Search Result For "astım"

Apiterapi


Diğer İsimler: Apipunktur, Apiterapi, Api-terapi, Api tedavisi, Apithérapie, Api-Venin-Thérapie, Arı Terapisi, Arı Arıtma, Arı Venom Tedavisi, Bal Arısı Venom Tedavisi, Thérapie des Abeilles, Thérapie par Venin d'Abeille, Traitement Piqûres d'Abeilles. 
apiterapi malzemeleri

Ayrıca bakınız :
Apiterapi: arı kovanı içindeki her şeyin tıbbi tedavi amaçlı kullanım şeklidir. Bunlar , arı zehiri, bal, kovanın bakteri ve mantarlara karşı dezenfektesi  (propolis) için kullanılan “arı tutkalı” gibi bal arısı ürünlerini ve kraliçe arıları (arı sütü) tıbbi amaçlarla beslemek için kullanılan özel bir gıdadan oluşur. Türkiyede apitherapy uygulayıcıları için özel bir eğitim veya lisans standardı yoktur. Birçok durumda, hemşireler, doktorlar, akupunkturistler veya naturopatlar tarafından apitherapy uygulanmaktadır.
astım bıronşitler ve akciğer sorunu yaşayanlar için apiterapi uygulaması


Dünyadan apiterapi uygulalamaları

Dikkat edilmesi gereken hususlar ve  Apiterapinin yan etkileri

  • Arı zehiri, bal, arı poleni ve arı sütü içeren arı ürünleri, uygun bir şekilde kullanıldığında güvenli görünüyor. Ancak, propolisin güvenli olup olmadığını bilmesi için yeterli bilgi yok diyebiliriz. Lakin son 20 yıldır yapılan bir çok klinik çalışmadan 1 yaş üzeri herkez için güvenli kabul edilmeye başlanmıştır. 
  • Arı sokması duyarsızlaştırma için arı zehiri sadece lisanslı bir sağlık uzmanı tarafından uygulanmalıdır. Arı zehiri genellikle enjeksiyonla verildiğinden, en yaygın yan etkiler, enjeksiyon bölgesinde lokal tahriş, şişme ve hassasiyeti içerir.
  • Arılara karşı alerjiniz varsa, arı sütü ve diğer tüm arı ürünlerinden kaçınmalısınız. Alerjik olanlar için yan etkiler arasında küçük ila şiddetli cilt tahrişleri, astım, boğazın şişmesi, nefes alma zorluğu ve aşırı durumlarda anafilaktik şok ve ölüler sayılabilir. Nadiren, mide ağrısı ve kanlı ishal ile birlikte kolonun kanamasına neden olabilir. Arı alerjiniz olup olmadığından emin değilseniz, sağlık çalışanınıza kraliyet jöle eklemeden önce, seçtiğiniz bir sağlık uzmanına danışın.
  • Arı ürünlerini ağızdan alan veya deriye uygulayan kişilerde alerjik reaksiyonlar da yaygındır. Bazı insanlar ciddi, yaşamı tehdit eden alerjik reaksiyonlar yaşayabilir. 
  • Çocuklar: Bal 12 aylıktan büyük çocuklar için güvenli Kabul edilir. Bununla birlikte, küçük çocuklara bal vermeyin çünkü çiğ bal, bebeklerde veya küçük çocuklarda botulizm zehirlenmesine neden olabilen Clostridium botulinum sporları ile kontamine olabilir. Bu büyük çocuklar veya yetişkinler için bir tehlike değildir. Bu bilgiyi her nekadar paylaşsamda çok rahatlıkla anti tez üretebilirim ben 5 nesildir herkesin her yaş grubunda bal yediği bir ailenin içerisinde büyüdüm ve aklım ereli bal yerim bal kadar doğal bir gıdanın insan oğlunun eline olduğunuda şahsen düşünmüyorum. 
  • Hamilelik ve emzirme: Besin miktarlarında bal tüketmek hamilelik ve emzirme sırasında oldukça güvenlidir.
  • Eğitimli bir sağlık uzmanı tarafından uygun dozlarda arı zehirleri çekilmesi güvenli olabilir. Şimdiye kadar, ciddi yan etkiler bildirilmemiştir. Ancak, yüksek dozda arı zehirinden kaçınmalısınız. Yüksek dozlarda histamin salgılanabilir ve bu durum rahim ağzının küçülmesine neden olabilir. Bazı sağlık çalışanları, arı zehirinin idame dozunu hamilelik sırasında yarıya indirir, sadece güvenli tarafta kalmak için.
  • Astım: Propolisin astımı daha da kötüleştirebileceğine dair bazı kanıtlar vardır. Astımınız varsa kullanmaktan kaçınmanız en iyisidir. Alerjik astım bronşit için durum tam tersidir. 
  • Astımınız varsa, arı sütünü kullanır iken dikkatli olun. Royal jöle genellikle yoğun kaşıntı, deri döküntüsü, egzama, şişmiş yüz ve göz kapakları, tahriş olmuş gözler, burun akıntısı, nefes darlığı ve astım atakları gibi alerjik belirtilere neden olur. Ağır vakalarda, arı sütü ciddi bir alerjik reaksiyona (anafilaksi) ve ölüme neden olabilir.
  • Alerjiler (atopi): Alerjik reaksiyonlar alma eğiliminiz varsa arı sütü kullanmaktan kaçının. Royal jöle genellikle yoğun kaşıntı, deri döküntüsü, egzama, şişmiş yüz ve göz kapakları, tahriş olmuş gözler, burun akıntısı, nefes darlığı ve astım atakları gibi alerjik belirtilere neden olur. Ağır vakalarda, kraliyet jölesi ciddi bir alerjik reaksiyona (anafilaksi) ve ölüme neden olabilir.
  • Multipl skleroz (MS), lupus (sistemik lupus erythematosus, SLE), romatoid artrit (RA) veya diğer durumlar gibi “bağışıklık sistemi hastalıkları”: Arı zehiri bağışıklık sisteminin daha aktif hale gelmesine neden olabilir ve bu durum otoimmün hastalıkların belirtileri. Bu şartlardan birine sahipseniz, arı zehirini kullanmaktan kaçınmak en iyisidir.
  • Cilt sorunları (dermatit): Cilt problemleriniz varsa arı sütü kullanmaktan kaçının. Durumunuzu daha da kötüleştirebilir.
  • Polen alerjileri: Polen alerjisi olan kişiler arı poleni ve diğer arı ürünlerine ciddi bir tepki verebilir. Alerjik reaksiyonlar kaşıntı, şişlik, nefes darlığı ve ışık başlığını içerebilir. Ciddi bir alerjik yanıt (anaflaksi) ölüme yol açabilir.
    arı sokması hassasiyeti olanlar için arı zehri uygulaması

Avantaj ve Apitherapy kullanımı

  • HIV / AIDS  : Antiviral Terapi dergisinde yakın zamanda yayınlanan yeni bir çalışma, bir arı sokması sırasında salgılanan arı zehirinin HIV'i hedef alma ve yok etme konusundaki anahtarı tutabildiğini tespit ederek bunu doğrulamaktadır.
  • Arı sokması alerjisi. Arı zehiri, arı sokmasına karşı şiddetli alerjilerin tedavisi için ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmıştır. Artan dozlar deri altına enjeksiyon ile zamanla verilir. Bu tedavi tipik olarak arı sokmalarına karşı alerjik reaksiyonlardan% 98 ila% 99 oranında koruma sağlar. Arı zehri tedavisi durdurulduğunda, sonraki 5 ila 10 yıl boyunca alerjik reaksiyon riski yaklaşık% 5 ila% 15 arasındadır.
  • Bal kullanıldığında yanıklar. Balın yanmış cilde uygulanması, iyileşmeyi iyileştirmeye yardımcı olur.
  • Öksürük, bal kullanıldığında. Yatmadan önce bal almak, 2 yaşın üzerindeki çocuklarda gece öksürüğünün azaltılmasına yardımcı olur. Dextromethorphan denilen bir reçetesiz öksürük ilacı kadar işe yarayacak gibi görünüyor.
  • Herpes, propolis kullanıldığında. Propolis içeren bir merhem genital herpes yaralarının iyileşmesine yardımcı olur. % 5 asiklovir merhem denilen bir reçeteli ilaçtan daha iyi çalışabilir.
  • Propolis kullanıldığında, bir çeşit ağız cerrahisi olarak adlandırılan sulkoplasti. Sülkoplastiyi takiben propolis ağız durulanması iyileşmeyi iyileştirir, ağrıyı ve şişmeyi azaltır.

Çörek, Schwarzkümmel, Nigella sativa
Çörek otu
Türk çörek otu
Mısır çörek otu
Beyaz çörek otu
çörek otu tohumu 

Familyası: Dügünçiçegigillerden, Hahnenfussgewachse, Ranunculace
Drugları:
Çörek tohumu: Nigellae semen
Çörek yağı: Nigellae oleum
Çörekotunun tohumları çay ve baharat olarak, yağı ise natürel ilaç ya-pımında kullanılır.
Giriş:
Çörekotunun oldukça çok türü mevcuttur ve bunlardan şifa maksadı ile sadece Türk çörekotu, Mısır çörekotu veya beyaz çörekotu diye anılan Nigella sativa kullanılır. Çörekotunun vatanı Türkiye olup binlerce yıldır orta doğu ve kuzey Afrika ülkelerinde çok yaygın olarak yetiştirilmektedir. Bitki Türkiye’den çok Mısır’da yetiştirildiğinden Mısır çörekotu ve taç yapraklarının beyaz olması nedeniylede beyaz çörekotu diye de anılır. Bunun haricinde Şam çörekotu; Nigella damascena, İs-panya çörekotu, Nigella hispanica ve yabani çörekotu, Nigella arvensis’i sayabiliriz, fakat bunlar şifa maksadı ile kullanılmazlar. Peygamber Efendimiz çörek tohumunun ölüm hariç her türlü hastalığı iyileştireceğini beyan etmiş ve bu hadis nedeni ile müslümanlar çörek tohumunu o günden bugüne kadar çok yaygın olarak kullanmışlardır. Son yapılan araştırmalarla bitkinin bahar nezlesi, besin alerjisi, (alerjik ekzema= nörodermatis) ve alerjik astıma karşı etki olduğunun tespit edilmesi nedeni ile önemi oldukça artmıştır.
Botanik:
Vatanı Türkiye olup buradan önce orta doğu ve kuzey Afrika ülkelerinde sonrada dünyanın hemen der yöresine yayılmıştır. Yaprakları ince şerit şeklinde ve uçları hafif sivricedir. Ana kanat yaprakları 2-4 yan kanatlardan ve uçta tek yan kanattan oluşur ve yan kanatları da yine yan kanatlardan oluşur. Yaprakları gövdeye değişken sıra ile dizilmişlerdir ve yeşil veya hafif sarımsı yeşil renklidir. Çiçekleri kalp veya yumurta şeklinde beş adet beyaz renkli, kenarları hafif dalgalı taçyapraklardan oluşur. Ortasında daha doğrusu göbeğin çevresinde 30-50 adet döllenme tozluğu bulunur ve bu döllenme tozluklarının başında topuzcuklar bulunur. Göbekteki yeşilimsi kapsül yavaş yavaş büyüyerek beş bölümlü kapsül oluşur, her bölümün ucunda birer anten gibi sivrilik vardır ve içinde çok küçük siyah tohumlar bulunur.
Yetiştirilmesi:
Çörekotunun vatanı zaten Türkiye olup yetiştirilmesinde herhangi bir problem söz konusu değildir. Şubat ve Mart aylarında çörek tohumları kasalara, camlıklara, yastıklara veya seralara ekilir ve Nisan- Mayıs aylarında fideleri 30*40 cm aralıklarda bahçe ve tarlalara ekilir.
Hasat zamanı:
Eylül ve ekim aylarında çörek kapsülleri toplanarak dövülür ve çıkarılan tohumları kurutularak porselen veya uygun kaplarda muhafaza edilir. Çörek tohumları soğuk baskı ile sıkılarak yağı çıkarılır ve bu yağ natürel ilaç yapımında kullanılır.
Birleşimide;
Çörek tohumunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
1) Yağ asitleri %30-50 arasında olursa da genellikle %35 civarındadır ve bununda %50-60’ini doymamış yağ asitleri (Omega-6-yağ asitleri) oluşturur ve bununda %50-70’ini linol asit (Omega-6-yağ asidi), % 20-25 oleik asit, % 10-12 palmitinasit ve az miktarda da palmitinolasit, myristinasit, stearinasit, ve gama-linolenasit
2) Eter yağ türevleri % 0,5-1,5 arasında olup buda nigellon semohiprepinon (veya kısaca nigellon), thymohydrochinon, p-cymen, alfa-pinen, beta-pinen, sabinen, limonen, 1,8-cineol, alfa-terpinen, artemisiaketon, sabinenhidrat, linalool, borneol, karvon, thymol, karvakrol, beta- thujon, ve bornylasetat
3) Vitaminlerden; beta-karotin (provitamin A), biotin (vitamin H), folasidi, B1, B2, B6, C ve vitaminleri
Minerallerden; magnezyum, selen, çinko
Ayrıca % 21 protein, %38, karbonhidrat, taninler, saponinler’den
melathin ve acı maddelerden nigellin içerir.
Araştırmalar;
1) Münih kronik hastalıklar ve immunoloji üzerine yeni tedavi yöntemlerini araştırmalar enstitusü (Münchener Istitut zur Erforschung neuer Therapie verfahren, chronischer Krankheiten und İmmunologie) baharnezlesi, nörodermatoz (allerjik ekzem, besinallejisinin neden olduğu ekzem) allerjik astım, kaşıntı, bronşitli astım, kramplı bronşit ve sık sık enfeksiyona yakalanma gibi rahatsızlıkları olan 600 hasta üzerinde çörek ile 3 ay süren tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemesinden önce yapılan testlerde hastalardan % 97’sinde allerjiye sebep olan immunanormalikleri gözlenmiş ve tedavi süresi sonunda bu anormaliklerin hastalardan % 85’inde normalleştiği tesbitedilmiştir ve tedaviye 6 ay devameden Hastalardan % 89’unun durumunun iyileştiği tesbit edilmiştir. (NH.10.96.608 ve Nhp 3.95 342)
2) 15 Kasım2001’de İsviçrenin Baden şehrinde yapılan 16. İsviçre Tabip odaları Fitpoterapi (Bitkiseltedavi) konferansında (16. Tagung der schweizerischen medizinischen Gesellschaft für Phytotherapie) allerjik deri iltihaplanmasına (Nörodermatoz, yani besin alerjisi nedeniyle ortaya çıkan alejik egzema) karşı çörek yağ türevlerinden thymochinon lökotrinlerin ve thromboxanların salgılanmasını frenlediği nigellonun’da histaminin salgılanmasını frenlediğini ve alerjiyi önlediğini beyanetmişlerdir. (ZP. 1.02.29)
3) Hindistanda 1993’yapılan bir araştırmada çöreğin birleşimindeki nigellon’un histamin salgılanmasını azaltığı (frenlediği) ve böylece antihistaminika gibi etkilediği tesbit edilmiştir.(Sch.H.62)
4) Ankara Üni. Ecz. Fa. 1985’de yaptığı araşırmalarda çörek eter yağının birleşimindeki thymochinon’un (aynı Nigellon gibi) bronşları genişletiği ve böylece astımı önlediği ve aynı antihistaminikalar daki gibi etki etiğini tesbit etmişlerdir. (Age 62)
5) Erzurum Universitesi Ziraatfakultesi 1989’da yaptığı araştırmalarda çörek yağını antibakteriel (antibiotik) ve antimikozit (mantar yok edici) özeliklerde olduğu ve bununda birleşimindeki thymochinon’dan kaynaklandığı tespit edilmiştir. (Age 62)
6) Münih Walter Strau Estitusü Prof. Dr. Olaf Adam ve ekibi et ve etmamüllerinin eklem kıkırdaklarındaki arachindonasit oranını artırdığını PH değerinin 7,4 de 6,2 düşerek asitleştirdiğini böylece asitli ortamında eklem ve eklemkıkırdaklarına zarar verdiği tesbit edilmişdir.
Böylece et ve etmamüleri beslenenlerde artirit (Eklem ililtihaplanması) ve eklem yıpranması (Artroz) hasıl olduğunun tespit etmişlerdir. (GM. 2.95.41) Çaresi çörek çayı veya yağı içmek veya hutta Şeytan pençesi kökü (Türkiyede bu bitkiyi bulamazsınız).

Tesir şekli: Antibakteriel (antibiotiker), antimikozit (mantarları yokedici), iltihapları önleyici, bronşları ve damarları genişletici, idrar söktürücü, mideyi kuvvetlendirici ve koruyucu, kanı temizleyici ve şekeri düşürücü özeliklere sahiptir.
Kullanılması;
a) Araştırmalara göre çörek tohumu yağı ekstresi veya kapsülü başta her türlü alerji rahatsızlıklardan; nörodermatis (alerjik ekzema = atopik ekzema = besin alerjisinin sebep olduğu sulu, kabarcıklı, kızarık ve kaşıntılı deri hastalıkları), bahar nezlesi (polinosis) alerjik astım, alerjik kaşıntı, spastik (kramplı) bronşit, bronşitli astım, nefes darlığı, öksürük, immun zafiyeti (bağışıklık sistem zafiyeti), kanser, sık sık enfeksiyona yakalanma ve adet öncesi rahatsızlıklara (PMS) karşı kullanılır. Ayrıca Çörek kortizon (antihistaminik) ve antibiyotik (penisilin v.b) gibi kullanılabilir ve yan tesiri de yoktur.
b) Dr.P.Schleicher, Dr. Muhammed Saleh, Josef. Neumeyer ve Sylvia Leutjohann gibi Çörek otu üzerine kitap yazan yazarların kendi gözlemlerine göre aşağıdaki rahatsızlıklara karşı kullanılır. Başta her türlü alerji, bronşitli astım, bronşit, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, depresyon, hiperaktivite, grip, hormon bozuklukları, adet öncesi rahatsızlıklar, iktidarsızlık, kronik yorgunluk, konsantrasyon zafiyeti, karın ağrısı, her türlü enfeksiyon, mantar hastalıkları, metabolizma yetersizliği, vücuttaki artık ve yabancı maddeler, romatizma, şiş¬kinlik, dermansızlık, halsizlik, güçsüzlük, baş ağrısı, migren, üreme organlarındaki iltihap, şişme ve ağrıları genel olarak İmmün zafiyeti, akbne ve sivilceye karşı ve de spor, iş, ev ve kaza sonucu yara-lanmaların hemen iyileşmesi için kullanılır.
c) Bana göre; her türlü alerjik rahatsızlık, astım, bronşit, sindirim rahatsızlıkları (keten daha etkili), sivilce, akne, çıban, depresyon, hiperaktivite, İmmün zafiyeti, baş ağrısı, migren, adet öncesi ve adet sırasındaki anormalliklere karşı kullanılır. Ayrıca (tabi bu herkes için geçerli) Çörek çayı içtiklerinde güçleri en az birkaç katı artar ve dermansızlık, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik gibi durumlar yok olur ve güçlerine güç katarlar ve dinçleşirler. Kazalardan (spor, ev, iş ve oyun kazaları) sonra oluşan morarma, ezilme, burkulma gibi rahatsızlıkları da kısa sürede iyileştirir. Daha önceden mevcut olan kronik rahatsızlıklarda yok olur.
Açıklama:
1) Pankreas Amilaz, Lipaz, Tripsin ve Chymotripsin gibi enzimler sal¬gılar, amilaz nişastayı dextrin ve maltoza, lipaz yağları yağ asitleri ve gliserole, tripsin proteini aminoasitlere ve de cyhmotripsin proteinleri aminoasitlere parçalayarak ayırır. Böylece nişasta (Polisakkaritler) protein ve yağlar parçalanarak absorbe edilecek hale gelir. Şayet pankreas tahrip olmuş ve yeterince enzim salgılayamıyorsa ince ba-ğırsaklarda parçalanamayan protein ve yağlar kalın bağırsaklardaki bakteriler tarafından parçalanır ki buradaki yanlış parçalanma neti-cesinde proteinler aminoasitlere değil biogen aminlere (Histamin..) ortaya çıkar. Normal olarak böbrek üstü bezleri yeterince histamin üretir. Enzim yetersizliği nedeni ile bağırsaklarda oluşan fazladan histamin ise damarları, bronşları büzer ve besin alerjisi ortaya çıkar. Pankreas ayrıca NaHCO3 (Sodyumhidrogen bikarbonat) salgılar ve bu mide asidini nötrleştirerek (HCl+NaHCO3NaCl+CO2+H2O) ince bağırsaklardaki sindirimi kolaylaştırır. Pankreas rahatsızlıklarının belirtileri; tıkanma, şişkinlik ve karın ağrısı (kolik) gibi rahatsızlıklarla kendini belli eder ve bu da çoğu kez bağırsak rahatsızlığı zannedilerek yanlış anlaşılır. Şayet hayvansal besin maddeleri yiyince, çay, kahve ve alkol içince kişi aşırı duyarlılık gösterip rahatsız oluyorsa bu pankreas zafiyetine işarettir. Bu durumun devam etmesi bağırsak-larında rahatsızlanmasına neden olur. (Nhp.2.02.160) pankreas zafiyeti nedeni ile ince bağırsakta sindirim anormallikleri olur ve bu da bağırsaklarda histamin oluşmasına neden olur ve bu nedenle ortaya çıkan alerjiye karşı antihistaminik yazmak yanlıştır. Oysa Çörek eterik yağının bileşimindeki Nigellon aynı kortizon (antihistaminik) gibi etki eder ve histamin salgısını azaltır. Böylece kortizon gibi yan tesiri çok yüksek olan bir kimyasal ilaca gerek kalmaz. Bu özelliği ile Çörek hem Hodan’dan hem de Işıldak’tan üstündür. Uzun süre kortizon almak zorunda kalan hastalarda cam kemik (Glasknochen) oluşur ve en ufak zorlamada kemikleri kırılır. (Örn: Ecevit) Hafızasını, berrak düşünme ve muhakeme edebilme kabiliyetini yitirir. (Örn: Ecevit).
2) Alerjinin oluşmasının bir diğer faktörü de w-6-yağ asitlerinin (Linolasit, α-Linolenasit, Arachidonasit) Prostaglandin E1 ve E2’ye dönüşmemesidir. Çünkü dönüşümü sağlayan enzimler (∆6-Desaturaze, Elangaze ∆5-Desaturaze ve Cyclooxygenoze) ya yetersizdir ya da eksiktir. Şayet Prostaglandin E, ve E2 (PG E1 ve E2) oluşmaz ise Leukotrin oluşur, bu da damarları büzer, bronşları büzer ve iltihapları azdırır. Nöroderatikler (alerjik ekzamalılar) kanda yüksek oranda İmmünglobulin E (İgE) ve az miktarda Kontrol-T-Hücresi (Suppressos-T-Hücresi) içerdiği tespit edilmiştir.
Kontrol-T-Hücreleri B-Hücrelerini uyararak Makrofaj (bakterileri ve virüsleri yutarak parçalar ve zararsız hale getirir ve de İgE salgılanmasını frenler. PGE1 iltihaplanma ve alerjiye sebep olan T-lökositlerin ve B-Hücrelerinin saldırgan olmalarını ve aşırı İgE üretmelerini önler. PGE2 damarları genişletir (vazodilatasyon), bronşları genişletir (bronkodilatasyon), kanı temizler, idrar artırır (diüretik) ve mideyi korur. (ZP.6.95.340 ve Nhp.3.95.342)
3) Peygamber Efendimizin (s.a.v) çörek için “ölüm hariç her türlü hastalığı önler” buyurmuşlardır. Bu nedenle Türkler çöreğe çok değer vermişler ve başta çorbalara, pastalar, ekmeklere ve sulu yemeklere katmışlar ve yağını içmişlerdir. Almanlar Türklere Kümmel Türk (Kümmel=kimyon, Schwarzkümmel=Çörek otu) derler. Bu da Türklerin eskiden oldukça çok baharat kullandıklarına işarettir. Bugün ise Türkler bu güzel ve şifalı bitkiyi hemen hemen unutmuşlar. Amerikalılar ve Avrupalılar ise çok yaygın olarak kullanmaktadırlar.
5) Bilindiği gibi Çinko 30 enzimin ve bazı vitamin (Provitamin A) ve hormonların oluşmasında veya hücrelerin taşınmasında ana görev üstlenir. Çinko 300 enzimin oluşmasında katalizör görevi görür. Şayet kişide çinko yetersizliği söz konusu ise o zaman enzim yetersizliği de olur. Enzim yetersizliği ise yağ, protein ve karbonhidratların yeterince işlenememesi demektir ve böylece bağırsaklarda istenmeyen oluşumlar ortaya çıkar. Çinko çörekte vardır fakat belli bir süre hapını almak daha uygundur.
6) Tarihte aynı anda 5 imparatorluk (Osmanlı, Babür, Safevi, Altın Orda ve Türkistan) kuran ve dünyanın yarıdan fazlasını yöneten bir millet, nedir bu milleti böyle büyük yapan? İnancı ve inancına uygun yaşamasıdır. Kur’an’a ve sünnete saygı gösterdiğimiz devirlerde dünyanın hükümranı, bu saygıyı gösteremediğimiz zamanda başka ülkelerde çalışmak zorunda kalmışızdır. Şayet gerçek Efendisine bir insan saygı göstermezse başka efendiler (şeyhler, ağalar, şeytanlar, parti bakanlar vb.) bulunur.
7) İnsan vücudunda artık maddeler (protein ve yağlar) ve yabancı maddeler (bakteriler, virüsler, mantarlar ve kimyasal maddeler) belli noktalarda yoğunlaşarak çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına neden olurlar. Vücudumuzda bakteriler, virüsler ve mantarlar belli noktalarda yoğunlaşarak ocaklar oluştururlar. Bunların başında;
a) Çürük veya iltihaplı dişler ve özellikle de kökleri
b) Lenf bezleri; bademcik, koltukaltı, boyun ve kasık bezeleri gibi
c) Burun ve alın boşluğunda (sinüs) yoğunlaşırlar. Ocak kendinden çok uzaktaki noktalarda (kalp, beyin, mide, kalça, diz kapağı, ayak vb.) rahatsızlıklara neden olur. (NHP.1.02.55)
Çayı:
İki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 200-300 ml kaynar su ilave edilir ve 30-40 dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Çörek tohumlarının içerdiği eter yağları nedeniyle termosta demlemek daha doğrudur. Çörek tohumlarından 1-3 yemek kaşığı termosa konur. Üzerine 1 lt kaynar su ilave edilerek 15-20 dk dinlenmeye bıraktıktan sonra bir bardak ve geri kalanı da gün boyu içilir. Çöreğin birleşimindeki eter yağı türevleri 5-10 dk’da deme geçerken doymamış yağların deme geçmesi 2-3 saati bulabilir. Çay içtikten sonra geride kalan tohumları yenilebilir. Tohumların karabiber değirmeni ile çekildikten (öğütüldükten) sonra demlenmesi daha uygundur.
Çay Harmanları;
İktidarsızlık çayı;
>20 gr Ginseng kökü
>20 gr Çakşır kökü
>20 gr Eğri kökü
>40 gr Çörek tohumu
İmmün çayı;
>40 gr Çörek tohumu
>25 gr Ginseng kökü
>30 gr Sinirli ot ,
>5 gr Şekerci otu kökü
Grip çayı;
>40 gr Çörek otu tohumu
>15 gr Mürver çiçeği
>15 gr Ihlamur çiçeği
>15 gr Zencefil kökü
>15 gr grip otu
Grip ve ateşli enfeksiyon çayı;
>35 gr Çörek tohumu
>15 gr Mürver çiçeği
>15 gr Ihlamur çiçeği
>15 gr Söğüt kabuğu
>15 gr Grip otu
>5 gr Şekerci otu
İltihaplı, kramplı ve hassas gastrit çayı;
>20 gr Meyan kökü
>20 gr Papatya çiçeği
>20 gr Oğul otu yaprağı
>20 gr Nane yaprağı
>20 gr Çörek tohumu
İltihaplı kramplı ve hassas gastrit çayı;
>20 gr Hatmi kökü
>20 gr Papatya çiçeği
>20 gr Kaz otu
>30 gr Çörek tohumu
>10 gr Ebe gömeci çiçeği
Çörek macunu:
İki yemek kaşığı bal (süzme bal) bir kaba konur ve bu kap içi sıcak suyla dolu olan kapta erimesi beklenir. Buna bir diş ezilmiş sarımsak ve bir kahve kaşığı öğütülmüş çörek tohumu katılır ve sabahları aç karnına yenir. Bu macun her gün yeniden hazırlanır ve de takriben 3-4 hafta devam edilir.
Çörek sütü:
200 ml süt kaynatılır ve buna bir yemek kaşığı çörek yağı bir yemek kaşığı bal ilave edilerek karıştırıldıktan sonra içilir. Çörek sütüne 3-4 hafta devam edilir.
Çörek içeceği:
100 ml sirkeye 50 gr öğütülmüş Çörek tohumu ilave edilir ve kaynatılırken 50 ml Çörek yağı ilave edilir ve de soğumaya bırakılır. Bu içecekten günde 3×1 yemek kaşığı 3-4 hafta süreyle alınır.
Çörek yağı:
Çörek tohumları sıkıldıktan sonra elde edilen yağ natürel ilaç ve ev ilaçları yapımında kullanılır. Çörek yağından günde 3-4 defa ½ kahve kaşığı 3-6 ay süreyle yemek esnasında alınır.
Çörek kremi:
100 ml sirke ısıtılır ve 50 gr öğütülmüş Çörek tohumu ilave edilir. Kaynatıldıktan sonra 50 gr Nişasta (toz şeklinde) ilave edilerek karıştırılır, süzülür ve soğumaya bırakılır ve de buzdolabında muhafaza edilir. Bu krem haricen deri rahatsızlıklarına karşı kullanılır.
Çörek meyve suyu:
100ml sirke (kaliteli) kısa süre 50 C˚ ısıtılır.50 gr öğütülmüş Çörek tohumu ilave edilir ve sonra buna 50 ml Çörek yağı ilave edilir ve de soğumaya bırakıldıktan sonra buzdolabında muhafaza edilir. Yemeklerden önce bir yemek kaşığı günde 3 defa alınır.
Çörek ekstresi:
Çörek tohumu öğütüldükten sonra Etanol ve su karışımı ile ekstraksiyonu yapılır ve ekstresi elde edilir.
Homeopati’de:
Çörek tohumundan 20 gr’ı karabiber değirmeni ile öğütüldükten sonra bir şişeye konur ve üzerine 80 ml %70’lik Alkol ilave edilir. Güneş ışığı görmeyen bir yerde 4-6 hafta bekletildikten sonra süzülerek Homeopati’de < > ismi ile anılan tentür elde edilir.
Yan tesirleri:
Bilinen bir yan tesiri yoktur.
B) Şam Çörek otu, Damaskus Schusarzkümmel, Nigella damascena
Yaprakları yukarıdakilerden farklı olarak ince iplik şeklinde, oldukça çok yan yapraklardan meydana gelir. Çiçeklerinin taç yaprakları açık mavi veya mavimsi renktedir. Meyve kapsülleri küre şeklinde ve beş bölük-lüdür. Tohumları grimsi esmer renklidir ve alkaloitlerden Damascenin ve Damascinin içerir. Bu nedenle hafif zehirlidir ve de şifa maksadı ile kullanılamaz.
C) Mor Çörek otu, Spanische schwarzkümmel, Nigella hispanica
Bu türün çiçekleri morumsu renkte olması nedeni ile Mor Çörek otu veya İspanya’da yetiştirilmesi nedeni ile İspanya Çörek otu diye anılır. Tohumları şifa maksadı ile kullanılmaz.

Costus (saussurea costus) Asteraceae / Compositae familyasında çok yıllık otsu bir bitkidir. Kullanılan costus bitkisinin kısımları kök ve yağdır. Costus yağı, kökten damıtılmış, ekstre edilmiş yağdır. Maliyet yağının hayvanlarda bronkospazmı ve düşük kan basıncını önlediği bildirilmiştir.


Costus yağı aşağıdakiler için oral olarak kullanılır:


  1. Astım
  2. Öksürük
  3. Dizanteri
  4. Kolera
  5. Bir tonik olarak
  6. Gastrik uyarıcı
  7. antiflatulen
  8. Nematod enfeksiyonları için costus kökü oral olarak kullanılır. Costus yağı, yiyecek ve içeceklerde lezzet verici bir bileşen olarak kullanılır.


Olarak da bilinir:   Auckland Costus, Aucklandia Lappa, Costus Petrol, Costus Kök, Huile de Costus, Kushtha, Kuth, Mokko, Mu Xiang, Racine de Costus, Radix Aucklandiae, Saussureae Radix, Yun Mu Xiang

Hastalıklar ve Koşullar
Aşağıdakilerin maliyetinin etkinliği hakkında yeterli güvenilir bilgi bulunmamaktadır:

Astım
Öksürük
Dizanteri
Kolera
Bir tonik olarak
Gastrik uyarıcı
antiflatulen
Nematod enfeksiyonları

Dikkat edilmesi gereken hususlar
Gıda miktarında oral olarak tüketildiğinde maliyet olasıdır. Costus, Amerika Birleşik Devletleri'nde Genel Olarak Güvenli Olarak Tanınan (GRAS) bir statüye ulaştı.

Malus kökünde yaygın olan aristolokiik asitle kontamine olmuş maliyetli ürünleri ağız yoluyla almak güvenli değildir. Aristoklorik asit kanserojen ve nefrotoksik olarak kabul edilir. FDA'ya göre, aristoloik asit içeren tüm ürünler kullanım için güvenli değildir. Sadece aristolokiik asit içermediği doğrulanmış olan costus ürünlerini kullanmak güvenlidir.

Hamileler ve emziren kadınlar üzerindeki maliyet ürünlerinin güvenliği konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Çocuklar bir doktorun gözetiminde maliyet tüketebilirler.

Malın olası yan etkileri şunlardır:

  • Azaltılmış glikoz
  • Azaltılmış tansiyon
  • Bedensel yağa karşı cilt hassasiyeti
  • Kan pıhtılaşmasının önlenmesi
  • İlaç Etkileşimleri
  • Maliyet için bilinen ilaç etkileşimleri yoktur.


Ek ve Gıda Etkileşimleri
Maliyet için bilinen ek, bitki veya gıda etkileşimi yoktur.

Dozaj
Herhangi bir ekin doğru dozu, yaşınız, cinsiyetiniz, sağlık durumunuz, DNA'nız ve DNA'nız dahil birçok faktörün kapsamlı bir analizini gerektirir.yaşam tarzı.

Gastrit için önerilen doz, iki saat içinde mideye perfüze edilen bir yirmi gram Saussurea lappa kaynatmadır.
Bronşiyal astım için önerilen doz, toplam günlük doz olan on ila yirmi miligramlık bir doz sağlamak için beş miligram Saussurea lappa alkaloididir. Saussurea lappa alkaloidlerinin bire o kadar miligramını sağlayan subkutanöz enjeksiyonlar da, bronşiyal astım üzerinde sınırlı etkilere sahip olarak verilmiştir.
Bağırsak parazitleri için, çocukların bir kilogram S. lappa (veya eşdeğeri metanolik özü) başına tek bir doz otuz, kırk veya elli miligram almaları önerilir.
Gıdalar
Costus yağı, yiyecek ve içeceklerde lezzet verici bir bileşen olarak kullanılır.

Son günlerde oldukça popüler olan ve nerede ise hiç orjinaline rastlamadığımız moringa çayı adı altınta içinde bağrısakları çalıştıran bitkilerin olduğu çayların piyasaya sürüldüğü ve internet ve instagram reklamları ile şişirilen bu ürün gerçekten zayıflatırmı ? Hep beraber ineceleyelim

Bu bağlamda getireceğimiz eleştiriler bitki ile alakalı değildir belirtmek isterim. Sistem size her iki haftada bir zayıflama vaadi ile aynı içeriği farklı kutularda lanse etmektedir. Bu durum son zamanlarda tv ekranlarında ve internet reklamları aracılığı ile sonuna kadar sömürülmekte olup içinde bulunduğumuz şifalı bitkiler sektörüde ciddi oranda zarar görmektedir. Bir çok rahatsızlık ve sağlık sorunu ile beraber Zayıflama ve diyet yardımcılığı konusunda şifalı bitkiler faidelerine sonuna kadar inananlardanım yaptığım tüm araştırmalarda bunu ispat etmekte. Bahsetmeye çalıştığım konu piyasaya sürülen her ürünün süper bitki ve her derdin devası olarak tanıtılması ve halkımızın her seferinde yapılan popülasyonlarla kandırılmasıdır. Anlatılan veya tanıtılan bitkiden muhakkak büyük oranda ve bazı rahatsızlıklar için fayda görülmekle beraber alakası olmayan konu başlıkları ve fayda türleride sadece müşteri tabanını ve sayısını artırmak için ziktredlmekte ve ilgilenenler yanlış yönlendirilmektedir. Bu yazımızda A dan Z ye bilimsel ve kültürel kanıtlar ile moringayı inceleyeceğiz okuduktan sonra Siz karar verin moringa çayı zayıflatırmı zayıflatmaz mı



Genel Bakış Bilgisi

Moringa Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Afganistan'ın Himalaya bölgelerine özgü bir bitkidir. Ayrıca tropik bölgelerde yetiştirilmektedir. Yaprak, kabuk, çiçek, meyve, tohum ve kök ilaç yapmak için kullanılır. 

Moringa “yorgun kan ” ( anemi ) için kullanılır; artrit ve diğer eklem ağrısı(romatizma); astım ; kanser ; kabızlık ; diyabet ; ishal ; epilepsi ; mide ağrısı ; mideve bağırsak ülserleri; bağırsak spazmları; baş ağrısı; kalp problemleri; yüksek tansiyonböbrek taşı ; sıvı tutma; tiroid bozuklukları ; ve bakteriyel, fungal, viral ve paraziter enfeksiyonlar için dünya genelinde kullanılmaktadır. 

Moringa ayrıca şişliği azaltmak, cinsel dürtüleri (afrodizyak olarak) arttırmak, hamileliği önlemek , bağışıklık sistemini güçlendirmek ve anne sütü üretimini arttırmak için de kullanılır Bazı insanlar bunu besin takviyesi veya tonik olarakta kullanmaktadırlar . 

Moringa ağacı kökü
Moringa bazen deriye direkt olarak bir mikrop öldürücü veya kurutma maddesi (büzücü) olarak uygulanır. Ayrıca, enfeksiyon (apse), seboreik dermatit, kepek, dişeti hastalığı ( diş eti iltihabı ), yılan derisi, siğil ve yaraların tedavisinde de  topikal olarak kullanılır .

Moringa tohumlarından elde edilen yağlar gıdalarda, parfüm ve saç bakım ürünlerinde ve makine yağı olarak kullanılır. Saç bakımı konusunda tecrübe ettim ve faydasını gördüğümü söyleyebilirim


Moringa, dünyanın bazı bölgelerinde önemli bir besin kaynağıdır. Ucuz ve kolay bir şekilde yetiştirilebildiğinden ve yaprakları kurutulduğunda çok miktarda vitamin ve mineral tuttuğundan, Hindistan ve Afrika'da yetersiz beslenme ile mücadele için beslenme programlarında moringa kullanılır. Olgunlaşmamış yeşil baklalar (drumsticks) yeşil fasulye ile benzer şekilde hazırlanırken, tohumlar daha olgun baklalardan çıkarılır ve bezelye gibi pişirilir veya fındık gibi kavrulur. Yapraklar pişirilir ve ıspanak gibi kullanılır ve ayrıca bir baharat olarak kullanılmak üzere kurutulur ve toz haline getirilir. 
Moringa yaprakları
Burda kısaca anlatmaya çalıştığımız şey moringa yapraklarının tozunun gıda olarak tüketildiğidir herhangi bir çay formu bitkiden faydalanmamızı sağlamaz. Nene mi? Eğer protein bakımından zengin olduğu için tüketeceksek spor yaparken vücut bu proteinlerden kas yapsın isteriz ve bu durum tozun direk tüketilmesini gerektirmektedir. çünkü bitki içeriğindeki protein yapısı suda çözülüp çayımızın içine geçmez. 
Moringa baklaları (tohumları)



Eğer vitamin bakımından zengin olduğu için tüketeceksek b viyamin grubu ısıya dayanıllı değildir. suda çözülür lakin sıcak su tüm değerleri nerede ise öldürür ADEK vitaminleri ise yağda çözülür suya geçmez. yani yemek yaparken yağa veya yağ ile birlikte veya yemeğin üzerine serperek  kullanmanız gerekmektedir. O nasıl çalışır?
  • Astım. yapılan bir ön çalışmada, üç hafta boyunca günde iki kez 3 gram moringanın alınması, astım semptomlarını ve yetişkinlerde astım ataklarının şiddetini azaltmıştır.
  • Artan anne sütü üretimi. Ön kanıtlar, doğumdan sonra günde iki kez 250 mg spesifik bir moringa takviyesi (Natalac) alınmasının anne sütü üretimini artırdığını düşündürmektedir.
  • “Yorgun kan” (anemi).
  • Artrit.
  • Kanser.
  • Kabızlık.
  • Doğum kontrolü.
  • Diyabet.
  • İshal.
  • Epilepsi.
  • Mide ağrısı (gastrit).
  • Mide ve bağırsak ülserleri.
  • Baş ağrısı.
  • Kalp sorunları.
  • Yüksek tansiyon.
  • Böbrek taşı.
  • Şişme (iltihap).
  • Tiroid bozuklukları.
  • Enfeksiyonlar.
  • Bir besin takviyesi olarak.
  • Uyarıcı bağışıklık.
  • Cinsel gücü artırmak.
  • Diğer durumlar.
  • Seboreik dermatit.
  • Kepek.
  • Siğiller.
  • Cilt enfeksiyonları.
  • Yılan ısırıkları.
  • Diş eti hastalığı (diş eti iltihabı).
  • Diğer durumlar.

Yan Etkileri ve Güvenlik
Bu miktarın dışında kullanıldığında moringanın güvenli olup olmadığını bilmek için yeterli bilgi yoktur.


Özel Önlemler ve Uyarılar:
Moringa bazen anne sütü üretimini arttırmak için kullanılır. Bazı araştırmalar bunun olabileceğini akla getirmektedir, 

MORINGA'YI NE ZAMAN ALMALIYIM?

Moringa proteinler, vitaminler ve mineraller içerir. Bir antioksidan olarak , hücreleri hasara karşı korumaya yardımcı olur.

CİLT UYGULAMASI
Bu kullanımlar için moringayı değerlendirmek için daha fazla kanıt gereklidir.
Moringa, ağızdan alındığında ve uygun şekilde kullanıldığında OLASI BİR YAN ETKİSİ YOKTUR VE GÜVENLİDİR. Yapraklar, meyveler ve tohumlar yiyecek olarak yenildiğinde güvenli kabul edilmekle birlikte, kök ve ekstreleri yemekten kaçınmak gerekmektedir. Bitkinin bu kısımları, felce ve ölüme neden olabilecek zehirli bir madde içerebilir. Moringa, 3 haftaya kadar günde 6 gram'a kadar olan dozlarda güvenle kullanılmıştır. 

Hamilelik ve emzirme : EğerHamileyseniz birçok şey güvenli kabul edilmez hatta bazı meyveler bile bu durumda moringa kökü, kabuğu veya moringa çiçekleri kullanmak zararlıdır. Kök, kabuk ve çiçeklerdeki kimyasallar uterusun kontraksiyonunu yapabilir ve bu da bir düşükle sonuçlanabilir . Hamilelik sırasında moringanın diğer bölümlerini kullanmanın güvenliği hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Güvenli tarafta kalın ve kullanımından kaçının. 


Ek olarak bitkinin en çok kullanılan kısmı, ağacın adını "baget ağacı" olarak veren uzun, baget benzeri bakla şeklindeki tohumlardır. Tohumlar çiğ olarak yenebilir, ilk olarak tatlı bir tadır vardır ve çiğnedikçe acılaşır ve kendi başına bir dizi besinsel faydaya sahiptir ve güçlü detoksifiye edici özellikler atfedilir. Afrikada ve hindistanda moringa baklaları kuyu sularını temizlemek için kuyunun içine atılmaktadır.  Tohumlar, preslenerek elde edilebilen yüksek kaliteli yağ (ben-yağ) nedeniyle çok popülerdir. Bu yağ tamamen kendi kokusuna sahiptir ve asla katılaşmaz ve pütürleşmez. Bu özelliğinden dolayı, parfüm üretiminde ve mekanik saatler gibi ince makinelerin yağlanmasında son derece verimli bir şekilde kullanılır.  moringa yağı bugünlerde yeni kullanımlar için yeniden keşfedildi. Birçok vitamin (E vitamini dahil) ve antioksidanlar nedeniyle hipoalerjenik cilt ve saç bakım ürünü ve masaj yağı olarak oldukça popülerdir. Hafif tadı, özellikle salata sosu yapmak için yemek pişirmek için çok popüler hale getirmiştir.
Kullanılabilecek Moringa oleifera bitkisinin diğer bir kısmı yapraklardır. Yapraklar  tohumlar kadar besin bakımından zengin olmasalar da, hala çeşitli besinler içerirler. 

Tüm bu bilgilerin ışığında 
Aşağıdaki talimatlar, kendi geçmiş deneyimlerimize dayanarak sadece önerilerdir. Deneyimleriniz farklılık gösterebilir. Her beden farklı olduğu için, en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğinizi görmek için Moringa'nın alımını denemenizi öneririz.
Moringa, uzun vadede büyük ölçüde önleyici olan geniş bir sağlık yararına sahiptir. Bununla birlikte, aldığımız zamana bağlı olarak farklı şekilde deneyimlenen farklı kısa ve orta vadeli etkileri de tanımlamıştır.
1.) Sabah Moringa'yı almak:
Çoğu insan sabahları Moringa'yı uzun ömürlü bir enerji artışı sağlamak için tercih eder. Hatta bazıları, Moringa'nın onlara daha açık bir zihin verdiğini ve odaklanmasına yardımcı olduğunu söylüyor.
2.) Öğle yemeği ile Moringa almak:
Bazı insanlar sabahları enerji ile ilgili problemleri olmadığını, ancak enerjilerini öğle yemeğine daldıklarını hissederler. Bu insanlar için öğle yemeğinde Moringa'yı almanızı öneririz.
3.) Akşam yemeği ile Moringa'yı almak:
Bazı insanlar akşam Moringa'yı almayı tercih ediyor. Bu, güzel ve dinlendirici bir uykuya kavuşmanıza ve bir sonraki yenilemeye yardımcı olur. Bu, programımızın yalnızca uyku için sınırlı süreye izin vermesi durumunda özellikle yararlıdır. Akşam Moringa almak da sindirim sorunları ile yardımcı olabilir.
4.) Her şeyle Moringa'yı almak:
Moringa'yı almanın harika bir yolu, yediğiniz her yemeğe bir tutam eklemek. Bunu yapmanın en basit yolu, bir miktar Moringa tozunu bir biber sallayıcısına koymak ve her yemeğe küçük bir serpin eklemek.
5.) Sporadik kullanıcı için Moringa:
Bazı insanlar Moringa'yı günlük olarak almazlar, bunun yerine ihtiyaç duyduklarında hissederler.
Moringa'yı almaya başlamak için iyi bir zaman, soğuktan muzdarip olduğunuzda veya soğuk algınlığınız olduğunda. Moringa'nın eşsiz Vitaminler ve anti-inflamatuar bileşikler bileşimi, soğuk algınlığı ve daha küçük hastalıklara karşı çok etkili bir çözümdür. Ancak Moringa bir ilaç değildir, bu yüzden daha ciddi sorunlar için bir doktora başvurunuz.
Ayrıca, Moringa'nın egzersizden önce veya sonra (özellikle dayanıklılık sporcuları için) kullanılmasını da öneririz. Moringa'nın yüksek protein, mineral ve antioksidan içeriği, kas gelişimini desteklemenin yanı sıra, ağrılı kasların ve krampların önlenmesinde ve iyileştirilmesinde oldukça etkilidir.
öğütülmüş moringa

DOĞRU KALITEYI MI ALIYORSUN ?

Moringa'nın işlenmesinde daha fazla özen gösterildiğinden, daha az besin kaybedilecek ve tozunuz ne kadar güçlü olacaktır. Yüksek kaliteli bir ürün elde edip etmediğinizi görmenin kolay bir yolu, Moringa'nızın rengini değerlendirmektir. Afrika gibi parlak, yeşil bir renkse! Moringa, yüksek kalitede. Moringa'nız kahverengimsi bir renge sahipse, kalite çok yüksek değildir.

ivythemes

{facebook#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {twitter#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {google-plus#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {pinterest#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {youtube#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {instagram#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget