Search Result For "mısır"


Mısır püskülü çayı ve sağlık için faydaları

İlaç olarak da kullanılan mısır püskülünün içeriğindeki maddeler şunlardır: Glikoz ve maltoz gibi şekerler, steroller, reçine, potasyum tuzları ve uçucu yağ.
Mısır püskülünün tıbbi etkileri ve kullanımı : Açık esmer ya da kırmızımsı renkli hafif ve özel kokusu bulunan mısır püskülünün tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:


  1. * Mısır püskülü sakinleştiricidir.
  2. * Mısır püskülü Bedeni güçlendirici toniktir.
  3. * Mısır püskülü Romatizma tedavisinde yardımcı olur.
  4. * Mısır püskülü İdrar söktürücüdür.
  5. * Mısır püskülü Mesane taşlarını düşürür.
  6. * Mısır püskülü Üretrit (idrar yolları enfeksiyonu), sistit (mesane enfeksiyonu) ve prostatit (prostat bezi enfeksiyonu) hastalıklarının tedavilerinde etkilidir, özellikle ayrıkotu ve civanperçemi ile birlikte kullanıldığında daha da etkili olur.
  7. * Mısır püskülü Çocuklarda böbrek rahatsızlıklarının giderilmesinde yardımcı olur.
  8. Bu etkileri sağlamak üzere, mısır koçanındaki dişi çiçeklerin döllenme olayı gerçekleşmeden önce ortaya çıkan püskülleri alınır. Bunlar kurutulduğunda bazı etkilerini yitirdiğinden kurutulmadan kullanılması daha doğru olur.
  9. Mısır püskülü çayı : 1 bardak kaynar suyun içine 2 tatlı kaşığı kuru ya da taze mısır püskülü konur. 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde üç kez yemeklerden önce bir bardak içilir.
  10. * Mısır tanelerinden elde edilen mısırözü yağı, sıvı bitkisel bir yemeklik yağ olarak, damar sertliğini önlemekte, kullanan kişilere bu konuda büyük yarar sağlamaktadır.
  11. * Ayrıca kaynamış suda demlenerek içildiği zaman zayıflamada etkisi vardır

Zayıflamak için mısır püskülü, kiraz sapı ve ısırgan

Yaz mevsimine girdiğimiz şu günlerde hemen hemen tüm kadınların ortak derdi zayıflayarak bir an önce forma girmek. Kilo vermenin ucuz ve basit bir yolu ise gündemde olan şifalı bitkilerden yararlanmak.Ancak şunu unutmamak gerekir ki fazla kiloların hepsi yağ değil,bir kısmı da su yani ödemdir. İşte vücudumuzda tutulan bu sıvının atılmasına ve zayıflamanıza katkıda bulunacak şifalı bitkiler ve etkileri.

Mısır püskülü :
Dişi çiçeklerden alınan mısır püsküllerinin gölgede kurutulmasıyla hazırlanır. Mısır püskülleri mısırın en şifalı yeridir. İidrar söktürücü özelliği de vardır. Zayıflama amacıyla yüzyıllardır kullanılmaktadır.
Mısır püskülü çayı : Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış mısır püskülünü bir su bardağı kaynar suda 5 dakika kadar demleyin, günde 3 kere yemeklerden 1 saat önce için.

Kiraz sapı :
Kiraz ve vişnenin gölgede kurutulan sapları hem idrar söktürücü hem de ödem çözücü özelliğe sahiptir. Küçük boydaki idrar yolu taşlarının ve kumlarının düşürülmesine de yardımcı olur.
Kiraz sapı çayı:Yarım litre kaynar suya 30 gr kiraz sapı eklenip 10 dakika kadar demlenmesi beklenir ve günde 3 fincan aç karnına içilir. Özellikle menopoz dönemindeki kadınların şikayetlerine de çok faydalıdır

Isırgan yaprağı :
Isırgan yaprağı yüksek miktarda potasyum, C vitamini, demir ve kalsiyum içerir ki, bu vitamin ve elementlerin hepsi de böbrekleri çalıştırır. Metabolizmayı dengeleyici özellikleri de vardır.Isırgan yaprağı kuvvetli bir antioksidandır.Uygun dozlarda bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
Isırgan çayı:1 tatlı kaşığı kuru yaprağı 1 su bardağı kaynar suda 3-5 dakika demlendirip günde 2 kez içebilirsiniz.
Taze ısırgan yapraklarını yıkayıp ayıkladıktan sonra üzerini elma sirkesi, limon suyu ve nar ekşisi ile soslandırarak yediğinizde de aynı etkiyi yapar.

Çörek, Schwarzkümmel, Nigella sativa
Çörek otu
Türk çörek otu
Mısır çörek otu
Beyaz çörek otu
çörek otu tohumu 

Familyası: Dügünçiçegigillerden, Hahnenfussgewachse, Ranunculace
Drugları:
Çörek tohumu: Nigellae semen
Çörek yağı: Nigellae oleum
Çörekotunun tohumları çay ve baharat olarak, yağı ise natürel ilaç ya-pımında kullanılır.
Giriş:
Çörekotunun oldukça çok türü mevcuttur ve bunlardan şifa maksadı ile sadece Türk çörekotu, Mısır çörekotu veya beyaz çörekotu diye anılan Nigella sativa kullanılır. Çörekotunun vatanı Türkiye olup binlerce yıldır orta doğu ve kuzey Afrika ülkelerinde çok yaygın olarak yetiştirilmektedir. Bitki Türkiye’den çok Mısır’da yetiştirildiğinden Mısır çörekotu ve taç yapraklarının beyaz olması nedeniylede beyaz çörekotu diye de anılır. Bunun haricinde Şam çörekotu; Nigella damascena, İs-panya çörekotu, Nigella hispanica ve yabani çörekotu, Nigella arvensis’i sayabiliriz, fakat bunlar şifa maksadı ile kullanılmazlar. Peygamber Efendimiz çörek tohumunun ölüm hariç her türlü hastalığı iyileştireceğini beyan etmiş ve bu hadis nedeni ile müslümanlar çörek tohumunu o günden bugüne kadar çok yaygın olarak kullanmışlardır. Son yapılan araştırmalarla bitkinin bahar nezlesi, besin alerjisi, (alerjik ekzema= nörodermatis) ve alerjik astıma karşı etki olduğunun tespit edilmesi nedeni ile önemi oldukça artmıştır.
Botanik:
Vatanı Türkiye olup buradan önce orta doğu ve kuzey Afrika ülkelerinde sonrada dünyanın hemen der yöresine yayılmıştır. Yaprakları ince şerit şeklinde ve uçları hafif sivricedir. Ana kanat yaprakları 2-4 yan kanatlardan ve uçta tek yan kanattan oluşur ve yan kanatları da yine yan kanatlardan oluşur. Yaprakları gövdeye değişken sıra ile dizilmişlerdir ve yeşil veya hafif sarımsı yeşil renklidir. Çiçekleri kalp veya yumurta şeklinde beş adet beyaz renkli, kenarları hafif dalgalı taçyapraklardan oluşur. Ortasında daha doğrusu göbeğin çevresinde 30-50 adet döllenme tozluğu bulunur ve bu döllenme tozluklarının başında topuzcuklar bulunur. Göbekteki yeşilimsi kapsül yavaş yavaş büyüyerek beş bölümlü kapsül oluşur, her bölümün ucunda birer anten gibi sivrilik vardır ve içinde çok küçük siyah tohumlar bulunur.
Yetiştirilmesi:
Çörekotunun vatanı zaten Türkiye olup yetiştirilmesinde herhangi bir problem söz konusu değildir. Şubat ve Mart aylarında çörek tohumları kasalara, camlıklara, yastıklara veya seralara ekilir ve Nisan- Mayıs aylarında fideleri 30*40 cm aralıklarda bahçe ve tarlalara ekilir.
Hasat zamanı:
Eylül ve ekim aylarında çörek kapsülleri toplanarak dövülür ve çıkarılan tohumları kurutularak porselen veya uygun kaplarda muhafaza edilir. Çörek tohumları soğuk baskı ile sıkılarak yağı çıkarılır ve bu yağ natürel ilaç yapımında kullanılır.
Birleşimide;
Çörek tohumunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
1) Yağ asitleri %30-50 arasında olursa da genellikle %35 civarındadır ve bununda %50-60’ini doymamış yağ asitleri (Omega-6-yağ asitleri) oluşturur ve bununda %50-70’ini linol asit (Omega-6-yağ asidi), % 20-25 oleik asit, % 10-12 palmitinasit ve az miktarda da palmitinolasit, myristinasit, stearinasit, ve gama-linolenasit
2) Eter yağ türevleri % 0,5-1,5 arasında olup buda nigellon semohiprepinon (veya kısaca nigellon), thymohydrochinon, p-cymen, alfa-pinen, beta-pinen, sabinen, limonen, 1,8-cineol, alfa-terpinen, artemisiaketon, sabinenhidrat, linalool, borneol, karvon, thymol, karvakrol, beta- thujon, ve bornylasetat
3) Vitaminlerden; beta-karotin (provitamin A), biotin (vitamin H), folasidi, B1, B2, B6, C ve vitaminleri
Minerallerden; magnezyum, selen, çinko
Ayrıca % 21 protein, %38, karbonhidrat, taninler, saponinler’den
melathin ve acı maddelerden nigellin içerir.
Araştırmalar;
1) Münih kronik hastalıklar ve immunoloji üzerine yeni tedavi yöntemlerini araştırmalar enstitusü (Münchener Istitut zur Erforschung neuer Therapie verfahren, chronischer Krankheiten und İmmunologie) baharnezlesi, nörodermatoz (allerjik ekzem, besinallejisinin neden olduğu ekzem) allerjik astım, kaşıntı, bronşitli astım, kramplı bronşit ve sık sık enfeksiyona yakalanma gibi rahatsızlıkları olan 600 hasta üzerinde çörek ile 3 ay süren tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemesinden önce yapılan testlerde hastalardan % 97’sinde allerjiye sebep olan immunanormalikleri gözlenmiş ve tedavi süresi sonunda bu anormaliklerin hastalardan % 85’inde normalleştiği tesbitedilmiştir ve tedaviye 6 ay devameden Hastalardan % 89’unun durumunun iyileştiği tesbit edilmiştir. (NH.10.96.608 ve Nhp 3.95 342)
2) 15 Kasım2001’de İsviçrenin Baden şehrinde yapılan 16. İsviçre Tabip odaları Fitpoterapi (Bitkiseltedavi) konferansında (16. Tagung der schweizerischen medizinischen Gesellschaft für Phytotherapie) allerjik deri iltihaplanmasına (Nörodermatoz, yani besin alerjisi nedeniyle ortaya çıkan alejik egzema) karşı çörek yağ türevlerinden thymochinon lökotrinlerin ve thromboxanların salgılanmasını frenlediği nigellonun’da histaminin salgılanmasını frenlediğini ve alerjiyi önlediğini beyanetmişlerdir. (ZP. 1.02.29)
3) Hindistanda 1993’yapılan bir araştırmada çöreğin birleşimindeki nigellon’un histamin salgılanmasını azaltığı (frenlediği) ve böylece antihistaminika gibi etkilediği tesbit edilmiştir.(Sch.H.62)
4) Ankara Üni. Ecz. Fa. 1985’de yaptığı araşırmalarda çörek eter yağının birleşimindeki thymochinon’un (aynı Nigellon gibi) bronşları genişletiği ve böylece astımı önlediği ve aynı antihistaminikalar daki gibi etki etiğini tesbit etmişlerdir. (Age 62)
5) Erzurum Universitesi Ziraatfakultesi 1989’da yaptığı araştırmalarda çörek yağını antibakteriel (antibiotik) ve antimikozit (mantar yok edici) özeliklerde olduğu ve bununda birleşimindeki thymochinon’dan kaynaklandığı tespit edilmiştir. (Age 62)
6) Münih Walter Strau Estitusü Prof. Dr. Olaf Adam ve ekibi et ve etmamüllerinin eklem kıkırdaklarındaki arachindonasit oranını artırdığını PH değerinin 7,4 de 6,2 düşerek asitleştirdiğini böylece asitli ortamında eklem ve eklemkıkırdaklarına zarar verdiği tesbit edilmişdir.
Böylece et ve etmamüleri beslenenlerde artirit (Eklem ililtihaplanması) ve eklem yıpranması (Artroz) hasıl olduğunun tespit etmişlerdir. (GM. 2.95.41) Çaresi çörek çayı veya yağı içmek veya hutta Şeytan pençesi kökü (Türkiyede bu bitkiyi bulamazsınız).

Tesir şekli: Antibakteriel (antibiotiker), antimikozit (mantarları yokedici), iltihapları önleyici, bronşları ve damarları genişletici, idrar söktürücü, mideyi kuvvetlendirici ve koruyucu, kanı temizleyici ve şekeri düşürücü özeliklere sahiptir.
Kullanılması;
a) Araştırmalara göre çörek tohumu yağı ekstresi veya kapsülü başta her türlü alerji rahatsızlıklardan; nörodermatis (alerjik ekzema = atopik ekzema = besin alerjisinin sebep olduğu sulu, kabarcıklı, kızarık ve kaşıntılı deri hastalıkları), bahar nezlesi (polinosis) alerjik astım, alerjik kaşıntı, spastik (kramplı) bronşit, bronşitli astım, nefes darlığı, öksürük, immun zafiyeti (bağışıklık sistem zafiyeti), kanser, sık sık enfeksiyona yakalanma ve adet öncesi rahatsızlıklara (PMS) karşı kullanılır. Ayrıca Çörek kortizon (antihistaminik) ve antibiyotik (penisilin v.b) gibi kullanılabilir ve yan tesiri de yoktur.
b) Dr.P.Schleicher, Dr. Muhammed Saleh, Josef. Neumeyer ve Sylvia Leutjohann gibi Çörek otu üzerine kitap yazan yazarların kendi gözlemlerine göre aşağıdaki rahatsızlıklara karşı kullanılır. Başta her türlü alerji, bronşitli astım, bronşit, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, depresyon, hiperaktivite, grip, hormon bozuklukları, adet öncesi rahatsızlıklar, iktidarsızlık, kronik yorgunluk, konsantrasyon zafiyeti, karın ağrısı, her türlü enfeksiyon, mantar hastalıkları, metabolizma yetersizliği, vücuttaki artık ve yabancı maddeler, romatizma, şiş¬kinlik, dermansızlık, halsizlik, güçsüzlük, baş ağrısı, migren, üreme organlarındaki iltihap, şişme ve ağrıları genel olarak İmmün zafiyeti, akbne ve sivilceye karşı ve de spor, iş, ev ve kaza sonucu yara-lanmaların hemen iyileşmesi için kullanılır.
c) Bana göre; her türlü alerjik rahatsızlık, astım, bronşit, sindirim rahatsızlıkları (keten daha etkili), sivilce, akne, çıban, depresyon, hiperaktivite, İmmün zafiyeti, baş ağrısı, migren, adet öncesi ve adet sırasındaki anormalliklere karşı kullanılır. Ayrıca (tabi bu herkes için geçerli) Çörek çayı içtiklerinde güçleri en az birkaç katı artar ve dermansızlık, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik gibi durumlar yok olur ve güçlerine güç katarlar ve dinçleşirler. Kazalardan (spor, ev, iş ve oyun kazaları) sonra oluşan morarma, ezilme, burkulma gibi rahatsızlıkları da kısa sürede iyileştirir. Daha önceden mevcut olan kronik rahatsızlıklarda yok olur.
Açıklama:
1) Pankreas Amilaz, Lipaz, Tripsin ve Chymotripsin gibi enzimler sal¬gılar, amilaz nişastayı dextrin ve maltoza, lipaz yağları yağ asitleri ve gliserole, tripsin proteini aminoasitlere ve de cyhmotripsin proteinleri aminoasitlere parçalayarak ayırır. Böylece nişasta (Polisakkaritler) protein ve yağlar parçalanarak absorbe edilecek hale gelir. Şayet pankreas tahrip olmuş ve yeterince enzim salgılayamıyorsa ince ba-ğırsaklarda parçalanamayan protein ve yağlar kalın bağırsaklardaki bakteriler tarafından parçalanır ki buradaki yanlış parçalanma neti-cesinde proteinler aminoasitlere değil biogen aminlere (Histamin..) ortaya çıkar. Normal olarak böbrek üstü bezleri yeterince histamin üretir. Enzim yetersizliği nedeni ile bağırsaklarda oluşan fazladan histamin ise damarları, bronşları büzer ve besin alerjisi ortaya çıkar. Pankreas ayrıca NaHCO3 (Sodyumhidrogen bikarbonat) salgılar ve bu mide asidini nötrleştirerek (HCl+NaHCO3NaCl+CO2+H2O) ince bağırsaklardaki sindirimi kolaylaştırır. Pankreas rahatsızlıklarının belirtileri; tıkanma, şişkinlik ve karın ağrısı (kolik) gibi rahatsızlıklarla kendini belli eder ve bu da çoğu kez bağırsak rahatsızlığı zannedilerek yanlış anlaşılır. Şayet hayvansal besin maddeleri yiyince, çay, kahve ve alkol içince kişi aşırı duyarlılık gösterip rahatsız oluyorsa bu pankreas zafiyetine işarettir. Bu durumun devam etmesi bağırsak-larında rahatsızlanmasına neden olur. (Nhp.2.02.160) pankreas zafiyeti nedeni ile ince bağırsakta sindirim anormallikleri olur ve bu da bağırsaklarda histamin oluşmasına neden olur ve bu nedenle ortaya çıkan alerjiye karşı antihistaminik yazmak yanlıştır. Oysa Çörek eterik yağının bileşimindeki Nigellon aynı kortizon (antihistaminik) gibi etki eder ve histamin salgısını azaltır. Böylece kortizon gibi yan tesiri çok yüksek olan bir kimyasal ilaca gerek kalmaz. Bu özelliği ile Çörek hem Hodan’dan hem de Işıldak’tan üstündür. Uzun süre kortizon almak zorunda kalan hastalarda cam kemik (Glasknochen) oluşur ve en ufak zorlamada kemikleri kırılır. (Örn: Ecevit) Hafızasını, berrak düşünme ve muhakeme edebilme kabiliyetini yitirir. (Örn: Ecevit).
2) Alerjinin oluşmasının bir diğer faktörü de w-6-yağ asitlerinin (Linolasit, α-Linolenasit, Arachidonasit) Prostaglandin E1 ve E2’ye dönüşmemesidir. Çünkü dönüşümü sağlayan enzimler (∆6-Desaturaze, Elangaze ∆5-Desaturaze ve Cyclooxygenoze) ya yetersizdir ya da eksiktir. Şayet Prostaglandin E, ve E2 (PG E1 ve E2) oluşmaz ise Leukotrin oluşur, bu da damarları büzer, bronşları büzer ve iltihapları azdırır. Nöroderatikler (alerjik ekzamalılar) kanda yüksek oranda İmmünglobulin E (İgE) ve az miktarda Kontrol-T-Hücresi (Suppressos-T-Hücresi) içerdiği tespit edilmiştir.
Kontrol-T-Hücreleri B-Hücrelerini uyararak Makrofaj (bakterileri ve virüsleri yutarak parçalar ve zararsız hale getirir ve de İgE salgılanmasını frenler. PGE1 iltihaplanma ve alerjiye sebep olan T-lökositlerin ve B-Hücrelerinin saldırgan olmalarını ve aşırı İgE üretmelerini önler. PGE2 damarları genişletir (vazodilatasyon), bronşları genişletir (bronkodilatasyon), kanı temizler, idrar artırır (diüretik) ve mideyi korur. (ZP.6.95.340 ve Nhp.3.95.342)
3) Peygamber Efendimizin (s.a.v) çörek için “ölüm hariç her türlü hastalığı önler” buyurmuşlardır. Bu nedenle Türkler çöreğe çok değer vermişler ve başta çorbalara, pastalar, ekmeklere ve sulu yemeklere katmışlar ve yağını içmişlerdir. Almanlar Türklere Kümmel Türk (Kümmel=kimyon, Schwarzkümmel=Çörek otu) derler. Bu da Türklerin eskiden oldukça çok baharat kullandıklarına işarettir. Bugün ise Türkler bu güzel ve şifalı bitkiyi hemen hemen unutmuşlar. Amerikalılar ve Avrupalılar ise çok yaygın olarak kullanmaktadırlar.
5) Bilindiği gibi Çinko 30 enzimin ve bazı vitamin (Provitamin A) ve hormonların oluşmasında veya hücrelerin taşınmasında ana görev üstlenir. Çinko 300 enzimin oluşmasında katalizör görevi görür. Şayet kişide çinko yetersizliği söz konusu ise o zaman enzim yetersizliği de olur. Enzim yetersizliği ise yağ, protein ve karbonhidratların yeterince işlenememesi demektir ve böylece bağırsaklarda istenmeyen oluşumlar ortaya çıkar. Çinko çörekte vardır fakat belli bir süre hapını almak daha uygundur.
6) Tarihte aynı anda 5 imparatorluk (Osmanlı, Babür, Safevi, Altın Orda ve Türkistan) kuran ve dünyanın yarıdan fazlasını yöneten bir millet, nedir bu milleti böyle büyük yapan? İnancı ve inancına uygun yaşamasıdır. Kur’an’a ve sünnete saygı gösterdiğimiz devirlerde dünyanın hükümranı, bu saygıyı gösteremediğimiz zamanda başka ülkelerde çalışmak zorunda kalmışızdır. Şayet gerçek Efendisine bir insan saygı göstermezse başka efendiler (şeyhler, ağalar, şeytanlar, parti bakanlar vb.) bulunur.
7) İnsan vücudunda artık maddeler (protein ve yağlar) ve yabancı maddeler (bakteriler, virüsler, mantarlar ve kimyasal maddeler) belli noktalarda yoğunlaşarak çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına neden olurlar. Vücudumuzda bakteriler, virüsler ve mantarlar belli noktalarda yoğunlaşarak ocaklar oluştururlar. Bunların başında;
a) Çürük veya iltihaplı dişler ve özellikle de kökleri
b) Lenf bezleri; bademcik, koltukaltı, boyun ve kasık bezeleri gibi
c) Burun ve alın boşluğunda (sinüs) yoğunlaşırlar. Ocak kendinden çok uzaktaki noktalarda (kalp, beyin, mide, kalça, diz kapağı, ayak vb.) rahatsızlıklara neden olur. (NHP.1.02.55)
Çayı:
İki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 200-300 ml kaynar su ilave edilir ve 30-40 dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Çörek tohumlarının içerdiği eter yağları nedeniyle termosta demlemek daha doğrudur. Çörek tohumlarından 1-3 yemek kaşığı termosa konur. Üzerine 1 lt kaynar su ilave edilerek 15-20 dk dinlenmeye bıraktıktan sonra bir bardak ve geri kalanı da gün boyu içilir. Çöreğin birleşimindeki eter yağı türevleri 5-10 dk’da deme geçerken doymamış yağların deme geçmesi 2-3 saati bulabilir. Çay içtikten sonra geride kalan tohumları yenilebilir. Tohumların karabiber değirmeni ile çekildikten (öğütüldükten) sonra demlenmesi daha uygundur.
Çay Harmanları;
İktidarsızlık çayı;
>20 gr Ginseng kökü
>20 gr Çakşır kökü
>20 gr Eğri kökü
>40 gr Çörek tohumu
İmmün çayı;
>40 gr Çörek tohumu
>25 gr Ginseng kökü
>30 gr Sinirli ot ,
>5 gr Şekerci otu kökü
Grip çayı;
>40 gr Çörek otu tohumu
>15 gr Mürver çiçeği
>15 gr Ihlamur çiçeği
>15 gr Zencefil kökü
>15 gr grip otu
Grip ve ateşli enfeksiyon çayı;
>35 gr Çörek tohumu
>15 gr Mürver çiçeği
>15 gr Ihlamur çiçeği
>15 gr Söğüt kabuğu
>15 gr Grip otu
>5 gr Şekerci otu
İltihaplı, kramplı ve hassas gastrit çayı;
>20 gr Meyan kökü
>20 gr Papatya çiçeği
>20 gr Oğul otu yaprağı
>20 gr Nane yaprağı
>20 gr Çörek tohumu
İltihaplı kramplı ve hassas gastrit çayı;
>20 gr Hatmi kökü
>20 gr Papatya çiçeği
>20 gr Kaz otu
>30 gr Çörek tohumu
>10 gr Ebe gömeci çiçeği
Çörek macunu:
İki yemek kaşığı bal (süzme bal) bir kaba konur ve bu kap içi sıcak suyla dolu olan kapta erimesi beklenir. Buna bir diş ezilmiş sarımsak ve bir kahve kaşığı öğütülmüş çörek tohumu katılır ve sabahları aç karnına yenir. Bu macun her gün yeniden hazırlanır ve de takriben 3-4 hafta devam edilir.
Çörek sütü:
200 ml süt kaynatılır ve buna bir yemek kaşığı çörek yağı bir yemek kaşığı bal ilave edilerek karıştırıldıktan sonra içilir. Çörek sütüne 3-4 hafta devam edilir.
Çörek içeceği:
100 ml sirkeye 50 gr öğütülmüş Çörek tohumu ilave edilir ve kaynatılırken 50 ml Çörek yağı ilave edilir ve de soğumaya bırakılır. Bu içecekten günde 3×1 yemek kaşığı 3-4 hafta süreyle alınır.
Çörek yağı:
Çörek tohumları sıkıldıktan sonra elde edilen yağ natürel ilaç ve ev ilaçları yapımında kullanılır. Çörek yağından günde 3-4 defa ½ kahve kaşığı 3-6 ay süreyle yemek esnasında alınır.
Çörek kremi:
100 ml sirke ısıtılır ve 50 gr öğütülmüş Çörek tohumu ilave edilir. Kaynatıldıktan sonra 50 gr Nişasta (toz şeklinde) ilave edilerek karıştırılır, süzülür ve soğumaya bırakılır ve de buzdolabında muhafaza edilir. Bu krem haricen deri rahatsızlıklarına karşı kullanılır.
Çörek meyve suyu:
100ml sirke (kaliteli) kısa süre 50 C˚ ısıtılır.50 gr öğütülmüş Çörek tohumu ilave edilir ve sonra buna 50 ml Çörek yağı ilave edilir ve de soğumaya bırakıldıktan sonra buzdolabında muhafaza edilir. Yemeklerden önce bir yemek kaşığı günde 3 defa alınır.
Çörek ekstresi:
Çörek tohumu öğütüldükten sonra Etanol ve su karışımı ile ekstraksiyonu yapılır ve ekstresi elde edilir.
Homeopati’de:
Çörek tohumundan 20 gr’ı karabiber değirmeni ile öğütüldükten sonra bir şişeye konur ve üzerine 80 ml %70’lik Alkol ilave edilir. Güneş ışığı görmeyen bir yerde 4-6 hafta bekletildikten sonra süzülerek Homeopati’de < > ismi ile anılan tentür elde edilir.
Yan tesirleri:
Bilinen bir yan tesiri yoktur.
B) Şam Çörek otu, Damaskus Schusarzkümmel, Nigella damascena
Yaprakları yukarıdakilerden farklı olarak ince iplik şeklinde, oldukça çok yan yapraklardan meydana gelir. Çiçeklerinin taç yaprakları açık mavi veya mavimsi renktedir. Meyve kapsülleri küre şeklinde ve beş bölük-lüdür. Tohumları grimsi esmer renklidir ve alkaloitlerden Damascenin ve Damascinin içerir. Bu nedenle hafif zehirlidir ve de şifa maksadı ile kullanılamaz.
C) Mor Çörek otu, Spanische schwarzkümmel, Nigella hispanica
Bu türün çiçekleri morumsu renkte olması nedeni ile Mor Çörek otu veya İspanya’da yetiştirilmesi nedeni ile İspanya Çörek otu diye anılır. Tohumları şifa maksadı ile kullanılmaz.

Çeşitli sebeblerden dolayı erkek olsun bayan olsun insanların vücudu ödem toplayabilmektedir. Ödem dediğimiz şey hücreler arası sıvıda normalden fazla miktarda kan plazması toplanmasıdır. Halk arasında daha çok vücudun atamadığı sıvıyı kas ve organların etrafında biriktirmesi olarak bilinir. En belirgin özelliği kendinizde hissettiğiniz şişliktir. 
Ödemin belli başlı sebepleri: En belirgin sebebi strestir ve bayanlarda adet döngüsü. Kortizon içeren ilaçlar. Bir çok antibiyotik, depresyon ilaçları. düzensiz beslenme, yolculuk vs
Ödemin farklı tipleri bulunmaktadır. Ödem hastalığa göre vücudun belirli bölgelerinde olmaktadır. Tedavisinde öncelik hastalığı ve hastalığı meydana getiren etkenleri ortadan kaldırmaktır, daha sonra veya beraber ödem çözücü ilaçlar kullanılabilir. Ödem çözücü ilaçlar genelde idrar söktürücülerdir


İnsanın günde sekiz bardak suya ihtiyacı vardır. Eğer günde bir saat spor yapıyorsanız, bu miktarı bir litre arttırmanız gerekli.
Kilolu kişilerin metabolizmalarını hızlandırmaları için daha fazla su tüketmeleri gerek. Su, kasların dengesini sağlayarak kasılma anındaki doğal fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olur. Vücudun zararlı maddelerden arınmasını sağlar.
Kabızlığı önler. Yeterli su alınmadığı zaman beden ihtiyacı olan suyu bağırsaklardan çektiği için kabızlık oluşur. Yemeklerden önce içilen su tokluk hissi verir.
Yağların vücutta depolanmasını önler. Böbrekler yeterli su alamazsa; karaciğer iyi çalışmaz ve alınan yağlar bedende depolanır.
Vücudumuz yeterince su alamazsa bunu bir tehlike gibi algılayıp suyu saklamaya başlar. Bu da vücutta su toplanmasına özellikle el ve ayaklarda ödem oluşumuna neden olur.

Ödemi vücudumuzdan atmak için kullanabileceğimiz belli başlı bitkiler vardır bunlar düzenli kullanıldığında şişkinlik ve ödem derdinden ortalama 10 günde kurtulursunuz
Isırgan bitkisi
1-) ISIRGAN: (Urtica), ısırgangiller (Urticaceae) familyasının Urtica cinsinden Mayıs-Ağustos ayları arasında çiçek açan, bir yıllık veya çok yıllık bir evcikli otsu bitki türlerinin ortak adı.
Gövdeleri dik, 4 köşemsi, basit veya tabandan itibaren dallanmıştır. Üzerinde yakıcı tüyleri bulunur. Yapraklar saplı, oval şekilli ve dişli kenarlı, üst tarafı koyu yeşil renkli ve parlak olup, yakıcı tüylerle kaplıdır. Erkek ve dişi çiçekler bir arada olmak üzere yaprakların koltuğunda uzunca saplı küçük durumlar teşkil ederler. Çiçek örtüsü 4 parçalıdır. Meyveleri esmer renkte ve fındıksıdır. Tohum, yağ ihtiva eden bir besi dokuya sahiptir.
Isırgan bitkisinin geleneksel ve güncel kullanılışı; topraküstü kısımları (herba), taşıdığı flavonoit bileşikler, mineral maddeler ve lutein vb karotenoit bileşikler nedeniyle diüretik etkisi dolayısıyladır. Diüretik etkisi nedeniyle; zayıflama çaylarının, idrar yollarını yıkamaya ve romatizmal ödemlerin boşaltılmasına yönelik çayların ve bitkisel ilaçların bileşimine girmektedir.


2-Kırkkilit Otu (Equisetum arvense): Atkuyruğugillerden; kök sapı ömürlü olan, nemli yerlerde yetişen bir bitkidir. Acı madde, saponin, tanen, silisik asit, çeşitli alkoloidler ve potasyum içerir.
Kırkkilir otu
Toplanması ve Kurutulması: Çay için toplanacak yaz sürgünleri (Equisetum, 25 – 60 cm yükseklikte ve sapı 3 – 6 mm civarında olan türlerdir. Mayıs – Haziran döneminde, henüz canlı yeşil rengini korurken, sapın toprağa yakın bölümünden kesilir ve demetler halinde gölge ve havadar bir yere asılarak kurumaya bırakılır. Bitkide sonbahara hastalık gözükebilir. Hastalıklı bitkiler toplanmamalıdır. İyi kurumuş bitki gevrekleşerek çıtır çıtır kırılır. İğne yapraklar gövdeden kolayca ayrıldığında kuruma tamamlanmış olur. Yapraklar ovuşturularak saptan ayrılır ve bir örgüye serilerek 1 – 2 gün boyunca tam olarak kurumaya bırakılır.
  • Kanı temizler.
  • Saçı besler ve kepeği önler.
  • Kronik öksürükte faydalıdır.
  • Sindirim sistemini güçlendirir.
  • İdrar ve balgam söktürücüdür.
  • İdrar torbasındaki iltihabı giderir.
  • Ödem giderici etkiside bulunmaktadır.
  • Romatizma ve nikris şikâyetlerini azaltır.
  • Ağız ve bademcik iltihaplarında faydalıdır.
  • Vücut direncini arttırır.sifalibitkileriniz.com
  • Yaraların ve kesiklerin iyileşmesini hızlandırır.
  • Böbrekleri temizler ve böbreklerde oluşan kum ve taşları dökmeye yardımcı olur.
  • Kaşıntılı egzamalarda, kabuklu, iltihaplı, kılları dökülmüş olsa bile, atkuyruğu kaynama suyu ile yapılan banyolar veya kompresler büyük yardim sağlar.

kiraz sapı
3-) KİRAZ SAPI: Kiraz sapının şifa dağıtıcı etkisi kadar zayıflamaya olan faydaları ile de dikkat çeken bir bitkisel çay formülü olduğunu belki bilmiyorsunuz. Kiraz sapından elde edilen kirazsapı çayı gerçekten de bitkisel zayıflama amacıyla kullanılan ve son derece etkili bir zayıflatan bitki çayıdır. Kiraz sapı çayının yeşil çay gibi kilo verdiren çaylara nazaran önemli bir avantajı bulunmaktadır. Bu da diğer zayıflama çayları gibi aşırı kullanımdan kaynaklanan yan etkileri ve zararlarının olmamasıdır. Kiraz sapı çayı yüzyıllardan bu yana hastalıklara karşı bitkisel çözümler üreten bir çay olarak zaten kendisinden faydalanılmaktaydı. Ödem sökücü ve idrar söktürücü etkisi nedeniyle, idrar yolları rahatsızlıkları ile böbrek hastalıkları için tedavi amacıyla kullanılmakta olankiraz sapı çayı ayrıca metabolizma hızlandırıcı etkisi ile zayıflamak için de kullanılır.

mısır püskülü
4-) MISIRPÜSKÜLÜ:Ortalama 2 metre boylarında, kökü kalın ve saçaklı, yaprakları şerit gibi uzun, sert ve sivri olan bir bitki olan mısırınmeyvelerinin ucundaki saçaklardır. Mısır püskülü bol miktarda potasyum, sodyum ve kalsiyum içerir. Mısır püskülünde ayrıca, yağ, reçine, şekerler ve allantoin bulunur.

Mısır Püskülünün Faydaları ve Tıbbi Etkileri: İdrar yollarını temizler ve idrar söktürür. Zayıflamaya ve vücuttaki yağları eritmeye yardımcı olur. Çocuklarda ve yaşlılarda görülen altını ıslatmaların tedavisinde faydalıdır. Böbrek iltihabı, romatizma ve gut hastalıklarına karşı etkilidir. Ödemleri giderir. İdrar yollarındaki ve mesanedeki taşları düşürür. Sinirleri yatıştırır.

 Bu dört adet bitkiden birer tutam alınarak bir çaydanlıkta 4 subardağı kaynar suda demleyin ve günde 4 defa aç karına için göreceksiniz çok hızlı bir şekilde Ödem denilen illetten kurtuluyorsunuz

İşte diyette doğru bilinen 10 yanlış
İnternet, gazete ve dergilerdeki yazılar, beslenme ve diyet hakkında önerilerle dolu. Peki bu bilgilerin ne kadarı yanlış, ne kadarı doğru? İşte, en sık karşılaşılan bilgiler ve doğru bildiğimiz yanlışlar.
Chicago'da Amerikan Diyetetik Derneği'nin yıllık toplantısında konuşan Georgia State Üniversitesi'nden Christine Rosenbloom, diyette doğru bilinen 10 yanlışı ortaya çıkardı.

Gece yemek yemek şişmanlatır.
Doğrusu: Bunun bir kanıtı olmadığını söyleyen Rosenbloom, gece ya da gündüz alınan toplam kalorinin önemli olduğunu, ve gece ya da gündüz yenen yemeklerin kalorisinin hesaplanması gerektiğini belirtti.

Kan şekerini yükselten yiyeceklerden uzak durun.
Doğrusu: Rosenbloom, yiyeceklerin karbonhidrat seviyelerine göre ayarlanabileceğini söyleyerek, kilo kaybetmek ya da kan şekerinizi dengeli tutmak için bunun tek strateji haline getirilmemesini önerdi.

Yüksek fruktozlu mısır şurubu kilo artışına neden olur.
Doğrusu: Araştırmacılar, 2003 yılında obezitenin yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanımıyla arttığına dair açıklama yaptıklarında, Rosenbloom bunun yanlış olduğunu açıkladı. Bunu destekleyen herhangi bir kanıt olmadığını savunan Rosenbloom, Amerikan Medikal Derneği'nin geçtiğimiz günlerde yüksek fruktozlu mısır şurubunun obeziteye katkıda bulunmadığını açıkladığını söylüyor.

Kafein sağlıklı değil.
Doğrusu: Rosenbloom, kafeinin ünlü zindelik veren etkisinin yanında Parkinson hastalığı ve gut gibi bazı hastalıklar üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteren deliller bulunduğunu belirterek, "Ancak düzenli olarak kafein tüketen insanlarda, kafein su kaybına yol açmaz" dedi.

Az şişmanlatan yiyecekler daha iyidir.
Doğrusu: Bazı insanlarda kilo kontrolü için yağ gramının hesaplanmasının işe yaradığını, ancak bazılarında bunun geçerli olmadığını belirten Rosenbloom, "Kalp hastalığı, diyabet ve metabolik sendromlu hastalar için karbonhidrat kesilerek tekli doymamış yağ gibi çok az miktarda sağlıklı yağ ilavesi yapılabilir" dedi.

Daha az sodyum yiyin, tuzlu yiyeceklerden uzak durun, sofra tuzu yerine deniz tuzu kullanın.
Doğrusu: Tat alma duyusunun her zaman sodyum ve deniz tuzunu fark edemeyeceğini ya da diğer gurme tuzları sofra tuzundan daha sağlıklı olmadığını açıklayan Rosenbloom, işlenmiş birçok yiyeceğin çok fazla tuz içerdiğini ve bu nedenle yiyeceklerin etiketlerinin kontrol edilmesi gerektiğini öneriyor.

Günde çok fazla su içmek kilo kaybına neden olur.
Doğrusu: Suyun kilo kaybettirdiğine dair bir kanıt olmadığını belirten Rosenbloom, "Çorba gibi su içeren yiyecekler, sizi tamamen doyurur. Fakat sadece su içmek aynı etkiyi yapmaz. Susuzluk ve açlık mekanizmamız iki farklı şeydir" dedi.

Tam hububatlar, rafine edilmiş ve arıtılmış olanlardan daha sağlıklıdır.
Doğrusu: Tam hububatların sağlıklı bir seçim olduğunu ifade eden Rosenbloom, "Fakat rafine edilmiş hububatları da terk etmenize gerek yok. İkisinden de biraz yemelisiniz"

Şeker çocuklarda davranışsal sorunlara yol açar.
Doğrusu: Birçok çocuk için "Çocuklar şeker yediklerinde daha coşkulu, hareketli oldukları söylenir" tezi üzerine Rosenbloom, şeker yemeseler dahi çocukların bazen daha hiperaktif davrandıklarını gösteren araştırmalar olduğunu belirtiyor.

Protein, atletler için çok önemli bir besin.
Doğrusu: Atletlerin hareketsiz insanlardan daha fazla proteine ihtiyacı olduğunu doğrulayan Rosenbloom, "Ancak düşünüldüğü gibi çok proteine ihtiyaçları yok. İlave olarak protein almalarına gerek yok, yedikleri besinlerle bol miktarda protein alıyorlar" dedi. Fakat zamanlama sorunu yaşadıklarını belirten Rosenbloom, ağırlık antrenmanından sonra atletlerin yaklaşık 8 gram protein tükettiklerini ve bunu küçük bir kutu az yağlı çikolatalı süt ile karşılayabileceklerini açıkladı.

Artık devir sadece kalori hesabına dayalı klasik diyetle zayıflama devri değil. Beden tipinize uygun beslenme hangisi?
Siz hangisisiniz?
Ayurveda sistemine göre Vata, Pitta ve Kapha beden tiplerinin hayat biçimleri birbirinden farklı.

Kalori hesabına son
Akşam gazetesinin haberine göre, artık devir sadece kalori hesabına dayalı klasik diyetle zayıflama devrini geçti. Beden tipinize uygun, yaşa, cinsiyete uygun, mevsime uygun ve yaşamsal özelliklerinize uygun
sağlıklı ve bilinçli doğal beslenme var artık.

Verdiğinizi geri almayacaksınız
Çünkü sadece kalori hesabına dayalı diyetlerle zayıflıyorsunuz ama sonra verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alıyorsunuz.

Vata tiplerinin özellikleri
• Hafif, ince bir yapı
• Etkinlikleri çabuk yerine getirme
• Düzensiz acıkma ve sindirim
• Hafif ve sık sık kesilen bir uyku, uykusuzluk
• Coşku, canlılık, düşgücü
• Kolay heyecanlanma, değişen ruh halleri
• Yeni bilgiyi çabuk kavrama ve çabuk unutma
• Endişeli olmaya eğilim
• Kabızlığa eğilim
• Kolay yorulma
• Patlamalar halinde gelen zihinsel ve bedensel enerji

Vata tipinin ana teması 'değişkenlik'
• Vata kişilerinin ne yapacağı belli olmaz. İşleri başlatmakla sorumludur, bitirmekle değil.
• Bu tip kimseler bir şey satın almadan sürekli alışverişe çıkarlar, bir sonuca varmadan devamlı konuşurlar ve kronik olarak doyumsuzdurlar.
• Birçok Vata'nın üzüntüye eğilimi vardır ve uykusuzluk çekerler. Normal Vata uykusu bütün tipleri içinde en kısasıdır, altı saat ya da daha az ve yaş ilerledikçe süre kısalır.
• Sindirim sistemi ile ilgili tipik şikayetleri kronik kabızlık ya da gazdır. Dengeli bir Vata kişisi mutlu, çoşkulu ve enerjiktir. Zihin açık ve kıvraktır. Çevre değişikliklerine karşı oldukça hassastırlar. Sese ve temasa karşı keskin tepki gösterirler ve yüksek tondan hoşlanmazlar.
• Canlı hareketli, kolay heyecanlanan, ne yapacağı belli olmayan, düşgücü kuvvetli kişilerdir.

'Vata tiplerinde görülen hastalıklar'
• Uykusuzluk, kronik kabızlık, gerilime bağlı mide rahatsızlığı, kaygı ve depresyon, adale spazmları ve krampları, PMS (adet öncesi sendromu), hassas barsaklar, kronik ağrı, yüksek tansiyon, artrit.

Vata'yı sakinleştiren yiyecekler
Yenmeli: Kuşkonmaz, pişmiş soğan ve sarmısak, pancar, havuç, salatalık, yeşil fasulye, bamya, kabak,turp, tatlı patates, şalgam.
Azaltılmalı veya yenmemeli: Brokoli, lahana, karnabahar, kereviz, patlıcan, domates, biber, patates. Genelde çiğ sebzeler yenmemelidir.

Meyveler
Yenmeli: Kayısı, avakado, muz, çilek, böğürtlen, mango, karpuz, kavun, kiraz, incir, üzüm, hurma, şeftali, ananas, portakal.
Yenmemeli: Elma, kızılcık, armut, nar.

Tahıllar
Yenmeli: Yulaf (pişmiş olarak, kuru değil)
Yenmemeli veya azaltılmalı: Arpa, mısır, esmer buğday, darı, çavdar.

Süt ürünleri: Hepsi yenebilir.
Etler
Yenmeli: Tavuk, hindi, deniz ürünleri
Yenmemeli veya azaltılmalı: Kırmızı et.

Pitta tipinin özellikleri
• Orta derecede beden yapısı
• Orta derecede güç ve dayanıklılık
• Girişimci kişilik, mücadeleden hoşlanma
• Keskin bir zeka
• Keskin açlık ve susuzluk, güçlü hazım
• Öfke'ye ve gerilim altında asabiyete eğilim
• Çoğunlukla çilli, açık ya da pembe cilt • Güneşten ve sıcaktan hoşlanmama • Açık ve tane tane konuşma
• Öğün atlayamama
• Sarı, açık kahverengi ya da kızıl saç

Pitta'yı sakinleştiren yiyecekler
Yenmeli: Kuşkonmaz, brokoli, lahana, karnabahar, kereviz, salatalık, yeşil fasulye, yapraklı yeşil sebzeler, marul, bamya, bezelye, patates, kabak.
Yenmemeli veya azaltılmalı:Havuç, patlıcan, sarmısak acı biber, soğan, tur ıspanak, domates

Meyveler
Yenmeli: Elma, avakado, kiraz, hindistan cevizi, incir, üzüm, mango, kavun, portakal, armut, ananas, kuru üzüm, kuru erik.
Yenmemeli veya azaltılmalı: Kayısı, muz, böğürtlen, çilek, kiraz, kızılcık, greyfurt, şeftali.

Tahıllar
Yenmeli: Arpa, buğday, yulaf, beyaz pirinç, mısır, darı çavdar
Süt ürünleri: Hepsi yenebilir.

Etler
Yenmeli: Tavuk, hindi, karides (az miktarlarda)
Yenmemeli: Kırmızı et ve deniz ürünleri.

Kapha tipinin özellikleri
• Sağlam, güçlü bir beden yapısı, fiziksel güç
• Düzenli enerji, yavaş ve zarif hareket
• Sakin ve yumuşak kişilik, yavaş öfkelenme
• Serin, düzgün, sert, soluk ve yağlı cilt
• Yeni bilgiyi yavaş kavrama, iyi bellek
• Ağır, uzun uyku
• Şişmanlığa eğilim
• Yavaş sindirim, hafif açlık.
• Sevecen, hoşgörülü, affedici
• Sahiplenmeye ve kendini beğenmeye eğilim

'Kapha'yı sakinleştiren yiyecekler
Sebzeler
• Salatalık, tatlı patates, domates, yeşik kabak dışındaki bütün sebzeler yenebilir.

Meyveler
Elma, armut, kayısı, nar, kurutulmuş meyveler

Tahıllar
Arpa, mısır, darı, çavdar

Süt ürünleri
Kaymağı alınmış süt, az miktarlarda yağda pişirilmeden yumurta.

Etler
Tavuk, hindi, karides



Meryem ana eli Anastatica hierochuntica

Diğer İsimler: Jericho Gülü, Diriliş tesisi, Kaff Meryem, Genggam Fatimah, Meryem çiçeği, Meryem ana eli, tat השדה 
Anastatica hierochuntica L., 15 cm maksimum yüksekliğe kadar büyür küçük, gri kış yıllık bitkidir ve küçük beyaz üretir Çiçekler. Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Irak, BAE, İran, İsrail, Kuveyt ve Kuzey Afrika'nın kurak bölgelerinde bulunur ve uzun süre su olmadan yaşayabilir. Ot kuru koşullar altında içe doğru kıvrılır ve daha sonra su mevcut olduğunda bu uykudan tekrar uyanabilir.

Meryem ana eli kullanımında dikkat edilmesi gerekenler

Doğum indüksiyonu için modern ilaçlar ve gestasyonel diyabetli anneler için insülin ile birlikte kullanılması sakıncaıdır.  anne veya fetüste doğum indüksiyonu  veya hatta hipoglisemi olasılığı ile ilgili güvenlik endişeleri mevcuttur.

Anastatica hierochuntica'nın Faydaları ve Kullanımları

  • Arap ülkelerinde yaygın olarak bir çay içeceği olarak tüketilmektedir. Toz haline getirilir, balla karıştırılır ve özellikle zor doğum ve uterus kanaması için bir çare olarak birçok durumun tedavisi için alınır (Khalifa ve Ahmad, 1980; El-Ghazali et al., 2010). Hamilelik döneminde, özellikle doğumları kolaylaştırdığı, rahim kanamasını azalttığı ve ölü bir fetüsün dışarı atılmasını kolaylaştıracağı kültürel olarak inanılmakta ve arap, halk hekimliği olarak kullanılmaktadır. Antepartum bakımında oldukça yararlı olduğu iddia edilir.
  • Anti-oksidan, antimikrobiyal ve hipoglisemik özelliklere de sahip olduğu bildirilmiştir.
  • Ayrıca, astım, gastrointestinal bozukluklar, depresyon, yüksek tansiyon, hazımsızlık, baş ağrısı, soğuk algınlığı, ateş, sıtma, epilepsi, yorgunluk, diyabet, kalp hastalığı ve infertilite tedavisinde kullanılır (Batanouny, 1999; Eman ve ark., 2011).
  • Kanser: Kaff Maryam'ın özleri, HeLa hücre hatlarına karşı çok iyi sitotoksik aktiviteler kaydetmiştir. Kaff Maryam ekstrelerinin iyi antioksidan, anti-enflamatuar ve sitotoksik aktiviteleri vardır ve bu çalışmanın sonuçları, yeni biyoaktif bileşiklerin terapötik özelliklerle potansiyel olarak tanımlanması için Kaff Maryam'ın daha fazla araştırılması için temel oluşturmaktadır.

Referanslar

  • www.academicjournals.org/article/article1380735847_Daur.pdf
  • Hukuk KS, Yakında LK, Syed Mohsin SS, Farid CG. Anastatica hierochuntica L.'nin (Sanggul Fatimah) Tıbbi Özelliklerini açıklamaya yönelik ultrastrüktürel bulguları. Mikroskopi Annals 2009; 9: 50-56
  • AlGamdi N, Mullen W, Crozier A. Anastatica hirerochuntica tohumlarından hazırlanan çay, antioksidan flavonoidler, klorojenik asitler ve fenolik bileşiklerin çeşitliliğini içerir. Fitokimya 2011. Şubat; 72 (2-3): 248-254 10.1016 / j.phytochem.2010.11.017
  • Khalil MA. EL-Beltagi HES. Mısır'da yetiştirilen kaff maryam (Anastatica hierochuntica) ve doum palm (Hyphaene thebaica) 'nın kimyasal bileşimi ve antioksidan / antimikrobiyal aktiviteleri. Biyoloji Bilimleri Arastirma Dergisi. 2009; 2: 71-79
  • Rahmy TR, El-Ridi MR. Normal ve diyabetik sıçanlarda Langtathans adacıkları üzerinde Anastatica hierochuntica bitki özü eylemi. Mısır J Biol 2002; 4: 87-94

İşte diyette doğru bilinen 10 yanlış
İnternet, gazete ve dergilerdeki yazılar, beslenme ve diyet hakkında önerilerle dolu. Peki bu bilgilerin ne kadarı yanlış, ne kadarı doğru? İşte, en sık karşılaşılan bilgiler ve doğru bildiğimiz yanlışlar.

Chicago'da Amerikan Diyetetik Derneği'nin yıllık toplantısında konuşan Georgia State Üniversitesi'nden Christine Rosenbloom, diyette doğru bilinen 10 yanlışı ortaya çıkardı.

İşte diyette doğru bilinen 10 yanlış:

Gece yemek yemek şişmanlatır.

Doğrusu: Bunun bir kanıtı olmadığını söyleyen Rosenbloom, gece ya da gündüz alınan toplam kalorinin önemli olduğunu, ve gece ya da gündüz yenen yemeklerin kalorisinin hesaplanması gerektiğini belirtti.

Kan şekerini yükselten yiyeceklerden uzak durun.

Doğrusu: Rosenbloom, yiyeceklerin karbonhidrat seviyelerine göre ayarlanabileceğini söyleyerek, kilo kaybetmek ya da kan şekerinizi dengeli tutmak için bunun tek strateji haline getirilmemesini önerdi.

Yüksek fruktozlu mısır şurubu kilo artışına neden olur.

Doğrusu: Araştırmacılar, 2003 yılında obezitenin yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanımıyla arttığına dair açıklama yaptıklarında, Rosenbloom bunun yanlış olduğunu açıkladı. Bunu destekleyen herhangi bir kanıt olmadığını savunan Rosenbloom, Amerikan Medikal Derneği'nin geçtiğimiz günlerde yüksek fruktozlu mısır şurubunun obeziteye katkıda bulunmadığını açıkladığını söylüyor.

Kafein sağlıklı değil.

Doğrusu: Rosenbloom, kafeinin ünlü zindelik veren etkisinin yanında Parkinson hastalığı ve gut gibi bazı hastalıklar üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteren deliller bulunduğunu belirterek, "Ancak düzenli olarak kafein tüketen insanlarda, kafein su kaybına yol açmaz" dedi.

Az şişmanlatan yiyecekler daha iyidir.

Doğrusu: Bazı insanlarda kilo kontrolü için yağ gramının hesaplanmasının işe yaradığını, ancak bazılarında bunun geçerli olmadığını belirten Rosenbloom, "Kalp hastalığı, diyabet ve metabolik sendromlu hastalar için karbonhidrat kesilerek tekli doymamış yağ gibi çok az miktarda sağlıklı yağ ilavesi yapılabilir" dedi.

Daha az sodyum yiyin, tuzlu yiyeceklerden uzak durun, sofra tuzu yerine deniz tuzu kullanın.

Doğrusu: Tat alma duyusunun her zaman sodyum ve deniz tuzunu fark edemeyeceğini ya da diğer gurme tuzları sofra tuzundan daha sağlıklı olmadığını açıklayan Rosenbloom, işlenmiş birçok yiyeceğin çok fazla tuz içerdiğini ve bu nedenle yiyeceklerin etiketlerinin kontrol edilmesi gerektiğini öneriyor.

Günde çok fazla su içmek kilo kaybına neden olur.

Doğrusu: Suyun kilo kaybettirdiğine dair bir kanıt olmadığını belirten Rosenbloom, "Çorba gibi su içeren yiyecekler, sizi tamamen doyurur. Fakat sadece su içmek aynı etkiyi yapmaz. Susuzluk ve açlık mekanizmamız iki farklı şeydir" dedi.

Tam hububatlar, rafine edilmiş ve arıtılmış olanlardan daha sağlıklıdır.

Doğrusu: Tam hububatların sağlıklı bir seçim olduğunu ifade eden Rosenbloom, "Fakat rafine edilmiş hububatları da terk etmenize gerek yok. İkisinden de biraz yemelisiniz"

Şeker çocuklarda davranışsal sorunlara yol açar.

Doğrusu: Birçok çocuk için "Çocuklar şeker yediklerinde daha coşkulu, hareketli oldukları söylenir" tezi üzerine Rosenbloom, şeker yemeseler dahi çocukların bazen daha hiperaktif davrandıklarını gösteren araştırmalar olduğunu belirtiyor.

Protein, atletler için çok önemli bir besin.

Doğrusu: Atletlerin hareketsiz insanlardan daha fazla proteine ihtiyacı olduğunu doğrulayan Rosenbloom, "Ancak düşünüldüğü gibi çok proteine ihtiyaçları yok. İlave olarak protein almalarına gerek yok, yedikleri besinlerle bol miktarda protein alıyorlar" dedi. Fakat zamanlama sorunu yaşadıklarını belirten Rosenbloom, ağırlık antrenmanından sonra atletlerin yaklaşık 8 gram protein tükettiklerini ve bunu küçük bir kutu az yağlı çikolatalı süt ile karşılayabileceklerini açıkladı.

Zaman Online

Besinlerin Kalori Değerleri


Sebzeler (100 gr)
Et ürünleri (100gr)
Meyveler (100gr)
Ispanak26Tavuk215Mandalina46
Domates22Kuzu pirzola263Üzüm67
Mantar28Ördek404Armut61
Kuru soğan38Hindi160Ananas52
Bezelye84Dana eti223Elma58
Salatalık15Biftek156Kayısı51
Patates(haşlanmış)76Koyun eti(az yağlı)247Muz85
Patates(kızarmış)280Yağlı koyun eti310Kiraz70
Patates cipsi568Az yağlı sığır eti225Vişne58
Fasulye32Yağlı sığır eti301Şeftali38
Lahana24

Erik75
Havuç42

Portakal76
Karnabahar27Yağlar (100gr)
Limon27
Kereviz40Margarin720İncir80
Taze mısır96Tereyağ717Çilek37
Biber22Sıvı yağ884Karpuz26
Pancar43İç yağı758Avokado147
Turp19

Kavun33
Pırasa52Kuru sebze (100gr)


Marul14Pirinç363

Maydanoz44Mercimek340

Enginar53Fasulye340

Patlıcan25Nohut360







Şarküteri (100gr)
Şekerli gıdalar (100gr)
Süt ürünleri (100gr)
Jambon182Çikolata528Yoğurt62
Yumurta(haşlanmış)158Bal315İnek sütü61
Yumurta(beyaz)185Üzüm pekmezi293Ayran37
Salam450Kakao289Beyaz peynir235
Sosis322Şeker385Kaşar peynir404
Krema240

Lor peyniri85
Sucuk452Unlular (100gr)
Krem peynir349
Pastırma250Makarna369Tulum peyniri257
Zeytin (siyah)207Talaş böregi360Dil peyniri290
Zeytin(yeşil)144Beyaz un368



Mısır unu368İçecekler(100ml)
Kuruyemişler (100gr)
Elmalı tart276Kakao (süt & şeker)91
Yer fıstığı582Kepek213Kahve (sade)0
Patlamış mısır386Yufka152Kolalı içecek39
Badem598Beyaz ekmek68Şekersiz çay0
Fındık634Çavdar ekmeği55Ice tea30
Kestane (haşlanmış)131Çikolatalı pasta300Portakal suyu45
Kestane(kavrulmuş)245Bisküvi418Elma suyu47
Şam fıstığı594Pandispanya280

Ceviz651



www.gym-center.com

ivythemes

{facebook#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {twitter#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {google-plus#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {pinterest#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {youtube#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {instagram#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget