Latest Post

Cinsel İşlev bozukluğu

Cinsel arzu veya tepki ile alakalı tüm sorunlara genel manada verilen addır.Ve çok geniş bir yelpazeyi kapsar.
Erkeklerde genel manada bu Erektil disfonksiyon olarak görülür erken veya geç boşalma veya sertleşme problemi şeklinde. Bayanlarda ise Ağrılı cinsel ilişki vajina spazmları ve isteksizlik olarak kendini gösteriri. Her iki cinstede stres diğer sorunları tetikliyor olabilir. Toplumda evli olan her 100 çiftten ortalam 70 i bu tür problemleri çok sıklıkla yaşamakta ve doktora gitmekten veya bitkisel yada tıbbi yardım almaktan çekinmektedirler

Belirti ve septomları

  • Erkeklerde erken boşalma veya orgasm öncesi sertleşme sorunu
  • Erekte olamam problem sertleşme problemi
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Cinsel istek eksikliği veya kaybı
  • Üriner sistem problemleri
  • Orgasm olmadaki zorluk 
  • Vajinal kuruluk
Bu durumlar neden olabilir
Cinsel işlev bozukluğu geçici veya uzun süreli olabilir. bu durum bir çok farklı nedenden dolayı açığa çıkabilir
Yaş elbetteki faktördür ama ana neden değildir. Toplumumuzda Kadına sosyopsikilojik olarak üstü kapatılan sorunlar yumağı bu tür problemlere her zaman davetiye çıkartabilir.
Bunların haricinde
Bazı antidepresan ilaçların yan etkileri
Şeker ilaçlarının bir çoğunun yan etkileri
Hormonal dengesizlikler
Uyuşturucu alkol ve sıgara tüketimi
depresyon Anksiyete ve diğer psikolojik sorunlar
Stresli iş ve aile yaşantısı
Diyabet ve kroner kalp hastalığı gibi bazı ciddi durumlar

Uygulanan tedavi seçenekler
Ülkemizde Aile psikoloji destek üniteleri yoktur. Biz bunları genelde amerikan filmlerinde izleriz. Mahrem bir konu olduğu için ne doktora nede uzman birine başvurur genelde derdimizi anlattığımız en yakın arkadaşımızdan bize yardımcı olması isteriz. Lakin Böyle durumlarda doktor veya eczacı veya aktardan bir çok şey alabiliceğimizi unutmamak gerekir. Varsa diğer sağlık sorunlarımızı anlatarak erektil bozukluk sertleşme problemi için çok etkili ürünler alabiliriz. 
Örnek vermek gerekirse: Sildenafil (Viagra), Tadalafil (Cialis), Verdenafil ( Levitra) veya epimedyumlu macun türleri cinsel istek artırıcı ürünleri güvendiğiniz eczane ve aktardan alabilirsiniz.

Bayanlar için durum çok daha farklı olmakla birlikte Cinsel isteksizlik için özel kahveler ve damlalar satılmaktadır

Beslenme programı
Evvela C vitamini desteği almamız şart C vitamini kapsülleri tüketin veya kuşburnu marmelatı yiyin günlük bir çorba kaşığı bu hem erkeklerde hemde kadınlarda libidoyu artırdığı tesbit edilmiş bir şeydir

Esansiyel yağ asitleri: Çuha çiçeği yağı, Balık ve Hodan yağı gibi yağlar günlük tüketilebilir

Dehidroepiandrosteron (DHEA), vücudun böbreküstü bezleri tarafından üretilen bir hormondur, Hem erkeklerde hemde kadınlarda genital bölgeye kan pompalamak içinçok önem arzetmektedir

L-arginin: ereksiyon problemleri için çok değerlidir

Ginkgo ( Ginkgo biloba bir çalışma etkisi bulundu rağmen), dolaşımını artırır ve cinsel fonksiyon artırabilir. Ginkgo bazı kan inceltici ilaçlar (antikoagülan) etkilerini artırabilir, bu nedenle ginkgo almadan önce doktorunuza danışın.

 Kore kırmızı ginseng ( Panax ginseng ) bir çift-kör araştırmaya göre, ED olan erkeklerin cinsel fonksiyon geliştirmek yardımcı oldu. Çalışmada insanların tedavi 8 hafta sonra 2 hafta çıkardı. Ginseng bir uyarıcı ve uykusuzluk olan kişiler, otoimmün hastalıklar, şizofreni, kalp hastalığı, kanama bozuklukları, ve bu meme veya prostat kanseri gibi hormona duyarlı kanserleri için doğru olmayabilir. Ginseng kan sulandırıcı ve insülin gibi ilaçlar bir dizi ile etkileşime girer. Almadan önce doktorunuza danışın.

 Maca ( Lepidium meyenii ) bir araştırmaya göre, erkeklerde cinsel isteği artırmak olabilir. Maca binlerce yıldır Peru'da bir sebze olarak büyümüş oldu. Ancak, daha fazla çalışma, güvenli olup olmadığını düşük libido için çalışıyor ve görmek için gereklidir.

Palmetto (Testere Serenoa repens ) ve Pygeum africanum cinsel sorunları prostat hastalığı nedeniyle eğer yardımcı olabilir. Palmetto kan inceltici dahil olmak üzere, bazı ilaçlar ile etkileşime girebilir, bu nedenle doktor gözetiminde olmadan yapmayız gördüm.

Yohimbe (Pausinystalia yohimbe) bazı yohimbin hidroklorür, erektil disfonksiyon tedavisinde kullanılan bir reçeteli ilaç bulunan bir kimyasal içerir. Bununla birlikte, birbirinden farklı olabilmektedir. Sağlık kuruluşu gözetiminde olmadan Yohimbe almayın. Yüksek dozlarda tehlikeli ve yohimbe çeşitli ilaçlarla etkileşim ve bazı tıbbi sorunları olan kişiler için güvenli değildir. :

Kadınlar için Arginin, ginseng, ginkgo ve damaina ( Turnera diffusa) , artı Argin-Max adlı bir formülasyonunda bazı vitamin ve mineraller, bir çalışmada etkinlik gösterdi. Yüksek tansiyon, böbrek veya karaciğer hastalığı, ya da kan-tiner veya diyabet ilaçları almak olan kişiler arginin almamalıdır.

Ginseng bir uyarıcı ve uykusuzluk olan kişiler, otoimmün hastalıklar, şizofreni, kalp hastalığı, kanama bozuklukları, ve bu meme veya prostat kanseri gibi hormona duyarlı kanserleri için doğru olmayabilir. Ginseng kan inceltici ve insülin gibi ilaçlar bir dizi ile etkileşime girer. Ginseng veya arginin almadan önce doktorunuza danışın.
Kore kırmızı ginseng ( Panax ginseng ) bir araştırmaya göre, menopoz dönemindeki kadınlarda cinsel uyarılma geliştirilmiş. Ginseng bir uyarıcı ve uykusuzluk olan kişiler, otoimmün hastalıklar, şizofreni, kalp hastalığı, kanama bozuklukları, ve bu meme veya prostat kanseri gibi hormona duyarlı kanserleri için doğru olmayabilir. Ginseng kan sulandırıcı ve insülin gibi ilaçlar bir dizi ile etkileşime girer. Almadan önce doktorunuza danışın. 

Bitkiler yararlı ilaçlardır
Hiç şüpheniz olmasınki ilaç şirketleri kendi benzersiz moleküllerinin bitkisel ilaçlarda çok daha güçlü, çok daha iyi ve çok daha etkili olduğunu söylüyorlar. Bu ilaçların çok daha güçlü olduğuna tüm kalbimle katılıyorum. Gerçektende bu ilaçların çoğu zaman çok daha güçlü ve bitkisel kökenlerinin sahip olamayacağı kadar kötü yan etkileri var.

Çok daha iyi olduklarına gelince bunun her zaman doğru olduğunu söylemek güç. Bazı çalışmalarda bitkisel ilaçların çok daha iyi performans gösterdiği son derece aşikardır. örneğin araç tutmasını önleyici tedavide zencefil Dramamine olarak bilinen ilaçtan çok daha üstün görülüyor.

Doktorlar tarafından ortaya atılmış varsayımları, ilaç şirketlerinin reklam ve promosyon kampanyalarını, ve tüm dünyada kabul gören dar fikirli kısıtlayıcı ilaç onaylama prosedürlerini aşmak için çaba gösteriyoruz. Tüm çabamız doğal ve yeşili düşünmek: İlaç şirketlerinin kazandıkları paranın  yeşilini değil klorofilin yeşilini düşünmek klorofilin temizleyici güçlendirici gezegenimize nefes aldıran yeşilini ve doğayı düşünmek. İlaç firmalarını yöneten kavram ekonomidir. Yeşil eczaneyi ise doğa ve doğallık kavramı yönetir.

Önce güvenlik
Öncelikle bitkisel ilaçların tamamen tehlikesiz olmadığını itiraf etmeliyim.
bitkilerden fayda sağlamak için bir takım temel bilgileri içeren bir alt yapımız olmalıdır. Sonrada gittiğiniz aktarın bilgisine olan güveniniz ve kullandığınız bitkilerin güvenilir olması gerekmektedir bunun gittiğiniz doktora ve aldığınız ilaca duyduğunuz güvenden hiç bir farkı yoktur. Büyük bir oranda yaklaşık %99 bitkisel ilaçlar aldığınız kimyevi ilaçlara göre daha güvenilirdir. çünkü daha hafiftirler ve bir yan etki olsa bile şiddeti yüzlerce kezdaha düşüktür.

kimyevi içerik olarak birbirinden faklı 300.000 in üzerinde bitki olmasına rağmen %10dan daha az bir bölümü labaratuvar ortamlarında incelenmiştir. Bu gün aktarlarda satılan nerde ise tüm bitkilerin farmakolojik özellikleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Bunu bizim kurumlarımız yapmamış olsa dahi inceleme yapılmadığı manasına gelmez. Lakin Her doktor eczacı ve diğer meslek insanları gibi aktarlarda hatalı ürünler verebilir.

Sorunları anlamak.
Hangi bitkisel ilacı kullanırsanız kullanın ilaçtan ne tür etkiler beklemeniz gerektiği hakkında mümkün olduğunca çok şey öğrenmenizi tavsiye ederim. eğer beklenmedik bir etki görür iseniz her ne alıyoriseniz kesin ve uzman bir herbaliste danışın. buna ek olarak bitkileri kullanmak isteyen herkese şu aşağıdakiler tavsiye ederim

Teşhisin doğru onduğundan emin olun.
Şifalı bitki tutkunları kimi zaman hastalıkları bitkisel ilaç ile iyileştirebildikleri gibi bu hastalıklara teşhis koyabilecekleri gibi bir düşünceye kapılırlar. fakat teşhis koymak başlı başına bir sanattır ve en iyisi bu işi eğitimini almış doktorlara bırakmaktır.  Hastalığı teşhis ettmek hiçte kolay değildir ve kimi zaman en iyi doktorlar bile bu konuda hata yapabilirler. insan öncelikle teşhisten emin olmalıdır. sonra doktorunuz ile tedavi yöntemleri üzerinde konuşun tedavi kimyevi ilaçlar ile mi bitkilerlemi yoksa bu ikisinn kompozisyonu ilemi olmalı egzersiz ve beslenme nasıl olmalı öğrenin. bizim memlekette bitkiler doktorlar için öcü olduğu için bitkisel tedavi seçeneklerini sormayın azar işitebilirsiniz.

Etkileşimlere dikkat edin
Kimyevi ilaçlar kimi zaman bazı yiyecekler ve diğer ilaçlar ile alındığında ters etkiler doğurabilir. mesela MAO inhibitörleri olarak bilinen antidepresanlar şarap peynir gibi bir çok yiyecekle girdiği reaksiyonlar.
tıpkı bunun gibi sarı kantaronda bir MAO inhibitörüdür ve devamlı içen insanlarda bununla etkileşen yiyecekleri öğrenmelidir

İletişim hatlarını açık tutun
Bir çok insan doktorların ve herbalistlerin verdikleri öğütleri tutar. Doktor uykusuzluğunuz için uyku hapı verdi  herbalistiniz ise yatıştırıcı aromaterapik yağların karışımı ile ılık bir banyo önerdi bunda bir sorun yok ikisi bir arada kullanılabilir
lakin doktorunuz size bir antidepresan vverdi ve aktarınızda aynı etkiyi yapacak sarı kantaron verdi ikisi bir arada kullanılmamalıdır.
yada doktorunuz size kalp krizi riskinden korunmanız için günde yarım aspirin komadin veya wolfarin verdi sizde keklik üzümü çayı veya söğüt kabuğu çayı içiyorsunuz ikiside aynı işi yapacağından birlikte kullanmamanız gerekmektedir. çünkü kanama durumunda kanınız pıhtılaşmayabilir.
Aşırılık sorunundan kaçınak için herbalistinizi hangi ilacı kullanırsanız kullanın bilgilendirin.
Sağlıklı ve mutlu yaşamlar

çörek otu
Modern ilâç üretiminin olmadığı devirlerde, hastalıkların tedavisinde bitkilerin çeşitli kısımlarındaki müessir madde ayrıştırılmadan bütün olarak kullanılıyordu. Günümüzde ilâç, kozmetik ve gıda sektöründe bitki kaynaklı ürünler, saflaştırılarak ve her maddenin hususiyetleri bilinerek kullanılmakta ve hammaddesi bitki olan ürünlere talep sürekli artmaktadır. Dünya Sağlık Teşkilâtı'nın (WHO) tahminlerine göre dünya üzerinde 20.000'den fazla bitki türü tıbbî maksatlı kullanılmaktadır.1 

Tıbbî maksatla kullanılan bitkilerden biri olan çörek otu, Ranunculaceae (Düğün çiçekleri) familyasından Nigella sativa türüdür. Bitkinin kapsül içerisindeki tohumu, besin olarak kullanılır.2 Bitki, ismini tohumlarının siyah renginden almıştır. ‘Nigella’ kelimesi Lâtince siyahımsı mânâsına gelen ‘nigellus’dan türetilmiştir. Nigella sativa bitkisinin Türkçe karşılığı olarak çörek otu, ekilen çörek otu, kara çörek otu ve siyah kimyon isimleri kullanılmaktadır.2

Çörek otunun anavatanı Doğu Akdeniz ülkeleri, Doğu ve Güney Avrupa'dır. Çörek otu diğer ülkelere buradan yayılmıştır. Bu bitkinin ikinci vatanının Kuzey Afrika, Hindistan ve Türkiye olduğu söylenebilir. Bu bitki, Türkiye'de bilhassa Afyon, Burdur, Isparta, Kütahya ve Konya yörelerinde üretilmektedir.2

Çörek otu, 2.000 yılı aşkın süredir Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerinde, birçok hastalığın tedavisinde kullanılan şifa vesilesi bir bitkidir. Bazı gıdalarda (ekmek, çörek, bisküvi) süs unsuru olarak kullanılan çörek otu, aromatik (kokulu) özellikleri dolayısıyla bazı gıdalarda da lezzet vesilesi olarak kullanılır. Çörek otunun tohum özsuyu ve yağının; böceklere, virüslere ve bakterilere karşı tesirli olduğu tespit edilmiştir. Bu bitkinin yağı, müshil ilâçlarında koku ve tat değiştirici olarak kullanılmaktadır. 3,4,5

Çörek otunun muhteviyatı
Çörek otunun terkibinin belirlenmesinde kullanılan kimyevî analiz usulleri çok çeşitli olduğundan, muhteviyatı konusunda çok net tespitler yoktur.6 Çörek otu tohumları, uçucu yağ (% 0,38-0,49), sabit yağ (% 30-40), protein (% 20-30), saponin, melantin, nigellin ve tanen ihtiva eder. Çörek otu tohumunun kimyevî muhteviyatı, bitkinin hasat mevsimine, çeşidine ve yetiştirildiği iklime göre farklılık arz eder. Kahire yakınlarında yetiştirilen çörek otu tohumlarından elde edilen uçucu yağın, 67 bileşik ihtiva ettiği ve bu bileşenlerin miktarca en önemlilerinin p-simen, timokinon, a-pinen ve ß-pinen olduğu belirlenmiştir.1 Bir araştırmada, çörek otu tohumlarında % 6,4 su, % 4 kül, % 32 yağ, % 20,2 ham protein, % 6,6 ham lif ve % 37,4 karbonhidrat bulunduğu; sabit yağın % 1,2 miristik, % 8,4 palmatik, % 2,9 stearik, % 17,9 oleik, % 60,8 linoleik, az miktarda araşidik ve % 1,7 eikosadienoik asitlerden oluştuğu bildirilmiştir.7 Çörek otu tohumunda ayrıca az miktarda B1, B2 ve B6 vitamini; proteinlerin yapı taşı olan aminoasitler; iz elementler olarak bilinen ve organizmada pek çok önemli metabolik faaliyette rol alan, besin ve su ile dışarıdan alınması gereken demir, kalsiyum, magnezyum, çinko ve selenyum gibi mineraller de vardır. Çörek otu tohumlarındaki müessir madde (kristal hâlinde) nigellon, ancak 1959'da izole edilebilmiştir.8

Çörek otunun kullanıldığı yerler 
Bir araştırmada, çörek otunun çeşitli kanser hücrelerini öldürücü ve tümöre özel antikorların üretimini uyarıcı hususiyetlere sahip kılındığı tespit edilmiştir.9,10 Ayrıca, çörek otunun normal hücrelere zehir tesiri yapmadığına dâir araştırmalar da vardır.10 Çörek otu tohumunda bulunan ß-sitosterol; salgı aktivitesini artırma, kandaki kolesterol seviyesini düşürme gibi hususiyetlerle donatılmış bir molekül olup, prostat büyümesinde tedavi edici ilâç olarak kullanılır.11

Çörek otu tohumları; idrar söktürücü, tansiyon düşürücü,12 süt artırıcı, iştah açıcı, adet söktürücü gibi çok yönlü tesirlere vesile olabilecek şekilde yaratılmıştır. Yağı ise kepeğe ve saç dökülmesine karşı başa sürülerek kullanılır.2

Çörek otunun uçucu yağ asitlerinin; bakterilere, mantarlara, tenyaya ve halk arasında şerit olarak bilinen sestodlara (bir tür bağırsak kurdu) karşı tesirli olduğu 13,14,15 tespit edilmiştir.

Çörek otu tohumunun hastalığa yol açan mikroorganizmalara karşı tesirinin araştırılmasına yönelik çalışmalarda, bu bitkinin farklı yoğunluklardaki (100, 200, 400 ug/disk) ekstraktları (usare); Klebsiella pneumoniae, Salmonella typhimurium, Staphylococcus aureus, Bacillus cereus, E. Coli ve Candida albicans gibi hastalık amili mikroorganizmalar üzerinde denenmiş ve çörek otunun Staphylococcus aureus'un gelişimini durdurduğu, ancak diğer mikroorganizmalar üzerinde tesirli olmadığı tespit edilmiştir.16

Bunların yanında Nigella sativa ekstraktının (usare) kanser hücrelerini öldürdüğü bildirilmiştir. Kemik iliğinin, Nigella sativa ekstraktı ile muamelesinden sonra bağışıklık sistemi ile ilgili hücrelerin sayılarında artışa rastlanmıştır. Ayrıca, myelopoezisi (kan ve ilik oluşumu) uyardığı gösterilmiştir.10 

Kanserli hastaların kanları, bu bitkiye mâruz bırakıldığında tümöre özgü antikorların (kazanılmış bağışıklık elemanları) üretiminde artış olduğu kadar makrofaj (dokuya yerleşmiş ve dokulardaki enfeksiyonlara karşı savaşan dev lenfosit hücreleri) hücrelerinin sayısı ve aktivasyonunda da artış gözlenmiştir.10

Hastalıklara yakalanma sebeplerinin başında bağışıklık sisteminin zayıf olması gelmektedir. Efendimiz'in (sas): 'Bu siyah tanecik ölüm hâriç bütün hastalıkların şifâsıdır.' buyurduğu çörek otu tohumları, vücudun bağışıklık sistemini koruyan ve kuvvetlendiren maddeler ihtiva edecek donanımda yaratılmış ve insanlığın faydasına sunulmuştur. 

Çörek otunun kullanılışı
İnsanımız şifâ kaynağı bu bitkiyi özellikle hamurlu yiyeceklerde severek kullanmaktadır. Çörek otunun doğrudan ağız yoluyla alınması veya demleme usulüyle günde 2-3 bardak içilmesi tavsiye edilir. (Bir miktar çörek otu üzerine sıcak su dökülerek 3-4 dakika bekletilir sonra süzülerek içilir. Aşırı miktarda kullanıldığında ishale sebep olabilir. Günlük kullanılacak azamî miktar 2 g'dır.) Piyasada kirli sarı renkli bir yağ, küçük şişeler içinde 'çörekotu yağı' ismiyle satılmaktadır. Bu görünüşteki yağlar genellikle çiçek yağı karıştırılmış olduğundan tamamen tesirsizdir. Çörek otunu balla karıştırarak çiğ tüketenler de vardır. Ancak bu durumda çörek otunun tohum kabuğu midemizde sindirilemediğinden faydalı kısımlar dışarı çıkamaz ve tohum dışkı ile atılır. Bu sebeple çörek otu tohumları bir havanda dövüldükten sonra balla karıştırılarak yenmelidir.

Günümüzde şifâ vesilesi bitkiler, destekleyici tıbbî yardım olarak yaygın bir 
şekilde kullanılmakta ve “Alternatif Tıp” gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Efendimiz (sas) de tavsiyelerinde insanın sağlık yönüyle korunmasını mânevî bir mesuliyet yükleyerek îzâh etmiştir. Bize düşen, O’dan süzülen sözleri daha bir hassasiyetle ele almak ve incelemek olmalıdır. 


________________

Kaynaklar
1- Wagner H, Fransworth NR (1990). Economic and Medicinal Plant Research, Vol. 4, Plants and Traditional Medicine, Academic press, LONDON.
2- Baytop T, Türkiye'de Bitkiler ile Tedavi, İ.Ü. Yayınları No:3255, (1984), İstanbul.
3- Salemai ML, Hossainb, MS (2000). Protective effect of black seed oil from Nigella sativa against murine cytomegalovirus infection, Int J Immunopharmacol, 22, 9, 729-740.
4- Topozada HH, Mazloum HA and El-dakhakhny H (1965). The antibacterial properties of Nigella sativa seeds, active principle with some clinical applications, J Egypt Med Ass, Spec Number 48, 187.
5- El-fatatry HM (1975). Isolation and structure assignment of an antimicrobial principle from the volatile oil of Nigella sativa L. Seeds, Pharmazie, 30, 2, 109-111.
6- Türker L, Bayrak A (1697). Çörek otu (Nigella sativa L)'nun sabit ve uçucu yağ kompozisyonunun araştırılması, Standart, 430, 128-137.
7- Nergiz C, Ötleş S (1993). Chemical composition of Nigella sativa L. Seeds, Food Chem, 48, 3, 259-261.
8- Mahfouz M and El-dakhakhny M (1960). Isolation of a crystaline active principle from Nigella sativa L. Seeds, J Pharmaco Sci U.A.R. 1, 1, 9.
9- Swamy SM, Tan BK (2000). Cytotoxic and immunopotentiating effects of ethanolic extract of Nigella sativa L. Seeds, J Ethnopharmacol 70, 1, 1-7.
10- Medenica R, Mukerjee S, Huschart T, Koffskey J, Corbit W (1993). Nigella sativa plant extract increases number and activity of immune component cell in humans, Exper Hematol 21, 3, 1186.
11- Şener B, Küsmenoğlu S, Mutlugil A, Bingöl F (1985). A study with the seed oil of Nigella sativa, Gazi Ecz Fak Der, 2, 1, 1-8.
12- Zaoui A, Cherrah Y, Lacaille-dubois MA, Settaf A, Amarouch H, Hassar M (2000). Diuretic and hypotensive effects of Nigella sativa in the spontaneously hypertensive rat, Therapie, 55, 3, 379-382.
13- Rathee PS, Mishra SH, Kaushal R (1982). Antimicrobial activity essential oil, fixed oil and unsaponifiable matter of Nigella sativa L, Indian J Pharmac Sci, 44, 8-10.
14- Agarwal R, Khorya MD and Shrivastaga R(1979). Antimicrobial and antelmintic activities of the essential oil of Nigella sativa L., In J Exper Biol, 17, 11, 1214-1215.
15- Akhtar MS, Riffat S (1991). Field trial of Saussurea lappa roots against nematodes and Nigella sativa seeds against cestodes in children, J Pak Med Assoc, 41, 8, 185-187.
16- Ağaoğlu S, Berktaş M, Güdücüoğlu H (1999). Çörek otu (Nigella sativa) tohumunun antimikrobiyal aktivitesi üzerine bir araştırma, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, 5, 1-2, 15-17.

ivythemes

{facebook#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {twitter#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {google-plus#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {pinterest#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {youtube#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {instagram#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget