üst banner(728x90)

Bakterilerin antibiyotiklere karşı dirençli hale gelmesi nedeniyle tıp dünyası uzun süredir endişe içinde. ABD'nin önemli yayın organlarından Newsweek dergisi, tıp dünyasında büyük bir antibiyotik paniği yaşandığını, bakterilerin bu ilaçlara karşı dirençli hale geldiğini duyurdu. Doktorların çok basit hastalıklara da antibiyotik tedavisi uygulaması tıp dünyasında büyük bir hata olarak kabul ediliyor.

Antibiyotiklerin iki çeşidi vardır; biyosidal, mikroorganizmaları öldüren antibiyotikler ve biyostatik, mikroorganizmaların büyümesini ve çoğalmasını (üremesini) önleyen antibiyotikler. Her ne kadar "sadece" mikroorganizmaların (çoğunlukla bakteriler, ve bazı fungi) ürettiklerine "antibiyotik" tanımı verilebilse de, bugün "antibiyotik" terimi patojenlere zarar veren her türlü kimyasal için kullanılmaya başlanmıştır. Bu yüzden, mikroorganizmalar, hayvanlar ve bitkiler tarafından doğal olarak üretilen bu tür kimyasallara "antibiyotik" demekteyiz. Aynı zamanda, doğal olarak üretilen birçok antibiyotik madde suni yollardan daha etkili olmaları için modifiye edilmektedir. Örnek vermek gerekirse, doğal olarak üretilen penisilinler bugün kimyasal olarak modifiye edilerek daha etkili olmaları sağlanıyor. Bir başka örnekte, kloramfenikol isimli antibiyotiktir. Eskiden tamamiyle doğal yollardan elde edilen bu antibiyotik bugün tamamiyle sentetiktir.


Newsweek, bundan 3 yıl önce yayınladığı haberde tıp dünyasında büyük bir antibiyotik paniği yaşandığını,
bakterilerin giderek artan bir şekilde bu ilaçlara karşı dirençli hale gelmesinden endişe edildiğini yazmıştı. Aradan geçen 3 yılın ardından aynı dergi, dünkü sayısında bu korkunun gerçek olduğunu ilan etti. Dergiye konuşan George WashingtonÜniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr Lance Prince, “Kamu sağlığına yönelik tarihte karşı karşıya olunan en büyük tehditlerden biri” diyerek “Daha önce antibiyotikle rahatlıkla tedavi edebildiğimiz küçük enfeksiyonları tedavi edemeyecek hale geldik” ifadesini kullandı.


BİRÇOK HASTA ANTİBİYOTİKLE TEDAVİ EDİLEMİYOR

Stanford Üniversitesi’nden David Relman da, “Pratisyen doktorlara, ‘içinizde son dönemde antibiyotikle tedavi edemediğiniz enfeksiyonla karşılaşan var mı?’ diye sorduğumda çoğu el kaldırdı” diye konuştu. Antibiyotiklere karşı dayanıklı bakterilerin ortaya çıkışında en önemli sorumlu bilinçsiz anitbiyotik kullanımı olarak gösteriliyor.

"ÇOK KÜÇÜK RAHATSIZLIKLAR İÇİN ANTİBİYOTİK VERİLİYOR"

Hem doktorların bu ilacı çok küçük rahatsızlıklar için bile vermesi hem de hastaların çok sık antibiyotik kullanması bakterilerin de mutasyona uğrayarak kendilerini bu ilaçlara karşı dayanıklı hale getirmesine sebep oldu. ABD’deki salgın hastalıklarla mücadele eden CDC uzmanı Tom Frieden, “Antibiyotik sonrası döneme girmek üzereyiz” diyerek bel soğukluğu, ishal gibi antibiyotik tedavisiyle kolayca geçen hastalıkların ölümcül hale geldiğini ve ilaçlara yanıt vermediğini söyledi. CDC verilerine göre sadece ABD’de her yıl 2 milyon kişi antibiyotik dirençli bakterilerden enfeksiyon kapıyor, bunların 23 bini ölüyor. Anitbiyotiklerin kullanım dışı kalması tıp için kâbus anlamına gelecek. Çünkü bu ilaçlar sadece enfeksiyon tedavisinde değil, kemoterapi alan hastalar ve organ nakilleri için de kritik öneme sahip.

Bilinçsiz ve aşırı antibiyotik kullanımı bakterilerin kullanılan antibiyotiğe karşı direnç kazanmasına neden olabilir. Eğer mikroplar bir antibiyotiğe karşı direnç kazanırlarsa, artık o antibiyotiğin o mikroba karşı etkisi olmaz. Bu nedenle her bakteriye uygun olan antibiyotik kullanılmalıdır. Hastalığa neden olan etkenin bulunması ve bu etkene etkili olacak antibiyotiği bulmak için bir Kültür-Antibiyogram Testi denen laboratuvar testi yapılır. Sadece etkin olduğu mikroplara karşı kullanılmalıdırlar. Gripnezle gibi virüslerin neden olduğu hastalıklara karşı etkili değillerdir. Ateş düşürücü ya da ağrı kesici etkileri yoktur. Antibiyotikler mutlaka doktor tavsiyesiyle ve reçetesine uygun olarak kullanılmalıdırlar. Bilmeden kullanılan antibiyotikler hastalığı iyileştirmezler, vücuda zarar da verebilirler.

Halbuki Anne ve babalar veya hastalık problemi yaşayan kişiler propolis denen doğal antibiyotikle tanışmış olsalar dünyada bu durum belkide yaşanmayacak. Soğuk algınlıklarını doğal reçeteler ile tedavi etmeye çalışan ve bunu ilaçlardan daha iyi başaran insanlar teşvik edilmeli. Ne yazıkki toplumumuzda aksine öcü gibi gösteriliyorlar bitkiler. 
Herbalist Adnan Yıldırım
bu yazıya yorumun

Yorum Gönder

Blogger