üst banner(728x90)

Vajinismus nedir?
Vajinismus (veya Vaginismus) son yıllarda artık kesin olarak tedavi edilebilmektedir... Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye "vajen (vajina)" adı verilmektedir. Vajinismus ise; cinsel birleşme sırasında kadının vajen kaslarını (özellikle de "Pubococcygeus (PC) kaslarını") , istemsiz bir şekilde kasması sonucunda cinsel birleşmenin olmaması veya çok zor olması durumudur. Aslında bu durum tüm dünyada kadın doğumcular ve psikiyatrlarca sıkça karşılaşılan bir sorundur.

Vajinismus hastalarında, kasılmaların sadece vajinal girişde değil, aynı anda vücudun başka bölgelerindeki kaslarda (karın, bel, sırt, bacak gibi) da görülmesi sonucunda vucutta yaygın olarak kas ağrıları görülebilmektedir .
Bu kasılmaların özelliği tamamen kadının kontrolünün dışında olmasıdır. Vajinanın girişindeki kaslar yanısıra tüm vücutta bu kasılmalar; endişe, korku ve adeta bir panik hali yaratır. Sonunda kadın ilişkiyi reddederek bacaklarını sıkıca kapatır ve eşini iter.

Ayrıca;
kasılma şeklinde kendini gösteren bu istemsiz vajinal refleks -sadece cinsel ilişki esnasında değil- kadının jinekolojik muayenesi sırasında, tampon kullanımı durumunda ya da parmağın vajene sokulması gibi vajene herhangi bir girişim içeren her türlü durumda da tetiklenebilir.
Bu durumda vajene herhangi bir şeyin girmesi mümkün değildir ve her türlü girişim çabası son derece rahatsızlık verici veya imkansızdır.
Vajinismus problemi sonlandığı anda, tüm bu kasılmalar çok kısa zamanda kendiliğinden kesilecek ve beden normal durumuna dönecektir.

Neden ilişki mümkün olmuyor?

Cinsel ilişki; çok sayıda koşullu tepkiyi içeren bir aktivitedir. Eşinizle her şeyin çok iyi bir uyum içinde olduğu durumlarda, vücudunuz otomatik pilota bağlanmış gibi davranabilir ve çok keyifli yaşantılar edinebilirsiniz. Ancak; çiftler ilk beraberliklerinde bu uyum ve doyumu yakalayamayabilirler; çünkü bu uyum öğrenilebilen bir özelliktir. Sinir ve kas sistemi bu uyumu öğrenecek ve ilgili davranışlarda da kolayca hatırlayacaktır.
Normalde ilk birkaç cinsel deneyimden sonra cinsel ilişki çok daha tatminkar ve keyifli olmaktadır. Vücut ve zihin penis girişine izin verir ve cinsel ilişkiyi olumlu bir beklenti olarak öğrenir. Bu sağlıklı mesajların sonunda cinsel ilişkiye yönelik davranımlar da cinsel heyecanlanmaya neden olur.
Vajinismus problemi olan kadınlarda, vücut ve zihin asla cinsel ilişkiye yönelik ortak ve pozitif bir deneyime sahip değildir. Bu kadınlardaki olumsuz cinsel mesajlar çok çeşitlidir ve bu mesajlar vajen kaslarının ("PC kasının") istemsiz refleks bir tepki gibi kasılması için tetikleyicidir.
Böylece; cinsel ilişki imkansız hale gelir ve her türlü vajen girişimi ağrılıdır. İşte bu ağrı, vajen kasının hafızasına yerleşerek her türlü girişimde kasılmasına neden olmakta ve olayı ağrılı ya da imkansız hale getirmektedir. (Üstteki Resim- Pubokoksigeus(PC) kasının anatomik görünümüdür.)
Ayrıca, her türlü ağrılı girişim de bu hafızanın güçlenmesine neden olmaktadır. Bu durum oluştuğunda da, her ne kadar kadın "eşimle cinsel ilişkiyi istiyorum" dese de, her denenen ilişkide erkek "kendini bir duvara çarpmış", kadın da "kendi bedeni üstünde kontrolü tamamen kaybetmiş" gibi hissetmektedir.

Vajina çevresindeki güçlü PC kası, hem üreme sisteminin hem de üriner sistemin çalışmasında bir anahtar rol oynar. Bu kaslar, idrar yapmaktan doğuma kadar bir çok işlevlerde fonksiyon görmekte ve idrar çıkışının olduğu üretradan, kalın bağırsak çıkışı olan anüse kadar bir hat çizerek geçerek iskelete bağlanmaktadır.

Vajınısmus probleminde cinsel ilişki sırasında PC kası, bilinçli bir düşünce olmaksızın istemsiz olarak çalışarak vajen girişini kapatmaktadır. Böylece de ilişki başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.
Başarılı bir vajinismus tedavisinde; bu kasların yeniden çalıştırılması ve kasılmaların ortadan kaldırılması hedeflenir. Tedavideki temel unsura bir yerde "kas belleğinin yeniden oluşturulması" da diyebiliriz.

Vajinusmusun nedenleri nelerdir?
Vajinusmusun en sık nedenleri psikolojik kaygılardan kaygılardır.

Psikolojik nedenler arasında çocukluktan kalma korkular, aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama, katı ahlak kuralları ve tabular, suçluluk, ayıp, günah gibi kavramların bilinç altına yerleşmesi, cinsellik ve ilk cinsel deneyim konusunda yerleşmiş yanlış bilgi ve ön yargılar, bilinç altında penisin vücuda girişine karşı bir korkunun olması gibi psikolojik nedenler vardır.

Özellikle bizim gibi toplumlarda genç kızlara küçüklüklerinden beri öğretilen "kızlık zarının çok değerli ve korunması gereken bir yapı olduğu" düşünceleri ile bu konuda takınılan katı tutumlara maruz kalan kadınlar risk altındadırlar.

Ayrıca çocukluk döneminde yaşanan kötü tecrübe ve anılar da (taciz veya tecavüzler, ev içi şiddet, katı ebeveyn tutumları) de vajinismusa yol açabilir.

Daha önce hiç vajinismus problemi olmayanlarda yaşanmış kötü tecrübeler sonucunda (doğum, düşük, kürtaj, hoyratça yapılan bir jinekolojik muayene gibi) da vajinismus gelişebilir.
Bazan de çiftlerin cinsellikle ilgili bilgi eksiklikleri, ilk ilişki ile ilgili yanlış inanış ve önyargılar da beraberinde korku ve paniği getirerek vajinismusa yol açabilir.

Yine bazen, önceden tedavi olmuş olan kişilerde nüksler (problemin tekrarlaması) de oluşabilir.
Daha önce belirtildiği üzere çoğu zaman derinlerde(bilinçaltında) cinselliğe ve cinsel ilişkiye yönelik kaygı-korkular yatmaktadır ve PC kaslarının kasılması, kadını bu korktuğu durumdan koruyan bir savunma sistemi gibi gibidir.
Bazı kadınlarda bu yukarıda sayılan nedenlerin hiçbirisi de olmayabilir. (Nedeni bilinmeyen veya belirlenemeyen vajinismus)
Neyse ki, vajinismus sorununu çözmek için altında yatan neden veya nedenleri bulmak şart değildir. Önemli olan "kas hafızasının yeniden oluşturulmasını" başarmaktır.
Vaginismus için riskli altındaki bireyler kimlerdir?
Özellikle çocuksu, aileye bağımlı ve ruhsal organizasyonunu sağlıklı bir biçimde tamamlamamış kadınlar risk grubunu oluşturur. Bu gruptan özellikle yüksek sosyo-ekonomik düzeye sahip kişilerde vaginismus probleminin ortaya çıkma olasılığı da artmaktadır. (Örneğin; bizim kliniğimizdeki vajinismus hastalarımızın yaklaşık %90ı üniversite mezunudur.)

Çocukluk çağından kalma korkuları yaşayan bireylerde bu rahatsızlığın oluşması kolaylaşır. Korkular, en çok kadının simgesel olarak zihninde aşırı büyüttüğü bir penis yüzünden çok acı çekme, parçalanma korkularıdır.

Ayrıca gebe kalma korkuları da probleme sebebiyet verebilir. Cinselliğe bakışın tutucu olduğu çevreler de risk faktörleridir.

Erkeğin ya da kadının genital organlarının anatomik yapısındaki değişiklikler vaginismusa neden olur mu?

Bu konuyla ilgili bireylerin yanlış ön yargıları ve oluşturulmuş geçersiz tabuları bu durumu tetikleyebilir. Vaginismus, genital organların anatomik yapısından ilişkisiz bir şekilde ortaya çıkar.

"Benim vajinam çok küçük (veya çok dar) bu yüzden ilişkiye giremiyorum" diye bir kavram genelde yoktur, çünkü vajina oldukça esnek bir yapıdır ve doğumda bir çocuğun başını çıkaracak kadar genişleyebilir. Bu kadınların hiçbir yapısal anormallikleri olmamasına karşın böyle düşünmeleri de doğaldır.
İlaveten, vajinismus gibi ağrılı ilişkiye neden olan Vulvar Vestibulitis, PID gibi başka hastalıklar vardır. Dolayısıyla, ağrılı cinsel ilişkinin nedeninin vajinismus mu ya da diğer nedenler mi olduğu -tedaviye başlamadan önce yapılacak bir jinekolojik muayene ile- çok iyi tanımlanmalıdır. Böylece en uygun tedavi yaklaşımı seçilecektir.

Vaginismus gebeliğe engel midir?
Vaginismus yalnızca cinsel birleşmeye engeldir. Vajen ağzına dökülen spermlerin yüzme kabiliyeti sonucunda gebelik oluşabilir. Ancak gebelik şansı normale göre azdır.
Vajınusmus tedavi edilemezse de tedaviyle çocuk sahibi olunabilir mi?
Bu teorik olarak aşılama (IUI) tedavisi ile mümkün olmakla birlikte gereksiz bir işlemdir. Çünkü vajinismus iradeli ve uygun şekilde tedavilere devam edildiği takdirde tedavisi %100 mümkün olan bir durumdur.
Ayrıca evlilikteki tek amaç gebe kalıp çocuk doğurmak değildir. Aile birliğin güzel bir şekilde devamı için sağlıklı bir cinsel paylaşımın önemi büyüktür.
Vajünismus türleri nelerdir?
Primer Vajinismus: Bir kez bile olsun cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir.

Sekonder Vajinismus: Önceden sağlıklı şekilde ilişki mümkün iken yaşanmış bir cinsel travma sonrası (olaylı bir doğum, düşük, kürtaj, hoyratça yapılan bir jinekolojik muayene, taciz veya tecavüze maruz kalma gibi) gelişen vajinismus durumudur.

Apareunia: Bir takım fiziksel nedenlerden dolayı, bireyin cinsel ilişkiye girememesidir. Vajinismus da bir tür apareuniadır.
Dyspareunia: Cinsel ilişki sırasında ağrı hissetmekdir. Bazen sekonder vajinismusun altında yatan neden bu olabilmektedir. Eger ağrılı cinsel ilişkiniz varsa altında yatan neden her zaman vajinismus olmayabilir.[yenisayfa]

Cinsel soğukluk ile vajinüsmüs arasında ne fark vardır?
Cinsel soğuklukta da ayıp ve günah duygusunun öneminin olmasına karşın, temel sorun cinsel ilişkiden zevk almamak biçiminde kendini gösterir. Oysa ki vaginismusta başlangıçta cinsel ilişkiye girmede isteksizlik yoktur, ancak ilişki sırasında zarar görme duygusu ön plandadır.

Vaginismusdan şikayetçi olan bir kadında; cinsel arzu ve vajende ıslanma mevcuttur, ancak istense de ilişki başarılamaz.

Vaginismuslu kadınların çoğu hiçbir zaman ilişkiye girememiştir, yani halen bakiredir. Bununla birlikte bazı kadınlarda da daha önce cinsel ilişki başarılmışken sonradan olan bir ilişkiye girememe durumu söz konusu olabilir.

Vajinismus Tedavisi

Vaginismus yakınması olan kadınların tedavisinde ilk aşama eşle birlikte bir jinekoloğa gidilerek tam bir "jinekolojik muayene"nin yapılmasıdır. Bu muayene ile olaya neden olabilecek herhangi bir kadın hastalığı olup olmadığı saptanır.

Maalesef vajinusmus sorunu olan kadınların büyük çoğunluğu doktora muayene olmakta da sıkıntı çeker. Aynen ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya kapılır, bacaklarını kapatır ve hatta ağlama krizine bile girebilirler.

Genellikle vajinismusa neden olarak geçmişte yaşanmış kötü cinsel tecrübe ya da bilinç altına kazınmış gereksiz korkular vardır.

Bilinç altındaki gereksiz korkuları yenmek için kadının ve erkeğin rahatlatılması, gevşemesi, heyecan ve korkuları yatıştıracak ruhsal bir ortam oluşturulması için uygun psikolojik destek sağlanmalıdır.

Diğer taraftan "çatı kaslarını gevşetme egzersizleri" hastaya öğretilip uygulandıktan sonra çubuklarla vajeni genişletme (dilatasyon) denemelerine geçilir.

Dilatasyon denemelerinde kadına vajene uygulaması için çeşitli kalınlıklardaki çubukların eşle birlikte kullanılması öğretilir.

Başlangıçta ince çubukları kendi kendine vajene uygulayan kadın daha sonra bunu eşinin yapmasına izin verebilir. Her seferinde çubuk kalınlığı arttırılır. Yeterli kalınlıkta çubukla bu başarıldıktan sonra penisin vajene girmesi mümkün olabilmektedir.

Tedavide "davranışçı seks terapileri" ile de başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Bu terapilerin bir kısmına eşler de dahil edilirler.
Tedavi süresi hastalığın şiddetine göre birkaç seanstan 8-10 seansa kadar değişebilir.
Vajinismus ailesel bir problemdir; yani kadının ve erkeğin ortak bir sorunudur. Bu nedenle hiç bir taraf diğerini suçlamamalı veya bu konuda anlayışsız olmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki, uygun tedavi yöntemlerinin doğru bir şekilde uygulanması ile çiftlerin % 90 -100ünde başarı sağlanabilmektedir.
Tedavilerde başarı şansını arttıran en önemli faktör eşlerin seanslar sırasında kendilerine verilen ev ödevlerini uygun bir şekilde uygulamak ve sonuna kadar tedaviye inançlarını yitirmemektir.
Hipnoz (hipnoterapi) son yıllarda vajinismus tedavisinde başarı şansını arttıran önemli bir tedavi yöntemidir. Biz de vajinismus tedavisinde başarıyı arttırmak için hipnoterapiyi uygulamakta ve önermekteyiz.

Bekarlarda Vajinismus
Son yıllarda kişilerin evlenmeden cinsel ilişkiyi partneri ile paylaşma sıklığındaki artışlara paralel olarak, vajinismus sorunu taşıyan bekar bayanlar da evlilik öncesinde tedavi amacıyla cinsel terapi kliniklerinin yollarını tutmaktadır. Bu şekilde kişiler, evliliklerine daha sağlıklı bir başlangıç arzusunu taşımaktadırlar. İzlenilen yol ve tedavi yöntemleri bekar veya bakire bayanlarda, evli bayanlardakinden farklı değilidir.

Hipnoz tedavisi (hipnoterapi) hakkında bilmeniz gerekenler...
Hipnoz; kişinin bir profesyonel yardımıyla duygu, düşünce ve algılarını yeniden çerçeveleyerek davranışlarını değiştirdiği bir süreçtir.
Aslen hipnoz; bir uyku durumu değildir; aksine, kişinin bedeni ve ruhu üzerinde ne denli gücünün olduğunu keşfettiği bir farkındalıktır.
Hipnoterapi sırasında bilinç kaybı olmaz, aksine bilincin daha çok açılması durumu gerçekleşir ve hipnozdan çıkamamak gibi bir durum asla söz konusu değildir.
Burada unutulmaması gereken nokta; medikal hipnozun asla tek başına bir tedavi şekli olmadığıdır. Hipnoz, uygulanan tedavi tekniklerinin etkisini ve hızını artıran yardımcı bir unsurdur.
Hipnoz sırasında dikkat, konsantrasyon yoğunlaşır ve kişi etrafında olan değişikliklere aldırmayabilir. Yine, kişinin duygu durumunda değişiklikler yapmak da mümkündür. Vucut hareketlerinde yavaşlama olabilir ve beden farkli hissedilebilir. Konuşma tonu ve hızı yavaşlayabilir. Nabız sayısının azalması, nefes alıp vermenin derinleşmesi ve beş duyunun hassaslaşması hipnoz süresince son derece doğaldır.
Kısacası hipnoz; tüm beden ve ruhta hissedilen kişiye huzur ve sakinlik veren bir gevşemedir. Hipnoz sırasındaki herşey sizin kontrolünüz altındadır. Hipnotize olabilmeniz dahi sizin kontrolünüzdedir. Siz "isterseniz" hipnotik etki altına girersiniz, istemediğiniz hiçbir şeyi söylemez ve yapmazsınız.
Bir yerde hipnoz; kendi güçlerinizi kullanarak probleminizi çözmektir ve bununla birlikte çok büyük bir olasılıkla tekrar tekrar yaşamak isteyeceğiniz çok hoş bir deneyim olacaktır.

Vajinismusta ne tür tedavileri önermiyorum?
Bazen de sorunun ilaçlarla ilişkiye girmekle çözüleceğine inanılır, bu şekilde kaslarda gevşeme sağlanma yoluna gidilebilir ve hatta yanlış bir method olarak vajinusmuslu kadınların genel anestezi ile uyutulup partnerleri ile cinsel ilişkiye girmeleri sağlanabilir. Ama tüm bunlardan cevap alınamayınca sorun çözüleceğine daha da büyür.

Kadın uyanık olduğunda cinsel ilişkiden yine korkacaktır ve kocası ise daha evvel anestezi altında ilişki kurduğu karısına karşı zorlayıcı bir tutum izleyebilir. Bu da korkuyu arttırır.

Ayrıca anestezi altında ilişkiye girilen kadın kendi kontrolü dışında bu şekilde bir ilişki yaşamaktan psikolojik olarak kötü yönde etkilenebilmektedir.

Bu kişilere ayrıca sakinleştiriciler veya antidepresan ilaçların verilmesi de sorunu çözmez. Aksine bu tip ilaçların bazılarının cinsel isteği azaltıcı etkisi vardır, böylece sorun çözülmediği gibi başka bir sorun olan cinsel isteksizlik de sıkıntıya eklenmiş olur. Ancak tablo yalnızca vaginismus olmayıp herhangi bir ruhsal ya da fiziksel başka bir rahatsızlıkla birlikte ise ona yönelik ilaç tedavisi uygulanabilir.

Kas gevşeticiler, ağrı kesici ilaç veya kremler veya alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girme çabaları da hep olumsuzlukla sonuçlanır. Her türlü olumsuzluk, umutsuzluk ve karamsarlığı da bir miktar daha arttırır.

Bu tür tedavi yaklaşımları ile sorun çözülemeyeceği gibi daha da büyür.

Tedavide cerrahi yöntemler uygulanır mı?
Bu problemin kızlık zarının kalın olmasına bağlı olması sonucunda bu zarın kesilerek tedaviye yöntemine gidilmesi, tıbben kabul görmeyen bir düşüncedir.

Bu operasyonda yapılan "Hymenektomi" , hymenin (kızlık zarının) yırtılarak kesilmesi işlemidir. Böyle bir müdahale yalnızca çiftlerin vajinusmus ile ilgili yanlış ön yargılarını pekiştirmeye yarar. Çünkü bu tür operasyonel bir girişim sorunu çözmeyeceği gibi, bireylerde sorunun çözülebileceği inancını ortadan kaldırarak mutsuzluk yaratabilir.[yenisayfa]
Tek seansta vajinüsmus tedavi edilebilir mi?
Bir kişiye bir saat içinde bisiklete binmeyi öğretebilir misiniz? Hele hele o kişi bisikletten düşmekten çok korkuyorsa.. Her ne kadar bu tür sorular için verilecek bir "Evet" cevabı herkes için çok cazip görülse de bu ne mantıken ne de tıbben mümkün değildir.
Vajunusmusun çocukluk döneminden beri cinsellikle ilgili alınan bir takım olumsuz yargılar sonucu olduğunu belirtmiştik. İşte bu olumsuz ön yargıların bellekten silinerek atılması ve yerine olumlu düşüncelerin "inşa edilmesi" bir miktar zaman alıcıdır ve sabır gerektirir.

Vajinusmusta tedaviye başlamak için ilk adım…
* Vajinismus öncelikle bir hastalık değil, bir problemdir. Ve de bu problemi "yalnızca kadına ait problem olarak değil, evli çifte ait " olarak görmek gerekir. Çünkü problemden etkilenen evli çiftlerdir.
* Kişisel tecrübelerimize göre; vajinusmus, sosyokültürel düzeyi yüksek, daha çok okuyan veya üniversite mezunu çiftlerde daha sık olarak izlenmektedir. Hatta bu problem yalnızca ülkemizde değil, yurtdışında da sıktır. Dünyada 10-15 yıldır evli olup halen ilişkiye giremeyip boşanan veya evliliklerini bu şekilde kabullenip "aseksüel" olarak sürdüren pek çok çift vardır.

Burada problem olan şey bu sıkıntıyı yaşayan çiftin bu problemin yalnızca kendisinde var olan "garip bir sorun" olduğunu düşünüp hekime başvuramamasıdır. Unutmayınız ki; bu tip sorunu çevrenizdeki pek çok evli çift halen yaşamakta veya geçmişte yaşamış olabilir. Ancak doğal olarak, kişilerin bu tür sıkıntılarını çevre ile paylaşmamaları sonucunda sizler farkında olamayacaksınız.

*Yine unutmayınız ki kadınla erkek arasındaki tek ayrım seksüel farklılıktır. Dolayısıyla beraberlikte veya evlilikte en önemli olaylardan birisidir seks. Sağlıklı bir cinsel yaşantı kötü olaylara karşı toleransınızı arttıracak, birbirinizi daha çok sevmenize ve anlamanıza neden olacaktır. Bu nedenlerle cinsellik evlilikteki ilk koşullardandır ve kişilerin psikolojileri üzerinde önemli rol oynamaktadır. Bu yüzden vajinismus tedavisi "yalnızca çocuk sahibi olabilmeniz için değil, aile birliğinizin daha sağlıklı devamı için" de gereklidir.
* Problemin süresi uzadıkça bir çığ gibi büyümekte ve sonuçta çiftler kendileri oldukları gibi kabul ederek evliliklerine devam etmekte veya evlilikleri boşanmalarla sonuçlanabilmektedir.
Ailedelerden gelen "neden hala çocuk yapmıyorsunuz?" şeklindeki eleştiriler ise kişilerin stresleri daha da arttırmaktadır. Çiftlerin "bizim çocuğumuz olmuyor, tedavi görüyoruz vs" şeklindeki yalanları ise bazan birbirini kovalamaktadır.
* Tedavisi kesin olarak mümkün olan bu problemin yarattığı sorunlar büyüdükçe kişiler kendilerini daha da umutsuz ve karamsar hissetmektedir. Halbuki tedaviye doğru yerde karar verip bir an önce başlamakla sorun KESİN OLARAK çözümlenecektir. Bu konuda bir jinekoloğa gidebilmenin getirdiği sıkıntıları biliyoruz. Ancak yalnızca doğru bir merkezde tedaviye başlamak bile çözümün yarısına ulaşmaktır.

*Tedavi için zaman kaybetmeyiniz. Önemli olan bu problemin daha da hayatınızı etkilemesine izin vermeden bir an önce karar vermeniz ve güvenebileceğiniz bir merkezde tedaviyi kabul etmenizdir. Yalnızca tedaviye başlamayı istemek ve iyi bir merkeze başvurmakla bile tedavideki çok önemli bir basamağı aşmış olacaksınız.

* Tedavi için yapılacak ilk işlem öncelikle bir jinekolog ile görüşülüp onun yönlendirmeleri ile tedaviye başlanmasıdır.
* Vajinjismus tedavisi için kişilerin evli olması da şart değildir. Bu durumundan rahatsızlık hissedip tedaviye karar veren pek çok bekar kişiler de bulunmaktadır.
* Vajinismus kadın hastalıkları ve psikolojik alt yapıyı içeren özel bir durumdur. Tedavisi de ancak bu konuda özel eğitim almış uzman kişiler ile mümkündür . Tecrübeli olmayan kişiler tarafından uygulanan tedaviler sonucu alınan başarısızlıklar, gelecekle ilgili umutları kırarak durumun daha da çözümsüz bir hale gelmesini sağlayabilir.
Tedaviye başlamadan önce doktorunuza daha önce vajinismus tedavisi yapıp yapmadığını sormaktan çekinmemelisiniz. Ayrıca, eğer daha önce herhangi bir yerde vajinismusa yönelik herhangi bir tedavi almışsanız bunu da belirtmeniz sizin yararınıza olacaktır.
Eğer vajinismus tedavisine başlamamanıza rağmen kendinizi rahat hissetmiyor ve tedavinin seyrini tatminkar bulmuyorsanız başka bir profesyonelim yardımını aramaktan çekinmeyiniz.
Vajinismus teşhisinin hemen ardından alacağınız psikolojik danışmanlık ve cinsel terapi son derece yardımcı olacaktır. Bilgili, destekleyici ve güvendiğiniz bir terapist, vajinismus tedavinizin çok başarılı ve hızlı gerçekleşmesini sağlar.

Op.Dr. Süleyman ESERDAĞ
bu yazıya yorumun

Yorum Gönder

Blogger