Articles by "kadin saglik"

Bitkiler yararlı ilaçlardır
Hiç şüpheniz olmasınki ilaç şirketleri kendi benzersiz moleküllerinin bitkisel ilaçlarda çok daha güçlü, çok daha iyi ve çok daha etkili olduğunu söylüyorlar. Bu ilaçların çok daha güçlü olduğuna tüm kalbimle katılıyorum. Gerçektende bu ilaçların çoğu zaman çok daha güçlü ve bitkisel kökenlerinin sahip olamayacağı kadar kötü yan etkileri var.

Çok daha iyi olduklarına gelince bunun her zaman doğru olduğunu söylemek güç. Bazı çalışmalarda bitkisel ilaçların çok daha iyi performans gösterdiği son derece aşikardır. örneğin araç tutmasını önleyici tedavide zencefil Dramamine olarak bilinen ilaçtan çok daha üstün görülüyor.

Doktorlar tarafından ortaya atılmış varsayımları, ilaç şirketlerinin reklam ve promosyon kampanyalarını, ve tüm dünyada kabul gören dar fikirli kısıtlayıcı ilaç onaylama prosedürlerini aşmak için çaba gösteriyoruz. Tüm çabamız doğal ve yeşili düşünmek: İlaç şirketlerinin kazandıkları paranın  yeşilini değil klorofilin yeşilini düşünmek klorofilin temizleyici güçlendirici gezegenimize nefes aldıran yeşilini ve doğayı düşünmek. İlaç firmalarını yöneten kavram ekonomidir. Yeşil eczaneyi ise doğa ve doğallık kavramı yönetir.

Önce güvenlik
Öncelikle bitkisel ilaçların tamamen tehlikesiz olmadığını itiraf etmeliyim.
bitkilerden fayda sağlamak için bir takım temel bilgileri içeren bir alt yapımız olmalıdır. Sonrada gittiğiniz aktarın bilgisine olan güveniniz ve kullandığınız bitkilerin güvenilir olması gerekmektedir bunun gittiğiniz doktora ve aldığınız ilaca duyduğunuz güvenden hiç bir farkı yoktur. Büyük bir oranda yaklaşık %99 bitkisel ilaçlar aldığınız kimyevi ilaçlara göre daha güvenilirdir. çünkü daha hafiftirler ve bir yan etki olsa bile şiddeti yüzlerce kezdaha düşüktür.

kimyevi içerik olarak birbirinden faklı 300.000 in üzerinde bitki olmasına rağmen %10dan daha az bir bölümü labaratuvar ortamlarında incelenmiştir. Bu gün aktarlarda satılan nerde ise tüm bitkilerin farmakolojik özellikleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Bunu bizim kurumlarımız yapmamış olsa dahi inceleme yapılmadığı manasına gelmez. Lakin Her doktor eczacı ve diğer meslek insanları gibi aktarlarda hatalı ürünler verebilir.

Sorunları anlamak.
Hangi bitkisel ilacı kullanırsanız kullanın ilaçtan ne tür etkiler beklemeniz gerektiği hakkında mümkün olduğunca çok şey öğrenmenizi tavsiye ederim. eğer beklenmedik bir etki görür iseniz her ne alıyoriseniz kesin ve uzman bir herbaliste danışın. buna ek olarak bitkileri kullanmak isteyen herkese şu aşağıdakiler tavsiye ederim

Teşhisin doğru onduğundan emin olun.
Şifalı bitki tutkunları kimi zaman hastalıkları bitkisel ilaç ile iyileştirebildikleri gibi bu hastalıklara teşhis koyabilecekleri gibi bir düşünceye kapılırlar. fakat teşhis koymak başlı başına bir sanattır ve en iyisi bu işi eğitimini almış doktorlara bırakmaktır.  Hastalığı teşhis ettmek hiçte kolay değildir ve kimi zaman en iyi doktorlar bile bu konuda hata yapabilirler. insan öncelikle teşhisten emin olmalıdır. sonra doktorunuz ile tedavi yöntemleri üzerinde konuşun tedavi kimyevi ilaçlar ile mi bitkilerlemi yoksa bu ikisinn kompozisyonu ilemi olmalı egzersiz ve beslenme nasıl olmalı öğrenin. bizim memlekette bitkiler doktorlar için öcü olduğu için bitkisel tedavi seçeneklerini sormayın azar işitebilirsiniz.

Etkileşimlere dikkat edin
Kimyevi ilaçlar kimi zaman bazı yiyecekler ve diğer ilaçlar ile alındığında ters etkiler doğurabilir. mesela MAO inhibitörleri olarak bilinen antidepresanlar şarap peynir gibi bir çok yiyecekle girdiği reaksiyonlar.
tıpkı bunun gibi sarı kantaronda bir MAO inhibitörüdür ve devamlı içen insanlarda bununla etkileşen yiyecekleri öğrenmelidir

İletişim hatlarını açık tutun
Bir çok insan doktorların ve herbalistlerin verdikleri öğütleri tutar. Doktor uykusuzluğunuz için uyku hapı verdi  herbalistiniz ise yatıştırıcı aromaterapik yağların karışımı ile ılık bir banyo önerdi bunda bir sorun yok ikisi bir arada kullanılabilir
lakin doktorunuz size bir antidepresan vverdi ve aktarınızda aynı etkiyi yapacak sarı kantaron verdi ikisi bir arada kullanılmamalıdır.
yada doktorunuz size kalp krizi riskinden korunmanız için günde yarım aspirin komadin veya wolfarin verdi sizde keklik üzümü çayı veya söğüt kabuğu çayı içiyorsunuz ikiside aynı işi yapacağından birlikte kullanmamanız gerekmektedir. çünkü kanama durumunda kanınız pıhtılaşmayabilir.
Aşırılık sorunundan kaçınak için herbalistinizi hangi ilacı kullanırsanız kullanın bilgilendirin.
Sağlıklı ve mutlu yaşamlar


Prolaktin Tanımı:

Prolaktin hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur.Prolaktin kadınlarda meme gelişimi ve süt üretimini uyarır hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur. Erkeklerde prolaktin bilinen normal işlevi yoktur.



Normal Değerler:

Prolaktin için normal değerler aşağıdaki gibidir:
  • Erkek: 2-18 ng / mL
  • Gebe olmayan kadınlarda: 2 - 29 ng / ml
  • Hamile kadınlar: 10-209 ng / ml
Normal değer aralıkları farklı laboratuvarlar arasında biraz farklılık gösterebilir. Özel test sonuçlarının anlamı hakkında doktorunuzla konuşun.
Not: mililitrede ng / mL = nanogram


ENDOKRİN BEZLERİ

Aşağıdaki koşullar olan kişiler yüksek prolaktin seviyeleri olabilir:
  1. Göğüs duvarı travma veya tahriş
  2. Hipotalamik hastalığı
  3. Hipotiroidizm
  4. Böbrek hastalığı
  5. Prolaktin (prolaktinoma) yapar Hipofiz tümörü
  6. Diğer hipofiz tümörleri ve hastalıkları
Bazı ilaçlar da dahil olmak üzere, prolaktin düzeyleri artırabilir
  1. Antidepresanlar
  2. Butirofenonlar
  3. Östrojenler
  4. H2 blokerleri
  5. Metildopa
  6. Metoklopramid
  7. Fenotiazin
  8. Rezerpin
  9. Risperidon
  10. Verapamil
Sizin prolaktin düzeyi yüksek ise, test 8 saatlik açlık sonrası sabah erkenden tekrar test alabilirsiniz.

PROLAKTİN SEVİYESİ NASIL DÜŞÜRÜLÜR ÖĞRENMEK İÇİN TIKLA

Riskler şunlardır:


Damarları ve arterler bir hastadan diğerine ve vücudun bir tarafından diğerine göre farklı boyutlarda olabilir. Bazı insanlar bir kan örneği alınması diğerlerinden daha zor olabilir.
Kan çizilmiş olması ile ilişkili diğer riskler hafif ama içerebilir:
  • Aşırı kanama
  • Bayılma ve duygu ışık başlı
  • Hematom (deri altında biriken kan)
  • Enfeksiyon (hafif bir risk deri bozuldu her zaman)

Özel hususlar:

Aşağıdaki geçici prolaktin düzeylerini artırabilir:
  • Duygusal veya fiziksel stres (bazen)
  • Yüksek proteinli yemekler
  • Yoğun meme stimülasyon
  • Yeni meme muayenesi
  • Son egzersiz

Referanslar

Melmed S, Kleinberg D. Anterior hipofiz. In: Kronenberg HM, Melmed S, Polonsky KS, Larsen PR, Endokrinoloji eds Williams Ders Kitabı.. Ed 11.. Philadelphia: Saunders Elsevier; 2008: 8 chap.


Amenore

Giriş:

Amonere adet görememek demektir, ve iki türlü amenore vardır birincil amenore bir bayan 16 yaşına gelmiş ve hala adet görmüyorsa birincil amenore denir. Diğeri ise normal koşullarde adet gören bir bayanın 3 ayadet görememe durumudur. bu menenpozun başlangıcıda olabilir
Amenore bir sonuç yada başka birr hastalığın bir işareti  değil hastalığın kendisidir. Bunabir pk şey sbep olabilir; hormonal dengesizlikler düşü vücut ağırlığı, hipofiz bezi ile ilgili sorunar vs




Belirti ve Semptomlar:

Primer amenore belirtileri şunlar olabilir:
  • Baş Ağrıları
  • Anormal kan basıncı
  • Görme problemleri
  • Akne
  • İstenmeyen tüylerin
Sekonder amenore belirtileri şunlar olabilir:
  • Bulantı
  • Şişmiş göğüsler
  • Baş Ağrıları
  • Görme problemleri
  • Çok susamış olmak
  • Guatr, genişlemiş tiroid bezi
  • Cilt koyulaşması
Sıcak basması, ruh hali değişiklikleri, depresyon ve vajinal kuruluk östrojen eksikliği ile ortaktır.

Nedir Nedenleri?:

Primer ve sekonder amenorenin çeşitli nedenleri
Primer amenore
  • Rahim, serviks, veya vajina gibi üreme organları, eksikliği
  • Hipofiz bezi ile ilgili sorunlar
  • Iştahsızlık
  • Stres
  • Çok fazla egzersiz
  • Anormal chromosones
Sekonder amenore
  • Hamilelik ya da emzirme
  • Doğum kontrol hapları kullanma
  • Kortikosteroidler gibi, bazı ilaç türleri 
  • Hormon dengesizliği
  • Düşük vücut ağırlığı
  • Çok fazla egzersiz
  • Tiroid sorunları
  • Hipofiz tümörü
  • Stres
  • Erken menopoz (menopoz yaşı 40 önce)
Doktor tedavisinden istenebilecekler
Doktorunuz bir hamilelik testi isteyebilir, daha sonra bir iç pelvik muayeneyi de içeren bir fizik muayene yapabilir. Doktorunuz ayrıca hormon düzeylerini kontrol edip ve tiroid nasıl çalıştığını görmek için laboratuar testleri isteyebilir. Diğer testler bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG) veya ultrason içerebilir
.

Tedavi Seçenekleri:

Tedaviler hormon tedavisi, psikolojik danışmanlık ve destek, ve cerrahi midahale gibi sıralanabilir

İlaç Tedavileri

Sizin sağlık kuruluşunuz aşağıdakileri önerebilir:
  • Doğum kontrol haplarını bıraktırabilir
  • Östrojen düzeyi düşük östrojen replasman yumurtalık sorunları, histerektomi veya menopozdan kaynaklanır. Bozulmamış bir rahim ile Kadınlar östrojen artı progesteron almalısınız. Östrojen veya hormon replasman tedavisi (HRT) yararlar ve riskler hem de sahiptir. HRT almayan menopoz sonrası kadınlarda meme kanseri, felç, kalp hastalığı ve akciğer kan pıhtılaşması riski yüksektir. Ancak, bazı genç kadınlar için yararları riskleri aşmadığı olabilir. Sizin için en iyisinin ne karar vermek için doktorunuzla konuşun.
  • Yumurtalık kistleri ve rahim ile bazı sorunları tedavi etmek için Progesteron.

Tamamlayıcı ve Alternatif Tedaviler

Uygun bir kiloda kalmak ve doğru miktarda egzersiz vücudunuzun sağlıklı tutabilirsiniz. Diğer alternatif tedaviler ise vücudun  hormonları düzgün kullanmalarına yardımcı olabilir.


Otlar

Otlar kullanımı vücudu güçlendirmede ve hastalığı tedavi için bir zaman onur yaklaşımdır. Otlar, ancak yan etkileri tetikleyebilir ve diğer otlar, ek veya ilaçlar ile etkileşime girebilir. Bu nedenlerden dolayı, sadece bir sağlık kuruluşu gözetiminde otlar alabilir.
Aşağıda listelenen otlar çoğu amenore için özel olarak çalışılmış değildir, ama geleneksel olarak kullanılmaktadır. Vücutta hormon estrojen gibi bir çok hareket ederler. Onları almadan önce doktorunuzla konuşun ve östrojen ilişkili kanserler öyküsü veya aile öyküsü varsa bu otlar kaçının. Meme, serviks, rahim ve yumurtalık kanseri içerir.
  • Yüksek prolaktin seviyeleri için: iffetli ağacı (Vitex agnus-castus) normal hipofiz bezi fonksiyon yardımcı olabilir ve prolaktin seviyeleri azaltabilir, ancak 12 için alınmalıdır - 18 ay. Bir çok küçük bir çalışma amenore ile 15 kadın 10 6 ay boyunca iffetli ağaç aldıktan sonra dönemler yaşamaya başladı bulundu. Zaten hormon tedavisi kullanırsanız, doktor gözetiminde dışında iffetli ağaç kullanmayın. Hayıt ağacı klorpromazin (Thorazine), haloperidol (Haldol), levodopa, metoklopramid, olanzapin (Zyprexa), proklorperazin (Compazine), ketiapin (Seroquel), ropinirol (Requip), risperidon (Risperdal) cinluding, birkaç ilaç ile etkileşime girebilir. Aynı zamanda doğum kontrol hapları daha az etkili hale getirebilir.
  • Bu otlar östrojen benzeri etkileri vardır ve onlar çalışıp çalışmadığını göstermek veya güvenli olup hiçbir klinik çalışma olmamasına rağmen, bazen menopoz semptomları tedavi etmek için kullanılır: karayılan (Cimicifuga racemosa), meyan kökü (Glycyrrhiza glabra), ve zevce asma (Mitchella repens). karayılan karbamazepin asetaminofen (Tylenol), atorvastatin (Lipitor) dahil olmak üzere karaciğer tarafından işlenen bir dizi ilaçtan, (Tegretol), izoniazid (INH), metotreksat (Rheumatrex), ve diğerleri ile etkileşime girebilir. Meyan birçok reçete ve over-the-counter ilaçlar ile etkileşime, bu yüzden almadan önce doktorunuza danışın. Eğer yüksek kan basıncı ya da kalp yetmezliği varsa meyan almayın.
  • Adet akışını teşvik yardımcı olabilecek diğer otlar aslanpençesi (Alchemilla vulgaris) ve mine çiçeği (Verbena officinalis) içerir. Doktorunuzun gözetimi olmadan bu otlar almayın. Eğer aslanpençesi götürsem Doktorunuz karaciğer fonksiyonunun izlenmesi gerekir.
  • Kelp (Laminaria Hyperborea), oatstraw (Avena sativa) ve at kuyruğu (Equisetum arvense) tiroid fonksiyon teşvik yardımcı olabilir mineraller bakımından zengindir. , Eğer şeker hastalığı varsa atkuyrugu kaçının lityum almak, ya da hidroklorotiyazid veya furosemid (Lasix) gibi diüretik (su hap) alır.
Vahşi yam bazen progesteron doğal bir kaynak olduğu söyleniyor, ama bu doğru değildir. Bir kez laboratuarda progesteron yapmak için kullanılmış olmasına rağmen, vücut yabani yam progesteron yapamaz.
Mavi otu (Caulophyllum thalictroides) kaçının. Bu zehirli bitki sıkı tıbbi denetim olmadan kullanılmamalıdır.

Araştırma Destekleme

Bohnert KJ. Hiperprolaktinemi için Vitex agnus castus kullanımı Quart Rev Nat Med 1997;. Spring :19-21.
Adet düzensizliği tedavisinde Cardigno P. Homeopati:. Olgu serisi Homeopati. Nis 2009, 98 (2) :97-106.
. Carr AC, insanlarda antioksidan ve sağlık etkileri dayanan C vitamini için yeni önerilen beslenme yardımı Toward Frei B. Am J Clin Nutr 1999;. 69 (6) :1086-1107.
BY Chen. Akupunktur hipotalamus-hipofiz-over ekseninin disfonksiyon normalleştirir. Acupunct Elektro-Therapeut Arş. 1997; 22:97-108.
Gabel KA. Bayan sporcu için özel beslenme endişeleri Curr Sports Med Tecrübe Haz 2006,.. 5 (4) :187-91. Gözden geçirin.
Heiss G, Wallace R, Anderson GL, Aragaki A, Beresford SA, Brzyski R, ark WHI Müfettişler. 3 yıl östrojen ve progestin ile randomize tedavi kesildikten sonra sağlık riskleri ve yararları. JAMA. Mar 5, 2008; 299 (9) :1036-45.
Hutchins, Martini MC, Olson BA, ark AM. Keten tohumu tüketiminin menopoz sonrası kadınlarda endojen hormon konsantrasyonları etkiler Nutr Kanser 2001;.. 39:58-65.
Johnston CS. . C vitamini alımının JAMA İçin Öneriler 1999;. 282 (22) :2118-2119.
Levine M, Rumsey SC, Daruwala R, Park JB, Wang Y. Kriterleri ve C vitamini alımının JAMA için öneriler 1999;.. 281 (15) :1415-1453.
Mowrey DB Bitkisel Tıp Bilimsel Doğrulama New Canaan, Conn:.. Keats Yayıncılık; 1988.
Sourgens H, Winterhoff H, Gumbinger HG, et al. Bitki özleri Antihormonal etkileri; Lithospermum officianale ve diğer bitkiler TSH ve prolaktin baskılamasının özellikleri Planta Med 1982;.. 45:78-86.
STENER-Victorin E, Waldenström U, Andersson SA, elektro-akupunktur Hum Reprod infertil kadınların uterin arter kan akım empedansının Wikland M. Azaltma 1996; 11 (6):.. 1314-1317.
STENER-Victorin E, Waldenström U, Tagnfors U, Lundeberg T, Lindstedt G, Janson PO. Polikistik over sendromu olan kadınlarda anovulasyon üzerine elektro-akupunktur Etkileri Acta Obstet Gyneol Scand 2000;.. 79:180-188.
Seçim Tyler VE Otlar: Phytomedicinals ve Terapötik Kullanım Binghamton, NY:. Farmasötik Ürünler Basın; 1994.
Xiaoming M, Ding L, Yunxing P, Guifang X, Xiuzhen L, yumurtlama akupunktur stimülasyonu için mekanizma üzerinde Zhimin F. Klinik çalışmalar. J Tradit Chin Med. 1993; 13 (2) :115-119.

DOĞAL AFRODİZYAKLAR
(Cinsel arzu ve güç artırıcılar)
CİNSELLİKTE DE DOĞANIN GÜCÜNE GÜVENİN

Uzmanlara göre, kadın ve erkek 30 yaşına kadar, üremeye ve orgazma yönelik olarak; cinsel güçlerinin doruklarında oluyorlar. Otuzlu yaşlardan itibaren, yaş arttıkça insanlar sosyal ve ruhsal açıdan baskılardan kurtularak; cinselliği artık üreme aracı olarak değil haz alarak yaşıyorlar.

Menopoz döneminde beslenme


Menopoz döneminde vucut daha duyarlı bir hale geliyor.Bu yüzden beslenmenize dikkat etmelisiniz.

Menopoz hayatınızda açılan yeni bir sayfa; hayatın getirdiği yeniliklerle başa çıkabilmek için artık daha çok deneyime sahip olduğunuz bir dönem. Hayatla ilgili bilmeniz gereken her şeyi artık az çok bildiğiniz, kendinize olan güveninizi tam olarak elde ettiğiniz, vücudunuzu, ruhunuzu daha iyi tanıdığımız bir dönem.

Menopozda Beslenirken Nelere dikkat etmelisiniz?

Daha fazla kalsiyum, yeterli miktarda egzersiz... Aslında doğru beslenme ve düzenli egzersiz hayatın her aşamasında önemlidir, ancak menopoz süresince vücut daha duyarlı bir hale geldiği için, bu dönemde ne yediğinize ve yaptığınız sporlara daha fazla özen göstermelisiniz.

Kalsiyum miktarı yüksek olan besinler nelerdir?

Süt , yoğurt , peynir ve diğer süt ürünleri , istiridye , sardalye ve somon balığı ve koyu yeşi l, lifli sebzeler , ıspanak ve brokoli .

Yağ ve kolesterol oranı düşük gıdalar almaya özen gösterin ; yağlar karbonhidrat ve proteinlere göre daha fazla kalori içerir. Günlük diyetinizde aldığınız yağ oranı diğer besin bileşenlerine göre %30''un altında olmalıdır.

Soya Mucizesi :

Menopoz sonrası kadınlarda kalp hastalığına yakalanma riski artar. İşte soya proteini burada devreye girer; çünkü soya proteininin kolesterolü düşürdüğü kanıtlanmış bir gerçektir. Soya ürünleri sağlıklı beslenme açısından büyük önem taşır. Besin değerleri içerdikleri protein, antioksidan ve kalsiyum açısından zengin olduğu için, vücuda çok yararlıdır. Soya ürünleri, kolesterolün düşürülmesinde, kemik yapısının güçlendirilmesinde ve sıcak ataklarının azalmasında etkilidir.

Kadınlarda yorgunluğun nedenleri

Bir aydan fazla devam eden bir yorgunluk hali, muhakkak doktorunuz tarafından değerlendirilmelidir. İşte yorgunluğun genel nedenleri;

Bundan önceki yazılarımda yorgunluktan ara ara bahsetmiştim. İçinde bulunduğumuz ekonomik durum mu, kışın karanlık havalarının etkisi mi bilinmez ama son zamanlarda katıldığım davetlerde konuştuğum hanımlar, sıklıkla kendilerini yorgun hissettiklerini dile getiriyorlar. Tabii karanlık kış günlerinin depresif etkisi veya özellikle eşlerinden sıklıkla duydukları ve belki de yaşadıkları piyasanın bugünlerdeki önü görünmeyen tedirgin durumu insanların böyle kendilerini yorgun ve isteksiz hissetmelerine neden olabilir. Yine de hanımların yorgunluk sebeplerini kısaca bir gözden geçirelim. Tabii burada yazacaklarım ilk akla gelenler, bunların dışında çok çeşitli hastalıklar da yorgunluk nedeni olabilir.

Bir aydan fazla devam eden bir yorgunluk hali, muhakkak doktorunuz tarafından değerlendirilmelidir.

Kansızlık
Âdet dönemleriniz uzun sürüyorsa jinekolojik problemleriniz varsa ya da yakın zaman önce doğum yaptıysanız, bunlara bağlı kan kaybı nedeniyle kansızlık (anemi) gelişmiş olabilir. Kansızlık kadınlarda yorgunluğun baş sebeplerinden biridir. Kansızlığın diğer nedenleri başka sebeplerden kanamalar (örneğin sindirim sisteminden gizli kanamalar) veya demir, folik asit ya da vitamin B12 eksikliği olabileceği gibi bazı başka hastalıklar da olabilir. Kansızlık durumunda, “Önemli değil ben zaten hep biraz kansızdım” demeyin, bu durumu muhakkak doktorunuzla görüşün.

İdrar yolu enfeksiyonu
Kadınların çoğunda idrar yolu enfeksiyonu yanma veya sık idrara gitme ihtiyacı gibi belirtilerle birlikte ise de bazı hastalarda hiçbir belirti olmayabilir ya da belirtiler hafif olduğundan fark edilemeyebilir. Bazen sürekli yorgunluk da bu gibi idrar yolu enfeksiyonlarının tek belirtisi olabilir. Doktorunuzun tedavisinden bir süre sonra yorgunluk veya başka belirtiler yine ortaya çıkarsa, yeniden idrar testi yaptırın, çünkü bazen idrar yolu enfeksiyonları sık sık tekrarlar.

Tiroid bezinin yetersiz çalışması
Genel olarak enerji düzeyiniz hep düşükse, kendinizi tükenmiş ve hatta biraz depresyonda gibi hissediyorsanız bunların sebebi yavaş çalışan tiroid bezi olabilir. Kadınlarda sanıldığından çok daha yaygın olan tiroid bozukluğu doktorunuz tarafından tiroid hormonlarının düzeyinin saptanmasıyla teşhis edilebilir.

Besin intoleransı
Besin intoleransını, besin alerjisi ile karıştırmamak gerek. Bazı besinler yendikten sonra birkaç güne varan sürelerde yorgunluk, baş ağrısı ve başka şikâyetlere sebep olabilirler. Bu besinlerin farkında olmadan sürekli yenilmesi de kendinizi, sürekli yorgun hissetmenize neden olabilir. Böyle bir şüpheniz varsa doktorunuzla bu konuyu konuşun, o gerek görürse sizden besin intolerans testi isteyebilir.

Kadınlarda kalp hastalığı
Kalp hastalıkları kadınlarda bazen erkekler gibi belirtileri vermeyebiliyor ve bulgular hareketten sonra yorgunluğa neden olabiliyor. Eğer bu basit hareketlerle gelen yorgunluk hissi birdenbire ve sebepsiz yere ortaya çıktıysa, bu ciddi durumların habercisi olabilir, hiç beklemeden doktorunuza danışın.

Uyku apnesi
Yeterli uyku uyumuyorsanız bu bir yorgunluk sebebi olabilir, bu hepimizce bilinen bir konu. Peki ya yeterli uyku uyuyup da aslında uykunuzu alamadığınızı bilmiyorsanız. Uyku apnesi olarak bilinen durumda, siz uykuda iken genellikle her gece birçok kez nefes almanız durur ve bu nedenle farkında olmadan çok yetersiz bir uyku uyursunuz. Nefes almayı her kestiğinizde aslında uyku döngünüzü bozacak kadar uyanırsınız, ama bunun farkında olmazsınız. Sonuç, gece kaç saat uyursanız uyuyun bütün gün yorgun olmanızdır. Uyku apnesi çoğunlukla aşırı kilolu veya obez kişilerde görülmekte. Uyku apnesi konusunda uzman bir doktorun yardımıyla uyku laboratuvarında bu hastalığa tanı konulması mümkün. Uyku apneniz varsa doktorunuz kilo verme ve sigarayı bırakma gibi yaşam tarzı değişimleri önerecektir. Uyurken hava yollarını açık tutan cihazlar veya nefesle tetiklenen basınçlı hava cihazları kullanılabilirsiniz. Aşırı durumlarda, yeterli hava akımının sağlanması için ameliyat gerekebilir. Uyku apnesi, tedavi edilmediğinde, inme veya kalp krizi de dahil olmak üzere çeşitli sağlık risklerine neden olmaktadır.
milliyet.com.tr

Meme Kanserini Önleyen Mönü

Kadınların korkulu rüyası meme kanseri riskini bilinçli beslenerek yüzde 60 azaltabilirsiniz! Probiyotik yoğurt ya da bakteri içeren ev yoğurdu, yağsız keçi peyniri, nar, çökelek ve çökelek suyu kansere karşı kalkan görevi yapar.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü ve Sağlık Bakanlığı Alternatif ve Tamamlayıcı Tıp Danışma Birimi Başkanı Prof. Dr. Erkan Topuz; meme kanserinden korunma yollarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı:

* Ailesinde meme kanseri veya kolon kanseri olan bir kişi önleyici olarak ne yapmalı?
Kilo almayarak, spor yaparak, yağlı gıdalar tüketmeyerek, alkol, sigara ve kırmızı etten kaçarak işe başlayabilir. Ayrıca koruyucu bazı gıdalardan destek almalı. Hormonlu gıdalardan uzak durması şart. Yoğurt, yağsız beyaz peynir ve çökelek tercih edilmeli. Kalsiyumlu gıdaları almak ve günde bir adet 100 miligram aspirin kullanmak da koruyucu olur. Kadınlarda böyle bir risk varsa, hormondan uzak durmak ve doğum kontrol hapları kullanmamak önemlidir.

HORMONSUZ BESLENİN
* Meme kanserinde beslenmenin etkisi ne kadar?
Korunmada ve tedavi sırasında büyük etkisi var. Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan biri ömür boyu doğru beslenerek yüzde 60 oranında bu riski azaltabilir. 20 yaşından sonra doğru beslenmeye başlarsa yüzde 20 oranında bu kanserden korunur.

* Meme kanseri hastalarına doğru beslenmeyle ilgili ipuçları verebilir misiniz?
Meme kanseri olanların sütten kaçınması gerekir. Buna karşılık özellikle probiyotik yoğurt ve ev yoğurdu en önemli kanser koruyucularından biridir. Günde yarım kilo evde yapılan yani içinde bakteri içeren yoğurt; hem kanserden korunmada, hem de kanser tedavisi sırasında en faydalı gıdalardan biridir. Yağsız keçi peyniri, çökelek ve çökelek suyu, hatta evde yapılan peynir suyu da kanserden korunmada ve kanser tedavisi sırasında çok faydalıdır. Meme kanserinde yoğurdun, riskin azalması ile ilişkili olduğu bilimsel olarak tesbit edilmiştir. Fransız ve Hollandalılar'ın gerçekleştirdiği araştırmada; yoğurt yiyenlerde meme kanserinde yüzde 50'lik risk azalması bulunmuştur. Yoğurt, kanserden korunmada çok etkilidir. Ancak koruyucu olarak çok etkili olan yoğurt, bağırsaktan emilimi olan bazı ilaçların etkisini engelleyebilir.

KANSERİN SUÇLUSU BİZİZ!
* Doğru beslenme meme kanseri için etkili mi?
Alternatif ve tamamlayıcı tıp, özellikle genetik kökenli kanserler üzerinde etkili. Tabiat devamlı zehirlendiği için kanser oranı günden güne artıyor. Tamamlayıcı tıbbın en önemli rolü kanseri ama özellikle de kalıtsal kanserleri önlemek; meme kanseri, kolon kanseri ve prostat kanseri gibi... Ailesinde ve genetiğinde bu tip kanser olanların çocuk yaştan itibaren diyete girmesi gerekir; işte tamamlayıcı tıp da burada başlar. Çünkü her aldığımız gıdada, giydiğimiz çamaşırda kanser riskini tetikleyici şeyler bulunuyor. Her yıl 15 milyon kişi kansere yakalanıyor ve bunun da sebebi çevre şartları. Beyaz un, beyaz şeker, aldığımız bütün konserveler, salam, sosis ve hazır meyve sularındaki bütün katkı maddeleri kanser nedeni. Meyve sebzelere verilen hormon ve inorganik gübreler kanserin hazırlayıcısı. Onun için biz ne yaparsak yapalım kanser dünyada hızla artacaktır. Çünkü biz dünyayı zehirliyoruz. Bu kanserojen maddeler DNA'da kırılmaya neden oluyor.

* Sebzeler kanser ilacı gibi kullanılıyor; peki sizce çiğ besinler mi daha yararlı pişmiş besinler mi?
Popüler internet siteleri, meyve sularının yanında çiğ besinlerin de propagandasını yapıyor. Birçok hasta da pişirmenin besinlerin değerini azaltacağına ve çiğ besinlerin hastalıklarını kontrol etmede en iyi yöntem olduğuna inanıyor. Oysa çiğ besinlerin faydaları henüz bilimsel olarak kanıtlanmadı. Bakterileri öldürmek ve hazmı kolaylaştırmak için besinleri pişirmek gerekiyor. Kanser hastası; yumuşak, çiğnenmesi ve sindirimi kolay besinlere ihtiyaç duyar.

Radyoterapi sırasında antioksidandan kaçın
Meme kanseri tedavisi süresince, hastalara özel bitki konsantrasyonları ve özel diyetsel gıdalar tavsiye edilmesi yerinde olur. Ama bitkisel besinler genellikle kimyasal bileşenler içerir ve bu da bitkilerin biyolojik etkilerini tahmin edilemez kılar. Bu yüzden meme kanseri tedavisi sürüyorsa, her önünüze gelen bitkiyi kullanamazsınız. Bu, beklemediğiniz yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olmakla kalmaz, klasik kanser tedavisinin etkisini de azaltır, hatta belki yok eder. Kızıl yonca, şerbetçiotu, keten tohumu ve yer elması gibi bitkilerin yararı olabilir. Ancak tedavi sırasında melek otu, meyan kökü gibi bitkilerden kaçınmak gerekir. Kanser tedavisi sırasında antioksidan takviyelerin kullanımı çok tartışmalıdır. Kanserden korumaya yönelik antioksidanlar, tedavi sırasında kullanıldığında olumsuz etki yapabilir. Lütfen bu ayrımın farkına varın! Bazı veriler, antioksidanların tedavi etkisini azaltmadan yan etkilerini azalttığını gösterir. Bazı veriler de kemoterapiyi bölebileceğini iddia eder. Kesin bir veri elde edene kadar, radyoterapi tedavisi sırasında ve kemoterapi görürken yüksek dozda antioksidandan kaçınmak gerekir. Yardımcı tablet almamakta fayda vardır. Kemoterapinin yan etkileri olan bulantı ve kusmayı akapunkturla azaltabilirsiniz. Bazı kanser hastaları radyasyon tedavisinin neden olduğu deri hasarını azaltmak için aloe vera bitkisi kullanıyor. Ancak araştırmalar bu amaçla aloevera kullanımının pek de etkili olmadığını gösteriyor. Üstelik dikkat; bu sırada aloevera alerjiye de neden olabilir!

Meme kanserinden koruyan şifalı mönü
* Bütün kırmızı sebzeler, havuç, brokoli, karnabahar, beyaz lahana, kırmızı lahana, kıvırcık salata, semizotu, kırmızı turp salatası, kereviz, yer elması, enginar, bezelye, yeşil kabak, kuzu kulağı, biberiye ve kara hindibağ mönünüzde bulunmalı. Ama bütün bunlar mevsiminde yenmeli. Çünkü o zaman hormon da, gübre de yoktur ve tamamen doğal yetişir. En ucuz gıda en makbul gıdadır! Sebzeleri mevsiminde dipfrize atın ve kesinliklikle konserve kullanmayın!
* Meme kanseri tedavisinde alınan gıdalar steril olmak zorunda. Sebzeler sirkeli suda bekletilip yıkanmalı. Ayrıca bitkiler doktor tarafından önerilmeli. Bazı bitkiler var ki; bilinçsiz kullanılırsa hastanın ölümüne neden olur!



Yağlı süt içmeyin
* Nar meyvesi, meme kanseri riski bulunanlar için ilaç gibidir. Fare deneylerinde nar çalışması yapılmış, tümör hücrelerinin büyümesinin durduğu gözlenmiştir.
* Meme kanseri riski bulunanlar sütten uzak durmalı. Tam yağlı sütün, çiftlik peynirinin ve diğer süt ürünlerinin tüketimi kilo aldırır ve göğüs kanseri obeziteyle ilişkilendirilir. Bu nedenle kadınlar düşük yağlı süt ürünleri tüketmeli.

* Mantarlar meme kanserinden korunmada önemlidir. Maitake mantarı; kanserden korunma, diyabet, kolesterol, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve kilo kaybına karşı etkilidir.

SARMISAK İLAÇ GİBİ
* Sarmısak, kanser riski bulunanlar için yararlıdır. Ancak kanser nedeniyle cerrahi bir girişim olacaksa, ameliyattan 7 gün önce sarmısak kullanımı kesilmelidir. Sarmısak ve kanserle ilgili gerçekleştirilmiş 30 kadar çalışma incelendiğinde; sarmısak ve soğan tüketiminin kanserden ölüm oranlarını azalttığı sonucuna varılmıştır. Japonya'da 41 bin kadında yapılan bir çalışmada; 5 yıl sonunda haftada bir gün sarmısak tüketen kadınlarda kolon kanseri vakalarında yüzde 35'lik azalma olduğu görülmüştür. Sarmısağın enfeksiyonlara karşı etkinliği de büyüktür.
* Soya ve soya ürünlerinin daha fazla tüketildiği Asya ülkelerinde meme kanseri daha az görülür. Bazı araştırmalar da soya ürünlerinin meme kanseri riskini azalttığını göstermiştir. Bununla birlikte meme kanseri olan kadınlar, soya ürünleri ve soya yağını fazla tüketmekten kaçınmalı. Tedavi sırasında soya tozu ve soya sütü gibi konsantre ürünler yararlı değildir.

Sabah

Kadınlarda Kalp İçin Risk Faktörleri

Yapılan pek çok çalışma yaşam tarzı değişikliklerinin kan basıncını düşürme, kolesterol düzeylerini azaltma, damar tıkanıklıklarını azaltma ya da genel olarak kadınların kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltmada etkili olduğunu gösteriyor. Bunu başarmak için bazı önemli adımlar atmak gerekiyor:



Sigara

Sigara, damar tıkanıklıklarının oluşumunu hızlandırıyor, kan damarlarını daraltıyor, kanda pıhtı oluşumunu artırıyor ve kanın vücuda taşıdığı oksijen miktarını sınırlı yor. Örneğin, tütün dumanındaki kimyasallar, kalp kasına kan getiren koroner atardamarların daralmasına neden oluyor. Bunun sonucunda da göğüs ağrısı ya da anjina oluşabiliyor. Koroner atardamarda oluşan hasarlar kalp krizini hızlandırabiliyor. Ancak, sigarayı bırakır bırakmaz kalp krizi riski düşmeye başlıyor ve 3-5 yıl içerisinde normal düzeylere inebiliyor.

Fiziksel etkinliği artırmak:
Yapılan çalışmalar, kadınların haftada en az üç saat (günde yaklaşık 30 dakika) tempolu yürüyüş yapmakla, daha seyrek yürüyüş yapan kadınlara oranla, kalp hastalığı riskini % 35 azalttıklarını gösteriyor.

Kalp sağlığına uygun beslenmek:
Sebze, meyve, tam taneli tahıl ürünleri, lif ve yağsız proteinlerle zenginleştirilmiş beslenme düzeni çok önemli. Doymuş yağlar, kolesterol ve hidrojene yağlar içeren gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Hindistancevizi yağı, kakao yağı, hurma çekirdeği yağı, hurma yağı, kısmen hidrojene olan yağlar ve hayvansal gıdaları da kısıtlı tüketmek gerekiyor. Ayrıca tam yağlı süt ürünleri yerine az yağlı ya da yağsız olanlar tercih edilebilir.

Kiloya dikkat etmek:
Fazla kilo, kalp hastalıkları riskini artırıyor. Gerektiği gibi beslenildiğinde ve yeterli spor yapıldığında, sağlıklı bir vücut kütle indeksine sahip olmak zor değil.

Şeker:
Şeker hastası kadınların kalp hastalığına yakalanma, kalp krizi ya da felç geçirme riski normalden 3-7 kat daha fazla. Bu yüzden şeker hastalığınız varsa kan şekerinizin yanı sıra düzenli olarak kalp sağlığınız açısından da değerlendirilmeniz gerekiyor.

Doğum kontrol hapları:
Sigara kullanıyorsanız ve aynı zamanda doğum kontrol hapı alıyorsanız kalp krizi ve pıhtılaşma sorunları riskiniz artıyor. Bu yüzden özellikle sigara kullananların doğum kontrol hapı kullanmadan önce bir doktora danışması, ayrı bir önem taşıyor.

www.hekimce.com

Regl döneminde beslenme önerileri

Kuruyemişler biyoaktif bileşenler, alfa-tokoferol, E vitamini gibi antioksidanlarla protein, posa, bakır, folat, selenyum, magnezyum, çinko, demir gibi önemli mineraller içermektedirler.

Bunun dışında niasin, folat ve diğer B grubu vitaminlerinin yanı sıra, fitokimyasallar ve uygun yağ asitlerini de içerirler. Bu özellikleri sebebi ile dengeli ve yeterli beslenmemiz bakımından gerçekten önemlidirler.

Fındık, ceviz, badem ve fıstık gibi kuru yemiş tüketenlerde koroner kalp hastalığı, diyabet, kanser gibi kronik hastalıkların riskinin azaldığı görülmüştür.
Regl döneminde vücutta su tutması ve ödem
Ödem azaltıcı besinler
  1. - Bol su içmek (maksimum 2,5-3 litre)
  2. - Karahindiba
  3. - Tarçın ve karanfil ile yapılmış çay
  4. - Yeşil yapraklı besinler
  5. - Maydanoz
  6. - Kiraz sapı
  7. - Kabuklu armut
  8. - Şekersiz şeftali
Ödem artırıcı besinler
  1. - Tuzlu yiyecekler
  2. - Alkol
  3. - Kola
  4. - Meyan kökü içeren yiyecekler
  5. - Tatlı yiyecekler
  6. - Karbonhidratlar

Sistit ve sistitden Korunma Yolları

Sistit idrar kesesinin (mesanenin) iltihaplanması rahatsızlığıdır. İdrar yolları ve üreme sisteminde çok sık görülen hastalıklardan birisidir.

Sistit zamanında tedavi edilmez ise hastalık böbrekleri de etkileyecek şekildede yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar meydana getirebilir.

Belirtileri:
  • İdrar yaparken yanma ve sızı.
  • Sık idrara çıkma.
  • Ağrı kasıklara ve makata yayılabilir.
  • Ateş.
  • Terleme.
  • Yorgunluk.
  • Kusma ve bulantı.
  • İdrar bulanık, kötü kokulu olabilir.
  • Cinsel ilişki esnasında ağrı hissi olabilir.

Nasıl Korunabilirsiniz?
1.Tuvaletten sonra önden arkaya doğru silinin. Böylece vajinal ve rektal bölgenizdeki bakterilerin idrar yollarına girmesini önlersiniz.
2.İdrarınızı tutmayın.Mümkün olabildiğince sık idrarınızı yapın. Böylece mesanedeki bakterileri dışarı atmış olursunuz.
3.Cinsel ilişkiden sonraki on dakika içinde idrarınızı yapın.
4.Cinsel ilişki sırasında yeterli kayganlığın sağlanması uretranın zedelenmesini azaltacaktır.
5.Anal ilişkiye giriliyor ise ardından vaginal bölgeye temas edilmemeli ya da edilecekse iyice temizlenilmelidir.
6.Gün boyunca bol su içmek idrar çıkışını ve dolayısı ile de bakterilerin atılımını arttıracaktır.

Adet öncesi sendromunu azaltan gıdalar

B vitamini: Ciğer, böbrek, yumurta sarısı, yapraklı sebzeler.

Kalsiyum: Süt, balık, ayçekirdeği, soya fasulyesi, yerfıstığı, ceviz, somon.

Magnezyum: Mısır, fındık, maydanoz, elma, incir, limon, portakal, un.

Adet sancısını azaltmak için yenilecek gıdalar

Tuz, yağ ve şeker miktarını azaltarak, protein açısından zengin olan balık ve yumurtayı fazla yiyenlerin ve lifli besinleri sofrasından eksik etmeyenlerin adet sancıları daha hafif olur.

Deniz mahsullerinde, soya fasulyesinde, sütte ve susamda ağrıyı azaltmanın yanısıra kişiye mutluluk hissi de veren “trytophan” isimli bir çeşit amino asit bulunmaktadır. Bu besinler sayesinde adet dönemi ağrısız geçirilebilir.


adet dönemi sancıları için e vitamini

Regl ağrısına E vitamini
Adet öncesi ve ilk günlerinde günde 200 mg E vitamini kullanan kadınların adet sancıları azalmaktadır.

Sancıları azaltıyor
Bilim adamlarının araştırmaları, Adet (regl) döneminde E vitamini kullanmanın özellikle genç kadınlarda sık görülen sancıları azalttığını ortaya koymuştur.

Ağrıları yoğun olanlarda daha etkili
Adet öncesi ve adetin ilk günlerinde günde 200 mg E vitamini kullandırılan kadınlarda sancılarının azaldığı saptandı. Özellikle çok ağrı çekenlerde ağrıların azalma ihtimalinin çok daha yüksek olduğu vurgulandı.

Günlük hayatı olumsuz etkiliyor
İngiltere’de yayınlanan British Journal of Obstetrics’de yer alan makalede, adet (regl) sancılarının çok sayıda kadının günlük hayatını etkilediği, iş kayıplarına yol açtığına dikkat çekildi.

Kürtaj konusunda yaşadıklarını anlatanlar çoğunlukla pişman olan, vicdan azabını başta eşi olmak üzere diğer insanları suçlayarak gidermeye çalışan hanımlar

Kimileri yasalarda 10. haftaya kadar verilen ruhsatın İslam'a göre de geçerli olduğunu sanıyor. Bazıları ise bebeğin karnında hareketini hissedene kadar canlanmadığına inandığı için yanlış bir şey yapmadığını düşünüyor. Karnındaki bebeği öldürmekle büyük bir çocuğu öldürmek arasında fark olmadığını düşünenler ise kürtajdan en fazla etkilenenler. Kürtaj yaptıran ve bunun acısını ömür boyu yaşayan hanımlarla isimlerini yayınlamamak kaydıyla görüştük.

Keşke bin çocuk doğursaydım!

İlk evliliğini 18 yaşında bir akrabasıyla yapan Konyalı Hale Hanım (35) ikinci evliliğinde yaşadığı olayı "Evlendiğimiz günden beri hiç anlaşamadık. Karakollar, adliyeler benim şiddet gördüğüme dair raporlarla doludur." şeklinde anlatıyor. Üç çocuğu olmuş. Geçen sene eşi boşanma davası açtığını söyleyince, "Bunu aldırmak günah. Davanı geri al, bebeği doğurayım." demiş. Kocası davayı geri almayınca da gidip kürtaj yaptırmış. Ameliyat başarılı geçmediği için 8 ay içinde iki kere daha ameliyat olmak zorunda kalmış. Şimdi o, "Bu süre içinde çok acılar çektim. Kürtaj yaptıracağıma bir tane değil, bin tane doğursam da babasız büyütseydim keşke." diyor: "Bazı hoca bilinen insanlara da sordum. Babasız büyüyeceğine, sokağa da atılıyorsan, herhalde günah olmaz, canlanmamış çocuk demişlerdi. Yaptım ama çok kötü bir şey yaptığımı biliyorum. Şimdiki aklım olsa böyle bir şeye asla kalkışmam."

Kendi evladımın katili oldum

Ağrılı Gülay Hanım da erken evlenmiş. 15 yaşında yakın bir akrabası ile evlilik yapmış. Küçük olduğu için sürekli düşük yaparken, tedaviyle 20 yaşında ilk çocuğu doğmuş. 5 yıl sonra yine tedaviyle bir kızı olmuş. Üçüncü çocuğundan sonra başka istememiş ve ria taktırmış; ancak kaydığı için tekrar hamile kalmış. Eşi sara hastası olan ve doğru dürüst bir işi olmayan Gülay Hanım 4 çocuğa bakmalarının zor olacağını düşünüp aldırmak için hastaneye gitmiş. O süreci şöyle anlatıyor: "Sıraya girdim ama vazgeçtim, bebeğimi dünyaya getirdim. Ondan sonra doğum kontrol hapı kullanmaya başladım; ama arada ihmal ettim. Hamile kalınca da çok üzüldüm ve kararsız kaldım. Eşimle kürtaj yaptırmaya karar verdik; ama son ana kadar içimden hep vazgeçmek istedim. Sonunda bakamama korkusu daha ağır bastı. 5 haftalıktı bebeğim. Masadan kalkarken o kadar pişmanlık duydum ki, dünya tersine döndü sanki. Baygınlık geçirdim. Eşim de dışarıda aynı şeyleri hissetmiş. 'Keşke aldırmasaydık, 4 çocuğun rızkını veren Allah bunu da verirdi' demiş. 4. çocuğumu aldırmaya kalktım eşim kaza geçirdi. Bunu aldırdım acaba başıma kötü bir şey gelir mi, kalan çocuklarıma bir şey olur mu diye korktum. Sürekli rüyalarıma giriyor. Doğsaydı bir yaşını geçmiş olacaktı. Benimle beraber kardeşimin eşi de hamileydi. O çocuk doğdu şimdi ve ben ona baktıkça kendimi daha kötü hissediyorum. Ağlamak geliyor hep içimden. Eşim de pişman. Çocuklarıma baktıkça ağlayasım geliyor. 'Yaşasaydı o da bu sofrada şurada oturacaktı. Yatağı şurada olacaktı' diye sürekli dile getiriyorum. Ölü gibiyim."

Sanki beni izliyor gibi

Kürtaj yaptıran bir başka anne ise yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Operasyon sırasında içimi tamamen boşaltmışlar da kalbimi bırakmışlar gibi hissettim. Onu bir çöp kutusuna atmalarına müsaade edip çıktım o soğuk odadan. Doktor, 'O bir bebek değildi.' diyor. Kendisiyle beraber hastasını da kandırmaya çalışıyor. Ben de susuyorum. Bir tane çocuğum var. Şimdi bir tanesini daha doğurmama şartlar el vermiyordu. Bir haftadır normal olmaya çalışıyorum. Yiyip içmeye, gülmeye, hiçbir şey olmamış gibi davranmaya; ama olmuyor. Annelik, onun içinde büyüdüğünü öğrendiğin anda başlıyor; kucağına aldığında değil. Kendimi suçlu hissediyorum. Sanki bir yerlerden üzgün bakışlarla bizi izliyor ve ona kıyışıma bir anlam vermeye çalışıyor. Bebeğim, yüreğim senin varlığını göğüslememe yetmedi işte. Kendimi hiç affetmeyeceğim."

Aynı acıyı yeniden yaşıyorum

Bir başka anne anlatıyor: "Karnımda 27 günlükken 'ona' yazdığım 5 sayfalık mektubu çıkardım. Okuyup saatlerce ağladım. Acım hiç dinmedi. Kendimden hep nefret edeceğim. Yazdığım mektup sayfalarca özür ve bahaneden ibaret. Kürtaj çok sancılı geçmişti. 14 yıl oldu ama her regl dönemi onu yeniden içimden kazıdıklarını hissediyorum. Öylesine deli bir ağrım oluyor. Belki birkaç dakikalığına fakat beni yataklara düşürüp ağlatmaya yetecek kadar da uzun. Psikolojik olduğunu biliyorum. Ancak o acıyı asla unutmak istemediğim için doktora gitmiyorum."

Her yıl 46 milyon bebek doğmadan öldürülüyor

İstatistiklere göre dünyada yapılan yıllık kürtaj sayısı yaklaşık olarak 46 milyon. Günde 126 bin kürtaj yapılıyor. Kürtajın yüzde 78'i gelişmiş ülkelerde, yüzde 22'si ise gelişen ülkelerde gerçekleşiyor. Her sene yaklaşık 26 milyon kadının kürtajın yasal olduğu ülkelerde meşru hakkını kullandığı, 20 milyon kürtajın ise kanunlar tarafından yasaklanan ülkelerde yapıldığı kaydediliyor. Ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre, dünyada her yıl yetkisiz kişilerce 18 milyon yanlış kürtaj yapılıyor. Bu operasyonlarda 68 bin kadın hayatını kaybediyor.

10'lu yaşlarda kürtaj sayısı artıyor

Amerika'da Advocates for Yought adlı kuruluşun, "10'lu Yaşlardakilerde Cinsel Hastalıklar, HIV Virüsü (AIDS) ve Gebelik" başlıklı araştırmasına göre, 2000 yılında kürtaj yaptıranların beşte biri 10'lu yaşlardaydı. Kürtaj oranı 1973'te yüzde 20'nin altında (744 bin 600) seyrederken, 1983'te yüzde 30,1'e çıktı. 2006 yılında 1,37 milyon, günde ise yaklaşık olarak 3 bin 700 kürtaj yapıldı. Kürtaj yaptıran kadınların yüzde 52'si 25 yaşın altında.

22. günde kalp atmaya başlar

Bir bebeğin döllenmeden 12. haftaya kadar gelişimi şu şekilde gerçekleşiyor:

22. günde: Kalp atmaya başlar. (Hamileliğin kesinleşmesi için en az 1 ay geçmesi gerekir. Dolayısıyla bir kadının hamileliği anlaşıldığında bebeğin kalbi atmaya başlamıştır.)

24-25. gün: Göz ve kulakla ilgili ilk oluşumlar, kol ve bacak tomurcukları oluşur.

30. günde: Gözdeki lens gelişmiştir.

36-42. gün: El ve ayak parmaklarını ayıran dokular ve dış kulak taslağı oluşur.

43-49. gün: Meme uçları, göz kapakları, üst dudak oluşmuştur. Anne hissetmese de bebek kıpırdamaya başlamıştır. EEG ile beyin dalgaları tespit edilir.

50-60. gün: Sinir sistemi oluşmuştur. Bebek ağrıyı ve acıyı hisseder. Kol ve bacakları uzamış, yüzü artık belirginleşmiştir. Kalp elektrosu kaydedilebilir.

9. haftada: Dış genital organlar oluşur.

10. haftada: Tırnaklar, parmak izleri oluşur.

11. haftada: Ultrasonda bebek parmağını emerken izlenebilir. Tat alma duyusu gelişmiştir. İçinde bulunduğu amniyo sıvısı tatlandırıldığında daha çok sıvı içerken, sıvının tadı ekşi yapıldığında içmekten vazgeçer.

12. hafta: Dış genital organlar tamamen belirginleşmiştir. Bebeğe iğne batırıldığında ağrıyla irkildiği, sinyal sesinden sonra iğne batırıldığında ve bu birkaç kez tekrarlandığında artık sinyal sesinden sonra iğne olmaksızın irkildiği, dolayısıyla bebeğin öğrenme duygusunun geliştiği ispatlanmıştır.

Şemsinur Özdemir

Adet sancısı ve Adet kanaması için bitkisel çözümler

Adet sancısı
Tuzsuz tereyağının içine 1 çorba kaşığı bal ve 1 çorba kaşığı çemen katarak macun haline getirin. Adetten önce 1 kaşık yutun. Sancılarınız hafifleyecektir.
Adet kanaması çokluğu
1- Kişniş ve nane kaynatılarak içilir.
2- Mersin ağacı tohumu 100 gr. Kişniş 50 gr. Sığır dili otu 20 gr. Sumak 50 gr. Bu malzeme 1 lt suda kaynatılır. Şeker ile tatlandırılabilir ve soğuk olarak içilir.
3- Kereviz ile maydanoz birliktekaynatılır. Elde edilen su buzdolabında 24 saat bekletildikten sonra. aç karnına 3 gün boyunca bir bardak içilir.
Adet kanamasını söktüren şifalı bitkiler
1- 2 baş kereviz. 4 çorba kaşığı hindiba. 1 çorba kaşığı çemen ve 3 çorba kaşığı anason kaynatıldıktan sonra buzdolabında 4-5 saat bekletilir. 1 hafta günde 1 bardak içilir.
2- 30’ar gram kereviz tohumu. hindiba tohumu. ısırgan tohumu ve çemen; 60 gr kuru üzüm. 1 kuru incir. 9 gr anason ve 9 gr Udihindi 1/2 bardak su ile kaynatılır. (Malzemelerden sert olanlarını havanda toz haline getirerek katınız) Boza kıvamına geldiğinde şeker katılarak 1 çay bardağı içilir.

Rahim kanseri için şifalı bitkiler

Enginar
Enginar kanda bulunan üre ve kolesterol miktarını düşürür. İdrarı söktürür. Kan şekeri miktarını düzenler. Damar sertliğini ve kalp rahatsızlıklarını önler. Böbrek kumlarının dökülmesine katkıda bulunur.
Prostat, meme ve rahim ağzı kanserlerine karşı faydalıdır. Enginarda bulunan Silymarin maddesinin, hücrelerin zarar görmesini engellediğini belirten araştırmacılar, ayrıca Silymarin maddesinin, prostat, meme ve rahim ağzı kanserlerini önlemede de etkili olduğunu belirttiler.
Araştırmacılar ayrıca enginarın , fiber, magnezyum, folate ve C vitamini içerdiğini, bu sebzeyi bol bol tüketen kişilerin, bulundukları yaştan daha genç gösterdiğini açıkladılar.

Lahana
Lahana kansere karşı etkili olan sebzelerin başında gelir. Lahana hem bol miktarda B, C ve E vitamini, hem de potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserlerine karşı etkilidir. Vücutta biriken toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlar.
Lahana kandaki şeker miktarını düşürür. Safra kesesi ve sarılık hastalıkları için iyidir. Lahana ayrıca astım için de faydalıdır. Lahana bağırsak kanseri için de etkili. Lahana kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyen kimyasal bir madde (isotiocyanates) içermektedir.
ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, haftada bir gün lahana yiyenlerin bağırsak kanserine yakalanma riskleri üçte iki oranında azalmaktadır.

Soya
Sağlıklı ve uzun yaşamak isteyen herkesin mutlaka soya tüketmesi gerekmektedir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve östrojen hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve bu da kadınların bünyesi için son derece faydalıdır.
Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı derecede üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserlerine yakalanma riskini çok arttırır.

Kadınlarda kısırlık tedavisi için bitkisel yöntemler

İşte Kısırlı tedavisinde kullanılan bitkisel reçeteler
Zamanımızda modern tıp hayli gelişmiş olmasına rağmen doğal yollarla hamile kalamayan ve çocuk sahibi olamayan kişiler bir de eski yöntemleri deneyelim, nasıl olsa kaybedecek birşey yok diyerek alternatif bitkisel yöntemleri deniyorlar.


İşte bu bitkisel yöntemlerden bazıları :
1. Ceviz içi dövülerek elde edilen ezme, Soğan tohumu ve susam yağı ilave edilerek macun kıvamına geline dek yoğrulur. Bu macunla bakla iriliğinde haplar yapılarak adetten sonra günde üç-beş tane yutulur.
2. Pelin otu, Nar Çiçeği ve Soğan tohumu kaynar suya konularak sonra demlenir. Süzüldükten sonra elde edilen posa, macun kıvamına geline dek bal ile karıştırılarak yoğrulur. Elde edilen macundan kahvaltının ardından bir çorba kaşığı yenir.
3. Yer somunu kökü suda kaynatıldıktan sonra süzülür. Elde edilen posa , macun kıvamına geline dek bal ile karıştırılarak yoğrulur. Elde edilen macundan kahvaltının ardından bir çorba kaşığı yenir.
4. Yer somunu kökü suda kaynatıldıktan sonra süzülür. Elde edilen su bir müddet dinlendirilir. Kısırlığa karşı sabah ve akşam bu sudan bir bardak içilir.
5. Hamile kalabilmek için sabahları aç karnına taze süt, akşamları da uyumadan önce susam yağı içilir.

Bebek bekleyen annelere beslenme önerileri HAYRETTİN MUTLU :: Yalnız kendiniz için değil bebeğiniz için de süt için. :: Sebzelerden yeşil yapraklıları, domates ve havuçu, meyvelerden turunçgilleri tercih edin. :: Sebze ve meyveleri bol suyla yıkandıktan sonra tüketin. :: Balık ve deniz ürünlerini daha çok tüketin. :: Süt-yoğurt sevmeyenler ayrıca 4 kibrit kutusu kadar peynir tüketin. :: Öğle ve akşam yemeklerinde kuru baklagil ve sebze yemeklerini tercih edin. :: İyotlu tuz kullanın. :: Sindirimi kolaylaştırmak için azar azar ve sık beslenin. :: Çay-kahve tüketmeyin, tüketirseniz yemekten 2 saat sonra ya da önce tüketin. :: Sigara ve alkol kullanmayın. HAYRETTİN MUTLU, SEMA HASTANESİ (DİYETİSYEN)

Hamilelikte nasıl beslenmeli? Nelere dikkat edilmeli?
Opt. Dr. Ayşe Uyar, Doç. Dr. Serpil Bozk
Gebelik, anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer bir canlıyı vücutta taşımak çok özel ve sorumluluk isteyen bir süreçtir.

Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin sağlığı ve beslenmesi ile doğru orantılıdır.

Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini tamamlamış olması, besin depolarının yeterli olması ve doğum yaşı, hem bebeğin hem de annenin sağlığını koruyacak en önemli etkenlerdir. Çünkü bebek annenin besin yedeklerinden ve gebelik boyunca tükettiklerinden kendisi için lazım olanları seçip alarak büyür, beslenir.

Çocuğun bedensel ve zihinsel büyümesi, gelişmesi doğum öncesi dönemde annenin iyi beslenmesi ile başlar. Anne gebe kalınca beslenmesine uygun şekilde ekleme yapmazsa, kendi vücudundaki besin öğesi depolarını harcar. Bu depolar bitince kendi sağlığı bozulur ve bebeğini de yeterince besleyemez. Bu kez bebeğin büyümesi ve gelişmesi tam gerçekleşmiş olmaz ve bebek sağlıksız doğar. Hatta annenin gebe kalmadan önceki beslenme durumu da aynı şekilde hem anne hem bebek sağlığı açısından önemlidir.

Gebelikte beslenmeye dikkat edilmezse ne olur?
Gebe anne iyi beslenmez ise; bebek, annenin vücudundaki besin depolarını tüketmeye başlar. Böylece, anne ve bebeğin sağlığı tehlikeye girer. Bebekte; ölü doğum, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, bedensel ve/veya zihinsel özürler; annede ise kansızlık, bacaklarda şişlik, yorgunluk, kemiklerde zayıflık görülebilir. Gebelikte beslenmedeki temel amaç; annenin fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamak, annenin besin öğesi depolarını dengede tutmak, fetüsün normal büyüme ve gelişmesini sağlamak, emzirirken yeterli süt salımına imkan vermek olarak sıralanabilir.

Gebeliğin gerektirdiği enerji ve besin öğeleri
Et, yumurta, kurubaklagiller: Beyin, kas, kemik ve dişlerin gelişimi ve kan yapımında görevlidir. Protein ve demir ihtiyacını karşılar.

Süt ve süt ürünleri: Kemik, diş gelişimi ve büyüme ile görevlidir. Protein ve kalsiyum kaynağıdır.
Sebze ve meyveler: Büyüme ve gelişme için vitamin ve mineralleri sağlar.

Tahıl ve tahıl içeren besinler: Kalori ve B grubu vitaminler içerdiklerinden büyüme ve gelişme için önemlidir.
Enerji veren yağ ve şekerler : Sadece enerji içerir ve enerji açığını kapatırlar. Bu besin gruplarını normal yaşantımızda olduğu gibi gebelikte de aynı özenle tüketmeliyiz.

Kalsiyum Kalsiyum, bebeğinizin gebeliğin 8. haftasından itibaren oluşmaya başlayan kemik ve dişlerinin gelişimi için gerekli bir mineraldir. Gebelikte, normalde gerek duyduğunuz miktarın iki katı kadar kalsiyum gereklidir. Çünkü gebelik boyunca diş ve kemiklerden sürekli bir kalsiyum eksilmesi olmaktadır. Kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Ancak süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğundan dolayı yağı alınmış süt ve yoğurdu tercih etmeniz daha doğru olacaktır. Brucella, tifo benzeri hastalıklardan korunabilmek için tükettiğiniz peynirin ve sütün hijyenik ve pastörize olmasına da özen gösterin.

C vitamini C vitamini demirin bağırsaklardan emiliminde, vücudun hastalık etkeni mikroorganizmalara karşı bağışıklık direncinin artırılmasında ve metabolizmamızdaki pek çok biyokimyasal süreç için gerekli bir vitamindir. Düzenli bir şekilde beslenen gebelerde hap şeklinde vitamin alınması önerilmemektedir. C vitamini portakal, limon, kırmızı ve yeşil biber, domates, çilek, greyfurt, karnıbahar, lahana, brüksel lahanası gibi pek çok taze meyve ve sebzelerde bulunur. Vücutta depolanmadığı için her gün belli bir miktar alınmalıdır.

Folik Asit Bebeğin merkezî sinir sisteminin gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk haftalarından itibaren folik asit alınması çok önemlidir. Vücutta depolanmadığı ve gebelik süresince normalden fazlasına gerek duyulduğu için her gün alınmalıdır. Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır, ancak uzun süreli pişirmeler ve uzun süre bekleyen gıdalardaki miktarını azaltır. En çok ıspanak, yer fıstığı, fındık, karnıbahar, kepekli ekmekte mevcuttur. Doğal gıdalar gebenin folik asit açığını tam olarak kapatamayacağından ötürü gebeliğin ilk haftalarından itibaren hap olarak dışarıdan alınması uygun olacaktır. Gebelerde folik asit eksikliğine bağlı birtakım anormallikler çıkabilir.

Proteinler Gebelikte artan protein gereksinimi karşılamak için kırmızı ve beyaz et, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, kuru baklagiller (fasulye, mercimek, barbunya..) gibi proteinden zengin besinler önerilir. Proteinler, hayvansal ve bitkisel proteinler olarak ikiye ayrılır. Hayvansal gıdalardaki yağ mümkün ölçüde alınarak, etin yağsız şekilde tüketilmesi önerilir. Ayrıca balıkta bebeğin zeka gelişimi üzerine olumlu etki yapar.

Lifli Gıdalar Günlük beslenmenizin büyük bir bölümünü oluşturması gereken lifli (posalı) yiyecekler, gebelikte sık görülen kabızlığın ve bağırsak tembelliğinin önlenmesinde çok yararlıdır. Genellikle tüm sebze ve meyveler lif açısından zengindir. Her gün bolca yiyebilirsiniz. Kepekli besinler de lif içerir, ancak diğer bazı besinlerin bağırsaklardan emilimini azalttığından aşırı tüketilmemelidir. Lifli gıdalar en sık olarak kepekli ekmek, barbunya,, kayısı, kuru üzüm, bezelye, pırasa, esmer pirinç ve kuruyemişte bol miktarda vardır.

Gebelikte bulantı Sabahları yataktan kalkmadan önce tuzlu bir bisküvi, kraker veya ekmek tüketilmesi bulantıyı azaltacaktır. Az az sık sık beslenerek alım arttırılmalıdır.

Gebelikte pika Bulantı hissini azaltacağı görüşü ile toprak yeme olayıdır. Yetersiz beslenen annelerde sıklıkla görülür. Fe (demir) eksikliği anemisine neden olur.

Gebelik ve kabızlık Kabızlık oluşumunu engellemek için posadan zengin besin ( kepekli ürünler, sebze ve meyveler) ve sıvı tüketimini arttırmak, sık sık beslenmek önerilebilir.

Gebe anneler için 2000 kalorilik menü örneği
Sabah: 1 bardak süt, 1 yumurta, 1 dilim peynir, 1 dilim ekmek,

1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu vb.

Ara öğün: 1 meyve, 1 bardak ayran, 1 ince dilim ekmek

Öğle: 1 porsiyon etli kurubaklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna

1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet meyve

Ara öğün: 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, domates ve salatalık, 1 adet meyve

Akşam: 1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli), 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği,

1 bardak ayran, 1 porsiyon salata , 1 orta dilim ekmek

Gece: 1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı 1 porsiyon meyve

Kahvaltıda veya ara öğünlerde 5 zeytin, 1 tatlı kaşığı bal, pekmez, reçel tüketilebilir. 1 porsiyon meyve, kışın 1 orta boy elma, portakal yazın küçük bir salkım üzüm, ince bir dilim karpuz veya kavun, yarım muz yenilebilir.

Gebelere yönelik beslenme önerileri ve dikkat edilmesi gereken kurallar:
Doktora danışmadan ilaç kullanımı sakıncalıdır.

Sigara (annenin yetersiz beslenmesine neden olarak bebeğin gelişmesini engeller) ve alkol (kullanımına bağlı olarak bebekte çeşitli sakatlıklara yol açabilir) kullanılmamalıdır.

Şişmanlık söz konusu ise şekerli, unlu, yağlı besinlerden fazla tüketilmemesi gerekir.

Gebelik başlangıcında kadının ağırlığı normal ise her ay ortalama 1-1,5 kg ağırlık kazanacak şekilde beslenmelidir.

Yemekler düzenli öğünler şeklinde tüketilmeli, öğünler de azar azar, sık sık olmalıdır.

İyotlu tuz kullanılmalıdır.

Gerekliyse, su kaynatıldıktan sonra içilmelidir.

Hazmı zor olan kızartılmış ve ağır yağlı besinlerden sakınılmalıdır.

Çay yerine yemeklerden 1-2 saat sonra fazla olmamak şartıyla açık ve limonlu çay içebilir.

Gebelikte kabızlık sık görülür. Bunu önlemek için düzenli bir beslenme uygunlamalı, taze sebze meyve, kuru erik, kuru kaysı vb. ile bunların kompostolarının tüketimi artırılmalıdır. Uzun süreli ve beslenme ile düzelmeyen kabızlıklarda doktora başvurulmalıdır.

Bulantı ve kusmayı önlemek için sabah yataktan kalkar kalkmaz 1-2 tane tuzlu bisküvi veya benzeri kuru besinler tüketmeli, yemek sırasında su içmemelidir.

Bulantı önleyici ilaçlar doktora danışmadan alınmamalıdır.

Yeterli D vitamini alabilmesi için, uygun havalarda güneşten yararlanmalıdır.

Anne adayı emzikli bir kadın ise ne yapmalı?

Emziklilikte anne süt salgılar. Bu süt annenin aldığı besinlerin ürünüdür. Bu nedenle yeterli miktarda süt yapımı için gerekli besinler annenin kendi ihtiyacına ek olarak düşünülmelidir.

Emzikli kadınlar da gebeler gibi doktora danışmadan ilaç kullanmamalıdırlar. Çünkü bazı ilaçlar süte geçebilir ve bebek için sakıncalı olabilir.

Anne emzirmeye istekli olmalıdır. Bu istek anne sütü salınımını artıran bir faktördür.

Anne psikolojik yönden rahat ve huzurlu olmalıdır.

Sık sık emzirme, meme bezlerini uyararak süt yapımını artırır.

Gebelikte karşılaşılan sağlık sorunlarının sebepleri nelerdir?

Sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar.

Sık doğum yapma ve doğum sayısının fazla oluşu.

Gebelik öncesi ve gebelik süresince anne beslenmesinin kötü oluşu.

18 yaşından küçük veya 35 yaşından büyük oluş.

Nelere dikkat etmeli?

Öğünleriniz sık ve az az porsiyonlar halinde olmalıdır. Ne uzun süre aç kalın, ne de tıka basa midenizi doldurun.

Aldığınız gıdaların taze olmasına dikkat edin. Konserve, beklemiş gıdalar ve içinde katkı maddeleri bulunan gıdalar yerine taze ve doğal olanları tüketmeye özen gösterin.

Yediğiniz gıdalarda "çeşitliliğe" önem verin. Bu şekilde pek çok vitamin ve minerali almanız mümkün olacaktır.

Aşırı yağlı, tatlı, baharatlı ve kalorili gıdalar yerine protein ve karbonhidrattan zengin, yağ oranı düşük besin öğelerine yönelin. Unutmayın ki önemli olan sizin kilo almanız değil bebeğin içeride yeterli şekilde beslenebilmesidir. Preeklampsi durumu veya riski varsa protein alımınızı artırmanız gerekebilir veya gebeliğe bağlı şeker hastalığı (gestasyonel diabet) söz konusu ise diyetisyeninizin önereceği şekilde kalori kısıtlamasına gitmeniz gerekebilir.

Gebelikte dışarıdan hap olarak alınması gereken iki madde folik asit ve demirdir. Dengeli beslenebilen bir gebede bunların harici vitamin veya mineral alımı gereksizdir. Piyasada pek çok multivitamin adı verilen ve içinde pek çok vitamin ve mineralleri barındıran ilaç vardır. Bunlar çoğu hekim tarafından reçete de edilmektedir. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar; gebelikte dışarıdan hap olarak alınan A, C, E vitaminleri ile magnezyum, kalsiyum, çinko, selenyum, bakır, flor gibi eser elementlerin gebelik üzerine herhangi bir olumlu etkilerinin olmadığını göstermiştir. Eğer gebeliğe bağlı bacak kramplarınız oluyorsa magnezyum, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) riskiniz varsa kalsiyumu ilave olarak doktorunuz size reçete edebilir.

Sentetik multivitamin hapları dengeli beslenemeyen gebelerde destekleyici olarak verilse de doğal gıdaların hiçbir zaman yerini tutmayacaktır.

Gebeliğin ilk aylarında yapılan "Toxoplasma testleri" sonucunda vücudunuz bu parazitle önceden hiç karşılaşmamışsa bazı önlemleri almanız şarttır. Özellikle kedi ve köpek dışkılarıyla bulaşan bu rahatsızlık gebelik döneminde ortaya çıkarsa bebekte ölümcül veya sakatlıklara yol açan problemlere neden olabilir. Toxoplasma özellikle iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ile iyi pişmemiş çiğ etlerden geçer.

Toxoplasma'dan korunmak için; ellerinizi yemekten önce iyice yıkayın. Sebze ve meyveleri de tüketmeden önce uzun süreli yıkayınız. Evinizde kedi veya köpek besliyorsanız aşılarını ihmal etmeyin, onlara da çiğ et vermeyin ve yakın temastan kaçının. Çiğ veya iyi pişmemiş et ve et ürünlerinden kaçının.

Beslenmede suyu asla ihmal etmeyin. Günde en az 8-10 bardak su için. Yaz aylarında bu miktar 15 bardağa kadar çıkılabilir. Özellikle ileri aylarda kabızlık şikayeti varsa bol su içerek, kabuğu ile yenen meyveleri tüketerek, her öğünde sebze ile salataya yer vererek ve yürüyüş yaparak bu sorunun önüne geçebilirsiniz.

Günde 1-2 bardak süt içmeniz gebelikte ortaya çıkan kalsiyum kayıplarını yerine koymak içindir. Süt içemiyorsanız yoğurt veya ayran tüketiniz. Peynir veya çökelek de tüketebilirsiniz. Süt ve süt ürünlerinin pastörize olmasına dikkat edin.

Yemeklerde iyotlu tuz kullanın. Yüksek tansiyon varsa yemekleri az tuzlu pişirin. Son aylarda olan ödemlerin azaltılması amacıyla bu dönemlerde tuzu azaltın.

Genelde sabahları yataktan kalkınca başlayan bulantılarda bir dilim peynir, bir iki grissini rahatlık sağlayabilir. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında olan bu bulantı ve kusmalardan kendinizi korumak için bu dönemde katı, kuru ve yağsız gıdaları tercih edin. Mutfak kokularından ve ağır parfümlerden uzak durun.

Yetersiz beslenme, anne ve bebeği nasıl etkiler?

Gebelik süresince bebek iyi beslensin diye fazla ve dengesiz beslenmek doğru olmadığı gibi doğum sonrası eski görünüme ulaşmak için az yemek de doğru değildir. Temel prensip; içerdeki bebeğin yeterince yararlanacağı doğru ve dengeli bir beslenme olmalıdır.

Zayıflık:

Zayıflık yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak gebelikte artan enerji ve besin öğesi gereksinimlerinin tam olarak karşılanmaması sonucu ortaya çıkar. Normal kilolu bir gebe ilk 3 ayda, her ay 1 kg; sonraki aylarda ise 1,5-2 kg ağırlık kazanmalıdır.

Şişmanlık:

Şişmanlık özellikle dengesiz ve tek yönlü beslenmeye veya aşırı besin tüketimine bağlı olarak oluşan bir sağlık sorunudur. Şişmanlık doğum sırasında hem anne, hem de bebek için çeşitli güçlüklere ve sorunlara neden olabileceğinden istenmeyen bir durumdur. Gebelik süresince kadının 9-14 kg alması normal kabul edilir. Ağırlık alması 9 kg�dan az olduğunda zayıflık, 14�kg dan fazla olduğunda ise şişmanlık ortaya çıkar.

Osteomalazi:

Gebelik süresince artan kalsiyum ve D vitamini gereksinimi karşılanamadığında kemiklerden kalsiyum çekilmesi nedeniyle kemik yumuşaması ile belirlenen osteomalazi hastalığı ortaya çıkar. Ayrıca böyle durumlarda diş çürüklüğü görülme riski de artar.

Anemi (kansızlık)

Gebelik döneminde vücudun demir ihtiyacı arttığından demir emilimini azaltan etmenlerden kaçınılmalıdır. Örneğin;

- Yemek arasında çay içilmemeli

- Demir içeriği yüksek besinlerle birlikte, mutlaka C vitamini içeren besinlerin alınmasına özen gösterilmeli,

- Etli ya da kuru baklagilli yemek ile taze salata ya da meyve tüketilmeli,

- Mayalandırılmadan yapılmış ekmek tüketiminden sakınılmalıdır.

Ayrıca sindirim sistemi bozuklukları ve parazitler, bulantı ve kusma anemiye neden olan etmenlerden bazılarıdır.

Gebelik toksemisi (Gebelik zehirlenmesi)

Gebelik toksemisi denilen rahatsızlık ise yetersiz ve dengesiz beslenen kadınlarda daha sık görülür. Yüksek tansiyon, göz kapaklarında, ayak ve ayak bileklerinde ödem, baş ağrısı, kulaklarda uğultu, bulanık görme, şiddetli bulantı ve kusma ile ortaya çıkar. Hastanın vücut ağırlığı genellikle olması gerekenden fazladır. Vücutta su ve tuz tutulması vardır. Hemen tedaviye alınmayan vakalarda bebek kaybedilebilir.
Temel besin grupları ve alınması gereken miktarlar
BesinMiktarı
Süt ve süt ürünleri2 su bardağı süt veya yoğurt, 1 porsiyon peynir (2 dilim) veya 2 yemek kaşığı çökelek
Et, yumurta, kurubaklagiller1 yumurta, 1 porsiyon et, balık, tavuk, hindi (60-90gm.), 1 porsiyon kurubaklagil yemeği (120gm)
Taze sebze ve meyveler2 porsiyon pişmiş taze sebze, 3 porsiyon çiğ taze sebze, 2-3 adet orta boy meyve veya taze meyve suyu
Tahıllar6-8 ince dilim ekmek, 1 porsiyon pilav veya makarna, 1 porsiyon çorba
Yağlar3-4 silme yemek kaşığı sıvı yağ
Şekerler1-2 tatlı kaşığı bal, reçel veya pekmez

Hamilelikte mide bulantısı azaltmak için
OP. DR. GÜLNİHAL BÜLBÜL

Hamilelerin en büyük sıkıntılarından biri de mide bulantılarıdır. Mide bulantıları gebeliğin 5.-6. haftasında başlıyor ve daha çok sabahları görülüyor. Bu bulantılar ilk 3 ay devam edip daha sonra azalıyor. Bulantıların şiddeti gebeler arasında farklılık gösterebiliyor.

Kusma çok şiddetli ve su kaybı fazla olduğunda yatak istirahatı ve bol sıvı tüketimi önemlidir. Özellikle bulantı ve kusmalarla geçen günlerde beslenememenin bebeğe hiçbir zararı yoktur. Bu dönemde bebek kendi beslenme kesesiyle yeterince beslendiği için anne adayının bu konuda kaygılanmaması gerekir.Her kadının bu dönemde kendi keşfiyle bulacağı, tolere edeceği, mide bulantısını azaltacak yiyecekler mutlaka vardır.

* Mideniz boş kalmasın; çünkü boş mide, bulantı hissini daha da kötüleştiriyor. Günde üç ana öğün yerine az miktarlarda ama sık aralıklarla yiyin.
* Aşırı yemek yemeyin.
* Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalamayın.
* Sabah bulantıları için yataktan kalkmadan önce bir miktar tuzlu çubuk kraker yiyin. Birkaç dakika sindirilmesini bekledikten sonra yataktan yavaşça doğrulun.
* Sizi rahatsız eden koku ve tatlardan uzak durun. Portakal suyu, süt, kahve ve çay genellikle bulantıyı kötüleştirir.
* Susuz kalmayın, bol miktarda sıvı alın. Bunun için gazsız ve taze hazırlanmış içecekleri tercih edin.
* Sindirilmesi güç olduğundan bulantı meydana getiren yağlı ve kızartılmış besinlerden sakının.
* Bulantınızı artırabilecekleri için ilk üç ayda demir hapları kullanmayın. İlk üç ay için bunları almak zaten şart değil.
* İstirahat edin; stres ve yorgunluk bulantıyı kötüleştiriyor.

OP. DR. GÜLNİHAL BÜLBÜL, SEMA HASTANESİ KADIN HASTALIKLERI VE DOĞUM UZMANI

Dış gebelik nedir, neden olur?
OPR. DR. EMİNE GÖK
Dış gebelik, döllenmiş yumurtanın rahim dışında herhangi bir yere yerleşmesiyle meydana gelir. En sık yerleşim yeri tüplerdir (yüzde 98), daha seyrek olarak yumurtalık, karın zarı ve karın organları, nadiren rahim boyunda görülebilir.

Gebeliklerin yüzde 2si dış gebelik olup son yıllarda daha sık görülmektedir. Bunun da sebebi cinsel yolla bulaşan hastalıklardaki artış ve pelvik iltihabı hastalıkların tedavisindeki etkinliktir.

Belirtileri çok değişkendir. Çok erken dönemde hiçbir belirti vermez, normal bir gebelik gibi âdet gecikmesi ve diğer şikâyetleri olabilir. Ancak bir süre sonra gebeliğin büyümesiyle karın alt kısmında ağrı ve bazen düzensiz kanama şeklinde belirti verir. Tüpün yırtılması ve karın boşluğuna kanama başlamasıyla ağrı çok şiddetlenir, tansiyon düşmesine bağlı baş dönmesi bayılma gibi belirtiler olabilir.

Bu tip belirtileri olan kadınların mutlaka hastaneye götürülmeleri gerekir. Aksi takdirde aşırı kan kaybına bağlı anne ölümüne sebep olabilir. Hastanede ultrason ve kan testlerine göre teşhis edilir. Erken dönemde şüpheli görülen vakalar takibe alınır.

Teşhis eğer erken dönemde yani tüp yırtılması ve iç kanama başlamadan önce yapılabilirse ilaçla tedavisi mümkündür. Gebeliğin ilerlediği ya da iç kanama oluşması durumunda tedavisi cerrahi olmak zorundadır. Dış gebelik geçiren bir kişide tekrar dış gebelik oluşma ihtimali (yüzde 12) yüksektir.

Dış gebelik geçirildikten sonra 6-12 hafta doğum kontrol hapı gibi güvenilir korunma önerilir.

DIŞ GEBELİK NEDEN OLUR?
* Tüplerle ilgili enfeksiyonlar, daralma ve yapışıklıklara sebep olurlar.
* Tüplerle ilgili geçirilmiş operasyonlar
* Önceden geçirilen karın ameliyatları
* Rahim içi araç kullanımı
* İnfertilite
* Endometriozis
* Tüple ilgili gelişimsel bozukluklar
* Sigara kullanmak: Dış gebeliğin sıklığında 2 kat artışa yol açar.

OPR. DR. EMİNE GÖK, KONYA VAKIF HASTANESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI

ivythemes

{facebook#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {twitter#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {google-plus#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {pinterest#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {youtube#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {instagram#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget