01.04.2015 - 01.05.2015

1 0-2 Yaş arası 1 2-6 yaş arası 4 6-12 yaş arası sağlık 1 ADHD 1 adnan yıldırım nasıl zayıfladı 1 afrika bitkileri 11 afrodizyaklar 1 Agaricus Bisporus 2 agaricus mantarı 1 Agaricus Subrufescens 1 agarwood 1 agave şurubu 1 Aglaia odorata 1 Agrocybe Aegerita 2 ağaç sakızları 1 ajowan tohumu 1 ajwaini bishop 4 akciğer hastalıkları 1 akça ağaç 1 Albizia 1 Alchemilla vulgaris 2 alerjik rinit 1 alkanma 1 Allamanda cathartica 2 alternatif tıp 2 alzheimer 1 Alzheimer hastalığı 1 amaranth 1 amerikan ginsengi 3 anason 3 anason nedir 2 anasonun faydaları 1 Andrographis 32 anne bebek 2 anne sütü çayı 7 anti aging 3 anti bakteriyel 2 apiterapi 2 arı poleni 5 arı sütü 3 arı ürünleri 8 aromaterapi 13 aromatik bitkiler 2 aromatik yağlar 1 Aslan pençesi 1 aslan yeleği mantarı 1 aspen kabuğu 4 astım bronşit 1 astragalus 4 ayuverdik bitkiler 1 Badem mantarı 1 bağırsak çalıştıran bitkiler 2 bağırsak iltihaplanması 4 bağırsak solucanları 4 bağırsak şeritleri 1 bağırsak yaraları 1 bağışıklık güçlendirici 4 baharatlar 6 bal 1 bambu mantarı 1 basur 4 bebek sağlığı 3 bel ağrısı 1 beyin hastalıklları 2 bitki çekirdekleri 1 bitki zamkları 48 bitkilerin ilaçlar ile etkileşimleri 13 bitkilerin kullanım dozajları 45 bitkilerin yan etkileri 12 bitkisel banyolar 25 bitkisel caylar 6 bitkisel kokular 32 bitkisel macunlar 59 bitkisel maskeler 1 bitkisel sular 67 bitkisel yağlar 3 boyun ağrısı 3 böbrek 1 bronşit 1 burclar 1 candidia 1 castor oil 1 castor yağı 1 chaga mantarı 134 cilt bakimi 3 cilt hastalıkları 15 cilt lekeleri 24 cilt temizligi 23 cilt tipleri 28 cinsel saglik 26 cinsellik 1 Cordyceps 1 coriolus 1 çiğdem türleri 1 çin geveni 13 çocuk sağlığı 1 çölyak 1 DEHB 10 dekolte bakimi 2 deniz yosunları 8 deprasyon 1 depresyon 3 detoks 2 dikkat eksikliği 1 dilara kocak 6 dis ve agiz bakimi 1 diş sağlığı 1 diüretik 5 diyabet 77 diyet listeleri 8 diyet yemekler 2 diz ağrısı 96 dogal saglik 54 dogal tedavi 3 doğal antibiyotik 7 egzama için krem 5 egzama nedir. egzama nasıl tedavi edilir. egzama için şifalı bitkiler 12 egzama tedavisi 4 egzamadan kurtulma yolları 15 egzersiz 2 eklem rehatsızlıkları 24 el ayak tirnak 1 enokitake mantarı 26 erdem yesilada 6 erkan topuz 8 erkek bakim 13 erkek saglik 1 erkekler özel ürünler 3 esansiyel yağlar. 7 esra tüzün 6 ev yapımı 1 faranjit 1 farmakoloji 1 filizlenmiş bitkiler 1 ganoderma 6 geleneksel tıp 1 gıda takviyeleri 3 ginseng türleri 1 glokom 11 goz cevresi bakimi 1 göğüs büyütücü 1 göz hastalıkları 9 gribal enfeksiyon 8 grip 4 gul ile guzellik 20 hamilelik te bakim 14 hamilelikte beslenme 1 hasan insel 1 hayıt tohumu 1 hazımzıslık 1 hemoroid 99 herbalist adnan yildirim 1 herpes 1 herpes simpleks 1 hindi kuyruğu mantarı 1 hint yağı 1 hiperaktivite 5 homemade remedie 2 hormonlar 1 hsv 1 hububat 4 ibn-i sina 2 ibs 5 idrar yolları enfeksiyonu 3 influnza 1 insülin 1 ipek bitkisi 1 irritabl bağırsak sendromu 6 ishal 1 iştah artırıcı 2 jel bitkiler 1 jelatin 2 kabızlık 18 kadın sağlık kürleri 65 kadin saglik 1 kakule 16 kalca bacak 5 kalın bağırsak 4 kalori hesabi 36 kalp sagligi 1 kan 3 kanser 5 kansizlik 1 kar mantarı 4 karaciğer hastalıkları 1 katran 1 kemik kanseri 2 kemik sağlığı 12 kepek 2 kil 4 kilo almak 52 kilo verin 1 kistik fibrozis 2 koah 5 kolestrol 1 kordiseps mantarı 29 kök bitkiler 3 kuruyemişlerin faydaları 2 lupus 1 lupus tedavisi 1 maitake mantarı 2 mantar 5 meme kanseri 14 menopoz 58 meyve ve sebzeler 21 mide 3 mide-gaz 2 migren 27 mineral vitamin 1 moda aksesuar 13 mutlu evlilik icin 2 nezle 4 obezite 2 omega 3 1 osteaporoz 1 ödem atıcı bitkiler 8 öksrüğe şifalı bitkiler 4 öksürüğün nedenleri 5 öksürük 1 Ölmeyen hekimlerimiz 1 pankreas kanseri 1 performans artırıcı 1 Phallus indusiatus 1 Phellinus linteus 1 Pleurotus Pulmonerus 4 polen 1 Polyporus Umbellatus 1 poria mantarı 6 propolis 5 prostat 1 reçineli bitkiler 6 regl 1 reishi mantarı 1 rezene 7 romatizma 1 sa 2 sabit bitkisel yağlar 1 sabun 49 sac bakimi 5 saç dökülmesi 1 safra 1 safra hastalıkları 1 safra taşı 106 saglikli beslenme 103 saglikli zayiflama 1 sang huang mantarı 2 seboreik dermatit 6 sedef 11 selulit 1 shiitake mantarı 2 sibirya ginsengi 7 sifalı bitki kabukları 12 sifalı bitkiler 319 sifali bitkiler 32 sifali yaglar 2 siğil tedavisi 1 sindirim sorunları 6 sinir stres 2 Sistemik lupus tedavisi 1 sistit 20 sivilce ve akneler 6 siyah noktalar 1 SLE 1 sodyum aljinat 1 sodyum türeri 4 soğuk algınlı 1 sonbahar çiğdemi 7 stres 13 su ile guzellik 1 Suehirotake mantarı 10 süper gıdalar 1 süt çayı 1 şeker 1 şeytan tersi 1 şifalı bitki tozları 72 şifalı bitkiler. şifalı tohumlar 3 şifalı kokular 20 şifalı mantarlar 4 şifalı sebzeler 8 şifalı şerbetler 8 şifalı yemişler 3 tahıl grupları 1 tansiyon 8 temizleme sutleri 2 tenya 15 tıbbi mantarlar 2 tip 1 diyabet 2 tip 2 diyabet 3 tonik ve maskeler 3 troit 1 unfilanza 5 uykusuzluk 2 ülser 2 ülseratif kolit 2 vajinit 7 video 63 vucut bakimi 3 vucut ritmi 4 yara yanık 1 yorgunluk 3 zayıflama haplarının zararları 11 zehirli bitkiler

Safra kesesi hastalıkları

Safra kesesi
Safra Karaciğerin altında bulunan sindirim için hayati öneme sahip bir organdır. Çoğu canlıda safra yemekler arasında safra kesesinde depolanır ve yemek yenince hazmı kolaylaştırmak için on iki parmak bağırsağına boşaltılır. 
Safranın bileşenleri aşağıdaki gibidir. 
  1. Su
  2. Kolestrol
  3. Lesitin
  4. Safra pigmentleri 
  5. Safra tuzları
Anormal durumlarda Safradaki Kolestrol veya bluribin safra kanallarında çökelti oluşturarak taş oluşumuna sebep olabilir.

Safra kesesi hastalık türleri şunlardır

  • Kolesistit (Safra kesesi iltihaplanması)
  • Safra taşı (Safra kesesi taşları)
Herhangi bir belirtisini görmesekte saframızda taş oluşabilir. Taşlar Çok zayıf ihtimal dahilinde olsada kanalı biraz tıkayabilir bu durumda ise ağrı ve bacaklarda şişme gözükebilir. Safra taşı Türkiye ortalaması Yaklaşık %30 dur yanı her otuz kişiden biri haberi olsada olmasada safra taşına sahip olabilir. Bu taşla birlikte yaşanabilir. Sadece acil durumlarda cerahi müdehale yapmak mantıklıdır. Zira safra hayatınızın geri kalanı için önemli bir kesedir. 

Safra hastalıklarının belirtileri

  1. Genellikle karnın sağ üst tarafında ağrı
  2. Yağlı gıdaların tüketimi arefesinde oluşan ağrı
  3. Bulantı sebepsiz kusma
  4. İştah kaybı
  5. El ve Ayaklarda şişme özellikle bilek ve diz arası
Kadınlar erkeklere göre safra hastalıklarına yakalanma riski daha yüksek bireylerdir. Hızlı kilo aldıran ve verdiren ürünlerde safra taşı oluşumuna sebep olabilir. 

Eğer safra kesesi krizi yaşıyorsanız karnın sağ üst tarafına dokunduğunuzda ağrı hissedeceksinizdir. Ciltte aşırı sararma durumunda ise safra taşı kanalı tıkamış olabilir ve acil cerahi müdehale gerekebilir. 
Bazı reçete edilen ilaçlar ameliyat ihtiyacını ortadan kaldırarak safra taşını çözebilir bunlar aşağıdaki gibidir.
  • Oral bir safra asidi olan ursodeoksikolik asit (Ursodiol) Çapı 15 mm ye kadar olan kolestrol taşlarınız çözebilir. İlaç hastaların yaklaşık %40 ında başarılıdır. 
  • Metil Tert-Butil eter monooctanin (Moctanin) Safra kanalı ve safra taşları için doğrudan infüzyon çözücüdür.
  • Şok dalga tedavisi  Litotripsi. bu Türkiyede varmı bilmiyorum
Bir safra taşının erimesi en az iki yıl sürer bunu unutmamak gerekmektedir. Ama ne yazıkki doktora gittiğimizde safra taşı tesbit edilse hemen ameliyat olmamızı söyleyen bir zihniyetlede karşı karşıyayız. Hastanelerimizde bir çok hastaya hastalığın oluşturabileceği an kötü komlikasyonları anlatarak ameliyata ikna çabaları gösterilmektedir. Halbuki bilim bize gösteriyorki safra taşlarının büyük bir kısmı eritilip düşürülebiliyor.
Hekimlerimizin bir kısmı tamamlayıcı ve alternatif tedavileri önerirken büyük bir kısmı ise düşmanca tavır takınarak hem bu bilgileri mesnetsiz kabul etmekte hemde hor görmektedirler.. Asıl hor gördüklerinin kendi tarihleri olduğundan belkide haberleri dahi yoktur. Hem 8 asır önce Şerafettin Alinin Tasarladığı ameliyat malzemelerini kullanacaksın Safrayı ameliyat ederken hemde Onun Müreccebnamesindeki terkiplerine burun kıvıracaksın bu ne büyük bir tezattır. Konumuz bu değil diyerek bu paragrafı kapatalım

Safra taşı olanlar için beslenme ve gıda takviyeleri

  1. Süt peynir dondurma gluten içeren alerji yapabilecek şeylerin tüketimini azaltmanızı tavsiye ederiz.Yumurta konusunda ise iki ayrı fikir var birisi kolestrolü yükselttiğini diğeri yükseltmediğini düşünüyor
  2. Kepekli tahıllar ve B vitamin grubu bakımından zengin gıdaları tüketin özellikle demir çinko ve magnezyum bakımından yeterli beslenin
  3. Koyu yeşil yapraklı sebzeler genelde tercihiniz olsun. Deniz ürünleri Favori gıdalarımız
  4. Beyaz ekmek makarna şeker gibi rafine gıdalardan kaçının. 
  5. Bol bol anti oksidan meyveleri tüketin örneğin kiraz üzüm yaban mersini gibi
  6. Daha az kırmızı et ve yağsız et tüketin.
  7. Zeytin yağı , Aspir Yağı, Hindistan cevizi yağı gibi sağlıklı pişirme yağlarını kullanın
  8. Kurabiye kraker patates kızartması ve diğer kızartmalar cips gibi şeyleri mümkün olduğunca azaltın
  9. Alkol tütün gibi zararlı şeyleri kesinlikle kullanmamaınızı tavsiye ederiz.
  10. Mümkünse hafifçe haftada 5 gün egzersiz yapın
Aşağıdaki gıda takviyelerini kullanmaya çalışın
  1. Günlük bir multivitamin kullanın B kompleks magnezyum çinko selenyum olsun içerisinde
  2. C vitamini günlük 500 mg iki defa toplamda 1000 mg kullanın bağışıklık destek için
  3. Fosfatidilkolin Safra taşı erimesine yardımcı oluyor ancak Bazı alzheimer ilaçları ile etkileşime girebiliyor eğer böyle bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuzu danışın Fosfatidilkolin için lesitin kullanabilirsiniz
  4. Anti oksidan desteği için Alfa lipoik asit kullanmalısınız. Kemoterapi ilaçları ile etkileşime girebilir. 
Tavsiye edilen bitkiler:
Yeşil çay: Camelya sinensis. İyi bir antioksidandır günde 3 bardak tavsiye ediyoruz
Deve dikeni: Karaciğer ve safra kesesi detoksifikasyonu için en önemli bitkilerdendir. 
Enginar: Safra kesesi ve karaciğer fonksiyon desteği için
Zerdeçal ekstresi: Günlük 600 mg. Özellikle Karaciğer fonksiyon desteği için faidelidir. 
Keten tohumu yağı : Günlük 2 tatlı kaşığı; Safra taşlarını eritme yeteneği vardır uzun süreli kullanımlar gerektirir. Örneğin 6 ay 1 yıl arası
Aspir yağı: son zamanlarda gündeme gelsede tam değerini bulmamış vanadyum bakımından zengin bir yağdır günde 1 tatlı kaşığı yatmadan önce tavsiye ediyoruz.
Hünnap Sıvı ektresi: Özellikle safra taşlarını yok ettiği bilimsel olarakta tesbit edilmiş Güzel amasyamızın en nadide meyvelerinden dir. 
Daha ayrıntılı bilgi için bizimle Facebook sayfamız üzerinden irtibata geçebilirsiniz. 
Hb. Adnan Yıldırım. 

Yararlanılan kaynaklar: Cabrera C, Artacho R, Gimenez R. Beneficial effects of green tea -- a review. J Am Coll Nutr. 2006;25(2):79-99.
Etminan M. Oral contraceptives and the risk of gallbladder disease: a comparative safety study. CMAJ. 2011:183(8):899-904.
Gaby AR. Nutritional approaches to prevention and treatment of gallstones. Altern Med Rev.2009:14(3):258-67.
Ko, CW. Prefac: Gallbladder disease. Gastroenterol Clin North Am.2010;39(2):xiii.
Liu B, Beral V, Balkwill A. Childbearing, breastfeeding, other reproductive factors and the subsequent risk of hospitalization for gallbladder disease. Int J Epidemiol. 2009;38(1):312-8.
Liu B, Beral V, Balkwill A, Green J, Sweetland S, Reeves G. Gallbladder disease and use of transdermal versus oral hormone replacement therapy in postmenopausal women: a prospective cohort study. BMJ. 2008;337:a386.
Marx: Rosen's Emergency Medicine, 7th ed. Philadelphia PA: Mosby Elsevier. 2009.
Rai A, Tewari M, Mohapatra SC, Shukla HS. Correlation of nutritional parameters of gallbladder cancer patients. J Surg Oncol. 2006;93(8):705-8.
Shaffer EA. Gallstone disease: Epidemiology of gallbladder stone disease. Best Pract Res Clin Gastroenterol. 2006;20(6):981-96.
Tsai CJ, Leitzmann MF, Willett WC, Giovannucci EL. Long-Term Effect of Magnesium Consumption on the Risk of Symptomatic Gallstone Disease Among Men. Am J Gastroenterol. 2007; [Epub ahead of print].
Venneman NG, van Erpecum KJ. Gallstone disease: Primary and secondary prevention. Best Pract Res Clin Gastroenterol. 2006;20(6):1063-73.
Völzke H, Baumeister SE, Alte D, et al. Independent risk factors for gallstone formation in a region with high cholelithiasis prevalence. Digestion. 2005;71(2):97-105.
Walcher T, Haenle MM, Mason RA, Koenig W, Imhof A, Kratzer W; EMIL Study Group. The effect of alcohol, tobacco and caffeine consumption and vegetarian diet on gallstone prevalence. Eur J Gastroenterol Hepatol. 2010;22(11):1345-51.
Wang F. Oral contraceptives and risk of gallbladder disease. CMAJ. 2011:183(13):1517.

Cilt lekelerinden kurtulmak mümkünmü?

Cilt lekesi oluşumunda bir çok dış etmen vardır. İnsan hafızası hergün aynaya bakdığından hiç bir lekenin nasıl oluştuğunu nekadar büyüdüğünü ne hale geldiğini iyice göze görünür olmadan farketmeyebilir. Karşılaştığımız bir kaç sorunu hem anlatarak hemde nasıl lekenin giderilebileceğini açıklamaya çalışarak bir yazı kaleme alacağız.

İlk olarak Genelde gençlerde karşılaştığımız vaka sivilce ve sivilcenin bırakmış olduğu izler.
Yaş grupları 13-30 yaş arasında değişen bu şikayete sahip insanlar; gördüğümüz kadarı ile bu problemin bir sabunla veya kremle geçebileceğini düşünecek kadar iyimserler. Aslında akne ve akneden kurtulma yollarını bir başka yazımızda anlatmıştım (yazı için tıkla) Sivilce propleminin tamamen yada kısmen geçtiğini varsayarsak asıl bundan sonraki mesel bırakmış olduğu izler. Biz insanı ve derma tabakasını incelerken genelde hücre denilen en küçük yapıtaşımıza çok itibar etmeyiz oysaki sivilce ve septomları bu yapıtaşlarımızın hem hücre duvarına hemde iç sıvısı ver organel yapısına zarar vermektedir.
Derimiz kabuk değildir yaşayan organizmadır. 

Normal koşullar altında metebolizmamızın hasarlı yaşlı hücreleri yıkıp yeni hücreler ile yola devam etmesi gerekiyor ama ne yazıkki bu her zaman vaki olmuyor.  Genelde bakış açımız bir sabun ve bir kremle hücresel iyileştirme yapabileceğimiz rengin eskisi gibi olabileceğini düşünmek.. Bizim burada tarif edeceğimiz yöntem ise tamamen bize özgü ve 2009dan beri binlerce kişiye uygulatılan bir yöntem. Hiç bir zaman Lekenizin %100 kaybolacağını söylemek gafletinde bulunmayız lakin genel ve kısmi iyileşmeler net bir şekilde oluşuyor. Bu kullanılan ürünün kalitesi ilede doğru orantılı.

İlk aşama Volkan kil ve ozon terapi
ilk 40 günlük aşama belli bir diyet programı ve yanardağ eteklerinden toplanmış veya termal su ile karılmış volkan kili ve ozon terapi: Evveliyatla beslenme programımızdan bahsedelim istiyorum. Unutmayalım cildimiz ve hatta lekelerimiz hücrelerden oluşan canlı bir organizma bu 40 günlük süreçte hayvansal gıdalardan uzak durur isek veya 21 gün bilfiil oruç tutabilirsek gerçek manada yaşlı hücrelerden tüm vücudumuzu temizleyebiliriz.Bu süreçte Beslenme programı için ayrıyetten Facebook grubumuz üzerinden bizimle irtibata geçebilirsiniz. Volkanik kil ve 150 saat boyunca ozonlanmış ozon yağı ile cildimizi her gece hem arındırma ve temizleme hemde hücresel dönüşüm programına tabi tutmamız gerekiyor. Özellikle ozon yağını bulabileceğimiz en kalitesini alıp kullanmalıyız zira sonuç kalite ile doğru orantılı. Keskin bir yosuna benzer koku almamız gerekiyor parfümlüleri tercih etmeyin. 40 gece boyunca maskemizi yapıp 20 dk sonra cildimizi ılık su ile yıkayarak ozon yağını sürelim ve uyuyalım sabak ise katı sabunla cildimizi temizleyip su bazlı nemlendirici kullanalım. 40 gün içerisinde leke oluşumlarının yaklaşık %30-50 arası kaybolduğunu göreceksiniz. Sadece ilk gün cildinizi 3-5 kare fotoğraflayın ve 40.günde de tekrar fotoğraflayarak karşılaştırma yapın. Bu en öncelikli kuralımız.
uygulama öncesi ve sonrası

İkinci aşama

İkinci aşama pigmentasyon tedavisi. Çeşitli çiçek özleri içeren bazı leke kremleri (isimleri için mesaj atın) ve bizim ürettiğimiz kudret narı kırmızı kantaron mango kabuğu kızılcık yağı gibi bitki özlerini içeren bir leke kremini 60 gün her gece cildimizi doğal gül suyu ile temizleyerek sürmemiz gerekiyor. Bakın ilk aşama uygulanmaz ise ikinci aşamanın çok bir faydası olmuyor. unutmayalım bu tür programlar ancak yeni hücreler ile sonuç verir. Aslında İlaç sektörü çok kısır bir döngünün içerisinde ve doğunun ruh ve kan-karaciğeri toptan ele alan tedavi yaklaşımları karşısında batı ve ilaç üreticileri tamamen antibiyotik-kortizon-iyileştirmeyen ani müdahale ilaçları üçgeninden bir türlü sıyrılabilmiş değil. Cildimize sirayet eden her rahatsızlığın hem ruhsal hemde karaciğer ve kan endeksli sebepleri vardır.

Cilt lekelerinden arınmak için sabırlı olup 3-6 ay arasında doğru yöntemleri uygulamanız gerekiyor.
Genelde bu durumu sadece dermatolojik bir vaka olarak düşündüğümüz için ne gerekli zamanı nede gerekli sabrı bu tür uygulamalara göstermediğimiz hepimizin malumu. Ne yazıkki rönesans tıbbı için üretim yapan ilaç ve kozmetik üreticileri hep aynı kafa ve mantık yapısı ile üretim yaptıklarından mütevellit derdimizin dermanı olamıyorlar. Anadolu selçuklu ve osmanlı halk hekimliğinin son temsilcileri olarak bizler bir çok hastalık ve sağlık probleminin ruh mevhumundan bağımsız olarak çözülebileceğini düşünmüyoruz. O yüzden En basit gördüğümüz leke sorunu bile 2-3 aşamada halledilebiliyor. Keşke sürünce lekeyi iyi edebilecek başarılı kremler olsa ve yeryüzünde kimsenin bu tür problemi olmasa. Basit bir mantık sunacak olursak Hollywood yıldızlarının ve hatta bizim aktrislerimizin cilt yapıları genelde çok kötü ve inanın onlar en pahalı cilt kremlerini kullanıyorlar. Paraları olduğu halde çözüm bulamamalarının bir sebebi olmalı değil mi? Biz de size %100 çözüm vadetmiyoruz. Sadece soruna doğru pencereden bakarak %50 ye yakın bazen daha yüksek oranda probleminizin çözülebileceğini aynelyakin gördük ve son 4 yıldır tüm leke problemi olan müşterilerimize bu programla yardımcı olmaya çalışıyoruz.
Saygılarımızla
Hr. Adnan Yıldırım

Tip 1 Tip 2 diyabet nedir

Diyabet Kan şekeri Glikozun aşırı derece yükselmesi sonucu ortaya çıkan metabolik bir bozukluktur. Vücutta kan şekerinin düzenlenmesi pekçok kimyasal madde ve hormonun karmaşık etkileşimi sonu sağlanır. Diyabet hastaları ya yeterli insülin üretemez yada vücutlarının ürettiği insülini kullanamaz. Bu konuyu kısaca açacak olursak kandaki şekeri düzenleyen en önemli organ pankreastır. Ve pankreasın beta hücrelerinde salgılanan insülin adı verilen hormondur. Diabetes Mellitus Ya insülin sagısındaki yetesizlik yada insülinin kullanılmaması soncu oluşan şeker hastalığı dediğimiz yüksek kanşekerinin yol açtığı bir kaç grup hastalığa verilen ortak isimdir. 

Diyabeti Yazımızın başlığında da söylediğimiz gibi iki kolda inceleyeceğiz. İnsülin üretiminin azalması sonucu oluşan durum tip 1 diyabet. Yada üretilen insülinin kullanılamaması sonucu oluşan tip2 diyabet. Her iki durumda sonuçta kan şekerinin yükselmesi sonucunu ortaya çıkartır. 

Türkiye diyabet cemiyetinin verilerine göre şuan Türkiyede 12 milyonun üzerinde diyabet hastası bulunmakta ve Bu rakam her yıl nüfusa göre orantısız bir şekilde armaktadır. 1921 yılında hayatımıza giren yapay insülin an şekerini dengelememizde yardımcı olmakta lakin kesin bir tedaviyi bize sunmamaktadır. Hatta İlaç kullananlar ne yazıkki her yıl doz artırımına gitmekte ve sonu olmayan bir helezonun içerisine çekilmektedirler. 

  • Tip 1 Jüvenil veya insüline bağımlı diyabet: insülin üreteminden sorumlu pankreas hücrelerinin sebebi bilinmeyen bir şekilde immun sistem tarafından yok edilmesi sonucu ortaya çıkar. Sonuç olarak pankreas uygun kan şekeri için yeterli miktar insülin üretme kabiliyetini kaybeder. Genellikle çocuklu yaşlarda teşhisi konulan bu diyabet türü kuzey ülkelerinde daha çok görülür. 
  • Tip 2 diyabet: Diyabet hastalarının %90 ının oluşturan bir diyabet türüdür. Genellikle yetişkinlerde gelişir. Pankreas kan şekerini dengede tutmak için yeterli insülin üretemez. Eksik ve sağlıksız beslenme sedenter yaşam tarzı stres, ve obezite bu rahatsızlığın belli başlı sebepleridir. Gün geçtikçe daha yaygın hale gelen bu rahatsızlık Belli durumlarda kontrol altına alınabilir. 
Bu konuda bizim tavsiyemiz ön diyabet çalışmaları yapılması. Ve insanlara Tip 2 diyabete yakalanmadan bu hastalıktan nasıl korunacaklarının anlatılması hastalığın önünü 2035 e kadar büyük oranda alacaktır. Yoksa günün artış rakamlarına göre her 3 kişiden biri 2035 yılında diyabet hastası olabilir. 

Belirti ve Septomlar

  1. Artan susuzluk ve ağız kuruluğu
  2. çok idrara çıkma
  3. Artan iştaha rağmen kilo kaybı
  4. Mide bulantısı
  5. Kusma
  6. Karın ağrısı
  7. Yorgunluk 
  8. Regl Adet görememe
  9. Ayak tabanlarında yanma hissi bileklerde uyuşma
  10. Bulanık ve kötü görme
  11. İktidarsızlık (erkeklerde sertleşme ve ereksiyon problemi)
  12. Yaraların geç iyileşmesi veya iyileşmemesi
Tip2 diyabet zaman içerisinde gelişen bir hastalıktır özellikle kilolu insanlarda ve obez beslenme şekillerinde ortaya çıkar. Tip1 diyabetin kesin nedeni bilinmemektedir.Her yıl ortalama 13.000 den fazla gence tip 1 diyabet teşhisi konur. 

Risk faktörleri

Tip 1 diyabet
  1. Tip1 diyabette aile öyküsü dikkate alınmalıdır. 
  2. Anne pre-eklampsi (Gebelikte 3 aydan sonra kan basıncındad ani değişimler)
  3. Hashimoto troid, graves hastalığı, miyasteni gravis, Addison hastalığı, veya permisöz anemide dahil olmak üzere oto bağışıklık hastalıkları ve bunlar kalıtsal öyküsü
  4. Kabakulak, kızamıkçık gibi bebelik dönemi viral enfeksiyonları,
  5. Kuzeyde D vitamini eksik bölgelerde yaşamak
Tip 2 diyabet
  1. Kalıtsal özellik aile öyküsü bu diyabet türünde de geçerli 
  2. 45 yaşın üzerindekiler
  3. Bel çevresinde aşırı vücut yağları
  4. Hareketsiz yaşam tarzı aşırı yağlı ve dengesiz beslenme
  5. Kandaki kolestrol ve trigleresid oranın yüksek düzeyde seyretmesi
  6. Gastasyonel diyabet ve polistik over sendromu.
  7. Düşük doğum ağırlığı veya hamilelikte annenin yetersiz beslenmesi
  8. Depresyon Tip 2 diyabet riskini %60 artırıyor

Önleyici Bakım

Tip 1 diyabet
Tip 1 diyabeti önlemek için kanıtlanmış herhangi bir yol yoktur. Finlandiyada yapılan bir araştırmada Yeterli D vitamini alan çocuklarda Tip 1 diyabet görülme olasılığının daha düşük olduğu tesbit edilmiş. Ülkemizde ise D vitamini verilen çocuklarda da görülmesi belki bu tezi kısmide olsa çürütür. Yapılan en uzun süreli çalışma da ise Köpek balığı karaciğer yağı ve D vitamini 30 yıl boyunca gözlenen bebeklerde kullandırılmış ve çok belirgin Tip1 vakalarında azalma gözlenmiştir. Bu çalışmada kuzey ülkesi olan finlandiyada yapılmıştır. 

Tip 2 Diyabet
Nüfus tabanlı yapılan çalışmalarda Tip 2 diyabetin yüksek oranda önlenebilir olduğu gözlemlenmiştir. Egzersiz kilo yönetimi ve Akdeniz tarzı beslenme Tip 2 diyabette çok önemli tedavi destekleridir. Sedanter hayat tarzının hüküm sürdüğü ABD gibi ülkelerde tip 2 diyabet çok yoğun olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle ülkemizde de son 20 yılın verilerine bakarak her yıl ciddi artışlar gösteren bir aritmetiğe sahip olduğumuz söylenebilir. 

Tedavi Yaklaşımı

Diyabet tedavisinde şuan güdülen amaç sağlıklı kan şekeri değerlerini muhafaza etmektir. Bu diyabetli kişilerde majör komplikasyonların gelişmesini engelleyebilir. Ama aslolan hastalığın sebebini ortadan kaldırmak olmalıdır. Bunun için diyabete sebep olan koşulları iyice irdelemeli araştırmala ve hayatımızı bunları ortadan kaldırcak şekilde kanalize etmeliyiz. 
Şeker hastası adaylarının ve olan kişilerin Kandaki şeker miktarını kontrol altında tutmak için aşağıdaki yöntemleri uygulaması şarttır
  • Dengeli bir diyet düzenli egzersiz. stresi azaltan bir yaşam tarzı
  • Lif ve krom içeren takviyeler
  • Gevşeme teknikleri
  • Stres yönetimi için melisa, lavanta yada akapuntur tedavisi
Yukardaki başlıkları anlaşılabilir tarzda açacak olursak. 
Yaşam Tarzı: Diyabetli kişiler kan şekerini kontrol altında tutmak için durup geriye bir bakmalı hayatlarındaki olumsuzluklardan büyük oranda kurtulmalıdırlar. Bu tip 2 diyabet olan kişilerde ilaç ihtiyacını bile ortadan kaldırabilir. bu konuyu aşağıda daha detaylı inceleyeceğiz.

Diyet: Tahıl bakımından zengin gıdalar, meyve ve sebzeler diyabetli kişilerin başvurması gereken en önemli besin kaynakları. Böbrek hastası ve diyabet olanlar çok düşük oranda protein içeren gıdalar almalıdır.
Karbonhidratlar kan şekeri üzerinde en olumsuz etkiye sahip şeylerdir. Özellikle aparatifler ve ekmekten çok uzak durun. Özellikle Makarn, pirinç, ekmek, kraker, patates, mısır, gibi karbonhidrat oranı yüksek gıdaları çok az tüketmeliyiz. Mercimek, baklagiller, meyve, ıspanak brokoli  yeşil salata
yeşil fasülye gibi içinde nişasta oranı çok az olan sebzeleri tüketmeliyiz.Özellikle bir diyetisyenden bu konuda takviye alınabilir.

Egzersiz: Kan şekerini düşürür. Ve vücudun daha verimli çalışmasını sağlar. Diyabetin önlenmesinde ve yönetiminde egzersiz iyi bir tedavi kaynağıdır. Haftada 3 veya 4 defa 30 dk ile 60 dk arası egzersiz yapmak kandaki şekeri yönetimi için oldukça etkili bir yöntemdir.

Kullanılabilecek ilaçlar konusuna değinmiyorum doktor arkadaşlara pasladığım bir paragraf

Kan şekerini düşüren mineral takviyeler:
Krom: Kuzu karaciğeri, bira mayası, et, balık, meyve sebzelerin geneli, kepekli tahılları gibi gıdalarda bulunur. vücudun insüline karşı duyarlılığını artırır. Araştırmalar glikozun enerjiye dönüşümünde vazife yaptığını göstermiştir. Tip 2 diyabet için tavsiye edilir. günlük dozaj 200-300 mcg. yani 0.002-3 mg alınmalıdır. Troid ilaçları ile etkileşime girebilir.

Magnezyum:Bir çok klinik çalışmada magnezyumun kan şekerini dengeleme konusunda etkileri isbat edilmiştir. Magnezyum insülin etkisini artırır. Yeşil mercimekte bamyada kuzu karaciğerinde mevcuttur.

Vanadyum: Vanadyum toprakda ve bir çok gıdada eser miktar bulunan bir elementtir. Yapılan hayvan çalışmalarında ve küçük çaptada olsa insan çalışmalarında doğal formda alınan vanadyum diyabetli kişilerde insülin ihtiyacını azalttığı tesbit edilmiştir. Marrylan üniversitesinin halk sağlığı merkezinde yapılan bir çalışmada ise insülin kullanan insanlara vanadyum vererek günlük insülin seviyesinde büyük oranda düştüğü gözlemlenmiştir.

Beta glukagon: yosun bakteri mantar veya çeşitli bitkilerden türetilmiş bir liftir tavsiye niteliğindedir.

Anti oksidanlar: vücutta kimyasal reaksiyonlar sonucu üretilen zararlı moleküller serbest radikallerin süpürücüleridir. Bazı klinik çalışmalar diyabetli insanlarda serbest radikal oranının yüksek antioksidanların düşük olduğunu göstermiştir. Bunun için diyabetli insanlara tavsiyemiz antioksidanları bol miktarda kullanmalarıdır.

Kardiyo vasküler etkileri ve takviyeler.
İnsülin direnci genellikle kardiyovasküler bir rahatsızlıkla ilişkili olduğu için diyabetli insanlar kandaki lipid düzeyini ve kan basıncını kontrol altında tutmalılar ve bu konuda bazı gıdalarda yardım almaları gerekmektedir.
  Tavsiye ettiklerimiz aşağıdaki gibidir

  • Q 10
  • Niasin
  • Omega 3 yağ asitleri
Bu konuyu ayrıntılı bir biçimde diğer yazılarımızda anlattığımız için bu üç şeyin faydalarını oradan okumanızı tavsiye ederim

Fayda veren Bitkiler:
Bitter melon: Bizim kudret narı olarak da bildiğimiz bu bitkinin hamı şekeri ciddi oranda düşürüyor. 
Çemen tohumu: Yapılan klinik çalışmalarda çemen tohumunun kan şekerini düşürdüğü tesbit edilmiştir. 
Cimnema: Hindistadan özgü olan bu bitki ülkemizde 9 lu çayın içerisinde kendini göstermiş olmasına rağmen dünya genelinde diyabetle mücadele için yaygın olarak kullanılmaktadır. 
Tarçın: Artık gelenek halini almış bir şeker düşürücüdür tarçın.
Şuan çalışmalarını büyük oranda tamamladığımız bir insülin destek seti şeker hastaları için umut olacağı inancındayız. 4 farklı üniversiteden görüş alarak hazırlamış oladuğumuz bu setin hülasasını yukarıdaki yazımızda sizlerle paylaştık. Şuna inanıyorumki Allah her derdin devasını yeryüzünde yaratmıştır. İnsan opluna düşen sadece Araştırıp bulmak. bu bağlamda Rönesans tıbbına hiç bir şekilde güvenmediğimiz tekrar söyleyebilirim saygılarımızla 
Hr. Adnan Yıldırım

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.