Latest Post

Kedi otu, Baldrian, Valariana officinalis

Kedi kökü
Şifalı kedi otu
Uyku otu
Cadı otu
Tıbbi kedi otu
Hayvan otu
Kokar kök
Familyası:
Kedi kökü; Valeriane radix
Kedi otunun sadece kökleri çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.
Giriş:
Kedi otunun bilinen dünyada 300 türü mevcuttur ve Türkiye’de 10 türünün bulunduğu ve bunların genellikle Marmara, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde yetiştiği bilinmektedir. Bu tıbbi kedi otunun haricinde Mexica kedi otu; Valeriana edulis (valeriana mexica), Hint kedi otu; Valeriana jatamansi Jones (Valeriana wallichii) ve Japon Kedi otunu; Valeriana fauriei BRIQ (Valeriana nipponica NAKAİ sayabiliriz. Bunların haricinde Tıbbi kedi otunun kendi alt türevleri de vardır. Bunlar yetiştiği toprağa, çevreye ve iklime göre değişikliklere uğramıştır. Çayır kedi otu; V.officinalis var.pratentis DIERBACH (v.pratensis), bu genellikle çayırlık ve çimenliklerde yetişir. Mürver kedi otu; V.sambucifolia bunun yaprakları Mürver yaprağına benzer. Tepe kedi otu; V.collinia WALLR (V.officinalis ssp.collina), Kaya kedi otu; V.saxatilis ve Dağ kedi otu; V.montana gibi isimlerle anılırlar. Meksika kedi otu, Hint kedi otu ve Japon kedi otunun birleşimindeki maddeler yapılan araştırmalar sonucu birçok bakımdan tıbbi kedi otuna farklılık göstermektedir ve aranan özelliklere sahip değillerdir. Bu nedenle biz sadece Avrupa ve Asya’nın ılıman bölgelerinde yetişen ve sonra Kuzey Amerika’da kültür bitkisi olarak yetiştirilmeye başlanan tıbbi kedi otunu ele alacağız.
Botanik:
Normal olarak kedi otu 0,5-1,2 metre boyundadır. Fakat humuslu, nemli ve mineral bakımından zengin topraklarda 2  metre’yi bulabilir. Gövde yuvarlak, içi boş, esmer, kahverengimsi veya kızılımsı esmer veya esmerimsi yeşil renktedir ve çatallaşmadan yükselir. Alt yaprakları uzun saplı kanat yapraklar olup tekildir yani yaprakları kanat gibi karşılıklı olarak dizilmiş olup sonda bir tek yaprak bulunur. Üst yaprakları gövdeye oturmuş olup karşılıklıdır. Alt yaprakları yumurta veya oval şekilde, kenarları dişli, üst yaprakları mızrak şeklinde ve kenarları bütündür. Çiçekleri salkım şemsiye şeklinde yani üzüm salkımı gibi çiçek sapların bağlı fakat geriden şemsiye görünümündedir. Çok küçük olan çiçeklerinin taç yaprakları 2-7m büyüklüğünde, pembe, açık pembe veya beyaz renkte, ortada 3-5 döllenme tozluğu vardır ve çiçek şemsiyesi takriben 50-150 çiçekten meydana gelir. Kökleri bir yumru şeklinde, 3-5 cm uzunluğunda, yumurta veya silindir şeklinde, ikinci olarak bu kökten çevresine yayılan 15-20 cm uzunluğunda, 1-4 metre kalınlığında, ip gibi yan kökler ve ana köklerden uzanan sürgünler çevresinde yeni kökler oluşturur. Ana kök ve saçak köklerin dışı sarımsı gri veya açık esmer renktedir.
Yetiştirilmesi:
Mart veya Nisanda kasalara veya seralara tohumları ekilir ve mayısta fideler bahçe veya tarlalara ekilir.
Hasat zamanı:
Kökleri eylül ve ekimde sökülerek yıkanır, kurutulur, nem¬den uzakta ve ışıktan uzakta muhafaza edilir. Kedi kökü kurutulurken sıcaklığın 40C°’nin üzerine çıkmaması gerekir. Şayet bunun üzerinde bir ısı ile kurutulur ise birleşimindeki eter yağı türevleri yok olur.
Birleşimi:
Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Eter yağ türevleri %0,3-1 arasında olup bunlarda Mono, Sesquiterpenler ve Sesquiterpenasitler olarak üç türden bulunur. 1) Monoterpenler; Bornylasetat, Bornylisovaleral, borneol, campfer, camphen, 1,8-cineol ve α-Pinen içerir. 2) Sesquiterpenler; Valerenal, valerenol, valeranon, E/Z-valerylacetat, E/Z-valerylisovalerat, β-bisabolen, γ-cadinen ve β-Elemen 3) Sesquiterpenasitler; Valerenasit, hydroxyvalerenasit, acetoxyvalerenasit, ısovalerylasit, eugenolisovalerylasit
b) Valepotria türevleri (Valeriana-epoxy-triester) %0,5-2 oranında bulunur ve monolar ve diler diye ikiye ayrılır. 1) Diler; Valtrat (%50-80), Isovaltrat, homovaltrat ve acevaltrat 2) Monolar; didrovaltrat, homodivaltrat ve IVHD-valdrat
c) Fenolkarbonikasitler; %1-3 oranında olup en önemlileri; trans-hesperidinasit, chlorogenasit ve kahve asidi içerir.
d) Alkaloitler; %0,05 oranında; Valerianin, actinidin α-methylpyrrylketon içerir.
e) Doyamamış yağ asitleri; Oleik asit, linolasit, linolenasit, stearinasit, belenasit ve arachidonasit içerir.
f) Ligan türevleri; Pinoresinol, 8-hydroxypinoresinol, prinsepinol bunların glikozitleri ile Massoniresinol-4-β-glikozit içerir.
g) Meksika kedi kökü; %5-8 valepotria türevleri ve çok az miktarda eter yağı, Japon kedi otu kökü %0,05 valepotriatlar ve %6-8 eter yağ türevleri, Hint kedi kökü %3-6 valepotriatlar ve %0,5 eter yağ türevleri, Şifalı kedi otu kökü %0,5-2 valepotriatlar, %0,3-0,8 eter yağları ile diğerlerinden farklı olarak %1-2 Hesperidin, valeranon ve liganlar içerir. bu farklılık Şifalı kedi otu kökünü diğer türlerden kaliteli kılar.
Özellikleri: Keskin, hafif acı, kuru ve serinleticidir.
Tesir şekli:
Teskin edici, uyutucu, krampları çözücü, korkuları önleyici, damarları daraltıcı, tansiyonu hafif düşürücü, sinirleri kuvvetlendiricidir.
Araştırmalar:
Bazı ilim adamları kedi kökünün birleşimindeki maddelerden eter yağları ile bazıları valepotriatlar ile bazıları da lignanlar ile araştırma yapmışlardır. Araştırma sonuçlarında hiçbir maddenin tek başına bir rol oynamadığı aksine bütün maddelerin birlikte etki ettiği tespit edilmiştir.
1) Vorbach ve Arnold 1995’de 121 hasta ile deney yapmışlardır. Hastalardan 61 kedi kökü ekstresi (Sedonium Dragees) 60 hasta ise Plasebo (ilaç gibi fakat sırf deney için hiçbnir etkisi olmayan hap veya damla) ile 28 gün bir deney yapılmıştır. Bu süre sonunda kedi otu kökü ekstresi alanlarda uyku rahatsızlıklarından uyuyamama, sık sık uyanma, hafif uyuma ve sinirsel huzursuzluğu iyileştirdiği görülmüştür. (ZP.1.98.53, ZP.4.98, ZP.3.97.152, NM.1.96.35, Nhp.8.99.1252)
2) 225 hastaya 12 ev doktoru tarafından 2 hafta süreyle kedi otu kökü hapı verilmiştir. Bu draje kedi ot kökü, şerbetçi otu kozalağı ve oğul otu yaprak ekstrelerinden meydana gelir. İki hafta süreyle bu hapı alan hastalarda uyuyamama, sık sık uyanma, sinirsel huzursuzluk ve stres gibi rahatsızlıklar %80 oranında iyileşmiştir. Hastalardan %96,4’ü ve doktorları %96,9’u bu kompleksi drajeyi pasif olarak değerlendirmişlerdir. Zaten bu karışım Alman sağlık bakanlığına bağlı olarak çalışan Komisyon E tarafından tavsiye edilmiştir. (Aynı komisyon E kedi kökü, şerbetçi otu kozalağı, çarkıfelek otu karışımını da aynı şekilde tavsiye etmiştir.) Deneye katılan hastaların %98,2’si bu drajenin hiçbir yan tesiri olmadığını beyan etmişlerdir. (ZP.3.95.147). oysa kimyasal uyku ilacı alanlar o gün sersem gibi olurlar ve günlük işlerini düzenli şekilde yapamazlar.
3) Dr.Martin Adler 500 hastasını kedi otu kökü hapı ile tedavi etmiş ve hastalarda sinirsel huzursuzluk, uyuyamam, hafif uyuma, sık sık uyanma gibi haller %90 oranında iyileşmiştir. (Nhp.3.97.446)
4) Kedi otu kökü damlası ile 95 hasta üzerinde günde 3×15 veya 3×30 damla 4-6hafta süreyle hastalara verilmiş. Hastalarda görülen sinirliklik, huzursuzlu, uyku rahatsızlıkları, yorgunluk, dermansızlık, korku, yıkılmışlık ve depresyon gibi rahatsızlıklar büyük oranda iyileşmiştir. (Nhp.2.99.240) Valariana Strath damlasının 100ml’sinde; 0,6gr alıç yaprağı, 0,6gr lavanta çiçeği, 0,6gr Şerbetçi otu kozalağı, 0,6gr Oğulotu yaprak ve 1,6gr kedi otu kökü ekstrelerinden oluşur.
5) Uyuyamama ve huzursuzluk gibi rahatsızlıkları olan 830 hasta üzerinde 279 doktor gözetiminde 4-8hafta sedacurla tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %88’inin iyileştiği görülmüştür. (ZP.6.99.337)
Kullanılması:
a) Kedi otu kökü araştırmalara göre başta uyku rahatsızlıklarından uyu-yamam, sık sık uyanma ve hafif uyuma, sinirsel huzursuzluk, sinirsel mide-bağırsak ağrıları, sinirsel kalp rahatsızlıkları, gerginlik ve telaş, korku, stres gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
b) Komisyon E’nin yayınladığı monografi bildirisine göre kedi ot kökü natürel ilaçları iç. Huzursuzluk ve sinirsel nedenlerle uyuyamamaya karşı kullanılır.
c) Halk arasında yatağa girerken nefes daralması ve tıkaması gibi duygulara, titreme, hafif depresyon korku, korkulu rüya görme, telaş, gerginlik, uyuyamama ve sinirlilik gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. 
d) Homeopati’de uyuyamama, heyecanlanma, sinirlilik, histeri, aşırı du-yarlılık, menopoz, baş ağrısı, bel ağrısı, siyatik, eklem ağrısı, nevralji ve huzursuzluğa karşı kullanılır.

Açıklama: Kedi otu kökünün çayı, damlası veya kişide yorgunluk, hal-sizlik ve isteksizlik gibi yan tesirleri olmadığından günlük yaşama negatif yönde etki etmediği gibi konsantrasyonu kuvvetlendirerek iyi yönde etki eder. Kedi kökü uyku rahatsızlıklarında en çok kullanılan 5-6 şifalı bitkiden en önemlisidir ve diğer şifalı bitkilerle kullanıldığında etkisi artar. Hastalığın türüne göre kedi kökü ile çeşitli harman çaylar tentürler veya natürel ilaçlar yapılır. Kava-kava birinci dereceden korku, kılıç otu birinci dereceden depresyon, kedi kökü ise birinci dereceden uyku rahatsızlıklarına karşı kullanılır. Fakat bu değil ki kedi kökü korku ve depresyon rahatsızlıklarına karşı etkili değil anlamına gelmemelidir. Zira bir şifalı bitki temin edilemediğinde diğeri ile bu rahatsızlıklar tedavi edilebilir.
Çayı: İki kahve kaşığı kedi kökü demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilerek 5-190dk demlenmesi beklenir ve sonra süzülerek içilir.
Çay harmanları;
 Şişkinliğe çayı;
>30 gr Kedi otu kökü
>30 gr Papatya çiçeği
>30 gr Nane yaprağı
>10 gr Kimyon tohumu
Stres çay;
>30 gr Kediotu kökü
>30 gr Oğul otu yaprağı
>20 gr Çarkıfelek otu
>20 gr Nane yaprağı
 iştah çayı
>30g Eğri kökü
>30g Nane yaprağı
>20g Kedi ot kökü
>20g Çentiyan kökü
 Şişkinliği çayı;
>20 gr Papatya çiçeği
>20 gr Nane yaprağı
>20 gr Kedi kökü
>20 gr Kimyon tohumu
>20 gr Çörek tohumu
 Stres çayı (İç huzursuzluk ve uyuyamama):
>35 gr Kedi ot kökü
>25gr Oğul ot yaprağı
>25gr Nane yaprağı
>15 gr Kılıçotu
 Uyuyamama ve sinirsel huzursuzluğa karşı sinir ve uyku çayı;
>30 gr Kedi otu kökü
>30 gr Oğulotu yaprağı
>30 gr Şerbetçiot kozalağı
>10 gr LavantaÇiçeği
Stres çay;
>40 gr Kedi kökü
>20 gr Şerbetçi kozalağı
>20 gr Oğulotu yaprağı
>10 gr Çarkıfelek otu
>10 gr Kılıç otu
erkekler için sinir ve uyku çayı;
>30 gr Oğulotu yaprağı
>30 gr Kedi kökü
>30 gr Çarkıfelek otu
>10 gr Lavanta çiçeği
kadınlar için sinir ve uyku çayı;
>30 gr Oğulotu yaprağı
>30 gr Kedi kökü
>30 gr Şerbetçi kozalağı
>10 gr Lavanta çiçeği
Teskin edici çay (Sinirsel Heyecanlanma ve Uyuyamamaya)
>40g Kedi ot kökü
>20g Nane yaprağı
>15g Oğul ot yaprağı
>15g Şerbetçiot kozalağı
>10g Lavanta Çiçeği
Hazımsızlık ve Şişkinliğe çayı;
>10 gr Çörek tohumu
>30 gr Rezene tohumu
>30 gr Kimyon tohumu
>15 gr Kedi kökü
>15 gr Tarçın kabuğu
>15 gr Oğulotu yaprağı
Uyku çayı (uyuyamama, uykuya dalamama gibi rahatsızlıklara karşı);
>40 gr Kedi otu kökü
>20 gr Çarkıfelek otu
>30 gr Oğul otu
>10 gr Turunç kabuğu
Strese karşı çay (kramplara karşı sinirleri kuvvetlendirici);
>40 gr Kılıç otu
>20 gr Oğulotu
>20 gr Çarkıfelek otu
>10 gr Lavanta çiçeği
>10 gr Ginseng kökü
sinirsel kalp rahatsızlıklarına karşı çay;
>20 gr Oğulotu yaprağı
>20 gr Alıç yaprak ve çiçeği
>20 gr Şerbetçiot kozalağı
>20 gr Turunç çiçeği
>20 gr Kedi kökü
Uyku çayı (uyuyamama, uykuya dalamama gibi rahatsızlıklara karşı);
>40 gr Kedi otu kökü
>30 gr Çarkıfelek otu
>20 gr Oğul otu
>10 gr Lavanta çiçeği
Homeopati’de: Kedi otunun kurutulmuş köklerinden 100gr bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70’lik alkol ilave edilir. Güneş ışınlarından uzakta 4-6 hafta muhafaza edilir ve bu süre sonunda süzülerek elde edilen tentüre homeopati’de <> adı verilir. Bu tentürden günde 3-4 defa 25-30 damla 4-6 hafta süreyle alınır. Yukarıdaki çay har-manlarından da aynı şekilde tentür yapılır.
Hastalığın belirtileri (semptom):

1) Şayet hastada sinirsel histerik heyecanlanma, telaş, bir olumlu, bir olumsuz davranma, iç huzursuzluk, olduğu yerde duramama, ağrıları bir o organda bir bu organda ortaya çıkar ve kendini havada imiş gibi hafif hisseder.
2) Genel sinirlilik nedeni ile uyuyamama
3) Bütün duyu organlarının hassaslaşması
4) Baş ağrısının sinirsel, ani ve dönüşümlü olması
5) Aşırı histerik davranışlar
6) Ağrılar dinlenirken artar, hareket halindeyken azalır
Bu gibi rahatsızlıklarda kedi otu kökü tentür gerekir.
Yan tesirleri: Kedi kökünün bilinen bir yan tesiri yoktur. Fakat aşırı dozajda ve uzun süre kullanılır ise baş ağrısı, baş dönmesi ve bulantı gibi geçici rahatsızlıklara neden olabilir.

Atkuyruğu otu, Schachtelhalm, Equisetum arvense Kırk kilit otu Syn:Equisetum boreale  Zemberek otu Tilki kuyruğu otu Boğumluca otu Beygir kuyruğu otu Tarla Atkuyruğu otu

Familyası: Atkuyruğuotugillerden, Schachtelhalmgewâchse, Equisetaceae
Drugları:
Atkuyruğu otu; Eguiseti herba
Atkuyruğu otunun kökleri hariç tamamı çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Zehirli olan diğer türlerle karıştırmamak gerekir.
Giriş: Atkuyruğugillerin takriben 20 türü mevcuttur ve bunlardan en yaygın olarak tarla Atkuyruğu otu; Eguisetum arvense kullanılır, ayrıca Homeopati’de <> kul-lanılır. Atkuyruğu otu Avrupa, Asya ve Amerika tropik ve subtropik bölgelerinde yabani olarak yetişir. Tarihte ilk defa Çinlilerin ilaç kodek-sinde (1057) adı geçen bitki Avrupa’da 16. yy.dan itibaren kullanıl¬maya başlanmıştır. Eskiden vereme karşı, idrar artırıcı ve kan kesici olarak kullanılmıştır. Equisetum Latince Equus: At ve Seta: Kıl anlamına gelir, arvense ise tarla demektir. Bizde Atkuyruğu otu diye anılır.
Botanik:
Atkuyruğu otu diğer bitkilerden farklı olarak çiçek açmaz ve spor adı verilen pul şeklindeki organları ile döllenir ve döllenmesi kendi kendine olur. Atkuyruğu otunun sarımsı, esmer veya kızılımsı renkli ve boyu 15-25 cm olan ilk spor devresi Mart ve Nisan ayıdır. Nisan ayından itibaren Atkuyruğu otu yeşil bir renk alır ve boğum boğum olan halkalardan 6-15 adet yanlara sürgünleri uzanır ve sürgünleri ince boğumludur. Alttaki sürgünleri daha uzun olup yukarılara doğru küçülürler ve sürgün sayısı da azalır. Köklerinden yan kökleri çevreye yayıldığından kısa zamanda kümeler oluşturur bu nedenle çiftçiler tarafından çok zarlı bir bitki olarak görülür ve yok edilir.
Yetiştirilmesi:
Yetiştirilmesi oldukça çok kolaydır, fakat sonradan yok edilmesi oldukça zordur. Şayet tentür, çay ve natürel ilacı yapılacak ise özel olarak yetiştirilir.
Hasat zamanı:
Nisan’dan sonra sporları dökülür, Haziran ve Ağustos’ta toplanır, yeşil bir renk aldıktan sonra toplanmaya başlanır. Toplanırken kahve renkli olanlar, mantar hastalığına yakalanmış olduğundan ayıklanır.
Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğin¬den kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır.
Birleşimi:
Atkuyruğu otunun birleşimindeki maddeler;
a) Anorganik bileşikler %5-10 arasında olup bu da %80-90 oranında Silisik asit ve %10-20 oranında Alüminyum ve Potasyumklorid ve de Mangan’dan oluşur. Silisikaistin %10’u suda çözülerek kana geçer.
b) Flavonitler; Equisetin (Kafurol-7-O-β-D-diglikozit), Quercetin-3-O- β-D-diglikozit, Luteolin-5-O-β-glikozit, Apigenin-5-O- β-D-diglikozit,
c) Alkaloit türevleri; çok az miktarda olup bunlarda Nikotin, Palustrin, Paludtridin ve 3-Methoxypyridin en önemlileridir.
d) Organik asitler; Equisetolasid, Malik asit (Elma asidi), Akonitasit ve Oksalikasit içerir.
e) Saponin içerdiğine dair iddiaların asılsız olduğu bilinmektedir fakat Pektin az miktarda Eterik yağ ve sabit yağ içerir.
Tesir şekli: İdrar söktürücü, kanı temizleyici, kan yapıcı, kanamayı önleyici, ara dokuları kuvvetlendirici ve metabolizmayı düzenleyicidir.
Kullanılması:a) Araştırmalara göre; Bağ dokularını kuvvetlendirici, idrar artırıcı ve ödemi önleyicidir.
b) Komisyon E’nin 187/09/1986 tarih ve 173 nolu Monografi bildirisinde Atkestanesi otu başta ödem (vücudun su toplaması), idrar yollarındaki bakteri ve iltihaplar ve de böbrek taş ve kumlarına karşı kullanılır. Atkuyruğu otu haricen ise kötü iyileşen yaralara karşı kullanılır.
c) Halk arasında; Atkuyruğu otu akut böbrek iltihaplanmasına (nefrit), böbrek zafiyeti, böbrek kanaması, böbreklerdeki yırtılma, böbreklerin yeterince çalışmaması sonucu ortaya çıkan ödeme karşı kullanılır.
Açıklama: Bayanlarda görülen aşırı ve uzun süre devam eden adet haline karşı kullanılır. Birleşimindeki yüksek orandaki Silisik asit, vereme sebep olan mikropları çevreler ve hareket etmesini önler. Silisik asit aynı zamanda akyuvarlardan olan Lökositlerin sayısını arttırarak ve hareketlerini arttırarak ve de böylece verem hastasının kısa sürede iyileşmesini sağlar. Uzun süre çayı içildiğinde soğutucu olması nedeni ile üşümeye sebep olur. Bu nedenle Mürver veya Ihlamur çiçeği ile karıştırılarak çayının içilmesi daha uygundur. Ayrıca romatizma, nikris (gut hastalığı), kemik erimesi, saç dökülmesi, tırnak kırılması ve ara dokuları kuvvetlendirir. Kemik, kıkırdak, tırnak ve dişleri sağlamlaştırır, deriyi elastikleştirir ve buruşmayı önler ve de iç kanam, kan kusma ve ağız içi iltihaplarına karşı kullanılır. Ayak mantarlarına karşı demi ile ayak banyosu yapılır ve saç dökülmesine karşı saçlar demi ile yıkanır.
Çayı: Kurutulmuş, ince kıyılmış Atkuyruğu otundan 2 kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edilerek 20-30 dk kaynatıldıktan sonra 30-45 dk demlenmeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları

İdrar yolları iltihapları çayı;
>25 gr Hatmi çiçeği
>25 gr Ayı üzümü yaprağı
>25 gr Adaçayı yaprağı
>25 gr Atkuyruğu otu
Flamm-Krocber-Seel terlemeyi önleyici çay;
>80 gr Adaçayı yaprağı
>10 gr Atkuyruğu otu
>10 gr Kedi otu kökü
Ludisg Kroeber böbrek taşları çay;
>40 gr Atkuyruğu otu
>20 gr Kuş ekmeği otu
>20 gr Kuşburnu
>20 gr Süpürge otu
Dr.B.Jürgens yatağı ıslatma çayı;
>25 gr Atkuyruğu otu
>25 gr Kılıç otu
Kobert vereme çay;
>150 gr Kuş ekmeği otu
>75 gr Atkuyruğu otu
>50 gr Kedi başı otu
Prof.Dr.R.F.Weiss verem çayı;
>100 gr Atkuyruğu otu
>50 gr Ciğer otu
>50 gr Sinirli ot
Dr.E.Meyer-Camberg böbrek iltihap ve hastalıkları çay (yüksek tansiyonda varsa);
>40 gr Atkuyruğu otu
>40 gr Huş yaprağı
>20 gr Ökse otu
Lang Hoff’a göre böbrek iltihaplanması ve kanamasına karşı çay;
>65 gr Ardıç kozalağı
>15 gr Atkuyruğu otu
>15 gr Papatya çiçeği
>15 gr Aslanpençesi otu
Homeopati’de:At kuyruğu otunun yeşil dallı (yaprak) şekline dönüşmesinden sonra yerden 20cm yukarıdan kesilerek toplanır 20 gramı ince ince kıyılır ve bir şişeye konarak üzerine 80ml %70’lik Alkol ilave edilerek güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir. İki günde bir çalkalanan şişedeki sıvı 4-6 hafta sonra süzülerek Homeopati de <> ismi ile anılan Tentürü elde edilir. Homeopati de bu yabani at kuyruğu otu tentürü kadar Himalaya at kuyruğu otunun da Tentürü de aynı şekilde kullanılır.
Hastalığın belirtileri (Sendrom):1) Böbrek ağrısı özelliklede sağ böbrek ağrısı
2) Yatağı ıslatma ve aynı anda rüya görme
3) Mesane ve idrar yollarındaki ağrı idrar yapmaya rağmen iyi olmuyorsa
4) Baskı, Hareket, Oturma, idrar yapma gibi hallerde ağrısı azalmayan sağ böbreğin yatınca ağrılarının azalması
5) İdrar sümüksü, çamursu koyu çok, taşlı ve kumlu ise
6) Oldukça sık idrar yapma hissi
7) Mesane üzerine basınca fazla idrar yapılıyorsa
8) İdrarda protein ve kan varsa
9) Hamilelik ve loğusalık devresinde idrar anormallikleri varsa
Bu gibi hallerde at kuyruğu ot tentürü kullanılır.
Yan tesirleri: Atkuyruğu otunun bilinen çok önemli bir yan tesiri vardır, şayet uzun süre çayı içilirse vücudu soğutucu özelliğe sahiptir. Bu nedenle Atkuyruğu otunun çayını içerken mutlaka içine Ihlamur çiçeği, Kekik otu, Mürver çiçeği veya Papatya çiçeği ile karıştırarak içilmelidir. Ayrıca toplarken zehirli olan Bataklık Atkuyruğu otu ve Büyük Atkuyruğu otu ile karıştırmamak gerekir.

Sinirliot, Spitzwegerich, Plantago lanceolata L.Yara otu Çıban otu Körçıban otu Pişik otu Ateş otu
Ayak otu Kurbağa otu Bağ yaprağı Sivri Sinirli ot

Familyası: Sinirliotgillerden, Wegwerichgewachse, Plantaginaceae.
Drugları:
Sinirli ot; Plantaginis lanceolatae herba
Sinirli ot Çay ve Natürel ilaç, Büyük Sinirli ot ise Tentür yapımında kullanılır.
Giriş: Sinirli otun bilinen 260 türü mevcuttur ve bunlardan en çok Sivri Sinirli ot; P. Lanceolata L. ve Büyük Sinirli ot; P.major L. tedavide kullanılır. Sivri Sinirli ot genelinde Çay ve Natürel ilaç, Büyük Sinirli ot ise Tentür yapımında kullanılır. Bu iki türün haricinde Dağ Sinirli otu; P. Alpinal, Beyaz Sinirli ot, P. Medial ve Karga ayağı Sinirli otu; P. Coronopus L sayabiliriz. Almanca wegerich Yolların kralı, yol kenarlarında çok geliştiğinden Latince plan tago Ayak tabanı ve de lanceolata mızrak anlamına gelir. Türkçede ise Sinirli ot denir. Zira yapraklarını koparınca içinden beyaz ipliğimsi damarlar çıkar bu nedenle Sinirli ot da denir. Ayrıca Çıban otu, Kör çıban otu, Yara otu, Pişik otu da denir. Yaraları, çıbanı ve pişikleri (Ayak parmakları arasında ki) iyileştirdiğinden bu bitkiye Sinirli ot denilmesi çoğunlukla Sinirli otu olarak bilinen Kılıç otu ile karıştırılmasına eden olmaktadır. Kılıç otu sinirsel rahatsızlıklar, stres, depresyon, bunalım gibi rahatsızlıklara karşı etkili olduğundan bazen sinir otu diye de anılır. Eskiden Çinliler Verem’e, Büyük İskender Baş ağrısına, Romalılar, Yaralara ve Türkler Öksürüğe karşı kullanmışlardır. Vatanın neresi olduğu konusunda kesin bir bilgi yoktur ve günümüzde Avrupa, Asya ve Kuzey Amerikanın ılıman bölgelerinde yabani olarak yetişir.
Botanik:
a) Sivri Sinirli ot Çay ve Natürel İlaç yapımında, Büyük Sinirli ot Homeopatide Tentür yapımında kullanılır.
1) Sivri Sinirli ot 10-50 cm boyunda çok yıllık, kökleri saçak şeklinde ve dikine yükselen bir bitkidir. Yapraklar mızrak şeklinde, kenarları bütün, ucu sivri, hafif tüylü, baştan uca doğru 5-9 adet ana damardan oluşur, koyu yeşil renkli roset yapraklardır. Çiçekleri 10-50 cm uzunluğunda bir sap üzerinde bir silindir veya küre şeklinde çiçek demeti bulunur ve Taçları beyazımsı veya pembe renkli bir sap üzerinde 2-3 mm büyüklüğündedir. Meyveleri 3-4 mm büyüklüğünde yumurta şeklinde içinde iki adet tohumları bulunur ve tohumları uzunca ve de siyahımsı renktedir. Büyük Sinirli otun farkı yapraklarının geniş olmasıdır, takriben 8-12 cm uzunluğunda,5-9 cm eninde yumurta şeklinde kenarları hafif dalgalıdır.
Yetiştirilmesi:
Hemen her yerde yetişen Sinirli otun tohumlarından bir-kaç tane bahçenizin bir köşesine ektiğinizde o orada herhangi bir özene gerek kalmadan gelişir ve yayılır.
Hasat Zamanı:
Sinirli otun yaprakları, özellikle taze yaprakları ezilmeden Mayıs’tan Ekim’e kadar toplanır, havalı, kuru yerlerde kurutulur ve kaldırılır. Tentür ise Büyük Sinirli otun taze yapraklarından yapılır. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.
Birleşimi:
Sivri Sinirli otun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
a) İridoidglikozitler % 2 -4 oranında olup en önemlileri % 1-3 de Aucubin ve % 0-1 Catalpol’dan oluşur. Ayrıca Asperulosit, Globularin, Desasetilasperulosidasitmetilester içerir. Taze yapraklarda daha çok Catalpol ve eski yapraklar genellikle Aucubin ağırlıklıdır.
b) Phenylethanoid (feniletanoit) % 3-8 oranında olup en önemlileri Acteosid (Asteosit), İzoacteosid, Plantamajosid ve Lavandulifoliosid.
c) Fenolkarbonikasitler: Cistanosit F, Chlorogenasit, Neochlorgenasit, Ferulasit, p-Hidroksibenzoasit, Protokateşuasit ve Gentisinasit.
d) Flavonlar ;
1) Luteolin ve Apigenin
2) Flavonglikozitler; Apigenin -7-O- glİkosit, Apigenin -6, 8- di –C – glikosit, Apigenin -7-O- glukronit, Apigenin -7-O- glukronilglikosit, Luteolin -7-O – glikosit ve Luteolin -7-O- glukronit.
e) Müsilajpolisakkoritler % 2-6,5 arasında olup; Rhamnogalakturonan, Rhamnoarabinogalaktan, Poligalakturanarabinoz, Glakomannan ve Arabinogalaktanlar içerir.
f) Kumarinler : Aesculetin ve Loliolid.
g) Ayrıca Minerallaerden ; Potasyum, Kalsiyum, Demir, Sodyum ve Çinko C ve K Vitaminini, β- Karotin, Silikasit % 1, – 1,5, Tanin % 6-7, Saponinler, Eteryağı Lab – Enzim ve Invertin (Hamşeker) içerir.
Araştırmalar:
Son yıllarda Sinirli ot Ekstresi veya şurubu ile Nefes yolları hastaları üzerinde Kliniklerde tedavi denemeleri yapılmaya başlanmıştır. Bu deneylerde Sinirli ot ekstre veya şuruplarının Tahrişli Öksürük, Bronşit ve Nefes yolları Enfeksiyonunu iyileştirdiği görülmüştür.
1) Sinirli ot Şurubu ile 326 Nefes yolları rahatsızlıkları olan hastalar üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu hastalardan % 35’i Nefes yolları enfeksiyonu, % 30 Bronşitli ve % 20 si Tahrişli Öksürükten rahatsız olan kişiler üzerinde 3-14 gün süren tedavi denemesi yapılmışlardır. Hastaların % 92’ si bu şurubun % 92 oranında Kimyasal ilaçlara göre aynı oranda iyi veya daha iyi olduğu kanaatine varılmıştır.
Hastalar ilaç üzerinde % 21 çok iyi, %62 iyi, % 4 orta, %’ 3 az etkili ve % 10’ u çok az etki demişlerdir.
Ayrıca uyumluluk (ilacın vücuda uyumu) konusunda hastaların % 49’u çok iyi, %48’i iyi ve % 3’ü orta derecede olduğu beyan edilmiştir. (Nhp.4.96.93)
2) Nefes yolları rahatsızlıkları olan 593 hasta üzerinde Sinirli ot Şurubu ile Tedavi denemesi ortalama 9 gün sürmüş ve hastalardan % 22’ si çok iyi, % 63’ü iyi, % 9,9’u orta derece, % 1,1 ‘ i az %3,3 etkisiz olduğunu beyan etmişlerdir. Bu tedavi denemesinde de Nefes darlığı, Tahrişli Öksürük, Göğüs ağrısı ve Nefes yollarında hırlamaya karşı etkili olduğu görülmüş ve Balgam söktürdüğü tespit edilmiştir. (Z.P.4.98.219)
Tesir Şekli: Antibiyotik, Antiinflogistik (iltihapları önleyici) , öksürük kesici, balgam söktürücü, göğüs yumuşatıcı, immun sistemini kuvvetlendirici (bağışıklık sistemini kuvvetlendirici) , yaraları iyileştirici, antitoksik, antiviral, krampları çözücü ve antihepatoksik (karaciğer zehirlerini zararsız hale getirici).
Kullanılması:
Sinirli ot ekstresi veya Şurubu;
a) Klinik araştırmalarına göre: Başta Nefes yolları rahatsızlıklarından; Öksürük, tahrişli öksürük, Bronşit, Nefes darlığı, Göğüs ağrısı ve Nefes yolları enfeksiyonuna karşı kullanılır. Ayrıca iltihaplı deri hastalıkları, ayak parmakları arasındaki mantar ve arı sokmasına karşı kullanılır.
b) Komisyon E’ye göre: Komisyon E 30.11.1985 tarihli ve 223 Nolu Monografi bildirisinde başta; Nefes yolları ve üşütmesi, Ağız ve yutak mukozasının iltihaplanması, haricen ise iltihaplı yaralara karşı kullanılır.
c) Homöopatide; Diş ağrısı, kulak ağrısı, Nevralji (Sinirsel ağrı), Yüz Nevraljisi (Trigeminusnevralji) ve yatağı ıslatmaya karşı kullanılır. Ayrıca ayak parmakları arasındaki pişikleri de iyileştirir.
d) Halk arasında; başta Öksürük, Bronşit, Bronşitli Astım, Astım, Boğmaca, Verem ve genel üşütme hastalıklarına, yatak ıslatma, ayak ağrısı, Basur, İshal, Böbrek ve Mesane rahatsızlıklarına karşı ve Kan temizleyici olarak kullanılır.
Haricense;
Sivrisinek, Arı ve benzeri böceklerin sokmasına karşı Sinirli ot yaprağı ezilerek bağlanır veya öz suyu sürülür. Ayak parmakları arasındaki pişiklere ve de parmak arasındaki cerahatli iltihaplı dolamaya Sinirli ot ezilerek sarılırsa 2-3 günde iyileştirir.
Çay:
İki kahve kaşığı Sinirli ot demliğe konur ve üzerine 200 -300 ml kaynar su ilave edildikten sonra 5-10 dakika demlenmesi beklenir ve de süzülerek içilir.
Açıklama:
Sinirli otun birleşimindeki Aucubin, β – Glukozidazlar anzimi tarafından parçalanarak Aucubigenin ve Glikoza ayrılır ve ortaya çıkan Aucubigenin antibakteriel bir özelliğe sahip olduğundan mikropları yok-eder. Yapılan bir dizine araştırma da Sinirli ot ekstresi kaynatıldığında β – Glukozidazanzimi etkisiz hale gelmekte ve Aucibine parçalamakta ve Sinirli ot ekstresi etkisini büyük oranda yitirmektedir. Şurup veya ekstreye %2 oranında β – Glukozidazanzimler katıldığında ekstre veya Şurup çok aktifleşmektedir. Bu nedenle Sinirli ot yaprağı, ekstresi veya şurubu kaynatılmamalıdır.
Sinirli ot bir yandan müsilaj, diğer yandan Silisikasit, ayrıca Fridoit glikozitler ve de Feniletanoit içermesi bu bitkiye çok farklı özellikler kazandırır. Müsilaj Mukazayı (sümüksü iç deriyi) korucu ve balgam söktürücü, Silisikasit içeren bitkiler (Kuşekmeği, Atkuyruğu otu, Sinirli ot ve Kedi başı otu) eskiden Vereme karşı kullanılmıştır ve de Ividoitler ile Feniletanooitlerin anibiotik ve antivirel olduğu da yapılan araştırmalarla belgelenmiştir.
Çay Harmanları:
 Göğüs ve Öksürük Çayı
>25 g Anason tohumu
>25 g Öksürük otu
>20 g Meyan kökü
>20 g Sinirli ot
>10 g Ebem gömeci Çiçeği
Bronşit ve Öksürük Çayı
>25 g Çuha kökü
>25 g Kekik otu
>20 g Sinirli ot
>20 g Ebem gömeci Çiçeği
>10 g Rezene tohumu
 Göğüs ve Öksürük Çayı
>25 g Sinirli ot
>25 g Kekik otu
>20 g Rezene tohumu
>20 g Meyan kökü
>10 gr Güveotu
 Öksürük çayı;
>30 gr Kekik otu
>35 gr Hatmi kökü
>25 gr Sinirli ot
>10 gr Meyan kökü
>10 gr Rezene tohumu
 Kuru Öksürük Çayı
>40 g Sinirli ot
>20 g Ebem gömeci Çiçeği
>20 g Calba Çiçeği
>10 g Meyan kökü
>10 g Rezene tohumu
 Öksürük ve Bronşit Çayı
>25 g Sinirli ot
>25 g Öksürük yaprağı
>25 g Kekik otu
>15 g Rezene tohumu
>10 g Calba Çiçeği
 Öksürük ve Nefes yolları İltihap çayı
>40 gr Sinirli ot
>20 gr Kuşburnu
>10 gr Calba Çiçeği
>10 gr Mürver Çiçeği
>10 gr Rezene tohumu
>10 gr Güveotu
 Öksürük çayı;
>30 gr Kekik otu
>20 gr Hatmi kökü
>20 gr Sinirli ot
>10 gr Rezene tohumu
>10 gr İzlanda likeni
>10 gr Meyan kökü
Deri Hastalıkları Çayı 
>30 g Menekşe otu
>30 g Sinirli ot
>10 g Sefa Çiçeği
>10 g Papatya Çiçeği
>20 g Hamamelis yaprağı
 Üşütme Çayı
>30 g Sinirli ot
>20 g Ihlamur Çiçeği
>20 g Kuşburnu
>20 g Nane yaprağı
>10 g Papatya Çiçeği
 Kramplı Öksürük Çayı
>30 g Sinirli ot
>30 g Itır kökü
>15 g Ebem gömeci Çiçeği
>15 g Calba Çiçeği
>10 g Anason tohumu
 Öksürük ve Bronşit Çayı (Kramplı Öksürük ve Boğmaca)
>30 g Sinirli ot
>20 g Kekik otu
>20 g Çuha kökü
>30 g Itır kökü
Şurup:
Şurup hazırlanırken bitki kaynatılır. Süzülür bal veya Natürel şekere belli oranlarda karıştırıldıktan sonra Şurup elde edilir fakat Sinirli ot kaynatıldığında etkisini kaybeder. Bu nedenle Sinirli ot Şurubu hazırlanırken farklı bir metot izlenir ve Sinirli ot ekstresi bal veya Natürel ilaçla hazırlanır.
Homeopati’de:
Homöopatide genellikle Büyük Sinirli otun taze yapraklarından 20 -30 gr bir şişeye konur ve üzerine 100 ml % 70’lik Alkol ilave edilir. Şişe güneş ışınlarından uzakta 4-6 hafta bekledikten sonra süzülerek Homöopatide “ Plantago major” ismi ile anılan Tentür elde edilir. Bu Tentürden günde 3-5 defa 15-25 damla alınır.
Ekstre:
Sinir otun yaprakları % 70’lik Alkole (Etanel) ekstresi yapılır ve bu ekstre aynı Tentür gibi kullanılır.
Hastalığın belirtisi (Semptom):
1) Kulak ağrısı, sinirsel diş ağrısı ile birlikte ise,
2) Ağrılar dişle kulak arası gelip gidiyor ise,
3) Ağrıyan yüzün yarısı genellikle şiş ise,
4) Kulak ağrıları, orta kulak iltihabı ile,
5) Geceleri yatağı ıslatma,
6) Kulak ağrısı birinden öbürüne geçiyorsa,
7) Diş ağrısı ve diş çürümesi
Yan Tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur.

ivythemes

{facebook#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {twitter#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {google-plus#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {pinterest#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {youtube#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {instagram#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget