Search Result For "osteoporoz"

MENOPOZ
Menopoz nedir?
Menopoz menstrual kanamaların (adet kanamalarının) sonlanmasıdır. Adet kanaması ve siklusların bir yıl süresince olmaması menopoz olarak değerlendirilir. Menopoz kadının üreme döneminin sona ermesidir. Menopoz terimi 1812’de Fransız jinekolog Gardanne’nin hayatın değişmesini anlatan bir monografından gelmektedir, bu monografta Gardanne Latince ay ve son kelimelerini birleştirerek menopozu oluşturmuştur. Menopoz teknik olarak kadının en son adet kanaması anlamına gelir.

Menopoz ne zaman gerçekleşir?
Menopoz genellikle 45-55 yaşları arasında gerçekleşir. Menopozun gerçekleştiği bu on yıllık dönem klimakterium olarak adlandırılır. Ortalama menopoz yaşı 51 olmasına rağmen menopoz 35-58 yaşları arasında görülebilir. Menopoz sonrası yıllara yayılan dönem postmenopoz olarak adlandırılır.

Perimenopoz (premenopoz) nedir?
Perimenopoz veya premenopoz olarak adlandırılan dönem kırklı yaşlarda başlar ve 4-6 yıl devam eder. Bu dönemde adet kanamaları ve siklusları düzensizleşir. Adet siklusları uzar, kanama miktarı ve süresi değişir. Bu dönemde ateş basması, gece terlemesi, uykusuzluk, duygusal değişiklikler ve vajinal kuruluk görülebilir.

Erken menopoz nedir?
Adet kanamalarının kırk yaşından önce kesilmesi erken menopoz olarak adlandırılır. Nadir olarak görülen bu durumda yumurtalıklar fonksiyonunu sürdürmez. Erken menopozda tedavi çok önemlidir, erken menopoz vakalarında kemik erimesi problemi erken yaşlarda başlayarak geriye dönüşü olmayan ciddi kemik zayıflıklarına neden olur. Bu yaşlarda adet kanamalarının kesilmesi (amenore); ani kilo kaybı, aşırı egzersiz, stres, kürtaj veya diğer cerrahi girişimler sonrasında rahim içinde oluşan yapışıklıklara bağlı olarak da görülebilir. Amenore vakalarında östrojen hormonun azalmasına bağlı kemik kayıpları görülebileceğinden mutlaka hekime baş vurulması gerekir.

Erken Menopozun nedenleri nelerdir?
Otoimmün bozukluklar;
Son zamanlarda yapılan çalışmalar otoimmün bozuklukların erken menopoz vakalarının üçte ikisinden sorumlu olduğunu göstermiştir. Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi kendine ait olan bazı dokuları yabancı gibi algılayarak kendi dokularına karşı antikor üretir ve bu dokulara zarar verir. Erken menopoz vakalarında yumurtalıklara, endometriuma (rahmin içini döşeyen tabakaya) veya yumurtlamayı düzenleyen üreme hormonlarına karşı antikorlar üretilir. Bu antikorlar üreme organlarına zarar verir ve yumurtalık fonksiyonları bozulur. Otoimmün bozukluğa bağlı erken menopoz vakalarında tiroid bezinin bozuklukları, diabet (şeker hastalığı), romatizma gibi diğer otoimmün hastalıklar da görülür. Bunun yanında otoimmün hastalıkları olan kadınlarda da erken menopoz sık görülür.

Cerrahi menopoz;
Cerrahi ile iki yumurtalığı birden çıkartılan kadınlarda erken menopoz görülür. Bu kadınlarda cerrahi sonrasında östrojen ve progesteron hormonlarının düzeyi düşer ve menopoza ait yakınmalar başlar.

Diğer cerrahi işlemler sırasında yumurtalıkların zarar görmesi;
Rahmin alınması veya yumurtalık kistlerinin çıkartılması sırasında yumurtalıkları besleyen damarlar zarar görürse, yumurtalıklardaki foliküller dejenere olur, yumurtalık fonksiyonları bozulur ve erken menopoz başlar.

Kanser tedavisi;
Kanser tedavisi için radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi) görenlerde yumurtalıklar etkilenir ve erken menopoz görülür. Yumurtalıkların gördüğü zararın derecesini kanserin tipi, tedavinin süresi, kullanılan ilaçların tipi ve dozu, radyasyon tedavisinin uygulandığı bölge belirler. Yumurtalıklar veya üreme organlarının bulunduğu pelvik bölgeye uygulanan tedavi yumurtalıkları kalıcı olarak etkiler. Düşük dozda yapılan ve kısa süreli olan tedavilerde geçici menopoz görülebilir.

Tamoksifen;
Meme kanseri tedavisinde kullanılan tamoksifen östrojen reseptörlerine bağlanarak östrojenin etkisini engeller ve östrojen eksikliği erken menopoza yol açar.

Aile öyküsü;
Ailede erken menopoza giren kadınların olması erken menopoz görülme riskini arttırır.

Kromozomal Bozukluklar;
Frajil X Sendromu olarak adlandırılan sendromun görüldüğü kadınlara menopoza 6-8 yıl önce girer.

Turner Sendromu olarak adlandırılan sendromda bir X kromozomu eksiktir. Bu kadınların birçoğu hiç adet görmez.

Viral enfeksiyonlar (Virüslerin yol açtığı enfeksiyonlar);
Bazı viral enfeksiyonların yumurtalıkları etkileyerek erken menopoza yol açtığı düşünülür.

Yaşam tarzı;
Sigara içen kadınlarda menopoz daha erken başlar. Sigaranın östrojen düzeyinin düşmesine neden olarak erken menopoza yol açabilir. Alkol fazla alındığında östrojen düzeylerini düşürür ve adet sikluslarının düzeni bozulur. Menopoz daha erken yaşlarda başlayabilir.
Stres;
Stres erken menopoza neden olan diğer faktörlere yardımcı olur ve erken menopozun yakınmalarını arttırabilir, fakat yalnız başına erken menopoza neden olmaz.

· Çevresel Faktörler;
Östrojene benzeyen maddeler içeren kimyasallar östrojen reseptörlerine bağlanarak östrojenin etkisini engeller. Bu durum adet sikluslarını engeller ve erken menopoza neden olabilir.

Geç menopoz nedir?
Bir kadın 54 yaşını geçmesine rağmen hale adet kanamaları devam ediyorsa geç menopozdan bahsedilir. Geç menopoz ailesel olabilir, bunun yanında şeker hastası olan kadınlarda da geç menopoz görülür. Menopoza geç giren kadınlarda rahim kanseri ve meme kanseri daha çok görülür.

Menopozun en sık görülen bulguları nelerdir?
Menopoz öncesi görülen en sık bulgu adet sikluslarının düzeninin bozulmasıdır. Adet sikluslarının süresi kısalabilir, uzayabilir veya adet kanamasının miktarı artabilir. Ateş basması (%75), gece terlemeleri (%68), hassasiyet, sinirlilik ve depresyon (%60) en sık görülen bulgulardır. Bunların yanı sıra sık idrara çıkma, ödem (vücutta şişkinlik) ve uykusuzluk gibi bulgular görülebilir. Vücutta östrojenin azalmasına bağlı olarak vajinada kuruluk ve cinsel istekte azalma görülür.

Ateş basmaları neden olur?
Ateş basmaları perimenopoz döneminden itibaren en sık görülen yakınmalardan biridir. Genellikle boyundan başlayan ve yüze yayılan sıcaklık hissine çarpıntı ve terleme eşlik eder. Bazı kadınlarda günde birkaç kez görülebilen bu durum diğerlerinde haftada birkaç kez görülebilir. Uykusuzluk ve stres bu yakınmanın sıklığını arttırır. Sıcak basması hipofiz bezinin azalan östrojene verdiği yanıttan kaynaklanır; ani LH salınımı ani ısı artışına neden olur.

Ateş basmaları nasıl tedavi edilir?
Ateş basmalarının hangi durumlarda daha sık olduğunu bir çizelge tutarak belirleyin. Kafein, stres, uykusuzluk ateş basması sıklığını arttırabilir. Ateş basmasını arttıran nedenlerden uzak durmaya çalışın. Sıcak basması durumunda üzerinizdekilerin bir kısmını çıkartabilecek şekilde kat kat giyinin. Yaşadığınız yeri serin tutun. Gece terlemelerini önlemek için yatak odanızı serin tutun. Stresten kaçının, diyetinize dikkat edin, acılı, yağlı yiyeceklerden ve alkollü içeceklerden kaçının. Sıcak basması sırasında bileklerinize ve yüzünüze soğuk su çarpın. Derin nefes alma egzersizleri uygulayın. Vitamin E içeren besinlerden zengin beslenin ve hormon replasman tedavisi için hekiminize danışın.

Vajinal kuruluk nasıl tedavi edilebilir?
Östrojen azalmasına bağlı vajina duvarını kaplayan dokulardaki incelme, elastikiyetin ve salgıların azalması vajinal kuruluk, ağrılı cinsel ilişki ve cinsel ilişki sonrası kanama ve yanma hissine neden olur. Vajinal kuruluğu önlemek için cinsel aktivitenizi azaltmayın, haftada en az bir kez cinsel ilişkide bulunan kadınlarda vajinal kaslar daha sağlıklı olur, vajinal kanlanma artar. Kegel egzersizleri vajinal kasları güçlendirdiğinden bu dönemdeki kadınlara önerilir. Su bazlı lubrikantların kullanılması da vajinal kuruluğu engeller.

Uykusuzluk nasıl önlenebilir?
Uyku düzeninizi koruyabilmek için her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya özen gösterin. Uyku ilaçlarını kullanmaktan kaçının, yattığınız ortamın serin, sessiz ve karanlık olmasına özen gösterin. Akşam kafein almayın, diyetinize dikkat edin akşam öğünlerinizde fazla miktarda ve ağır yemekler yemeyin. Yatağa girmeden önce ılık duş almak, kitap okumak ve televizyon seyretmek gevşemenize yardımcı olarak uyumanızı kolaylaştırabilir.

Menopoz döneminde ne gibi duygusal değişiklikler görülür?
Unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü, anksiyete, rahatsızlık ve depresyon sık görülür. Bu yakınmalar östrojen eksikliğine bağlıdır. Duygusal değişimleri uykusuzluk arttırır. Östrojen miktarı azaldıkça beyinde endorfin olarak adlandırılan ve kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlayan kimyasallar azalır.

Menopoz döneminde başka ne gibi fiziksel değişiklikler görülür?
Östrojen kadınların fiziksel ve duygusal durumlarını etkileyen bir hormondur. Üreme organları, memeler, kemikler, kalp, santral sinir sistemi, cilt ve saç üzerine direkt etkileri vardır.

Östrojen düzeyi azalınca;
Vajina, rahim ağzı ve rahim ve yumurtalıklar küçülür
Vajina kısalır, kas tonusu azalır ve vajina duvarını döşeyen dokular incelir
Pelvik bölgedeki bağlar zayıflar
Vajinal ve servikal salgılar azalır
Kemik kaybı olur
Cilt tonusu azalır ve kırışıklıklar oluşur
Metabolizma yavaşlar
Saç, kol, bacak ve genital bölgede tüy azalması olur
Yüzde yanak, çene ve bıyık hizasında tüylenme görülebilir.

Menopoz döneminde kalp hastalıkları niçin artar?
Menopoz öncesi dönemde östrojen kadınları kalp hastalıklarından korur. Kadınlarda menopoz döneminden sonra iskemik kalp hastalıkları görülmeye başlar. Östrojen kolesterolün azalmasını sağlayarak, HDL olarak adlandırılan lipoproteinleri arttırarak ve LDL olarak adlandırılan zararlı kolesterolü azaltarak kadınları kalp krizinden korur. Menopoz döneminden sonra kalp hastalıkları ailesinde kalp hastalıkları olan, menopoz öncesi dönemde kalp hastalığı olan, yüksek tansiyon problemi olan, fazla miktarda yağlı gıdalar tüketen ve şişman olan, sigara içen ve fazla strese maruz kalan kadınlarda daha sık görülür.

Menopoz döneminde kalp hastalıklarının görülme ihtimali nasıl azaltılabilir?
Dengeli beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak, kan basıncını kontrol altında tutmak, diabet için düzenli kontroller yaptırmak, stresten uzak durmak, hormon replasman tedavisi uygulamak bu dönemdeki kadınlarda kalp hastalıkları görülme ihtimalini azaltır. Menopoz sonrası dönemde östrojen tedavisi kan yağlarını olumlu yönde etkileyip kalp krizi riskini %40 azaltır. Ayrıca yemekler ile her gün 50 mg beta-karoten ve selenyum alınması da faydalıdır.


Osteoporoz nedir?
Osteoporoz, kemik erimesi olarak da adlandırılan bu durum kemiklerin incelmesi, zayıflaması ve kırılması ile karakterize bir hastalıktır. Kırk beş yaşından sonra kadınların bir çoğunda osteoporoz görülür. Kemik dokusu sürekli değişen bir dokudur ve kan ile sürekli kalsiyum alışverişi içindedir. Kemikler yapım ve yıkımın dengede olduğu doğal bir süreç yaşar. Menopoz sonrası yapımın çok azalması ile denge yıkım lehine bozulur. Sonuçta kemik kitlesi menopozu takip eden ilk beş yıl içinde her yıl %3 oranında azalır. Takip eden yıllarda ise her yıl kemik kitlesi %1 oranında azalır. Kemiklerin ve dişleri daha sağlam olmasını sağlayan kalsiyum kasların kasılmasında, kalbin fonksiyonlarında, sinirsel iletilerinin düzenlenmesinde ve kan pıhtılaşmasında görev alır. Menopoz sonrası dönemde östrojen eksikliğine bağlı olarak kemiklerden kalsiyum kaybı artar. Kemikler zayıflar ve küçük darbelerle kırılabilir, 60 yaşından sonra omurgada eğrilmeler ve sırt ağrısı yakınması artar, 70 yaşından sonra kalça kırığı görülme ihtimali artar.

Osteoporoz riskini arttıran faktörler nelerdir?
Vücut yapısı önemlidir, küçük kemikli kadınlarda osteoporoz daha sık görülür. Şişman kadınlarda fazla vücut ağırlığına cevap olarak kemikler gelişir ve fazla miktarda olan yağ dokusunda östrojen üretimi fazla olur bu durum osteoporozu önler. Açık tenli olan, ailesinde osteoporoz problemi olan, diyabet, karaciğer, böbrek hastalığı ve tiroid bezi bozuklukları olan kadınlarda osteoporoz daha sık görülür. Kortizon, epilepsi ilaçları, antiasitler, diyüretikler kalsiyum emilimini engelleyerek osteoporoza neden olabilir. Fazla miktarda protein almak, sigara içmek ve alkol almak kemik erimesini arttırır.

Osteoporozun bulguları nelerdir?
Osteoporoz kronik sırt ağrısına, boy kısalmasına, akşamları bacak kramplarına, eklem ağrılarına, diş kaybına ve dişeti problemlerine yol açar.

Osteoporozun önlenmesinde diyetin önemi nedir?
Diyetle alınan kalsiyum osteoporozun önlenmesinde önemli rol oynar. Birçok kadın besinler ile günde 500mg kadar kalsiyum alabilir. Kalsiyum preparatları alarak ile günlük kalsiyum ihtiyacını (1000-1500mg) karşılamak gerekir. D vitamini kalsiyumun emilebilmesi için gereklidir.Yeterli miktarda güneş ışığı almayanlarda D vitamini eksikliği görülür, bir çok gıda D vitamini ile zenginleştirilmiştir. Kalsiyum emilimi için diyetinizin bir miktar yağ içermesi gerekir. Günlük kalori ihtiyacının %30’unu yağlardan karşılamanız önerilir.

Günlük kalsiyum ihtiyacı ne kadardır?
Yetişkin bir insan için günlük kalsiyum ihtiyacı 800 miligramdır. Menopoz öncesi bu ihtiyaç 1000 mg iken menopoz sonrası 1500 mg’a yükselir. Östrojen tedavisi alan kadınlarda günlük 1000 mg’da yeterli olabilir. Diyet ile alınamayan kalsiyum hazır tabletler veya bazı kalsiyum içeren tabletler ile takviye edilebilir. Kalsiyum tabletlerinin emilimi artacağından yemekle birlikte alınması tercih edilir.

Menopoz sonrası oluşan osteoporozun en iyi tedavisi nedir?
Hormon replasman tedavisinin yanında kalsiyumun emilimini sağlayan kalsitonin hormonu ve kalsiyum alınması ve uzun yürüyüşler menopoz sonrası osteoporozun en iyi tedavisidir.

Osteoporozun önlenmesinde hormon replasman tedavisinin yeri nedir?
Östrojen almasında sakınca olmayan kadınlarda östrojen ile yapılacak hormon replasman tedavisi osteoporoz riskini azaltır.

Menopozun hafıza üzerine etkisi var mıdır?
Menopozun kısa dönem hafıza üzerine olan etkisini gösteren az sayıda çalışma vardır. Hastalar bu etkiyi daha çok konsantre olamama ve gözlük, araba anahtarı gibi elindeki bir şeyi nereye koyduğunu hatırlayamama şeklinde ifade eder.

Hormon replasman tedavisi nedir?
Hormon replasman tedavisinde amaç kadında eksilen hormonları menopoz öncesi dönemdeki seviyeye getirmektir. 1960 yılından itibaren menopoz dönemindeki kadınlara östrojen preparatları verilmeğe başlandı. Östrojen kullanımının rahim kanseri görülme olasılığını arttırdığının belirlenmesi üzerine 1975 yılından itibaren tedaviye progestinler eklenmiştir. Hekim hormon replasman tedavisinde kullanacağı preparatları ve dozunu kadının özelliklerine göre ayarlar.

Hormon replasman tedavisinin yan etkileri var mı?
Östrojen tedavisi gören kadınlarda bulantı, su tutulumu, göğüslerde gerginlik, kilo alma ve vajinal akıntı gibi yan etkiler görülebilir. Önceden migreni olan kadınlarda baş ağrısı yakınması artabilir. Progestin ile dengelenmemiş östrojen tedavilerinde rahim kanseri riski artar.

Hormon replasman tedavisinin sakıncalı olduğu durumlar nelerdir?
Hormon replasman tedavisinin sakıncalı olduğu durumlar; rahim kanseri, meme kanseri, kan pıhtılaşma problemleri, aktif safra kesesi ve karaciğer hastalıklarıdır. Bunun yanı sıra önceden geçirilmiş karaciğer ve safra kesesi hastalıkları ile şeker hastası olan kadınlar hormon replasman tedavisi sırasında yakın takip gerektirir.

Hormon replasman tedavisine ne zaman başlanmalıdır?
Hormon replasman tedavisinin yararları kesin olmasına rağmen tedaviye ne zaman başlanması gerektiği kesin değildir. Bir grup hekim menopoz öncesi dönemde başlanmasını önerirken diğer bir grup 1 yıl adet kanamasız dönem geçtikten sonra tedaviye başlanmasını önerir. Osteoporozun engellenebilmesi için menopoz dönemi ile beraber hormon replasman tedavisine başlamak gerekir.

Rahimde myom veya göğüslerde iyi huylu tümör varlığında hormon replasman tedavisi sakıncalı mıdır?
Bu çok sık karşılaşılan bir sorudur. Progestin ile dengelenmiş düşük doz östrojen ve yakın klinik takip ile hormon replasman tedavisini öneren hekimler vardır. Fakat genelde bu durumların varlığında östrojen tedavisi önerilmez.

Hormon replasman tedavisi adetlerin başlamasına neden olur mu? Adetler ne kadar devam eder?
Menopozdan önce doğal olarak gerçekleşen östrojen ve progestin dengesi menopoz sonrasında tedavi ile sağlanırsa bir çok bayanda adetler başlar. Bu durum birkaç yıl sürer ve sonrasında tedaviye rağmen adetler görülmeyebilir.

Ailesinde meme kanseri olan kadınlara hormon replasman tedavisi önerilebilir mi?
Ailesinde meme kanseri olan bayanlarda meme kanseri görülme riski yüksektir. Bu durumda bir çok hekim düşük doz östrojen ve sık kontrol önerir. Böylelikle hem menopoza dair problemler yaşanmaz, hem de erken teşhis ile meme kanserine karşı önlem alınmış olur.

Bir kadının annesinin zor bir menopoz dönemi geçirmiş olması, kendisinin de aynı sorunu yaşayacağını gösterir mi?
Kalıtım menopozda büyük rol oynar. Bununla birlikte sigara, yaşam tarzı, vücut yapısı ve stres gibi faktörlerde menopoza girme yaşını ve zorluğunu etkiler.

Fazla sayıda çocuk doğurmak menopozu geciktirir mi?
Fazla sayıda çocuk doğurmak menopozun bulgularını hafifletse de geciktirmez. Bunun yanı sıra geciken menopoz geç gebeliklere neden olabilir.

Geç menopoz ile uzun yaşam arasında bir bağlantı var mıdır?
Geç menopoz uzun süreli yüksek östrojen seviyesi ve daha genç görünme anlamına gelir. Geç menopoza girmek uzun yaşam ve genç kalmanın yanı sıra geç yaşanan gebelik ve yumurtalık kanseri gibi riskleri de beraberinde taşır. Geç menopozun avantajlarını yaşamak ve risklerinden korunmak için doktorunuzun kontrolünde olmanız gerekir.

Doğum kontrol hapı kullanırken menopoza girildiği nasıl anlaşılır?
Bu çok zordur, çünkü menopoz bulguları hapın etkisi ile maskelenir. Kan FSH ve Östrojen seviyeleri de yanıltıcı olabilir. Bunu anlayabilmek için bir süre doğum kontrol hapı kullanmaya ara vermeniz ve takiben hormon düzeylerinin belirlenmesi gerekir.

Menopozun bulguları ne kadar sürer?
Menopoz öncesi dönem kişiden kişiye değiştiği gibi menopoz bulguları da birkaç yıl veya daha fazla sürebilir. Hormon replasman tedavisi gören bayanlarda ise menopoz bulguları hiç yaşanmaz.

Cerrahi menopoz ile doğal menopoz arasındaki fark nedir?
Doğal menopoz yumurtalıkların yumurta rezervlerini tüketmesi ile 45-55 yaşları arasında ve genellikle bir geçiş dönemi sonucu ortaya çıkar. Cerrahi menopoz yumurtalıkların ameliyat sonucu çıkartılması ile aniden oluşur. Eğer hormon replasman tedavisi uygulanmaz ise cerrahi menopozun bulguları ameliyattan birkaç gün sonra ortaya çıkar.

Ameliyat ile rahim alınıp yumurtalıklar bırakılırsa, ileride menopoza girildiği nasıl anlaşılır?
Menopoz başladığında çoğunlukla ateş basması, gece terlemeleri, uyku problemleri ve vajinal kuruluk gibi yakınmalar başlar. Menopoz dönemine girilip girilmediği yapılan hormon incelemeleri ile kesinleştirilir.

Vücudun su toplaması nasıl engellenebilir?
Yemeklerde alınan ekstra tuz vücutta su tutulmasına neden olur. Bu nedenle yemeklere tuz eklenmemeli ve tuz tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır.

Menopoz sonrası dönemde cinsel isteksizlik için ne yapılabilir?
Bu problemin giderilmesinde hormon replasman tedavisi önemlidir. Bu tedavi ile bayanların %90’nı menopoz öncesi dönemdeki cinsel isteğini geri kazanır. Hormon tedavisi vajinadaki kuruluğu giderir, vajina duvarının güçlenmesini sağlayan egzersizler ve kayganlaştırıcı kremlerde cinsel ilişki sırasındaki yakınmaları azaltır. Kişisel bakımınıza ve cinsel yaşamınıza göstereceğiniz özen kendinize olan güveninizi arttırarak sizi daha mutlu ve sağlıklı kılacaktır.

Menopozun vücut ağırlığı üzerindeki etkisi nedir?
Geçen her on yıl ile birlikte kalori ihtiyacı %2-8 azalır. Yapılan düzenli egzersiz fazla kilo alınmasını önler. Yaş ilerledikçe vücuttaki yağ yüzdesi artar ve kas kitlesi azalır. Bu nedenle düşük yağlı diet ve düzenli egzersiz ideal kilonuzu korumanızı sağlar.

Cildimin genç görünmesini nasıl sağlayabilirim?
Cildinizin direk olarak güneş ışığına maruz kalmasından kaçının. Bu nedenle saat 10:00 ile 14:00 arasında gölgede veya içerde olun. Aksi halde cilt koruyucu faktörü en az 15 olan kremler kullanın. Sigarayı bırakın. Sigara ciltte yaşlanmayı ve özellikle ağız etrafındaki kırışıkları arttırır. Egzersiz, dolaşımı ve cilt beslenmesini olumlu yönde etkiler. Vitamin A ve E içeren ve sebzelerden zengin dengeli bir diyet ve bol su cildinizi besleyerek yumuşatır. Ayrıca cildiniz için uygun temizleyici ve nemlendiriciler ile düzenli bir bakım genç ve sağlıklı görünmenizi sağlayacaktır.

Tek çare pekmez
Osteoporoz Hasta Derneği Başkanı Prof. Dr. Ülkü Akarırmak, kalsiyum açısından çok zengin olan pekmezin, osteoporoz (kemik erimesi) riskini azaltmakta yararlı bir gıda olduğunu söyledi.


Akarırmak, “kemik erimesi” ya da “kemik zayıflaması” olarak da bilinen osteoporozun, kemik miktarındaki azalma ve kemik kalitesindeki bozulma nedeniyle kemiklerin zayıflaması ve kırılmaya çok yatkın bir hale gelmesiyle oluşan bir hastalık olduğunu belirtti.

pekmezi faydalarını öğrenmek için tıklayın

Osteoporozun dünyada en yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığı olduğuna, bu hastalığa bağlı kemik kırıklarının giderek önemli bir halk sağlığı soruna haline geldiğine dikkati çeken Akarırmak, “kemiklerin gelişmesinde ve korunmasında beslenmenin çok önemli rolü var. Uygun beslenilerek osteoporozdan korunulabilir” dedi.

Kalsiyum bakımından zengin beslenmenin osteoporozdan korunma açısından çok önemli olduğunu ifade eden Akarırmak, şöyle konuştu:
“Kalsiyum bakımından zengin beslenme yanında elbette dikkat edilmesi gereken başka faktörler de var. Yetersiz D vitamini alımı, proteinin ve sodyumun fazla miktarda alınması, yetersiz çinko, florid alınması, B, C ve K vitamini yetersizliği, aşırı alkol ve kahve tüketimi bu faktörlere örnek verilebilir.

Bunlar içinde kalsiyum bakımından zengin beslenme çok önemli. Kalsiyum ihtiyacı yaşam süreci içinde değişkenlik gösterir. İskeletin hızla büyümekte olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde, gebelik ve emzirme sırasında vücudun kalsiyum ihtiyacı daha fazla. Menopoz sonrası dönemdeki kadınların ve yaşlı erkeklerin daha fazla kalsiyuma ihtiyaçları var. Eğer yeterli kalsiyum alınmazsa vücudumuz bu ihtiyacını en büyük kalsiyum deposu olan kemiklerden karşılar. Bu da osteoporoza neden olur.”

Anneler İçin de Anne Sütü
Sefa Saygılı


ANNE SÜTÜ bebek için mükemmel bir besindir. Bebeğin narin vücudu tarafından kullanılabilen uygun seviyedeki protein, yavaş sindirilen karbonhidratlar ve çoklu doymamış yağ asitleri ihtiva eder.

Üstelik bu mükemmel gıda, şaşırtıcı bir şekilde, büyüyen bebeğin o anki ihtiyaçlarına göre ayarlanmıştır. Bebeğin besin ihtiyaçlarına göre zaman içinde anne sütünün bileşiminde değişiklikler olur; hatta saatten saate farklılıklar gösterir. Bu farklılıkların bebeğin ihtiyaçlarına birebir uygun oluşu hayranlık uyandırıcıdır.

Anne sütü, bebeğin ihtiyaç duyduğu herşeye sahip olması ile sayısız fayda ve avantaj sağlar. Emzirmek, hamileliğin devamı ve adeta tamamlayıcısıdır.

Anne, bebeğine sütünü vermekle sadece onu korumuş ve sağlıklı şekilde büyütmüş olmakla kalmaz emzirmenin kendisine de pek çok yararı olur. İşte emzirmenin anneye sağladığı olumlu etkilerden bazıları:

Annenin daha çabuk iyileşmesine yardım eder. Bebek doğumu takip eden ilk bir saat içinde meme aldığında, memeyi emmesi annede rahmi toparlayan ve kanamayı durduran bir hormonu uyarır, rahmin normal boyutuna daha çabuk dönmesine imkan verir.

Kilo vermesine yardımcı olur. Emzirme günde 500 kalori kadar enerji harcatır. Emzirirken anne bedeni daha fazla çalışır ve hamilelik öncesi kiloya daha çabuk ve yediklerinin miktarını kısıtlamadan geri döner. Üstelik bedeni normal haline daha çabuk çevrilir.

Göğüsleri sarkmaz. Gebelik döneminde memelerin büyümesiyle süt bezleri emzirme görevine hazırlanır. Kadın ne kadar uzun süre bebeğini emzirirse memeler o kadar rahat ve çabuk eski haline kavuşur.

Emziren anne kendini daha iyi hisseder. Emzirme ile annelerde mutluluk duygusunu harekete geçiren hormonlar salgılanır.

Daha ucuzdur. Formül süt, biberon ve biberon emziği masrafı yılda bayağı yekûn tutar. Aile bütçesi zorlanmaktan kurtulur.

Kanser riskini azaltır. Emziren kadınlarda meme, rahim ve yumurtalık kanserine daha az rastlanır. Süt salgılanması vücuttaki dişilik hormonu (östrojen) seviyesini düşürür. Hayat boyu östrojene maruz kalma, bu kanser türleri için bir risk faktörüdür. Anneler ne kadar uzun süre bebeğini emzirirse o kadar çok fayda görür ve korunur.

Osteoporoz riskini azaltır. Emzirmek kemik yoğunluğunu artırır. Bebeklerin emzirmiş olan daha yaşlı kadınlardaki osteoporoz ve kemik kırılmalar riski emzirmeyenlere oranla düşüktür.

Rahatlık verir. Gece yarısı açıkan ve ağlayan bebeği emzirerek kolayca doyurur. Üstelik anne sütü çocuğa gerekli ısıda ve temizdir, ısıtmaya ve steriliteye gerek kalmaz.

Doğal doğum kontrolü sağlar. Bebeğini zorluklarla büyüten anne için hemen yeni bir bebek daha gelmesi onu yorar, sinirlerini bozabilir. İki kardeş arası 2 – 3 yaş fark idealdir. İşte bebeğini emziren annede bu doğal yoldan sağlanmış olur.

Anneliği daha çok benimser. Emzirme ile anne–bebek iletişimi daha kolay kurulur. Anne, anneliğini daha çok hisseder ve bebeğine daha bağlanır. Böylelikle annelik ona daha bir haz ve mutluluk verir.

Kur’an-ı Kerim’de anne sütünün bebeklere 2 yaşına kadar verilmesi gereğinden söz edilir. Gerçekten anne sütü bebeğe sayısız fayda ve avantaj sağlarken anneyi de korur.

www.zaferdergisi.com

Fosfor vücudumuz için zorunlu minerallerden biridir ve vücutta en çok bulunan minerallerin kalsiyumdan sonra ikincisidir.Toplam vücut ağırlığımızın yaklaşık % 1 ini oluşturur. Vücuttaki her hücrede fosfor bulunur. Bununla birlikte fosforun % 80 i kemik ve dişlerimizde bulunmaktadır.

Fosforun faydaları
Fosfor kemik ve dişlerin oluşumunda büyük rol oynar. Doku tamirinde, büyüme için gerekli olan proteinin sentezinde, karbonhidrat ve yağların vücut tarafından kullanılmasında etkisi vardır.Ayrıca enerjinin depolanması ve kullanılmasında gerekli olan ATP nin yapı taşıdır.Fosfor B vitamini ile birlikte çalışır. Kas kasılmasına, böbreklerin faaliyetlerine, kalp atımının düzeninin sürdürülmesine ve sinir iletilerine yardımcı olur.
Günlük Fosfor İhtiyacı
Vücudumuz için gereken fosforu günlük diyetimiz ile alırız.Gıdalarla alınan fosforun % 70 i barsaklardan emilir ve özellikle kemiklerde depo edilir. Dolaşımdaki inorganik fosfor düzeyi, parathormon, vitamin D, barsaklardan absorbsiyon, renal fonksiyon, kemik metabolizması ve beslenme ile ilgilidir. Günlük fosfor ihtiyacı:
  • İlk bir yaş: 100-275 mg
  • 1-3 yaş: 460 mg
  • 4-8 yaş: 500 mg
  • 9-18 yaş: 1250 mg
  • Erişkinler: 700 mg
  • Hamile veya emziren kadınlar:
    • 18 yaşından küçük: 1250 mg
    • 18 yaşından büyük:   700 mg
    • 18 yaşından büyük:   700 mg
Fosfor içeren yiyecekler:
Hemen hemen her yiyecekte fosfor bulunursada en zengin kaynağı protein içeriği yüksek olan et ve süt ürünleridir. Kalsiyum ve protein açısından zengin beslenen kişiler, fosfor içinde zengin beslenmektedirler.
Besinmg/100gr
Balıklar
Alabalık238
Balık Unu3100
Kılıç258
Levrek180
Sardalya215
Uskumru274
Havyar355
Istakoz183
Karides166
Midye236
Etler
Az Yağlı Dana Eti201
Orta Yağlı Dana Eti193
Yağlı Dana Eti185
Az Yağlı Koyun Eti151
Orta Yağlı Koyun Eti147
Yağlı Koyun Eti135
Tavuk Eti&160
Beyin312
Dana Karaciğer332
Dana Dalak272
Tavuk Karaciğer236
Kurubaklagiller- yemişler
Ayçiçeği çekirdeği837
Badem504
İç Bakla391
Barbunya457
Bezelye268
Börülce426
Ceviz380
Çam Fıstığı604
Fındık337
Kabak Çekirdeği1144
Kuru Fasulye425
Mercimek377
Nohut331
Susam592
Antep Fıstığı500
Yer Fıstığı407
Besinmg/100gr
Meyveler
Armut11
Ayva17
Çilek21
Elma10
Erik Pestili107
Hurma63
Kuru İncir77
Kuru Kayısı108
Kayısı Pestili139
Muz26
Portakal20
Şeftali19
Taze Üzüm20
Kuru Üzüm101
Kivi30
Sebzeler
Kuru Bamya377
İç Bezelye116
Kurutulmuş Biber293
Taze Börülce172
Domates27
Enginar176
Kuru Fasulye377
Kereviz115
Ispanak51
Mantar116
Mısır(Taze)111
Kurutulmuş Patlıcan297
Sarmısak202
Soğan36
Süt ve Süt Ürünleri
Beyaz Peynir300
Cheddar512
Gravyer605
Kaşar563
İnek Sütü95
Keçi Sütü111
Koyun Sütü158
Yoğurt90
Yumurta Beyazı11
Yumurta Sarısı508
Bazı besinlerin enerji, fosfor, sodyum ve potasyum oranlarını daha ayrıntılı olarakhttp://www.tsn.org.tr/egcalhek/e0507.pdf linkinden bulabilirsiniz.
Fosfor eksikliği
Birçok gıdada yeterince fosfor mevcut olduğu için fosfor eksikliği ancak uzun süre aluminyum hidroksit içeren antiasit kullanımı veya bazı hastalıklar sonucu ortaya çıkabilir. Osteoporoz, kemik incelmesi, iştah kaybı, yorgunluk, kas ağrıları gibi bazı belirtiler verir.
Fosfor Düzeyinin Azalmasına Yol Açan Bazı Sebepler:
Hiperparatiroidizm
- D vitamini eksikliği
- Hiperinsülinizm
- Alkolizm
- Diabetes Mellitus
- Malabsorbsiyon sendromu
- Hipokalemi
- Hipotiroidi
- Tiyazid diüretiklerin kullanımına bağlı olarak
- Kusmalar
- Hızlı büyüyen neoplastik hastalıklar
- Miyeloma
- Mutipl endokrin neoplazi
- Hiperventilasyon sendromu

Fosfor fazlalığı
Karbonatlı içeceklerin çok fazla içilmesi, çok fazla et içeren yemeklerin yenmesi gibi sebeplerle aşırı düzeyde fosfor alınabilir. Direkt olarak toksik etkisi olmasa da kalsiyum emilimini etkiler ve sonuçta osteoporoz ve ya kemik kırıklarının artmasına sebep olabilir.Demir emilimini de olumsuz olarak etkileyebilir.
Fosfor Düzeyinin Artmasına Yol Açan Bazı Sebepler:
- Hipoparatiroidizm
- D vitamin fazlalığı
- Pseudohipoparatiroidzm
- Kırık iyileşmesi sırasında
- Böbrek yetmezliği
- Laktik Asidoz
- Diabetik ketoasidoz
- Akromegali
- Addison hastalığı
- Üst barsak tıkanıklığı
- Paget hastalığı
- Multipl miyeloma
- Lösemi

 


Sistemik lupus eritematozus

Giriş:

Sistemik lupus eritematozus (SLE) lupus en sık görülen şeklidir. Lupus;vücudun bağışıklık sisteminin yanlışlıkla sağlıklı organlara ve dokulara saldırımasıdır, yani otoimmün bir hastalıktır. Lupus eklemler, deri, böbrekler, kalp, akciğerler, kan damarları veya beyine zarar verebilir, vücudun herhangi bir bölümünü etkileyebilir. Lupus olan kişilerin% 90'dan fazlası böbrek ve akciğer sorunları olur sık sık güneşe maruz kalırsalar vücutta deri döküntüleride oluşabilir. Lupus eklemleri etkilemesi nedeniyle, bir romatizmal (artrit) hastalık olarak kabul edilmektedir.

Belirti ve Semptomlar:

Lupusta genellikle aşağıdaki bulgu ve belirtiler ortaya çıkar
  • Aşırı yorgunluk
  • Ağrılı veya şişmiş eklemler (artrit)
  • Kas ağrısı ve sertliği
  • Açıklanamayan ateş
  • Karakteristik bir "kelebek" burun üzerinde kızarıklık ve yanaklarda dahil Cilt döküntüleri,
  • Böbrek problemleri
  • Saç dökülmesi
  • Bulantı, kusma, karın ağrısı
  • Ağız ve burun ülserleri
  • Baş ağrısı, migren, nöbet, inme
  • Anemi
  • Depresyon
  • Işığa (güneş ışığına duyarlılık)
Lupusun nedenleri nelerdir
Vücut savunma sistemi normal çalışıtığı zaman mikropları, virüsleri yok etmek için antikor denen maddeler üretir. Savunma sistemi bozulduğunda ise bu antikoru kendi hücrelerine karşı da üretmeye başlar. Bu antikorlar ise vücutta iltihaba neden olur. Dokularda hasar meydana gelir.
Bu savunma sisteminin niçin bozulduğu henüz kesin olarak bilinmiyor. Üzerinde durulan birkaç faktör vardır. SLE’yi tek bir nedene bağlamak mümkün değildir. SLE hastalarının bir kısmında ailesel geçiş söz konusudur. Yani bu hastaların ailesinde de SLE hastası vardır. Bu yüzden bu hastalığın ortaya çıkışında en büyük etkenin genetik (kalıtsal=aileden gelen) faktörler olduğu tahmin ediliyor olsa da, genetik faktörler, tek başına SLE’ye neden olamaz. Bazı çevresel faktörlerin (ilaçlar, mikroorganizmalar,güneş) ve hormonların da bu hastalığın meydana gelmesinde etkili olduğu düşünülmektedir.

Kimler Risk Altında  bulunuyor?:

Aşağıdaki insanlar Lupus için yüksek risk altındadır:
  • Kadınlar erkeklere göre daha fazla risk altındadır
  • Lupus beyaz kadınlara göre Latin, Asyalı, ve Kızılderili asıllı siyah kadın ve kadınlarda daha sık görülür.
  • Lupus genetik olabilir, ancak bir çocuk veya bir kişinin bir erkek veya kız kardeşinin de lupus olacağı olasılığı oldukça düşüktür.

Lupus için Tıptan  Beklentilerimiz neler:

Doktorunuz sizi Lupus teşhisi ve tedavisi için bir romatologa sevk edecektir, ve uzman bir ekip genellikle sizin için en uygun tedavinin belirlenmesine yardımcı olur. Lupus tespit etmek zor olabilir ve bu tanı zaman alabilir. Onun belirtileri romatoid artrit gibi diğer otoimmün hastalıklar gibi görülebilir.
Doktorunuz sizi muayene edecek ve sizden aşağıdaki testleri isteyecektir
  • Tam kan sayımı
  • Eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) - Bir ESR vücuttaki inflamasyonu gösterir
  • Idrar tahlili
  • Böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını kontrol etmek için kan testleri
  • Kompleman testi (enfeksiyonun şiddetini ölçen bir kan testi)
  • Antinükleer antikor testi (ANA) - pozitif çoğu lupus hastalarında
  • Diğer antikor testleri
  • Sifiliz testi (Lupus olan kişilerde yalancı pozitif olabilir)
  • Deri veya böbrek biyopsisi

Tedavi Seçenekleri:

Önleme

Eğer lupus hastalığının etkilerini ortadan kaldırmak istiyor iseniz aşaıdaki tavsiyeler size yardımcı olabilir.
  • Güneşe maruz kalmayın, yüksek doz doğum kontrol hapları, penisilin ve sülfonamidler (antibakteriyel ajanlar) kaçının
  • Düzenli egzersiz yapın
  • Grip ve zatürre aşıları alın

Tedavi Planı

Lupus için bilinen bir tedavisi yoktur. Ancak, sağlık hizmeti sunanların  flare-up önlemek için bir tedavi planı geliştirmiş ve bulgular ortaya çıktığında onları tedavi etmek için aynı zamanda komplikasyonların en aza indirmesi için seçenekler sundukları bilinmektedir.

İlaç Tedavileri

Sizin sağlık kuruluşu şu ilaçlar reçete edebilir:
  • Kortikosteroidler (prednizon gibi), hızlı iltihabı çökertmek için. Uzun süreli kullanımı yan etkileri osteoporoz riski bulunmaktadır.
  • Ağrı, şişlik ve ateş kontrol etmek için steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar (NSAID),. Bu ilaçlar ibuprofen (Advil, Motrin), aspirin ve naproksen (Aleve) içerir. Reçetesiz bu ilaçlardan herhangi birini almadan önce doktorunuza danışın.
  • Hastalığın kontrol altında tutmak ve fişekleri önlemek için bağışıklık sistemi, lupus ciddi durumlar için bastırmak için ilaçlar. Bu ilaçlar (Cytoxan) siklofosfamid içerir, ve azatioprin (Imuran), mikofenolat (CellCept), ve metotreksat.
  • Yorgunluk tedavisinde Antimalaryal ilaçlar, eklem ağrısı, deri döküntüleri ve akciğer iltihabı. Bu ilaçların biri, hidroksiklorokin (Plaquenil), aynı zamanda yangıyı önlemeye yardımcı olur.

Tamamlayıcı ve Alternatif Tedaviler

Lupus rahatsızlığında kapsamlı bir tedavi planı için tamamlayıcı ve alternatif tedaviler kullanılabilir

Beslenme ve Takviyeler

Meyve, sebze ve tam tahıllarla tüketme ve sağlıklı beslenme kronik bir hastalığı olan herkes için önemlidir. Lupus olan kişiler de aşağıdaki beslenme şekillerinden yararlanabilir:
  • Fazla antioksidan yönünden zengin besinler (örneğin, yeşil yapraklı sebzeler gibi) ve meyveler (örneğin yaban mersini, nar ve kiraz gibi) yiyin.
  • Beyaz ekmek, makarna, şeker gibi rafine edilmiş gıdalardan, kaçının.
  • Daha az kırmızı et ve daha fazla yağsız et, soğuk su balıkları, ya da protein için fasulye yiyin.
  • Zeytinyağı veya bitkisel yağ gibi sağlıklı pişirme yağları kullanın.
  • Kahve ve diğer uyarıcılar, alkol ve tütün ürünlerinden kaçının.
  • Bol bol sıvı için.
  • En az 30 dakika günlük orta haftada 5 gün egzersiz yapın.
Aşağıdaki takviyeleri de yardımcı olabilir:
  • Keten tohumu (günde 30 gr) omega-3 yağ asitleri inflamasyonda azalmaya yardımcı olabilen alfa-linolenik asit içerir.  Bir ön çalışma keten tohumu alan lupuslu hastanın Böbreklerinin gayet düzgün çalıştığını ortaya çıkarttı.
  • Ayrıca omega-3 yağ asitleri içeren balık yağı, inflamasyonda azalmaya yardımcı olabilir. Somon veya halibut gibi soğuk su balıkları, iyi kaynaklardır. Ayrıca, warfarin (Coumadin) gibi antikoagülan (kan sulandırıcı), alırsak bir balık yağı takviyesi almadan önce doktorunuzla konuşun. 
  • Dehidroepiandrosteron (DHEA), 12 ay boyunca 7 günde 200 mg alıncak şekilde ayarlanmalıdır
  • Kalsiyum ve D vitamini takviyesi, 1 - günde 2 tablet kortikosteroid alan varsa. Kortikosteroidler osteoporoz riskini artırabilir, kalsiyum ve D vitamini kemiklerin güçlü tutmak yardımcı olabilir.
  • Metilsulfonilmetan (MSM), günde 300 mg iki kez, eklem ve bağ dokusunda arıza önlemeye yardımcı olabilir.

Otlar


Astragalus (Astragalus membranaceus) bir çalışmada lupuslu insanlarda aşırı aktif bağışıklık fonksiyonunu azalttığı ortaya çıktı. Bununla birlikte bu çalışma diğer otlar içinde öncü oldu; daha fazla araştırma olup olmadığını bilmek geven çalışmaları için gereklidir.

Tripterygium wilfordii, 30 - 45 mg, bir Çin bitkisidir. Ayrıca bu bitkinin kökünden çaylar hazırlayabilirsiniz. İki ön çalışma bu bitkinin bağışıklık sistemini baskılayan yardım ve eklem ağrısı ve iltihabı azaltmak olabileceğini düşündürmektedir. 
Lupus olan kişiler yonca takviyeleri kaçınmalısınız ve böyle ekinezya veya gingko gibi bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanılan herhangi bir bitki almadan önce Aktarınızla konuşmalısınız.

Çörekotu yağı: Hadisi şerifle şereflendirilmiş bir bitki olan çörekotundan soğuk pres yöntemi ile elde edilen bu yağ inflamasyonu ciddi oranda azaltmaktadır. şuan hala dünyada bir çok üniversite tarafından araştırmaları yapılan çörek otu yağının düzenli ve yeterli kullanıldığı takdirde iyileştiremeyeceği bir hastalığın olduğunu düşünmüyorum.. Alınması gereken dozaj yetişkinler için her gece yatmadan 1 saat önce 1 çorba kaşığıdır.. çocuklar içinse bir çay kaşığı

Topikal kremler: Cilde uygulanabilecek bir çok krem çeşidi ve marka bulunmakta lakin benim tavsiyem el yapımı bir krem içeriğinde orman gülü çiçeği ve kökünün yağı geven yağı evening primrose oil, arnika montana, ve hindistan cevisi katı yağı bulunuyor detaylı bilgi için mail atabilirsiniz

Araştırmamızı  Destekleyenler 

Amital H, Szekanecz Z, Szűcs G, ve ark. Sistemik lupus eritematozus (SLE) olan hastalarda 25-OH vitamin D konsantrasyonları ters hastalık aktivitesi ile ilişkilidir:? Rutin D vitamini Ann Rheum Dis olan SLE ​​hastalarında ek zamanıdır. Haz 2010; 69 (6) :1155-7. (Epub ahead of print)
Bast A, Haenen GR. Lipoik asit:. Çok işlevli bir antioksidan Biofactors. 2003; 17 (1-4) :207-13.
Cabrera C, Artacho R, Gimenez R. yeşil çayın yararlı etkileri -. Bir yorum J Coll Nutr Am. 2006; 25 (2) :79-99.
Chang DM, Lan JL, Lin HY, Luo SF. Hafif-orta derecede sistemik lupus eritematozus olan kadınların Dehidroepiandrosteron tedavisi:. Çok merkezli, randomize, çift-kör, plasebo-kontrollü deneme Artrit Rheum. Kas 2002; 46 (11) :2924-7.
Costenbader KH, Kang JH, Karlson EW. Antioksidan alımı ve Kadın. Romatoid Artrit ve Sistemik Lupus Eritematozus Riskleri J Epidemiol Am. 9 Haz 2010. [Epub ahead of print]
Dryden GW Jr Deaciuc ben Arteel G, McClain CJ. Oksidatif stres ve antioksidan tedavinin klinik etkileri Curr Gastroenterol Rep 2005;.. 7 (4) :308-16.
El-Badri NS, Hakkı A, Ferrari A, Shamekh R, İyi RA. Otoimmün hastalık: bu mikroçevresinin bir hastalıktır İmmünoloji Res?. 2008; 41 (1) :79-86.
Hartkamp A, Geenen R, Godaert GL, Bijl M, Bijlsma JW, Derksen RH. . Randomize kontrollü bir çalışma Ann Rheum Dis: yorgunluk ve sakin sistemik lupus eritematozus olan kadınlarda refahı üzerinde dehidroepiandrosteron Etkileri. Haz 2010; 69 (6) :1144-7. (Epub ahead of print)
Nordmark G, Bengtsson C, Larsson A, Karlsson FA, Sturfelt G, sistemik lupus eritematozus ile glukokortikoid tedavi kadın hastalarda yaşam sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi. Otoimmünite üzerine dehidroepiandrosteron takviyesi Rönnblom L. Etkileri. Kas 2005; 38 (7) :531-40.
Simopoulos AP. Omega-3 iltihabı ve otoimmün hastalıklarda yağ asitleri. J Coll Nutr Am. 2002; 21 (6) :495-505.
Tao X, Fan F, Hoffmann V, Gao CY, Longo NS, Zerfas P, Lipsky PE. Yılında nefrit için etkili tedavisi (NZB x NZW) triptolide ve tripdiolide, Çin bitkisel ilaç Tripterygium wilfordii Kanca F. Artrit Rheum başlıca aktif bileşenleri ile F (1) fareler. Haz 2008; 58 (6) :1774-83.
van Vollenhoven RF. Sistemik lupus eritematozus tedavisinde Dehidroepiandrosteron. Uzman Opin Pharmacother. 2002; 3 (1) :23-31.
Wright, SA, O'Prey FM, McHenry MT, Leahey WJ, Devine AB, Duffy EM, et al. Sistemik lupus eritematozus endotel fonksiyonu ve hastalık aktivitesi üzerine omega-3 çoklu doymamış yağ asitlerinin bir randomize girişimsel bir çalışma. Ann Rheum Dis. Haz 2008; 67 (6) :841-8.


MACA KÖKÜ NEDİR NE İŞE YARAR

Maca perunun merkezinde and dağlarının yüksek platolarında yetişen bir bitkidir. Bo bölgedeki tarımsal geçmişi 3000 yıla dayanmaktadır ve sebze olarak yetiştirilmektedir. Maca turpun bir akrabasıdır. Ve binlerce yıldır kökü ilaç yapmak için kullanılır. İnsanlar kansızlık için ağız yolu ile maka kökü kullanmaktadırlar. Ve kronik yorgunluk sendromu içinde tercih edilmektedir. Enerji verir dayanıklılığı artırır bunun için güney amerikada atletik performansı geliştirmek için kullanılmaktadır. Kadınlarda ise hormon dengesizliği, menapoz sorunları, doğurganlığı artırma ve antideprasanların sebep olduğu cinsel isteksizlik için kullanışmaktadır. Ayrıyetten zayıf kemikler, mide kanseri, lösemi ve hiv (eids) tedavilerine destek amacı ile kullanılmaktadır. Erkeklerde erektil disfonksiyon bozukluğundan kaynaklanan  cinsel işleve bozukluklarında maca kökü cinsel arzuyu uyandırmak için kullanılmaktadır.


Yetiştirildiği yerde gıda ve yemek olarak tüketildiği gibi maca chicha denilen bir içeceğide hazırlanmaktadır. Tarımda ise hayvancılıktaki verimi artırmak için kullanılmaktadır.

MACANIN BİLİMSEL KANITLARA DAYANARAK ETKİNLİK BİLGİLERİ 
Doğal ilaçlar kapsamlı veritabanı aşağıdaki sınıflandırma ile macanın etkinlik durumunu değerlendirmiştir. Etkili, muhtemelen etkili, Muhtemelen etkisiz. olasılıkla etkisis ve hiç bir etkisi yok gibi. MACA nın etkinlik derecesi aşağıdaki gibidir.

Etkinliği değerlendirmek için yeterli kanıta sahip olan fayda bilgileri


  1. Antidepresan ilaçların neden olduğu cinsel işlev bozukluğu: Bu başlık biraz daha kadınlara yöneliktir. Yapılan araştırmalar antidepresan kullanan kadınların 12 hafta boyunca maca kökü kullanmaları ile cinsel işlev bozukluğun azaldığı tesbit edilmiştir. 
  2. Erkek infertilitesi: Ön araştırmalar, belirli bir maca ürününü (Maca Gelatinizada La Molina, Laboratories Hersil, Lima, Peru) 4 ay süreyle alarak sağlıklı erkeklerde sperm ve sperm sayısını artırdığını gösteriyor. Ancak, bunun doğurganlığın artmasıyla sonuçlanıp anlaşılmadığı belli değil.
  3. Menopoz koşulları: Araştırmalar, 6 hafta boyunca her gün maca (Maca Powder Healthychoices, Murwillumbah, NSW, Avustralya) 'nın postmenopozal kadınlarda kan basıncını ve depresyon ve anksiyete dahil ruh halinin bazı yönlerini iyileştirdiğini göstermiştir.
  4. Cinsel işlev bozukluğu:  Ön araştırmalar, belirli bir makula ürünü (Maca Gelatinizada La Molina, Laboratories Hersil, Lima, Peru) alarak 12 hafta boyunca günlük olarak alınan dozlar sağlıklı erkeklerde cinsel arzuyu artırabildiğini gösteriyor.

Etkinliğini derecelendirmek için yeterli kanıt olmamakla birlike muhtemelen etkili:
  • "Yorgun kan" (anemi) .
  • Lösemi .
  • Kronik yorgunluk sendromu (CFS) .
  • Enerji ve atletik performansı arttırma .
  • Belleğin iyileştirilmesi .
  • Depresyon .
  • Kadınlarda hormon dengesizliği .
  • Menstruel sorunlar .
  • Menopoz semptomları .
  • Osteoporoz .
  • Mide kanseri .
  • Tüberküloz .
  • Bağışıklık sistemini arttırmak .
  • HIV / AIDS .
  • Diğer koşullar .
Maca'nın bu kullanımlar için etkinliğini değerlendirmek için daha fazla kanıt gerekiyor.

Kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar ve güvenlik edişesi mevcutmu?
Maca, gıdalarda bulunan miktarda alındığında çoğu insan için  GÜVENLİDİR . Maca, ağız yoluyla tıp olarak (günde 3 grama kadar) veya   daha fazla miktarda alınırken 4 aya kadar GÜVENLİDİR . Maca'nın çoğu insan tarafından kullanılmakla birlikte günümüze kadar herhangi bir yan etkisi doğrudan tesbit edilmemiştir. 

Özel önlemler ve uyarılar:

Hamilelik ve emzirme : Hamileyseniz veya emziriyorsanız maca kullanmanın güvenliği hakkında yeterli bilgi yoktur. Güvenli tarafta kalın ve kullanmayın. 

Göğüs kanseri, rahim kanseri, yumurtalık kanseri, endometriozis veya uterin fibroidler gibi hormona duyarlı koşullar : Maka özleri östrojen gibi davranabilir. Östrojene maruz kalma ile daha da kötüleşebilecek herhangi bir rahatsızlığınız varsa, bu özleri kullanmayın.




İlaçlarla etkileşimler var mı?

Bu ürünün herhangi bir ilaçla etkileşimde bulunup bulunmadığı bilinmiyor. 

Bu ürünü almadan önce, herhangi bir ilaç alırsanız, sağlık uzmanınızla konuşun.

Otlar ve takviyeleri ile etkileşimler var mı?

Otlar ve takviyeleri ile bilinen etkileşimler yoktur.

Gıdalarla etkileşimler var mı?

Gıdalar ile bilinen etkileşimler yoktur.

Hangi dozlarda alınabilir?

Uygun makula dozu, kullanıcının yaşı, sağlığı ve diğer bazı koşulları gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Şu an maca için (çocuklarda / erişkinlerde) uygun doz aralığını belirlemek için yeterli bilimsel bilgi yoktur.Genel kabul gören miktar yetişkinler için günde sabah akşam üçer gramdır.

Diğer isimler

Ayak Chichira, Ayuk Willku, Ginseng Andin, Ginseng Péruvien, Lepidium meyenii, Lepidium peruvianum, Maca Maca, Maca Péruvien, Maino, Maka, Peru Ginsengi, Perulu Maca.


Referanslar


  1. Stojanovska L, Law C, Lai B, Chung T, Nelson K, Gün S, Apostolopoulos V, Haines C. Maca, postmenopozal kadınların pilot çalışmasında kan basıncını ve depresyonu düşürür. Climacteric 2015; 18: 69-78. Özeti görüntüleyin .
  2. Dording CM, Schettler PJ, Dalton ED, Parkin SR, Walker RS, Fehling KB, Fava M, Mischoulon D. Kadınlarda antidepresan ile indüklenen cinsel işlev bozukluğu tedavisi için makarna kökenli çift kör plasebo kontrollü bir çalışma. Kanıta dayalı tamamlayıcı Alternat Med 2015; 2015: 949036. Özeti görüntüleyin .
  3. Lee, KJ, Dabrowski, K., Rinchard, J. ve ark. Maca desteğini (
  4. Zheng BL, He K, Hwang ZY, Lu Y, Yan SJ, Kim CH ve Zheng QY. Sulu ekstraktın etkisi
  5. López-Fando, A., Gómez-Serranillos, MP, Iglesias, I., Lock, O., Upamayta, UP ve Carretero, ME
  6. Park, TH, Kwon, OS, Park, SY ve ark. N-metillenmiş beta karbolinler PC12 hücrelerini mitokondriyel membran geçirgenlik değişiminin zayıflatılması ile MTP + 'nin sitotoksik etkisinden korurlar. Neurosci Res 2003; 46: 349-358.
  7. Rubio, J., Caldas, M., Davila, S., Gasco, M. ve Gonzales, GF Ovariektomize farelerde öğrenme ve depresyon üzerine üç farklı Lepidium meyenii çeşidi (Maca) etkisi. BMC. Alternatif Med 6-23-2006; 6: 23'ü tamamlayın. Özeti görüntüleyin .
  8. Zhang, Y., Yu, L., Ao, M. ve Jin, W. Lepidium meyenii Walp'un etanol ekstraktının etkisi. ovariektomize sıçanlarda osteoporoz üzerine. J Ethnopharmacol 4-21-2006; 105 (1-2): 274-279. Özeti görüntüleyin .
  9. Gonzales, C., Rubio, J., Gasco, M., Nieto, J., Yucra, S. ve Gonzales, GF, Lepidium meyenii'nin (MACA) üç ekotipi ile kısa süreli ve uzun süreli tedavilerin spermatogenez üzerine etkisi sıçanlarda. J Ethnopharmacol 2-20-2006; 103: 448-454. Özeti görüntüleyin .
  10. Ruiz-Luna, AC, Salazar, S., Aspajo, NJ, Rubio, J., Gasco, M. ve Gonzales, GF Lepidium meyenii (Maca) normal erişkin dişi farelerde çöp boyutunu arttırır. Reprod.Biol Endocrinol 5-3-2005; 3: 16. Özeti görüntüleyin .

ivythemes

{facebook#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {twitter#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {google-plus#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {pinterest#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {youtube#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {instagram#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget