Search Result For "sindirim"

Riyazet Kolon temizliği nedir nasıl yapılır ne gibi hastalıklara fayda verir.

Geçmiş kaynaklar özellikle selçuklu tıbbı bize riyazet kelimesinin ve taşıdığı mananın ne derece altın değerinde olduğunu hatırlatıyor. Günümüzde unuttuğumuz ve yüzeysel detokslar ile sonuç almaya çalıştığımız bir çok sorunu temelinden riyazet ile çözme potansiyeline sahip olduğumuzu bilsek beş dk düşünmez tüm detayları araştırır ve uygulamaya koyulurduk. Dünya genelinde yükselen bir trend olan orucun ruhani ve cismani türevi olan riyazet unutulmaya yüz tutmadan önce mevlevi çilehanelerdinde 40 gün arpa ekmeği ve bal ile yapılan ruhani bir yürüyüş olmanın yanısıra bir çok hastalığımızın sebebi olan kolon ve beden kan temizliğinin en etkili yapılma yöntemi idi. Bilakis Amasya da bulunan mevlevi dergahı içerisindeki çilehanede muhteşem Sülaymanın bu programa girdiği ve pers seferi dönüşünde bacağındaki cilt kanserinden iyileştiği rivayet olunur. Ölçü peygamber efendimizden bu güne 40 olarak olınmış olup tasavvufta çokça tekrar eden bir sayı aritmetiğinin matametiksel bir formudur. Sebebide  peygamber efendimizin alkol tüketen bir breyin alkolün vücudundan 40 günde çıkacak olmasını beyan etmesidir. Yapılan bir çok çalışma göstermiştir ki Bağırsak sistemimize ve sindirime dahil olan her gıda veya sıvı türleri su hariç vücuttaki işleyişini ve hücrelerimizden tamamen arındırılmasını 40 günlük bir zaman diliminde tamamlamakta. Hayat boyu sağlık koşullarımızın en güzel noktada olmasını arzu ediyor isek Ve sindirim sorunları yaşamadan konforlu bir yaşam sürmek niyetinde isek riyazet dediğimiz derin kolon ve kan temizliğini bir kaç yılda bir uygulamamız oldukça elzemdir. 

riyazet ile beden temizliği

Düzgün bir şekilde vücut ve beden temizliği yapıldığında vücutta biriken toksinler asitler , safra, doğal olmayan ve organlarımızın işleyişini yavaşlatan çok miktarda mukus ( erzurumlu ibrahim hakkı balgam der) vücuttan atılır ve hem iç organlarımız hemde salgı beslerimiz normal ve dengeli çalışarak sağlıklı bir bedene kavuşmamızı sağlar. Vücudumuzda biriken bu mukus yapısı kan , beyiin, ve lenfatik sistemimizin sağlıklı işleyişini büyük oranda engeller. Riyazet ile yaptığımız derin temizlik bu sistemlere işlevsellik kazandırmakla kalmaz aynı zamanda güçlü bir bağışıklık sistemine kavuşmamızıda sağlar.

Özellikle avrupada ve amerikada klinik ortamlarda uygulatılan bu kolon temizliği detoksu başlamadan önce ve sonra yapılan kan analizleri daha temiz bir kan ve güçlü bağışıklık sistemini göstermiştir.Riyazet öncesi ve sonrası için nötrofil hareketlerinin ölçüldüğü bir çalışmada nötrofillerin riyazet sonrası 10 kat daha hızlı hareket ettiği tespit edilmiştir.Şimdi akla gelen ilk soru nötrofil nedir kısaca açıklayacak olursak nötrofil: kanımızda doğal olmayan kalıntıları ve hastalığa sebep olabilecek şeyleri arayan ve bunları tüketen bir tür beyaz kan hücresidir. Vücudunuz bir patajonle uğraşırlken bunun sizin için ne kadar değerli olduğunu bilseniz ne kadar değerli bir şey olduğunu daha rahat anlardınız. 

Tüm gastrointestinal sistemi içeren sindirim sistemi, bağırsak olarak adlandırılan ikinci beyne sahip olup vücudumuzun merkezi ve çekirdeğidir. Tüm organlarımızı slgı bezlerimizi kaslarımızı hücrelerimizi bu organımız ve tükettiğimiz gıdalar ile besleriz Sindirim sistemi beslenme yapımıza bağlı olarak Türkiyenin %80 inde olduğu gibi aşırı asitli ve safralı toksik hale geldiğinde düzgün çalışmasını kaybeder ve parazitlere, patalojik bakterilere, mayalara, mantarlara karşı savunma gücünü kaybeder ve bu tür şeylerin yuvası haline bile gelebilir. Sonrasında ise bağırsakta gelişen sindirim sistemi hastalıkları ve hücresel mutasyonları hayatımızın içerisinde buluruz. ve bu tür hastalıkların tamamıda iyi yönetilemeyen stres düzeyleri ile vücutta daha belirgin hallere gelmeye başlarlar. 
riyazet öncesi colon ve riyazet sonrası

Hastalıklarımızın bir çoğunda yani halkın %80 i %90 ında zayıflamış bir sindirim sistemi etkindir. Bu da kısır bir döngüye sebep olur. Şöyleki ; bağırsaklarda asitler ve toksinler biriktikçe bağırsak duvarı boyunca hücreleri yakabilir, zarar verebilir veya öldürebilir. Bağırsak hücreleri bu duruma daha fazla müsin salgılayarak karşılık verir. mukuslar glikoprotein solisyonları  ve bağırsak duvarına kuvvetle yapışacak şekilde oluşmuş çok yapışkan bir maddedir. Hücreler daha fazla asit ve toksinle temas ettikçe bağırsak duvarı boyunca oluşan bu tabaka dahada kalınlaşır ve bağırsak hücreleri daha fazla müsin üretimine devam eder. Buda bağırsağımızı gittikçe daraltır. 

Akademisyen doktor olan Bernard Jensenin yaptığı bir çalışmayı okuduğumda Bağırsak çapı bir kurşun kalem kadan daralan bir hastanın durumunu ayrıntılı inceleme şansım oldu Bu duruma gelmesinin ana sebebi fastfood beslenme ve devamlı hayvansal protein tüketimi olduğu belirlenmiş olan bu hasta karaciğer büyümesi ve çeşitli cilt hastalıklarınada sahipti. Ve aynı zamanda tip 2 diyabet olup bu tür şikayetleri riyazet yapana ve kilo kontrolü sağlayana kadar onu ciddi rahatsız ettiği çalışmada belirtilmişti.  Ayrıyetten sadece benim ulaşabildiğim bağırsaktaki müsin birikimlerini ve bunların sebep olduğu hastalıkları inceleyen bunun gibi 100 ün üzerinde klinik çalışma mevcut olup taa selçuklulardan bize müras kalan riyazetin neleri iyileştirebileceğini aynelyakin görme fırsatımda oldu. 
sağlıklı kolon ve toksik kolonun arasındaki fark

Mükoid plağı bağırsaklarımızda belli bir derece biriktikten sonra büyük sorunlar ortaya çıkmaya başlar. Çok fazla sayıda oluşan müsin katmanı tükettiğimiz gıdaların bağırsaklarımızda hareket etmesini sağlayan bağırsak kaslarımızın doğal hareketlerini engelleyebilir. Kabızlığa neden olan bir çok etmen olmakla birlikte bu en kuvvetli sebeplerden biridir. Midedeki mukoid yapının belirli bir kalınlığa ulaşması ise hidroklorik asitin bu tabaka ile etkileşime girmesi sonucunu doğurmakla birlikte yediğimiz gıdalardaki proteinlerin düzgün bir şekilde sindirilmemesi gibi bir zaafiyet oluşturu. Düzgün sindilemeyen bir çok protein vücuda girer ve bu belli bir derece biriktikten sonra vücut oları çıkarmak için elinden geleni yapar ve yapamadığı zaman otoimmun hastalıklara sebebiyet vermeye başlar. Bunları örneklendirmek oldukça kolaydır en basiti bir çok cilt hastalığı romatizmal hastalıklar ve sbebei ve çaresi bilinemeyen bazı rahatsızlıklar. 

En çarpıcı örnek ise 1918 yılında dünya genelinde 50 ila 100 milyon insanı öldüren pnomoni salgını ölenlerin büyük çoğunluğunda midede hidroklorik asit üretimi olmadığı düşünülmektedir. 1975 verileri hastanelerde tedavi gürenlerin %80 inin midesinde hidroklorik asit üretilmediği saptanmıştır.

Hidroklorik asit deyip geçmeyin her nekadar kimyasal terimlere yabancı olsanızda bu asitin patojenik mikropların ve parazitlerin vücur sistemimizin iç kısmına girmesini önlediğini bilmenizi isterim. Pinomoni genellikle akciğerimizle alakalı olsa dahi normal bir yapıya sahip olan bağırsak kültümüz ve vücut patojenler mideyi geçene kadar ve bağırsağı kirletene kadar genellikle bunla başa çıkabilir. Bağırsak enfekte olduğunda bağışıklık sistemimiz zayıflar ve herhangi bir salgında bağırsak enfeksiyondan temizlenemez ise veya bağışıklık sistemi kuvvetlendirilemez ise ölümcül boyutlara ulaşabilir.

Çerez gibi antibiyotik kullanarak Bu illa ilaç formunda olmayabilir. Antibiyotik katkılı reçel bile yiyor olabiliriz veya endüstriyel tavuk yumurta biz farkında olmadan bağırsaklarımızdaki faydalı bakterileri öldürüyor olabilir. Doğal olmayan market ürünleri endüstriyel mutfağın acımasızlığı doğala ulaşmadaki kısıtlı imkanlar ve hayatın acımasız gerçekleri şuan toplumumuzda 266 dan fazla yaygın olarak gürülen hastalığın temel sebepleridir. Aynı zamanda son zamanlarda yapılan çalışmalar aşırı kilolu ve hiç kilo alamayan (iki türde genelde obezdir) insanların piyasada bulunan probiyotiklerin %95 inden fazlasında bulunan laktik asit üreten lactobacillus bakterilerinin bağırsakta baskın olarak bulunduğunu göstermiştir. bu durum hem obezite hemde obezite ile alakalı bir çok hastalığın temel sebeplerindendir.

Aşırı kilo ve obezitenin sebepleri hakkında yapılan araştırmaları ile bilinen newyork üniversitesi tıp fakültesi antibiyorikleri obezitenin birinci sebebi olarak tanımlamıştır. 

Mukoid plaka belli bir kalınlığa ulaştığında sindirim enzimlerinin gıda ile karışması engellenir. Yediğiniz yiyeceklerin pankreatit ve safra kanalının uygun sindirim için gerekli salgıları saldığı üst ince bağırsaklara taşındığınu hayal edin Bu salgılara ince bağırsak boyunca salgılanan diğer 22 sindirim enzimi ile birlikte bağırsak lümeni içerisinde yiyeceklerimize karışarak yemeğin sindirilmesine yardımcı olmaktadır. Anca bu salgılar mukid plak tabakası ile karşılaşırsa ve yediklerimiz iyi sindirilmez ise öğününüz vücutta toksin haline gelir. Kötü sindirimden muzdarip bebekleri içeren bir çalışmada biyopsiler çocukların anormal müsin birikimine sahip olduğunu göstermiş olup doktorlar çocukların gıdaları düzgün bir biçimde sindiemediklerine ikna olduklarını ve müsin birikimlernin sindirim enzimlerinin gıda ile dğoğru temez etmediğini ortaya koymuştur.
Gıdalar enzim olmadan sindirilemezler. Sindirilmeyen yiyecekler bağırsaklarda kaldığında bağırsak cepleri olarak andlandırılan cepler içinde hapsolur. ve eğer organik olarak yetişen gıdalar yerine ticari olarak yetiştililen yiyecekler tüketilir ise pestisitler, fungusitler, herbisitler, kurşun,arsenik,kadmiyum,sülfatlar ve diğer yüksek derecede toksik kiysallar ki bir çoğu kansarojen olan bu kimyasallar mukoid plak ile birleşir ve bağırsak ceplerinde birikmeye başlar. Bu zehirli parçacıkların bir kısmı plağın içinden geçecerek bağırsak duvarını uyararak ek katmanlarda ve ceplerde daha fazla mukoid oluşmasını sağlar ve müsini tetikler. Bazıları ise kana karışarak karaciğeri zayıflatır ve bazıları karaciğerden geçerek böbreklere ve vücudun diğer bölgelerine yerleşir ve yerleştiği bölgede zayıflık ve işlev bozukluğuna neden olabilir. çoğu durumda vücut bu sindirilmemiş maddeleri fermantasyon yöntemi ile çıkarmaya çalışacaktır.

Sosyo kültürel beslenme yapısı hazır gıda ve gıdadaki sanayileşme son 20-30 yılda çoğu insanın bağırsaklarını işlevsiz hale getirmiştir. Ne kadar korkunç ve piz olduğunu hayal bile edemezsiniz. Bu ise bir çok insanın bağırsağında parazit yaşamasına sebep vermiş olup dünya genelinde ödül almış bir çok doktor karaciğer hastalıkları kanser kalp sorunları gibi birçok hastalığın %90 ının bağırsaklarımız ile alakalı olduğunu düşünmektedirler 

Arkadaşım ve akıl hocası Dr. Bernard Jhansen Mahatma gandi ve Ve Hunza türklerinden bir çok Hollywood yıldızlarına kadar yaptığı araştırma ve çalışmalar sonucu şunları söyemişti. Hastalıkların en çok olduğu bölgeler sanayileşmiş  ve endüstryel tarımla uğraşan ülkeler olmuştur. Sanayileşmemeil ve tarım endüstrisinin egemen olmadığı eski hun türkleri hunzalar gibi toplumlarda hastalıklar çok rastlanmamakta ve insan ömrü çok uzun ve sağlıklı olmaktadır.
Eskiden Amerikada derdik ki bu ülkein %40 ı aktif obezdir. şimdilerde ülkemizde bile pekçok insan aşırı miktarda işlenmiş , doğal olmayan endüstriyel ürünlere bağımlı hale gelmiştir. Bu gıda ürünleri yağ ve protein bakımından çok yüksek değerlere sahip olmasına rağmen mineraller ve vitaminler bakımından oldukça fakirdirler. Ticari olarak yetiştirilen bu gıdalar özellikle bir çok tarım ilacı peptisit, ve bir çok zirai ilaç kalıntısını içermekte olup hatta öldürücü böcek ilaçları fungusitleri bile içerisinde barındırıyor olabilir. Hatta çiftçi zirai ilaç konusunda o kadar ileri gitmiştirki bazı topraklardan artık mahsül bile alamamaktadır. Siz midenizdeki ölümü bırakın topraklarımızı bile öldüren bu kimyasallar bize neler yapmaz.

İyi işleyen karaciğer ve sindirim sistemi uzun ve sağlıklı bir hayatın kaynağı ve anahtarıdır. Karaciğerimizden 1500 den fazla günümüz şartlarına bilinen işlem vardır. Bunların çoğu yaşamımızı devam ettirmemiz için zorunludur. Karaciğerimizde sorunlar oluşmadan çok daha önce bağırsak sistemimizin sağlığı gitmiş olabilir. Bağırsakları temizlemek ise karaciğerin toksinleri serbest bırakmasını sağlar. Toksinler gidene kadar hiç bir organ  kendini temizleyemez ve güçlendiremez. Bağırsakların temizlenmesi Karaciğeri ve diğer tüm organları hatta hücrelerimizi bile temizlemenin ilk ve en önemli yoludur.
Bağırsaklarımızı temizlemeden karaciğeri temizlmeye çalışmak son bir yıldır kullandığınız ve hiç değiştirmediğiniz su ile çamaşırlarınızı yıkamaya benzer. Sadece pisliği başka bir yere taşırız.
Riyazet programını tamamlayan insanlardan edindiğimiz bilgileri kısaca paylaşacak olursak 40 günün sonunda bize söyledikleri daha enerjik oldukları iyi ve sağlıklı hissettikleri, daha parlak ve canlı cilt görüntüsü, zihinsel berraklık ve stres yönetiminde başarı, romatizmal ağrılardan kurtulmak yaygın faydalardır. Birçok insan manevi olarakta daha derin ve daha insancıl hissettiklerini söylemişlerdir.

Bu kadar geniş girizgahtan sonra riyazet yapılmasının faydalı olduğu hastalıklar nelerdir. 


  1. Çeşitli cilt hastalıkları
  2. romatizmal rahatsızlıklar
  3. Bağışıklık sistemi bozuklukları
  4. otoimmun hastalıklar
  5. romatoit artrit
  6. lenf ödemi fil hastalığı
  7. troit rahatsızlıkları
  8. karaciğer düzensizliği 
  9. safra çamuru kisti
  10. polikistik over
  11. ibs irratıbl bağırsak sendromu
  12. ülseratif kolit
  13. siğil hpv genital siği
  14. herpes simpleks uçuk clt mantarı
  15. seboreik ve otopik dermatit
  16. gut hastalığı
  17. sayamadığımız daha bir çok rahatsızlık

Riyazet yaparken nelere dikkat etmeliyiz

Riyazet temelde tasavvufi olsada beslenme ve kolon temizğliğine dayalı bir sürey yenmesi yasak olan gıdalar aşağıda saydığımız gibidir 

YASAKLAR

Hayvansal ürünler
Balık hariç her türlü hayvan eti ve hayvan ürünleri yasaktır.
(kırmızı et, tavuk, hindi ve tüm hayvan etleri yasak.)
Şarküteri ürünleri yasak.
-Tereyağı, peynir, kremalar, dondurma, yoğurt, süt, yumurta yasak.
-DİKKAT! Yağsız veya diyet ürünler de yasak.
Yağ yenmeyecek.
-Sızma zeytinyağı ve ayçiçek yağı hariç, fındık yağı, mısır özü yağı, tereyağı, margarin, tahin,gibi yağlar
tüketilmeyecek üzüm çekirdeği yağı, Hindistan cevizi yağı serbest lakin diğer tüm yağlar yasak, yemek
yaparken ya az miktarda yağ kullanacağız veya soğanı salça ile öldüreceğiz
Beyaz un, beyaz pirinç yasak.
-Rafine edilmiş buğday, beyaz pirinç yenmeyecek. Dolayısıyla makarna ve tüm hamur işleri yasak. Rafine
edilmemiş tam tahıl unu kepekli un belli oranda günlük serbest
Şeker ve tatlı yasak
-Her türlü şeker, şekerli ürünler, tatlılar, yasak. Aspartam ve diğer diyet şekerler yasak. çikolata bitter
günlük 20 gr serbest
Tuz yasak
-Günlük toplam tuz alımınız (yemeklerin içine konulanlar dahil) 2 çay kaşığını geçmeyecek. kesinlikle kaya
tuzu kullanın
Soya yasak
-0 yağlı soya sütü ve light tofu dışında soya ürünleri yasak
Kuru yemiş grubu
Ceviz, fındık, badem, fıstık, kaysı çekirdeği ve diğer yağ ihtiva eden çekirdeklerin hepsi yasak

YENİLMESİNE İZİN VERİLENLER

Sebzeler
Çiğ, buharda pişirme, haşlama, ızgara yaparak (yağ kullanılmayacak) her türlü sebze yenilebilir. Patates,
yer elması, havuç, mısır gibi nişastadan zengin sebzeler az tüketilecek. Brokoli, lahana, ıspanak, kara
lahana, fasülye, marul ve burada sayamayacağım aklınıza gelen her türlü sebzeyi istediğiniz kadar
yiyebilirsiniz.
Baklagiller familyası
Fasülye, nohut, bezelye, barbunya, mercimek ve tüm baklagiller serbest.
Hububat
Rafine edimemiş, kabuğu alınmamış her türlü hububat yenilebilir. Esmer pirinç, tam tahıl buğday, yulaf,
mısır, arpa, çavdar, tam undan yapılmış ürünler serbest. Ekmeği tam buğday unundan evde kendiniz
yapmaya çalışın.
Meyva
Her türlü meyva serbest. Günlük meyva alımınızı tek kerede değil, üçe bölerek yemeye dikkat ediniz.
Üzüm, muz gibi şekerli meyveler bir porsiyondan fazla yenmeyecek.

İçecekler
Su, maden suyu, meyve suyu (bir bardağı geçmeden), çay ve kahve serbest. 

Pekmez, meyve suyu
Pekmez haftada bir çorba kaşığını aşmadan yiyebilir veya kaysı kurusu, incirle tatlısını yapabilirsiniz.
Meyve suları sadece katkı olarak kullanılabilir. Örneğin sabah sabah yulaf, buğday ezmesi karışımını
koyduğunuz kaba içindekileri sulandıracak kadar meyve suyu dökebilirsiniz.
Salata sosları
Sirke, elma sirkesi, balsamic sirke, nar ekşisi, limon, kırmızı ve kara biber, hardal, yağsız soslar örneğin
yağsız soya sütü.
Kuru yemiş
Yağ içermeyen leblebi, beyaz leblebi, tuzsuz yağsız patlamış mısır, kestane, kuru kaysı, kuru üzüm, incir
yenebilir.

Bu süreçte kullandığımız detoks ve bitki destekleri için bizimle irtibata geçin

Muhtemel ilk defa ismini duyacaksınız bu süper gıdadan bende bir yurtdışı seyahatine kadar habersizdim.Sonrasında ismini bir arkadaşımın tavsiyesi ile öğrendim o zamandan beridir bir çok araştırma yaptım kendim kullandım ve çevreme kullandırttım meğer tüm dünya zaten kullanıyormuş. 
Sorghum'un başlıca sağlık faydaları arasında; belirli kanser türlerini önleme diyabet kontrolüne yardım etme çölyak hastalığı olan insanlara diyet seçeneği sunma sindirim sağlığını iyileştirme , daha güçlü kemikler oluşturma, kırmızı kan hücresi gelişimini destekleme ve enerji ve güç kuvvet artırma becerisi sayılabilir. .
sorghum çimi tohumu 

Sorghum nedir?

Sorghum, dünyanın dört bir yanındaki tropikal ve subtropikal bölgelere özgü birçok çim cinsi için geniş bir terimdir [1]30'dan fazla farklı sorgum türü olmasına rağmen, sadece biri insan tüketimi için hasat edilirken, diğerleri hayvan için yem olarak kullanılır. İnsanlar için önemli olan, Sorghum bicolor, Afrika'ya özgüdür, ancak dünyanın her yerinde temel gıda olarak bulunabilir . Aynı zamanda birçok farklı ülkede yetiştirilmektedir. Sorghum öncelikle sorgum pekmezi , sorgum şurubu ve bir tane sorghum olarak üretilir. 
Sorghum'un çok yönlülüğü, buğday alerjisi olan kişiler için kabul edilebilir olması ile birleşince , dünyadaki temel bir tahıl ürünü olarak son derece önemli hale gelir. Ayrıca, sorghum, dünya genelinde yaygın olarak tüketilen diğer tahıl ve çim türlerine mükemmel bir alternatif oluşturmaktadır. [2] 

Sorghum içerik ve besin yapısı

Sorghum besin açısından tam bir güç merkezidir . [3] Diyete dahil edildiğinde, niasin , riboflavin ve tiamin gibi vitaminlerin yanı sıra, magnezyum , demir , bakır , kalsiyum , fosfor ve potasyumun yüksek seviyelerinin yanı sıra günlük yaklaşık vitamin gereksinimimizin yarısı kadarırını sağlayabilir. Günlük protein ihtiyacımızın üçte birine sahiptir ve çok önemli bir diyet lifinin tek başına %48 oranında kaynağıdır. 

Sorghum'un Sağlık Faydaları

Sindirim sürecimizle en olumlu katkı sağlayan tahıldır diyebilirizBirçok hastalığın tedavisinde de yardımcı olur. Faydaları ayrıntılı olarak tartışalım.

Sindirim Sağlığını Geliştirir

Birçok sağlıklı gıdanın, sindirim sisteminin işlevselliğini büyük ölçüde geliştiren belli bir miktar diyet lifi içerdiği görülüyor. Bununla birlikte, sorgum, diyet lifi için en iyi yiyeceklerden biridir [4] Tek bir sorgum porsiyonu günlük diyet alımının% 48'ini içerir, bu da sindirim sisteminizin yiyeceklerinizi hızlı bir şekilde hareket ettirmesini sağlar, krampları, şişmeyi, kabızlığı , karın ağrısını, aşırı gazı ve ishali önler Dahası, vücuttaki fazla miktarda lif, kalp sağlığını iyileştirmeye ve vücudunuzu koruyabilmeye yardımcı olan tehlikeli kolesterolü (LDL) damarlarımızda kazımaya yardımcı olur. ateroskleroz , kalp krizi ve inme riskini azaltır.

Kanser Önleme

Sorgum tanelerinin kepek tabakası, diğer birçok gıda türünde bulunmayan  önemli antioksidanlar içerir . [5] Bu antioksidanlar vücuttaki serbest radikalleri nötralize eden ve ortadan kaldıran faydalı bileşiklerdir ve bu da vücudun kanserekarşı korunmasına yardımcı olur . 

Diyabet Kontrolü

Aşırı karbonhidratlar basit şekerler haline gelir ve vücuttaki glukoz seviyelerine zarar verir, diyabetlere yol açar veya bu hastalıktan muzdarip insanlar için kaosa neden olur. [6] Ancak, sorghum kepeği, vücuttaki nişastanın emilimini inhibe eden enzimlere sahiptir ve bu da vücuttaki insülin ve glukoz seviyelerini düzenlemeye yardımcı olabilir. Bu seviyeleri dengede tutarak, şeker hastalarının glikoz seviyelerinde belli bir standartın oluşmasını sağlar ani yükselmelerin önüne geçer., böylece diyabetik şok ve diğer sağlık komplikasyonlarını önlerler. 

Gluten Alerjisini Hafifletir

Çölyak hastalığı, öncelikle buğday bazlı ürünlerinde bulunan glütene karşı şiddetli bir alerjidir. [7] Şaşırtıcı bir şekilde, binlerce normal gıda maddesinde gluten bulunur ve bu da çölyak hastalığından muzdarip olanlar için hayatı zorlaştırır. Neyse ki, sorgum gibi alternatif hububat ve otlar, bu artan yaygın rahatsızlıktan muzdarip olanlar tarafından, acı verici enflamasyon, bulantı ve glutenin neden olduğu gastrointestinal hasar olmaksızın güvenle yenilebilir . 

Kemik Sağlığını Geliştirir

Magnezyum, sorgumda yüksek miktarlarda bulunur; bu da, magnezyumun vücutta kalsiyum emilimini artırdığı için, kalsiyum seviyelerinizin gerektiği gibi korunacağı anlamına gelir. Bu iki mineral aynı zamanda kemik dokusunun gelişiminin ayrılmaz bir parçasıdır ve hasarlı veya yaşlanan kemiklerin iyileşmesini hızlandırır [8] Bu, osteoporoz ve artrit gibi durumları önleyebilir , böylece sizi ilerleyen yaşlarda aktif ve sağlıklı tutar.

Dolaşımı artırır

Diğer mineraller ile birlikte bakır ve demir bakımından da zengindir, ve magnezyum ve kalsiyum ilişkisine  benzer bir şekilde, bakır da vücudumuza demir emilimini artırmak için yardımcı olur. [9] Bu , demir eksikliği için başka bir isim olan anemi geliştirme olasılığının azalması anlamına gelir Sisteminizde yeterli demir ve bakır varsa, kan hücresi gelişimi artar, böylece kan dolaşımını hızlandırır, hücresel büyümeyi ve onarımı uyarır ve kafa derisinin saç uzamasını arttırır, aynı zamanda vücuttaki enerji seviyelerini de artırır. Tek bir sorgum porsiyonu, günlük önerilen bakır alımının% 58'ini içerir. 

Enerji Düzeylerini Artırıyor

Ayrıca B3 vitamini olarak da bilinen niasin, besinlerin vücut için kullanılabilir enerji ve yakıt haline dönüştürülmesinde anahtar bir bileşendir . [10] sabah saatlerinden sonra kendini kapatmaya başlayan metabolizma için  gün boyunca enerji seviyenizin yüksek ve stabil kalması için gerekli olan  niasin alımının% 28'ini içerir. 
Dikkat:  Diyetinize sorgum eklemeye karşı bilinen hiçbir endişe yan etki veya uyarınız yoktur. Bir çim ve çimden elde edilen bir tahıl olduğu için, bazı insanların buna çime alerjisi olma olasılığı vardır, ancak alerjenik olan sorgum vakaları çok nadirdir. Ayrıca, bazı mineraller ve vitaminlerin yüksek içerikte olması konusu için, tek gerçek tehlike, iyi bir şeyi çok fazla almak diyebiliriz, bu yüzdensorghum yiyin ve tüm harika sağlık yararlarının tadını çıkarın!
 Referanslar

Agarwood


Diğer İsimler: Aquilaria agallocha / Aquilaria malaccensis, Oud, Oudh, oodh, agar, aloeswood, Agalocha, lign-aloes, Chann crassna, Agar, agor / agoro gach (আগর গাছ), chénxiāng (沉香), Cham Heong, jinkō (沈香), ཨ་ ག་ རུ་, sasi, sashi, gaharu, ghara, Mai Krişna (ไม้ กฤษณา), Akil (அகில்), Mai Ketsana (ໄມ້ ເກດ ສະ ໜາ), Şeyhwae, Walla Patta (වල්ල පට්ට). 
agarwood 

Agarwood, bir tür küfle enfekte olduklarında, Aquilaria ve Gyrinops ağaçlarında (güneydoğu Asya'ya özgü geniş yapraklı yapraklılar) oluşan karanlık reçineli bir öz odundur. Enfeksiyondan önce, öz odun kokusuzdur, nispeten hafif ve açık renklidir; Bununla birlikte, enfeksiyon ilerledikçe, ağaç, saldırıya yanıt olarak koyu aromatik bir reçine üretir ve bu da çok yoğun, koyu, reçine içine gömülmüş bir öz odun ile sonuçlanır.

Agarwood kullanır iken dikkat edilmesi gerekenler

  • Hamileler veya emziren kadınlar, agarwood dahil olmak üzere esansiyel yağlar kullanmadan önce mutlaka bir doktora başvurmalıdır.
  • Agarwood esansiyel yağının topikal olarak uygulanması güvenli olarak kabul edilir, ancak uçucu yağların taşıyıcı yağ ile seyreltilmesi ve önce bir yama testi yapılması her zaman en iyi uygulamadır.
  • Önlemler Aromaterapi bakın .
    agarwood kabuğu

Sağlık Faydaları ve Agarwood'un kullanımı

  • Vücudu yatıştırır, yıkıcı ve negatif enerjileri ortadan kaldırır, gelişmiş farkındalık sağlar, korkuyu azaltır, canlılık ve uyum duygusunu çağrıştırır ve zihinsel işlevselliği artırır.
  • Nevrotik ve takıntılı davranışları kolaylaştırır ve evinizde uyum ve denge yaratmaya yardımcı olur
  • Son derece psikoaktif
  • Meditasyon için, aydınlanma
    • derin sükunet ve rahatlama getiriyor.
    • ilham vermek için usta ustalar tarafından önerilen ve meditasyon için zorunlu sevgi.
    • aşkınla bağlantı kurmak, ruhu, insan bedenini ve bilincini uyararak.
    • Duaların agarwood tütsünün kokulu dumanı ile yükseldiği ve namazı Yaratan'a taşıdığı söylenir. Melekler kokuya ve Oud dumanına çekilir. İşte bu yüzden Müslümanlar, Oud ahşabını yakmayı ve evlerini Perşembe gecelerinde, hafta sonlarının en kutsallarını tökezlemeyi severler.
    • Budistler cehaletin dönüşümü için agarwood kullanıyorlar.
      agarwood esansiyel yağı
    • Tibet rahipleri, zihni ve ruhu yıkmak için enerjiyi aktarmak için kullanırlar.
    • Sufiler ve Japon şamanlar ezoterik ayinlerinde agarwood yağı kullanıyorlar. zihinsel berraklığı geliştirmeye yardımcı olur, tüm ruhani sistemi sakinleştirirken üçüncü gözü ve üst çakraları açar.
  • Tıbbi olarak agarwood bir tonik, afrodizyak, diüretik, epilepsi, antimikrobiyal, karminatif, anti-astmatik rahatlatır.
  • Sinir bozuklukları, sindirim, bronşial şikayetler, çiçek hastalığı, romatizma, doğum sırasında ve sonrasında hastalık, sindirim ve solunum sistemlerinde spazmlar, ateş, karın ağrısı, astım, kanser, kolik, ishal, mide bulantısı, regürjitasyon, yaşlılarda güçsüzlük, nefes darlığı, titreme, genel ağrı ve karaciğer sirozu. Aynı zamanda diğer ilaçlar için bir yönetmen veya odakçı olarak hareket eder.
  • Kanser: Bir Agarwood bileşiği, mide kanseri hücreleri için bir hücre öldürücü ajan olarak potansiyel gösterdi. Akciğer ve mide tümörleri için bir tedavi olarak kullanılmıştır.
  • Diüretik fonksiyonu: Agarwood esansiyel yağının idrar söktürücü özelliği vardır, bu da daha sık idrara çıkmayı ve aynı zamanda üretilen idrar miktarını arttırır. Bu, agarwood esansiyel yağının vücudu toksinlerden arındırmak ve çok sayıda şikayete yol açabilecek aşırı tuz ve ürik asidi temizlemek için kullanılabileceği anlamına gelir.
  • Sindirim fonksiyonu: Agarwood esansiyel yağı yüzyıllar boyunca bir dizi sindirim sorununu tedavi etmek için kullanılmıştır. Agarwood, midede oluşan utanç verici ve acı verici gazların giderilmesine yardımcı olan ve aynı zamanda eğilimli olanlar için herhangi bir gaz birikimini önleyen karbonhidrat ve mide özelliklerine sahiptir.
    • Karnına masaj yapıldığı zaman, Agarwood esansiyel yağının ayrıca sindirim asitleri ve mide sularının salgılanmasını desteklediği ve hazımsızlık ve şişkinliği giderdiği söylenir.
    • Japon araştırmaları, Agarwood yapraklarının, doğal bir müshil olarak davranacak bir çayda kullanılabileceğini göstermiştir.
  • Cilt: Agarwood esansiyel yağı aynı zamanda genel bir cilt toniği olarak kullanılır ve cildi beslemesine ve bir dizi cilt rahatsızlığını tedavi etmesine yardımcı olabilir. Agarwood esansiyel yağı, hasar görmüş cilt hücrelerini onarmaya ve her gün karşılaştığımız serbest radikallerin neden olduğu hasarla savaşmaya yardımcı olur. Kırışıklıklar ve yaş işaretleri gibi yaşlanma belirtilerinin çoğu agarwood esansiyel yağı ile tedavi edilebilir. Yüz cildinizin tonunu ve rengini iyileştirmek için normal yüz temizleyicinize bir damla agar ağacı yağı ekleyin.

Kişniş yağının faydaları


BİR BAKIŞTA kişniş yağı HİKAYEsi-

  • Kişniş tohumu dünyadaki baharatlar arasında en erken dönem  kullanılan baharat türü olarak kabul edilir. Babil döneminde mutfakta ve tıbbi amaçlı kullanılmıştır.
  • Güçlü, tatlı aroması ve taze havası nedeniyle, kişniş yağı parfümler ve sabunlarda da değerli bir bileşendir.
    kişniş tohumu 

Kişniş Yağı Nedir?

Kişniş yağı  Çin maydanoz bitki ailesinden olan kişnişin meyvelerinden (tohum) (Coriandum sativum L.), elde edilir. Bununla birlikte, kişniş tohumu ve kişniş arasında bazı karışıklıklar olabilir. Kişniş tohumu ve kişniş aynı bitkidir ama aynı zamanda kullanın ve fayda olarak  birkaç farklılığa sahip olabilir.
"Kişniş" kelimesi tüm bitkiyi teknik olarak tanımlar, ancak coğrafyaya bağlı olarak kişniş tohumu ve kişnişin farklı açıklamaları vardır. Birleşik Krallık'ta, bitkinin yaprakları kişniş denir ve tohumlarına ise kişniş tohumu denir. Amerika Birleşik Devletleri'nde, yapraklara kişniş denir ve tohumlarada kişniş denir. Ancak, Hindistan'da dhania denir. Türkiyede de kişniş dendiği an genelde öğütülmüş kişniş tohumu kastedilir. 
Kişniş tohumu dünyadaki baharatlar arasında en erken dönemlerde kullanılan baharatlardan biri olarak kabul edilir. Babil döneminde mutfakta ve tıbbi amaçlı kullanılmıştır. Ayrıca İncil'de de bahsedilmiştir ve firavun mezarlarında ebedi aşkın sembolü olarak bulunmuştur. 1 Kişniş tohumu yağının rengi açık sarı renge yakındır ve orta derece aromatik kıvama sahiptir. Bu kıvam ise tatlı, odunsu bir koku yayar.

Kişniş Yağı Yağı Kullanımı

Kişniş bilinen bir baharat olduğundan, şekerleme, baharat ve gazlı içeceklerin lezzetini arttırmak için kişniş tohumu yağı kullanılır. 2 Ayrıca tütünler, cin ve likörler için bir tatlandırıcı aroma olarak kullanılır.
Kişniş tohumu yağı mutfak dışında da oldukça faydalıdır. Almanya Hamburg Üniversitesi Tıp Merkezi'nden yapılan bir klinik çalışma da yüzde 6 kişniş tohumu yağı ile harmanlanmış bir merhem sporcuların ayağını tedavi etmeye yardımcı olduğu doğrulanmıştır. 3 Güçlü, tatlı aroması ve taze havası nedeniyle, kişniş yağı  parfümler ve sabunlarda da değerli bir bileşendir. 4

Kişniş Tohumu Yağı Kompozisyonu

Kişniş çekirdeği esansiyel yağının ana bileşeni, hangi ülkeden geldiğine bağlı olarak, yağın yüzde 40 ila 87'sini oluşturan linalololdur. Örneğin, Arjantinli kişniş yağı yüzde 68,9 ila yüzde 87 linalool içerirken, İran'dan gelen yağ yüzde 40,9 ila yüzde 79,9 arasında olabilir. Kişniş yağının diğer kimyasal bileşenleri γ-terpinen, neril asetat, a-pinen, p-cymene, dodecanal ve 2E-dodecanaldır.

Kişniş Yağı Yağı Faydaları

Kişniş tohumu yağı, özelliklerine atfedilen birçok sağlık yararına sahiptir:
Afrodizyak - Eski Mısırlılar onu aşk iksirlerinde kullandılar. Afrodizyak cini “Arabian Nights” veya “Binbir Gece” olarak Arapça yarımadasında anılmıştır. Günümüzde, bazı insanlar bitkisel besin maddelerinin potansiyel olarak cinsel dürtüleri arttırabileceğini, cinsel tutkuyu uyarabileceğini veya erektil disfonksiyon ve geçici iktidarsızlık ile yardım edebileceğini düşünüyor .
Antibakteriyel - Kişniş tohumu yağı bakterilere karşı etkilidir ve vücut kokusunun yanı sıra ağız kokusunu da ortadan kaldırarak vücut ve ağız deodorantı olarak kullanılabilirBir antifungal olarak, soğuk algınlığı, mide bulantısı, kusma ve mide rahatsızlıklarını tedavi etmek için bir ev eczanesinin içinde binlerce yıldır kullanılmıştır.
Karminatif ve Sindirim - Bu uçucu yağ, hazımsızlık, mide ve şişkinlik gibi sindirim sorunlarına yardımcı olur Yakın zamanda yapılan bir çalışma, kişniş tohumu yağının, gıda zehirlenmesine neden olan bakterilerle savaşmaya yardımcı olduğunu da göstermektedir.
Analjezik - Kişniş tohumu yağı da ağrıyı azaltmaya yardımcı olur. Diş ağrısı, kas ağrısıve adet ağrısı tedavisine yardımcı olmak için kullanılabilir .
Uyarıcı - Bu uçucu yağ, düşük hissettiren insanlar için bir uyarıcı görevi görebilir. özellikle bayanlarda klitroris yağı olarak hindistanda kullanılmaktadır. Ayrıca şok veya travma geçirenlerde sakinleştirici bir etkiye sahiptir.
Anti-spazmodik - Kişniş tohumu yağı sporcular tarafından yaygın olarak kullanılır çünkü kas spazmı ve krampları rahatlatır .
Hipolipidemik Çalışmalar, kişnişin alımını azalttığını ve lipitlerin parçalanmasını artırdığını ve hiperlipidemiye karşı koruyucu ve iyileştirici bir bitki olarak kullanılabileceğini göstermiştir. 5

Kişniş Yağı Nasıl Yapılır?

Kişniş meyvesi esansiyel yağı, bitkinin meyvesinden, buhar damıtma işlemiyle elde edilir.

Kişniş Tohumu Yağı Nasıl Çalışır?

Kişniş tohumu yağının kullanımını maksimize etmenin farklı yolları vardır. Topik ve aromatik olarak ve ayrıca yutma yoluyla kullanılabilir. Kişniş tohumu yağı aşağıdaki uygulamaları tavsiye ederim:
  • Uçucu yağları suyla karıştırın ve ağız kokusunu önlemek için ağız gargarası olarak kullanın.
  • Kan dolaşımını arttırmanın yanı sıra sertliği gidermek için masaj yağı olarak kullanın. Etkilenen bölgeye 10 damla kişniş tohumu yağı ve 5 miligram susam yağı ile masaj yapın. Bu karışım kas ağrısını, hazımsızlık, sindirim problemlerini ve şişkinliği hafifletir.
  • Masaj yağı olarak kullandıktan sonra, libidoyu arttırmaya yardımcı olmak için iki damla kişniş tohumu yağı banyo suyuna ekleyin.
  • Bir brülör veya difüzörde iki ila üç damla kişniş tohumu yağı ekleyin. Aroma, ferahlatıcı ve sakinleştirici bir etkiye sahiptir.
  • Sindirim güçlükleri için doğrudan sırtınıza uygulayın. Sindirim sorunlarını hafifletmek için az miktarda su ve bal ile karıştırılarak dahili olarak da alınabilir. Bal, tadı iyileştirmek için kullanıldığı için isteğe bağlıdır.

Kişniş Tohumu Yağı Güvenli midir?

Lütfen bu uçucu yağın yutma oranından ve miktarından haberdar olun. Sağlık uzmanınız tarafından onaylanmadıkça, bu esansiyel yağı ağız yoluyla kullanmamaya öneriyorum. Buna ek olarak, bu esansiyel yağı hamile kalmaktan kaçınmak en iyisi, çünkü hafif kas uyarıcı etkileri vardır.
Kişniş tohumu yağı (veya herhangi bir uçucu yağ) kullanıldığında deri yama alerjisi testi yapmak her zaman en iyisidir, çünkü yüksek oranda konsantre edilmiş ve cilt üzerinde olumsuz bir etkisi olabilir.

Kişniş Yağı Yağı Yan Etkileri

Kişniş tohumu esansiyel yağının tahriş edici olmadığı ve toksik olmadığı bilinmektedir. Bununla birlikte, aşırı miktarda alındığında, bağırsak veya dermatolojik sorunlara neden olabilir. Vücudunuzun hastalıksız olarak ne kadar tolere edebileceğinden emin oluncaya kadar her zaman makul miktarlarda başlayın.
Kaynaklar ve Referanslar

ivythemes

{facebook#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {twitter#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {google-plus#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {pinterest#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {youtube#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL} {instagram#YOUR_SOCIAL_PROFILE_URL}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget