme, seksüel gücünüzde azalma ve diğer ilaç yan etkilerinde maruz kalma riskine razı olur musunuz? İlaç firmaları bu argümana şöyle cevap veriyorlar: “Yüz kişiden bir kişi faydalanıyor ama on milyon kişinin ilaç kullandığını düşünürseniz 1000 kişi faydalanmış olur.” Gördüğünüz gibi bu arada dokuz milyon dokuz yüz doksan dokuz bin kişi boşuna ilaç kullanması onları ilgilendirmiyor.
            Kolesterol ilaçlarının etkisi ile ilgili olarak yapılan bir başka ünlü çalışma daha var: JÜPİTER çalışması. Bu çalışmaya kolesterolleri yüksek olmayan ama SCRP’leri yüksek hastalar alınıyor. İki yıl süren çalışmanın sonunda kolesterol ilaçlarının kalp krizi riskini, kalp damar hastalığı riski düşük olanlarda bile % 50 azalttığı iddia edildi. Çalışmayı yapanlar, takip süresince çalışmaya katılan ve ilaç kullanmayan her yüz kişiden 1.8 'inin önemli kardiyak sorun yaşadığını, statin ilacı alan grupta ise bu oranın % 0.9 olduğunu söyleyerek kolesterol ilaçlarının % 50 etkili olduğunu söylüyorlar. İşin aslına bakarsanız ilaç kullanan ve kullanmayan iki grup arasında kalp hastalığı görülme farkı % 1. Ancak ilaç firması bunu % 50 azalttım olarak lanse ediyor.
            Bir ilacın faydası hakkında bize fikir veren önemli göstergelerden birisi "number need to treat" dediğimiz rakamdır. Bu rakam bir kişinin faydalanması için kaç kişiye ilaç vermemiz gerektiğini gösterir. Yukardaki çalışmada bu rakam 120 kişidir. Bir diğer deyimle bir kişinin kalp damar hastalığından vefat etmesini engellemek için iki yıl boyunca 120 kişiye ilaç vermemiz gerekiyor. Bu çalışmada dikkat çeken bir bulgu daha var; çalışma süresince statin alan grubun % 3'ünde diabet gelişiyor, halbuki kontrol grubunda bu oran % 2.4 ve aradaki fark anlamlı, yani ön plana çıkarılmasa da statinlerin diabet gelişimini kolaylaştırma gibi bir etkileri var.   
            Pek çok araştırma kalp hastalığı olmayan kişilerde kullanılan statin grubu kolesterol ilaçlarının kaç yıl kullanılırsa kullanılsınlar toplam ölüm oranının azaltmadığını göstermiştir. Bu nedenle ispat edilmiş kalp damar hastalığınız yoksa sadece kolesterolünüz yüksek diye kolesterol ilacı kullanmayın.
Herbalist Adnan Yıldırım

ivythemes

{facebook#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {twitter#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {google-plus#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {pinterest#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {youtube#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {instagram#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget